Diyanet İşleri
Musa'nın annesine, "Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil'e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız" diye ilham ettik.
Kasas suresi
Kasas suresi, 7. ayet. وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰٓ أُمِّ مُوسَىٰٓ أَنْ أَرْضِعِيهِ فَإِذَا خِفْتِ عَلَيْهِ فَأَلْقِيهِ فِى ٱلْيَمِّ وَلَا تَخَافِى وَلَا تَحْزَنِىٓ إِنَّا رَآدُّوهُ إِلَيْكِ وَجَاعِلُوهُ مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ
veevḥaynâ ilâ ümmi mûsâ en arḍi`îh. feiẕâ ḫifti `aleyhi feelḳîhi fi-lyemmi velâ teḫâfî velâ taḥzenî. innâ râddûhü ileyki vecâ`ilûhü mine-lmürselîn.
Musa'nın annesine, "Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil'e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız" diye ilham ettik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Firavun'un zulmü; Mûsâ'nın doğumu ve annesine dönüşü Kasas 1–13 3
Şüphe yok ki, Firavun yeryüzünde (ülkesinde) büyüklük taslamış ve ora halkını sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir kesimi eziyor, oğullarını boğazlıyor, kadınlarını ise sağ bırakıyordu. Şüphesiz o, bozgunculardandı.
Biz ise, istiyorduk ki yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları varisler kılalım.
Yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle Firavun'a, Haman'a ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim.
Musa'nın annesine, "Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil'e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız" diye ilham ettik.
Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Haman ve onların askerleri hata yapıyorlardı.
Firavun'un karısı şöyle dedi: "Bana da, sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz." Oysaki onlar (olacak şeylerin) farkında değillerdi.
Musa'nın anasının kalbi bomboş kaldı. Eğer biz (çocuğu ile ilgili sözümüze) inancını koruması için kalbine güç vermeseydik, neredeyse bunu açıklayacaktı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
7. Mûsâ aleyhisselam’ın dünyaya gelişi oldukça korkunç bir dönem olan oğulların boğazlandığı döneme rastgelmişti. Yüce Allah da annesine onu emzirmesini ve bir süre yanında tutmasını ilham etmişti. “Onun hakkında bir endişeye kapılırsan” yani herhangi bir kimsenin Mûsâ’nın doğum haberini onlara ulaştıracağını sezecek olursan kapalı bir sandık içinde “onu nehre” Mısır’daki Nil nehrine “bırak. Korkma ve üzülme! Çünkü Biz, seni ona kavuşturacağız ve onu peygamberlerden kılacağız.”
üce Allah, ona oğlunu geri döndüreceğini, büyüyüp onların tuzaklarından kurtulacağını ve Allah’ın onu bir peygamber kılacağını müjdelemişti. Bu ise en üstün ve en değerli müjdelerdendir.
ûsâ’nın annesine bu müjdenin verilmesi, kalbinin rahat bulması, endişe ve tedirginliğinin gitmesi içindi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa -aleyhisselam-'ın annesine iham ederek; Firavun ve kavminin, onu öldürmesinden endişe duyup korkuya kapılıncaya dek onu emzirmesini emrettik. Endişesi artınca onu sandığa koymasını ve Nil nehrine bırakmasını, asla onun boğulmasından ve Firavun'dan korkmamasını ve ondan ayrılması sebebiyle üzülmemesini emrettik. Zira Biz onu sana sağ olarak geri getireceğiz ve onu bir elçi olarak göndereceğiz.
Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kök: ردد (59 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Böylece biz, anasının gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allah'ın va'dinin hak olduğunu bilsin diye onu anasına geri döndürdük. Fakat onların pek çoğu…
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: امم (118 geçiş)
"Hani annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik:"
Aynı kök: رضع (11 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları,…
Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: امم (118 geçiş)
"Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur"…
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
(Ey Muhammed!) Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçmiş olduğu bir ümmete gönderdik ki, onlar Rahman'ı inkar ederken sana…
Aynı kök: رضع (11 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Biz, daha önce onun, süt analarının sütünü emmemesini sağladık. Kız kardeşi, "Size onun bakımını, sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve…
Aynı kök: يمم (11 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Bu yüzden onlardan intikam aldık. Ayetlerimizi yalanlamaları ve onları umursamamaları sebebiyle kendilerini denizde boğduk.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Musa'nın annesine, dipnot 1 "Onu emzir; onun hakkında korktuğunda dipnot 2 onu denize (nehre) bırak; (başına bir şey gelmesinden) korkma ve hüzünlenme! Şüphesiz ki biz onu sana geri döndürecek ve kendisini elçilerden biri yapacağız!" diye vahyetmiştik dipnot 3 (bildirmiştik).
