Kasas suresi

Kasas suresi, 42. ayet

Kasas suresi, 42. ayet. وَأَتْبَعْنَٰهُمْ فِى هَٰذِهِ ٱلدُّنْيَا لَعْنَةً وَيَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ هُم مِّنَ ٱلْمَقْبُوحِينَ

veetba`nâhüm fî hâẕihi-ddünyâ la`neten. veyevme-lḳiyâmeti hüm mine-lmaḳbûḥîn.

Diyanet İşleri

Bu dünyada onları lanete uğrattık. Kıyamet gününde de onlar iğrenç kılınmış kimselerden olacaklardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 39–45 · surenin 42. ayeti / 88

Konu Tûr'daki çağrı ve Firavun'un helâki Kasas 29–42 3

  1. Kasas 39

    O ve askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.

  2. Kasas 40

    Biz de onu ve askerlerini yakaladık ve onları denize attık (Orada boğuldular). Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bak!

  3. Kasas 41

    Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.

  4. 42

    Bu dünyada onları lanete uğrattık. Kıyamet gününde de onlar iğrenç kılınmış kimselerden olacaklardır.

  5. Kasas 43

    Andolsun, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya -düşünüp ibret alsınlar diye- insanların kalp gözünü açan deliller ve bir hidayet rehberi, bir rahmet olarak Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.

  6. Kasas 44

    (Ey Muhammed!) Musa'ya o emri verdiğimiz zaman sen (vadinin) batı tarafında değildin. (O olayı) görenlerden de değildin.

  7. Kasas 45

    Fakat biz (Musa'dan sonra) birçok nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin, ayetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Fakat biz (bu haberi) göndereniz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

42. “Bu dünyada” dünyevi ceza ve rüsvaylıklarını daha da artırmak üzere “peşlerine bir lânet taktık.” Onlara lanet olunur. İnsanlar onlardan kötülükle söz ederler. Onları yererek ve nefretle onlardan söz ederler. Bu, görülen bir durumdur. Onlar, dünyada lanete uğramışların önderleri ve önde gelenleridirler.

“Kıyamet gününde de onlar iğrenilen kimselerden olacaklardır.” Rahmetten uzaklaştırılmış, fiilleri tiksinti veren, hem Allah’ın, hem de yaratılmışların gazabına hatta bizzat kendilerinin gazabına uğramış kimselerdirler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlara, bu dünyadaki cezalarına ek olarak bir utanç ve sürgün ekledik. Onlar, kıyamet günü de ayıplanmış ve Allah Teâlâ’nın rahmetinden uzak kılınmış kimseler arasında olacaklardır.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَتْبَعْنَـٰهُمْ ve etbea'nahum ve onların ardına taktık kök: تبع
  2. فِى fi
  3. هَـٰذِهِ hazihi bu
  4. ٱلدُّنْيَا d-dunya dünyada kök: دنو
  5. لَعْنَةًۭ ۖ lea'neten bir la'net kök: لعن
  6. وَيَوْمَ ve yevme ve günü ise kök: يوم
  7. ٱلْقِيَـٰمَةِ l-kiyameti kıyamet kök: قوم
  8. هُم hum onlar
  9. مِّنَ mine -dendir
  10. ٱلْمَقْبُوحِينَ l-mekbuhine çirkinleştirilenler- kök: قبح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لعن (41 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lanete uğratıldılar. Biliniz ki Ad kavmi, Rablerini inkar etti. (Yine) biliniz ki Hud'un kavmi Ad,…

  • Aynı kıssa: Firavun · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak…

  • Aynı kök: لعن (41 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    (23-24) İffetli ve (haklarında uydurulan kötülüklerden) habersiz mü'min kadınlara zina isnat edenler, gerçekten dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir.…

  • Aynı kök: لعن (41 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    İbrahim, onlara dedi ki: "Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah'ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet…

  • Aynı kıssa: Firavun

    Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.

