Diyanet İşleri
Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.
Hûd suresi
Hûd suresi, 113. ayet. وَلَا تَرْكَنُوٓا۟ إِلَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ فَتَمَسَّكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِنْ أَوْلِيَآءَ ثُمَّ لَا تُنصَرُونَ
velâ terkenû ile-lleẕîne żalemû fetemessekümü-nnâru vemâ leküm min dûni-llâhi min evliyâe ŝümme lâ tünṣarûn.
Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şüphe etme; "emrolunduğun gibi dosdoğru ol" Hûd 109–113 3
Andolsun, biz Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik de onun hakkında ayrılığa düşülmüştü. Eğer daha önce Rabbinin bir sözü geçmemiş olsaydı, elbette aralarında hüküm verilirdi. Onlar da (müşrikler de) o Kur'an hakkında derin bir şüphe içindedirler.
Şüphesiz Rabbin onların her birine, yaptıklarının karşılığını tastamam verecektir. Şüphesiz Rabbin onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.
Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görür.
Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.
(Ey Muhammed!) Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür.
Sabret! Çünkü, Allah iyilik edenlerin mükafatını zayi etmez.
Sizden önceki nesillerden aklı başında kimseler (insanları) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan alıkoysalardı ya! Ancak içlerinden kendilerini kurtardığımız pek az kimse bunu yapmıştı. Zulmedenler ise içinde şımartıldıkları refahın ardına düştüler ve günahkar kimseler oldular.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
113. Bundan dolayı Yüce Allah, bu dosdoğru yolun sınırlarını aşan kimselere meyletmekten sakındırarak şöyle buyurmaktadır: “Bir de zulmedenlere meyletmeyin” Çünkü onlara meyledip zulümlerine muvafakat edecek yahut izlemekte oldukları zulme rıza gösterecek olursanız “size ateş dokunur. (O zaman) sizin Allah’ın dışında” Allah’ın azabına karşı sizi koruyacak ve Allah’ın mükâfaatından size birşeyler sağlayacak “hiçbir dostunuz olmaz. Hem size yardım da edilmez.” Azap size gelecek olursa onu sizden uzaklaştıracak kimse de bulunmaz. Bu âyet-i kerimede her tür zalime meyletmekten sakındırılmaktadır. Onlara meyletmekten kasıt ise zulümlerine katılmak, bu zulmü uygun bulmak ve izlemekte olduğu zulme rıza göstermektir. Zalimlere meyletmek ile ilgili tehdit bu olunca peki ya zalimlerin hali ne olur?! Yüce Allah’tan, bizi zulümden uzak tutumasını niyaz ederiz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Gönülden isteyerek ve dalkavukluk yaparak zalimlere yönelmeyin, yoksa bu yönelmeniz sebebi ile size ateş dokunur. Sizi ateşten kurtaracak Allah’tan başka bir yardımcınız yoktur. (Eğer onlara meylederseniz) size yardım edecek bir kimse de bulamazsınız!
Aynı kök: ركن (4 geçiş)
(Lut da:) "Keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe dayanabilseydim" dedi.
Aynı kök: ركن (4 geçiş)
Eğer biz sana sebat vermiş olmasaydık, az kalsın onlara biraz meyledecektin.
Aynı kök: ركن (4 geçiş)
O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve "Bu bir büyücü veya delidir" dedi.
Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)
Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler,…
Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…
Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…
Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
"Rabbimiz! Sen kimi cehennem ateşine sokarsan, onu rezil etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur."
Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Haksızlık edenlere eğilim göstermeyin; ateş size de dokunur. Allah'ın peşi sıra dostlarınız (da) olmaz. Sonra size yardım da edilmez. dipnot 1
Zulmedenlere en ufak bir eğilim dahi göstermeyin! Sonra ateş size de dokunur. Sizin Allah'tan başka yardımcınız da olmadığına göre, sonra büsbütün yardımsız kalırsınız.
