Diyanet İşleri
Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lanete uğratıldılar. Biliniz ki Ad kavmi, Rablerini inkar etti. (Yine) biliniz ki Hud'un kavmi Ad, Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.
Hûd suresi
Hûd suresi, 60. ayet. وَأُتْبِعُوا۟ فِى هَٰذِهِ ٱلدُّنْيَا لَعْنَةً وَيَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ أَلَآ إِنَّ عَادًا كَفَرُوا۟ رَبَّهُمْ أَلَا بُعْدًا لِّعَادٍ قَوْمِ هُودٍ
veütbi`û fî hâẕihi-ddünyâ la`netev veyevme-lḳiyâmeh. elâ inne `âden keferû rabbehüm. elâ bü`del li`âdin ḳavmi hûd.
Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lanete uğratıldılar. Biliniz ki Ad kavmi, Rablerini inkar etti. (Yine) biliniz ki Hud'un kavmi Ad, Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hûd ve Âd kavmi Hûd 50–60 3
"Eğer yüz çevirirseniz; bilin ki ben, benimle gönderileni size tebliğ ettim. Rabbim (dilerse) sizden başka bir kavmi sizin yerinize getirir ve siz O'na bir zarar veremezsiniz. Şüphesiz Rabbim, her şeyi koruyup gözetendir."
Helak emrimiz gelince, Hud'u ve beraberindeki iman etmiş olanları, tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Onları ağır bir azaptan kurtardık.
İşte Ad kavmi! Rablerinin ayetlerini inkar ettiler. O'nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!
Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lanete uğratıldılar. Biliniz ki Ad kavmi, Rablerini inkar etti. (Yine) biliniz ki Hud'un kavmi Ad, Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i peygamber gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yok. O, sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı. Öyle ise O'ndan bağışlanma dileyin; sonra da O'na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir.
Onlar şöyle dediler: "Ey Salih! Bundan önce sen, aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmamızı bize yasaklıyor musun? Şüphesiz, biz senin bizi çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz."
Salih, dedi ki: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, eğer ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve bana tarafından bir rahmet (peygamberlik) vermişse, O'na karşı geldiğim takdirde beni Allah'tan kim koruyabilir? Demek ki, zarara uğratmaktan başka bana katkınız olmaz."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
60. “Hem bu dünyada lanete uğradılar hem de kıyamet gününde.” Bu kötü haberleri ve çirkin halleri dolayısı ile onlar, her zaman ve her kuşak içinde mutlaka bu kötülükleri ile anılır ve bundan dolayı arkalarından yergiler yetiştirilir. “Haberiniz olsun ki Âd kavmi Rablerini inkar etti” Kendilerini yaratanı, rızıklandıran ve besleyip büyüteni bile bile tanımayıp reddettiler. “ve yine haberiniz olsun ki Hûd’un kavmi olan Âd (ilahi rahmetten) uzak düştü.” Yüce Allah onları her türlü hayırdan uzaklaştırmakla birlikte her türlü kötülüğe de onlara yaklaştırdı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu dünya hayatında onlara alçaklık ve Allah'ın rahmetinden uzaklaştırılmak vardır. Kıyamet günü ise Allah'ın rahmetinden uzak olacaklardır. Bu onların, Allah Teâlâ'yı inkâr etmeleri sebebiyledir. Böylece Allah onları her türlü hayırdan uzak edip onları her türlü şerre yakınlaştırmıştır.
Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: هود (30 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş)
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…
Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: هود (30 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş)
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u gönderdik. Hud, şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka sizin hiçbir ilahınız yoktur. Siz, sadece…
Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: عود (63 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
İşte Ad kavmi! Rablerinin ayetlerini inkar ettiler. O'nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!
Aynı kök: لعن (41 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Bu dünyada onları lanete uğrattık. Kıyamet gününde de onlar iğrenç kılınmış kimselerden olacaklardır.
Aynı kök: هود (30 geçiş) · Aynı kök: لعن (41 geçiş)
Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine…
Aynı kök: هود (30 geçiş) · Aynı kök: لعن (41 geçiş)
Bir de Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, O'nun iki eli de…
Aynı kök: هود (30 geçiş) · Ortak kavram: Dünya
Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde, ağızlarıyla "İnandık" diyenler (münafıklar) ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar…
Aynı kök: لعن (41 geçiş) · Ortak kavram: Dünya
(23-24) İffetli ve (haklarında uydurulan kötülüklerden) habersiz mü'min kadınlara zina isnat edenler, gerçekten dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde lanete tabi tutulmuşlardı. dipnot 1 Dikkat edin! Âd (kavmi) Rablerini inkâr etmişlerdi. Dikkat edin! Hud'un kavmi olan Âd, (Allah'ın merhametinden) uzak kılınmıştı.
