Nisâ suresi

Nisâ suresi, 46. ayet

Nisâ suresi, 46. ayet. مِّنَ ٱلَّذِينَ هَادُوا۟ يُحَرِّفُونَ ٱلْكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَيَقُولُونَ سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَٱسْمَعْ غَيْرَ مُسْمَعٍ وَرَٰعِنَا لَيًّۢا بِأَلْسِنَتِهِمْ وَطَعْنًا فِى ٱلدِّينِ وَلَوْ أَنَّهُمْ قَالُوا۟ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَٱسْمَعْ وَٱنظُرْنَا لَكَانَ خَيْرًا لَّهُمْ وَأَقْوَمَ وَلَٰكِن لَّعَنَهُمُ ٱللَّهُ بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ إِلَّا قَلِيلًا

mine-lleẕîne hâdû yüḥarrifûne-lkelime `am mevâḍi`ihî veyeḳûlûne semi`nâ ve`aṣaynâ vesma` gayra müsme`iv verâ`inâ leyyem bielsinetihim veṭa`nen fi-ddîn. velev ennehüm ḳâlû semi`nâ veeṭa`nâ vesma` venżurnâ lekâne ḫayral lehüm veaḳveme velâkil le`anehümü-llâhü biküfrihim felâ yü'minûne illâ ḳalîlâ.

Diyanet İşleri

Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak "İşittik, karşı geldik", "İşit, işitmez olası!" "Ra'ina" derler. Halbuki onlar, "İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize bak" deselerdi, bu kendileri için daha hayırlı olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lanetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 43–49 · surenin 46. ayeti / 176

Konu Namaz ve temizlik; kelimeleri yerinden oynatanlar Nisâ 43–46 3

  1. Nisâ 43

    Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız, veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince ya da eşlerinizle cinsel ilişkide bulunup, su da bulamazsanız o zaman temiz bir toprağa yönelip, (niyet ederek onunla) yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Şüphesiz Allah, çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

  2. Nisâ 44

    Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.

  3. Nisâ 45

    Allah, sizin düşmanlarınızı çok daha iyi bilir. Allah, dost olarak yeter. Allah, yardımcı olarak da yeter.

  4. 46

    Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak "İşittik, karşı geldik", "İşit, işitmez olası!" "Ra'ina" derler. Halbuki onlar, "İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize bak" deselerdi, bu kendileri için daha hayırlı olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lanetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.

  5. Nisâ 47

    Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat'ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur'an'a) iman edin. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.

  6. Nisâ 48

    Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.

  7. Nisâ 49

    Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi? Hayır! Allah, dilediğini temize çıkarır ve kendilerine kıl kadar zulmedilmez.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

46. Daha sonra Yüce Allah bunların sapıklık ve inatlarının keyfiyetini, batılı hakka tercih edişlerini açıklayarak şöyle buyurmaktadır:

“Yahudi olanlardan” aralarından sapmış olan bilginler “kelimeleri yerlerinden oynatıp tahrif edenler vardır” ya lafzı ya manayı yahut da her ikisini birlikte değiştirmek sureti ile bu işi yapanlar vardır. Kitaplarında söz konusu edilip de ancak Muhammad sallallahu aleyhi ve sellem’e uyan ve onun hakkında söz konusu olabilen sıfatlar hakkında, bunlarla onun kast edilmediğini, onun söz konusu edilmediğini aksine bunlarla başkasının kastedildiğini ifade etmeleri ve bu hususta gerçeği gizlemeleri onların bu tahrifleri arasında yer alır. İlmî bakımdan onların bu durumu çok kötü bir durumdur. Onlar hakikatlari tersyüz ettiler ve hakkı batıla dönüştürdüler. Böylece hakkı da inkâr ettiler.

Amel ve emirlere itaat açısından durumlarına gelince onlar: “İşittik, isyan ettik...” derler. Yani biz senin sözünü işitmekle birlikte emrine isyân ettik. Bu ise küfrün, inadın, itaatten çıkmanın en ileri noktasıdır. Aynı şekilde onlar Allah Rasûlüne de en çirkin ve edebe en aykırı şekilde hitap ediyorlar ve: “Dinle, dinlemez olası!” diyorlardı. Bundan maksatları ise sevdiğin bir şeyi işitmeyesin, aksine hep hoşlanmayacağın şeyleri işitesin, demektir.

“ve “Râinâ!” derler.” Bundan kasıtları ise oldukça çirkin bir hakaret olan “ahmak”tır. Onlar -maksatlarından başka anlamlara gelme ihtimali de bulunduğundan dolayı- bu lafzın Allah nezdinde de Peygamberi nezdinde de kabul göreceğini zannediyorlardı. Böylece dillerini eğip bükerek söyledikleri bu söz ile dine dil uzatmaya ve Rasûle hakarete kalkıştılar. Nitekim bu niyetlerini kendi aralarında açık açık ifade ediyorlardı. İşte bu bakımdan Yüce Allah: “dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak” diye buyurmaktadır

