90. sure

Beled Suresi البلد

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 3 konu
  1. Beldeye yemin ve insanın kendini yeterli görmesi 1–7 karşılaştır — Beldeye yemin ve insanın kendini yeterli görmesi
  2. Sarp yokuş: köle azadı, yetim ve yoksul 8–16 karşılaştır — Sarp yokuş: köle azadı, yetim ve yoksul
  3. İman edenler ve inkâr edenler 17–20 karşılaştır — İman edenler ve inkâr edenler

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Beldeye yemin ve insanın kendini yeterli görmesi 1–7

  1. Beled suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 1. ayet. لَآ أُقْسِمُ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ

    lâ uḳsimü bihâẕe-lbeled.

    Ayet detayı — Beled suresi, 1. ayet

  2. Beled suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 2. ayet. وَأَنتَ حِلٌّۢ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ

    veente ḥillüm bihâẕe-lbeled.

    Süleymaniye Vakfı

    (şimdi) sen bu şehirde güvende olmasan bile! dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Hill (الحل)", canı helal (el-Ayn) yani can güvenliği yok, anlamındadır. Mekke herkes için can ve mal güvenliğinin olduğu bir yer iken (Bakara 2/125, İbrahim 14/35, Kasas 28/57, Ankebut 29/67) Muhammed aleyhisselamı hapsetme, öldürme veya sürgün etme konusunda Mekkeli müşrikler kararlıydı (Enfal 8/30). Ayet bu durumu anlatmaktadır.

    Ayet detayı — Beled suresi, 2. ayet

  3. Beled suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 3. ayet. وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَ

    vevâlidiv vemâ veled.

    Süleymaniye Vakfı

    Çocuk sahibi olana dipnot 1 ve çocuğuna da yemin olsun ki dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen "valid (وَالِد)" kelimesi Kur'an'da tekil formda ana ya da babadan herhangi birini anlatmak için (Lokman 31/33), tesniye formda da anne ve babanın her ikisini ifade etmek için kullanılmıştır (Bakara 2/83, Nisa 4/135, İsra 17/23). Öyleyse valid; "çocuk sahibi olan" demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Her insanın çocuğu olmayabilir; ancak her insan bir başkasının çocuğudur. Öyleyse, ayette tüm insanlara yemin edilmektedir.

    Ayet detayı — Beled suresi, 3. ayet

  4. Beled suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 4. ayet. لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِى كَبَدٍ

    leḳad ḫalaḳne-l'insâne fî kebed.

    Süleymaniye Vakfı

    kesinlikle biz insanı zorluklara katlanacak güçte yarattık. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah insanı en güzel donanımda yaratmış (Tin 95/4) ve kimseye gücünün üstünde bir sorumluluk yüklememiştir (Bakara 2/286 En'am 6/152). Demek ki her insanın karşılaştığı zorluklarla mücadele edecek potansiyeli mevcuttur.

    Ayet detayı — Beled suresi, 4. ayet

  5. Beled suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 5. ayet. أَيَحْسَبُ أَن لَّن يَقْدِرَ عَلَيْهِ أَحَدٌ

    eyaḥsebü el ley yaḳdira `aleyhi eḥad.

    Ayet detayı — Beled suresi, 5. ayet

  6. Beled suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 6. ayet. يَقُولُ أَهْلَكْتُ مَالًا لُّبَدًا

    yeḳûlü ehlektü mâlel lübedâ.

    Ayet detayı — Beled suresi, 6. ayet

  7. Beled suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 7. ayet. أَيَحْسَبُ أَن لَّمْ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ

    eyaḥsebü el lem yerahû eḥad.

    Ayet detayı — Beled suresi, 7. ayet

Sarp yokuş: köle azadı, yetim ve yoksul 8–16

  1. Beled suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 8. ayet. أَلَمْ نَجْعَل لَّهُۥ عَيْنَيْنِ

    elem nec`al lehû `ayneyn.

    Süleymaniye Vakfı

    Ona iki göz vermedik mi?

