Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya
da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Yapacağınız yardımlar), kendilerini Allah yoluna adamış (oldukları için) yeryüzünde (kazanç amacıyla) dolaşamayan fakirler için (olsun)! Bilmeyenler, onurlarından dolayı onları zengin sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. Onlar, yüzsüzlük ederek (bir şey) istemezler. Şüphesiz ki Allah yaptığınız her iyiliği bilendir.
Kendilerini Allah yolunda vakfettikleri için (ticaret amacıyla) yeryüzünde dolaşamayanlara yardım yapın! İstemekten çekindikleri için, durumlarını bilmeyenler onları zengin zanneder. Onları kimi özelliklerinden tanırsın: (Mesela) insanlardan arsızca istemezler: Her ne iyilik yaparsanız yapın, doğrusu Allah onu kesinlikle bilir.
(Ve) Allah yoluna kendilerini tamamen adamış oldukları için yeryüzünde (rızık aramak niyetiyle) gezip dolaşamayan muhtaçlar(a yardım edin). (Onların durumunun) farkında olmayan, onları zengin zanneder, çünkü (istemekten) çekinirler; (ancak) sen onları (bazı) özelliklerinden tanıyabilirsin: insanlardan arsız bir şekilde istemekten kaçınırlar. Ve onlara ne iyilik yaparsanız, doğrusu Allah hepsini bilir.
(İnfaklarınız) şu fakirler içindir ki, kendilerini hepten Allah yoluna vermişler, dünyalık yaşam gıdası için çalışmaya vakit ayırmamışlardır. İstemekten çekindikleri için de, iç yüzlerine vakıf olmayanlar onları zengin sanır. Ancak sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük edip kimseden bir şey talep etmezler. (Artık) hayırdan ne bağışlarsanız muhakkak Allah onu Aliym'dir.
(Sadakalar) Kendilerini Allah yolunda adayan fakirler içindir ki, onlar, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremezler. İffetlerinden dolayı bilmeyen onları zengin sanır. (Ama) Sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük ederek insanlardan istemezler. Hayırdan her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.
(Yapacağınız hayırlar,) kendilerini Allah yoluna adamış, bu sebeple yeryüzünde kazanç için dolaşamayan fakirler için olsun. Bilmeyen kimseler, iffetlerinden dolayı onları zengin zanneder. Sen onları simalarından tanırsın. Çünkü onlar yüzsüzlük ederek istemezler. Sadaka olarak verdiğiniz her şeyi, Allah, hakkıyla bilendir.
Kendilerini Allah'ın yoluna adayan yoksullar için olmalıdır. Onların, yeryüzünde dolaşmaya güçleri yetmez. Durumlarını bilmeyen, onurlarından dolayı, onları varlıklı sanır. Onları, yüzünden tanırsın; arsızlık yaparak insanlardan istemezler. İyilik amacıyla ne paylaşırsanız, Allah, kesinlikle onu bilir.
Sadakalarınızı, kendilerini Allah yoluna vakfedip yeryüzünde çarşı pazar dolaşmayanlara veriniz. Durumlarını bilmeyen, iffet ve dilenmemelerinden dolayı onları zengin sanır; sen onları yüz ifadelerinden tanırsın. İnsanlardan arsız bir şekilde istemekten kaçınırlar. Onlara ne iyilik yaparsanız, doğrusu Allah hepsini bilir.
ALLAH yolundaki çalışmasından ötürü özgürlükleri kısıtlanarak göç etme imkanından yoksun bırakılmış ihtiyaç sahiplerine verin. Onları tanımayanlar, onurlu tavırlarından ötürü onları zengin sanır. Onları yüzlerinden tanırsın. Halktan yardım dilenmezler. Ettiğiniz her iyiliği ALLAH bilir.
ALLAH yolundaki çalışmasından ötürü özgürlükleri kısıtlanarak göç etme imkanından yoksun bırakılmış ihtiyaç sahiplerine verin. Onları tanımayanlar, onurlu tavırlarından ötürü onları zengin sanır. Onları yüzlerinden tanırsın. Halktan yardım dilenmezler. Ettiğiniz her iyiliği ALLAH bilir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah yoluna kapanmış olup şurada burada dolaşmayan fakirlere verin. İstemekten çekindikleri için, bilmeyen onları zengin zanneder. Onları simalarından tanırsın. Yüzsüzlük edip halkı rahatsız etmezler. İşe yarar her ne verirseniz, hiç şüphesiz, Allah onu bilir.