Ve asla zulümde ısrar edenlerden yana eğilim göstermeyin.Yoksa, (ahirette) ateş size de dokunur; ve Allah'tan başka koruyucunuz olmadığına göre, o zaman (O'nun tarafından da) yardım edilmez size!
(Nefsine) zulmedenlere meyletmeyin, (o takdirde) size Nar dokunur. . . Sizin için Allah dununda veli söz konusu olmaz! (Şayet edinirseniz) sonra yardım da görmezsiniz!
Zulmedenlere eğilim göstermeyin, yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka velileriniz yoktur, sonra yardım göremezsiniz.
(Allah'a şirk koşup) zulmedenlere güvenme; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız). Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra (O'ndan da) yardım göremezsiniz!
Haksızlık yapanlara eğilim göstermeyin; ateş size de dokunur. Sizin için, Allah'tan başka bir de ayrıca edindiğiniz dostlar da yoktur. Sonra, yardım görmezsiniz.
Zulmedenlere meyletmeyiniz; sonra ateş size de dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.
Zalimlere sakın sempati duymayın, onları desteklemeyin, yoksa size ateş dokunur. Sizin ALLAH'tan aşağı dostlarınız yoktur, sonra size yardım da edilmez.
Zalimlere sakın sempati duymayın, onları desteklemeyin, yoksa size ateş dokunur. Sizin ALLAH'tan başka dostlarınız yoktur, sonra size yardım da edilmez.
Ve zulmedenlere meyl etmeyin; yoksa size ateş dokunur. Allah'tan başka kayıranlarınız da yoktur;sonra kurtulamazsınız.
Ve zulm edenlere meyl etmeyin ki size ateş dokunur, ve Allahdan başka velileriniz de yoktur sonra kurtulamazsınız
Zulmedenlere eğilim göstermeyin. Sonra size de ateş dokunur. Allah'ın yanı sıra başka evliyanız dipnot 1 da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.
Zulmedenlere eğilim göstermeyin. Sonra size de ateş dokunur. Allah'ın yanı sıra başka evliyanız dipnot 1 da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.
Zulmedenlere eğilim göstermeyin. Sonra size de ateş dokunur. Allah'tan başka evliyanız dipnot 1 da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.
Zulmedenlere eğilim göstermeyin, yoksa size ateş dokunur. Sizin Tanrı'dan başka velileriniz yoktur, sonra yardım göremezsiniz.
Bir de zulmedenlere meyletmeyin. Sonra size ateş çarpar. Zaten sizin Allahdan başka yardımcılarınız yokdur. Sonra (Ondan da) yardım göremezsiniz.
Zulmedenlere meyletmeyin, yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka yardımcılarınız yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.
(100-123) Bunlar memleketlerin / kuraaların sana anlattığımız haberleridir, b azısı ayakta, bazısı biçildi / hasat edildi , o nlara zulmetmedik velakin kendilerine zulmettiler, Rabbinin emri geldiğinde Allah ’ın dışında çağırdıkları ilahları bi r şey yapamadılar / onlara fayda vermediler, ziyanları / tetbibleri dışında bir şeylerini artırmadı, Rabbin memleketleri böyle tutup yakalar yakaladığında o memleketler zalimdirler, muhakkak ki O'nun tutup yakalaması acıtıcı dır, şiddetlidir, ahiret azabından korkan biri için bunda kesinlikle gösterge / ayet vardır, işte bu, insanlar için bir araya gelme günüdür, ve şahit olma günüdür. O, sayılı süre hiç ertelenmez / tehir edilmez , o gün geldiğinde , O ’nun izni dışında kimse konuşamaz / kelam edemez, onlarda birileri isyancıdır / eşkıyadır / şâkidir, birileri de mesuttur / saidtir, İsyancılar ateş içindeler ve orada iniltileri ve derin derin solumaları vardır, semalar