Kasas suresi

Kasas suresi, 9. ayet

Kasas suresi, 9. ayet. وَقَالَتِ ٱمْرَأَتُ فِرْعَوْنَ قُرَّتُ عَيْنٍ لِّى وَلَكَ لَا تَقْتُلُوهُ عَسَىٰٓ أَن يَنفَعَنَآ أَوْ نَتَّخِذَهُۥ وَلَدًا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

veḳâleti-mraetü fir`avne ḳurratü `aynil lî velek. lâ taḳtülûh. `asâ ey yenfe`anâ ev netteḫiẕehû veledev vehüm lâ yeş`urûn.

Diyanet İşleri

Firavun'un karısı şöyle dedi: "Bana da, sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz." Oysaki onlar (olacak şeylerin) farkında değillerdi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 6–12 · surenin 9. ayeti / 88

Konu Firavun'un zulmü; Mûsâ'nın doğumu ve annesine dönüşü Kasas 1–13 3

  1. Kasas 6

    Yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle Firavun'a, Haman'a ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim.

  2. Kasas 7

    Musa'nın annesine, "Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil'e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız" diye ilham ettik.

  3. Kasas 8

    Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Haman ve onların askerleri hata yapıyorlardı.

  4. 9

    Firavun'un karısı şöyle dedi: "Bana da, sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz." Oysaki onlar (olacak şeylerin) farkında değillerdi.

  5. Kasas 10

    Musa'nın anasının kalbi bomboş kaldı. Eğer biz (çocuğu ile ilgili sözümüze) inancını koruması için kalbine güç vermeseydik, neredeyse bunu açıklayacaktı.

  6. Kasas 11

    Annesi, Musa'nın kız kardeşine, "Onu takip et" dedi. O da Musa'yı, onlar farkına varmadan uzaktan gözledi.

  7. Kasas 12

    Biz, daha önce onun, süt analarının sütünü emmemesini sağladık. Kız kardeşi, "Size onun bakımını, sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve şefkatle davranacak bir aile göstereyim mi?" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

9. Firavun hanedanı Mûsâ’yı sudan aldıktan sonra Yüce Allah, Firavun’un faziletli, üstün, değerli ve mü’mine hanımı Muzahim kızı Âsiye’nin kalbini ona ısındırdı. “Dedi ki:” Bu çocuk “benim için de senin için de bir sevinç kaynağıdır. Onu öldürmeyin.” Yani onunla gözlerimiz aydın olsun, hayatımız boyunca onun sebebi ile sevinelim. O yüzden onu öldürme, hayatta kalsın.

“Belki bize faydalı olur yahut da onu evlât ediniriz.” Yani bu çocuk ya bizim faydamız ve hizmetimiz için çalışıp çabalayacak bir hizmetçi olur ya da onu bundan daha yüksek bir mertebeye çıkartıp onu evlat edinir, ona ikramda bulunur, yüksek bir kadir ve kıymet sahibi yaparız.

anı Yüce Allah, Musa’nın bu sözleri söyleyen Firavun’un hanımına faydalı olmasını takdir etti. Mûsâ, onun gözbebeği durumunda oldu. Onu ileri derecede sevdi ve kendi öz evladı gibi bağrına bastı. Nihâyet büyüdü, Yüce Allah ona peygamberlik verdi. O da hiç beklemeden ona iman edip müslüman oldu. Allah o yüce hanımdan razı olsun ve onu razı etsin.