    Ayet detayı — Beled suresi, 8. ayet

  2. Beled suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 9. ayet. وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِ

    velisânev veşefeteyn.

    Ayet detayı — Beled suresi, 9. ayet

  3. Beled suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 10. ayet. وَهَدَيْنَٰهُ ٱلنَّجْدَيْنِ

    vehedeynâhü-nnecdeyn.

    Ayet detayı — Beled suresi, 10. ayet

  4. Beled suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 11. ayet. فَلَا ٱقْتَحَمَ ٱلْعَقَبَةَ

    fele-ḳteḥame-l`aḳabeh.

    Süleymaniye Vakfı

    Ama o, sarp yokuşu göze almadı.

    Ayet detayı — Beled suresi, 11. ayet

  5. Beled suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 12. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْعَقَبَةُ

    vemâ edrâke me-l`aḳabeh.

    Süleymaniye Vakfı

    Sarp yokuşun ne olduğunu sana kim bildirebilir?

    Ayet detayı — Beled suresi, 12. ayet

  6. Beled suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 13. ayet. فَكُّ رَقَبَةٍ

    fekkü raḳabeh.

    Süleymaniye Vakfı

    O, boyunduruk altında olan birini kurtarmaktır.

    Ayet detayı — Beled suresi, 13. ayet

  7. Beled suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 14. ayet. أَوْ إِطْعَٰمٌ فِى يَوْمٍ ذِى مَسْغَبَةٍ

    ev iṭ`âmün fî yevmin ẕî mesgabeh.

    Süleymaniye Vakfı

    Veya kıtlık gününde yedirmektir,

    Ayet detayı — Beled suresi, 14. ayet

  8. Beled suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 15. ayet. يَتِيمًا ذَا مَقْرَبَةٍ

    yetîmen ẕâ maḳrabeh.

    Süleymaniye Vakfı

    yakınlarından bir yetimi dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Türkçede babası olmayan çocuğa yetim; annesi veya hem annesi hem babası olmayan çocuğa öksüz denir. Kur'an'da bunların tamamına yetim denir. Bunun bir örneği Nisa 4/6. ayettir. Orada sözü edilen yetimler kapsamına, bunların hepsi girer.

    Ayet detayı — Beled suresi, 15. ayet

  9. Beled suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 16. ayet. أَوْ مِسْكِينًا ذَا مَتْرَبَةٍ

    ev miskînen ẕâ metrabeh.

    Ayet detayı — Beled suresi, 16. ayet

İman edenler ve inkâr edenler 17–20

  1. Beled suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 17. ayet. ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْمَرْحَمَةِ

    ŝümme kâne mine-lleẕîne âmenû vetevâṣav biṣṣabri vetevâṣav bilmerḥameh.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunların yanısıra dipnot 1 , inanıp güvenen, birbirlerine sabrı /duruşunu bozmamayı tembih eden ve merhametli olmayı tembih eden kişilerden olmaktır. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki "(ثمَ) sümme" edatına "bunların yanısıra" anlamı verilmiştir. Çünkü "sümme" dört türlü kullanımı olan bir edattır. Bunlardan biri, sıralama veya öncelik-sonralık kastedilmeksizin mutlak beraberliği ifade eder (Mu'cemu'l-Lugati'l-Arabiyyeti'l-Muasıra; Yunus 10/103; Hud 11/1, 3, 52).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Beled suresi, 17. ayet

  2. Beled suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 18. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ

    ülâike aṣḥâbü-lmeymeneh.

    Ayet detayı — Beled suresi, 18. ayet

  3. Beled suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 19. ayet. وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا هُمْ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ

    velleẕîne keferû biâyâtinâ hüm aṣḥâbü-lmeş'emeh.

    Ayet detayı — Beled suresi, 19. ayet

  4. Beled suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Beled suresi, 20. ayet. عَلَيْهِمْ نَارٌ مُّؤْصَدَةٌۢ

    `aleyhim nârum mü'ṣadeh.

    Ayet detayı — Beled suresi, 20. ayet