Peygamber kıssası
Hz. İsmâil
İbrâhim'in oğlu; babasıyla Kâbe'yi inşa eder, Mekke'ye yerleşir. Kur'an onu sözünde duran, sabırlı ve ailesine namazı emreden bir peygamber olarak anar. Kurban kıssasındaki oğulun İsmail olduğu çoğunluk görüşüdür.
- 5 parça
- 23 ayet
- M.Ö. 2000 civarı (yaklaşık)
- 1 konum
Kıssanın geçtiği yerler
Sırayla; her konumun güven derecesi yazılı- 1 Mekke kesin Mekke (Makkah al-Mukarramah) Kâbe'nin inşası ve Mekke'ye yerleşme.
Konum güven dereceleri ve kaynak notları harita sayfasında.
Anlatı
Ayetler kıssanın akışına göre sıralandı · meal: Diyanet İşleri-
Oğulun adı Kur'an'da verilmez; çoğunluk İsmail der.
- Sâffât suresi, 101. ayet — tek başına aç
Sâffât suresi, 101. ayet. فَبَشَّرْنَٰهُ بِغُلَٰمٍ حَلِيمٍ
Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.
- Sâffât suresi, 102. ayet — tek başına aç
Sâffât suresi, 102. ayet. فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعْىَ قَالَ يَٰبُنَىَّ إِنِّىٓ أَرَىٰ فِى ٱلْمَنَامِ أَنِّىٓ أَذْبَحُكَ فَٱنظُرْ مَاذَا تَرَىٰ قَالَ يَٰٓأَبَتِ ٱفْعَلْ مَا تُؤْمَرُ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰبِرِينَ
Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?" dedi. O da, "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
- Sâffât suresi, 103. ayet — tek başına aç
Sâffât suresi, 103. ayet. فَلَمَّآ أَسْلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلْجَبِينِ
(103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"
- Sâffât suresi, 104. ayet — tek başına aç
Sâffât suresi, 104. ayet. وَنَٰدَيْنَٰهُ أَن يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ
(103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"
- Sâffât suresi, 105. ayet — tek başına aç
Sâffât suresi, 105. ayet. قَدْ صَدَّقْتَ ٱلرُّءْيَآ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ
"Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."
- Sâffât suresi, 106. ayet — tek başına aç
Sâffât suresi, 106. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْبَلَٰٓؤُا۟ ٱلْمُبِينُ
"Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır."
- Sâffât suresi, 107. ayet — tek başına aç
Sâffât suresi, 107. ayet. وَفَدَيْنَٰهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍ
Biz, (İbrahim'e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail'i) kurtardık.
- Sâffât suresi, 108. ayet — tek başına aç
Sâffât suresi, 108. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ
Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.
- Sâffât suresi, 109. ayet — tek başına aç
Sâffât suresi, 109. ayet. سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ
İbrahim'e selam olsun.
- Sâffât suresi, 110. ayet — tek başına aç
Sâffât suresi, 110. ayet. كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ
İyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.
- Sâffât suresi, 111. ayet — tek başına aç
Sâffât suresi, 111. ayet. إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ
Çünkü o mü'min kullarımızdandı.
- Sâffât suresi, 101. ayet — tek başına aç
-
- Bakara suresi, 125. ayet — tek başına aç
Bakara suresi, 125. ayet. وَإِذْ جَعَلْنَا ٱلْبَيْتَ مَثَابَةً لِّلنَّاسِ وَأَمْنًا وَٱتَّخِذُوا۟ مِن مَّقَامِ إِبْرَٰهِـۧمَ مُصَلًّى وَعَهِدْنَآ إِلَىٰٓ إِبْرَٰهِـۧمَ وَإِسْمَٰعِيلَ أَن طَهِّرَا بَيْتِىَ لِلطَّآئِفِينَ وَٱلْعَٰكِفِينَ وَٱلرُّكَّعِ ٱلسُّجُودِ
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle emretmiştik: "Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rüku ve secde edenler için evimi (Kabe'yi) tertemiz tutun."
- Bakara suresi, 126. ayet — tek başına aç
Bakara suresi, 126. ayet. وَإِذْ قَالَ إِبْرَٰهِـۧمُ رَبِّ ٱجْعَلْ هَٰذَا بَلَدًا ءَامِنًا وَٱرْزُقْ أَهْلَهُۥ مِنَ ٱلثَّمَرَٰتِ مَنْ ءَامَنَ مِنْهُم بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ قَالَ وَمَن كَفَرَ فَأُمَتِّعُهُۥ قَلِيلًا ثُمَّ أَضْطَرُّهُۥٓ إِلَىٰ عَذَابِ ٱلنَّارِ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah da, "İnkar edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir orası!" demişti.
- Bakara suresi, 127. ayet — tek başına aç
Bakara suresi, 127. ayet. وَإِذْ يَرْفَعُ إِبْرَٰهِـۧمُ ٱلْقَوَاعِدَ مِنَ ٱلْبَيْتِ وَإِسْمَٰعِيلُ رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّآ إِنَّكَ أَنتَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ
Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin" diyorlardı.
- Bakara suresi, 128. ayet — tek başına aç
Bakara suresi, 128. ayet. رَبَّنَا وَٱجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِن ذُرِّيَّتِنَآ أُمَّةً مُّسْلِمَةً لَّكَ وَأَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَآ إِنَّكَ أَنتَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ
"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın."
- Bakara suresi, 129. ayet — tek başına aç
Bakara suresi, 129. ayet. رَبَّنَا وَٱبْعَثْ فِيهِمْ رَسُولًا مِّنْهُمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَيُزَكِّيهِمْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin."
