Diyanet İşleri
Sen, bu kitabın sana verileceğini ummuyordun. Ancak o, Rabbinden bir rahmet olarak sana verildi. Öyle ise kafirlere sakın arka çıkma.
Kasas suresi
Kasas suresi, 86. ayet. وَمَا كُنتَ تَرْجُوٓا۟ أَن يُلْقَىٰٓ إِلَيْكَ ٱلْكِتَٰبُ إِلَّا رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ ظَهِيرًا لِّلْكَٰفِرِينَ
vemâ künte tercû ey yülḳâ ileyke-lkitâbü illâ raḥmetem mir rabbike felâ tekûnenne żahîral lilkâfirîn.
Sen, bu kitabın sana verileceğini ummuyordun. Ancak o, Rabbinden bir rahmet olarak sana verildi. Öyle ise kafirlere sakın arka çıkma.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Kur'an'ı sana farz kılan seni döndürecektir" Kasas 85–88 3
İşte ahiret yurdu. Biz, onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmayanlara has kılarız. Sonuç, Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır.
Kim bir iyilik getirirse, ona bundan daha hayırlısı vardır. Kim de bir kötülük getirirse, bilsin ki, kötülük işleyenler ancak yapmakta olduklarının cezasına çarptırılırlar.
Kur'an'ı sana farz kılan Allah, şüphesiz seni dönülecek bir yere döndürecektir. De ki: "Rabbim hidayetle geleni ve apaçık bir sapıklık içinde olanı daha iyi bilir."
Sen, bu kitabın sana verileceğini ummuyordun. Ancak o, Rabbinden bir rahmet olarak sana verildi. Öyle ise kafirlere sakın arka çıkma.
Allah'ın ayetleri sana indirildikten sonra, sakın seni onlardan çevirmesinler. Rabbine çağır ve sakın Allah'a ortak koşanlardan olma!
Sen Allah ile beraber başka bir ilaha ibadet etme. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O'nun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnızca O'nundur ve kesinlikle O'na döndürüleceksiniz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
86. “Sen, bu Kitabın sana verileceğine dair bir ümit taşımıyordun.” Bu Kitabın sana indirileceğine dair bir beklentin olmadığı gibi buna kendini hazırlamıyor ve böyle bir şey de beklemiyordun.
“Ancak Rabbinden bir rahmet olarak…” Hem sana hem de kullara bir rahmet olmak üzere Yüce Allah, alemlere rahmetini izhar etmiş olduğu bu Kitabı sana gönderdi ve bu Kitap ile sana risalet görevini verdi. Bu yolla kullara bilmediklerini öğretti. Onları kötülüklerden arındırdı, onlara Kitabı ve hikmeti öğretti. Halbuki daha önce apaçık bir sapıklık içinde bulunuyorlardı.
en, bu Kitabı Allah’ın sana kendinden bir rahmet olarak indirdiğini bildiğine göre o Kitap’taki bütün emirlerin ve yasakların da Allah’ın bir rahmeti ve bir lütfu olduğunu biliyorsun demektir. O halde bu Kitaptan dolayı senin kalbinde herhangi bir sıkıntı ve darlık olmasın. Sakın ona aykırı hareket etmenin, daha iyi ve daha faydalı olduğunu zannetmeyesin.
“O halde asla kâfirlere arka çıkma!” Onların izlemekte oldukları küfür yollarından herhangi birinde onların yardımcısı olma. Onlara yardımcı olmanın kapsamına, onun herhangi bir hükmü hakkında “O, hikmete ve maslahata aykırıdır”, demek de dahildir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Seni göndermemizden önce Allah’tan bir vahiy olarak Kur’an’ın sana verileceğini ummuyordun. Fakat Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'dan bir rahmet olarak sana inmesi gerekti. Sakın kâfirlere içinde bulundukları sapıklıklarında yardımcı olma!
Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ)
İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler; şüphesiz bunlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ)
Düşman topluluğunu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı duyuyorlar. Üstelik…
Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ)
Onlar şöyle dediler: "Musa'yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla."
Aynı kök: ظهر (59 geçiş)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Aynı kök: ظهر (59 geçiş)
Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki…
Aynı kök: ظهر (59 geçiş)
Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Bu Kitabın sana vahyolunacağını ummuyordun. dipnot 1 (Bu) ancak Rabbinden sana bir rahmet olarak (verilmiş)tir. Kâfirlere sakın arka çıkma!
Ve sen (ey bu vahyin muhatabı); bu ilahi mesajın sana kadar ulaşacağını ümit etmezdin! Sadece Rabbinin rahmeti sayesinde oldu bu: o halde inkar edenlere asla arka çıkma!
