Diyanet İşleri
(İnsanlar öldükten sonra tekrar dirilmeleri için) Sur'a üfürülecek. İşte bu, tehdidin gerçekleşeceği gündür.
Kâf suresi
Kâf suresi, 20. ayet. وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْوَعِيدِ
venüfiḫa fi-ṣṣûr. ẕâlike yevmü-lve`îd.
(İnsanlar öldükten sonra tekrar dirilmeleri için) Sur'a üfürülecek. İşte bu, tehdidin gerçekleşeceği gündür.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sûr, hesap ve cehennem Kâf 20–30 3
Üstelik, biri insanın sağ tarafında, biri sol tarafında oturmuş iki alıcı melek de (onun yaptıklarını) alıp kaydetmektedir.
İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.
Ölüm sarhoşluğu bir hakikat olarak insana gelir de ona, "İşte bu, senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir" denir.
(İnsanlar öldükten sonra tekrar dirilmeleri için) Sur'a üfürülecek. İşte bu, tehdidin gerçekleşeceği gündür.
Herkes beraberinde bir sevk edici, bir de şahitlik edici (melek) ile gelir.
(Ona) "Andolsun ki sen bundan gaflette idin. Şimdi gaflet perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir" (denir.)
Beraberindeki (melek) şöyle der: "İşte bu yanımdaki hazır."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
20. “Sûr’a da üfürülür. İşte bu, tehdit (edilen azabın gerçekleşeceği)” Yani Yüce Allah’ın zalimleri tehdit ettiği cezayı kendilerine vereceği, mü’minlere de vaat ettiği mükâfatı vereceği “gündür.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sûr'a üflemek ile görevli kılınmış olan melek, o Sûr'a ikinci kez üflediğinde işte o gün kıyamet günüdür. O gün, kâfirler ve âsiler için azap günüdür.
Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a…
Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sura üfürülür de onları toptan bir araya getiririz.
Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
O gün günahkarları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz.
Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): "Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben…
Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile…
Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
(28-29) Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim…
Ortak kavram: Vaad
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Ortak kavram: Vaad
(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sûr'a üflenecektir. İşte bu, vadedilen gündür.
Nihayet (diriliş için) sura üflenir: işte bu da (ey insan), kendisine karşı uyarıl(dığın) gündür.
ve (yeniden diriliş) suru, (sonunda) üflenecektir. İşte o, bir uyarının gerçek olacağı Gün'dür.
Sur'a (bedene) üflenmiştir (üflenme içten dışadır; ruh, bedenden çıkmıştır)! İşte bu uyarıldığınız süreçtir!
Sur'a da üfürülmüştür. İşte bu, tehdidin (gerçekleştiği) gündür.
Sûr'a üfürülür; işte bu, geleceği vâdedilen gündür.
Çünkü boruya üflenmiştir. İşte bu, sözü verilen gündür.
Sur'a üfürülür, işte bu, geleceği vaad edilen gündür.
Boruya üflenmiştir. Bu, söz verilen gündür.
Boruya üflenmiştir. Bu, söz verilen gündür.
Ve Sur üfürüldüğünde ki, işte o tehdit günüdür.
Ve Sur üfürüldükte: ki işte o veid günüdür
Ve Sur'a üfürülür. "İşte bu, vaktiyle uyarıldığınız gündür."
Ve Sur'a üfürülür. " İşte bu, vaktiyle uyarıldığınız gündür."
Ve Sur'a üfürülür. " İşte bu, vaktiyle uyarıldığınız gündür."
Sura da üfürülmüştür. İşte bu, tehdidin (gerçekleştiği) gündür.
Suur'a da üfürülmüşdür. İşte bu, tehdidin (tehakkuk etmiş) günüdür.
Sur'a üfürülmüştür. İşte bu; geleceği vaadedilen gündür.
(16-20) Kesin şu ki insanı biz yarattık ve kendisinin / nefsinin ona verdiği vesveseleri de biliyoruz. Biz ona şah damarından daha yakınız. (Hablul verid, vird varmak demek) Sağında ve solunda oturan ikili , ne işliyorsa onu kaydediyorlar. (Kirâmen Kâtibin) Söz olarak ne söyler ise / ne laf atarsa mutlaka yanı başında hazır bir gözlemci yi bulur. Artık ölüm sarhoşluğu gerçekleşmek üzere gelmiştir, bu ondan kaçmış olduğun şeydir. Sur' a üfürülür. Bu da vadedilen o gündür.
Sûr’a üfürülmüştür. İşte bu, tehdidin gerçekleşeceği gündür.
Sur'a üflendi. İşte bu, kendisine karşı uyarılan gündür.
(Mezardan kalkış günü) Sura üflenir dipnot 1 ; "işte bu da tehdit edildiğin gündür."
Sura üflenir; işte bu tehdit edildiğin gündür.
Sûr’a da üfürülür. İşte azap günü!
Sur'a da üfürülecektir. - İşte azap günü!
Ve sura üflendi. İşte bu, geleceği vaat edilen gündür.
Then, comes the moment when the trumpet is sounded; this is the Day against which a cautious notice has been given
The Trumpet will be sounded: ‘This is the Day [you were] warned of.’
And the Trumpet shall be blown: that will be the Day whereof Warning (had been given).
And then the Trumpet was blown. dipnot 1 This is the day of the promised chastisement.
The Trumpet will be blown. That is the Day of the Threat.
And the Trumpet will be blown - that will be the Day whereof warning (had been given) (i.e. the Day of Resurrection).
Then the Trumpet will be blown: ‘This is the promised day. ’
And the trumpet shall be sounded. That will be the Day, the warning of which has (already) been given.
And the Trumpet shall be blown; that is the Day of the Threat.
When the horn is blown, it will be the Day that you have been promised.
And the trumpet shall be blown!- that is the threatened day!
The horn is blown on the promised day.
And the trumpet shall sound: This will be the day which hath been threatened.
And the Trumpet shall be blown; that is the day about which warning had been given.
And the Trumpet is blown; that is the Day of the Threat.
And the trumpet is blown. This is the threatened Day.
And the trumpet blast will sound: It would be the Day of Doom.
and [in the end] the trumpet [of resurrection] will be blown: that will be the Day of a warning fulfilled.
And the Trumpet will be blown.[1] This is the Day ˹you were˺ warned of.
And the horn is blown on the promised Day.
The horn is blown; this is the promised day.
And the Horn will be blown. That is the Day of [carrying out] the threat.
And the Trumpet will be blown; that is the Day of Warning!
(Then a long slumber) - And - the Trumpet is blown - This is the Day Promised.
And the Trumpet shall be blown:— That will be the Day (of Resurrection) about which warning (had been given).
And the Horn will be blown. That will be the day of (which) threat (was given).
And the horn is blown on the promised Day.