ve arz devam ettiği sürece Rabbinin istedikleri hariç orada kalıcıdırlar, Rabbin, neyi dilerse / neyi murat ederse onu yapandır. Mesud olanlar ise cennettedirler, semalar ve arz devam ettiği sürece, R abbinin istedikleri hariç orada kalıcıdırlar , kesintisiz bir armağandır. Onların ibadet ettiklerinden dolayı kafa karışıklığı içinde olma / tereddüt içinde / mirye içinde olma, onlar babalarının taptıkları dışında başka bir şeye tapmıyorlar, nasipleri olanı, kısmadan / eksiltmeden onlara da vereceğiz / vefa edeceğiz. Kesin olan şu ki, Musa’ya kitabı verdik, zıtlaşmaya / ihtilafa düştüler, şayet Rabbinin önceden kesinleşmiş kelimesi olmasa aralarında ki hüküm gerçekleşirdi, muhakkak ki onlar ondan şüphe ve tereddüt içindeler. Muhakkak ki Rabbin her birisine yaptıklarını / amellerini tam olarak ödeyecektir / vefa edecektir , muhakkak ki O yaptıklarından haberdardır. Emredildiğin gibi sen ve beraberinde tövbe edenler doğru olun / istikamet üzere olun, taşkınlık etmeyin, muhakkak ki O, yaptıklarınızı görendir, zalimlere eğilim göstermeyin, size ateş dokunur, sizin için Allah dışında bir dost yoktur sonra yardım da göremezsiniz, gündüzün her iki tarafında gecenin sabaha yakın kısımlarımda kalkıp namaz kılın, kesinlikle güzellikler kötülükleri giderir, bu hatırlay ıp ananlara bir hatırlatmadır , sabret, muhakkak ki Allah , güzellik yapanların ecrini zayi etmez / zaiyata uğratmaz. Sizden önceki kuşakların / nesillerin geriye kalan ulular, arzda fesadı yasak etselerdi ya onlardan kurtardığımız azınlıkta ki birileri hariç bundan men eden olmadı , zalimlere ve içinde bulundukları refaha uydular / tabi oldular ve suçlu oldular, Rabbin halkı ıslahatçı iken zulmederek onları helak edecek değildir, şayet Rabbin dilese insanları tek bir toplum / tek bir ümmet yapardı, Rabbinin esirgedikleri / merhamet ettikleri hariç karşıtlaşmaya / muhalefete devam ediyorlar, onları da bu yüzden yarattı. Rabbinin kelimesi tamamlandı, cehennemi cinlerin ve insanların tamamıyla dolduracağız. Resullerin haberlerinden gönlünü sabitleyecek her ne varsa sana hepsini anlattık, b u konuda sana hakikat ve müminlere öğüt / vaaz ve hatırlatma geldi , iman etmeyenlere deki, imkanlarınızca yapın bizde yapıyoruz, bekleyip gözleyin bizlerde bekleyip gözlüyoruz. Semaların ve arzın bilinemeyenleri / gaybı Allah ’ındır, emirlerin hepsi ona geri döner, O'na ibadet edin O’nu vekil tayin edin, Ra bbin yaptıklarınızı dikkatinden kaçırmaz / gafil değildir.
Bir de zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka yardımcılarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.
Sakın zulmedenlere dayanmayın, sonra size ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım edilmez.
Yanlış yolda olanlara meyletmeyin; yoksa o ateş size de dokunur! Allah ile aranıza girecek yakınlarınız yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz dipnot 1 !
Sakın yanlış yolda olanlara bel bağlamayın; yoksa o ateş sizi de yakar. Sizin Allah ile aranıza girecek bir dostunuz yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.
Zalimlere yönelmeyin, yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah’tan başka bir veliniz/yardımcınız olmaz. Sonra yardım da görmezsiniz.
Zalimlere yönelmeyin, yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah'tan başka bir veliniz yoktur. Sonra yardım da görmezsiniz.
