Hûd suresi

Hûd suresi, 113. ayet

Hûd suresi, 113. ayet. وَلَا تَرْكَنُوٓا۟ إِلَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ فَتَمَسَّكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِنْ أَوْلِيَآءَ ثُمَّ لَا تُنصَرُونَ

velâ terkenû ile-lleẕîne żalemû fetemessekümü-nnâru vemâ leküm min dûni-llâhi min evliyâe ŝümme lâ tünṣarûn.

Diyanet İşleri

Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 110–116 · surenin 113. ayeti / 123

Konu Şüphe etme; "emrolunduğun gibi dosdoğru ol" Hûd 109–113 3

  1. Hûd 110

    Andolsun, biz Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik de onun hakkında ayrılığa düşülmüştü. Eğer daha önce Rabbinin bir sözü geçmemiş olsaydı, elbette aralarında hüküm verilirdi. Onlar da (müşrikler de) o Kur'an hakkında derin bir şüphe içindedirler.

  2. Hûd 111

    Şüphesiz Rabbin onların her birine, yaptıklarının karşılığını tastamam verecektir. Şüphesiz Rabbin onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.

  3. Hûd 112

    Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görür.

  4. 113

    Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.

  5. Hûd 114

    (Ey Muhammed!) Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür.

  6. Hûd 115

    Sabret! Çünkü, Allah iyilik edenlerin mükafatını zayi etmez.

  7. Hûd 116

    Sizden önceki nesillerden aklı başında kimseler (insanları) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan alıkoysalardı ya! Ancak içlerinden kendilerini kurtardığımız pek az kimse bunu yapmıştı. Zulmedenler ise içinde şımartıldıkları refahın ardına düştüler ve günahkar kimseler oldular.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

113. Bundan dolayı Yüce Allah, bu dosdoğru yolun sınırlarını aşan kimselere meyletmekten sakındırarak şöyle buyurmaktadır: “Bir de zulmedenlere meyletmeyin” Çünkü onlara meyledip zulümlerine muvafakat edecek yahut izlemekte oldukları zulme rıza gösterecek olursanız “size ateş dokunur. (O zaman) sizin Allah’ın dışında” Allah’ın azabına karşı sizi koruyacak ve Allah’ın mükâfaatından size birşeyler sağlayacak “hiçbir dostunuz olmaz. Hem size yardım da edilmez.” Azap size gelecek olursa onu sizden uzaklaştıracak kimse de bulunmaz. Bu âyet-i kerimede her tür zalime meyletmekten sakındırılmaktadır. Onlara meyletmekten kasıt ise zulümlerine katılmak, bu zulmü uygun bulmak ve izlemekte olduğu zulme rıza göstermektir. Zalimlere meyletmek ile ilgili tehdit bu olunca peki ya zalimlerin hali ne olur?! Yüce Allah’tan, bizi zulümden uzak tutumasını niyaz ederiz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Gönülden isteyerek ve dalkavukluk yaparak zalimlere yönelmeyin, yoksa bu yönelmeniz sebebi ile size ateş dokunur. Sizi ateşten kurtaracak Allah’tan başka bir yardımcınız yoktur. (Eğer onlara meylederseniz) size yardım edecek bir kimse de bulamazsınız!

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la ve
  2. تَرْكَنُوٓا۟ terkenu meyletmeyin kök: ركن
  3. إِلَى ila
  4. ٱلَّذِينَ ellezine kimselere
  5. ظَلَمُوا۟ zelemu zulmeden(lere) kök: ظلم
  6. فَتَمَسَّكُمُ fetemessekumu yoksa size dokunur kök: مسس
  7. ٱلنَّارُ n-naru ateş kök: نور
  8. وَمَا ve ma ve yoktur
  9. لَكُم lekum sizin için
  10. مِّن min
  11. دُونِ duni başka kök: دون
  12. ٱللَّهِ llahi Allah'tan kök: اله
  13. مِنْ min hiçbir
  14. أَوْلِيَآءَ evliya'e dost(lar) kök: ولي
  15. ثُمَّ summe sonra
  16. لَا la asla
  17. تُنصَرُونَ tunsarune yardım göremezsiniz kök: نصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ركن (4 geçiş)

    (Lut da:) "Keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe dayanabilseydim" dedi.

  • Aynı kök: ركن (4 geçiş)

    Eğer biz sana sebat vermiş olmasaydık, az kalsın onlara biraz meyledecektin.

  • Aynı kök: ركن (4 geçiş)

    O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve "Bu bir büyücü veya delidir" dedi.

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler,…

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…

  • Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    "Rabbimiz! Sen kimi cehennem ateşine sokarsan, onu rezil etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur."

  • Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Haksızlık edenlere eğilim göstermeyin; ateş size de dokunur. Allah'ın peşi sıra dostlarınız (da) olmaz. Sonra size yardım da edilmez. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kime karşı olursa olsun bir müslüman asla zulmetmemeli ve zalimlere destek olmamalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Zulmedenlere en ufak bir eğilim dahi göstermeyin! Sonra ateş size de dokunur. Sizin Allah'tan başka yardımcınız da olmadığına göre, sonra büsbütün yardımsız kalırsınız.

Muhammed Esed

Ve asla zulümde ısrar edenlerden yana eğilim göstermeyin.Yoksa, (ahirette) ateş size de dokunur; ve Allah'tan başka koruyucunuz olmadığına göre, o zaman (O'nun tarafından da) yardım edilmez size!

Ahmed Hulusi

(Nefsine) zulmedenlere meyletmeyin, (o takdirde) size Nar dokunur. . . Sizin için Allah dununda veli söz konusu olmaz! (Şayet edinirseniz) sonra yardım da görmezsiniz!

Ali Bulaç

Zulmedenlere eğilim göstermeyin, yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka velileriniz yoktur, sonra yardım göremezsiniz.

Ali Özek ve heyeti

(Allah'a şirk koşup) zulmedenlere güvenme; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız). Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra (O'ndan da) yardım göremezsiniz!

Ali Rıza Safa

Haksızlık yapanlara eğilim göstermeyin; ateş size de dokunur. Sizin için, Allah'tan başka bir de ayrıca edindiğiniz dostlar da yoktur. Sonra, yardım görmezsiniz.

Bayraktar Bayraklı

Zulmedenlere meyletmeyiniz; sonra ateş size de dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.

Edip Yüksel

Zalimlere sakın sempati duymayın, onları desteklemeyin, yoksa size ateş dokunur. Sizin ALLAH'tan aşağı dostlarınız yoktur, sonra size yardım da edilmez.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Zalimlere sakın sempati duymayın, onları desteklemeyin, yoksa size ateş dokunur. Sizin ALLAH'tan başka dostlarınız yoktur, sonra size yardım da edilmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve zulmedenlere meyl etmeyin; yoksa size ateş dokunur. Allah'tan başka kayıranlarınız da yoktur;sonra kurtulamazsınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve zulm edenlere meyl etmeyin ki size ateş dokunur, ve Allahdan başka velileriniz de yoktur sonra kurtulamazsınız

Erhan Aktaş

Zulmedenlere eğilim göstermeyin. Sonra size de ateş dokunur. Allah'ın yanı sıra başka evliyanız dipnot 1 da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Koruyucu, yardımcı, yönlendirici, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" kelimelerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu kelimeler, ahlaki anlamdaki dostluğu değil; siyasi anlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" kelimesini kullanmaktadır (2:254; 4:125; 17:73; 25:28). Allah'ın isimlerinden olan "El-Veli; Sahip Çıkan, Koruyan, Gözeten, Destek Olan." demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Zulmedenlere eğilim göstermeyin. Sonra size de ateş dokunur. Allah'ın yanı sıra başka evliyanız dipnot 1 da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "Veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" sözcüklerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu sözcükler, etik anlamdaki dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin: 2:254; 4:125; 17:73; 25:28.)

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Zulmedenlere eğilim göstermeyin. Sonra size de ateş dokunur. Allah'tan başka evliyanız dipnot 1 da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Koruyucular, yardımcılar, gözeticiler, destekleyiciler, yandaşlar. Kur'an'da yer alan, "veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" sözcüğü; dost, dostlar olarak çeviriye konu edilmektedir. Oysaki bu sözcükler, etik anlamda dostluğu değil; siyasi bağlamda, yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir.

Gültekin Onan

Zulmedenlere eğilim göstermeyin, yoksa size ateş dokunur. Sizin Tanrı'dan başka velileriniz yoktur, sonra yardım göremezsiniz.

Hasan Basri Çantay

Bir de zulmedenlere meyletmeyin. Sonra size ateş çarpar. Zaten sizin Allahdan başka yardımcılarınız yokdur. Sonra (Ondan da) yardım göremezsiniz.

İbni Kesir

Zulmedenlere meyletmeyin, yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka yardımcılarınız yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.

