Diyanet İşleri
Kim bir iyilik getirirse, ona bundan daha hayırlısı vardır. Kim de bir kötülük getirirse, bilsin ki, kötülük işleyenler ancak yapmakta olduklarının cezasına çarptırılırlar.
Kasas suresi
Kasas suresi, 84. ayet. مَن جَآءَ بِٱلْحَسَنَةِ فَلَهُۥ خَيْرٌ مِّنْهَا وَمَن جَآءَ بِٱلسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزَى ٱلَّذِينَ عَمِلُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ إِلَّا مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ
men câe bilḥaseneti felehû ḫayrum minhâ. vemen câe bisseyyieti felâ yücze-lleẕîne `amilü-sseyyiâti illâ mâ kânû ya`melûn.
Kim bir iyilik getirirse, ona bundan daha hayırlısı vardır. Kim de bir kötülük getirirse, bilsin ki, kötülük işleyenler ancak yapmakta olduklarının cezasına çarptırılırlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kārûn Kasas 76–84 3
Sonunda onu da, sarayını da yerin dibine batırdık. Allah'a karşı ona yardım edebilecek adamları da yoktu. Kendisini savunup kurtarabileceklerden de değildi!
Daha dün onun yerinde olmayı arzu edenler, "Vay! Demek ki Allah, kullarından dilediği kimselere rızkı bol verir ve (dilediğine) kısarmış. Allah, bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki kafirler iflah olmayacak" demeye başladılar.
İşte ahiret yurdu. Biz, onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmayanlara has kılarız. Sonuç, Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır.
Kim bir iyilik getirirse, ona bundan daha hayırlısı vardır. Kim de bir kötülük getirirse, bilsin ki, kötülük işleyenler ancak yapmakta olduklarının cezasına çarptırılırlar.
Kur'an'ı sana farz kılan Allah, şüphesiz seni dönülecek bir yere döndürecektir. De ki: "Rabbim hidayetle geleni ve apaçık bir sapıklık içinde olanı daha iyi bilir."
Sen, bu kitabın sana verileceğini ummuyordun. Ancak o, Rabbinden bir rahmet olarak sana verildi. Öyle ise kafirlere sakın arka çıkma.
Allah'ın ayetleri sana indirildikten sonra, sakın seni onlardan çevirmesinler. Rabbine çağır ve sakın Allah'a ortak koşanlardan olma!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
84. Yüce Allah, lütfunun kat kat olduğunu, adaletinin de mükemmel ve eksiksiz olduğunu haber vererek şöyle buyurmaktadır: “Kim iyilikle gelirse” burada amel eden kimsenin, yaptığı iyiliği ahirette getirmesi şart koşulmuştur. Çünkü kişi, bazen iyi bir iş yapmakla birlikte bu iyiliğin kabul edilmesini engelleyecek yahut onu boşa çıkartacak bir iş de yapabilir. O nedenle böyle bir kimse kıyamette iyilik/hasene ile gelemez. Hasene; Allah ve Rasûlünün emretmiş olduğu gizli ve açık, gerek Allah’ın hakları ile gerek kulların hakları ile alâkalı bütün söz ve amelleri kapsayan bir isimdir.
şte bu şekilde kim iyilik yaparsa “ona ondan daha iyisi vardır.” Daha büyük, daha değerli bir mükâfat vardır. Bir başka âyet-i kerimede: “Onun için on misli vardır” (el-Enam, 6/160) buyurulmaktadır. O halde bir iyiliğin bu şekilde katlanması muhakkak gerçekleşecektir. Bununla birlikte bu katlamanın daha fazla olmasını gerektirecek birtakım sebepler de bulunabilir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Allah dilediğine kat kat verir. Allah Vâsi’dir (bol bol verendir), çok iyi bilendir.” (el-Bakara, 2/261)
üce Allah, amelde bulunan kimsenin haline, ameline, amelinin menfaatine, durumuna ve yapıldığı yere göre mükâfatı kat kat verir.