  • Aynı kıssa: Firavun

    Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olman için, kurtaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu ayetlerimizden gerçekten habersizdir.

  • Kehf 28 olası

    Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini…

  • Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    "Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bu dünyada arkalarına lanet takmıştık (lanetle anılmalarını sağlamıştık). dipnot 1 Kıyamet gününde de kötülenmişler dipnot 2 arasında olacaklardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Hûd 11:99.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kur'an'da sadece bu ayette geçen [el-makbûhîne] kelimesi "kötülenmişler", "kabahatli olanlar" demektir. Bu kelime kendileri için kullanılanlar insanlık tarihinin eşi benzeri görülmemiş azgınlığını, sapkınlığını ve zulmünü ortaya koyan Firavun ve onu destekleyenlerdir. İşte bu adamlar başka hiç kimse için kullanılmayan bir kelime ile tanıtılmışlardır.

Mustafa İslamoğlu

Zira Biz, lanet (halkasını) daha bu dünyada onların (yüreklerine) geçirmişizdir; Kıyamet Günü'nde ise aşağılık ve iğrenç olan yine onlar olacaktır.

Muhammed Esed

çünkü Biz bu dünyada bir horlanma, aşağılanma taktık onların peşine; Kıyamet Günü'nde ise onlar iyice küçük düşmüş, bayağılaşmış kişiler arasında yer alacaklardır.

Ahmed Hulusi

Şu dünyada bir lanet taktık peşlerine. . . Kıyamet gününde ise onlar nefretle bakılanlardan olurlar.

Ali Bulaç

Bu dünya hayatında onların arkasına lanet düşürdük; kıyamet gününde ise, onlar çirkinleştirilmiş olanlardır.

Ali Özek ve heyeti

Bu dünyada arkalarına lânet taktık. Onlar, kıyamet gününde de kötülenmişler arasındadır.

Ali Rıza Safa

Dünyada peşlerine lanet taktık. Yeniden Yaratılış Günü'nde de aşağılanmış kişiler arasında olacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

Bu dünyada arkalarına lanet taktık. Onlar kıyamet gününde kötülenmişler arasında olacaklardır.

Edip Yüksel

Bu dünyada onları lanetle etiketledik, diriliş gününde de aşağılanacaklardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bu dünyada onları lanetle yaftaladık, diriliş gününde de aşağılanacaklardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem bu dünyada onlara arkalarından bir lanet yağdırmaktayız, hem de Kıyamet gününde pek nefret edilenlerden olacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem kendilerine bu Dünyada arkalarından bir la'net yağdırmaktayız hem de Kıyamet günü bunlar pek menfurlardandırlar

Erhan Aktaş

Bu dünyada arkalarına bir lanet taktık. dipnot 1 Kıyamet günü ise onlar çirkinleştirilmiş olanlardandır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Lanetle yaftaladık. Dünyada yaşadıkları sürece hep peşlerinde olacak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu dünyada arkalarına bir lanet taktık. dipnot 1 Kıyamet Günü ise onlar çirkinleştirilmiş olanlardandır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Lanetle yaftaladık. Dünyada yaşadıkları sürece hep peşlerinde olacak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu dünyada arkalarına bir lanet taktık. dipnot 1 Kıyamet Günü ise onlar çirkinleştirilmiş olanlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Lanetle yaftaladık. Dünyada yaşadıkları sürece hep peşlerinde olacak.

Gültekin Onan

Bu dünya hayatında, onların arkasına lanet düşürdük; kıyamet gününde ise, onlar çirkinleştirilmiş olanlardır.

Hasan Basri Çantay

Bununla beraber bu dünyada biz onların arkalarına la'net de takdık. (Hele) kıyamet gününde onlar (suratları çirkinleşdirilen) çok menfur (adam) lordandır.

İbni Kesir

Bu dünyada arkalarına la'neti taktık. Kıyamet günü de onlar çirkinleştirilmiş olanlardır.