Daha sonra Yüce Allah onlara kendileri için bundan daha hayırlı olan bir yol göstererek şöyle buyurmaktadır: “Eğer onlar: “İşittik ve itaat ettik, dinle ve bizi gözet!” deselerdi elbette kendileri için daha iyi ve daha doğru olurdu.” Çünkü böyle bir ifadede hem güzel bir hitap, hem Allah Rasûlüne hitap esnasında uygun olan edeb söz konusudur. Hem de Allah’a itaat emrine bağlılık çerçevesine girmek söz konusudur. Ayrıca sorularının dinlenilmesi, işlerine itina gösterilmesini sağlamak sureti ile de ilim öğrenme hususunda güzel bir yol izleme de söz konusudur. İşte onların izlemeleri gereken yol bu idi. Ancak tabiat itibari ile temiz olmadıklarından, bunlardan yüz çevirdiler. Küfür ve inatları sebebi ile de Allah onları rahmetinden kovmuştur. Bu nedenle O: “Fakat Allah küfürleri yüzünden onları lanetlemiştir. Onların ancak pek azı iman eder” buyurmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yahudilerden kötü bir topluluk Allah’ın indirdiği sözleri değiştirerek, onu Allah’ın indirdiğinin dışında farklı yorumlarlar. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara bir emir verdiği zaman şöyle derler: "Sözünü işittik ve emrine karşı geliyoruz" ve alay ederek şöyle derler: "Duymayasıca bizim söylediğimizi dinle" ve "Bizi gözet" sözüyle de "Kulağın bizde olsun" sözünü söylermiş zannettiriyorlar. Ama o sözü değil de "ahmaklık" sözünü kast ediyorlar. Bu kelimeyi söylerken dillerini büküyorlar ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e beddua etmeyi ve dini kınamayı kastediyorlar. Onlar "Sözünü işittik ve emrine karşı geldik" sözlerinin yerine "Sözünü işittik ve emrine itaat ettik" demiş olsalardı, "Duymayasıca" sözünün yerine "dinle" deselerdi ve "bize çobanlık et" sözünün yerine de "Bizi bekle ki söylediğin sözleri anlayalım" deselerdi, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı güzel bir edep olduğu için, daha önce söylediklerinden daha hayırlı ve adaletli olurdu. Fakat küfürleri sebebiyle Allah, onlara lanet etti ve rahmetinden uzaklaştırdı. Onlar kendilerine faydası dokunacak şekilde iman etmezler.

Kelimeler

38 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مِّنَ mine
  2. ٱلَّذِينَ ellezine öyleleri var ki
  3. هَادُوا۟ hadu Yahudilerden kök: هود
  4. يُحَرِّفُونَ yuharrifune kaydırıyorlar kök: حرف
  5. ٱلْكَلِمَ l-kelime kelimeleri kök: كلم
  6. عَن an -nden
  7. مَّوَاضِعِهِۦ mevadiihi yerleri- kök: وضع
  8. وَيَقُولُونَ ve yekulune ve diyorlar kök: قول
  9. سَمِعْنَا semia'na işittik kök: سمع
  10. وَعَصَيْنَا ve asayna ve isyan ettik kök: عصي
  11. وَٱسْمَعْ vesmea' ve dinle kök: سمع
  12. غَيْرَ gayra kök: غير
  13. مُسْمَعٍۢ musmein dinlemez olası kök: سمع
  14. وَرَٰعِنَا ve raina ve "ra'ina" kök: رعي
  15. لَيًّۢا leyyen eğip bükerek kök: لوي
  16. بِأَلْسِنَتِهِمْ bielsinetihim dillerini kök: لسن
  17. وَطَعْنًۭا ve taa'nen ve taşlayarak kök: طعن
  18. فِى fi
  19. ٱلدِّينِ ۚ d-dini dini kök: دين
  20. وَلَوْ velev keşke (eğer)
  21. أَنَّهُمْ ennehum onlar
  22. قَالُوا۟ kalu deselerdi kök: قول
  23. سَمِعْنَا semia'na işittik kök: سمع
  24. وَأَطَعْنَا ve etaa'na ve ita'at ettik kök: طوع
  25. وَٱسْمَعْ vesmea' ve dinle kök: سمع
  26. وَٱنظُرْنَا venzurna ve bize bak kök: نظر
  27. لَكَانَ lekane elbette olurdu kök: كون
  28. خَيْرًۭا hayran daha iyi kök: خير
  29. لَّهُمْ lehum kendileri için
  30. وَأَقْوَمَ ve ekve me ve daha sağlam kök: قوم
  31. وَلَـٰكِن velakin fakat
  32. لَّعَنَهُمُ leanehumu onları la'netlemiştir kök: لعن
  33. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  34. بِكُفْرِهِمْ bikufrihim inkarlarından dolayı kök: كفر
  35. فَلَا fela
  36. يُؤْمِنُونَ yu'minune inanmazlar kök: امن
  37. إِلَّا illa hariç
  38. قَلِيلًۭا kalilen pek azı kök: قلل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حرف (6 geçiş) · Aynı kök: وضع (26 geçiş) · Aynı kök: لعن (41 geçiş)

    İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip)…

  • Aynı kök: حرف (6 geçiş) · Aynı kök: وضع (26 geçiş) · Aynı kök: هود (30 geçiş)

    Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde, ağızlarıyla "İnandık" diyenler (münafıklar) ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar…

  • Aynı kök: طعن (2 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa, küfrün elebaşlarıyla savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen…

  • Aynı kök: لسن (25 geçiş) · Aynı kök: عصي (32 geçiş) · Aynı kök: لعن (41 geçiş)

    İsrailoğullarından inkar edenler, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanetlendi. Bu, onların isyan etmeleri ve hadlerini aşıyor olmalarından ötürüydü.

  • Aynı kök: لوي (5 geçiş) · Aynı kök: لسن (25 geçiş)

    Onlardan (Kitap ehlinden) bir grup var ki, Kitab'dan olmadığı halde Kitab'dan sanasınız diye (okudukları) Kitap'tanmış gibi dillerini eğip bükerler…

  • Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e…

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yahudilerden bir kısmı dipnot 1 kelimelerin yerlerini değiştirir; dipnot 2 (Peygambere karşı) dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak "İşittik ve karşı geldik", "Dinle, dinlemez olası!" ve (bir de) ‘Râ‘ınâ' dipnot 3 (bize çobanlık et) derler. Onlar "İşittik, itaat ettik", "(Bizi) dinle." ve "Bizi gözet." deselerdi, (bu ifadeler) kendileri için hayırlı ve çok doğru olurdu. Fakat inkârları sebebiyle Allah onları lanetlemiştir; dipnot 4 artık azı inanır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir toplulukla ilgili bütüncül bir değerlendirme yapmamak gerektiği, kötüleri olduğu gibi iyilerinin de bulunabileceği bilinmelidir. Al-i İmrân 3:69, 72, 75, 78, 113; Mâide 5:66; A‘râf 7:168.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Bakara 2:75; Mâide 5:13, 41.
  3. metne dön, dipnot 3
    Burada geçen [râ‘ınâ] kelimesi, "bizim çobanımız" gibi olumsuz anlamdaki bir kullanımdır ve bazı yahudilerin müslümanlara yönelik olumsuz ve hakaret içerikli ifadelerini içermektedir. Bu yüzden Yüce Allah bunu söylemeyi yasaklamaktadır. Bu mesaj, Bakara 2:104. ayetle birlikte okunmalıdır.
  4. metne dön, dipnot 4
    Lanet "sonuç"; inkâr ise "sebep"tir.

Mustafa İslamoğlu

Yahudileşenlerden kimileri sözleri bağlamlarından kopararak çırpıtırlar; "İşittik ve sarıldık/reddettik", "dinle dinlenilmeyesi" ve "ra'ina" derler, dillerini eğip bükerek ve dine hakaret kastıyla. Eğer onlar "işittik ve itaat ettik", "dinle" ve "unzurna" deselerdi, bu kendileri için daha yararlı ve daha dürüstçe bir davranış olurdu. Ne ki, hakikati inkar ettikleri için Allah onları rahmetinden dışladı; gerçekten de onlar, çok azı müstesna, inanmıyorlar.

Muhammed Esed

Yahudi itikadına mensup olanların bir kısmı, (vahyedilmiş) sözlerin anlamını çarpıtırlar; sözleri asıl bağlamından kopararak, (şimdi yaptıkları gibi) "İşittik ama karşı çıkıyoruz!" ve "Dinleyin ama kulak asmayın!" ve "Asıl sen biz(im sözümüz)e kulak ver (ey Muhammed)!" derler; böylece dilleriyle oyun oynarlar ve (sahih) itikadın yanlış olduğunu ima etmeye çalışırlar. (Halbuki) onlar, sadece "İşittik ve itaat ediyoruz!" ve "(Bizi) dinle, bize katlan!" deselerdi, bu onların gerçekten yararına ve daha dürüstçe bir davranış olurdu: ama hakikati reddettikleri için Allah onları lanetledi; zira onların inandıkları, basit birkaç şeyden ibarettir.

Ahmed Hulusi

Yahudi olanlardan öyleleri vardır ki, KELİMELERİ esas anlamlarından kaydırırlar (vahyin orijinalliğini korumazlar). . . Telaffuzlarını eğip bükerler ve Din'de kötü kavramlar oluştururlar: "İşittik ve isyan ettik", "Dinle, dinlemez olası" ve "Raina - anlayışı sınırlı" manasına gelecek şekilde vurgulama yaparlar. Eğer onlar, "İşittik ve itaat ettik", "Dinle" ve "Unzurna - gözet bizi" deselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. . . Fakat Allah, içlerindeki hakikati inkar yüzünden onları lanetlemiştir. . . Pek azı müstesna, iman etmezler.

Ali Bulaç

Kimi yahudiler, kelimeleri 'konuldukları yerlerden' saptırırlar ve dillerini eğip bükerek ve dine bir kin ve hınç besleyerek: "Dinledik ve karşı geldik. İşit, -işitmez olası- ve 'Raina' bizi güt, bize bak" derler. Eğer onlar: "İşittik ve itaat ettik, sen de işit ve 'bizi gözet' deselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Böylece onlar, az bir bölümü dışında, inanmazlar.

Ali Özek ve heyeti

Yahudilerden bir kısmı kelimeleri yerlerinden değiştirirler, dillerini eğerek, bükerek ve dine saldırarak (Peygambere karşı) «İşittik ve karşı geldik», «dinle, dinlemez olası», «râinâ» derler. Eğer onlar «İşittik, itaat ettik, dinle ve bizi gözet» deselerdi şüphesiz kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olacaktı; fakat küfürleri (gerçeği kabul etmemeleri) sebebiyle Allah onları lânetlemiştir. Artık pek az inanırlar (fayda verecek bir imanla iman etmezler).

Ali Rıza Safa

Yahudilerden öyleleri vardır ki, sözlerin anlamlarını saptırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak, "Duyduk ve karşı çıktık!" ve "Dinleyin, ama kulak asmayın!" ve "Bizi davar gibi güt!" derler. Onlar, "Duyduk ve boyun eğdik!" ve "Bizimle ilgilen!" deselerdi, kendileri için kesinlikle daha iyi ve doğru olurdu. Fakat Allah, nankörlük ettikleri için onları lanetlemiştir. Artık, çok azı dışında inanmazlar.

Bayraktar Bayraklı

Yahudi itikadına mensup olanların bir kısmı, bazı kelimelerin yerlerini değiştirirler; dillerini eğerek, bükerek ve dine saldırarak peygambere karşı "işittik ve karşı geldik, dinle, dinlemez olası, bizi güt" derler. Eğer onlar "işittik, itaat ettik, dinle ve bizi gözet" deselerdi şüphesiz kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olacaktı; fakat inkarları sebebiyle Allah onları lanetlemiştir. Artık pek azı inanır.