Ve (sen ey inanan kişi,) bu kitabın sana ulaşacağını ummazdın; fakat işte Rabbinden bir rahmet olarak (sana ulaştı). Öyleyse, artık hakkı inkara kalkışan kimselere asla arka çıkma;
Kitabın (Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsinin) sende açığa çıkarılacağını ummuyordun; Rabbinden bir rahmet oldu! Sakın hakikat bilgisini inkar edenlere arka çıkma!
Kitabın sana (kalbine vahy ile) bırakılacağını umud etmezdin; (bu,) Rabbinden ancak bir rahmettir. Öyleyse sakın kafirlere arka olma.
Sen, bu Kitab’ın sana vahyolunacağını ummuyordun. (Bu) ancak Rabbinden bir rahmet (olarak gelmiş) tir. O halde sakın kâfirlere arka çıkma!
Kitap'ın, sana ulaşacağını da umut etmezdin. Ancak, Efendinden bir rahmettir. Artık, nankörlük edenlere sakın arka çıkma.
Bu kitabın sana indirileceğini ummuyordun. Ancak Rabbinin bir merhameti gereği sana indirildi. Artık asla inkar edenlere destek olma!
Sana bu kitabın verileceğini ummazdın; ancak bu Efendinden bir rahmettir. Kafirlere arka olma.
Sana bu kitabın verileceğini ummazdın; ancak bu Rabbinden bir rahmettir. Kafirlere arka olma.
Sen, sana kitap indirileceğini ümit etmiyordun; fakat Rabbinden bir rahmettir o. O halde sakın kafirlere arka çıkma!
Sen, sana kitab indirileceğini ümid eder değildin fakat rabbından bir rahmet, o halde sakın kafirlere zahir olma
Sen, Kitap'ın sana iletileceğini beklemiyordun. O, ancak Rabb'inden bir rahmet olarak verildi. Öyleyse sakın Kafirlere destek dipnot 1 olma.
Sen, Kitap'ın sana iletileceğini beklemiyordun. O, ancak Rabb'inden bir rahmet olarak verildi. Öyleyse sakın Kafirlere destek dipnot 1 olma.
Sen, Kitap'ın sana iletileceğini beklemiyordun. O, ancak Rabb'inden bir rahmet olarak verildi. Öyleyse sakın gerçeği yalanlayan nankörlere destek dipnot 1 olma.
Kitabın sana (kalbine vahy ile) bırakılacağını umud etmezdin; (bu) rabbinden ancak bir rahmettir. Öyleyse sakın kafirlere arka olma.
Sen (bu) kitabın sana vahyolunacağını ummuyordun. (Bu), ancak Rabbinden bir rahmetdir. O halde kafirlere arka olma sakın!
Sen; sana bu Kitab'ın verileceğini ummazdın. Bu; ancak Rabbının bir rahmetidir. Öyle ise, sakın kafirlere yardımcı olma.
(85-88) Muhakkak ki sana Kuran’ı farz kılan / zorunlu kılan , dönülecek yere de seni döndürecektir de ki Rabbim kim yola iletilecek, kim a paçık bir şekilde sapmış halde kalacak en iyi bilendir. Sen bu kita pla kavuşmayı / buluşmayı ummuyordun, o rabbinden bir rahmettir, kafirlere arka çıkan asla olma, sana indirildikten sonra Allah’ın ayetlerinden seni uzaklaştırmasınlar , Rabbine dua et ve ortak koşanlardan olma , Allah’la beraber başka ilaha çağrıda bulunma, O’ndan başka ilah yoktur, O’nun yüzü / veçhi hariç her şey helâk olacaktır, Yargılama / hüküm verme onundur ve ona geri döndürüleceksiniz.
Sen, bu kitabın sana verileceğini ummuyordun. Ancak o, Rabbinden bir rahmet olarak sana verildi. Öyle ise kâfirlere sakın arka çıkma.
Sen, o Kitabın, senin kalbine bırakılacağını ummazdın. Ancak Rabbinden bir rahmet olarak (Kitap senin kalbine bırakıldı). O halde kafirlere arka olma.
Bu kitabın sana verileceğini hiç beklemezdin dipnot 1 . Bu, sadece Rabbinin bir ikramı olarak sana verildi. Öyleyse sakın kafirlere arka çıkma dipnot 2 !
Böyle bir kitabın sana verileceğini hiç beklemiyordun. Bu, sadece Rabbinin bir ikramı olarak sana verildi. Sakın o nankörlere arka çıkma.
