Kasas suresi

Kasas suresi, 76. ayet

Kasas suresi, 76. ayet. إِنَّ قَٰرُونَ كَانَ مِن قَوْمِ مُوسَىٰ فَبَغَىٰ عَلَيْهِمْ وَءَاتَيْنَٰهُ مِنَ ٱلْكُنُوزِ مَآ إِنَّ مَفَاتِحَهُۥ لَتَنُوٓأُ بِٱلْعُصْبَةِ أُو۟لِى ٱلْقُوَّةِ إِذْ قَالَ لَهُۥ قَوْمُهُۥ لَا تَفْرَحْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلْفَرِحِينَ

inne ḳârûne kâne min ḳavmi mûsâ febegâ `aleyhim. veâteynâhü mine-lkünûzi mâ inne mefâtiḥahû letenûü bil`uṣbeti üli-lḳuvveh. iẕ ḳâle lehû ḳavmühû lâ tefraḥ inne-llâhe lâ yüḥibbü-lferiḥîn.

Diyanet İşleri

Şüphesiz Karun, Musa'nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler verdik. Hani, kavmi kendisine şöyle demişti: "Böbürlenme! Çünkü Allah, böbürlenip şımaranları sevmez."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 73–79 · surenin 76. ayeti / 88
  1. Kasas 73

    Allah, rahmetinden ötürü geceyi içinde dinlenesiniz; gündüzü de, lütfundan isteyesiniz ve şükredesiniz diye sizin için yarattı.

  2. Kasas 74

    Allah'ın, onlara seslenerek, "Hani benim, var olduğunu iddia ettiğiniz ortaklarım"? diyeceği günü hatırla.

  3. Kasas 75

    Her ümmetten bir şahit çıkarırız ve (kafirlere), "Kesin delilinizi getirin" deriz. Onlar da gerçeğin Allah'a ait olduğunu bilirler ve (Allah'a ortak diye) uydurdukları şeyler kendilerini yüzüstü bırakıp kaybolup gitmişlerdir.

  4. 76

    Şüphesiz Karun, Musa'nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler verdik. Hani, kavmi kendisine şöyle demişti: "Böbürlenme! Çünkü Allah, böbürlenip şımaranları sevmez."

  5. Kasas 77

    "Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez."

  6. Kasas 78

    Karun, "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir" dedi. O, Allah'ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok mal biriktirmiş kimseleri helak etmiş olduğunu bilmiyor muydu? Suçlulukları kesinleşmiş olanlara günahları konusunda soru sorulmaz (Çünkü Allah hepsini bilir).

  7. Kasas 79

    Karun, zineti ve görkemi içerisinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler, "Keşke Karun'a verilen (servet) gibi bizim de (servetimiz) olsaydı. Şüphesiz o büyük bir servet sahibidir" dediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

76. Yüce Allah, Kârûn’un durumunu, neler yaptığını, ona neler yapıldığını, kendisine nasıl öğüt ve nasihat verildiğini haber vererek şöyle buyurmaktadır: “Kârûn, Mûsâ’nın kavminden” yani çağdaşlarına üstün kılınmış, Yüce Allah’ın kendilerine pek çok lütuf ihsan etmiş olduğu, bu bakımdan istikamet üzere olmaları gereken İsrailoğullarından “idi.” Ama Kârûn denilen bu şahıs, kavminin izlediği yoldan saparak “onlara karşı azgınlık etti.” Kendisine verilen ve onu taşkınlığa iten pek çok mallar sebebi ile azdı.

“Biz ona öyle hazineler” o kadar çok mal “vermiştik ki onların anahtarları(nı taşımak bile) güçlü bir topluluğa zor gelirdi.” Âyet-i kerimede (“topluluk” diye meal verilen) “العصبة”; dokuz, on ya da yedi kişi vb. sayıdaki şahıslar hakkında kullanılır. Yani onun hazinelerinin anahtarları dahi güçlü bir topluluğun taşıyamayacağı kadar ağırdı. Anahtarları böyle iken ya hazinelerin kendisi ne kadardır?!

