Zümer suresi

Zümer suresi, 10. ayet

Zümer suresi, 10. ayet. قُلْ يَٰعِبَادِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمْ لِلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ فِى هَٰذِهِ ٱلدُّنْيَا حَسَنَةٌ وَأَرْضُ ٱللَّهِ وَٰسِعَةٌ إِنَّمَا يُوَفَّى ٱلصَّٰبِرُونَ أَجْرَهُم بِغَيْرِ حِسَابٍ

ḳul yâ `ibâdi-lleẕîne âmenü-tteḳû rabbeküm. lilleẕîne aḥsenû fî hâẕihi-ddünyâ ḥaseneh. vearḍu-llâhi vâsi`ah. innemâ yüveffe-ṣṣâbirûne ecrahüm bigayri ḥisâb.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: "Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik vardır. Allah'ın yeryüzü geniştir. Sabredenlere mükafatları elbette hesapsız olarak verilir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zümer 7–13 · surenin 10. ayeti / 75

Konu Halis din Allah'ındır; yaratılış ve iki tip insan Zümer 1–10 3

  1. Zümer 7

    Eğer inkar ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkar etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.

  2. Zümer 8

    İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O'na yalvardığını unutur ve Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: "Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin."

  3. Zümer 9

    (Böyle bir kimse mi Allah katında makbuldür,) yoksa gece vakitlerinde, secde halinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.

  4. 10

    (Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: "Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik vardır. Allah'ın yeryüzü geniştir. Sabredenlere mükafatları elbette hesapsız olarak verilir."

  5. Zümer 11

    De ki: "Şüphesiz bana, dini Allah'a has kılarak O'na ibadet etmem emredildi."

  6. Zümer 12

    "Bana, müslümanların ilki olmam da emredildi."

  7. Zümer 13

    De ki: "Eğer ben Rabbime isyan edersem, şüphesiz büyük bir günün azabından korkarım."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

10. Yani yaratıkların en şereflileri olan mü’minlere seslen ve onlara en faziletli emir olan takvâyı emret. Takvâlı olmalarını gerektiren sebebi de hatırlat. Bu da, Allah’ın onların Rabbi olması ve onlara türlü nimetler ihsan etmiş olmasıdır. Bu gerçek, onların Rableri olan Allah’tan korkup sakınmalarını gerektirir. Yüce Allah’ın kendilerine lütfedip ihsanda bulunduğu iman da bu sebeplerden birisidir. Yani bu da onların takvâlı olmalarını gerektirir. Nitekim bu: Ey cömert kişi, sadaka ver! Ey kahraman kişi, savaş! demek gibidir.

Diğer taraftan dünya hayatında onları gayrete getirecek mükâfatı da söz konusu ederek: “Bu dünyada” Rablerine ibadet etmek sureti ile “ihsanda bulunanlara bir güzellik” bol rızık, huzurlu bir kalp ve hakka açık bir gönül “vardır.” Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Erkek olsun, kadın olsun kim mü’min olduğu halde salih amel işlerse Biz, şüphesiz ona çok güzel bir hayat yaşatırız.” (en-Nahl, 16/97)

“Allah’ın arzı geniştir.” Herhangi bir yerde O’na ibadet etmeniz engellenecek olursa Rabbinize ibadet edebileceğiniz, dininizi uygulama imkânını bulabileceğiniz bir başka yere hicret edin.

Yüce Allah: “Bu dünyada ihsanda bulunanlara bir güzellik vardır” buyurduğundan ve bu ifade umumi olduğundan dolayı bazı kimselerin aklına: “İyilikte bulunan herkese bu dünyada bir güzellik vardır. Ama yeryüzünde iman edip de orada zulüm, baskı ve sıkıntılara maruz kalan kimseler için bu güzellik gerçekleşmemektedir” gibi bir soru gelebileceğinden dolayı Yüce Allah böyle bir kanaati: “Allah’ın arzı geniştir” buyruğu ile bertaraf etmektedir. Burada Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şu buyrukları ile dile getirdiği bir müjde söz konusudur: “Ümmetimden hak üzere muzaffer kalmaya devam edecek bir kesim daima bulunacaktır. Kendilerini yardımsız bırakanların ve onlara muhalefet edenlerin onlara bir zararları olmayacaktır. Onlar, Allah’ın emri (kıyamet) gelinceye kadar bu hal üzere devam edeceklerdir.”[15]