Sonuçta peşlerine, bu dünyada da kıyametde de bir lanet takıldı. Unutmayın ki, Rablerini ısrarla inkar eden işte bu Ad idi. Unutmayın: Hud'un kavmi Ad tarih sahnesinden işte böyle silindi.
Bu dünyada da (Allah'ın) laneti kovaladı durdu onları, ölümden sonra kalkış gününde de (sonuç olarak yine onunla kuşatılacaklar). Bakın, işte Rablerini böyle yok saymıştı 'Ad (toplumu)! Bakın, işte böyle yok olup gitti Hud'un kavmi 'Ad.
Hem şu dünyada hem de kıyamet sürecinde lanete uğradılar (hakikatlerindekini yaşamaktan uzak düştüler)! Kesinlikle bilin ki; Ad, Rablerini inkar edenlerden oldu! Kesinlikle bilin ki; uzaklık Hud'un halkı olan Ad içindir.
Ve bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. Haberiniz olsun; gerçekten Ad (halkı), Rablerine (karşı) inkar ettiler. Haberiniz olsun; Hud kavmi Ad'a (Allah'ın rahmetinden) uzaklık (verildi).
Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde lânete tâbi tutuldular. Biliniz ki, Âd (kavmi) Rablerini inkâr ettiler. (Şunu da) bilin ki Hûd'un kavmi Âd, Allah'ın rahmetinden uzak kılındı.
Hem dünyada hem de Yeniden Yaratılış Günü'nde lanetlendiler. İyi bilin ki, Âd, Efendilerine nankörlük etti. İyi bilin ki, Hud'un toplumu Âd, yok olup gitti.
Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde lanete tabi tutulacaklar. Biliniz ki, 'Ad halkı Rabblerini inkar ettiler. Yine biliniz ki Hud'un kavmi 'Ad, Allah'ın rahmetinden uzak olsun.
Bunun üzerine, hem dünya hayatında ve hem diriliş gününde bir lanete uğradılar. Kısacası, Ad halkı, Efendi'lerine karşı çıktı. Hud'un halkı Ad yok olmuştur.
Bunun üzerine, hem dünya hayatında ve hem diriliş gününde bir lanete uğradılar. Kısacası, Ad halkı, Rab'lerine karşı çıktı. Hud'un halkı Ad yok olmuştur.
Hem bu dünyada hem de kıyamet gününde bir lanet cezasına çarptırıldılar. Bak işte, Ad topluluğu Rablerine küfrettiler ve bak işte, defoldu gitti Hud'un kavmi Ad!
Hem bu Dünyada bir la'netle ta'kıb edildiler hem Kıyamet gününde, bak Ad, rablarına hakıkaten küfrettiler, bak def'oldu gitti o Hud kavmi Ad
Bu dünyada da kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. İyi bilin ki gerçekten Ad halkı Rabb'lerine nankörlük ettiler. İşte böyle yok olup gitti Hud halkı Ad.
Bu dünyada da Kıyamet Günü'nde de lanete tabi tutuldular. İyi bilin ki gerçekten Âd halkı Rabb'lerine nankörlük ettiler. İşte böyle yok olup gitti Hud halkı Âd.
Bu dünyada da, Kıyamet Günü'nde de lanete tabi tutuldular. İyi bilin ki gerçekten Âd kavmi Rabb'lerine nankörlük ettiler. İşte böyle yok olup gitti Hud'un kavmi Âd.
Ve bu dünyada da kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. Haberiniz olsun; gerçekten Ad (halkı), rablerine küfrettiler. Haberiniz olsun; Hud kavmi Ad'a (Tanrı'nın rahmetinden) uzaklık (verildi).
Onlar bu dünyada da, kıyaamet gününde de la'net (cezasına) tabi' tutuldular. Haberiniz olsun ki Ad (kavmi) Rablerine küfretdiler. Gözünüzü açın ki Hud'ün kavmi olan Ad'e (rahmet-i ilahiyyeden ebedi) uzaklık (verildi).
