Diyanet İşleri
Şüphesiz bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.
Leyl suresi
Leyl suresi, 12. ayet. إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَىٰ
inne `aleynâ lelhüdâ.
Şüphesiz bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Veren ile cimrilik eden Leyl 5–13 3
(8-10) Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.
Cehenneme yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez.
Şüphesiz bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.
Şüphesiz ahiret de dünya da bizimdir.
Sizi alevler saçan ateşe karşı uyardım.
(15-16) O ateşe, ancak yalanlayıp yüz çeviren en bedbaht kimse girer.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
12. “Şüphesiz doğru yolu açıklamak (ve ona ulaştırmak) Bize aittir.” Dosdoğru yol olan hidâyet Allah’a ulaştırır, O’nun rızasına yakınlaştırır. Sapıklığın yolları ise Allah’a ulaşmaz. Kişiyi çetin azaptan başka bir yere de götürmez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Muhakkak bizim görevimiz, hak yolu batıl yoldan ayırıp beyan etmektir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki doğru yola ulaştırmak yalnızca bize aittir. dipnot 1
Elbet doğru yolu göstermek sadece bizim işimizdir;
Bakın, Bize düşen doğru yolu göstermektir;
Muhakkak ki hakikate erdirmek bize aittir.
Şüphesiz, bize ait olan, yol göstermektir.
Doğru yolu göstermek bize aittir.
Kuşkusuz, doğru yolu göstermek, kesinlikle Bize özgüdür.
Doğru yolu göstermek bize aittir.
Doğruya biz iletiriz;
Doğruya biz iletiriz;
Kesinlikle doğru yolu göstermek Bize aittir.
Her halde doğruyu göstermek bize
Kuşkusuz doğru yolu göstermek Biz'e aittir.
Kuşkusuz doğru yolu göstermek Bize aittir.
Kuşkusuz doğru yolu göstermek Bize aittir.
Şüphesiz, bize ait olan, yol göstermektir.
Şübhesiz bize aid olan, her halde doğru yol (u göstermekdir).
Şüphesiz ki, Bizim üzerimizedir hidayet.
(1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.
Şüphesiz bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.
Doğru yola iletmek bize aittir.
Doğru yola kabul etmek, kesinlikle bizim işimizdir. dipnot 1
Doğru yolu göstermek bize düşer
Şüphesiz bize ait olan, yol göstermektir.
Doğru yolu göstermek bize düşer.
Yemin olsun, doğruya ve güzele kılavuzlamak sadece bizim işimizdir.
It is We who indicate to the people what is right and what is wrong,
Our part is to provide guidance––
Verily We take upon Ourselves to guide,
Surely it is for Us to show the Right Way, dipnot 1
Assuredly guidance is up to Us
Truly! On Us is (to give) guidance.
Indeed with Us rests guidance,
It is for Us to provide guidance,
Surely upon Us rests the guidance,
Truly God provides only the Guidance.
Verily, it is for us to guide;
It is upon Us to guide.
Verily unto Us appertaineth the direction of mankind:
Verily, it is for Us to guide;
Surely upon Us (rests) indeed the guidance,
Lo! Ours it is (to give) the guidance
It is indeed for Us to show the way,
BEHOLD, it is indeed for Us to grace [you] with guidance;
It is certainly upon Us ˹alone˺ to show ˹the way to˺ guidance.
It is upon Us to guide.
We provide the guidance.
Indeed, [incumbent] upon Us is guidance.
Upon Us is the guidance,
Behold, it is for Us to show you the Way (through this Revelation).
Surely, We take upon Ourselves to guide,
Of course, it is undertaken by Us to guide,
It is upon Us to guide.