Mehmet Alagaş

(22-43) Medyen tarafına doğru yüzünü çevirince / teveccüh edince dedi ki umarım Rabbim, yolun düzgününe beni yönlendirir. Medyen suyuna varınca / ulaşınca orada insanlardan hayvan sulayan bir topluluk buldu, Onların ötesinde / dışında da hayvanlarını suyun uzağında tutan iki kadın buldu , sizin sıkıntınız / sorununuz nedir? Diyerek sordu, ikisi de çobanlar çekilip gidinceye kadar sulayamayız , Babamızda epeyce yaşlıdır dediler, O / Musa ikisinin hayvanlarını suladı, sonra gölgeye geri çekilerek dedi ki, Rabbim muhakkak ki ben hayırdan bana indireceğine karşı fakirim, derken utana sıkıla / hayalı bir vaziyette o iki kardeşten biri geldi , dedi ki babam bizim için hayvanları sulamandan ötürü karşılığını vermek amacıyla seni çağırıyor . Bunun üzerine , babalarına geldiğinde Ona kıssasını / başından geçenleri anlattı, O da korkma! zalim bir kavimden kurtuldun dedi. O iki kardeşten biri dedi ki ey babacığım ücretle tut / icarla onu, ücretli tuttuklarının en hayırlısıdır, sağlam ve güvenilirdir, Babaları Musa’ya dedi ki, dileğim / muradım, işte şu iki kızımdan biriyle sekiz yıl ücretli bana çalışman şartıyla seni nikahlamandır, eğer on seneye tamamlarsan o da sendendir / senin ikramındır, sana meşakkatte bulunmak gibi bir muradım yok , İnşallah / eğer Allah ta isterse beni ıslah edicilerden bulacaksın. Musa dedi ki , bu seninle benim aramdadır , iki süreden hangi birini gerçekleştirirsem de asla aramızda düşmanlık yoktur, Allah söylediklerimize vekildir. Musa süreyi gerçekleştirdiğinde ailesini harekete geçirdi / yola çıkardı, Tûrun kenarında bir ateş hissetti , ailesine dedi ki bekleyin, ben kesinlikle bir ateş hissettim belki oradan size bir haber veya bir cezve kor ateş getirebilirim böylelikle sizler ısınırsınız. Nihayet oraya vardığında ona, ağaçlarıyla mübarek yerdeki vadinin sağ kıyısından seslenildi / nida edildi. Ey Musa kesinlikle ben alemlerin Rabbi Allah'ım, sopanı / asanı sal / bırak , onun bir yılan gibi kıvrıldığını gördüğünde , sırtını döndü ve kaçtı, Ey Musa geri dön ve korkma , muhakkak ki sen güvendesin , elini koynuna sok, kusursuz bembeyaz çıkacaktır , korkmuş ellerini yanlarına sok , işte bunlar Rabbinden firavuna ve ileri gelenlerine karşı iki delildir. Muhakkak ki onlar yoldan çıkmış / fasık bir kavimdirler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bu dünyada da peşlerine lanet taktık. Kıyamet günü de onlar, kötülenmiş/uzaklaştırılmış kimselerden olacaklardır.

Süleyman Ateş

Bu dünya hayatında biz onların ardına bir la'net taktık (daima la'netle anılacaklardır). Kıyamet günü ise onlar çirkinleştirilenlerdendir.

Süleymaniye Vakfı

Bu dünyada onları sürekli dışlanır hale getirmiştik. Kıyamet /mezardan kalkış günü de yüzlerine bakılmayacak kimselerden olacaklardır dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu dünyada dışlanmışlık peşlerini bırakmadı. Kıyamet günü de onlar çirkinleştirilmiş kimseler olacaklardır.

Şaban Britch

Bu dünyada da peşlerine lanet taktık. Kıyamet günü de onlar, kötülenmiş/uzaklaştırılmış kimselerden olacaklardır.