“Bir keresinde kavmi ona” öğüt vermek ve azgınlık etmekten sakındırmak maksadı ile “şöyle demişti: Şımarma! Çünkü Allah şımaranları sevmez.” Yani sen, şu çok miktardaki dünyalık dolayısı ile şımarıp övünme! Bu dünyalık seni âhiretinden oyalayarak alıkoymasın. Şüphesiz Allah, dünya sevgisine yönelmiş ve dünyalık ile şımaran kimseleri sevmez.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Karun, Musa -aleyhisselam-'ın kavminden biriydi. Fakat onlara karşı büyüklük taslıyordu. Ona verdiğimiz kasalar dolusu mallardan oluşan hazinenin anahtarlarını güçlü bir topluluk bile zorlukla taşıyordu. Kavmi ona şöyle demişti: “Sakın şımararak sevinme! Şüphesiz Allah şımararak sevinenleri sevmez. Tam aksine bundan dolayı onlara öfke duyar."

Kelimeler

29 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne elbette
  2. قَـٰرُونَ karune Karun
  3. كَانَ kane idi kök: كون
  4. مِن min -nden
  5. قَوْمِ kavmi kavmi- kök: قوم
  6. مُوسَىٰ musa Musa'nın
  7. فَبَغَىٰ febega azgınlık etti kök: بغي
  8. عَلَيْهِمْ ۖ aleyhim onlara karşı
  9. وَءَاتَيْنَـٰهُ ve ateynahu ve ona vermiştik kök: اتي
  10. مِنَ mine -den
  11. ٱلْكُنُوزِ l-kunuzi hazineler- kök: كنز
  12. مَآ ma ki
  13. إِنَّ inne muhakkak
  14. مَفَاتِحَهُۥ mefatihahu onun anahtarları kök: فتح
  15. لَتَنُوٓأُ letenu'u ağır geliyordu kök: نوا
  16. بِٱلْعُصْبَةِ bil-usbeti bir topluluğa kök: عصب
  17. أُو۟لِى uli sahibi kök: اول
  18. ٱلْقُوَّةِ l-kuvveti kuvvet kök: قوي
  19. إِذْ iz hani
  20. قَالَ kale demişti ki kök: قول
  21. لَهُۥ lehu ona
  22. قَوْمُهُۥ kavmuhu kavmi kök: قوم
  23. لَا la
  24. تَفْرَحْ ۖ tefrah şımarma kök: فرح
  25. إِنَّ inne şüphesiz
  26. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  27. لَا la
  28. يُحِبُّ yuhibbu sevmez kök: حبب
  29. ٱلْفَرِحِينَ l-ferihine şımarıkları kök: فرح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Kārûn · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    "Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde…

  • Aynı kök: عصب (5 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Kardeşleri dediler ki: "Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde, Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız açık bir…

  • Aynı kıssa: Kārûn · Aynı kök: قوي (42 geçiş)

    Karun, "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir" dedi. O, Allah'ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok…

  • Aynı kök: فرح (22 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

  • Aynı kök: فرح (22 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık.) Çünkü Allah, kendini beğenip övünen hiçbir…

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin…

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Seveceğiniz başka bir kazanç daha var: Allah'tan bir yardım ve yakın bir fetih (Mekke'nin fethi). (Ey Muhammed!) Mü'minleri müjdele!

  • Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da O'na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severler. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Karun, dipnot 1 Musa'nın kavmindendi ve onlara azgınlık ediyordu. Biz ona, anahtarlarını (taşımak) güçlü bir topluluğa bile zor gelecek hazineler vermiştik. Hani kavmi ona (Karun'a) şöyle demişti: "Şımarma! Şüphesiz ki Allah şımarıkları sevmez.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Kârûn" sermayeyi, ekonomik baskıyı ve vurguncu kapitalist kişiliği temsil etmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Unutmayın ki, Karun da Musa kavmine mensup biriydi; fakat onların omuzlarında yükselerek haddi aştı; zira Biz kendisine öyle hazineler vermiştik ki, sadece anahtarlarını taşımak bile güçlü kuvvetli bir müfrezeye zor gelirdi. Bir gün kavmi ona dedi ki: "Şımarma! Çünkü Allah şımaranları sevmez.