Eski Ahit · Çölde Sayım 26:59
Amramın karısı Mısırda doğan, Levi soyundan gelme Yokevetti. Amrama Harunu, Musayı ve kızkardeşleri Miryamı doğurdu. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
İşte (bunu gerçekleştirmek için) Musa'nın annesine şöyle vahyettik: "Onu (bir müddet) emzir! Fakat onun başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu suya bırak; sakın korkayım ve üzüleyim deme! Çünkü Biz kesinlikle onu sana geri döndüreceğiz ve onu elçilerden biri yapacağız!"
Ve bunun içindir ki, (Musa doğduğu zaman,) annesine: "Onu (bir süre) emzir" diye ilham ettik, "ama o'nun başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman o'nu nehrin sularına bırak; ve (o'nun için) korkma, üzülme; çünkü Biz o'nu sana geri getireceğiz ve kendisini elçilerimizden bir elçi yapacağız!"
Musa'nın anasına şöyle vahyettik: "Onu emzir. . . Onun hakkında korktuğunda da Onu nehre (Nil'e) bırak. . . Korkma, mahzun olma! Muhakkak ki biz Onu sana geri döndüreceğiz ve Onu Rasullerden kılacağız. "
Musa'nın annesine: "Onu emzir, şayet onun için korkacak olursan, onu suya bırak, korkma ve üzülme; çünkü onu biz sana tekrar geri vereceğiz ve onu gönderilen (elçilerden) kılacağız" diye vahyettik (bildirdik).
Musa’nın anasına: Onu emzir, kendisine zarar geleceğinden endişelendiğinde onu denize (Nil nehrine) bırakıver, hiç korkup kaygılanma, çünkü biz onu sana geri vereceğiz ve onu peygamberlerden biri yapacağız, diye bildirdik.
Ve Musa'nın annesine, şöyle bildirdik: "Onu emzir; Onun için korktuğunda ırmağa bırak. Korkma ve üzülme; Onu, sana geri vereceğiz ve gönderilenlerden yapacağız!"
Musa'nın annesine, "Çocuğu emzir, başına bir şey gelmesinden korkuyorsan, onu Nil nehrine bırakıver. Korkma, üzülme! Çünkü biz, onu sana geri vereceğiz ve onu peygamberlerden biri yapacağız" diye vahyettik.
Musa'nın annesine: "Onu emzir, ancak ne zaman onun can güvenliğinden endişelenirsen onu ırmağa at. Korkma, üzülme. Biz onu sana döndürecek ve onu elçilerden biri yapacağız" diye vahiy ettik.
Musa'nın annesine: 'Onu emzir, ancak ne zaman onun can güvenliğinden endişelenirsen onu ırmağa at. Korkma, üzülme. Biz onu sana döndürecek ve onu elçilerden biri yapacağız,' diye vahyettik.
O sırada Musa'nın annesine: "Onu emzir; ona zarar gelmesinden bir korku hissettiğinde, kendisini denize bırakıver ve artık korkup üzülme! Biz, muhakkak onu sana iade edeceğiz ve kendisini peygamberlerden biri yapacağız." diye vahyettik.
O esnada Musanın anasına şu vahyi verdik: onu emzir, derken aleyhinde bir korku hissettin mi o vakıt onu deryaya bırakıver, hem korkma ve mahzun olma, biz muhakkak onu sana iade edeceğiz ve kendisini mürselinden yapacağız
Musa'nın annesine vahyettik: "Onu emzir! Eğer onun için korkarsan, onu suya dipnot 1 bırak. Ve korkma, üzülme. Biz, onu sana döndüreceğiz. Ve onu Resullerden yapacağız."
Musa'nın annesine vahyettik: "Onu emzir! Eğer onun için korkarsan, onu suya dipnot 1 bırak. Ve korkma, üzülme. Biz, onu sana döndüreceğiz. Ve onu resullerden yapacağız."
Musa'nın annesine vahyettik: "Onu emzir! Eğer onun için korkarsan, onu nehre bırak. Ve korkma, üzülme. Biz, onu sana döndüreceğiz. Ve onu rasul yapacağız."
Musa'nın annesine: "Onu emzir, şayet onun için korkacak olursan onu suya bırak, korkma ve üzülme, çünkü onu biz sana tekrar geri vereceğiz ve onu gönderilen (elçi)lerden kılacağız diye vahyettik.