İşte bu gerçeğe bu âyet-i kerime de işaret etmekte ve bu hususa çok yakından temas etmektedir. Şöyle ki: Yüce Allah, arzının geniş olduğunu bildirmektedir. Bir yerde O’na ibadet etmeniz engellenecek olursa bir başka yere hicret edin, bu da her zaman ve her mekânda geçerli umumi bir buyruktur. Hicret edecek herkesin müslümanlar arasında bir barınağı ve sığınağı mutlaka bulunur. Orada mutlaka dinini uygulama imkânını bulacağı bir yer de bulur.

“Sabredenlere de ecirleri elbette hesapsız verilir.” Bu da bütün sabır çeşitleri hakkında umumidir. Yüce Allah’ın acı veren takdirlerine karşı sabredip bunlardan dolayı öfkelenmemek, masiyetlerine karşı direnerek onları işlememek, eda edinceye kadar itaati üzere sabretmek şeklindeki bütün sabır çeşitleri buna dahildir.

Yüce Allah, sabredenlere ecirlerini hesapsız yani sınırsız, sayı ve miktar söz konusu olmaksızın vereceği vaadinde bulunmaktadır. Bunun böyle olmasının tek sebebi, sabrın fazileti, Allah nezdindeki yüksek mevkii ve bütün işlere karşı yardımcı oluşundan dolayıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! Bana ve resullerime iman eden kullarıma de ki: "Allah'ın emirlerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Rabbinizden sakının. Sizden dünyada iyi amel işleyenler için dünyada zafer, sıhhat ve mal gibi bir iyilik, ahirette de cennet ile mükâfatlandırma vardır. Allah'ın arzı geniştir. Kendinize Allah'a ibadet edeceğiniz bir yer bulmak için hicret edin. Hiçbir engel sizi bundan alıkoymasın. Sabredenlerin sevabı kıyamet gününde çok çeşitli olduğundan dolayı sayısız ve sınırsız verilir."

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. يَـٰعِبَادِ ya ibadi kullarım kök: عبد
  3. ٱلَّذِينَ ellezine
  4. ءَامَنُوا۟ amenu inanan kök: امن
  5. ٱتَّقُوا۟ tteku korkun kök: وقي
  6. رَبَّكُمْ ۚ rabbekum Rabbinizden kök: ربب
  7. لِلَّذِينَ lillezine kimselere vardır
  8. أَحْسَنُوا۟ ehsenu güzel davranan(lara) kök: حسن
  9. فِى fi
  10. هَـٰذِهِ hazihi bu
  11. ٱلدُّنْيَا d-dunya dünyada kök: دنو
  12. حَسَنَةٌۭ ۗ hasenetun güzellik kök: حسن
  13. وَأَرْضُ ve erdu ve yeri kök: ارض
  14. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  15. وَٰسِعَةٌ ۗ vasiatun geniştir kök: وسع
  16. إِنَّمَا innema ancak
  17. يُوَفَّى yuveffa ödenecektir kök: وفي
  18. ٱلصَّـٰبِرُونَ s-sabirune sabredenlere kök: صبر
  19. أَجْرَهُم ecrahum ödülleri kök: اجر
  20. بِغَيْرِ bigayri olmaksızın kök: غير
  21. حِسَابٍۢ hisabin hesabı kök: حسب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Habeşistan'a hicret · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, elbette onları dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. Ahiret mükafatı ise daha…

  • Aynı olay: Habeşistan'a hicret · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.

  • Aynı kök: وسع (32 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sabret! Çünkü, Allah iyilik edenlerin mükafatını zayi etmez.

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Kardeşleri, "Yoksa sen, sen Yusuf musun?" dediler. O da, "Ben Yusuf'um, bu da kardeşim. Allah, bize iyilikte bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükafatlarını vereceğiz.