Edip Yüksel

Yahudilerin bir kısmı kelimeleri bağlamından kaydırırlar ve "İşittik ancak kabul etmiyoruz" veya "Sözünüz sağır kulağa giriyor" veya din ile alay etmek için dillerini eğip bükerek, "Çobanımız ol (raina)" derler. Onlar, "İşittik ve itaat ettik" "Dinliyoruz" ve "Bizi gözet" deselerdi kendileri için daha iyi ve daha doğru olurdu. Ne var ki ALLAH inkarlarından ötürü onları lanetlemiştir. Çokları onaylamaz. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bak 2:104.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yahudilerin bir kısmı kelimelerin anlamını değiştirir ve 'İşittik ancak kabul etmiyoruz,' veya 'Sözünüz sağır kulağa giriyor' veya dinle alay etmek için dillerini eğip bükerek, 'Raina (çobanımız ol),' derler. Onlar, 'İşittik ve itaat ettik,' 'Dinliyoruz' ve 'Bizi gözet,' deselerdi kendileri için daha iyi ve daha doğru olurdu. Ne var ki ALLAH inkarlarından ötürü onları lanetlemiştir. Çokları inanmaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O yahudi olanlardan kimileri kelimelerin yerlerini değiştirip, dillerini eğip bükerek, dine dokunarak "Dinledik, isyan ettik.", "Dinle dinlenilmez olsaydın." ve "Bizi güt." diyorlar. Böyle diyeceklerine "Dinledik, itaat ettik.", "Dinle ve bizi gözet." deselerdi elbette haklarında daha hayırlı ve daha dürüst olurdu. Fakat inkarları yüzünden Allah kendilerini lanetlemiştir. Onun için pek azı dışında imana gelmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

O Yehudi olanlardan ki kelimeleri mevzı'larından tahrif ediyorlar, ve dillerini eğerek, dine dokunarak "dinledik ısyan ettik", "dinle dinlenilmeyesi", "raina" diyorlar; böyle diyeceklerine "işittik itaat ettik" "dinle ve bizi gözet" deselerdi elbette haklarında daha hayırlı ve daha dürüst olurdu. Ve lakin küfürleri yüzünden Allah kendilerini la'netlemiştir. Onun için iymana gelmezler meğer ki pek az.

Erhan Aktaş

Yahudilerin bir kısmı, kelimelerin aslını değiştirerek: "İşittik ve reddettik.", "Kulak vermeden dinleyin.", "Bizi güt." derler; dillerini eğip bükerek dinle alay ederler. Eğer onlar: "İşittik, itaat ettik.", "Bizi gözet." deselerdi bu onlar için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Ancak Allah, Kafir oldukları için onları lanetlemiştir. Artık pek azı hariç iman etmezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yahudilerin bir kısmı, kelimelerin aslını değiştirerek: "İşittik ve reddettik.", "Kulak vermeden dinleyin.", "Bizi güt." derler; dillerini eğip bükerek dinle alay ederler. Eğer onlar: "İşittik, itaat ettik.", "Bizi gözet." deselerdi bu onlar için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Ancak Allah, Kafir oldukları için onları lanetlemiştir. Artık pek azı hariç iman etmezler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yahudilerin bir kısmı, kelimelerin aslını değiştirerek: "İşittik ve reddettik.", "Kulak vermeden dinleyin.", "Bizi güt." dipnot 1 derler; dillerini eğip bükerek dinle alay ederler. Eğer onlar: "İşittik, itaat ettik.", "Bizi gözet." dipnot 2 deselerdi bu onlar için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Ancak Allah, gerçeği yalanlayan nankörler olmaları yüzünden onları lanetlemiştir. Artık pek azı hariç iman etmezler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Raina.
  2. metne dön, dipnot 2
    Unzurna.

Gültekin Onan

Kimi yahudiler kelimeleri 'konuldukları yerlerden' saptırırlar ve dillerini eğip bükerek ve dine bir kin ve hınç besleyerek: "Dinledik ve karşı geldik. İşit, -işitmez olası- ve 'Raina' (bizi güt, bize bak) derler. Eğer onlar: "İşittik ve itaat ettik, sen de işit ve bizi gözet" deselerdi elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Tanrı onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Böylece onlar, az bir bölümü dışında inanmazlar.

Hasan Basri Çantay

Yahudi olanlardan kimi kelimeleri (Allah tarafından) konuldukları yerlerinden (kaldırıb) değiştirirler, dillerini eğerek, bükerek, dine de saldırarak (sana) derler ki: "(Sözünü zaahiren) dinledik, (fakat kalbimizle) isyan etdik. İşit, işitmez olası. Raina". Eğer onlar: "Dinledik, itaat etdik. İşit, bize bak" deselerdi kendileri için elbet daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, kendi küfürleri yüzünden onları rahmetinden koğmuşdur. Artık onlar, birazı müstesna olmak üzere, iman etmezler.

İbni Kesir

Yahudilerden öyleleri var ki; kelimeleri yerlerinden değiştirir ve dillerini eğip bükerek ve dine tan ederek; işittik ve karşı geldik, duy, duymaz olası ve bizi güt (raina) derler. Eğer işittik ve itaat ettik, dinle ve bizi gözet demiş olsalardı, onlar için daha iyi olurdu. İşte Allah, inkarları yüzünden onlara la'net etmiştir. Onların ancak pek azı iman eder.