Muhammed Esed

(İmdi,) Hesap Günü'nde bu duruma düşmek istemeyenler bilsinler ki şu ünlü Karun da Musa'nın kavmindendi ve kendini büyük görüp onlara zulmediyordu; çünkü Biz kendisine öyle hazineler vermiştik ki, sadece anahtarlarını taşımak bile bir manga adama, hatta daha fazlasına zor gelirdi. Soydaşları ona: "(Servetinden ötürü) böyle böbürlenme, çünkü Allah böbürlenenleri sevmez!

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki Karun, Musa'nın kavminden idi de onlara haddi aşıp zulmetti. . . Ona öyle hazineler vermiştik ki onların anahtarları güçlü bir gruba ağır gelirdi. . . Hani yurttaşları ona dedi ki: "Şımarma, muhakkak ki Allah şımarıp taşkınlık gösterenleri sevmez. "

Ali Bulaç

Gerçek şu ki, Karun, Musa'nın kavmindendi, ancak onlara karşı azgınlaştı. Biz, ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarları, birlikte (taşımaya) davranan güçlü bir topluluğa ağır geliyordu. Hani kavmi ona demişti ki: "Şımararak sevinme, çünkü Allah, şımararak sevince kapılanları sevmez."

Ali Özek ve heyeti

Karun, Musa'nın kavminden idi de, onlara karşı azgınlık etmişti. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarlarını güçlü, kuvvetli bir topluluk zor taşırdı. Kavmi ona şöyle demişti: Şımarma! Bil ki Allah şımarıkları sevmez.

Ali Rıza Safa

Aslında, Karun, Musa toplumundandı. Yine de onlara karşı azıttı. Ona verdiğimiz varlıkların anahtarları bile, güçlü bir topluluğa gerçekten ağır geliyordu. Toplumu, ona, şöyle demişti: "Şımarma; kuşkusuz, Allah, kendini beğenip övünenleri sevmez!"

Bayraktar Bayraklı

Karun, Musa'nın kavminden idi. Onlara karşı azgınlık etmişti. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki anahtarlarını güçlü, kuvvetli bir topluluk zor taşırdı. Kavmi ona şöyle demişti: "Şımarma! Bil ki Allah şımaranları sevmez."

Edip Yüksel

Karun, Musa'nın halkından olmasına rağmen ihanet edip onlara zulmetti. Kendisine öyle hazineler vermiştik ki anahtarları güçlü bir topluluğa bile ağır geliyordu. Halkı ona şöyle demişti: "Şımarma, ALLAH şımaranları sevmez."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Karun, Musa'nın halkından olmasına rağmen ihanet edip onlara zulmetti. Kendisine öyle hazineler vermiştik ki anahtarları güçlü bir topluluğa bile ağır geliyordu. Halkı ona şöyle demişti: 'Şımarma, ALLAH şımaranları sevmez.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu Karun, Musa'nın kavmindendi ve onlara karşı azıtmıştı. Ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarları gerçekten güçlü kuvvetli bir bölüğe ağır geliyordu. O zaman, kavmi ona şöyle demişti: "Güvenme (böbürlenme), çünkü Allah, güvenenleri (böbürlenenleri) sevmez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hakıkaten Karun Musanın kavminden idi de onlara karşı bağyetmiş idi, ona öyle hazineler vermiştik ki anahtarları cidden güçlü kuvvetli bir bölüğe ağır geliyordu, o vakıt kavmı ona şöyle demişti: güvenme çünkü Allah güvenenleri sevmez

Erhan Aktaş

Karun, Musa'nın halkından birisiydi. Halkına karşı azgınlaştı. Ona öyle hazineler vermiştik ki, onların anahtarlarını güçlü bir topluluk zor taşıyordu. Halkı ona: "Şımarma! Allah şımaranları sevmez." demişti.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Karun, Musa'nın halkından birisiydi. Halkına karşı azgınlaştı. Ona öyle hazineler vermiştik ki, onların anahtarlarını güçlü bir topluluk zor taşıyordu. Halkı ona: "Şımarma! Allah şımaranları sevmez." demişti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Karun, Musa'nın halkından birisiydi. Halkına karşı azgınlaştı. Ona öyle hazineler vermiştik ki, onların anahtarlarını güçlü bir topluluk zor taşıyordu. Halkı ona: " Şımarma! Allah şımaranları sevmez." demişti.

