Mâide suresi

Mâide suresi, 110. ayet

Mâide suresi, 110. ayet. إِذْ قَالَ ٱللَّهُ يَٰعِيسَى ٱبْنَ مَرْيَمَ ٱذْكُرْ نِعْمَتِى عَلَيْكَ وَعَلَىٰ وَٰلِدَتِكَ إِذْ أَيَّدتُّكَ بِرُوحِ ٱلْقُدُسِ تُكَلِّمُ ٱلنَّاسَ فِى ٱلْمَهْدِ وَكَهْلًا وَإِذْ عَلَّمْتُكَ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَٱلتَّوْرَىٰةَ وَٱلْإِنجِيلَ وَإِذْ تَخْلُقُ مِنَ ٱلطِّينِ كَهَيْـَٔةِ ٱلطَّيْرِ بِإِذْنِى فَتَنفُخُ فِيهَا فَتَكُونُ طَيْرًۢا بِإِذْنِى وَتُبْرِئُ ٱلْأَكْمَهَ وَٱلْأَبْرَصَ بِإِذْنِى وَإِذْ تُخْرِجُ ٱلْمَوْتَىٰ بِإِذْنِى وَإِذْ كَفَفْتُ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ عَنكَ إِذْ جِئْتَهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْهُمْ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ

iẕ ḳâle-llâhü yâ `îse-bne meryeme-ẕkür ni`metî `aleyke ve`alâ vâlidetik. iẕ eyyettüke birûḥi-lḳudüsi tükellimü-nnâse fi-lmehdi vekehlâ. veiẕ `allemtüke-lkitâbe velḥikmete vettevrâte vel'incîl. veiẕ taḫlüḳu mine-ṭṭîni kehey'eti-ṭṭayri biiẕnî fetenfüḫu fîhâ fetekûnü ṭayram biiẕnî vetübriü-l'ekmehe vel'ebraṣa biiẕnî. veiẕ tuḫricü-lmevtâ biiẕnî. veiẕ kefeftü benî isrâîle `anke iẕ ci'tehüm bilbeyyinâti feḳâle-lleẕîne keferû minhüm in hâẕâ illâ siḥrum mübîn.

Diyanet İşleri

O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun. Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i de öğretmiştim. Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkar edenler, "Bu, ancak açık bir büyüdür" demişlerdi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 107–113 · surenin 110. ayeti / 120

Konu Kıyamet günü Îsâ'ya sorulan ve gökten inen sofra Mâide 109–120 3

  1. Mâide 107

    (Eğer sonradan) o iki kişinin günaha girdikleri (yalan söyledikleri) anlaşılırsa, o zaman, bu öncelikli şahitlerin zarar verdiği kimselerden olan başka iki adam, onların yerine geçer ve "Allah'a yemin ederiz ki, bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden elbette daha gerçektir. Biz hakkı da çiğneyip geçmedik. Çünkü o takdirde, biz elbette zalimlerden oluruz" diye yemin ederler.

  2. Mâide 108

    Bu (usul), şahitliği layıkıyla yerine getirmeleri ve yeminlerinden sonra başka yeminlere başvurulacağından endişe etmelerini sağlamak için en uygun çaredir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve dinleyin. Allah, fasık toplumu doğruya iletmez.

  3. Mâide 109

    Allah'ın, peygamberleri toplayıp "siz(den sonra davetiniz)e ne derece uyuldu?" diyeceği, onların da, "Bizim hiçbir bilgimiz yok. Gaybleri hakkıyla bilen ancak sensin" diyecekleri günü hatırlayın.

  4. 110

    O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun. Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i de öğretmiştim. Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkar edenler, "Bu, ancak açık bir büyüdür" demişlerdi.

  5. Mâide 111

    Hani bir de, "Bana ve Peygamberime iman edin" diye havarilere ilham etmiştim. Onlar da "İman ettik. Bizim müslüman olduğumuza sen de şahit ol" demişlerdi.

  6. Mâide 112

    Hani havariler de, "Ey Meryem oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" demişlerdi. İsa da, "Eğer mü'minler iseniz, Allah'a karşı gelmekten sakının" demişti.

  7. Mâide 113

    Onlar, "İstiyoruz ki ondan yiyelim, kalplerimiz yatışsın. Senin bize doğru söylediğini bilelim ve ona, (gözü ile) görmüş şahitlerden olalım" demişlerdi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

110. “Allah (o gün) şöyle diyecek: Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla!” Yani sen bu nimeti kalbinle ve dilinle an. Rabbine şükür olmak üzere bu nimetin gereğini yerine getir. Çünkü Allah sana başka kimselere vermemiş olduğu nimetleri vermiştir.

“Hani ben seni Ruhu’l-Kudüs’le desteklemiştim.” Yani Ben seni temizleyen, arındıran ve buna bağlı olarak Allah’ın emrini yerine getirme ve O’nun yoluna davet etme gücünü elde ettiğin bir ruh ve vahiy ile seni güçlendirmiş idim. “Ruhu’l-Kudüs”ten kastın Cebrail aleyhisselam olduğu da söylenmiştir. Buna göre Allah, Cebrail ile, Cebrail’in onunla birlikte bulunması ile ve zorluk hallerinde ona sebat vermesi ile İsa’ya yardımcı olmuştur.