Mehmet Alagaş

(44-46) Kendilerine kitaptan nasip verilenleri görmedin mi? Sapıklığın müşterisi oluyorlar ve yoldan sapmayı istiyorlar. Allah sizin düşmanlarınızı en iyi bilendir , dost olarak Allah yeterlidir , yardım eden olarak ta Allah yeterlidir. Yahudilerden birileri kelimelerin konu ldukları yerleri / mevzularını harf değiştirerek bozuyorlar , dillerini eğip bükerek ve dinde saldırganlaşarak diyorlar ki, “işittik ve isyan ettik, işit ey işitilemeyen, biz gözet” diyorlar. (Biz seni işitmesek te daha sesini bile işitmemiş olsak ta sen bizi işit ve bizi gözet rae / görmek kelimesinde tahrifat yapıyorlar, hıtta kelimesinde de yapmışlardı) Keşke “işittik ve itaat ettik işit ve bize bak / bizi gör” deselerdi elbette onlar için daha iyi olurdu, lakin Allah onları, küfürleri nedeniyle lanetlemiştir, Azı hariç iman etmezler. 47,48,49,50,51,52, EY KİTAP EHLİ ELİNİZDEKİNİ DOĞRULAYAN BU İNDİRİLENE İMAN EDİN) Ey Kendilerine kitap verilenler, yüzleriniz silinmeden, arkalarınız üzere çevrilmeden durgunluk günü / cumartesi günü halkını lanetlediğimiz gibi sizi de lanetlemeden önce, yanınızdakini de doğrulayıcı / tastik edici bizden indirilene iman ediniz, Allah’ın emri yapılır. Muhakkak ki Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz, bunun dışındaki dilediği kişileri bağışlar, her kim Allah’a ortak koşarsa kesinlikle büyük bir suç iftirasında bulunmuştur. Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi? (Kendilerini Allah’ın gözdeleri ilan eden İsrail oğulları) Oysaki Allah istediğini temize çıkarır, kıl kadar da zulmedilmezler. Bak! yalanı nasıl da Allah’a iftira ediyorlar, bu, O’na karşı apaçık bir suç olarak yeterlidir. Kitaptan nasibi olanları görmedin mi? Cibt ilmine /büyü ve fal ilmine ve bu ilmi kullanan Tağuta iman ediyorlar ve de kafirler için, işte bunlar yol olarak iman edenlerden daha hidayette olanlardır diyorlar, işte bunlara Allah lanet etmiştir, Allah kime lanet etmişse artık onun için yardım bulamazsın.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yahudilerin bir kısmı, kelimelerin oldukları anlamlarını tahrif ederek; dillerini eğip büker, "İşittik, (emirlerine) isyan ettik, dinle, dinlemez olası ve râinâ (bizi gözet diyerek kendi dilleriyle söverler)" ve dine dil uzatırlar. Eğer, “İşittik ve itaat ettik, sen de işit ve (râinâ yerine) bize de bak!” deselerdi elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat, Allah, onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Onların çok azından başkası iman etmez.

Süleyman Ateş

Yahudilerden öyleleri var ki, kelimeleri yerlerinden kaydırıyorlar. Dillerini eğip bükerek ve dini taşlayarak: "İşittik ve isyan ettik", "dinle, dinlemez olası" ve: "ra'ina" diyorlar. Eğer onlar: "İşittik ve ita'at ettik", "Dinle ve bize bak!" deselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Fakat Allah, inkarlarından dolayı onları la'netlemiştir, pek az inanırlar.

Süleymaniye Vakfı

Kimi Yahudiler kelimelerin anlamlarını yerlerinden kaydırır ve (sana) şöyle derler: "Dinledik ve sıkı sarıldık", "Dinle, dinletilmeyen" ve "Bizi kolla". dipnot 1 Bunu, kelime oyunlarıyla ve bu dine saldırarak yaparlar. Eğer bunların yerine "Dinledik ve içten boyun eğdik", "Dinle!" ve "Bizi gözet!" deselerdi elbette daha iyi ve daha doğru olurdu. dipnot 2 Ama kafirlikleri sebebiyle Allah onları lanetledi /dışladı. Artık onların pek azı inanıp güvenir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Bunlar, kelime oyunlarıyla Muhammed aleyhisselamı övüyormuş gibi görünerek onu küçük düşürmeye çalışıyorlardı. Ayetteki ilk cümle: "semi'na ve asayna (سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا)"dır. Bunun bir anlamı "dinledik ve sıkı sarıldık" diğeri ise "dinledik ve isyan ettik" şeklindedir. Çünkü asa (عصى) fiilinin birbirine zıt iki anlamı vardır (Mekayis'ul-luğa). Bunun yerine "semi'na ve ata'na (سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا)" deselerdi "dinledik ve içten boyun eğdik" dışında bir anlama çekilemezdi. İkincisi, "isma' gayre musmain (وَاسْمَعْ غـَيْرَ مُسْمَعٍ) = dinle, dinletilmeyen" cümlesidir. Bu sözün bir anlamı "Dinle! Seni kimse dinlemiyor" diğeri ise "dinle, dinlemez adam!" şeklindedir (Neml 27/80, Fatır 35/22). Eğer sadece "dinle!" deselerdi başka anlama çekilemezdi. Ayetteki üçüncü cümle olan raina (رَاعـِنَا)'ya "Bizi kolla!" anlamı verilebilir. Ama kelime, bir işin birden çok özne tarafından yapıldığını gösteren mufaale kalıbında olduğu için ona "birbirimizi kollayalım" anlamı da verilebilir. Allah'ın dininde, herhangi bir taviz söz konusu olamayacağından din ile ilgili bir konuda "birbirimizi kollayalım" diyenler, doğru yoldan çıkmış olurlar (Bakara 2/104, İsra 17/73-75, Kalem 68/9).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kimi Yahudiler kelimeleri başka anlamlara çekerek: "سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا/semi'na ve asayna" = dinledik sana sarıldık/dinledik yakana sarıldık, وَاسْمَعْ غَيْرَ مُسْمَعٍ" isma' ğayre musmain" = Sana "dinle!" demek haddimize değil ama dinle!/Dinlemezsin ya, dinle! bir de "رَاعـِنَا/raina" = bize çoban ol!" derler. Bunu dillerini sivriltip dine saldırma maksadıyla yaparlar. Eğer bunların yerine "اسْمَعْ/isma= bizi dinle!", "سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا/semi'na ve ata'na = Dinledik ve içten boyun eğdik", bir de "انظُرْنَا/unzurna = bizi gözet" deselerdi elbette daha iyi ve daha doğru olurdu. Ama (ayetleri) görmezlikte direnmeleri sebebiyle Allah onları dışladı (lanetledi). Artık onların pek azı inanıp güvenir. dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen üç cümleden her birinin iki anlamı vardır. Bunlar birbirine zıttır. 1-      "سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا" cümlesinin bir anlamı "dinledik ve sıkı tuttuk" diğeri ise "dinledik ve isyan ettik" şeklindedir. Çünkü (asa = عصى); hem isyan, hem de değneği tutar gibi tutma anlamına gelir. Ulaşabildiğimiz tefsir ve meallerde bu inceliğin tespit edilemediği görülmektedir. Eğer "سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا" "Dinledik ve boyun eğdik" deselerdi onu tahrif, yani başka anlama çekme imkanı olmayacağından daha iyi ve daha doğru olurdu. 2- "وَاسْمَعْ غـَيْرَ مُسْمَعٍ" cümlesinin bir anlamı, "lütfen dinle, sana söz söylemek haddimize değil ama.." diğeri ise "dinle, söz dinlemez adam" şeklindedir. Eğer sadece "dinle" anlamına gelen, ""اسْمَعْ ifadesi kullanılsaydı başka anlama çekilemezdi. 3- "رَاعـِنَا" cümlesinin anlamlarından biri "bizi güt" diğeri "bizi gözet" şeklindedir. "Bizi güt" sözünde bir iğneleme vardır. Yani "Sen bizi hayvan güder gibi gütmek istiyorsun, öyleyse güt." demiş olurlar. Dillerini biraz eğer, ayn harfini uzatarak raina derlerse "bizim çoban" demiş olurlar. Eğer "انظُرْنَا" deselerdi "bizi gözet" dışında başka anlama çekilemezdi. Tahrifin başka şekilde olması Kur'an, Tevrat ve İncil nüshaları  için mümkün değildir. Çünkü bu kitaplar milyonlarca insanın hafızasındadır ve sayısız baskısı bulunmaktadır. Ayette yer alan,"... Bunu dillerini sivrilterek ve dine saldırarak yaparlar." cümlesi tahrif için kötü niyeti şart koşmaktadır. Yoksa birden faza anlam içeren bir sözle ilgili yanlış bir tercih veya dili dönmeyen yahut unutan kişinin ayeti yanlış okuması, tahrif kapsamına girmez.

