Diyanet İşleri
Musa, şöyle dedi: "Siz ve yeryüzünde bulunanların hepsi nankörlük etseniz de gerçek şu ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye layık olandır."
İbrâhîm suresi
İbrâhîm suresi, 8. ayet. وَقَالَ مُوسَىٰٓ إِن تَكْفُرُوٓا۟ أَنتُمْ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا فَإِنَّ ٱللَّهَ لَغَنِىٌّ حَمِيدٌ
veḳâle mûsâ in tekfürû entüm vemen fi-l'arḍi cemî`an feinne-llâhe leganiyyün ḥamîd.
Musa, şöyle dedi: "Siz ve yeryüzünde bulunanların hepsi nankörlük etseniz de gerçek şu ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye layık olandır."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Karanlıklardan aydınlığa; Mûsâ ve şükür İbrâhîm 1–8 3
Andolsun, Musa'yı da, "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş milletleri cezalandırdığı) günlerini hatırlat" diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Hani Musa kavmine, "Allah'ın size olan nimetini anın. Hani O sizi, Firavun ailesinden kurtarmıştı. Onlar sizi işkencenin en ağırına uğratıyorlar, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbinizden büyük bir imtihan vardır" demişti.
Hani Rabbiniz şöyle duyurmuştu: "Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Eğer nankörlük ederseniz, hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir."
Musa, şöyle dedi: "Siz ve yeryüzünde bulunanların hepsi nankörlük etseniz de gerçek şu ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye layık olandır."
Sizden önceki Nuh, Ad, ve Semud kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin –ki onları Allah'tan başkası bilmez- haberi size gelmedi mi? Onlara peygamberleri mucizeler getirdiler de onlar (öfkeden parmaklarını ısırmak için) ellerini ağızlarına götürüp, "Biz sizinle gönderileni inkar ediyoruz. Bizi çağırdığınız şeyden de derin bir şüphe içindeyiz" dediler.
Peygamberleri dedi ki: "Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Halbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar ertelemek için sizi (imana) çağırıyor. Onlar, "Siz de bizim gibi sadece birer insansınız. Bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçık bir delil getirin" dediler.
Peygamberleri, onlara dedi ki: "Biz ancak sizin gibi birer insanız. Fakat Allah, kullarından dilediğine (peygamberlik) nimetini bahşeder. Allah'ın izni olmadıkça, bizim size bir delil getirmemiz haddimize değil. Mü'minler ancak Allah'a tevekkül etsinler."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
8. “Mûsâ demişti ki: Siz ve bütün yeryüzündekiler küfür/nankörlük etseniz de” asla Allah’a hiçbir zarar veremezsiniz. “Şüphe yok ki Allah Ğanîdir, Hamîddir.” İtaatler egemenliğine bir şey katmaz, masiyetler de bir şey eksiltmez. O, kâmil manada Ğanî, yani hiçbir muhtaç olmayan zengindir. Hamîddir; zatı, isimleri, sıfatları ve fiilleri ile her türlü övgüye layık olandır. O’nun bütün sıfatları övülmeye değerdir ve kemal derecesindedir. Hiçbir ismi yok ki güzel olmasın. Hiçbir fiili yok ki kamil olmasın.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa -aleyhisselam- kavmine şöyle dedi: Ey Kavmim! Siz ve sizinle birlikte bütün yeryüzündekiler inkâr etseniz, bu küfrünüz geri dönüp size zarar verir. Allah zatında zengin olandır. hamt edilmeyi hak edendir. Müminlerin iman etmesi ona fayda vermediği gibi kâfirlerin küfrü de O'na zarar vermez.
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de "Allah'a karşı gelmekten sakının" diye tavsiye…
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. Şüphesiz ki Allah elbette zengindir, elbette övgüye layıktır.