Şaban Piriş

Bu dünyada da peşlerine lanet taktık. Kıyamet günü de onlar, iğrenç kimselerden olacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Bu dünya hayatında da arkalarına bir lanet taktık. Kıyamet günü onlar, çirkinleştirilenler arasında olacaklar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We glued them a curse here and with disgrace Hereafter when they shall be viewed with contempt.

Abdul Haleem

We made Our rejection pursue them in this world, and on the Day of Resurrection they will be among the despised.

Abdullah Yusuf Ali

in this world We made a curse to follow them and on the Day of Judgment they will be among the loathed (and despised).

Abul A'la Maududi

We have made a curse to pursue them in this world, and on the Day of Judgement they shall be among the despised. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The words in the text mean: "On the Day of Resurrection they will be among the maqbuhin", which has several meanings: (l) They will stand rejected and repulsed; (2) they will be wholly deprived of Allah’s mercy; and (3) they will be severely beaten up and their faces will become distorted.

Aisha Bewley

We pursued them with a curse in this world and on the Day of Rising they will be hideous and spurned.

Al-Hilali & Khan

And We made a curse to follow them in this world, and on the Day of Resurrection, they will be among Al-Maqbuhûn (those who are prevented from receiving Allâh’s Mercy or any good; despised or destroyed).

Ali Quli Qarai

We made a curse pursue them in this world, and on the Day of Resurrection they will be among the disfigured.

Amatul Rahman Omar

And We have made them to be followed by a curse in this world and on the Day of Resurrection they will be among those deprived of all good.

Arthur John Arberry

and We pursued them in this world with a curse, and on the Day of Resurrection they shall be among the spurned.

Bijan Moeinian

They tasted a part of their punishment in this world and will be the most miserable in the Day of Resurrection.

E. Henry Palmer

and we followed them up in this world with a curse; and on the resurrection day they shall be abhorred!

Edip-Layth

We made them followed by a curse in this world, and on the day of Resurrection they will be despised.

George Sale

We pursued them with a curse in this life; and on the day of resurrection they shall be shamefully rejected.

Hamid S. Aziz

But We made them models (examples or leaders) calling (or leading) to the fire; and on the Day of Resurrection they shall not be helped.

Mahmoud Ghali

And We made a curse to follow them in this present (life) (Literally: this lowly "life", i. e., the life of this world) and on the Day of the Resurrection they will be among the spurned.

Marmaduke Pickthall

And We made a curse to follow them in this world, and on the Day of Resurrection they will be among the hateful.

Mohamed Ahmed - Samira

A curse lies upon them in this world, and on the Day of Resurrection they will be despised.

Muhammad Asad

We have caused a curse to follow them in this world as well; and on Resurrection Day they will find themselves among those who are bereft of all good.

Mustafa Khattab

We caused a curse to follow them in this world. And on the Day of Judgment they will be among the outcasts.

Progressive Muslims

And We made them followed by a curse in this world, and on the Day of Resurrection they will be despised.

Rashad Khalifa

They incurred in this life condemnation, and on the Day of Resurrection they will be despised.

Sahih International

And We caused to overtake them in this world a curse, and on the Day of Resurrection they will be of the despised.

Sam Gerrans

And We caused a curse to follow them in the World; and on the Day of Resurrection will they be among those spurned.

Shabbir Ahmed

In this world We did cause a rejection to follow them, and they shall be among the despised ones on the Day of Resurrection.

Syed Vickar Ahamed

And We made a curse to follow them in this world: And on the Day of Judgment they will be from the hated (and damned).

Taqi Usmani

And We made a curse to pursue them in this world; and on the Day of Judgment they will be among those dejected.

The Monotheist Group

And We made them followed by a curse in this world, and on the Day of Resurrection they will be despised.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 42. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 42. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 42. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