Söz ve doğruluk
Sözünde Durma (Ahde Vefa) الوفاء بالعهد
Verilen sözü, yapılan anlaşmayı ve yemini yerine getirmek; ahdi bozmamak.
- 4 birincil dayanak
- 5 ikincil
- kök عهد
Açıklama
'Ahdi yerine getirin, çünkü ahitten sorulacaksınız' (17:34), 'akitleri yerine getirin' (5:1) ve 'antlaşma yaptığınızda Allah'ın ahdini yerine getirin' (16:91) ilkenin doğrudan emirleridir. Mü'minûn 23:8 ahde riayeti müminin vasfı sayar; Bakara 2:177 sözünde duranı iyilerden sayar. Hudeybiye antlaşmasına Kur'an'ın verdiği değer (48:1-3) ahde vefanın siyasî düzlemdeki örneğidir.
Dayanak ayetler
Birincil: doğrudan emir · meal: Diyanet İşleri- Mâide 1 birincil
Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helal saymamanız kaydıyla, okunacak (bildirilecek) olanlardan başka hayvanlar, size helal kılındı. Şüphesiz Allah istediği hükmü verir.
- Nahl 91 birincil
Antlaşma yaptığınız zaman, Allah'a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin. Allah'ı kendinize kefil kılarak pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı bilir.
- İsrâ 34 birincil
Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın, verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz (veren sözünden) sorumludur.
- Mü'minûn 8 birincil
Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler.
- Bakara 177 ikincil
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah'a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.
- Ra'd 20 ikincil
Onlar, Allah'a verdikleri sözü yerine getiren ve sözleşmeyi bozmayanlardır.
- Meryem 54 ikincil
Kitap'ta İsmail'i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resul, bir nebi idi.
İsmâil: sözünde duran
- Saf 2 ikincil
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?
- Saf 3 ikincil
Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir.