Diyanet İşleri
"Ya da suyu çekiliverir de (bırak bir daha bulmayı) artık onu arayamazsın bile."
Kehf suresi
Kehf suresi, 41. ayet. أَوْ يُصْبِحَ مَآؤُهَا غَوْرًا فَلَن تَسْتَطِيعَ لَهُۥ طَلَبًا
ev yuṣbiḥa mâühâ gavran felen testeṭî`a lehû ṭalebâ.
"Ya da suyu çekiliverir de (bırak bir daha bulmayı) artık onu arayamazsın bile."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İki bağ sahibi Kehf 32–46 3
"Fakat O Allah benim Rabbimdir. Ben Rabbime hiç kimseyi ortak koşmam."
(39-40) "Bağına girdiğinde 'Maşaallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır' deseydin ya!. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan, belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir. Seninkinin üzerine de gökten bir afet indirir de bağ kupkuru ve yalçın bir toprak haline geliverir."
"Ya da suyu çekiliverir de (bırak bir daha bulmayı) artık onu arayamazsın bile."
Derken bütün serveti helak edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş haldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle diyordu: "Keşke Rabbime hiçbir kimseyi ortak koşmasaydım.."
Onun, Allah'tan başka kendisine yardım edebilecek kimseleri yoktu. Kendi kendini kurtaracak güçte de değildi.
İşte bu durumda velayet (himaye ve koruyuculuk) yalnızca hak olan Allah'a mahsustur. O'nun mükafatı da daha hayırlıdır, vereceği sonuç da daha hayırlıdır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
41. “Yahut” onun hayat sebebi olan “suyu yerin dibine çekiliverir de bir daha onu bulmaya gücün yetmez.” Artık kazarak veya başka bir yolla o suya ulaşamazsın. Mü’min arkadaşın, bu kâfirin bahçesine beddua etmesine sebep, Rabbinin rızası için gazaplanması, onun bu bahçesi dolayısıyla aldanıp gurura kapıldığını, azgınlaştığını ve ona meyledip razı olduğunu görmesidir. Böylelikle belki Rabbine döner yahut aklı başına gelir ve işinde basiret sahibi olur diye böyle yapmıştır. Yüce Allah da onun duasını kabul etti:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yahut da suyu yerin dibine çekilir de ona hiç bir şekilde ulaşamazsın. Bahçenin suyu gittikten sonra artık o bahçe kalmaz.
Aynı kök: غور (4 geçiş) · Aynı kök: صبح (45 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş)
De ki: "Söyleyin bakalım: Suyunuz çekiliverse, size kim temiz bir akar su getirir?"
Aynı kıssa: İki Bağ Sahibi · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صبح (45 geçiş)
(39-40) "Bağına girdiğinde 'Maşaallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır' deseydin ya!. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan,…
Aynı kıssa: İki Bağ Sahibi · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صبح (45 geçiş)
Derken bütün serveti helak edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş haldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle…
Aynı kıssa: İki Bağ Sahibi · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri
Onlara şu iki adamı örnek ver: Onlardan birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurmalarla donatmış, ikisinin arasına da bir ekinlik…
Aynı kök: طلب (4 geçiş)
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş'a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan,…
Aynı kök: طلب (4 geçiş)
Ey insanlar! Size bir örnek verildi. Şimdi ona iyi kulak verin. Sizin Allah'tan başka taptıklarınız bir sinek dahi yaratamazlar, hepsi bunun için…
Aynı kök: صبح (45 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su
Onlara dünya hayatının örneğini ver: (Dünya hayatı), gökten indirdiğimiz yağmur gibidir ki, onun sebebiyle yeryüzünün bitkileri boy verip birbirine…
Aynı kök: صبح (45 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su
Allah'ın gökten yağmur indirdiği, böylece yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmedin mi? Şüphesiz Allah, çok lütufkardır, hakkıyla haberdardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Veya (bahçenin) suyu dibe çekilir de onu istemeye (elde etmeye) asla güç yetiremezsin."
ya da bir daha asla ulaşıp elde edemeyeceğin bir biçimde onun suyunu çeker."
yahut bir daha asla bulup çıkaramayacağın biçimde onun suyu çekilebilir!"