Verin o fakırlere ki Allah yolunda kapanmışlardır, şuraya buraya dolaşamazlar, istemekten çekindikleri için bilmiyen onları zengin zanneder, onları simalarından tanırsın: Hakkı bizar etmezler, hem işe yarar her ne verirseniz hiç şüphesiz Allah onu bilir
Yardımlar Allah yolunda mahsur olan, çalışmaya güç yetiremeyen yoksullar içindir. Bilmeyenler, utangaçlıklarından dolayı onları zengin sanır. Sen, onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük ederek kimseyi rahatsız etmezler. Hayır olarak ne infak ederseniz muhakkak Allah, onu bilir.
Yardımlar Allah yolunda mahsur olan, çalışmaya güç yetiremeyen yoksullar içindir. Bilmeyenler, utangaçlıklarından dolayı onları zengin sanır. Sen, onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük ederek kimseyi rahatsız etmezler. Hayır olarak ne infak ederseniz muhakkak Allah, onu bilir.
Yardımlar Allah yolunda mahsur olan, çalışmaya güç yetiremeyen yoksullar içindir. Tanımayanlar, iffetlerinden dolayı onları zengin sanır. Sen, onları, yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük ederek kimseyi rahatsız etmezler. Hayır olarak ne infak ederseniz muhakkak Allah, onu bilir.
(Sadakalar) Kendilerini Tanrı yolunda adayan fakirler içindir ki, onlar, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremezler. İffetlerinden dolayı bilmeyen onları zengin sanır. (Ama) Sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük ederek insanlardan istemezler. Hayırdan her ne infak ederseniz, kuşkusuz Tanrı onu bilir.
(Sadakalar) Allah yolunda kendilerini vakfetmiş fakirler içindir ki onlar yer yüzünde dolaşmıya muktedir olmazlar. (Hallerini) bilmeyen; iffet ve istiğnalarından dolayı onları zengin (kimse) ler sanır. Sen (Habibim) o gibileri sımalarından tanırsın. Onlar insanlardan yüzsüzlük edib de (bir şey) istemezler. Siz (Hak yolunda) ne mal harcarsanız şübhesiz Allah onu hakkıyle bilicidir.
Sadakalarınızı, kendilerini Allah yoluna vermiş olup da yeryüzünde dolaşmayan ve tanımayanların; hayalarından dolayı onları zengin zannettikleri yoksullara verin. Onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük ederek insanlardan bir şey istemezler. Hayırdan ne infak ederseniz şüphesiz Allah onu bilir.
(265-274) Allah’ın hoşnutluğunu elde etmek / rızasını kazanmak ve kendilerini sebatkar etmek için mallarını infak edenlerin misali tümsekte duran bir bahçe misali gibidir. Ona yağmur yağmış ve iki kat yemiş vermiştir , ona yağmur yağmasa da çiseli haldedir, Allah yaptıklarınızı görür. Herhangi biriniz, altlarından nehirler akan hurma ve üzüm bahçeleri varken ürünlerinin hepsi de ona aitken, ona yaşlılık nasip olduğunda, neslinin / zürriyetinin zayıf kalmasını, ayrıca içinde ateş olan bir kasırganın da bahçesini yakmasını arzu eder mi? İşte bu şekilde Allah ayetlerini açıklıyor ki böylelikle belki fikir üretirsiniz. (Malların hepsi benim diyenin çoluğu çocuğu aç kalır , gösteriş ve eza içeren vermeler ise bahçeyi yakıp kavuran ateşli kasırgadır) Ey iman edenler, kazandıklarınızın hoş olanlarından ve sizin için arzda çıkardıklarımızdan verin, onların pis / habis olanlarını infak etmek için yeltenmeyin. Size verildiğinde gözünüz kapalıyken bile alabileceğiniz şeyleri verin, Bilin ki Allah muhakkak ki zengindir, övülendir. Şeytan size fakirliği vaat eder ve iğrençliği / hayasızlığı size emreder, Allah ise size kendi tarafından bağışlanmayı ve bolluğu / fazlı vaat eder, Allah kapsayıcıdır/ geniştir, bilendir. İstediğine gerekçeyi / hikmeti verir ve kime hikmet verilirse de kesin olan şu ki ona büyük bir iyilik / hayır verilmiştir , Akıl ulularından başkası hatırlayıp anmaz. Mal olarak / nafaka olarak neyi harcasanız veya