Diyanet İşleri
Kitap'ta İsmail'i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resul, bir nebi idi.
Meryem suresi
Meryem suresi, 54. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِسْمَٰعِيلَ إِنَّهُۥ كَانَ صَادِقَ ٱلْوَعْدِ وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا
veẕkür fi-lkitâbi ismâ`îl. innehû kâne ṣâdiḳa-lva`di vekâne rasûlen nebiyyâ.
Kitap'ta İsmail'i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resul, bir nebi idi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ, Hârûn, İsmâil ve İdrîs Meryem 51–58 3
Kitap'ta, Musa'yı da an. Şüphesiz o seçkin bir insan idi. Bir resul, bir nebi idi.
Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.
Rahmetimiz sonucu kardeşi Harun'u bir nebi olarak kendisine bahşettik.
Kitap'ta İsmail'i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resul, bir nebi idi.
Ailesine namaz ve zekatı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.
Kitap'ta İdris'i de an. Şüphesiz o, doğru sözlü bir kimse, bir nebi idi.
Onu yüce bir makama yükselttik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
54. Yani bu Kur’ân-ı Kerim’de Âdemoğullarının efendisinin aralarından geldiği ve Arap kavminin atası olan bu yüce peygamberi de an. “O, sözünde duran” söz verdi mi mutlaka yerine getiren “bir kul ve bir rasûl, bir nebi idi.” Onun sözünde durması hem Allah’a, hem de kullara verdiği sözleri kapsıyordu. Onun içindir ki İsmail, babasının kendisini boğazlamasına karşılık sabredeceği vaadinde bulunup: “İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.” (es-Saffat, 37/102) demiş ve babasına verdiği bu sözü eksiksiz yerine getirmiş, babasının kendisini boğazlamasına -ki bu insanın başına gelebilecek en büyük musibettir- imkân tanımıştı. Daha sonra Allah, onu Allah’ın en büyük lütfu olan, insanlar arasında en yüce mertebeye çıkmak demek olan risalet ve nübüvvet ile nitelendirmektedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Sana indirilen Kur'an'da İsmail -aleyhisselam-'ın haberini de zikret. O doğru sözlü bir kimse idi. Bir vaatte bulunsa onu yerine getirirdi. Bir resul, bir nebi idi.
Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
"Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."
Aynı kıssa: Hz. İsmâil
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kıssa: Hz. İsmâil
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Ortak kavram: Vaad · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…
Ortak kavram: Vaad · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
İman edip salih ameller işleyenleri de ebedi olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur.…
Ortak kavram: Vaad · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Onlar, "Sen bize tek Allah'a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi…
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk) · Ortak kavram: Nübüvvet
Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk) · Ortak kavram: Nübüvvet
Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) iman edin" denilince, "Biz sadece bize indirilene (Tevrat'a) inanırız" deyip, ondan sonra geleni (Kur'an'ı)…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kitapta İsmail'i de hatırla! Şüphesiz ki o hem sözünün eriydi hem de peygamber olan elçiydi.
Bu kitapta İsmail'i de gündeme taşı! Şu bir gerçek ki, o da sözü özü doğru biriydi; ve bir haberci, bir peygamberdi.
Ve bu kitapta İsmail'i de an. Doğrusu, o da her zaman sözünde duran biriydi; bir elçi, bir nebiydi.
Gelen BİLGİ içinde İsmail'i de hatırla (zikret). . . Muhakkak ki O sadık-ul va'd (Allah'a kulluğundan gafil olmayacağı vaadine sadık) ve Rasul idi, Nebi idi.
Kitap'ta İsmail'i de zikret. Çünkü o, va'dinde doğruydu ve gönderilmiş (Resul) bir peygamberdi.
(Rasûlüm!) Kitap'ta İsmail'i de an. Gerçekten o, sözüne sâdıktı, rasûl ve nebî idi.
Kitap'ta, İsmail'i de an. Kuşkusuz, O, verdiği sözde duran ve peygamber olan bir elçiydi.
Kitapta İsmail'i de an!. Gerçekten o, sözüne sadıktı. Rasul ve nebi idi.
Kitapta İsmail'i an. O sözünde duran biriydi. Aynı zamanda peygamber olan bir elçiydi.
Kitapta İsmail'i an. O sözünde duran biriydi. Aynı zamanda peygamber olan bir elçiydi.
Kitapta İsmail'i de an; çünkü o cidden va'dinde sadık bir kimse idi, bir Resul, bir peygamber idi.
Kitabda İsmaili de an, çünkü o cidden va'dinde sadık idi, ve bir Resul, bir Peygamber idi
Kitap'ta İsmail'i de an. O, sözüne sadık dipnot 1 bir Resul, bir Nebi'ydi.
Kitap'ta İsmail'i de an. O, sözüne sadık dipnot 1 bir resul, bir nebiydi.
Kitap'ta İsmail'i de an. O, sadık dipnot 1 bir rasul, bir nebiydi.
Kitap'ta İsmail'i de zikret. Çünkü o, vaadinde doğruydu ve gönderilmiş (Resul) bir peygamberdi.
Kitabda İsmaili de yadet. Çünkü o, va'dinde saadıkdı, resul bir peygamberdi.
Kitab'da İsmail'i de an. Muhakkak ki o, vaadine sadık idi ve katımızdan gönderilmiş bir peygamberdi.