Bu dünyada da, kıyamet gününde de la'nete uğradılar. Bilin ki: Ad, Rabblarını inkar ettiler. Ve yine bilin ki; Hud'un kavmi Ad, Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.
(50-60) Âd’a kardeşle ri Hud’u (gönderdik) Ey kavmim Allaha ibadet edin sizin için ondan başka ilah yoktur siz sadece uyduruyorsunuz / iftira ediyorsunuz dedi, Ey kavmim sizden bir ücret sormuyorum, benim ücretim beni yaratana aittir. Artık akletmeyecek misiniz? Ey kavmim, Rabbinize sığının sonra ona yönelin gökten size bol su indirene tövbe edin sizin kuvvetinize kuvvet eklesin, suçlular olarak yüzünüzü dönmeyin. Ey Hud bize apaçık bir şey getirmedin, senin sözünden ötürü ilahlarımızı terk edecek değiliz, sana iman etmiyoruz. Sana ancak bazı ilahlarımızın kötülükle dokunmuş / çarpmış olabileceğini diyebiliriz. Allah şahit olsun ki ve de sizler de şahit olun ki ben ortak koştuklarınızdan uzağım / beriyim dedi. Onun dışında hep birlikte bana tuzak kurun ardından hiç bekletmeyin. Ben benim de sizin de Rabbiniz Allaha tevekkül ettim / onu vekil tayin ettim , O’ndan başka her bir yaratığın perçeminden yakalanır, m uhakkak ki Rabbim doğru yol üzeredir. Eğer yüz çevirir iseniz kesin olan şu ki size ne gönderilmiş ise sizi onunla bilgilendirdim / tebliğ ettim, Rabbim ardınızdan sizden başka bir kavim getir ir, O’na hiçbir zarar veremezsiniz , Rabbim her şeyin koruyucusudur. Emrimiz geldiğinde Hud'u ve beraberinde ona iman edenleri bizden bir esirgeme olarak kurtardık. Onları çok ağır / galiz bir azaptan kurtardık. İşte bu Âd’dır Rablerinin ayetleriyle mücahede ettiler / çabaladılar , O'nun elçisine baş kaldırdılar , her inatçı zorbanın işine / emrine uydular , bu dünyada ve Ahiret gününde lanete uydular / tabi oldular. Dikkat edin! Âd Rablerini yok saydı , dikkat edin! Hud kavmi Âd’ da uzaklaştırıldı
Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde lânete tâbi tutuldular. Biliniz ki, Âd (kavmi) Rablerini inkâr ettiler. (Şunu da) bilin ki Hûd'un kavmi Âd, Allah'ın rahmetinden uzak kılındı.
Böylece hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde peşlerine la'net takıldı. İyi bilin, 'Ad (kavmi) Rablerini inkar ettiler; iyi bilin Hud'un kavmi 'Ad, (Allah'ın rahmetinden) uzak olsun (yok olup gitsin)!
Onlar bu dünyada dışlandılar; kıyamet /mezardan kalkış gününde de dışlanacaklar. Dikkat edin! Ad halkı Rablerini görmezlikten geldiler. Hud'un halkı Ad yok olsun dipnot 1 !
Onlar bu dünyada dışlandılar; (mezardan) kalkış gününde de dışlanacaklardır. Bilin ki Ad halkı Rablerini görmezlikten geldiler. Bilin ki Ad da, Hud halkı da yıkılıp gitti.
Bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete uğradılar. İyi bilin ki Âd, Rabbine kâfir oldu. Dikkat edin! Hûd’un toplumu Âd helak edildi.
Bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete uğradılar. İyi bilin ki Ad, Rabbini tanımadı. Dikkat edin, Hud'un toplumu Ad helak edildi.
Bu dünyada ve kıyamet gününde arkalarına lanet takıldı. Dikkat edin; Ad, Rablerine nankörlük etmişti. Dikkat edin, Hud'un kavmi olan Ad geri gelmez oldu.
By consequence, they were followed by a curse from Allah all their life, and it shall be worse Hereafter- Indeed, the 'Adites had disobeyed Allah, their Creator, and their hearts dared rise defiant against Him wherefore away from existence were put the 'Adites, the people of Hud.