Aynı kök: غني (73 geçiş)
Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…
Aynı kök: غني (73 geçiş)
(Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…
Aynı kök: غني (73 geçiş)
Şüphesiz, inkar edenlere, ne malları, ne de evlatları Allah'a karşı hiçbir fayda sağlar. Onlar ateşin yakıtıdırlar.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Musa şöyle demişti: "Siz ve yeryüzünde olanların hepsi nankörlük etseniz bile, Allah (gerçek) zengindir, övgüye layıktır." dipnot 1
Ve Musa dedi ki: "Siz ve yeryüzünde bulunan herkes topyekün nankörlük etseniz bile, şunu unutmayın ki Allah övgülerin tümü kendine mahsus olup kendi kendisine yeten yegane zattır.
Ve Musa (şöyle) ekledi: "Siz ve (sizinle birlikte) yeryüzünde yaşayan başka kim varsa, hepiniz hakkı inkar etseniz dahi, (bilin ki) Allah, yine de her türlü övgüye layık ve mutlak anlamda Kendine yeterli (Biricik Tanrı)dır.
Musa dedi ki: "Şayet siz ve tüm arzdakiler küfür (hakikati inkar, nankörlük) etseniz, (iyi bilin ki) Allah elbette Ğaniyy'dir, Hamiyd'dir. "
Musa demişti ki: "Eğer siz ve yeryüzündekilerin tümü inkar edecek olsanız bile şüphesiz Allah hiç bir şeye muhtaç değildir, övülmüştür."
Musa dedi ki: «Eğer siz ve yeryüzünde olanların hepsi nankörlük etseniz, bilin ki Allah her şeyden müstağni (gerçekten zengin) dir, hamdedilmeye lâyıktır.»
Musa, dedi ki: "Siz ve yeryüzünde bulunanların tümü nankörlük etseniz bile, kuşkusuz, Allah, Sınırsız Varlıklıdır; Övgülere Yaraşandır!"
Musa şöyle demişti: "Siz ve yeryüzünde bulunanların tümü inkar etseniz, hiç şüphesiz Allah mutlak zengindir; övülmeye layıktır."
Musa: "Yeryüzünde bulunan herkesle birlikte nankörlük etseniz, bilesiniz ki ALLAH muhtaç değildir, övgüye layıktır" demişti.
Musa: 'Yeryüzünde bulunan herkesle birlikte nankörlük etseniz, bilesiniz ki ALLAH muhtaç değildir, övgüye layıktır,' demişti.
Musa dedi ki: "Siz ve yeryüzünde bulunanların hepsi nankörlük etseniz, şu bir gerçek ki, Allah hepinizden müstağni ve zatında övgüye layıktır."
Siz ve bütün Arzda bulunanın cemiisi küfran etseniz şu muhakkak ki Allah hepinizden müstağni ve zatında hamid bir ganidir
Musa dedi ki: "Eğer siz ve yeryüzünde bulunanların tamamı nankörlük etseniz bile, iyi bilin ki Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır."
Musa dedi ki: "Eğer siz ve yeryüzünde bulunanların tamamı nankörlük etseniz bile, iyi bilin ki Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır."
Musa dedi ki: "Eğer siz ve yeryüzünde bulunanların tamamı nankörlük etseniz bile, iyi bilin ki Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.
Musa demişti ki: "Eğer siz ve yeryüzündekilerin tümü küfretse bile şüphesiz Tanrı hiç bir şeye muhtaç değildir, övülmüştür."
Musa: "Siz de, yer yüzünde bulunanların hepsi de nankörlük etseniz yine şeksiz şübhesiz Allah (her şeyden) müstağnidir, hakkıyle hamde ancak O layıkdır" demişdi.
Musa: Siz ve yeryüzünde bulunanların hepsi nankörlük etseniz; muhakkak ki Allah, müstağni ve hamde layık olandır, demişti.