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "(Allah şöyle diyor:) Ey inanan kullarım! dipnot 1 Rabbinize karşı takvâlı (duyarlı) olun! Bu dünyada güzel davrananlara güzel (karşılık) vardır. dipnot 2 Allah'ın arzı (yeryüzü) geniştir. Ancak sabredenlere ödülleri hesapsız verilecektir."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: İbrâhîm 14:31.
  2. metne dön, dipnot 2
    İyiliklerin dünyada da karşılıklarının verileceğiyle ilgili bilgi için bkz. Nahl 16:30, 41, 96, 97.

Mustafa İslamoğlu

(Ey Peygamber!) De ki: "(Allah şöyle buyurur): Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; akibet, bu dünyada iyilik yapanları (öte dünyada) güzellikler beklemektedir; iyi bilin ki Allah'ın arzı geniştir: şüphesiz sabredenlere, karşılıksız hesapsız verilecektir."

Muhammed Esed

De ki: "(Allah şöyle buyuruyor:) 'Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Bu dünyada iyi şeyler için gayret edenleri güzel bir son beklemektedir. (Unutmayın ki) Allah'ın arzı geniştir, (ve) elbette sıkıntılara göğüs gerenlere mükafatları hesapsız verilecektir!"

Ahmed Hulusi

De ki: "Ey iman eden kullarım, Rabbinizden (yaptığınız her şeyin sonucunu kesinlikle yaşatacağı için) korunun! Bu dünyada güzellikler, iyilik yapanlar (mümin - kafir fark etmez) içindir. . . Allah'ın arzı (Beyinin Esma özelliklerini açığa çıkarma kapasitesi) geniştir. . . Sadece sabredenlerde bunun karşılığı hesapsız açığa çıkarılır. "

Ali Bulaç

De ki: "Ey iman eden kullarım, Rabbinizden sakının. Bu dünyada iyilik edenler için bir iyilik vardır. Allah'ın arz'ı geniştir. Ancak sabredenlere ecirleri hesapsızca ödenir."

Ali Özek ve heyeti

(Rasûlüm!) Söyle: Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah’ın (yarattığı) yeryüzü geniştir. Yalnız sabredenlere, mükâfatları hesapsız ödenecektir.

Ali Rıza Safa

De ki: "Ey inanan kullar! Efendinize karşı sorumluluk bilinci taşıyın! Dünyada güzel davrananlara güzellikler vardır. Allah'ın yeryüzü geniştir. Dirençli olanlara, kesinlikle hesapsız ödül verilecektir!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Ey Allah'ın inanan kulları! Rabbinize karşı gelmekten sakının! Bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah'ın arzı geniştir. Yalnızca sabredenlere, ödülleri hesapsız ödenecektir."

Edip Yüksel

De ki: "Ey gerçeği onaylayan kullar, Efendinizi sayın. Bu dünya hayatında güzel davrananlara güzellik vardır. ALLAH'ın yeri geniştir. Gerçek uğrunda direnenlerin ücreti hesapsız olarak verilecektir."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki, 'Ey inanan kullar, Rabbinizi sayın. Bu dünya hayatında güzel davrananlara güzellik vardır. ALLAH'ın yeri geniştir. Gerçek uğrunda direnenlerin ücreti hesapsız olarak verilecektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Tarafımdan söyle: "Ey iman eden kullarım, Rabbinize takva ile sığının. Bu dünyada güzellik yapanlara bir güzellik vardır. Allah'ın toprağı geniştir. Ancak sabredenler mükafatlarına hesapsız erdirilir."