Şaban Britch

Yahudilerin bir kısmı, kelimelerin oldukları anlamlarını tahrif ederek; dillerini eğip, büker, "İşittik, (emirlerine) isyan ettik, dinle, dinlemez olası ve râinâ (bizi gözet diyerek kendi dilleriyle söverler)" ve dine dil uzatırlar. Eğer, “işittik ve itaat ettik, sen de işit ve (râinâ yerine) bize de bak” deselerdi elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat, Allah, onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Onların çok azından başkası iman etmezler.

Şaban Piriş

Yahudilerden, kelimelerin anlamlarını saptıranlar ve dillerini eğip bükerek ve dine de bir nefret duyarak: "işittik isyan ettik.", "İşit duymaz olası" ve "bizi güt" diyenler eğer, "işittik ve itaat ettik, sen de işit ve bize de bak" deselerdi elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat, Allah, onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Onların çok azından başkası iman etmezler.

Yaşar Nuri Öztürk

Yahudilerden öyleleri var ki, kelimeleri yerlerinden kaydırırlar; din içinde sövgüler üreterek, dillerini eğip bükerek: "Dinledik, isyan ettik; dinle, dinlenmez olası, davar güder gibi güt bizi" derler. Eğer onlar, "Dinledik, boyun eğdik, dinle, bak bize!" demiş olsalardı, kendileri için daha hayırlı ve daha yerinde olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden onlara lanet etmiştir. Çok az bir kısmı hariç, iman etmezler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Among those who are imbued with Judaism are some who translocation the words of the Sacred Scriptures to alter the intended sense of Allah's words. And they interpret their thoughts in words and in deeds; they say to you O Muhammad: "We have opened our hearts’ ears but their actions in fact to their words do not accord, featuring disobedience to which they give voice and insolently say: "We disobey". And they direct to you the words superficially denoting politeness and deep respect that you think they are saying: "We need you to apply your mind and your ears to us, and you are excused if you do not listen, but please attend to us." In point of fact the way they pronounce the words with their tongues in their cheeks (or in Hebrew) admits of secondary bad meaning and insult of the religion, thus: Listen, may you never hear and be afflicted with deafness, you are a thoughtless bad one. But had they said: "We open to you our hearts' ears and we obey, please listen to us and "unzurna" and direct your intellectual eye upon us;" it would have been much better for them and indeed honourable. But Allah has cursed them for their disobedience and their infidelity; how greatly shaken is their faith in Allah!

Abdul Haleem

Some Jews distort the meaning of [revealed] words: they say, ‘We hear and disobey,’ and ‘Listen,’ [adding the insult] ‘May you not hear,’ and ‘Raina [Look at us],’ twisting it abusively with their tongues so as to disparage religion. If they had said, ‘We hear and obey,’ ‘Listen,’ and ‘Unzurna [Look at us],’ that would have been better and more proper for them. But God has spurned them for their defiance; they believe very little.

Abdullah Yusuf Ali

Of the Jews there are those who displace words from their (right) places, and say: "We hear and we disobey"; and "Hear what is not Heard"; and "Ra'ina"; with a twist of their tongues and a slander to Faith. If only they had said: "What hear and we obey"; and "Do hear"; and "Do look at us"; it would have been better for them, and more proper; but Allah hath cursed them for their Unbelief; and but few of them will believe.