"Yahut (bağının) suyu dibe çekilir de, bir daha onu bulamazsın. "
"Veya onun suyu dibe göçüverir de böylelikle onu arayıp bulmaya kesinlikle güç yetiremezsin."
«Yahut, bağının suyu dibe çekilir de bir daha onu arayıp bulamazsın.»
"Veya bir daha asla arayıp bulamayacağın biçimde suyu çekilir!"
-"Umulur ki Rabbim bana senin bahçenden daha iyisini verir ve seninkinin üzerine de gökten hesap görecek bir yıldırım gönderir de, orası kaygan, kuru bir yer olur. Yahut suyu çekilir de, artık, onu bir daha elde edemezsin" dedi.
"Yahut suyu dibe çöker de bir daha su bulamazsın."
'Yahut suyu dibe çöker de bir daha su bulamazsın.'
Yahut suyu çekiliverir de bir daha onu aramakla bulamazsın."
Yahud suyu çekiliverir de bir daha onu aramakla bulamazsın
"Veya onun suyu yerin dibine çekilir de artık onu çıkarmaya asla gücün yetmez."
"Veya onun suyu yerin dibine çekilir de artık onu çıkarmaya asla gücün yetmez."
Veya onun suyu yerin dibine çekilir de artık onu çıkarmaya asla gücün yetmez.
"Veya onun suyu dibe göçüverir de böylelikle onu arayıp bulmaya kesinlikle güç yetiremezsin."
"Yahud olabilir ki suyu (yerin) dib (in) e çekilir de bir daha onu ara (yıb bul) mıya güc yetiremezsin".
Yahut suyu çekilir de bir daha bulamazsın.
(32-49) Şu iki adamın misalini ver, onlardan her birine etrafı hurmayla çevrili üzümden iki bağ vermişiz. Bağ aralarını da ekinlik yapmışız, bahçelerden her ikisine de yemiş vermiş, herhangi bir şey eksik kalmamış , her ikisinin ortasından da nehir yapmışız, Onun ürünleri de vardı, sohbet ettiği arkadaşına, ben senden malca daha çoğum, kişilerim / neferlerim daha saygın dedi, bahçesine girdi , kendisine zulmetti ve dedi ki bunun ebediyen yok olacağını sanmam / zannetmem, kıyamet saatinin de olacağını sanmam , Rabbime de tekrar geri döndürülürsem , mutlaka döndüğüm yerde daha hayırlısını bulurum, onunla sohbet eden arkadaşı dedi ki seni topraktan , sonrasında nutfeden yaratanı sonrada adam sureti vereni yok mu saydın? Lakin O benim Rabbimdir ve ben Rabbime herhangi birini ortak koşmam , keşke bahçene girdiğinde Allah neyi istediyse / maşallah O ’ndan başka kuvvet yoktur deseydin , eğer beni, malca ve evlatça daha az görüyorsan belki de Rabbim senin bahçenden daha hayırlısını bana ver ir, g ökten seninkine bir felaket / husbânen gönderir ve bir yalçın / kaypak bir arazi olur. Yahut onun suyu dibe çekilmiş olur / su kaynağı kurur. Onu tekrar istemeye gücün yetmez / istidatın olmaz , Onun ürünlerini çepe çevre çevreledi , Ona yaptığı harcamalar üzerine avuçlarını ovuşturuyordu ki çardakları üzere çökmüş olarak kaldı ve dedi ki yazıklar olsun bana, Rabbime herhangi birini ortak koşmasaydım, Ona yardımda bulunacak Allah dışında bir insan topluluğu / fietün olmadı, k endi kendine de yardım edemedi, işte orada koruma / velayeti altına alma Allah’ın hakkıdır O, ödül olarak ve sonuç olarak daha hayırlıdır. Dünya hayatını misalinin, semadan indirdiğimiz su gibi olmasının örneğini ver, arzın bitkileri onunla /suyla karışır, derken rüzgârın savurduğu çer çöp olur, Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Mal ve oğullar, dünya hayatının süsüdür, geriye arta kalacak olan ıslah etmedir / salihattır , Rabbinin yanında ödül olarak / sevap olarak ve beklenti olarak daha hayırlıdır. O gün dağları yürütürüz , yer yüzünün dışa çıktığını / barizleştiğini görürsün , Hiçbir istisnasız onları biraraya toplarız, s af halinde Rabbine sunulurlar / arz edilirler , ilk kez yarattığımız haliniz le bize geldiniz. Bu vaadin / bu randevulaşmanın hiç başınıza gelmeyeceğini ileri sürmüştünüz, kitap konulur, onda olanlar nedeniyle suçluların titrediklerini / korktuklarını görürsün , derler ki yazıklar olsun bize, bu kitap ta ne ki ? küçük büyük hiçbir şeyi dışarıda bırakmamış saymış, bütün yaptıklarını hazır halde bulacaklar, Rabbin onların hiçbirine zulmetmez.