anı Yüce Allah, Mûsâ hakkında bize bu sözleri ve konuşmaları nakletmekle birlikte onların durumunu “onlar (işin) farkında değillerdi” diye anlatmaktadır. Yani onlar, kudret kaleminin neler yazdığını, ilâhî takdirin ne olduğunu ve bu işin sonunun ne olacağını bilmiyorlardı, hiçbir şeyin farkında değillerdi. İşte bu, Yüce Allah’ın bir lütfudur. Çünkü onlar, bunu fark etmiş olsalardı, elbette ona karşı farklı davranırlardı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Firavun onu öldürmek istediği zaman karısı ona şöyle dedi: “Bu çocuk, benim ve senin için bir mutluluk kaynağıdır. Onu öldürme! Belki bize hizmet ederek faydalı olur veya onu evlat ediniriz." Oysa onlar, krallıklarının onun eliyle neye dönüşeceğini bilmiyorlardı.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالَتِ ve kaleti ve dedi ki kök: قول
  2. ٱمْرَأَتُ mraetu karısı kök: مرا
  3. فِرْعَوْنَ fir'avne Fir'avn'ın
  4. قُرَّتُ kurratu aydınlığı kök: قرر
  5. عَيْنٍۢ aynin göz kök: عين
  6. لِّى li bana da
  7. وَلَكَ ۖ veleke ve sana da
  8. لَا la
  9. تَقْتُلُوهُ tektuluhu onu öldürmeyin kök: قتل
  10. عَسَىٰٓ asa belki kök: عسي
  11. أَن en diye
  12. يَنفَعَنَآ yenfeana bize yararı dokunur kök: نفع
  13. أَوْ ev ya da
  14. نَتَّخِذَهُۥ nettehizehu onu ediniriz kök: اخذ
  15. وَلَدًۭا veleden evlad kök: ولد
  16. وَهُمْ ve hum ve onlar
  17. لَا la
  18. يَشْعُرُونَ yeş'urune anlamıyorlardı kök: شعر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عسي (30 geçiş) · Aynı kök: مرا (38 geçiş) · Aynı kök: نفع (50 geçiş)

    Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: "Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz." İşte böylece biz Yusuf'u o yere…

  • Aynı kök: قرر (38 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    "Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…

  • Aynı kök: قرر (38 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Böylece biz, anasının gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allah'ın va'dinin hak olduğunu bilsin diye onu anasına geri döndürdük. Fakat onların pek çoğu…

  • Aynı kök: مرا (38 geçiş) · Aynı kök: نفع (50 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: عسي (30 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Dediler ki: "Sen bize gelmeden önce de bize işkence edildi, geldikten sonra da." Musa, "Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helak edecek ve sizi bu yerde…

  • Aynı kök: عسي (30 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    (Şehirden çıkıp) Medyen'e doğru yöneldiğinde, "Umarım Rabbim beni doğru yola iletir" dedi.

  • Aynı kök: قرر (38 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)

    "Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahman'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de.

  • Aynı kök: مرا (38 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş)

    Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Firavun'un hanımı dipnot 1 (Asiye, Musa'yı görünce) "(Bu bebek) benim için de senin için de göz aydınlığı (olabilir); onu öldürmeyin! Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz." demişti. dipnot 2 Oysa onlar (işin sonunun) farkına varmamışlar(dı).

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hz. Musa nehirden alınınca Firavun'un hanımı olan Hz. Asiye bunu göz aydınlığı vesilesi edinmişti. Yüce Allah Tahrîm 66:11'de Hz. Asiye'yi müminlere örnek göstererek, onun sağlam duruşunun örnek alınması gerektiğine dikkat çekmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Firavun'un hanımının bu sözü Hz. Yusuf'u köle pazarından satın alan Aziz'in sözlerine benzemektedir. Ayet için bkz. Yûsuf 12:21.

Mustafa İslamoğlu

Firavun'un karısı "İşte, benim için de senin için de bir göz aydınlığı!" dedi, "Onu öldürmeyin; bakarsın bize bir yararı dokunur ya da onu evlatlık edinebiliriz." Ama berikiler, (olacakların) asla farkında değildiler.

Muhammed Esed

Ve Firavun'un karısı, (Firavun'a): "(Bu çocuk) hem benim hem de senin için neşe kaynağı (olabilir)!" dedi, "Onu öldürmeyin; belki bize faydası dokunur; yahut o'nu evlat edinebiliriz!" Ve (pek tabii, bunları konuşurken, olacak olanlardan) haberleri yoktu.

Ahmed Hulusi

Firavun'un karısı dedi ki: "Benim için de senin için de göz aydınlığıdır (bu çocuk). Onu öldürmeyin! Umulur ki bize faydalı olur yahut Onu evlat ediniriz". . . Onlar (işin) farkında değillerdi.

Ali Bulaç

Firavun'un karısı dedi ki: "Benim için de, senin için de bir göz bebeği; onu öldürmeyin; umulur ki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz." Oysa onlar (başlarına geleceklerin) şuurunda değillerdi.

Ali Özek ve heyeti

Firavun'un karısı (sepetin içinden erkek çocuk çıkınca kocasına): Benim ve senin için göz aydınlığıdır! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur, ya da onu evlât ediniriz, dedi. Halbuki onlar (işin sonunu) sezemiyorlardı.

Ali Rıza Safa

Karısı, Firavun'a, şöyle dedi: "İkimizin de gözü aydın! Onu öldürmeyin; belki bize yararı dokunur veya Onu evlat ediniriz!" Oysa ayırdında değillerdi.

Bayraktar Bayraklı

Firavun'un karısı çocuğu sandıktan çıkarınca, "Bana da, sana da göz bebeği olacak. Onu öldürmeyiniz; belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz" dedi. Halbuki onlar, işin sonunu sezemiyorlardı.

Edip Yüksel

Firavunun karısı, "Gözümüz aydın olsun. Onu öldürme. Belki bize yararı dokunur, yahut onu evlat ediniriz." Hiçbir şeyden haberleri yoktu.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Firavun'un karısı, 'Gözümüz aydın olsun. Onu öldürme. Belki bize yararı dokunur, yahut onu evlat ediniriz.' Hiç bir şeyden haberleri yoktu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Firavun'un karısı: "Bana da sana da bir göz bebeği, bunu öldürmeyin, belki bize yarar, ya da evlat ediniriz." dedi ve onlar farkında değillerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fir'avnin hatunu ise "bir göz bebeği: bana ve sana, bunu öldürmeyin, belki bize yarar, yahud evlad ediniriz" dedi ve onlar farkında değillerdi

Erhan Aktaş

Ve Firavun'un karısı: "Bana ve sana göz aydınlığı olsun. Onu öldürmeyin, belki bize yararı olur. Veya onu evlat ediniriz." dedi. Onlar, olacakların ayırdında değillerdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve Firavun'un karısı: "Bana ve sana göz aydınlığı olsun. Onu öldürmeyin, belki bize yararı olur. Veya onu evlat ediniriz." dedi. Onlar, olacakların ayırdında değillerdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve Firavun'un hanımı: "Bana ve sana göz aydınlığı olsun. Onu öldürmeyin, belki bize yararı olur. Veya onu evlat ediniriz." dedi. Onlar, olacakların ayırdında değillerdi.

Gültekin Onan

Firavunun karısı dedi ki: "Benim için de, senin için de bir göz bebeği; onu öldürmeyin; umulur ki bize yararı dokunur ve onu evlat ediniriz." Oysa onlar (başlarına geleceklerin) şuurunda değillerdi.

Hasan Basri Çantay

Fir'avnın karısı dedi ki: "Benim için de, senin için de bir göz bebeği! Onu öldürmeyin. Olur ki bize faidesi dokunur, yahud onu bir evlad ediniriz". Halbuki onlar (işin) farkında değillerdi!

İbni Kesir

Firavun'un karısı dedi ki: Benim de, senin de gözün aydın olsun. Onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur veya onu oğul ediniriz. Ve onlar, farkında değillerdi.

Mehmet Alagaş

(7-13) Musa'nın annesine onu emzir, ne zaman ki onlardan bir korku hissettin, onu Derya’ya bırak, korkma ve de üzülme, biz muhakkak onu sana geri döndüreceğiz ve onu gönderilenlerden / Resullerden yapacağız diye vahyettik. Firavun'un ailesi ileride kendilerine bir düşman bir hüzün kaynağı olacak olan onu / Musa’yı, bulup aldılar. Firavun haman ve bu ikisinin orduları muhakkak ki yanlış yapıyorlardı. Firavun'un karısı; senin ve benim için bir göz aydınlığı / göz nuru olabilir öldürmeyin onu , belki bize bir faydası olur yahut onu evlat ediniriz dedi. Onlar bilincinde değildiler / şuurunda değillerdi. Musa'nın annesi gönlü / fuadı boşalmış sabahladı, onun iman edenlerden olması için kalbini zapturapt altına eğer almasaydık neredeyse onu açığa vuracaktı. O anne Musa'nın kız kardeşine demişti ki onun izini takip et, O da onlar farkına varmadıkları bir yerden onu görebildi. Bundan önce ona / Musa’ya süt anneliğini haram etmiştik (annesi dışında kimse onu emziremiyordu) Kız, size onun bakımını yapacak / ona kefil olacak ona nasihat edecek ev halkını göstereyim mi? dedi. Böylece gözü aydın olsun ve üzülmesin ve de Allah'ın vaadi / verdiği sözü gerçektir, bilsin diye, onu annesine geri döndürdük. Velakin onların çoğu / ekserisi bilmiyorlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Firavun’un karısı: "Benim ve senin için göz aydınlığıdır! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur ya da onu evlat ediniriz." dedi. Oysa onlar farkında değillerdi.

