Hasan Basri Çantay
Arkadan çekişdirmeyi, yüze karşı (el, kaş ve göz işaretleriyle) eğlenmeyi ve ayıblamayı aadet edinen her kişinin vay haaline!
104. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Hümeze suresi, 1. ayet. وَيْلٌ لِّكُلِّ هُمَزَةٍ لُّمَزَةٍ
veylül likülli hümezetil lümezeh.
Arkadan çekişdirmeyi, yüze karşı (el, kaş ve göz işaretleriyle) eğlenmeyi ve ayıblamayı aadet edinen her kişinin vay haaline!
Hümeze suresi, 2. ayet. ٱلَّذِى جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُۥ
elleẕî ceme`a mâlev ve`addedeh.
Ki o, malı yığıb onu tekrar tekrar sayandır.
Hümeze suresi, 3. ayet. يَحْسَبُ أَنَّ مَالَهُۥٓ أَخْلَدَهُۥ
yaḥsebü enne mâlehû aḫledeh.
Malı hakıykaten kendisine (dünyada) ebedi hayat verdiğini sanır o.
Hümeze suresi, 4. ayet. كَلَّا لَيُنۢبَذَنَّ فِى ٱلْحُطَمَةِ
kellâ leyümbeẕenne fi-lḥuṭameh.
Hayır, O, andolsun (hor ve hakir) "Hutame" ye (tamuya) atılacak.
Hümeze suresi, 5. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحُطَمَةُ
vemâ edrâke me-lḥuṭameh.
O Hutamenin neydiğini sana bildiren ne?
Hümeze suresi, 6. ayet. نَارُ ٱللَّهِ ٱلْمُوقَدَةُ
nâru-llâhi-lmûḳadeh.
(O), Allahın tutuşdurulmuş bir ateşidir,
Hümeze suresi, 7. ayet. ٱلَّتِى تَطَّلِعُ عَلَى ٱلْأَفْـِٔدَةِ
elletî teṭṭali`u `ale-l'ef'ideh.
ki tırmanıb yüreklerin ta üstüne çıkacak (kaplayacak) dır o.
Hümeze suresi, 8. ayet. إِنَّهَا عَلَيْهِم مُّؤْصَدَةٌ
innehâ `aleyhim mü'ṣadeh.
Bu (ateşin kapıları da) onların üzerine kapatılmışdır.
Hümeze suresi, 9. ayet. فِى عَمَدٍ مُّمَدَّدَةٍۭ
fî `amedim mümeddedeh.
(kendileri) uzatılmış sütun (larda bağlı olarak).