Zulmedenlere eğilim göstermeyin! Yoksa ateş sizi sarmalar. Allah'tan başka dostlarınız kalmaz, size yardım de edilmez.
Nor should your hearts be inclined to follow the wrongful of actions lest you come to be fuel for the Fire, and besides Allah you just have no tutelary protectors nor shall you be afforded the needed help.
Do not rely on those who do evil, or the Fire may touch you, and then you will have no one to protect you from God, nor will you be helped.
And incline not to those who do wrong, or the Fire will seize you; and ye have no protectors other than Allah, nor shall ye be helped.
And do not incline towards the wrong-doers lest the Fire might seize you and you will have none as your protector against Allah; and then you will not be helped from anywhere.
Do not rely on those who do wrong thus causing the Fire to afflict you, for you have no protector besides Allah; then you will not be helped.
And incline not toward those who do wrong, lest the Fire should touch you, and you have no protectors other than Allâh, nor you would then be helped.[1]
And do not incline toward the wrongdoers, lest the Fire should touch you, and you will not have any friend besides Allah, then you will not be helped.
Do not incline towards those who have committed wrong; lest the Fire (of Gehenna) should reach you while you shall find none to protect you, apart from Allâh, nor shall you be helped.
And lean not on the evildoers, so that the Fire touches you -- you have no protectors apart from God -- and then you will not be helped.
Do not lean the least towards those who have chosen the disobedience as you may be attracted to the Hell. In that case you will find none to protect you against the Lord and you will end up losers.
Lean not unto, those who do wrong, lest the Fire touch you, for ye have no patrons but God; and, moreover, ye shall not be helped!
You shall not lean towards those who have wronged, else you will incur the fire; and you will not have besides God any allies, and you will not be victorious.
And incline not unto those who act unjustly, lest the fire of hell touch you: For ye have no protectors, except God; neither shall ye be assisted against Him.
So stand you firm in the Straight Path, as you are commanded - you and those who turn unto Allah with you, and transgress you not. Verily, He is Seer of what you do.
And do not (seek) support (you believers) for the ones who have done injustice, (for) then the Fire (would) touch you; and in no way do you have any patrons apart from Allah, (and) thereafter you will not be vindicated (i. e., if you seek support for the ones who have done injustice).
And incline not toward those who do wrong lest the Fire touch you, and ye have no protecting friends against Allah, and afterward ye would not be helped.
Do not lean towards the wicked, or you will be caught in the flames of Hell, and have none to befriend you other than God, nor will you be given help.
And do not incline towards, nor rely upon, those who are bent on evildoing lest the fire [of the hereafter] touch you: for [then] you would have none to protect you from God, nor would you ever be succoured [by Him].
And do not be inclined to the wrongdoers or you will be touched by the Fire. For then you would have no protectors other than Allah, nor would you be helped.
And you shall not lean towards those who have wronged else you will incur the Fire; and you will not have besides God any allies, and you will not be victorious.
Do not lean towards those who have transgressed, lest you incur Hell, and find no allies to help you against GOD, then end up losers.
And do not incline toward those who do wrong, lest you be touched by the Fire, and you would not have other than Allah any protectors; then you would not be helped.
And rely not upon those who do wrong lest the Fire touch you; — and you have, besides God, no allies — then will you not be helped.
Do not be intimidated by the oppressors and guard yourself against even a touch of the Fire. Remember, there are no protectors to help you against the Laws of Allah. And then you will not be helped in any way.
And do not lean (or move) towards those who do wrong, or the Fire will catch (up to) you; And you have no protectors other than Allah, then you shall not be helped.
And do not incline towards the wrongdoers, lest the Fire should catch you, and you have no supporters other than Allah, then you should not be helped.
And do not lean towards those who have wronged else you will incur the Fire; and you will not have besides God any allies, and you will not be victorious.