Elmalılı Hamdi Yazır

Tarafımdan söyle: ey iyman eden kullarım! Rabbınıza takva ile korunun, bu Dünyada güzellik yapanlara bir güzellik var ve Allahın Arzı geniştir, ancak sabredenlerdir ki ecirlerine hisabsız irdirilir

Erhan Aktaş

De ki: "Ey iman eden kullar! Rabb'inize karşı takvalı olun. Bu dünyada, iyi olanlar için iyilik vardır. Allah'ın arzı geniştir. Ancak sabredenlere dipnot 1 ödülleri hesapsız ödenir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dayanıp, direnenlere; sıkıntılara göğüs gerenlere.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Ey inanan kullar! Rabb'inize karşı takvalı olun. Bu dünyada, iyi olanlar için iyilik vardır. Allah'ın arzı geniştir. Ancak sabredenlere dipnot 1 ödülleri hesapsız ödenir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dayanıp, direnenlere; sıkıntılara göğüs gerenlere.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Ey inanan kullar! Rabb'inize karşı takvalı olun. Bu dünyada, iyi olanlar için iyilik vardır. Allah'ın arzı geniştir. Ancak sabredenlere dipnot 1 ödülleri hesapsız ödenir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dayanıp, direnenlere; sıkıntılara göğüs gerenlere.

Gültekin Onan

De ki: "Ey inanan kullarım, rabbinizden sakının. Bu dünyada iyilik edenler için bir iyilik vardır. Tanrı'nın arzı geniştir. Ancak sabredenlere ecirleri hesapsızca ödenir."

Hasan Basri Çantay

(Tarafımdan) söyle: "Ey iman eden kullarım, Rabbiniz (in azabın) dan korkun. Bu dünyada iyi hareket edenler için (mukadder) bir güzellik vardır. Allahın toprağı genişdir. Ancak sabredenlere ecirleri hesabsız ödenecekdir".

İbni Kesir

De ki: Ey iman eden kullarım, Rabbınızdan korkun. Bu dünyada iyilik yapanlara, iyilik vardır. Ve Allah'ın arzı geniştir. Yalnız sabredenlere ecirleri, hesapsız ödenecektir.

Mehmet Alagaş

(8-10) İnsan bir zarar dokunduğunda Ona yönelmiş halde Allah’a dua eder, sonra ona O’ndan bir nimet ulaştırıldığı zaman ise önceden yaptığı duayı unutur , onun yolundan saptırmak için Allah’a denkler yapar , de ki azcık küfrünle biraz geçin , muhakkak ki sen ateş halkındansın. Gece anlarında secde eden ve ayakta duran itaatte olan, ahiretten sakınan , Rabbinin rahmetini rica edenle bir midir? D e ki bilenlerle bilmeyenler hiç eşit olur mu? Muhakkak ki akıl uluları hatırlayıp anarlar /zikrederler. De ki ey iman eden kul larım, Rabbinizden sakının, güzel davrananlara / ihsanda bulunanlara bu dünya da güzellik vardır ve Allah’ın arzı da geniştir, sabredenlere ecirleri / mükafatları hesapsızca ödenecek / vefalı davranılacaktır. (İlim çok malumat sahibi olmak değildir, malumatı bilgiye dönüştürmektir. İlim alametten türeyen mastardır. Yani göstergeyi anlamaktır.)

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: “Ey iman eden kullarım! Rabbinizden korkup sakının. Bu dünyada iyilik etmekte olanlar için bir iyilik vardır. Allah'ın arzı geniştir. Ancak sabredenlere ecirleri hesapsızca ödenir.”

Süleyman Ateş

(Tarafımdan) De ki: "Ey inanan kullarım, Rabbinizden korkun. Bu dünya hayatında güzel davrananlara güzellik vardır. Allah'ın yeri geniştir. Ancak sabredenlere, ödülleri hesapsız ödenecektir."

Süleymaniye Vakfı

De ki (Allah, şöyle buyuruyor) dipnot 1 : "Ey inanıp güvenen kullarım, Rabbinize karşı yanlış yapmaktan sakının! dipnot 2 Bu dünyada iyilik eden, iyilik bulur dipnot 3 . Allah'ın toprakları geniştir dipnot 4 . Muhakkak ki sabredenlere /duruşunu bozmayanlara ödülleri hesapsızca verilecektir dipnot 5 ."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara şöyle dediğimi bildir[1 "Ey inanıp güvenen kullarım, sizi yaratan Sahibinizden (Rabbinizden) çekinerek kendinizi koruyun. Bu dünyada iyilik eden, iyilik bulur. Allah'ın toprakları (yarattığı dünya) geniştir. Hesapsız ödül, sadece sabredenlere verilecektir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın Elçisi, kendi sözünü değil, elçilik gereği kendine söylenen sözü, olduğu gibi luaştırmakla görevli olduğu için ayete böyle meal vermek gerekir.

