İnsân suresi

İnsân suresi, 3. ayet

İnsân suresi, 3. ayet. إِنَّا هَدَيْنَٰهُ ٱلسَّبِيلَ إِمَّا شَاكِرًا وَإِمَّا كَفُورًا

innâ hedeynâhü-ssebîle immâ şâkirav veimmâ kefûrâ.

Diyanet İşleri

Şüphesiz biz onu (ömür boyu yürüyeceği) yola koyduk. O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kat eder.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İnsân 1–6 · surenin 3. ayeti / 31

Konu İnsanın yaratılışı ve iki yol İnsân 1–4 3

  1. İnsân 1

    İnsan (henüz) anılır bir şey değilken (yaratılmamışken) üzerinden uzunca bir zaman geçti.

  2. İnsân 2

    Şüphesiz biz insanı, karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık.

  3. 3

    Şüphesiz biz onu (ömür boyu yürüyeceği) yola koyduk. O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kat eder.

  4. İnsân 4

    Şüphesiz biz, kafirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.

  5. İnsân 5

    İyiler ise, katkısı kafur olan içecekler dolu bir kadehten içerler.

  6. İnsân 6

    Bir pınar ki Allah'ın kulları ondan içer, onu (istedikleri şekilde) fışkırtıp akıtırlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

3. Sonra da ona peygamberler göndermiş, peygamberlere de Kitaplar indirmiştir. Kendisine ulaştıran yolunu gösterip açıklamış ve bu yolu izlemeye teşvik etmiştir. Huzuruna varacağı vakit nezdinde kendisine neler saklamış olduğunu da haber vermiştir. Diğer taraftan helâke götüren yolu da bildirip bu yolu izlemekten sakındırmıştır. Bu yolu izlediği takdirde nelerle karşılaşacağını da bildirmiş ve bu şekilde onu imtihana tabi tutmuştur.

Bunun sonucunda da insanlar iki kısma ayrılmışlardır: Biri, Allah’ın nimetlerine şükreden ve O’nun yerine getirilmesini istediği hakları ifa eden kimselerdir. Diğeri de Allah’ın kendisine ihsan etmiş olduğu dinî ve dünyevî nimetlere nankörlük edip Rabbini inkar eden ve helâke götüren yola giren kimselerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz ona, peygamberlerimizin dilleriyle hidayet yolunu açıkladık. Bundan sonra o, ya dosdoğru yolu bularak Allah’a şükreden Mümin bir kul olur ya da yoldan saparak Allah’ın ayetlerini inkâr eden kâfir bir kul olur.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّا inna elbette biz
  2. هَدَيْنَـٰهُ hedeynahu ona gösterdik kök: هدي
  3. ٱلسَّبِيلَ s-sebile yolu kök: سبل
  4. إِمَّا imma ya
  5. شَاكِرًۭا şakiran şükreder kök: شكر
  6. وَإِمَّا ve imma veya
  7. كَفُورًا kefuran nankör olur kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik.

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.

  • Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

  • Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.

  • Ortak kavram: Yol (sebîl)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

49 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Elbet onu (amacına ulaştıracak olan) doğru yola Biz yönelttik: ya iman eden veya inkar eden biri olmayı (kendi tercihine bıraktık)

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, Biz ona yolu/yöntemi gösterdik; şükredici, ya da nankör (olması artık kendisine kalmıştır).

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz ona o yolu (aklını kullanarak iman etme yolunu) gösterdik. Ya şükredici olur (Rabbini değerlendirir), ya küfür (gerçeği ret) edici!

Ali Bulaç

Biz ona yolu gösterdik; (artık o,) ya şükredici olur ya da nankör.

Ali Özek ve heyeti

Şüphesiz biz ona (doğru) yolu gösterdik. İster şükredici olsun ister nankör.

Ali Rıza Safa

Aslında, ona yolu gösterdik; artık şükreder veya nankörlük eder.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz biz ona doğru yolu gösterdik. İster inanır, ister inkar eder.

Edip Yüksel

Ona yolu gösterdik ya şükredendir ya da nankör.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ona yolu gösterdik; ya şükredendir, ya da nankör.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Muhakkak Biz ona (doğru) yolu gösterdik; ister şükredici olsun, ister nankör kafir!

Elmalılı Hamdi Yazır

Her halde biz ona yolu gösterdik, ister şakir olsun ister nankör kafir

Erhan Aktaş

Ona doğru yolu gösterdik. Ama isterse şükreden, isterse nankörlük eden biri olur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ona doğru yolu gösterdik. Ama isterse şükreden, isterse nankörlük eden biri olur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ona doğru yolu gösterdik. Ama isterse şükreden dipnot 1 , isterse nankörlük eden biri olur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şükür, karşılık vermek demektir. Allah'a şükretmek demek; Allah'ın verdiği nimetlerin karşılığını, Allah'ın rızasına uygun şekilde kullanmak/harcamak demektir.

Gültekin Onan

Biz ona yolu gösterdik; (artık o) ya şükredici olur ya da (pek) kafir.

