Diyanet İşleri
(5-7) Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.
Leyl suresi
Leyl suresi, 6. ayet. وَصَدَّقَ بِٱلْحُسْنَىٰ
veṣaddeḳa bilḥusnâ.
(5-7) Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Veren ile cimrilik eden Leyl 5–13 3
Erkeği ve dişiyi yaratana andolsun ki,
Şüphesiz sizin çabalarınız elbette çeşit çeşittir.
(5-7) Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.
(8-10) Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 5–7. ayetler için yazılmıştır.
5. “Kim verir” yani zekât, nafakalar, keffâretler, sadakalar, çeşitli hayır yollarına yapılan harcamalar gibi malî ibadetleri yerine getirirse; namaz, oruç ve buna benzer bedeni ibadetleri ifa ederse; hac, umre ve benzeri her ikisinin de bir arada bulunduğu (hem mali hem bedeni) ibadetleri yaparsa; “ve korkup sakınırsa” kendisine yasak kılınmış haramlardan ve masiyetlerden her türü ile uzak durursa;
6. “En güzel (sözü)” “Lâ ilâhe illallah”ı ve bunun delalet ettiği dinî akideleri ve bunun sonucu olarak verilecek mükâfatları “tasdik ederse;”
7. “Biz ona en kolay yolu kolaylaştırırız.” İşini ona kolaylaştırır, her türlü hayrı kolayca işlemesini, her türlü kötülüğü de kolayca terk etmesini sağlarız. Çünkü o, bu kolaylaştırmayı beraberinde getiren sebepleri işlemiştir. O bakımdan Allah da bunları ona kolaylaştırır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah’ın kişiye ölümünün ardından vadettiği cenneti tasdik ederse.
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk) · Ortak kavram: İhsan
Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddiklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle…
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk) · Ortak kavram: İhsan
"Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk) · Ortak kavram: İhsan
Bundan önce bir rehber ve bir rahmet olarak Musa'nın kitabı da vardı. Bu ise, onu doğrulayan ve zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanlara müjde olmak…
Ortak kavram: İhsan
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…
Ortak kavram: İhsan
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Ortak kavram: İhsan
Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
En güzeli (Kur'an'ı) doğrularsa,
ve daha güzeliyle (ödüllendirileceğine) inanırsa;
ve nihai güzelliğin/iyiliğin gerçekliğine inanırsa,
El Hüsna'yı (en güzelini hakikati olarak) tasdik ederse,
Ve en güzel olanı doğrularsa,
en güzeli de tasdik ederse,
Ve en güzeli doğrularsa. dipnot 602
- Ancak verenin, saygı duyanın ve en güzeli tasdik edenin işlerini kolaylaştırırız.
Ve iyiyi, güzeli doğrularsa,
Ve iyiyi, güzeli doğrularsa,
ve en güzeli doğrularsa
Ve husnayı tasdik eylerse
En iyiyi doğrularsa,
En iyiyi doğrularsa,
En iyiyi doğrularsa,
Ve en güzel olanı doğrularsa,
o en güzeli de tasdıyk ederse,
En güzeli de tasdik ederse,
(1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.
En güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse.
Ve en güzel (söz)ü doğrularsa,
bir de en güzel olanı (ayetlerimizi) kabul ederse, dipnot 1
Bir de en güzel sözü dipnot 1 tasdik ederse,
En güzeli tasdik ederse,
En güzeli tasdik ederse.
Ve güzeli doğrularsa,
And solemnly believes in deeds imprinted with wisdom and piety and that the\ end crowns the deed,
who testifies to goodness––
And (in all sincerity) testifies to the best,-
and affirmed the Truth of goodness: dipnot 1
and confirms the Good,
And believes in Al-Husnâ.[1]
and confirms the best promise,
And declares his faith in all that is best and right,
and confirms the reward most fair,
And believes in Goodness.
And believes in the best,
Trusts in goodness.
and professeth the truth of that faith which is most excellent;
And believes in goodness,
And sincerely (believes) in the fairest (reward),
And believeth in goodness;
And affirms goodness,
and believes in the truth of the ultimate good
and ˹firmly˺ believes in the finest reward,
And trusts in goodness.
And upholds the scripture.
And believes in the best [reward],
And confirms the best:
And makes his life a manifest image of benevolence -
And (in all sincerity) accepts and follows the best—
and believes in the best (religion),
And trusts in goodness.