Yahut suyu yerin dibine çekiliverir de bir daha onu aramaya gücün yetmez.
"Yahut suyu dibe çekilir de bir daha su arayamazsın."
Ya da suyu çekilebilir, artık o suyu arasan da asla bulamazsın." dipnot 1
Ya da suyu çekilir de bir daha arasan da bulamazsın onu.
Ya da suyu çekilir de bir daha onu arayıp bulamazsın.
Ya da suyu çekilir de bir daha bulamazsın.
Yahut suyu dibe çekilir de bir daha onu isteyemezsin bile."
"or He may cause its water source sink below a reachable level that by trying to reach what is beyond your reach you reach nothing at all".
or its water may sink so deep into the ground that you will never be able to reach it again.’
"Or the water of the garden will run off underground so that thou wilt never be able to find it."
or the water of your vineyard will be drained deep into the ground so that you will not be able to seek it out."
or morning finds its water drained into the earth so that you cannot get at it. ’
"Or the water thereof (of the gardens) becomes deep-sunken (underground) so that you will never be able to seek it."
Or its water will sink down, so that you cannot obtain it. ’
`Or its water may be drained (into the earth) so that you will not be able to find it. '
or in the morning the water of it will be sunk into the earth, so that thou wilt not be able to seek it out. '
"He may also order your water to sink deep, out of your reach. "
or on the morrow its water may be deeply sunk, so that thou canst not get thereat!'
"Or that its water becomes deep under-ground, so you will not be able to seek it."
or its water may sink deep into the earth, that thou canst not draw thereof.
"It may be that my Lord will give me something better than your garden, and will send upon it a bolt from heaven, and it shall be but bare slippery mud on the morrow.
Or that in the morning its water will be deep-sunken so that you will never be able to seek it out. "
Or some morning the water thereof will be lost in the earth so that thou canst not make search for it.
Or else of a morning its water may sink underground, and you will not find a trace of it. "
or its water sinks deep into the ground, so that thou wilt never be able to find it again!"
Or its water may sink ˹into the earth˺, and then you will never be able to seek it out."
"Or that its water becomes deep under-ground, so you will not be able to seek it. "
"Or, its water may sink deeper, out of your reach."
Or its water will become sunken [into the earth], so you would never be able to seek it. "
“Or its water becomes sunken so that thou canst not find it.”
"Or, it may happen that the water level recedes low, out of your reach. " (Therefore we must invest for the Eternity as well).
"Or the water of the garden will run off underground so that you will never be able to find it. "
Or, its water will sink deep in the earth, so that you will never be able to search it out."
"Or that its water becomes deep under-ground, so you will not be capable of seeking it."