Gültekin Onan

Gerçek şu ki, Karun, Musa'nın kavmindendi, ancak onlara karşı azgınlaştı. Biz, ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarları birlikte (taşımaya) davranan güçlü bir topluluğa ağır geliyordu. Hani kavmi ona demişti ki: "Şımararak sevinme çünkü Tanrı şımararak sevince kapılanları sevmez."

Hasan Basri Çantay

Filhakıyka Kaarun Musanın kavmindendi. Fakat onlara karşı serkeşlik etdi o. Biz ona öyle hazineler verdik ki anahtarları (nı taşımak bile) gücü kuvvetli büyük bir cemaate ağır geliyordu. O vakit kavmi ona şöyle demişdi: "Şımarma. Çünkü Allah şımarıkları sevmez".

İbni Kesir

Gerçekten Karun; Musa'nın kavminden biriydi. Ama onlara karşı azgınlık etti. Biz, ona; anahtarlarını güçlü bir topluluğun zor taşıdığı hazineler vermiştik. Kavmi ona şöyle demişti: Şımarma, çünkü Allah; şımarıkları sevmez.

Mehmet Alagaş

(76-84) Muhakkak ki Karun Musa kavmindendi, onlara karşı azıttı, Ona hazineler / servetler vermiştik, öyleydi ki anahtarlarını kuvvetlice bir kalabalık (usbe) ancak taşırdı, (Servet insan ilişkisi at süvari ilişkisi gibidir) Bir vakit kavmi ona demişti ki şımarıklık içinde olma / ferahlanma Allah şımaranları / ferahlananları sevmez, Allah’ın ahiret yurdunda vereceklerinin peşinden koş, dünyadan da nasibini unutma Allah’ın sana güzelce verdiği gibi sende güzelce ver / ihsanda bulun, Arzda bozuculuğun / ifsadın peşinde koşma, Allah bozguncuları sevmez. Karun dedi ki yanımdaki ilim sayesinde o bana verildi, peki gerçekten bilmiyor mu ki önceki nesilleri helak ettiğimizi , onlar ki kuvvetçe ondan daha şiddetli, topluluk olarak daha fazla idiler, suçlulara günahlarından sorulmaz / sual olunmaz. Karun, servetiyle süslenerek kavminin karşısına çıktı ve dünya hayatını dileyenler / murat edenler dedi ki keşke Karun’a verilenin bir benzeri bize de verilseydi ya, o kocaman bir haz / pay içerisindedir. İlim verilenler ise dediler ki yazıklar olsun size Allah ’ın sevabı Allaha inanan ve salih amel işleyenler için daha hayırlıdır. Onunla da / sevapla da ancak sabırlılar buluşur / kavuşur. Onu ve yerdeki yurdunu yerin dibine geçirdik, Allah’tan başka ona yardım edebilecek bir adam dahi yoktu, o, yardım edilenlerden olmadı, dün onun yerinde olmayı umanlar şöyle d er hale geldiler , vay be d emek ki Allah kullarından istediğine rızkı seriyor / bol bol veriyor ya da kısabiliyor, eğer Allah’ın ihsanı olmasaydı kesin biz de yerin dibine batmıştık , vay be demek ki kafirler kurtulmuyorlar / iflah olmuyorlar. İşte bu ahiret yurdu , biz onu, arzda büyüklenme ve bozgun muradı olmayanlara yaptık, netice / akıbet korunanlarındır, kim güzel işlerle gelir ise ondan daha hayırlısı onundur, kim de kötülükle gelirse ona da yaptığı kötülük kadar ceza verilir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gerçekte Kârûn Mûsâ ’nın kavminden idi, fakat onlara karşı azgınlık etti. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki, onların anahtarları(nı taşımak) dahi güç sahibi bir topluluğa ağır gelirdi. Hani Kavmi ona şöyle demişti: "Şımarma/böbürlenme! Çünkü Allah, şımarıkları/böbürlenenleri sevmez."

