Kehf suresi

Kehf suresi, 40. ayet

Kehf suresi, 40. ayet. فَعَسَىٰ رَبِّىٓ أَن يُؤْتِيَنِ خَيْرًا مِّن جَنَّتِكَ وَيُرْسِلَ عَلَيْهَا حُسْبَانًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَتُصْبِحَ صَعِيدًا زَلَقًا

fe`asâ rabbî ey yü'tiyeni ḫayram min cennetike veyürsile `aleyhâ ḥusbânem mine-ssemâi fetuṣbiḥa ṣa`îden zeleḳâ.

Diyanet İşleri

(39-40) "Bağına girdiğinde 'Maşaallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır' deseydin ya!. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan, belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir. Seninkinin üzerine de gökten bir afet indirir de bağ kupkuru ve yalçın bir toprak haline geliverir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 37–43 · surenin 40. ayeti / 110
  1. Kehf 37

    Arkadaşı, ona cevap vererek dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen Allah'ı inkar mı ediyorsun?"

  2. Kehf 38

    "Fakat O Allah benim Rabbimdir. Ben Rabbime hiç kimseyi ortak koşmam."

  3. 39–40

    (39-40) "Bağına girdiğinde 'Maşaallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır' deseydin ya!. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan, belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir. Seninkinin üzerine de gökten bir afet indirir de bağ kupkuru ve yalçın bir toprak haline geliverir."

  4. Kehf 41

    "Ya da suyu çekiliverir de (bırak bir daha bulmayı) artık onu arayamazsın bile."

  5. Kehf 42

    Derken bütün serveti helak edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş haldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle diyordu: "Keşke Rabbime hiçbir kimseyi ortak koşmasaydım.."

  6. Kehf 43

    Onun, Allah'tan başka kendisine yardım edebilecek kimseleri yoktu. Kendi kendini kurtaracak güçte de değildi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

40. “Belki Rabbim bana senin bağından daha hayırlısını verir. Seninkinin” yani kendisi sebebiyle azgınlaştığın ve seni gurura sevketmiş bulunan bağının “üzerine ise gökten bir felaket” büyük bir yağmur veya daha başka türden bir azap ve musibet “gönderir de” bunun sonucunda “orası kaypak bir toprak haline geliverir.” Yani bağ ve bahçenin ağaçları sökülmüş, mahsülleri yok olmuş, ekini su altında kalmış ve faydasını tamamen yitirmiş bir hale gelebilir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah Teâlâ'nın bana, senin bahçenden daha iyisini vereceğini ve seninkine gökten felaket gönderip, bahçeyi üzerinde hiç ot bitmeyen çorak bir hale getirerek, kaygan ve düz bir hale geleceğini düşünmekteyim.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَعَسَىٰ feasa umulur ki kök: عسي
  2. رَبِّىٓ rabbi Rabbim kök: ربب
  3. أَن en
  4. يُؤْتِيَنِ yu'tiyeni bana verebilir kök: اتي
  5. خَيْرًۭا hayran daha iyisini kök: خير
  6. مِّن min
  7. جَنَّتِكَ cennetike senin bağından kök: جنن
  8. وَيُرْسِلَ ve yursile ve gönderir kök: رسل
  9. عَلَيْهَا aleyha onun üzerine
  10. حُسْبَانًۭا husbanen yıldırımlar kök: حسب
  11. مِّنَ mine -ten
  12. ٱلسَّمَآءِ s-semai gök- kök: سمو
  13. فَتُصْبِحَ fetusbiha böylece kesilir kök: صبح
  14. صَعِيدًۭا saiyden bağın kök: صعد
  15. زَلَقًا zelekan kupkuru bir toprak kök: زلق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: İki Bağ Sahibi · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    "Ya da suyu çekiliverir de (bırak bir daha bulmayı) artık onu arayamazsın bile."

  • Aynı kıssa: İki Bağ Sahibi · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Derken bütün serveti helak edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş haldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle…

  • Aynı kök: زلق (2 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Şüphesiz inkar edenler Zikr'i (Kur'an'ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) "Hiç şüphe yok o bir delidir"…

  • Aynı kıssa: İki Bağ Sahibi · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Ortak kavram: Hayır

    "Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Rabbime döndürülsem bile andolsun bundan daha iyi bir sonuç bulurum."

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: عسي (30 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    "Umulur ki, Rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Çünkü biz artık Rabbimizi arzulayanlarız."