(51-63) Kitapta Musa’yı hatırla, Muhakkak ki O saf ve içten biriydi, gönderilmiş nebilerdendi. Tur'un sağ tarafından seslendik. Ona sırlarımızı anlatacak bir yakınlık sağladık. Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u nebi olarak hibe ettik. Kitapta İsmail'i hatırla. Muhakkak o sözüne bağlı / vaadine sadık idi, resul ve nebi idi. Yakın çevresine namazı / salatı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında hoşnut olunmuş / razı olunmuş biri idi. Kitapta İdris'i hatırla. O sözüne bağlı bir nebiydi. Onu yüce bir mek âna yükselttik. İşte bunlar , Allah'ın üzerlerine nimet verdiği , Adem'in soyundan / zürriyetinden, Nuh'la beraber taşıdığımız ve İbrahim ile Yakub’un / İsrail’in ailelerinden, yola soktuğumuz / hidayet verdiğimiz seçkin kıldığımız nebilerdir, onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman secdeye kapanır ve ağlarlardı. Onların ardından gelenlerden öyle birileri geldi ki namazı ziyan ettiler şehvetlerine tabi oldular ileride kuyuya / gayyaya atılacaklar. Vazgeçenler ve Salih amel işleyenler, iman edenler ise işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şey de zulme uğramayacaklar. Allah'ın kullarına , gaybi olarak vadettiği Cennet , Adn Cennetleridir. Kesinlikle O vaadini yerine getirendir. (Allah'ımız sahipleri için şimdilik kaybolan adn cennetlerini vaat etmiştir) Orada Selam hariç boş bir söz işitmezler, orada sabah akşam onların rızıkları vardır. Bu öyle bir cennettir ki ona, takvalı kullarımızı varis edeceğiz.
Kitapta İsmail’i de an. O, sözüne sadıktı ve rasûl bir peygamber idi .
Kitapta İsma'il'i de an. Çünkü o sözünde duran, elçi bir peygamberdi.
Bu kitapta İsmail'i de anlat. dipnot 1 O, sözünü tutan biriydi; dipnot 2 nebi olan resuldü. dipnot 3
Bu Kitap'ta İsmail'i de anlat. O, sözünü tutmuştu dipnot 1 ; nebi olan elçiydi.
Kitapta İsmail’i de an. O, sözüne sadıktı ve bir rasûl bir peygamber idi
-Kitapta İsmail'i de an. O, sözüne sadıktı. Peygamber olarak gönderilmişti.
Kitap'ta İsmail'i de an. Çünkü o, vaadinde sadıktı; bir resuldü, bir peygamberdi.
Also, narrate O Muhammad to the people what is discoursed in the Book -the Quran- relative to Ismail who was true-hearted, true to his promise, and his words and his deeds together accorded; he was a Messenger endowed with the prerogative of Prophethood.
Mention too, in the Quran, the story of Ishmael. He was true to his promise, a messenger and a prophet.
Also mention in the Book (the story of) Isma'il: He was (strictly) true to what he promised, and he was a messenger (and) a prophet.
And recite in the Book the account of Ishmael. He was ever true to his promise, and was a Messenger, a Prophet.
Mention Isma‘il in the Book. He was true to his promise and was a Messenger and a Prophet.
And mention in the Book (the Qur’ân) Ismâ‘îl (Ishmael). Verily he was true to what he promised, and he was a Messenger, (and) a Prophet.
And mention in the Book Ishmael. Indeed he was true to his promise, and an apostle and a prophet.
Give an account of Ismâîl in this Book. He (too) was strictly true to his promise. And he was a Messenger, a Prophet.
And mention in the Book Ishmael; he was true to his promise, and he was a Messenger, a Prophet.
Now Mention the name of Ishmael in Qur’an who (as a Prophet of Mine) had to deliver My Message. Indeed he was a man of his word.
And mention, in the Book, Ishmael; verily, he was true to his promise, and was an apostle,- a prophet;
Recall in the book Ishmael; he was truthful to his promise, and he was a messenger prophet.
Remember also Ismael in the same book: For he was true to his promise; and was an apostle, and a prophet.
And We granted him out of Our Mercy, his brother Aaron also a prophet.
And mention in the Book Shuaayb; (Ishmael) surely he was sincerely (true) to his promise, and he was a Messenger, a Prophet.
And make mention in the Scripture of Ishmael. Lo! he was a keeper of his promise, and he was a messenger (of Allah), a prophet.
Commemorate Ishmael in the Book. He was true of his promise, and a messenger, a prophet.
AND CALL to mind, through this divine writ, Ishmael. Behold, he was always true to his promise, and was an apostle [of God], a prophet,
And mention in the Book ˹O Prophet, the story of˺ Ishmael. He was truly a man of his word, and was a messenger and a prophet.
And recall in the Scripture Ishmael; he was truthful to his promise, and he was a messenger prophet.
And mention in the scripture Ismail. He was truthful when he made a promise, and he was a messenger prophet.
And mention in the Book, Ishmael. Indeed, he was true to his promise, and he was a messenger and a prophet.
And remember thou in the Writ Ishmael: — He was true to the promise — and he was a messenger and a prophet;
And make mention in the Book, of Ishmael. He was truthful in his pledge, and he was a Prophet bearing Our Message.
And in the Book (Quran), tell (the story of) Ismail (Ishmael), verily he was true to his promise, and he was a messenger, a prophet.
And mention in the Book (the story of) Ismā‘īl. He was indeed true to his promise, and was a messenger, a prophet.
And recall in the Book, Ishmael; he was truthful to his promise, and he was a messenger prophet.