Kâf suresi

Kâf suresi, 22. ayet

Kâf suresi, 22. ayet. لَّقَدْ كُنتَ فِى غَفْلَةٍ مِّنْ هَٰذَا فَكَشَفْنَا عَنكَ غِطَآءَكَ فَبَصَرُكَ ٱلْيَوْمَ حَدِيدٌ

leḳad künte fî gafletim min hâẕâ fekeşefnâ `anke giṭâeke febeṣaruke-lyevme ḥadîd.

Diyanet İşleri

(Ona) "Andolsun ki sen bundan gaflette idin. Şimdi gaflet perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir" (denir.)

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kâf 19–25 · surenin 22. ayeti / 45
  1. Kâf 19

    Ölüm sarhoşluğu bir hakikat olarak insana gelir de ona, "İşte bu, senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir" denir.

  2. Kâf 20

    (İnsanlar öldükten sonra tekrar dirilmeleri için) Sur'a üfürülecek. İşte bu, tehdidin gerçekleşeceği gündür.

  3. Kâf 21

    Herkes beraberinde bir sevk edici, bir de şahitlik edici (melek) ile gelir.

  4. 22

    (Ona) "Andolsun ki sen bundan gaflette idin. Şimdi gaflet perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir" (denir.)

  5. Kâf 23

    Beraberindeki (melek) şöyle der: "İşte bu yanımdaki hazır."

  6. Kâf 24–25

    (24-25) (Allah, şöyle der:) "Atın cehenneme, (hakka karşı) inatçı, hayrı hep engelleyen, haddi aşan şüpheci her kafiri!"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

22. Aynı zamanda bu, kulun devamlı hatırında tutması gereken hususlardan birisidir. Fakat insanların çoğu gâfildir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

"Andolsun sen bunlardan yana gaflet içindeydin.” Bu sözler, Kıyamet gününde haktan yüz çevirip yalanlayan kimselere ağır bir azar ve kınama olmak üzere söylenecektir. Yani sen bunu gerçekten yalanlayan ve bunun için amelde bulunmayan bir kimse idin. “Şimdi” kalbini örten, böylelikle uykunu ağırlaştırıp yüz çevirişini sürdürüp gitmene neden olan “perdeni kaldırdık. Artık bugün gözün pek keskindir.” Kendisini dehşete ve korkuya düşürecek türlü azapları ve ibretli cezaları açıkça görmektedir.

Yahut da bu sözler, Allah tarafından kula söylenecektir. O dünyada iken ne için yaratıldığından yana gaflette idi. Kıyamet gününde ise uyanacak, uykusu dağılacak ama o vakit elden kaçırmış olduğu fırsatları telafi etmek ve yapamadıklarını yapmak imkânını bulamayacaktır.

Bütün bunlarla Allah, kulları uyarmaktadır. O pek büyük günde yalanlayanların karşı karşıya kalacakları durumu hatırlatmakla onları sakındırmaktadır. Yüce Allah devamla şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sürülüp götürülen bu insana şöyle denir: "İstek ve arzularının seni aldatması sebebi ile sen dünyada iken bugün hakkında gaflette idin. Artık açıkça müşahede ettiğin azap ve sıkıntı ile senin üzerindeki gafleti kaldırdık. Daha önce kendisi hakkında gaflette olduğun şeyleri görmede gözlerin ise oldukça keskindir."

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَّقَدْ lekad andolsun
  2. كُنتَ kunte sen idin kök: كون
  3. فِى fi içinde
  4. غَفْلَةٍۢ gafletin gaflet kök: غفل
  5. مِّنْ min -ndan
  6. هَـٰذَا haza bu-
  7. فَكَشَفْنَا fekeşefna biz açtık kök: كشف
  8. عَنكَ anke senden
  9. غِطَآءَكَ gita'eke perdeni kök: غطو
  10. فَبَصَرُكَ febesaruke artık gözün kök: بصر
  11. ٱلْيَوْمَ l-yevme bugün kök: يوم
  12. حَدِيدٌۭ hadidun keskindir kök: حدد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غطو (2 geçiş)

    (100-101) O gün cehennemi; gözleri Zikr'ime (Kur'an'a) karşı perdeli olan ve onu dinleme zahmetine dahi katlanamayan kafirlerin karşısına (bütün…

  • Aynı kök: حدد (25 geçiş)

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…

  • Aynı kök: حدد (25 geçiş)

    (Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği…

  • Aynı kök: حدد (25 geçiş)

    Eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa, kadın, onun dışında bir başka kocayla nikahlanmadıkça ona helal olmaz. (Bu koca da) onu boşadığı takdirde,…

  • Aynı kök: كشف (20 geçiş)