Abul A'la Maududi

Among those who have become Jews dipnot 1 there are some who alter the words from their context, dipnot 2 and make a malicious play with their tongues and seek to revile the true faith. They say: 'We have heard and we disobey' (sami'na wa 'asayna), dipnot 3 'Do hear us, may you turn dumb' (isma' ghayr musma') dipnot 4 and 'Hearken to us' (ra'ina). It would indeed have been better for them and more upright if they had said: 'We have heard and we obey' (sami'na wa ata'na) dipnot 5 and: 'Do listen to us, and look at us (with kindness)' (wa isma' wa unzurna). But Allah has cursed them because of their disbelief. Scarcely do they believe.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It is to be noted that this expression means 'they became Jews', rather than 'they were Jews'. For, originally, they were nothing but Muslims, just as the followers of every Prophet are Muslims. Only later on did they become merely 'Jews'.
  2. metne dön, dipnot 2
    This signifies three things. First, that they tampered with the text of the Scripture. Second, that they misinterpreted the Scripture and thereby distorted the meanings of the verses of the Book. Third, that they came and stayed in the company of the Prophet (peace be on him) and his Companions and listened to the conversations which took place there, then went among other people and misreported what they had heard. They did this with the malicious intent of bringing the Muslims into disrepute and thereby preventing people from embracing Islam.
  3. metne dön, dipnot 3
    When the ordinances of God are announced to them, they loudly proclaim: 'Yes, we have heard', (sami'na), but then they whisper: 'And we disobeyed' ('asayna). Or else they pronounce ata'na ('we obey') with such a twist of the tongue that it becomes indistinguishable from 'asayna.
  4. metne dön, dipnot 4
    Whenever they wanted to say something to the Prophet (peace be on him) they would say, 'isma" (listen), but added to this the expression, 'ghayr musma" which had several meanings. It could either be a polite expression, meaning that he was worthy of such deep respect that one should say nothing to his dislike or it could have a malicious implication, meaning that he did not deserve to be addressed by anybody. It also meant the imprecation: 'May God turn you deaf.'
  5. metne dön, dipnot 5
    For an explanation of this see Towards Understanding the Qur'an, vol. I, (Surah 2, n. 108).

Aisha Bewley

Some of the Jews distort the true meaning of words, saying,‘We hear and disobey,’ and ‘Listen without listening,’ and ‘Ra’ina!’ twisting them with their tongues, disparaging the deen. If they had said, ‘We hear and we obey,’ and ‘Listen,’ and, ‘Undhurna!’ that would have been better for them and more upright. But Allah has cursed them for their kufr. Very few of them have iman.

Al-Hilali & Khan

Among those who are Jews, there are some who displace words from (their) right places and say: "We hear your word (O Muhammad صلى الله عليه وسلم and disobey," and "Hear and let you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) hear nothing." And Râ‘ina [1] with a twist of their tongues and as a mockery of the religion (Islâm). And if only they had said: "We hear and obey", and "Do make us understand," it would have been better for them, and more proper; but Allâh has cursed them for their disbelief, so they believe not except a few.

Ali Quli Qarai

Among the Jews are those who pervert words from their meanings and say, ‘We hear and disobey’ and ‘Hear without listening!’ and ‘Rā‘inā,’ twisting their tongues and reviling the faith. But had they said, ‘We hear and obey’ and ‘Listen’ and ‘Un¨urnā,’ it would have been better for them, and more upright. But Allah has cursed them for their faithlessness, so they will not believe except a few.

Amatul Rahman Omar

(These enemies of yours are) of those who are judaised. They tear the words from their context and say, `We hear and we disobey,' and (say), `Lend us an ear, O you to whom no one would lend an ear!' and (say,) `Râ`inâ', giving a slight twist to their tongues (while pronouncing the word and thereby) slandering the true meanings (and thus making a play with the word) and seeking to injure the Faith. It would have been better and more upright on their part to have said, `We hear and we obey;' and `Lend us an ear;' and `Unzurnâ' (we beg your attention)'. Allâh has disapproved of them because of their disbelief so that they will not believe, excepting a few (of them).

Arthur John Arberry

Some of the Jews pervert words from their meanings saying, 'We have heard and we disobey' and 'Hear, and be thou not given to hear' and 'Observe us,' twisting with their tongues and traducing religion. If they had said, 'We have heard and obey' and 'Hear' and 'Regard us,' it would have been better for them, and more upright; but God has cursed them for their unbelief so they believe not except a few.

Bijan Moeinian

Among those who (have changed their name from "Submitters" [in Arabic = Islam] long after Prophet Abraham and ) call themselves “Jews”, there are some who twist the Arabic words and quote them out of their context [to change their true meanings] in order to make fun. If they had said “We hear and obey” instead of “We hear and do not obey”, “We hear you” instead of “Your words are falling over our deaf ears” or “Watch over us” instead of “Be our shepherd”, it would have been much proper and constructive for them. However, as they have earned God’s disenchantment, there is less hope for them to be guided toward the belief.

E. Henry Palmer

And those who are Jews, and those who pervert the words from their places, and say, 'We hear but we rebel, and do thou listen without hearing,' and (who say) 'rahina,' distorting it with their tongues and taunting about religion. , But had they said, 'We hear and we obey, so listen and look upon us,' it would have been better for them and more upright; - but may God curse them in their misbelief, for they will not believe except a few.

Edip-Layth

From amongst the Jews there are those who take the words out of context, and they say, "We hear and disobey, and listen but let not any listen, and shepherd us," in a twisting of their tongues and as a mockery of the system! Had they said, "We hear and obey, and listen, and watch over us," it would have been better for them and more upright; but God has cursed them for their rejection, they do not acknowledge except very little.

George Sale

Of the Jews there are some who pervert words from their places; and say, we have heard, and have disobeyed; and do thou hear without understanding our meaning, and look upon us: Perplexing with their tongues, and reviling the true religion. But if they had said, we have heard, and do obey; and do thou hear, and regard us: Certainly it were better for them, and more right. But God hath cursed them by reason of their infidelity; therefore a few of them only shall believe.