Şaban Britch

De ki: Ey iman eden kullarım! Rabbinizden sakının! Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik vardır. Allah’ın arzı geniştir. Ancak sabredenlere, hesapsızca/sınırsızca karşılık verilecektir.

Şaban Piriş

De ki: -Ey iman eden kullarım! Rabbinizden sakının! İyi kimseler için bu dünyada iyilik vardır. Allah'ın arzı geniştir. Ancak sabredenlere, hesaba sığmayan ödüller verilecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Tarafımdan söyle: "Ey iman eden kullarım, Rabbinizden korkun! Bu dünya hayatında güzel düşünüp güzel davrananlara güzellik vardır. Allah'ın toprağı/yeryüzü geniştir. Sadece sabredenlere, ücretleri hesapsız ödenecektir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them -to the Muslims- "O you people who have conformed to Allah's system of faith and worship: keep in awe of Allah and entertain the profound reverence dutiful to Him and do realize that those whose deeds in this world reflcct wisdom and piety shall be requited, the patient among them, unexpectedly and without measure. "

Abdul Haleem

Say, ‘[God says], believing servants, be mindful of your Lord! Those who do good in this world will have a good reward- God’s earth is wide––and those who persevere patiently will be given a full and unstinting reward.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "O ye my servants who believe! Fear your Lord, good is (the reward) for those who do good in this world. Spacious is Allah's earth! those who patiently persevere will truly receive a reward without measure!"

Abul A'la Maududi

Tell them (O Prophet): "O you servants of Mine who believe, have fear of your Lord. dipnot 1 A good end awaits those who did good in this world. dipnot 2 Allah's earth is spacious. dipnot 3 Verily those who persevere shall be granted their reward beyond all reckoning." dipnot 4

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, do not rest content with belief but follow it up with piety and fear of God. Act according to what Allah has enjoined and avoid what He has forbidden and live in the world fearing His accountability.
  2. metne dön, dipnot 2
    Good and well-being both of this world and of the Hereafter.
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, if one city, territory or land has become difficult for the worshipers of Allah, they may emigrate to another place where they may not have to face any such hardship.
  4. metne dön, dipnot 4
    Those who brave all kinds of hardships and persecutions in following the way of God-worship and piety but do not abandon the way of the truth. This also includes those people who emigrate to other countries and experience hardships in the foreign land for the sake of religion and faith, and those also who continue to face every kind of temptation and calamity firmly and patiently in the land where they are being persecuted.

Aisha Bewley

Say: ‘Slaves of Mine who have iman! have taqwa of your Lord. For those who do good in this world there is good and Allah’s earth is spacious. The steadfast will be paid their wages in full without any reckoning.’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "O My slaves who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism), be afraid of your Lord (Allâh) and keep your duty to Him. Good is (the reward) for those who do good in this world, and Allâh’s earth is spacious (so if you cannot worship Allâh at a place, then go to another)! Only those who are patient shall receive their reward in full, without reckoning.[1]"

Ali Quli Qarai

Say, ‘[Allah declares:] "O My servants who have faith! Be wary of your Lord. For those who do good in this world there will be a good [reward], and Allah’s earth is vast. Indeed the patient will be paid in full their reward without any reckoning." ’

Amatul Rahman Omar

Say, `O My servants who believe! take your Lord as a shield. There is a good reward for those who do good in (the life of) this world. And (if you are persecuted for your faith know that) the earth of Allâh is vast and spacious (enough to provide you shelter). Certainly the patiently, persevering and steadfast will be given their reward beyond measure.'

Arthur John Arberry

Say: 'My servants who believe, fear your Lord. For those who do good in this world good, and God's earth is wide. Surely the patient will be paid their wages in full without reckoning.'