Süleyman Ateş

Karun, Musa'nın kavminden idi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz kendisine öyle hazineler vermiştik ki onun (hazinelerinin) anahtarlarını (taşımak), güçlü bir topluluğa ağır geliyordu. Kavmi ona demişti ki: "Şımarma, Allah, şımarıkları sevmez."

Süleymaniye Vakfı

Karun, Musa'nın kavminden /İsrailoğullarından idi dipnot 1 ama onlara karşı haddini aştı. Ona öyle hazineler vermiştik ki anahtarları bile güçlü bir topluluğa ağır geliyordu! Bir gün kavmi ona şöyle dedi: "Şımarma! Allah şımaranları sevmez.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ankebut 29/39, Mü'min 40/23-25. Karun Tevrat'ta Korah adıyla geçer ve İsrailoğullarındandır. İki yüz elli İsrailli önderle birlikte Musa'ya başkaldırmıştır (Çölde
    Sayım 16:1 — Eski Ahit, Çölde Sayım; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Çölde Sayım 16:1

    Levi oğlu Kehat oğlu Yishar oğlu Korah, Ruben soyundan Eliavoğullarından Datan, Aviram ve Pelet oğlu On toplulukça seçilen, tanınmış iki yüz elli İsrailli önderle birlikte Musaya başkaldırdı.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Karun Musa'nın kavmindendi; zamanla onları ezmeye başladı. Halbuki ona öyle hazineler vermiştik ki anahtarlarını taşımak güçlü bir topluluğa bile ağır geliyordu. Kavmi ona şöyle demişti: "Şımarma Allah şımaranları sevmez."

Şaban Britch

Karun, Musa’nın kavminden idi; ama onlara karşı azgınlık etti. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarlarını güçlü kuvvetli bir topluluk zor taşırdı. Kavmi ona şöyle demişti: Şımarma/böbürlenme! Çünkü Allah, şımarıkları/böbürlenenleri sevmez

Şaban Piriş

Karun, Musa'nın kavminden idi; ama onlara karşı azgınlık etti. Ona güçlü bir sürü adamın anahtarlarını taşımakta zorluk çektiği hazineler vermiştik. Kavmi ona: -Şımarma, çünkü Allah, şımarıkları sevmez, demişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu da bir gerçek ki Karun, Musa kavmindendi. Onlara karşı şımarıklık/azgınlık yaptı. Ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarlarını taşımak, kuvvetli bir grubu bile zorluyordu. Kavmi ona şöyle demişti: "Şımarma, çünkü Allah, şımaranları sevmez."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Qarun was a Hebrew of the people of Mussa (possibly a cousin), one who exercised iniquity and injustice toward his people. We made all grace abound in him. We bestowed on him such immense treasures that the keys (of the chambers where the treasures were hidden) would have been an immense burden for a host of strong men to carry (were a burden for three hundred mules). His people said to him: "Do not rejoice boastingly, for Allah does not like those who boast` vaingloriously of what they are made to possess".

Abdul Haleem

Qarun was one of Moses’ people, but he oppressed them. We had given him such treasures that even their keys would have weighed down a whole company of strong men. His people said to him, ‘Do not gloat, for God does not like people who gloat.

Abdullah Yusuf Ali

Qarun was doubtless, of the people of Moses; but he acted insolently towards them: such were the treasures We had bestowed on him that their very keys would have been a burden to a body of strong men, behold, his people said to him: "Exult not, for Allah loveth not those who exult (in riches).

Abul A'la Maududi

To be sure, dipnot 1 Qarun (Korah) was one of Moses' people; then he transgressed against them. dipnot 2 We had bestowed on him such treasure that their very keys would have been raised with difficulty by a whole group of strong people. dipnot 3 Once when his people said to him: "Do not exult, for Allah does not love those who exult (in their riches).