    Şayet Allah sana bir zarar dokundursa, bunu O'ndan başka giderecek yoktur. Fakat sana bir hayır dokunduracak olsa onu da kimse gideremez. Bil ki O,…

  • Aynı kök: كشف (20 geçiş)

    Hayır! (Bu durumda) yalnız O'na dua edersiniz, O da dilerse (kurtulmak için) dua ettiğiniz sıkıntıyı giderir ve siz o an Allah'a ortak koştuklarınızı…

  • Aynı kök: كشف (20 geçiş)

    Üzerlerine azap çökünce, "Ey Musa! Rabbinin sana verdiği söz uyarınca bizim için dua et. Eğer azabı üzerimizden kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız…

  • Aynı kök: غفل (35 geçiş)

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Sorgulanan kişiye) "Şüphesiz ki sen bundan gafletteydin; (kıyamet günü) biz senin gaflet perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir!" (denecektir).

Mustafa İslamoğlu

"Doğrusu sen" (denilir), "buna karşı gaflet içindeydin; işte, artık senin perdeni önünden kaldırdık: şimdi gözün daha bir keskindir."

Muhammed Esed

(ve ona,) "Sen," (denilecek,) "bu (Hesap Günü)nü umursamıyordun, ama şimdi Biz senin (gözündeki) perdeni kaldırdık, bakışın bugün artık daha keskindir!"

Ahmed Hulusi

"Andolsun bundan gaflet içinde (kozanda yaşıyor) idin. . . Senden perdeni kaldırdık! Bugün artık görme kuvven pek keskindir!" (denilir).

Ali Bulaç

"Andolsun, sen bundan gaflet içindeydin; işte Biz de senin üzerindeki örtüyü açıp kaldırdık. Artık bugün görüş gücün keskindir."

Ali Özek ve heyeti

Andolsun sen bundan gaflette idin; derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir (denir).

Ali Rıza Safa

"Gerçek şu ki, bundan aymazlık içindeydin. İşte, üzerindeki perdeni kaldırdık. Artık bugün, gözün daha keskindir!"

Bayraktar Bayraklı

"Andolsun, sen bunu görmezden gelmiştin. Derhal senin perdeni kaldıracağız. Bugün senin gözün çok keskindir" denecektir.

Edip Yüksel

Sen tümüyle bundan gafildin. Şimdi biz örtünü kaldırdık; bugün gözün çelik gibi keskindir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sen tümüyle bundan gafildin. Şimdi biz örtünü kaldırdık; bugün gözün çelik gibi keskindir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, sen bundan bir gaflet içindeydin, şimdi senden perdeni açtık. Artık bugün gözün keskindir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için (denir) sen bundan bir gaflette idin. Şimdi senden perdeni açtık, artık bu gün gözün keskindir,

Erhan Aktaş

Ant olsun ki sen bugünün geleceğinden gaflet içindeydin. İşte senden perdeyi kaldırdık. Artık bugün gerçeği bütün açıklığıyla görüyorsun.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki sen bugünün geleceğinden gaflet içindeydin. İşte senden perdeyi kaldırdık. Artık bugün gerçeği bütün açıklığıyla görüyorsun.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki sen bugünün geleceğinden gaflet içindeydin. İşte senden perdeyi kaldırdık. Artık bugün gerçeği bütün açıklığıyla görüyorsun.

Gültekin Onan

"Andolsun, sen bundan gaflet içindeydin. İşte biz de senin üzerindeki örtüyü açıp kaldırdık. Artık bugün görüş gücün keskindir."

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki sen (dünyada) bundan gafletde idin. İşte senden perdeni kaldırıb açdık. Bugün gözün (ne kadar) keskindir!

İbni Kesir

Andolsun ki; sen, bundan gaflette idin. İşte senin perdeni kaldırdık. Bugün artık görüşün keskindir.

Mehmet Alagaş

(21-29) Her nefis beraberinde bir sürücü ile / sevk görevlisi ile ve bir de şahitle gelmiştir. (Kişiyi iletmekle görevli toplam iki görevli) Kesin olan şu ki sen bundan boş vermiş haldeydin / gafil idin. Şimdi sendeki perdeyi kaldırdık / açtık. Basiretin / görmen daha keskin. (Hz. Ali der ki insan bir tür uykudadır ölünce uyanır) Güdümüne girdiği yakın arkadaşı d er ki yanımda ki hazır. Her ikisini de inatçı her kafiri atın cehenneme denilir. Hayra engel olanı / hayrı önleyeni, haddi aşmış şüphe içinde olan ı, Öyle ki Allah ’tan başka ilahlar yaptı , Onu azabın şiddetlisine atın denilir. Yakın arkadaşı d er ki ; Rabbimiz, onu ben azdırmadım ve lakin o uzun uzadıya bir sapıklıkta idi / derin bir sapıklıkta idi. Der ki yanımda kavga etmeyin / hasımlaşmayın vadettiğim şeyleri size evvelden sunmuştum. Yanımda verilen söz, sözdür değiştirilmez / mübadele yoktur. Ben de kullarıma zaten zulmetmem.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sen, bundan gafil idin. Gözünden perdeyi kaldırdık. Artık bugün görüşün keskindir.