(5-18) Kesin olan şu ki, Musa’yı ayetlerimizle kavmini karanlıktan aydınlığa çıkar ve günlerimizi onlara hatırlat diye ayetlerimizle gönderdik. Bunda da sabreden ve teşekkür eden herkes için göstergeler / ayetler vardır. Musa kavmine dedi ki Allah’ın üzerinizde ki nimetini hatırlayın, sizi firavun ailesinden kurtardı, size kötülük uyguluyorlardı, oğullarınızı boğazlıyorlardı, k adınlarınızı sağ bırakıyorlardı , bunda Rabbinizden sizin için , çok büyük bir imtihan/ bir bela vardı , Rabbiniz şöyle ilan etti, eğer ki teşekkür ederseniz, size artırırım, (nimetleri) lakin yok sayar / örtbas ederseniz azabım kesinlikle şiddetlidir. Musa dedi ki eğer siz ve yeryüzündeki herkes , kafir olsanız dahi , Allah yine de en zengin olandır, övülmeye en layık olandır, size, sizden öncekilerin haberleri, Nuh Kavminin Âd ve Semud kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin -ki onları en iyi Allah bilir, bildirimleri gelmedi mi? Onlara Resullerimiz açıklamalarla geldiler, onlarda ellerini ağızlarına götürerek dediler ki, sizle bize gönderileni, biz görmezden geliyoruz / yok sayıyoruz, bizim de o bizi davet ettiğiniz şeye karşı içimizde kuşkumuz var, şüphe duyuyoruz, Resulleri onlara dediler ki, Allah hakkında semaları ve yeri yaratan hakkında, kuşkunuz mu var? O sizi günahlarınızdan bağışlanmaya davet ediyor ve sizi belli bir süreye kadar öteliyor, dediler ki siz de bizim gibi birer beşersiniz , bizi, babalarımızın ibadet ediyor olduklarından uzaklaştırmak mı istiyorsunuz? Bize bir apaçık delil / ispat getirin, Resuller onlara dediler ki evet, biz de siz gibi birer beşeriz ve lakin Allah, kullarından istediğine bu nimeti / risalet görevi nimetini ihsan eder, bizim, Allah’ın izni dışında bir delil oluşturup getirmemiz mümkün değildir, müminlerin tevekkülü Allah’adır / vekaletleri Allah’ın elindedir. Biz de (müminler gibi) neden Allah’a tevekkül etmeyelim ki? O , kesinlikle bizi yolumuza yönlendirmiştir , biz yaptığınız eziyetlere sabredeceğiz , tevekkül edecek olanlar da Allah’ı vekil tayin etsinler , kafirler, resullerine dediler ki sizi yerimizden çıkaracağız yahut milleti mize / dinimize geri dönersiniz dediler , Rableri de onlara zalimleri helak edeceğiz , arza da onların artlarından sizi yerleştireceğiz şeklinde vahyetti, işte bu, makamımdan ve vadimden korkan iç indir. Fetih talep ettiler (Biz de Resullerimize fethi verdik) Her bir inat çı zorba / cebbar / cebir kullanan mahvoldu , onun arkasından da cehennem gelecek, irin suyundan içirilecekler , onu yudumladıklarında onu kolaylıkla yutamayacaklar, onlara her bir mekândan ölüm gelecek fakat o, ölü olamayacak, onun da arkasından çök kaba bir azap gelecek. Kafirlerin amellerinin Rabbindeki örneği / misali, fırtınalı bir günde rüzgârın savurduğu kül gibidir , kazandıkları şeylerin hiçbirine kudret edemeyecekler / güç yetiremeyecekler / ellerinden uçup gidecek, işte bu uzak bir sapmadır.
Mûsâ, şöyle dedi: "Siz ve yeryüzünde bulunanların hepsi nankörlük etseniz de gerçek şu ki, Allah çok zengindir, övgüye lâyık olandır."
Ve Musa dedi ki: "Siz ve yeryüzünde bulunanlar hep nankörlük etseniz, iyi bilin ki Allah zengindir, övülmüştür (sizin şükrünüze muhtaç değildir)".
Musa dedi ki: "Siz ve yeryüzündeki herkes nankörlük etseniz bile (bilin ki) Allah'ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, yaptığını da mükemmel yapar dipnot 1 ."
Musa dedi ki "Siz ve yeryüzündeki herkes ayetleri görmezlikten gelse de bilin ki Allah'ın kimseye ihtiyacı yoktur ve ne yaparsa güzel yapar."
Musa: Siz ve yeryüzünde olanlar, hepiniz kâfir olsanız Allah yine de zengin ve hamd edilmeye layık olandır, demişti.