Hasan Basri Çantay

Gerçek, biz ona (doğru) yolu gösterdik. İster şükredici (olsun o), ister nankör (kafir).

İbni Kesir

Gerçekten Biz; ona yolu gösterdik. Buna kimisi şükreder, kimisi de küfür.

Mehmet Alagaş

(1-6) Zamanın bütününden / Dehr’den, insan’ın, hatırla nıp anılan bir şey olmadığı belli bir zaman dilimi gelip geçmedi mi? Muhakkak ki biz insanı karışım olan (sperm yumurta karışımı) nutfeden yarattık, onu (bağlılığına dair) sınayacağız. Onu işiten ve gören yaptık, Onu kesinlikle yola ilettik / yola koyduk ya şükreden olur yahut örtbas eden / görmezden gelen. Muhakkak ki yok sayanlar için zincirler, tasmalar / bukağılar ve kızgın ateş hazırladık. İyiler / ebrarlar, karışımı / mizacı (huy da bir karışımdır) kokulu kafur ağacı olan bir kadehten içiyorlar. Bir göze ki, ondan Allah’ın kulları içiyor , gözeyi yarıp açarak akıtırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz ona yolu gösterdik. İster şükreder, ister kâfir olur.

Süleyman Ateş

Biz ona yolu gösterdik: Ya şükredici veya nankör olur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ona doğru yolu gösterdik; ister görevini yapar, isterse o yolu görmezlikten gelir (kafir olur).

Şaban Britch

Biz, ona yolu gösterdik. İster şükreder, ister kâfir olur.

Şaban Piriş

Biz, ona yolu gösterdik. İster şükreder, ister nankörlük.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onu yola kılavuzladık. Artık ya şükredici olur ya nankör.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We guided him and conducted him to the right way which We ordained to be the course of life and conduct, and left him to choose to be grateful or to deviate from what is just and right.

Abdul Haleem

We guided him to the right path, whether he was grateful or not.

Abdullah Yusuf Ali

We showed him the Way: whether he be grateful or ungrateful (rests on his will).

Abul A'la Maududi

Surely We showed him the Right Path, regardless of whether he chooses to be thankful or unthankful dipnot 1 (to his Lord).

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, We did not just leave him to himself after giving him the powers of knowledge and reason, but We also guided him so that he knows which is the path of gratefulness and which of ungratefulness, so that whichever path he chooses in his later life, he himself is responsible for it. In Surah Al-Balad, the same subject has been expressed, thus "And We showed him both the conspicuous ways (of good and evil)." And in Surah Ash-Shams, thus: “By the human self, and by Him Who balanced it (with all the external and internal powers), then inspired it with its wickedness and its piety.” When all these explanations are kept in view, and also those detailed statements of the Quran in which it has been stated what arrangements Allah has made for man’s guidance in the world, it becomes evident that in this verse “We guided him to the way” does not imply any one form of guidance but many forms of it which are limitless and countless. For example:

Aisha Bewley

We guided him on the Way, whether he is thankful or unthankful.

Al-Hilali & Khan

Verily, We showed him the way, whether he be grateful or ungrateful.

Ali Quli Qarai

Indeed We have guided him to the way, be he grateful or ungrateful.

Amatul Rahman Omar

Verily, We have shown him the path clearly (giving him the full choice) whether he be grateful or ungrateful.

Arthur John Arberry

Surely We guided him upon the way whether he be thankful or unthankful.

Bijan Moeinian

God has showered mankind indiscriminately with His favor, by showing the right path; no matter how grateful or ungrateful man is.

E. Henry Palmer

Verily, we guided him in the way, whether he be grateful or ungrateful.

Edip-Layth

We have guided him to the path, either to be thankful or to reject.

George Sale

We have surely directed him in the way; whether he be grateful, or ungrateful.

Hamid S. Aziz

Surely We have shown him the way: he may be thankful or unthankful.

Mahmoud Ghali

Surely We have guided him upon the way, whether he be thankful or most disbelieving.

Marmaduke Pickthall

Lo! We have shown him the way, whether he be grateful or disbelieving.

Mohamed Ahmed - Samira

We surely showed him the way that he may either be grateful or deny.

Muhammad Asad

Verily, We have shown him the way: [and it rests with him to prove himself] either grateful or ungrateful.

Mustafa Khattab

We already showed them the Way, whether they ˹choose to˺ be grateful or ungrateful.

Progressive Muslims

We have guided him to the path, either to be thankful or to reject.

Rashad Khalifa

We showed him the two paths, then he is either appreciative, or unappreciative.

Sahih International

Indeed, We guided him to the way, be he grateful or be he ungrateful.

Sam Gerrans

We guided him on the path, be he grateful or be he ungrateful.

Shabbir Ahmed

Verily, We it is Who have shown him the Way, whether he be grateful or ungrateful.

Syed Vickar Ahamed

Verily, We showed him the Way: Whether he be thankful or not (rests upon his own will).

Taqi Usmani

We have shown him the way to be either grateful or ungrateful.

The Monotheist Group

We have guided him to the path, either to be thankful or to reject.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 3. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 3. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 3. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