Mehmet Alagaş

(100-123) Bunlar memleketlerin / kuraaların sana anlattığımız haberleridir, b azısı ayakta, bazısı biçildi / hasat edildi , o nlara zulmetmedik velakin kendilerine zulmettiler, Rabbinin emri geldiğinde Allah ’ın dışında çağırdıkları ilahları bi r şey yapamadılar / onlara fayda vermediler, ziyanları / tetbibleri dışında bir şeylerini artırmadı, Rabbin memleketleri böyle tutup yakalar yakaladığında o memleketler zalimdirler, muhakkak ki O'nun tutup yakalaması acıtıcı dır, şiddetlidir, ahiret azabından korkan biri için bunda kesinlikle gösterge / ayet vardır, işte bu, insanlar için bir araya gelme günüdür, ve şahit olma günüdür. O, sayılı süre hiç ertelenmez / tehir edilmez , o gün geldiğinde , O ’nun izni dışında kimse konuşamaz / kelam edemez, onlarda birileri isyancıdır / eşkıyadır / şâkidir, birileri de mesuttur / saidtir, İsyancılar ateş içindeler ve orada iniltileri ve derin derin solumaları vardır, semalar ve arz devam ettiği sürece Rabbinin istedikleri hariç orada kalıcıdırlar, Rabbin, neyi dilerse / neyi murat ederse onu yapandır. Mesud olanlar ise cennettedirler, semalar ve arz devam ettiği sürece, R abbinin istedikleri hariç orada kalıcıdırlar , kesintisiz bir armağandır. Onların ibadet ettiklerinden dolayı kafa karışıklığı içinde olma / tereddüt içinde / mirye içinde olma, onlar babalarının taptıkları dışında başka bir şeye tapmıyorlar, nasipleri olanı, kısmadan / eksiltmeden onlara da vereceğiz / vefa edeceğiz. Kesin olan şu ki, Musa’ya kitabı verdik, zıtlaşmaya / ihtilafa düştüler, şayet Rabbinin önceden kesinleşmiş kelimesi olmasa aralarında ki hüküm gerçekleşirdi, muhakkak ki onlar ondan şüphe ve tereddüt içindeler. Muhakkak ki Rabbin her birisine yaptıklarını / amellerini tam olarak ödeyecektir / vefa edecektir , muhakkak ki O yaptıklarından haberdardır. Emredildiğin gibi sen ve beraberinde tövbe edenler doğru olun / istikamet üzere olun, taşkınlık etmeyin, muhakkak ki O, yaptıklarınızı görendir, zalimlere eğilim göstermeyin, size ateş dokunur, sizin için Allah dışında bir dost yoktur sonra yardım da göremezsiniz, gündüzün her iki tarafında gecenin sabaha yakın kısımlarımda kalkıp namaz kılın, kesinlikle güzellikler kötülükleri giderir, bu hatırlay ıp ananlara bir hatırlatmadır , sabret, muhakkak ki Allah , güzellik yapanların ecrini zayi etmez / zaiyata uğratmaz. Sizden önceki kuşakların / nesillerin geriye kalan ulular, arzda fesadı yasak etselerdi ya onlardan kurtardığımız azınlıkta ki birileri hariç bundan men eden olmadı , zalimlere ve içinde bulundukları refaha uydular / tabi oldular ve suçlu oldular, Rabbin halkı ıslahatçı iken zulmederek onları helak edecek değildir, şayet Rabbin dilese insanları tek bir toplum / tek bir ümmet yapardı, Rabbinin esirgedikleri / merhamet ettikleri hariç karşıtlaşmaya / muhalefete devam ediyorlar, onları da bu yüzden yarattı. Rabbinin kelimesi tamamlandı, cehennemi cinlerin ve insanların tamamıyla dolduracağız. Resullerin haberlerinden gönlünü sabitleyecek her ne varsa sana hepsini anlattık, b u konuda sana hakikat ve müminlere öğüt / vaaz ve hatırlatma geldi , iman etmeyenlere deki, imkanlarınızca yapın bizde yapıyoruz, bekleyip gözleyin bizlerde bekleyip gözlüyoruz. Semaların ve arzın bilinemeyenleri / gaybı Allah ’ındır, emirlerin hepsi ona geri döner, O'na ibadet edin O’nu vekil tayin edin, Ra bbin yaptıklarınızı dikkatinden kaçırmaz / gafil değildir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bir de zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka yardımcılarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.

Süleyman Ateş

Sakın zulmedenlere dayanmayın, sonra size ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım edilmez.

Süleymaniye Vakfı

Yanlış yolda olanlara meyletmeyin; yoksa o ateş size de dokunur! Allah ile aranıza girecek yakınlarınız yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz dipnot 1 !

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sakın yanlış yolda olanlara bel bağlamayın; yoksa o ateş sizi de yakar. Sizin Allah ile aranıza girecek bir dostunuz yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.

Şaban Britch

Zalimlere yönelmeyin, yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah’tan başka bir veliniz/yardımcınız olmaz. Sonra yardım da görmezsiniz.