They were rejected in this life and so they shall be on the Day of Judgement. Yes, the 'Ad denied their Lord- so away with the Ad, the people of Hud!
And they were pursued by a Curse in this life,- and on the Day of Judgment. Ah! Behold! for the 'Ad rejected their Lord and Cherisher! Ah! Behold! removed (from sight) were 'Ad the people of Hud!
They were pursued by a curse in this world, and so will they be on the Day of Judgement .Lo! 'Ad disbelieved in the Lord. Lo! ruined are 'Ad, the people of Hud.
They were pursued by a curse in this world and on the Day of Rising. Yes indeed! ‘Ad rejected their Lord, so away with ‘Ad, the people of Hud!
And they were pursued by a curse in this world and (so they will be) on the Day of Resurrection. No doubt! Verily, ‘Âd disbelieved in their Lord. So away with ‘Âd, the people of Hûd.
So they were pursued by a curse in this world and on the Day of Resurrection. Look! Indeed ‘Ād defied their Lord. Look! Away with ‘Ād, the people of Hud!
And there was sent following them a curse in this world and on the Day of Resurrection (they will meet the same fate). Behold! (the tribe of) 'Âd behaved ungratefully towards their Lord (by denying His favours). Look! destruction is decreed for 'Âd, the people of Hûd.
And there was sent following after them in this world a curse, and upon the Day of Resurrection: 'Surely Ad disbelieved in their Lord: so away with Ad, the people of Hood!'
They were doomed in this world (and in the Hereafter as well) because they disregarded their Lord. Thus was perished Ad, the people of Hood.
They were followed in this world by a curse, and on the resurrection day - 'Did not 'Ad disbelieve their Lord? Aye! away with 'Ad the people of Hud!'
They were followed by a curse in this world and on the day of judgment, for Aad rejected their Lord. There is no more Aad, the people of Hud.
Wherefore they were followed in this world by a curse, and they shall be followed by the same on the day of resurrection. Did not Ad disbelieve in their Lord? Was it not said, away with Ad, the people of Hud?
Such were (the tribe of) A'ad. They denied the signs of their Lord, and rebelled against His Messengers, and followed the bidding of every headstrong tyrant.
And a curse was made to follow them up in this present (life) (Abraham) and (upon) the Day of the Resurrection. Verily, Aad surely disbelieved their Lord; verily, away with c?d, the people of H?d.
And a curse was made to follow them in the world and on the Day of Resurrection. Lo! A'ad disbelieved in their Lord. A far removal for A'ad, the folk of Hud!
So they were accursed in the world, and they will be damned on the Day of Doom. Beware! The 'Ad turned away from their Lord.
And they were pursued in this world by [God's] rejection, and [shall finally be overtaken by it] on the Day of Resurrection. Oh, verily, [the tribe of] `Ad denied their Sustainer! Oh, away with the `Ad, the people of Hud!
They were followed by a curse in this world, as they will be on the Day of Judgment. Surely ’Âd denied their Lord. So away with ’Âd, the people of Hûd.
And they were followed by a curse in this world and on the Day of Judgment, for 'Aad rejected their Lord. There is no more 'Aad, the people of Hud.
Consequently, they incurred condemnation in this world, and on the Day of Resurrection. Indeed, 'Aad rejected their Lord. Indeed, 'Aad, the people of Hood, have perished.
And they were [therefore] followed in this world with a curse and [as well] on the Day of Resurrection. Unquestionably, 'Aad denied their Lord; then away with 'Aad, the people of Hud.
And they were followed by a curse in the World; and on the Day of Resurrection[...]. In truth, ʿĀd denied their Lord — so away with ʿĀd, the people of Hūd!
And they were pursued in this world by Divine rejection, and will be overtaken by it on the Resurrection Day. Oh, verily, Aad denied their Sustainer! Oh, away with the Aad, the people of Hud!
And they were followed by a curse in this world— (through and till) the Day of Judgment. Surely! Because the ‘Ad (people) rejected their Lord (and Cherisher)! So ‘Ad, the people of Hud were removed (and banished from sight)!
A curse was made to pursue them in this world and on the Day of Judgment. Lo! The people of ‘Ād disbelieved their Lord. Lo! Ruined were ‘Ād, the people of Hūd.
And they were followed by a curse in this world and on the Day of Resurrection, for 'Aad rejected their Lord. So away with 'Aad, the people of Hud.