“Kim de kötülükle gelirse” kötülük/seyyie, şeriat koyucunun haram kılma anlamında yasakladığı her fiildir. “(bilsin ki) kötülükleri işleyenlere ancak yaptıklarının karşılığı verilir.” Bu da Yüce Allah’ın şu buyruğuna benzemektedir: “İyilikle gelene bunun on misli vardır, bir günah ile gelen ise ancak onun benzeri ile cezalandırılır. Onlara zulmedilmez.” (el-En’âm, 6/160)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kıyamet günü kim bir iyilikle -namaz kılmak, zekât vermek, oruç tutmak ve diğer ibadetler ile- gelirse, o kimseye bu iyiliğinin daha hayırlı bir karşılığı verilir. Çünkü o iyiliği on misline kadar kat kat arttırılır. Kim de kıyamet günü bir kötülükle -küfür, faiz yemek, zina etmek veya bunlardan başka amellerle- gelirse, o kötülükleri işleyenler hiç arttırılmadan yalnızca yapmış olduklarının aynısıyla cezalandırılırlar.
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: İhsan
Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükafat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: İhsan
Biz ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik. Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nuh'u da hidayete erdirmiştik. Zürriyetinden Davud'u, Süleyman'ı,…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: İhsan
Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.
Ortak kavram: İhsan · Ortak kavram: Hayır
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e itaat edin ve sizden olan ulu'l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz…
Ortak kavram: İhsan · Ortak kavram: Hayır
Eğer bir kadın kocasının, kendisine kötü davranmasından, yahut yüz çevirmesinden endişe ederse, uzlaşarak aralarını düzeltmelerinde ikisine de bir…
Ortak kavram: İhsan · Ortak kavram: Hayır
Allah'a karşı gelmekten sakınan kimselere, "Rabbiniz ne indirdi?" denildiğinde, "Hayr indirdi" derler. Bu dünyada iyilik yapanlara bir iyilik vardır.…
Ortak kavram: Hayır
Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…
Ortak kavram: Hayır
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kim bir iyilikle gelirse ona ondan daha iyisi vardır. dipnot 1 Kim de bir kötülükle gelirse, kötülükleri işleyenlere yaptıklarından başka karşılık verilmeyecektir. dipnot 2
Kim huzura iyiliklerle çıkarsa, işte ona getirdiğinden daha hayırlısı vardır. Kim de huzura kötülüklerle çıkarsa, işte kötülük yapan o kimseler sadece yaptıklarının karşılığını görecekler.
Kim ki (Allah'ın huzuruna) iyilik yaparak çıkarsa, daha iyisini, daha üstününü bulacaktır. Ve kim ki kötülük yaparak çıkarsa, (bilsin ki,) kötülük yapanlar yalnızca yaptıklarının karşılığını görecekler.
Kim güzellikleriyle (açığa çıkardığı Esma kemalatıyla) gelirse, onun için ondan daha hayırlısı vardır. . . Kim de kötülük ile (kendini toprak olacak beden kabullenerek yaşamanın getirisi olan davranışlarla) gelirse, yaptığı kötülüklerin sonuçlarından başka bir şeyle karşılaşmaz!
Kim bir iyilikle gelirse, artık onun için daha hayırlısı vardır; kim bir kötülükle gelirse, artık kötülükleri yapanlar, yalnızca yaptıklarıyla karşılık görürler.
Kim bir iyilik getirirse ona bundan daha hayırlı karşılık vardır. Kim bir kötülük getirirse, o kötülükleri işleyenler, ancak yaptıkları kadar ceza görürler.
Kim bir iyilikle gelirse, onun için daha iyisi vardır. Kim de bir kötülükle gelirse, kötülük yapanlar, yaptıklarından başkasıyla cezalandırılmazlar.
Kim iyilik getirirse, ona bundan daha üstünü vardır. Kim de kötülük getirirse, o kötülükleri işleyenler ancak yaptıkları kadar ceza görürler.
Kim iyilikle gelirse kendisine ondan daha iyisi verilecektir. Kim kötülük ile gelirse, o kötülükleri işleyenlere ancak yaptıkları kadar bir karşılık verilecektir.
Kim iyilikle gelirse kendisine ondan daha iyisi verilecektir. Kim kötülük ile gelirse, o kötülükleri işleyenlere ancak yaptıkları kadar bir karşılık verilecektir.
Her kim bir iyilikle gelirse, o vakit ona ondan daha hayırlısı var; kim bir kötülükle gelirse, kötülük yapanlar, sadece yaptıklarıyla cezalanırlar.
Her kim hasene ile gelirse o vakıt ona ondan daha hayırlısı var, her kim de seyyie ile gelirse seyyiat yapanlar hep yaptıklariyle cezalanırlar
Kim bir iyilik ile gelirse; ona, ondan daha hayırlısı vardır. Kim de bir kötülük ile gelirse; yaptığı kötülük kadar cezalandırılır.