Süleyman Ateş

Fir'avn'ın karısı (çocuğu sandıktan çıkarınca): "Bana da, sana da göz bebeği (olacak, çok sevimli bir çocuk). Onu öldürmeyin, belki bize yararı dokunur, ya da onu evlad ediniriz." dedi. (Onu almakla hata ettiklerini) anlamıyorlardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Firavun'un karısı dedi ki; "Bu benim için de senin için de bir göz bebeği olabilir. Onu öldürmeyin, belki işimize de yarar, belki de onu evlat ediniriz." Hiçbiri işin farkında değildi.

Şaban Britch

Firavun’un Karısı: Benim ve senin için göz aydınlığıdır! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur ya da onu evlat ediniriz, dedi. Oysa onlar farkında değillerdi.

Şaban Piriş

Firavun'un Karısı: -Benim de senin de gözün aydın olsun. Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz, dedi. Oysa onlar işin farkında değillerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Firavun'un karısı şöyle dedi: "Benim için de senin için de bir göz aydınlığıdır bu. Öldürmeyin onu, bize yararı olabilir, yahut onu çocuk ediniriz." Onlar işin farkında olmuyorlardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And there, Pharaoh's wife said to Pharaoh as she saw the child: "a comfort and joy to the eye, he will make my eyes and yours speak content". She gave orders to the guards: "do not kill him. He might be of some quality that brings about good or advantage and he might be helpful in effecting a purpose or we might adopt him as a son. She was totally unaware of what the future held.

Abdul Haleem

and Pharaoh’s wife said, ‘Here is a joy to behold for me and for you! Do not kill him: he may be of use to us, or we may adopt him as a son.’ They did not realize what they were doing.

Abdullah Yusuf Ali

The wife of Pharaoh said: "(Here is) joy of the eye, for me and for thee: slay him not. It may be that he will be use to us, or we may adopt him as a son." And they perceived not (what they were doing)!

Abul A'la Maududi

The wife of Pharaoh said: "Here is a delight of the eye to me and to you. Do not kill him. Maybe he will prove useful for us, or we may adopt him as a son." dipnot 1 They were unaware of the end of it all.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    What one understands from this is briefly so: When the ark or the basket was carried by the river to the place where Pharaoh’s palaces were situated, the servants of Pharaoh picked it up and took it before the king and the queen. It is just possible that the king and the queen were at that time strolling along the river bank and might have noticed the basket and ordered it to be picked up. When they saw a child in it, they could easily guess that it belonged to an Israelite family. For it came from the quarters inhabited by the Israelites, whose sons were being put to death in those days. It was understood that somebody had hidden the child for some time but when it could not be hidden any longer, it was cast to the river in the hope that it might be picked up and rescued from death. With this in view, the most obedient servants submitted that the king order the child to be killed forthwith, for it might prove dangerous for him. But the Pharaoh’s wife was a woman and might even be childless. Then it was a lovely child, as Allah has reminded Moses in Surah Ta-Ha: Ayat 39, thus: "I had cast on you love from Myself." That is “I had made you such a lovely child that the beholders could not help but love you.” Therefore, the woman could not keep their feelings for him, and said to the king, “Do not kill him, but let us adopt him. When he grows up in our house as our son, he will not know that he was an Israelite: he will rather think he is one of Pharaoh’s own kinsfolk, and he will be useful for us as against the Israelites.”

Aisha Bewley

The wife of Pharaoh said, ‘A source of delight for me and for you; do not kill him. It may well be that he will be of use to us or perhaps we could adopt him as a son.’ They were not aware.

Al-Hilali & Khan

And the wife of Fir‘aun (Pharaoh) said: "A comfort of the eye for me and for you. Kill him not, perhaps he may be of benefit to us, or we may adopt him as a son." And they perceived not (the result of that).

Ali Quli Qarai

Pharaoh’s wife said [to Pharaoh], ‘[This infant will be] a [source of] comfort to me and to you. Do not kill him. Maybe he will benefit us, or we will adopt him as a son.’ And they were not aware.