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This fact also is being related in continuation of the answer to the excuse which has been the theme of the discourse from (verse 57) onward. In this regard, one should bear in mind the fact that the people who feared that the Prophet Muhammad’s (peace be upon him) message would affect the overall national interests adversely were, in fact, the big money owners, money lenders, and capitalists of Makkah, who by virtue of their international trade and money lending business had become the Korahs of their time. These were the people who thought that the real truth was to earn and amass maximum wealth. Anything that seemed to vitiate this object was an untruth which could not be accepted in any case. On the other hand, there were the common people who looked with longing eyes at these magnates and earnestly desired that they should also attain the same heights as those people had attained. In an atmosphere charged with the love of money, as it was, people considered it to be a weighty argument that if the invitation of the Prophet Muhammad (peace be upon him) towards Tauhid and the Hereafter and the moral code was accepted, it would spell ruin for the Quraish not only commercially but economically too.
  2. metne dön, dipnot 2
    Qarun who has been called Korah in the Bible and the Talmud was a first cousin of the Prophet Moses (peace be upon him). According to the account of descent given in Exodus, the fathers of the Prophet Moses (peace be upon him) and Korah were real brothers. At another place in the Quran it has been stated that this man had joined with Pharaoh in spite of being an Israelite and become one of his favorites; so much so that one of the two ring leaders of opposition to Prophet Moses (peace be upon him) after Pharaoh was this same Korah: "We sent Moses to Pharaoh and Haman and Korah with Our signs and a clear authority of appointment, but they said: He is a sorcerer, a liar." (Surah Al-Mumin: Ayats 23-24).
  3. metne dön, dipnot 3
    From this it follows that Korah had rebelled against his own people and become a supporter of the hostile forces which were bent upon wiping out the Israelites. On account of this rebellion against his own people he had attained a high place with Pharaoh. The two persons, besides Pharaoh, to whom the Prophet Moses (peace be upon him) had been sent were Pharaoh’s minister Haman, and this Israelite capitalist, Korah. All other chiefs and couriers were of inferior status, who were not worth mentioning. The same position of Korah has been alluded to in (Surah Al-Ankabut: Ayat 39).

Aisha Bewley

Qarun was one of the people of Musa but he lorded it over them. We gave him treasures, the keys alone to which were a heavy weight for a party of strong men. When his people said to him, ‘Do not gloat. Allah does not love people who gloat.

Al-Hilali & Khan

Verily, Qârûn (Korah) was of Mûsâ’s (Moses) people, but he behaved arrogantly towards them. And We gave him of the treasures, that of which the keys would have been a burden to a body of strong men. Remember when his people said to him: "Do not exult (with riches, being ungrateful to Allâh). Verily Allâh likes not those who exult (with riches, being ungrateful to Allâh).

Ali Quli Qarai

Korah indeed belonged to the people of Moses, but he bullied them. We had given him so much treasures that their keys indeed proved heavy for a band of stalwarts. When his people said to him, ‘Do not exult! Indeed Allah does not like the exultant.

Amatul Rahman Omar

Verily, Korah belonged to the tribe of Moses (- the Israelites) but he rose against them (- his own people). We had given him so much riches that his hoarded wealth would have weighed down a party of strong men. (Recall the time) when his people said to him, `Do not exult too much for Allâh surely does not love those who exult beyond measure.

Arthur John Arberry

Now Korah was of the people of Moses; he became insolent to them, for We had given him treasures such that the very keys of them were too heavy a burden for a company of men endowed with strength. When his people said to him, 'Do not exult; God loves not those that exult;

Bijan Moeinian

Those who are after nothing but gathering the wealth are reminded of the story of] Korah who was of the people of Moses. He became arrogant (and stingy) and rebelled against his Lord’s commandments (generosity, charity, decency, etc.) I (God) had given him so many treasures that their very keys were almost too heavy for a band of strong men. His people advised him: "Do not be so arrogant; God does not like the arrogant people."

E. Henry Palmer

Verily, Korah was of the people of Moses, and he was outrageous against them; and we gave him treasuries of which the keys would bear down a band of men endowed with strength. When his people said to him, 'Exult not; verily, God loves not those who exult!

Edip-Layth

Qarun was from among Moses' people, but he betrayed them. We gave him such treasures that the keys thereof were almost too heavy for the strongest person. His people said to him: "Do not enjoy, for God does not like hedonists."