adak olarak neyi adarsanız (olursa koç keseceğim) Allah onu bilir. Zalimlere yardım yoktur. (Sadaka, zekât, adak ve mehirde sen sadece veriyorsun yiyemiyorsun dahi harcamayı verdiğin kişi yapıyor nafakada infakta ise sen başkası için harcamada bulunuyorsun) Eğer sadakalarınızı görünür şekilde verirseniz (övülen niğma kelimesi, bi’sa kınanan kelimesinin zıddıdır) o bir nimettir, eğer onu gizleyerek fakirlere verirseniz o sizin için daha iyidir / daha hayırlıdır , s izin kötülüklerinizi örtüyor, yok ediyor. Allah’ın yaptıklarınızdan haberi vardır. Onların yola girmeleri / hidayete ermeleri senin üzerine vazife değil ve fakat Allah istediğine kılavuzluk eder / yola iletir. İyilikten ne infak ederseniz kendiniz içindir , ancak Allah’ın yüzüne erişmek / ulaşmak için verirsiniz, iyilikten ne infak ederseniz size tam tamına karşılığı ödenir, zulmedilmezsiniz. Allah yolunda kendilerini izole eden / sınırlandıran / hapseden o fakirler; arzda darbelemeye / yere vurmaya güç yetiremezler, cahil biri onları çekingen davranışlarından dolayı zengin hesap eder / zengin olarak değerlendirir , onları yüzlerinden / simalarından tanırsın, aşırı ısrarcı olup insanlardan isteyemezler, İyilikten her neyi infak ederseniz kesinlikle Allah, onu bilendir. Gizli ve belirgin / aleni, gece ve gündüz infak edenler, işte onların ücretleri / ecirleri Allah yanındadır. (Gidince alacaklar) Onlara korku yoktur onlara hüzün de yoktur.
(Sadakalar) Allah yolunda mahsur kalmış, kazanç için yeryüzünde dolaşamayan, çekingenliklerinden dolayı bilmeyenlerin onları zengin zannettikleri, senin de simalarından tanıdığın ısrarlı bir şekilde insanlardan istemeyen fakirler içindir. Hayır olarak ne harcarsanız, şüphesiz Allah onu hakkıyla bilir.
(Sadakalar) şu fakirlere mahsustur ki, Allah yolunda kapanıp kalmışlardır. Yeryüzünde gezip dolaşamazlar. Bilmeyen, utangaçlıklarından dolayı onları zengin sanır. Onları simalarından (yüzlerinden) tanırsın. Yüzsüzlük edip insanlardan istemezler. Yaptığınız her hayrı Allah bilir.
Harcamayı özellikle, Allah yoluna adanan fakirler için yapın. Onlar (para kazanmak için) yeryüzünde gezip dolaşamazlar. Onurlu oldukları için de durumlarını bilmeyen onları zengin sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. İnsanlardan ısrarla bir şey istemezler. Hayır olarak ne harcarsanız Allah onu bilir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Harcamayı, bütün vaktini Allah yolunda hizmetle geçiren ihtiyaç sahiplerine özellikle yapın. Onlar dışarıda dolaşıp çalışamazlar. Onurlu oldukları için de durumlarını bilmeyen onları zengin sanır. Onları yüzlerinden tanırsın. Kimseden yalvar yakar bir şey istemezler. Hayra yaptığınız her harcamayı bilen Allah'tır.
(Sadakalar) Allah yolunda mahsur kalmış, kazanç için yeryüzünde dolaşamayan, çekingenliklerinden dolayı, bilmeyenlerin onları zengin zannettikleri, senin de simalarından tanıdığın, ısrarlı bir şekilde insanlardan istemeyen fakirler içindir. Hayır olarak ne harcarsanız, şüphesiz Allah onu hakkıyla bilir.
(Sadakalar,) Allah yolunda mahsur kalmış, kazanç için yeryüzünde dolaşamayan, çekingenliklerinden dolayı, bilmeyenlerin onları zengin zannettikleri, senin de simalarından tanıdığın, yüzsüzlük edip insanlardan istemeyen fakirler içindir. Hayır olarak ne harcarsanız, şüphesiz Allah onu hakkıyla bilir.
İnfak edilenler, Allah yolunda kapanıp kalmış, yeryüzünde dolaşamaz olmuş yoksullar içindir. İffet ve onurları yüzünden, cahiller bunları, zengin kişiler sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük ve yırtıklık ederek, insanlardan bir şey istemezler. Nimet ve imkandan infak ettiğiniz her şeyi, Allah çok iyi bilmektedir.