Musa: -Siz ve yeryüzünde olanlar, hepiniz nankörlük etseniz, Allah yine de zengin ve övülmeğe layık olandır, demişti.
Şöyle demişti Musa: "Siz de yeryüzünde bulananların tümü de küfre saplansanız, hiç kuşkusuz Allah mutlak Gani, mutlak Hamid'dir.
And Mussa added: "should you be ungrateful and, together with all those domiciled on earth, you be inclined to disobedience, then you must realize that Allah is Ghaniyun (Absolute and Independent) and Hamidun (extolled are His glorious attributes). "
And Moses said, ‘Even if you, together with everybody else on earth, are thankless, God is self-sufficient, worthy of all praise.’
And Moses said: "If ye show ingratitude, ye and all on earth together, yet is Allah free of all wants, worthy of all praise.
Moses said: "Were you to disbelieve - you and all those who live on earth - Allah is still Self-Sufficient, Innately Praiseworthy." dipnot 1
Musa said, ‘If you were to be ungrateful, you and everyone on the earth, Allah is Rich Beyond Need, Praiseworthy. ’
And Mûsâ (Moses) said: "If you disbelieve, you and all on earth together, then verily Allâh is Rich (Free of all needs), Owner of all Praise."
And Moses said, ‘Should you be faithless —you and everyone on the earth, all together— indeed Allah is all-sufficient, all-laudable. ’
Moses said, `If you turn ungrateful, you and everyone on this earth altogether (remember that) Allâh stands in need of no thanks. Verily, Allâh is Self-Sufficient, Praiseworthy (in His Own right).
And Moses said, 'If you are thankless, you and whoso is on earth, all together, yet assuredly God is All-sufficient, All-laudable. '
Moses also said: "If you choose to disregard the Lord (along with all people on earth), God cares the least as He is in no need. He is The Wealthiest, the Only One worth of praise."
And Moses said, 'if ye misbelieve, ye and those who are on the earth altogether - then, verily, God is rich, and to be praised!'
Moses said, "If you reject, you and all who are on earth together, yet God is Rich, Praiseworthy."
And Moses said, if ye be ungrateful, and all who are in the earth likewise; verily God needeth not your thanks, though He deserveth the highest praise.
And Moses said, "If you are thankless, you and all on the earth, then - verily, Allah is self-sufficient and Praiseworthy. "
And Mûsa (Moses) said, "In case you disbelieve, you and whoever is in the earth altogether, then surely Allah is indeed Ever-Affluent, (Literally: Ever-Rich) Ever-Praiseworthy.
And Moses said: Though ye and all who are in the earth prove thankless, lo! Allah verily is Absolute, Owner of Praise.
And Moses said: "What if you and all the people of the world deny, God is unconcerned and worthy of praise. "
And Moses added: "If you should [ever] deny the truth-you and whoever else lives on earth, all of you-[know that,] verily, God is indeed self-sufficient, ever to be praised!"
Moses added, "If you along with everyone on earth were to be ungrateful, then ˹know that˺ Allah is indeed Self-Sufficient, Praiseworthy."
And Moses said: "If you reject, you and all who are on Earth together, then know that God is Rich, Praiseworthy. "
Moses said, "If you disbelieve, along with all the people on earth, GOD is in no need, Praiseworthy."
And Moses said, "If you should disbelieve, you and whoever is on the earth entirely - indeed, Allah is Free of need and Praiseworthy. "
And Moses said: “If you deny, you and whoso is in the earth all together, then is God free from need and praiseworthy.”
Moses made it clear to his people that obedience to the Divine Commands was only good for them, "If you deny the Truth, you and all those who live in the earth, know that Allah is indeed Self-sufficient, Owner of Praise. "
And Musa (Moses) said: "If you disbelieve (and show thanklessness), you and all on earth together— Then verily Allah is Free of all Wants (Ghani), Worthy of all Praise (Hameed).
And Mūsā said, "If you and all those on earth become ungrateful, then Allah is free of all needs, worthy of every praise."
And Moses said: "If you reject, you and all who are on the earth together, then know that God is Rich, Praiseworthy."