Musanın anasına: "Onu emzir, ona karşı sana bir tehlike gelirse kendisini denize bırak, (boğulacağından) korkma, (firakından) kederlenme. Çünkü biz onu yine sana geri döndüreceğiz. Hem onu peygamberlerden biri de yapacağız" diye vahyetdik.
Musa'nın annesine: Onu emzir. Başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu suya bırak. Korkma, üzülme, şüphesiz onu, Biz; sana döndürecek ve peygamber yapacağız, diye vahyettik.
(7-13) Musa'nın annesine onu emzir, ne zaman ki onlardan bir korku hissettin, onu Derya’ya bırak, korkma ve de üzülme, biz muhakkak onu sana geri döndüreceğiz ve onu gönderilenlerden / Resullerden yapacağız diye vahyettik. Firavun'un ailesi ileride kendilerine bir düşman bir hüzün kaynağı olacak olan onu / Musa’yı, bulup aldılar. Firavun haman ve bu ikisinin orduları muhakkak ki yanlış yapıyorlardı. Firavun'un karısı; senin ve benim için bir göz aydınlığı / göz nuru olabilir öldürmeyin onu , belki bize bir faydası olur yahut onu evlat ediniriz dedi. Onlar bilincinde değildiler / şuurunda değillerdi. Musa'nın annesi gönlü / fuadı boşalmış sabahladı, onun iman edenlerden olması için kalbini zapturapt altına eğer almasaydık neredeyse onu açığa vuracaktı. O anne Musa'nın kız kardeşine demişti ki onun izini takip et, O da onlar farkına varmadıkları bir yerden onu görebildi. Bundan önce ona / Musa’ya süt anneliğini haram etmiştik (annesi dışında kimse onu emziremiyordu) Kız, size onun bakımını yapacak / ona kefil olacak ona nasihat edecek ev halkını göstereyim mi? dedi. Böylece gözü aydın olsun ve üzülmesin ve de Allah'ın vaadi / verdiği sözü gerçektir, bilsin diye, onu annesine geri döndürdük. Velakin onların çoğu / ekserisi bilmiyorlar.
Mûsâ’nın anasına: ‘Onu emzir, onun adına bir tehlikeden korkarsan onu hemen denize bırak. Korkma ve üzülme. Şüphesiz biz onu sana döndürecek ve onu peygamberlerden kılacağız’ diye ilham ettik.
Musa'nın annesine, "O (çocuğu)nu emzir, başına bir şey gelmesinden korkuyorsan (bir sandık içinde) onu suya bırak, korkma, üzülme biz onu tekrar sana geri vereceğiz ve onu elçilerden yapacağız." diye vahyettik.
Musa'nın annesine şunu vahyettik dipnot 1 : "Onu emzir, ona bir şey olacağından korktuğun zaman da nehre bırak. Korkma ve üzülme; biz onu sana geri verecek ve elçilerimizden yapacağız."
(Önce) Musa'nın anasının gönlüne şunu ilham ettik(vahyettik dipnot 1 ): "Musa'yı emzir, ona karşı bir kötülük olacağından korkunca da nehre (Nil'e) bırak ama korkup üzülme; biz onu tekrar sana getireceğiz ve onu elçi yapacağız."
Musa’nın annesine: Onu emzir diye ilham ettik. Onun için endişelendiğin zaman onu nehre at. Korkma ve üzülme. Biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız.
Musa'nın annesine: -Onu emzir, onun için korktuğun zaman onu nehre at. Korkma ve üzülme. Biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız, diye vahyettik.
Musa'nın annesine şunu vahyettik: "Emzir onu! Onun aleyhinde bir korku hissedince de nehire bırakıver onu. Korkma, üzülme! Kuşkun olmasın ki, biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu resullerden biri yapacağız."
We inspired Mussa's mother, thus: "Breast feed him until you feel that fear falls upon you for his life, then put him in a chest and cast him into the river and do not be afraid nor grieve at heart. We will restore him to you and confer on him the prerogative of Apostleship".
We inspired Moses’ mother, saying, ‘Suckle him, and then, when you fear for his safety, put him in the river: do not be afraid, and do not grieve, for We shall return him to you and make him a messenger.’
So We sent this inspiration to the mother of Moses: "Suckle (thy child), but when thou hast fears about him, cast him into the river, but fear not nor grieve: for We shall restore him to thee, and We shall make him one of Our messengers."
We dipnot 1 suggested to the mother of Moses: "Suckle your child, but when you fear for his life cast him into the river and be not fearful nor grieve, for We shall restore him to you and make him one of the Messengers." dipnot 2
We revealed to Musa’s mother, ‘Suckle him and then when you fear for him cast him into the sea. Do not fear or grieve; We will return him to you and make him one of the Messengers.’