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صبح (45 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Şüphesiz biz, vaktiyle "bahçe sahipleri"ne bela verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkarcılara) da bela verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden…

  • Aynı kök: صبح (45 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin,…

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(39, 40) Bahçene girdiğinde "Maşallah! Kuvvet yalnızca Allah'a aittir." deseydin ya! "Malca ve evlatça beni kendinden güçsüz görüyorsan, (şunu bil ki) belki Rabbim bana senin bahçenden daha iyisini verir; oraya (bahçene) gökten yıldırımlar gönderir ve kupkuru bir toprak hâline gelir.

Mustafa İslamoğlu

kim bilir belki Rabbim bana senin bağından daha yararlısını verir; seninkine de gökten bir afet indirir de ot bitmez çöle döndürür;

Muhammed Esed

Rabbim bana senin bağından bahçenden pekala daha hayırlısını verebileceği gibi, (senin) bu (bahçe)ne gökten bir afet gönderir de (bahçen o zaman) yerle bir olabilir;

Ahmed Hulusi

"Olabilir ki Rabbim, bana senin cennetinden (bağlarından) daha hayırlısını verir; senin bağına ise semadan bir afet irsal eder de, (bağın) kuru bir toprak haline gelir. "

Ali Bulaç

"Belki Rabbim senin bağından daha hayırlısını bana verir, (seninkinin) üstüne gökten 'yakıp yıkan bir afet' gönderir de kaygan bir toprak kesiliverir."

Ali Özek ve heyeti

«Belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir, senin bağına ise gökten yıldırımlar gönderir de bağ kupkuru bir toprak haline gelir.»

Ali Rıza Safa

"Senin bahçenden daha iyisini, Efendim belki bana verir. Onun üzerine de gökten bir yıkım gönderir; kupkuru bir toprağa dönüşür!"

Bayraktar Bayraklı

-"Umulur ki Rabbim bana senin bahçenden daha iyisini verir ve seninkinin üzerine de gökten hesap görecek bir yıldırım gönderir de, orası kaygan, kuru bir yer olur. Yahut suyu çekilir de, artık, onu bir daha elde edemezsin" dedi.

Edip Yüksel

"Efendim, belki senin bahçenden daha iyisini bana verir ve olur ki bahçene gökten bir felaket gönderir de kupkuru bir toprağa dönüşür.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Rabbim, belki senin bahçenden daha iyisini bana verir ve olur ki bahçene gökten bir felaket gönderir de kupkuru bir toprağa dönüşür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ne biliyorsun belki Rabbim bana senin bağından daha hayırlısını verir; seninkinin de üstüne gökten bir afet indiriverir de yalçın bir toprak haline gelir.

Elmalılı Hamdi Yazır

ne bilirsin belki rabbım bana senin bağından daha hayırlısını verir, seninkinin üzerine de Semadan bir afet indiriverir de yalçın bir toprak olakalır

Erhan Aktaş

"Belki Rabb'im, bana senin bahçenden daha hayırlısını verir. Ve seninkinin üzerine de gökten felaketler gönderir de verimsiz, kupkuru bir toprak olur."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Belki Rabb'im, bana senin bahçenden daha hayırlısını verir. Ve seninkinin üzerine de gökten felaketler gönderir de verimsiz, kupkuru bir toprak olur."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Belki Rabb'im, bana senin bahçenden daha hayırlısını verir. Ve seninkinin üzerine de gökten felaketler gönderir de verimsiz, kupkuru bir toprak olur.

Gültekin Onan

"Belki rabbim senin bağından daha hayırlısını bana verir, (seninkinin) üstüne gökten 'yakıp yıkan bir afet' gönderir de kaygan bir toprak kesiliverir"

Hasan Basri Çantay

Rabbimin bana senin bağından daha hayırlısını vermesi, (Seninkinin) üstüne ise gökden yıldırımlar göndererek (bağının) kaypak (yalçın) bir toprak haaline gelivermesi me'müldür".

İbni Kesir

Rabbım bana senin bahçenden daha iyisini verebilir ve seninkinin üzerine gökten bir felaket gönderir de kaypak bir toprak haline getirebilir.