Kim bir iyilik ile gelirse; ona, ondan daha hayırlısı vardır. Kim de bir kötülük ile gelirse; yaptığı kötülük kadar cezalandırılır.
Kim bir iyilik ile gelirse; ona, ondan daha hayırlısı vardır. Kim de bir kötülük ile gelirse; yaptığı kötülük kadar cezalandırılır.
Kim bir iyilikle gelirse, artık onun için daha hayırlısı vardır; kim bir kötülükle gelirse, artık kötülükleri yapanlar, yalnızca yaptıklarıyla karşılık görürler.
Kim iyi (haal) ile gelirse onun için bundan daha hayırlısı vardır. Kim de kötü (haal) ile gelirse o kötülükleri işleyenler yapmış olduklarından başkasıyle cezalandırılmaz(lar).
Kim, bir iyilikle gelirse; ona, daha hayırlısı verilir. Kim de bir kötülükle gelirse; o kötülükleri işleyenler, ancak yaptıkları kadar ceza görürler.
(76-84) Muhakkak ki Karun Musa kavmindendi, onlara karşı azıttı, Ona hazineler / servetler vermiştik, öyleydi ki anahtarlarını kuvvetlice bir kalabalık (usbe) ancak taşırdı, (Servet insan ilişkisi at süvari ilişkisi gibidir) Bir vakit kavmi ona demişti ki şımarıklık içinde olma / ferahlanma Allah şımaranları / ferahlananları sevmez, Allah’ın ahiret yurdunda vereceklerinin peşinden koş, dünyadan da nasibini unutma Allah’ın sana güzelce verdiği gibi sende güzelce ver / ihsanda bulun, Arzda bozuculuğun / ifsadın peşinde koşma, Allah bozguncuları sevmez. Karun dedi ki yanımdaki ilim sayesinde o bana verildi, peki gerçekten bilmiyor mu ki önceki nesilleri helak ettiğimizi , onlar ki kuvvetçe ondan daha şiddetli, topluluk olarak daha fazla idiler, suçlulara günahlarından sorulmaz / sual olunmaz. Karun, servetiyle süslenerek kavminin karşısına çıktı ve dünya hayatını dileyenler / murat edenler dedi ki keşke Karun’a verilenin bir benzeri bize de verilseydi ya, o kocaman bir haz / pay içerisindedir. İlim verilenler ise dediler ki yazıklar olsun size Allah ’ın sevabı Allaha inanan ve salih amel işleyenler için daha hayırlıdır. Onunla da / sevapla da ancak sabırlılar buluşur / kavuşur. Onu ve yerdeki yurdunu yerin dibine geçirdik, Allah’tan başka ona yardım edebilecek bir adam dahi yoktu, o, yardım edilenlerden olmadı, dün onun yerinde olmayı umanlar şöyle d er hale geldiler , vay be d emek ki Allah kullarından istediğine rızkı seriyor / bol bol veriyor ya da kısabiliyor, eğer Allah’ın ihsanı olmasaydı kesin biz de yerin dibine batmıştık , vay be demek ki kafirler kurtulmuyorlar / iflah olmuyorlar. İşte bu ahiret yurdu , biz onu, arzda büyüklenme ve bozgun muradı olmayanlara yaptık, netice / akıbet korunanlarındır, kim güzel işlerle gelir ise ondan daha hayırlısı onundur, kim de kötülükle gelirse ona da yaptığı kötülük kadar ceza verilir.
Kim bir iyilik getirirse, ona bundan daha hayırlısı vardır. Kim de bir kötülük getirirse; bilsin ki kötülük işleyenler ancak yapmakta olduklarının cezasına çarptırılırlar.
Kim bir iyilik getirirse ona ondan daha güzeli vardır. Kim kötülük getirirse, kötülükleri yapanlar, ancak yaptıkları (kötülük) kadar cezalanırlar.
Kim (Allah'ın huzuruna) bir iyilikle gelirse ona daha iyisi vardır. Kim de bir kötülükle gelirse kötü işler yapanlara sadece yaptıklarının karşılığı verilir dipnot 1 .
Kim iyilik yapmış olarak gelirse, daha iyisini bulur. Kim de kötülük yapmış olarak gelirse, kötülük yapmış olanlara sadece yaptıklarının karşılığı verilir.