Sen, kitabı sana indireceğimizi ummuyordun. Ancak o, Rabbinden bir rahmettir. Öyleyse inkarcılara arka çıkma.
Sen, kitabı sana indireceğimizi ummuyordun. Ancak o, Rabbin'den bir rahmettir. Öyleyse inkarcılara arka çıkma.
Sen bu Kitap'ın sana indirileceği ummuyordun; Rabbinden bir rahmet olarak geldi. O halde küfre sapanlara sakın destekçi olma.
You O Muhammad never expected the Book -the Quran- to be sent down and to be revealed to you but it was only Allah's mercy extended to you. Therefore, do not back up the infidels, who deny Allah, in a statement nor an opinion nor assist them physically or uphold them in any course of action.
You yourself could not have expected the Scripture to be sent to you; it came only as a mercy from your Lord. So give no help to the disbelievers.
And thou hadst not expected that the Book would be sent to thee except as a Mercy from thy Lord: Therefore lend not thou support in any way to those who reject (Allah's Message).
(O Prophet), you never looked forward for the Book to be revealed to you. It is out of sheer Mercy of your Lord that it was (revealed to you). dipnot 1 So do not lend any support to the unbelievers. dipnot 2
You did not expect to be given the Book. It is nothing but a mercy from your Lord. So do not lend support to the kafirun.
And you were not expecting that the Book (this Qur’ân) would be sent down to you, but it is a mercy from your Lord. So never be a supporter of the disbelievers.
You did not expect that the Book would be delivered to you; but it was a mercy from your Lord. So do not be ever an advocate of the faithless.
(Prophet!) you had never expected that the Book would be revealed to you. It is only the mercy of your Lord (that it has been revealed to you). So do not be a supporter of the disbelievers.
Thou didst not hope that the Book should be cast unto thee, except it be as a mercy from thy Lord; so be thou not a partisan of the unbelievers.
You never expected to receive this Book (absolute criteria to establish right and wrong. ) The revelation of Qur’an is a favor of God (otherwise, like elected representative of the secular government who consult among themselves day and night to establish a "right" code of conduct and a “just” set of laws- and of course the next day change their own established laws and come with a “better” one!) Therefore, do not side with those who reject My laws (and try to establish their own civil laws.)
nor couldst thou hope that the Book would be thrown to thee, save as a mercy from thy Lord! be not then a backer up of those who misbelieve;
Nor did you expect this book to come your way; but this is a mercy from your Lord. Therefore, you shall not side with the ingrates.
Thou didst not expect that the book of the Koran should be delivered unto thee: But thou hast received it through the mercy of thy Lord. Be not therefore assisting to the unbelievers;
Verily, He who hath ordained the Quran for you will surely bring you back to the Place of Return (Mecca or Home in Heaven). Say, "My Lord knows best who brings guidance, and who is in error manifest.
And in no way did you hope that the Book should be cast to you, except it be a mercy from your Lord; so definitely do not be a backer of the disbelievers.
Thou hadst no hope that the Scripture would be inspired in thee; but it is a mercy from thy Lord, so never be a helper to the disbelievers.
You did not expect that the Book would be given to you except by the favour of your Lord. So do not be the helper of unbelievers,
Now [as for thyself, O believer,] thou couldst never foresee that this divine writ would [one day] be offered to thee: but [it did come to thee] by thy Sustainer’s grace. Hence, never uphold those who deny the truth [of divine guidance],
You never expected this Book to be revealed to you, but ˹it came˺ only ˹as˺ a mercy from your Lord. So never side with the disbelievers ˹in their disbelief˺.
Nor did you expect this Scripture to come your way; but this is a mercy from your Lord. Therefore, you shall not side with the rejecters.
You never expected this scripture to come your way; but this is a mercy from your Lord. Therefore, you shall not side with the disbelievers.
And you were not expecting that the Book would be conveyed to you, but [it is] a mercy from your Lord. So do not be an assistant to the disbelievers.
And thou didst not expect that the Writ would be cast unto thee;[...] only as a mercy from thy Lord, so be thou not a helper to the false claimers of guidance.
(O Prophet) you never expected that this Book will be bestowed upon you. But it is a Mercy from your Lord (to all humanity). Hence, never uphold those who deny the Truth.
And you had not expected that the Book would be sent down to you, except as a Mercy from your Lord: Therefore you do not give any support to those who reject (Allah’s Message).
You were not expecting that the Book would be sent down to you, but it was a mercy from your Lord. So, never be a supporter for the infidels.
Nor did you expect this Book to come your way; but this is a mercy from your Lord. Therefore, you shall not side with the rejecters.