- Bakara suresi, 125. ayet — tek başına aç
-
- İbrâhîm suresi, 37. ayet — tek başına aç
İbrâhîm suresi, 37. ayet. رَّبَّنَآ إِنِّىٓ أَسْكَنتُ مِن ذُرِّيَّتِى بِوَادٍ غَيْرِ ذِى زَرْعٍ عِندَ بَيْتِكَ ٱلْمُحَرَّمِ رَبَّنَا لِيُقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ فَٱجْعَلْ أَفْـِٔدَةً مِّنَ ٱلنَّاسِ تَهْوِىٓ إِلَيْهِمْ وَٱرْزُقْهُم مِّنَ ٱلثَّمَرَٰتِ لَعَلَّهُمْ يَشْكُرُونَ
"Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler."
- İbrâhîm suresi, 38. ayet — tek başına aç
İbrâhîm suresi, 38. ayet. رَبَّنَآ إِنَّكَ تَعْلَمُ مَا نُخْفِى وَمَا نُعْلِنُ وَمَا يَخْفَىٰ عَلَى ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِ
"Rabbimiz! Şüphesiz sen, gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz."
- İbrâhîm suresi, 39. ayet — tek başına aç
İbrâhîm suresi, 39. ayet. ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى وَهَبَ لِى عَلَى ٱلْكِبَرِ إِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ إِنَّ رَبِّى لَسَمِيعُ ٱلدُّعَآءِ
"Hamd, iyice yaşlanmış iken bana İsmail'i ve İshak'ı veren Allah'a mahsustur. Şüphesiz Rabbim duayı işitendir."
- İbrâhîm suresi, 37. ayet — tek başına aç
-
- Meryem suresi, 54. ayet — tek başına aç
Meryem suresi, 54. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِسْمَٰعِيلَ إِنَّهُۥ كَانَ صَادِقَ ٱلْوَعْدِ وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا
Kitap'ta İsmail'i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resul, bir nebi idi.
- Meryem suresi, 55. ayet — tek başına aç
Meryem suresi, 55. ayet. وَكَانَ يَأْمُرُ أَهْلَهُۥ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ وَكَانَ عِندَ رَبِّهِۦ مَرْضِيًّا
Ailesine namaz ve zekatı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.
- Meryem suresi, 54. ayet — tek başına aç
-
- Enbiyâ suresi, 85. ayet — tek başına aç
Enbiyâ suresi, 85. ayet. وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِدْرِيسَ وَذَا ٱلْكِفْلِ كُلٌّ مِّنَ ٱلصَّٰبِرِينَ
İsmail'i, İdris'i ve Zülkifl'i de hatırla. Bunların hepsi sabredenlerdendi.
- Enbiyâ suresi, 86. ayet — tek başına aç
Enbiyâ suresi, 86. ayet. وَأَدْخَلْنَٰهُمْ فِى رَحْمَتِنَآ إِنَّهُم مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ
Onları da rahmetimizin içine soktuk. Şüphesiz onlar salih kimselerdendi.
- Enbiyâ suresi, 85. ayet — tek başına aç
Dersler
Her madde bir kaynağa dayanır; platform yorumu eklenmez-
İsmâil, sözünde sadakat ve ailesine ibadeti emretme özellikleriyle anılır.
TDV İslâm Ansiklopedisi İSMÂİL maddesi — islamansiklopedisi.org.tr/ismail
Bağlantılar
İlkeler
Kavramlar
İlgili kıssalar
Keşfet — bu kıssanın medyası
Gerçek belgeler4
Gerçek fotoğraf3
Gerçek fotoğraf
Mescid-i Harâm ve Kâbe
Günümüz yapısıdır; Peygamber dönemindeki hâli değildir.
Ayet: Bakara 125-127 · Âl-i İmrân 96-97
- Kaynak
- Wikimedia Commons
- Yazar
- مريم محمد الغلبان
- Tarih
- 2022-06-06
- Lisans
- CC0
مريم محمد الغلبان · https://www.aljazeera.com/gallery/2022/7/7/photos-one-million-muslims-start-hajj-pilgrimage-in-mecca · CC0
Gerçek fotoğraf
Cebel-i Nûr (Hira'nın bulunduğu dağ)
İlk vahyin Hira mağarasında geldiği bilgisi siyer kaynaklarına dayanır; Kur'an mağaranın adını vermez.
Ayet: Alak 1-5
- Kaynak
- Wikimedia Commons
- Yazar
- Kaliper1
- Tarih
- 1 January 2025 (according to Exif data)
- Lisans
- CC BY-SA
Kaliper1 · Own work · CC BY-SA 4.0
Gerçek fotoğraf
Hira mağarası
Konum siyer geleneğine dayanır.
Ayet: Alak 1-5
- Kaynak
- Wikimedia Commons
- Yazar
- saudipics
- Tarih
- 2018-02-20 07:25:46
- Lisans
- CC BY-SA
saudipics · http://saudipics.com/images/preview/1317 · CC BY-SA 4.0
Tarihsel belge1
Tarihsel belge
Kâbe — hac mevsimi, 1886
Mescid-i Harâm'ın genişletmelerden önceki hâlini gösteren erken fotoğraf.
Ayet: Bakara 158 · Mâide 97
- Kaynak
- Wikimedia Commons
- Yazar
- Post of Switzerland
- Tarih
- 1886-09
- Lisans
- Kamu malı
Post of Switzerland · https://www.picclickimg.com/d/w1600/pict/232772144049_/saudi-arabia-MECCA-MAKKAH-Kaaba-during-the-Hajj.jpg · Public domain