Şaban Piriş

Zalimlere yönelmeyin, yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah'tan başka bir veliniz yoktur. Sonra yardım da görmezsiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Zulmedenlere eğilim göstermeyin! Yoksa ateş sizi sarmalar. Allah'tan başka dostlarınız kalmaz, size yardım de edilmez.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nor should your hearts be inclined to follow the wrongful of actions lest you come to be fuel for the Fire, and besides Allah you just have no tutelary protectors nor shall you be afforded the needed help.

Abdul Haleem

Do not rely on those who do evil, or the Fire may touch you, and then you will have no one to protect you from God, nor will you be helped.

Abdullah Yusuf Ali

And incline not to those who do wrong, or the Fire will seize you; and ye have no protectors other than Allah, nor shall ye be helped.

Abul A'la Maududi

And do not incline towards the wrong-doers lest the Fire might seize you and you will have none as your protector against Allah; and then you will not be helped from anywhere.

Aisha Bewley

Do not rely on those who do wrong thus causing the Fire to afflict you, for you have no protector besides Allah; then you will not be helped.

Al-Hilali & Khan

And incline not toward those who do wrong, lest the Fire should touch you, and you have no protectors other than Allâh, nor you would then be helped.[1]

Ali Quli Qarai

And do not incline toward the wrongdoers, lest the Fire should touch you, and you will not have any friend besides Allah, then you will not be helped.

Amatul Rahman Omar

Do not incline towards those who have committed wrong; lest the Fire (of Gehenna) should reach you while you shall find none to protect you, apart from Allâh, nor shall you be helped.

Arthur John Arberry

And lean not on the evildoers, so that the Fire touches you -- you have no protectors apart from God -- and then you will not be helped.

Bijan Moeinian

Do not lean the least towards those who have chosen the disobedience as you may be attracted to the Hell. In that case you will find none to protect you against the Lord and you will end up losers.

E. Henry Palmer

Lean not unto, those who do wrong, lest the Fire touch you, for ye have no patrons but God; and, moreover, ye shall not be helped!

Edip-Layth

You shall not lean towards those who have wronged, else you will incur the fire; and you will not have besides God any allies, and you will not be victorious.

George Sale

And incline not unto those who act unjustly, lest the fire of hell touch you: For ye have no protectors, except God; neither shall ye be assisted against Him.

Hamid S. Aziz

So stand you firm in the Straight Path, as you are commanded - you and those who turn unto Allah with you, and transgress you not. Verily, He is Seer of what you do.

Mahmoud Ghali

And do not (seek) support (you believers) for the ones who have done injustice, (for) then the Fire (would) touch you; and in no way do you have any patrons apart from Allah, (and) thereafter you will not be vindicated (i. e., if you seek support for the ones who have done injustice).

Marmaduke Pickthall

And incline not toward those who do wrong lest the Fire touch you, and ye have no protecting friends against Allah, and afterward ye would not be helped.

Mohamed Ahmed - Samira

Do not lean towards the wicked, or you will be caught in the flames of Hell, and have none to befriend you other than God, nor will you be given help.

Muhammad Asad

And do not incline towards, nor rely upon, those who are bent on evildoing lest the fire [of the hereafter] touch you: for [then] you would have none to protect you from God, nor would you ever be succoured [by Him].

Mustafa Khattab

And do not be inclined to the wrongdoers or you will be touched by the Fire. For then you would have no protectors other than Allah, nor would you be helped.

Progressive Muslims

And you shall not lean towards those who have wronged else you will incur the Fire; and you will not have besides God any allies, and you will not be victorious.

Rashad Khalifa

Do not lean towards those who have transgressed, lest you incur Hell, and find no allies to help you against GOD, then end up losers.

Sahih International

And do not incline toward those who do wrong, lest you be touched by the Fire, and you would not have other than Allah any protectors; then you would not be helped.

Sam Gerrans

And rely not upon those who do wrong lest the Fire touch you; — and you have, besides God, no allies — then will you not be helped.

Shabbir Ahmed

Do not be intimidated by the oppressors and guard yourself against even a touch of the Fire. Remember, there are no protectors to help you against the Laws of Allah. And then you will not be helped in any way.

Syed Vickar Ahamed

And do not lean (or move) towards those who do wrong, or the Fire will catch (up to) you; And you have no protectors other than Allah, then you shall not be helped.

Taqi Usmani

And do not incline towards the wrongdoers, lest the Fire should catch you, and you have no supporters other than Allah, then you should not be helped.

The Monotheist Group

And do not lean towards those who have wronged else you will incur the Fire; and you will not have besides God any allies, and you will not be victorious.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 113. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 113. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 113. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