Toplum ve yönetim
Emanete Sadakat الأمانة
Kendine bırakılan her şeyi — mal, söz, görev, sır — sahibine ait bilip korumak ve yerine ulaştırmak.
- 4 birincil dayanak
- 3 ikincil
- kök امن
Açıklama
'Allah emanetleri sahiplerine vermenizi emreder' (4:58) ile 'emanetlerine hıyanet etmeyin' (8:27) ilkenin çerçevesini çizer; Mü'minûn 23:8 emanete riayeti müminin vasfı sayar. Ahzâb 33:72 emaneti insanın yüklendiği sorumluluk olarak geniş anlamda kullanır. Yûsuf'un 'iyi koruyucu ve bilenim' (12:55) sözü emanetin liyakatle birlikte anılmasına örnektir.
Dayanak ayetler
Birincil: doğrudan emir · meal: Diyanet İşleri- Nisâ 58 birincil
Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
- Enfâl 27 birincil
Ey iman edenler! Allah'a ve Peygamber'e hainlik etmeyin. Bile bile kendi (aranızdaki) emanetlerinize de hainlik etmeyin.
- Mü'minûn 8 birincil
Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler.
- Meâric 32 birincil
Onlar, emanetlerini ve verdikleri sözü gözeten kimselerdir.
- Bakara 283 ikincil
Eğer yolculukta olur da bir yazıcı bulamazsanız, o zaman alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz kendisine güvenilen kimse emanetini (borcunu) ödesin ve Rabbi Allah'tan sakınsın. Bir de şahitliği gizlemeyin. Kim şahitliği gizlerse, şüphesiz onun kalbi günahkardır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.
- Yûsuf 55 ikincil
Yusuf, "Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Çünkü ben iyi koruyucu ve bilgili bir kişiyim" dedi.
Yûsuf: hafîz ve alîm
- Ahzâb 72 ikincil
Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi. Çünkü o çok zalimdir, çok cahildir.