Hamid S. Aziz

And some Jews change words from their context, and say, "We hear but we disobey"; and "We listen without hearing," and "Ra'hina ("Attend to us")" distorting it with their tongues (to mean "Take us to pasture") and slandering religion. But if only they had said, "We hear and we obey", and "We do hear" and "Do attend to us", it would have been better for them and more upright; but Allah has cursed them for their disbelief, for they will not believe, except a few.

Mahmoud Ghali

(Some) of (the ones) who have Judaized pervert the Wordings from their (original) meanings (Literally: positions) and say, "We have heard and we disobey, " and, "Give ear without being made to hear, " and "Racina, " (This from of the Arabic word was used by the Jews, and in Hebrew it had a derisive connotation Here it means "Heed us. ") twisting with their tongues and discrediting the religion. And if they had said, "We have heard and we obey, " and, "Give ear, " and, "Look at us, " it would have been more charitable for them and more upright; but Allah has cursed them for their disbelief, so they do not believe except a few.

Marmaduke Pickthall

Some of those who are Jews change words from their context and say: "We hear and disobey; hear thou as one who heareth not" and "Listen to us!" distorting with their tongues and slandering religion. If they had said: "We hear and we obey: hear thou, and look at us" it had been better for them, and more upright. But Allah hath cursed them for their disbelief, so they believe not, save a few.

Mohamed Ahmed - Samira

Some among the Jews distort the words out of context and say (in place of the right words): "We have heard and do not obey;" and, "hear without hearing," and "listen to us," twisting their tongues and reviling the faith. But if they had said: "We have heard and obey," and, "hear and regard us," it would have been better for them and more appropriate. But God has disgraced them for their lack of belief; and so only a few of them believe.

Muhammad Asad

Among those of the Jewish faith there are some who distort the meaning of the [revealed] words, taking them out of their context and saying, [as it were,] "We have heard, but we disobey," and, "Hear without hearkening," and, "Hearken thou unto us, (O Muhammad)” - thus making a play with their tongues, and implying that the [true] Faith is false. And had they but said, "We have heard, and we pay heed," and "Hear [us], and have patience with us," it would indeed have been for their own good, and more upright: but God has rejected them because of their refusal to acknowledge the truth - for it is in but few things that they believe.

Mustafa Khattab

Some Jews take words out of context and say, "We listen and we disobey," “Hear! May you never hear,” and “Râ’ina!” [Herd us!]—playing with words and discrediting the faith. Had they said ˹courteously˺, “We hear and obey,” “Listen to us,” and “Unẓurna,” [Tend to us!] it would have been better for them and more proper. Allah has condemned them for their disbelief, so they do not believe except for a few.

Progressive Muslims

From amongst the Jews there are those who take the words out of context, and they Say: "We hear and disobey, and listen but let not any listen, and shepherd us," in a twisting of their tongues and as a mockery of the system! And had they said: "We hear and obey, and listen, and watch over us," it would have been better for them and more upright; but God has cursed them for their disbelief, they do not believe except very little.

Rashad Khalifa

Among those who are Jewish, some distort the words beyond the truth, and they say, "We hear, but we disobey," and "Your words are falling on deaf ears," and "Raa'ena (be our shepherd)," as they twist their tongues to mock the religion. Had they said, "We hear, and we obey," and "We hear you," and "Unzurna (watch over us)," it would have been better for them, and more righteous. Instead, they have incurred condemnation from GOD due to their disbelief. Consequently, the majority of them cannot believe.,

Sahih International

Among the Jews are those who distort words from their [proper] usages and say, "We hear and disobey" and "Hear but be not heard" and "Ra'ina," twisting their tongues and defaming the religion. And if they had said [instead], "We hear and obey" and "Wait for us [to understand]," it would have been better for them and more suitable. But Allah has cursed them for their disbelief, so they believe not, except for a few.

Sam Gerrans

Some of those who hold to Judaism twist words from their places, — and they say: “We hear and we oppose”; and: “Hear thou what is not heard”; and: “Attend thou to us!” — twisting their tongues, and slandering the doctrine. And had they said: “We hear and we obey”; and: “Hear thou”; and: “Look thou upon us,” it would have been better for them, and more upright; but God has cursed them for their denial; and they do not believe save a few.

Shabbir Ahmed

Some of those who are Jews, distort words to give a different meaning. They say, "We hear and disobey," and "Your words are falling on deaf ears," and "Be our shepherd," and they twist their tongues to mock the DEEN. It would have been better and more upright for them to say, "We hear and obey," and "We hear you," and "Please watch over us and guide us." Instead, they have incurred deprivation from the Grace of Allah due to their denial of the Truth. Few of them will embrace belief.

Syed Vickar Ahamed

Among the Jews there are some who displace words from (their) right places, and say: "We hear your word and we disobey;" And "Hear what is not heard;" And (spoken as) Rá'ina; With a twist of their tongues (meaning; ‘the bad one’), and a slander to Faith. If only they had said: "We hear and we obey;" And "Do make us understand (spoken as Unzurna):" It would have been better for them, and more proper: But Allah has cursed them for their disbelief; And only a few of them will believe.

Taqi Usmani

Among the Jews there are some who distort the words against their contexts, and say, "We hear and disobey," and “Hear. May you not be made to hear,” and “Rā‘inā”, twisting their tongues and maligning the Faith.If they had said, “We hear and obey,” and “Hear,” and “Look after us,” it would have been better for them, and more proper, but Allah has cast His curse on them due to their disbelief. So, they do not believe except a few.

The Monotheist Group

From among those who are Jewish are some who take the words out of context, and they say: "We hear and disobey, and listen but let not any listen, and shepherd us," in a twisting of their tongues and as a mockery of the system! And had they said: "We hear and obey, and listen, and watch over us," it would have been better for them and more upright; but God has cursed them for their disbelief, they do not believe except very little.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 46. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 46. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 46. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