Bijan Moeinian

O’ Mohammad, say to my believing servants: "Always keep God in mind with the utmost respect. there is a good reward for those who choose righteousness. God’s earth is vast. [Emigrate to another place, if you are subject to persecution.] Those who endure hardship with patience [and practice their belief], will receive a limitless reward."

E. Henry Palmer

Say, 'O my servants who believe! fear your Lord! for those who do well in this world is good, and God's earth is spacious; verily, the patient shall be paid their hire without count!'

Edip-Layth

Say, "O servants who acknowledged, be aware of your Lord." For those who worked righteousness in this world will be a good reward, and God's earth is spacious. Those who steadfastly persevere will receive their recompense fully, without reckoning.

George Sale

Say, O my servants who believe, fear your Lord. They who do good in this world, shall obtain good in the next; and God's earth is spacious: Verily those who persevere with patience shall receive their recompense without measure.

Hamid S. Aziz

Say, "O my servants who believe! Be careful of (your duty to) your Lord; for those who do good in this world there is good, and Allah's earth is spacious; only the patient will be paid a reward without measure. "

Mahmoud Ghali

Say, (This is addressed to the Prophet) "O My bondmen who have believed, be pious to your Lord. For the ones who do fair (deeds) in this present (life) (Literally: this lowly (life), i.e., the life of this world) there is a fair (reward), and the earth of Allah is wide. Surely (the) patient will only be paid their reward in full without reckoning."

Marmaduke Pickthall

Say: O My bondmen who believe! Observe your duty to your Lord. For those who do good in this world there is good, and Allah's earth is spacious. Verily the steadfast will be paid their wages without stint.

Mohamed Ahmed - Samira

Tell them: "O my creatures who have come to belief, have fear of displeasing your Lord. There is good for those who do good in this world, and productive is God's earth. Only those who persevere will get their reward measureless."

Muhammad Asad

Say: "[Thus speaks God:] ‘O you servants of Mine who have attained to faith! Be conscious of your Sustainer! Ultimate good awaits those who persevere in doing good in this world. And [remember:] wide is God’s earth, [and,] verily, they who are patient in adversity will be given their reward in full, beyond all reckoning!’"

Mustafa Khattab

Say ˹O Prophet, that Allah says˺, "O My servants who believe! Be mindful of your Lord. Those who do good in this world will have a good reward. And Allah’s earth is spacious. Only those who endure patiently will be given their reward without limit."

Progressive Muslims

Say: "O My servants who believed, be aware of your Lord. " For those who worked righteousness in this world will be a good reward, and God's Earth is spacious. Those who steadfastly persevere will receive their recompense fully, without reckoning.

Rashad Khalifa

Say, "O My servants who believed, you shall reverence your Lord." For those who worked righteousness in this world, a good reward. GOD's earth is spacious, and those who steadfastly persevere will receive their recompense generously, without limits.

Sahih International

Say, "O My servants who have believed, fear your Lord. For those who do good in this world is good, and the earth of Allah is spacious. Indeed, the patient will be given their reward without account."

Sam Gerrans

Say thou: “O My servants who heed warning: be in prudent fear of your Lord.” For those who do good in the World is good, and God’s earth is spacious. The patient will but be paid their reward without reckoning.

Shabbir Ahmed

Convey to them on My behalf, "O You servants of Mine who have attained belief! Be mindful of your Lord. Good is the reward for those who do good in this world, and spacious is Allah's earth. Verily, the steadfast will be given their reward in full, beyond account."

Syed Vickar Ahamed

Say: "O you my (people!) Servants who believe! Fear your Lord, for those who do good in this world, (the Reward) is good. Spacious is Allah’s earth! Those who patiently work hard will truly receive a reward without measure!"

Taqi Usmani

Say (on My behalf) "O My servants who believe, fear your Lord. Those who do good deeds in this world will have a good return, and the earth of Allah is wide. Certainly those who observe patience will be given their reward in full without measure.

The Monotheist Group

Say: "O My servants who believed, be aware of your Lord." For those who worked righteousness in this world will be a good reward, and the earth of God is spacious. Those who steadfastly persevere will receive their recompense fully, without reckoning.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