Mehmet Alagaş

(32-49) Şu iki adamın misalini ver, onlardan her birine etrafı hurmayla çevrili üzümden iki bağ vermişiz. Bağ aralarını da ekinlik yapmışız, bahçelerden her ikisine de yemiş vermiş, herhangi bir şey eksik kalmamış , her ikisinin ortasından da nehir yapmışız, Onun ürünleri de vardı, sohbet ettiği arkadaşına, ben senden malca daha çoğum, kişilerim / neferlerim daha saygın dedi, bahçesine girdi , kendisine zulmetti ve dedi ki bunun ebediyen yok olacağını sanmam / zannetmem, kıyamet saatinin de olacağını sanmam , Rabbime de tekrar geri döndürülürsem , mutlaka döndüğüm yerde daha hayırlısını bulurum, onunla sohbet eden arkadaşı dedi ki seni topraktan , sonrasında nutfeden yaratanı sonrada adam sureti vereni yok mu saydın? Lakin O benim Rabbimdir ve ben Rabbime herhangi birini ortak koşmam , keşke bahçene girdiğinde Allah neyi istediyse / maşallah O ’ndan başka kuvvet yoktur deseydin , eğer beni, malca ve evlatça daha az görüyorsan belki de Rabbim senin bahçenden daha hayırlısını bana ver ir, g ökten seninkine bir felaket / husbânen gönderir ve bir yalçın / kaypak bir arazi olur. Yahut onun suyu dibe çekilmiş olur / su kaynağı kurur. Onu tekrar istemeye gücün yetmez / istidatın olmaz , Onun ürünlerini çepe çevre çevreledi , Ona yaptığı harcamalar üzerine avuçlarını ovuşturuyordu ki çardakları üzere çökmüş olarak kaldı ve dedi ki yazıklar olsun bana, Rabbime herhangi birini ortak koşmasaydım, Ona yardımda bulunacak Allah dışında bir insan topluluğu / fietün olmadı, k endi kendine de yardım edemedi, işte orada koruma / velayeti altına alma Allah’ın hakkıdır O, ödül olarak ve sonuç olarak daha hayırlıdır. Dünya hayatını misalinin, semadan indirdiğimiz su gibi olmasının örneğini ver, arzın bitkileri onunla /suyla karışır, derken rüzgârın savurduğu çer çöp olur, Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Mal ve oğullar, dünya hayatının süsüdür, geriye arta kalacak olan ıslah etmedir / salihattır , Rabbinin yanında ödül olarak / sevap olarak ve beklenti olarak daha hayırlıdır. O gün dağları yürütürüz , yer yüzünün dışa çıktığını / barizleştiğini görürsün , Hiçbir istisnasız onları biraraya toplarız, s af halinde Rabbine sunulurlar / arz edilirler , ilk kez yarattığımız haliniz le bize geldiniz. Bu vaadin / bu randevulaşmanın hiç başınıza gelmeyeceğini ileri sürmüştünüz, kitap konulur, onda olanlar nedeniyle suçluların titrediklerini / korktuklarını görürsün , derler ki yazıklar olsun bize, bu kitap ta ne ki ? küçük büyük hiçbir şeyi dışarıda bırakmamış saymış, bütün yaptıklarını hazır halde bulacaklar, Rabbin onların hiçbirine zulmetmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

Belki Rabbim bana senin bağından daha hayırlısını verir. Seninkinin üzerine ise gökten felaket indiriverir de kupkuru çorak bir toprak oluverir.

Süleyman Ateş

"Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verebilir. Ve o(senin bağı)nın üzerine de gökten bir hesap görme afeti gönderir de bağın kupkuru bir toprak kesilir."

Süleymaniye Vakfı

(şunu bil ki) Rabbim bana senin bağından daha iyisini verebilir. Seninkine de gökten hesabını görecek bir afet gönderir de orası çıplak ve kaygan bir yüzeye dönüverir. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bakarsın Rabbim bana senin bahçenden iyisini verir; seninkine de gökten hesabını görecek bir şey gönderir de çıplak ve kaygan bir yüzeye(toprağa) çevirir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    saiden kelimesinin anlamlarından biri de yüzey, satıh. Çıplak ve kaygan dediğine göre topraksız kalmış olmalı.

Şaban Britch

Rabbim bana, senin bahçenden daha iyisini verebilir. Seninkinin üzerine de gökten bir azap/afet gönderir de kupkuru çorak bir toprak oluverir.

Şaban Piriş

Rabbim bana, senin bahçenden daha iyisini verebilir. Seninkinin üzerine de gökten bir bela gönderir de kupkuru boş bir arazi haline gelir.