Süleyman Ateş

(Allah ona): "Andolsun, sen bundan gaflet içinde idin. Biz sen(in gözün)den perdeni açtık; bugün artık gözün keskindir" (dedi).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Ona denir ki:) "Bunu hesaba katmıyordun; perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir."

Şaban Britch

Sen, bundan gafil idin. Gözünden perdeyi kaldırdık. Artık bugün görüşün keskindir.

Şaban Piriş

-Sen, bundan gafil idin. Gözünden perdeyi kaldırdık. Artık bugün görüşün keskindir.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, sen bundan gaflet içindeydin. Ama perdeni üstünden kaldırıverdik. Bugün gözün keskin mi keskin.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He will be told: "you did not perceive nor did you heed this Day; and so, now that We have unveiled your mind's eyes, you shall apprehend with acute perception and see through a brick wall.

Abdul Haleem

‘You paid no attention to this [Day]; but today We have removed your veil and your sight is sharp.’

Abdullah Yusuf Ali

(It will be said:) "Thou wast heedless of this; now have We removed thy veil, and sharp is thy sight this Day!"

Abul A'la Maududi

You were heedless of this. Now We have removed your veil and so your vision today is sharp. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, you can clearly see that everything of which the Prophets foretold is present here.

Aisha Bewley

‘You were heedless of this so We have stripped you of your covering and today your sight is sharp. ’

Al-Hilali & Khan

(It will be said to the sinners): "Indeed you were heedless of this. Now We have removed from you your covering, and sharp is your sight this Day!"

Ali Quli Qarai

‘You were certainly oblivious of this. We have removed your veil from you, and so your sight is acute today.’

Amatul Rahman Omar

(Then We shall say, ) `Certainly, you were heedless of this day. But (now) We have removed from you your veil and your sight is very sharp this day.'

Arthur John Arberry

'Thou wast heedless of this; therefore We have now removed from thee thy covering, and so thy sight today is piercing. '

Bijan Moeinian

God will say: "You were caring less for this day. Now that the veil is removed, you can see clearly.

E. Henry Palmer

'Thou wert heedless of this, and we withdrew thy veil from thee, and today is thine eyesight keen!'

Edip-Layth

"You were heedless of this, so now We have removed your veil, and your sight today is iron/sharp!"

George Sale

And the former shall say unto the unbeliever, thou wast negligent heretofore of this day: But we have removed thy veil from off thee; and thy sight is become piercing this day.

Hamid S. Aziz

Certainly you were heedless of it, but now We have removed from you your veil, and piercing is your sight this day.

Mahmoud Ghali

"Indeed you were already in (a state of) heedlessness of this. Then (now) We have lifted off from you your covering; so your beholding today is very sharp." (Literally: iron "like")

Marmaduke Pickthall

(And unto the evil-doer it is said): Thou wast in heedlessness of this. Now We have removed from thee thy covering, and piercing is thy sight this day.

Mohamed Ahmed - Samira

(And the driver will say:) "You were oblivious of this, so we have removed the veil, and how keen is your sight today!"

Muhammad Asad

[and will be told:] "Indeed, unmindful hast thou been of this [Day of Judgment]; but now We have lifted from thee thy veil, and sharp is thy sight today!"

Mustafa Khattab

˹It will be said to the denier,˺ "You were totally heedless of this. Now We have lifted this veil of yours, so Today your sight is sharp!"

Progressive Muslims

"You were heedless of this, so now We have removed your veil, and your sight today is iron!"

Rashad Khalifa

You used to be oblivious to this. We now remove your veil; today, your vision is (as strong as) steel.

Sahih International

[It will be said], "You were certainly in unmindfulness of this, and We have removed from you your cover, so your sight, this Day, is sharp. "

Sam Gerrans

“Thou wast in heedlessness of this; and We have removed from thee thy veil, and sharp is thy sight this day!”

Shabbir Ahmed

Yes, indeed, you were oblivious to this. But now We have removed your veil and sharp is your vision this Day.

Syed Vickar Ahamed

(It will be said to the sinners:) "Indeed, you were careless about this; Now We have removed from you, your veil, and sharp is your sight this Day!"

Taqi Usmani

"You were heedless of this. Now We have removed your veil from you; so your sight today is sharp."

The Monotheist Group

"You were heedless of this, so now We have removed your veil, and your sight today is iron!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kâf suresi, 22. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kâf suresi, 22. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kâf suresi, 22. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