Kim bir iyilik ile gelirse, ona çok daha hayırlısı vardır. Kim de kötülük ile gelirse, o kötülükleri işleyenler, ancak yaptıklarının cezasını görürler.
Kim iyilik getirirse, ona daha hayırlısı vardır. Kim de kötülük getirirse, o kötülükleri işleyenler, ancak yaptıklarının cezasını görürler.
İyilik/güzellik getirene ondan daha hayırlısı var. Kötülük getirenlere gelince, kötülükleri yapanlar yapmış olduklarından fazlasıyla cezalandırılmayacaklardır.
He who crowns the deed with equity shall be rewarded with what is infinitely better than what is commensurate with his deed and those who commit themselves to an evil line of conduct, shall be requited only with what is commensurate with their deeds.
Whoever comes before God with a good deed will receive a better reward; whoever comes with an evil deed will be punished only for what he has done.
If any does good, the reward to him is better than his deed; but if any does evil, the doers of evil are only punished (to the extent) of their deeds.
He who shall bring a good deed shall be rewarded with what is better. But those who bring evil deeds shall not be requited more than their deeds.
Anyone who does a good action will get something better. As for anyone who does a bad action, those who have done bad actions will only be repaid for what they did.
Whosoever brings good (Islâmic Monotheism along with righteous deeds), he shall have the better thereof; and whosoever brings evil (polytheism along with evil deeds), then those who do evil deeds will only be requited for what they used to do.
Whoever brings virtue shall receive [a reward] better than it, but whoever brings vice —those who commit misdeeds shall not be requited except for what they used to do.
He who brings good deeds (into the presence of his Lord on the Day of judgment) shall have a reward (at His hand) better than he merits. But he who brings evil (let him bear in mind that) those who do evil shall only reap the fruit according to what they did.
Whoso brings a good deed shall have better than it; and whoso brings an evil deed those who have done evil deeds shall only be recompensed for that they were doing.
The one who does a good deed will receive many folded rewards for it. The one who does a wrong thing, he will receive a punishment equal to his sin [and not an excessive punishment.]
He who brings a good deed shall have better than it; and he who brings an evil deed - those who do evil deeds shall only be rewarded for that which they have done.
Whoever brings forth a good deed, he will receive a better reward. Whoever brings forth a sin then the retribution for their sins will be to the extent of their deeds.
Whoso doth good, shall receive a reward which shall exceed the merit thereof: But as to him who doth evil, they who work evil shall be rewarded according to the merit only of that which they shall have wrought.
That Home of the Hereafter, We assign it unto those who seek not arrogant oppression in the earth, nor yet corruption, and the end is for the righteous.
Whoever comes with a fair (deed), then he will have a more charitable (reward) than it; and whoever comes with an odious (deed), then the ones who have done odious (deeds) will be recompensed only with (nothing) except with whatever they were doing.
Whoso bringeth a good deed, he will have better than the same; while as for him who bringeth an ill-deed, those who do ill-deeds will be requited only what they did.
Whoever does good will receive better than what he has done; and whoever does ill shall be requited but to the extent of what he does.
Whosoever shall come [before God] with a good deed will gain [further] good there from; but as for any who shall come with an evil deed - [know that] they who do evil deeds will not be requited with more than [the like of] what they have done.
Whoever comes with a good deed will be rewarded with what is better. And whoever comes with an evil deed, then the evildoers will only be rewarded for what they used to do.
Whoever brings forth a good deed, he will receive a better reward than it. And whoever brings forth a sin then the retribution for their sins will be to the extent of their deeds.
Whoever works righteousness receives a far better reward. As for those who commit sins, the retribution for their sins is precisely equivalent to their works.
Whoever comes [on the Day of Judgement] with a good deed will have better than it; and whoever comes with an evil deed - then those who did evil deeds will not be recompensed except [as much as] what they used to do.
Whoso brings a good deed: he will have better than it; and whoso brings evil: those who did evil deeds will not be rewarded save for what they did.
Anyone who brings actions that benefited others, the reward to him is better than what he has done. And anyone who is unfair in his dealings with others, such will be punished, but not more than the like of what they have done.
If any does good, the reward for him is better than his deed; But if any does evil, the doers of evil are only punished to the extent of their deeds.
Whoever brings good deed shall have better than it, and whoever brings evil deed, then those who commit evils shall not be punished except for what they used to do.
Whoever brings forth a good deed, he will receive a better reward than it. And whoever brings forth a sin then the retribution for their sins will be to the extent of their deeds.