And We inspired the mother of Mûsâ (Moses): (telling): "Suckle him [Mûsâ (Moses)], but when you fear for him, then cast him into the river and fear not, nor grieve. Verily, We shall bring him back to you, and shall make him one of (Our) Messengers." [Tafsir Al-Qurtubi]
We revealed to Moses’ mother, [saying], ‘Nurse him; then, when you fear for him, cast him into the river, and do not fear or grieve, for We will restore him to you and make him one of the apostles. ’
And We revealed to the mother of Moses (saying), `Give him (- Moses) suck. But when you have fear about him (- his life) cast him (placing him in a chest) into the river and entertain no fear, nor grief (about his welfare). Verily, We shall restore him to you and shall make him (one) of the Messengers.'
So We revealed to Moses' mother, 'Suckle him, then, when thou fearest for him, cast him into the sea, and do not fear, neither sorrow, for We shall return him to thee, and shall appoint him one of the Envoys. '
[When Pharaoh Ordered to kill all new born male Israelites, ] I pacified her by saying: "Calm down and feed your baby. When you feel the danger is eminent, [put him in a basket] and cast him into the river. Do not fear and do not worry as I will bring him back to you and appoint him as one of my Prophets.
And we inspired the mother of Moses, 'Suckle him; and when thou art afraid for him then throw him into the river, and fear not and grieve not; verily, we are going to restore him to thee, and to make him of the apostles!'
We inspired to Moses' mother: "Suckle him, and when you become fearful for him, then cast him off in the sea, and do not fear nor grieve. We will return him to you and We will make him of the messengers."
And We directed the mother of Moses by revelation, saying, give him suck: And if thou fearest for him, cast him into the river; and fear not, neither be afflicted; for We will restore him unto thee, and will appoint him one of our apostles.
And to establish them firmly in the earth; and to show Pharaoh and Haman and their hosts that which they feared from them.
And We revealed to Mûsa's mother, (saying), "Suckle him; so, when you fear for him, then cast him in the main; and do not fear, nor grieve. Surely We will turn him back to you, and will make him one of the Emissaries."
And We inspired the mother of Moses, saying: Suckle him and, when thou fearest for him, then cast him into the river and fear not nor grieve. Lo! We shall bring him back unto thee and shall make him (one) of Our messengers.
So We conveyed to the mother of Moses: "Suckle him. If you are afraid for him, cast him in the river without any fear or regret, for We shall restore him to you, and make him an apostle."
And so, [when he was born,] We inspired [thus] the mother of Moses: Suckle him [for a time], and then, when thou hast cause to fear for him, cast him into the river, and have no fear and do not grieve - for We shall restore him to thee, and shall make him one of Our message-bearers!"
We inspired the mother of Moses: "Nurse him, but when you fear for him, put him then into the river, and do not fear or grieve. We will certainly return him to you, and make him one of the messengers."
And We inspired to Moses' mother: "Suckle him, and when you become fearful for him, then cast him off in the sea, and do not fear nor grieve. We will return him to you and We will make him of the messengers."
We inspired Moses' mother: "Nurse him, and when you fear for his life, throw him into the river without fear or grief. We will return him to you, and will make him one of the messengers."
And We inspired to the mother of Moses, "Suckle him; but when you fear for him, cast him into the river and do not fear and do not grieve. Indeed, We will return him to you and will make him [one] of the messengers."
And We instructed the mother of Moses: “Suckle thou him; then when thou fearest for him, cast thou him into the water. And fear thou not, nor grieve: We will return him to thee, and appoint him among the emissaries.”
We inspired the mother of Moses, "Nourish him and when you worry for his life, then (place him in a box and) cast him into the river, and have no fear nor grieve. We shall bring him back to you and make him one of Our Messengers."
And We sent this inspiration to Musa's (Moses’) mother: "(Breast) feed (baby Musa), but when you have fears for him, put him into the river (in a basket), but do not fear or feel sad (for him): Verily, We shall bring him back to you, and We shall make him one of Our messengers. "
We inspired the mother of Mūsā saying, "Suckle him (Mūsā). Then once you fear about him, cast him in the river, and do not fear, and do not grieve. Surely We are going to bring him back to you and appoint him one of (Our) messengers."
And We inspired to Moses' mother: "Suckle him, and when you become fearful for him, then cast him off in the sea, and do not fear nor grieve. We will return him to you and We will make him of the messengers."