Amatul Rahman Omar

And a woman of (the family of) Pharaoh said, `(This child will be) a (source of) joy and comfort to my and your eyes. Do not kill him, he may (prove to) be useful to us, or we may adopt him as a son.' And they did not perceive (Our purpose).

Arthur John Arberry

Said Pharaoh's wife, 'He will be a comfort to me and thee. Slay him not; perchance he will profit us, or we will take him for a son.' And they were not aware.

Bijan Moeinian

[When Moses was picked up from the river, ] Pharaoh’s wife [and not his daughter as mentioned in the Scriptures] said: "Do not kill this cute little thing as he may be a good omen and we may later even adopt him as our son [so that he never turns against us. ] They did not know what the future has for them."

E. Henry Palmer

And Pharaoh's wife said, 'He is a cheering of the eye to me, and to thee. Kill him not; it may be that he will profit us, or that we may take him for a son;' for they did not perceive.

Edip-Layth

Pharaoh's wife said, "A pleasure to my eye and yours, so do not kill him, perhaps he will benefit us or we may take him as a son!", while they did not perceive.

George Sale

And the wife of Pharaoh said, this child is a delight of the eye to me, and to thee: Kill him not; peradventure it may happen that he may be serviceable unto us; or we may adopt him for our son. And they perceived not the consequence of what they were doing.

Hamid S. Aziz

And Pharaoh's family picked him up that he might become for them a foe and a grief; for verily, Pharaoh and Haman and their hosts were ever sinners.

Mahmoud Ghali

And the wife of Firaawn said, "He is comfort (Literally: for the eye to get steady and settle down, to be refreshed) to the eye for me and for you. Do not kill him, (for) he may profit us, and we may take him to ourselves as a child." And they were not aware.

Marmaduke Pickthall

And the wife of Pharaoh said: (He will be) a consolation for me and for thee. Kill him not. Peradventure he may be of use to us, or we may choose him for a son. And they perceived not.

Mohamed Ahmed - Samira

The Pharaoh's wife said: "He will be a comfort to me and to you. Do not kill him. He may well be of some advantage to us, or we may adopt him as a son." They were not aware (of what the future held in store).

Muhammad Asad

Now the wife of Pharaoh said: "A joy to the eye [could this child be] for me and thee! Slay him not: he may well be of use to us, or we may adopt him as a son!" And they had no presentiment [of what he was to become].

Mustafa Khattab

Pharaoh’s wife said ˹to him˺, "˹This baby is˺ a source of joy for me and you. Do not kill him. Perhaps he may be useful to us or we may adopt him as a son." They were unaware ˹of what was to come˺.

Progressive Muslims

And Pharaoh's wife said: "A pleasure to my eye and yours, so do not kill him, perhaps he will benefit us or we may take him as a son!", while they did not perceive.

Rashad Khalifa

Pharaoh's wife said, "This can be a joyous find for me and you. Do not kill him, for he may be of some benefit for us, or we may adopt him to be our son." They had no idea.

Sahih International

And the wife of Pharaoh said, "[He will be] a comfort of the eye for me and for you. Do not kill him; perhaps he may benefit us, or we may adopt him as a son." And they perceived not.

Sam Gerrans

And the wife of Pharaoh said: “A comfort of the eye for me and for thee! Kill thou him not. It may be that he will benefit us, or we will take him as a son.” And they perceived not.

Shabbir Ahmed

Now the wife of Pharaoh said, "A joy to the eye for me and you! Slay him not. He may well be of use to us, or we may adopt him as a son." And they perceived not (the future).

Syed Vickar Ahamed

And Firon's (Pharaoh's) wife said: "(He is) a comfort (and joy) of the eye for me and for you: Kill him not! It could be that he will be of use to us, or we may adopt him as a son. " And they did not foresee (what they were doing)!

Taqi Usmani

And the wife of Pharaoh said, (to Pharaoh about Mūsā), "He may be a delight of eye for me and you. Do not kill him. It is hoped that he will be of benefit to us, or we will adopt him as a son." And they were not aware (of what was going to happen).

The Monotheist Group

And the wife of Pharaoh said: "A pleasure to my eye and yours, so do not kill him, perhaps he will benefit us or we may take him as a son;" while they did not perceive.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 9. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 9. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 9. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