George Sale

Karun was of the people of Moses; but he behaved insolently towards them: For We had given him so much treasure, that his keys would have loaded several strong men. When his people said unto Him, rejoice not immoderately; for God loveth not those who rejoice in their riches immoderately:

Hamid S. Aziz

And We will pluck from every nation a witness; and We will say, "Bring your proof and know that the truth belongs to Allah". And that which they had devised shall stray away from them.

Mahmoud Ghali

Surely Qarûn (Korah) was of the people of Mûsa, (Moses) yet he was inequitable to them. And We brought him hoardings such that the (very) keys of them would indeed overburden a band (of men) endowed with power. As his people said to him, "Do not exult; surely Allah does not love the exultant.

Marmaduke Pickthall

Now Korah was of Moses' folk, but he oppressed them; and We gave him so much treasure that the stores thereof would verily have been a burden for a troop of mighty men. When his own folk said unto him: Exult not; lo! Allah loveth not the exultant;

Mohamed Ahmed - Samira

Verily Qarun was of Moses' people, but he began to oppress them. We had given him treasures, so many that a team of wrestlers could hardly lift their keys. His people said to him: "Do not be exultant. God does not like those who exult.

Muhammad Asad

[NOW, ] BEHOLD, Qarun was one of the people of Moses; but he arrogantly exalted himself above them - simply because We had granted him such riches that his treasure-chests alone would surely have been too heavy a burden for a troop of ten men or even more. When [they perceived his arrogance,] his people said unto him: "Exult not [in thy wealth], for, verily, God does not love those who exult [in things vain]!

Mustafa Khattab

Indeed, Korah[1] was from the people of Moses, but he behaved arrogantly towards them. We had granted him such treasures that even their keys would burden a group of strong men. ˹Some of˺ his people advised him, "Do not be prideful! Surely Allah does not like the prideful.

Progressive Muslims

Qaaroon was from among Moses' people, but he betrayed them. And We gave him such treasures that the keys thereof were almost too heavy for the strongest person. His people said to him: "Do not become too happy, for God does not like such kind of joy."

Rashad Khalifa

Qaaroon (the slave driver) was one of Moses' people who betrayed them and oppressed them. We gave him so many treasures that the keys thereof were almost too heavy for the strongest hand. His people said to him, "Do not be so arrogant; GOD does not love those who are arrogant.

Sahih International

Indeed, Qarun was from the people of Moses, but he tyrannized them. And We gave him of treasures whose keys would burden a band of strong men; thereupon his people said to him, "Do not exult. Indeed, Allah does not like the exultant.

Sam Gerrans

Qārūn was of the people of Moses, but he oppressed them. And We had given him of treasures that whereof the keys weighed down a company of men endowed with strength. When his people said to him: “Exult thou not — God loves not the exultant —

Shabbir Ahmed

Now, behold, Qaroon (Korah) was one of the people of Moses but he exalted himself and oppressed them (his own Hebrews). We had granted him such riches that his treasure-chests alone would have been a burden for a body of strong men ('miftah = key. 'maftah = chest under lock and key). Behold, his people said to him, "Exult not, for Allah does not love those who exult (in riches)." (Korah, a cousin of Moses, was the chief slave driver for Pharaoh, and for his wealth and advisory position he was next in power only to Pharaoh, and equal to Haman. Historically, this legendary "Trio" of despotism + priesthood + capitalism, has always joined hands in the exploitation of the masses).

Syed Vickar Ahamed

Verily, Qârûn (Qaroon) was from the people of Musa (Moses); But he acted rudely towards them: The treasures We had given to him were such that just their very keys would have been a burden to a group of strong men; "Remember", his (Qaroon’s) people said to him: "Do not feel overjoyed, because Allah does not love those who are joyful (in their wealth).

Taqi Usmani

Indeed Qārūn was from the people of Mūsā, then he rebelled against them. And We had given to him such treasures as their keys would weigh too heavy for a strong group of people. (Remember) when his people said to him, "Do not exult. Surely, Allah does not like the exultant.

The Monotheist Group

Qaroon was from among the people of Moses, but he betrayed them. And We gave him such treasures that the keys thereof were almost too heavy for the strongest person.His people said to him: "Do not glee, for God does not love the gleeful."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 76. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 76. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 76. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