Yaşar Nuri Öztürk

Olabilir ki, Rabbim bana senin bağından daha değerlisini verir; seninkinin üzerine de gökten bir afet gönderir de bağlığın yalçın bir toprak kesilir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Perhaps Allah, my Creator, will bestow on me what is better than your orchard and He may send against it from heaven a thunder-bolt reducing it into a smooth and unproductive piece of land",

Abdul Haleem

my Lord may well give me something better than your garden, and send thunderbolts on your garden from the sky, so that it becomes a heap of barren dust;

Abdullah Yusuf Ali

"It may be that my Lord will give me something better than thy garden, and that He will send on thy garden thunderbolts (by way of reckoning) from heaven, making it (but) slippery sand!-

Abul A'la Maududi

it may well be that my Lord will give me something better than your vineyard, and send a calamity upon your vineyard from the heavens and it will be reduced to a barren waste,

Aisha Bewley

it may well be that my Lord will give me something better than your garden and send down on it a fireball from the sky so that morning finds it a shifting heap of dust,

Al-Hilali & Khan

"It may be that my Lord will give me something better than your garden, and will send on it Husbân (torment, bolt) from the sky, then it will be a barren slippery earth.

Ali Quli Qarai

maybe my Lord will give me [something] better than your garden, and He will unleash upon it bolts from the sky, so that it becomes a bare plain.

Amatul Rahman Omar

`There is every hope that my Lord will give me a garden better than yours and He may visit this (garden of yours) with thunderbolts from above, so that it is turned into a barren waste.

Arthur John Arberry

yet it may be that my Lord will give me better than thy garden, and loose on it a thunderbolt out of heaven, so that in the morning it will be a slope of dust,

Bijan Moeinian

Do not forget that He may send a storm to destroy your gardens, turning them into a useless land. "

E. Henry Palmer

but haply my Lord will give me something better than thy garden, and will send upon it thunder-claps from the sky, and it shall be on the morrow bare slippery soil;

Edip-Layth

"Yet, perhaps my Lord will give me better than your garden, and send upon it a reckoning from the sky, so it becomes completely barren."

George Sale

my Lord is well able to bestow on me a better gift than thy garden, and to shoot his arrows against the same from heaven, so that it shall become barren dust;

Hamid S. Aziz

"Why could you not have said when you did enter into your garden, 'As Allah pleases! (Or It is Allah's will or Allah's will always comes to pass). There is no power save in Allah!'. Though you see me as less than you in wealth and children;

Mahmoud Ghali

Yet, it may be that my Lord will bring me a more charitable (thing) than your garden and send on it a reckoned (bolt) from the heaven so that in the morning it will be a slippery dry soil.

Marmaduke Pickthall

Yet it may be that my Lord will give me better than thy garden, and will send on it a bolt from heaven, and some morning it will be a smooth hillside,

Mohamed Ahmed - Samira

Yet, my Lord may haply give me a garden better than yours, and He may send a thunder-bolt, from the skies and in the morning it will be a barren plain;

Muhammad Asad

yet it may well be that my Sustainer will give me something better than thy garden -just as He may let loose a calamity out of heaven upon this [thy garden], so that it becomes a heap of barren dust

Mustafa Khattab

perhaps my Lord will grant me ˹something˺ better than your garden, and send down upon your garden a thunderbolt from the sky, turning it into a barren waste.

Progressive Muslims

"Perhaps my Lord will give me better than your garden, and He should send upon it a violent storm from the sky, so it becomes completely barren. "

Rashad Khalifa

"My Lord may grant me better than your garden. He may send a violent storm from the sky that wipes out your garden, leaving it completely barren.

Sahih International

It may be that my Lord will give me [something] better than your garden and will send upon it a calamity from the sky, and it will become a smooth, dusty ground,

Sam Gerrans

“It may be that my Lord will give me better than thy garden, and will send upon it a calamity from the sky, so that it becomes miry ground

Shabbir Ahmed

He said, "So my Lord may grant me something better than your garden. (The luxuries of this life are vulnerable). He may send a calamity from the height to wipe out this garden, leaving it a heap of barren dust."

Syed Vickar Ahamed

"It may be that my Lord will give me something better than your garden, and that He will send thunderbolts onto your garden from the sky, (by the way of warning) from heaven, making it slippery sand!

Taqi Usmani

then, it is likely that my Lord will give me (what is) better than your garden, and will send to it a punishment from the heavens, and it will become a barren land.

The Monotheist Group

"Perhaps my Lord will give me better than your garden, and He will send upon it a tornado from the sky, so it becomes completely barren."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 40. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 40. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 40. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