“Beşikte iken de yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun.” Burada konuşmaktan kasıt mücerred söz söylemekten ibaret olan alışılmış bir konuşma değildir. Bundan kasıt muhatabın kendisi ile fayda gördüğü konuşmadır. Bu ise Allah’a davettir. İsa aleyhisselam’ın bu konudaki durumu kardeşleri olan diğer Ulu’l-azm peygamberlerin durumu gibidir. Bunlar yetişkinlik dönemlerinde risalet, hayra davet etmek, kötülüğü sakındırmak sureti ile konuşmuşlardır. Ancak İsa onlardan farklı olarak insanlarla beşikte iken de konuşmuş ve şöyle demiştir: “Ben Allah’ın kuluyum, bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı. Nerede olursam olayım beni mübarek kıldı. Hayatta olduğum sürece namaz kılmamı ve zekât vermemi emretti.” (Meryem, 19/30-31)

“Hani sana Kitab’ı, hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i öğretmiştim.” Kitap, önceden indirilmiş kitapları ve özellikle Tevrat’ı kapsar. İsa, bütün İsrailoğulları peygamberleri arasında -Mûsâ’dan sonra- Tevrat’ı en iyi bilen kimsedir. İncil ise Allah’ın İsa’ya indirdiklerini kapsamaktadır. Hikmet ise şeriatın sırlarını, faydalarını, hikmetlerini bilip güzelce davette ve talimde bulunmak, gereken şeylere gerektiği şekilde riâyet etmek demektir.

“Hani benim iznimle çamurdan kuş şekli yapıyordun” yani canı bulunmayan şekil verilmiş bir kuş yapıyordun “ve ona üfürüyordun da iznimle bir kuş oluyordu. Anadan doğma körü” yani görmeyen ve gözü de bulunmayan kimseyi “alacalıyı da yine benim iznimle iyi ediyordun. Yine benim iznimle ölüleri (kabirlerinden diri olarak) çıkartıyordun.” İşte bunlar apaçık belgeler ve göz kamaştırıcı mucizelerdir. Doktorlar da başkaları da bunların benzerini meydana getirmekten yana acizdirler. Allah İsa’yı bunlarla desteklemiş ve bunlar vasıtası ile onun davetini güçlendirmiştir.

“Hani İsrailoğullarını (seni öldürmek istediklerinde) senden uzak tutmuştum ki o zaman sen kendilerine apaçık deliller getirmiştin de içlerinden kâfir olanlar:” hak kendilerine İsa’ya imanı gerektirecek şekilde apaçık belgelerle desteklenmiş olarak geldiğinde: “Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir” demişlerdi.” İsa’yı öldürmek istemişler, bu uğurda da çabalarını ortaya koymuşlardı. Allah ise onların İsa’ya zarar vermelerini önlemiş, onlardan İsa’yı korumuş ve muhafaza etmişti.

İşte bunlar Allah’ın kulu ve Rasûlü, Meryem oğlu İsa’ya ihsan ettiğini belirttiği lütuflarıdır. Bunlar dolayısı ile İsa’yı Allah’a şükretmeye ve bu nimetlerin gereğini yerine getirmeye davet etmektedir. İsa da bunları tam anlamıyla yerine getirmiş, kardeşleri arasından Ulu’l-azm olan peygamberlerin sabrettiği gibi sabretmiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Hani Yüce Allah'ın İsa -aleyhisselam-'a hitap ederek: Ey Meryemoğlu İsa! Seni babasız olarak yarattım. Annen Meryem aleyhasselam-'ı çağında yaşayan kadınlardan üstün tuttum ve seni Cibril -aleyhisselam-'la destekledim. Sana bahşetmiş olduğum bütün bu nimetlerimi an! demişti. Sana bahşettiğim nimetlerden bazıları şunlardır; kundaktayken- insanları Allah'a davet ederek konuşmuştun. Ardından seni orta yaştayken elçi olarak gönderdim sen de insanlarla konuşarak onları dine davet ettin. Sana yazı yazmayı öğrettim. Musa -aleyhisselam-'a indirilen Tevrat'ı ve sana indirilen İncil'i öğrettim. Sana şeriatın sırlarını, faydalarını, hikmetlerini öğrettim. Çamurdan kuş şekli yapıyor, sonra ona üflüyordun da canlanıp kuş oluyordu. Sen anasından kör olarak doğanlara şifa veriyordun, alaca hastalığına yakalanmış kimseye şifa oluyordun ve hastalıklı derisi iyileşiveriyordu. Yüce Allah'a ölülerin dirilmesi için ettiğin dua ile ölüleri diriltiyordun. Bunların hepsi benim iznim ile oluyordu. Bahşettiğim nimetlerimden bir tanesi de apaçık mucizelerle kendilerine geldiğinde seni öldürmek isteyen İsrailoğulları'nı senden uzaklaştırdım. Onlardan bazısı bunları küfredip şöyle dediler: İsa'nın getirdikleri apaçık sihirden başka bir şey değildir.

Kelimeler

63 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِذْ iz hani
  2. قَالَ kale demişti ki kök: قول
  3. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  4. يَـٰعِيسَى ya iysa Îsa
  5. ٱبْنَ bne oğlu kök: بني
  6. مَرْيَمَ meryeme Meryem
  7. ٱذْكُرْ zkur hatırla kök: ذكر
  8. نِعْمَتِى nia'meti ni'metimi kök: نعم
  9. عَلَيْكَ aleyke sana olan
  10. وَعَلَىٰ ve ala ve olan
  11. وَٰلِدَتِكَ velidetike annene kök: ولد
  12. إِذْ iz hani
  13. أَيَّدتُّكَ eyyedtuke seni desteklemiştim kök: ايد
  14. بِرُوحِ biruhi Ruh ile kök: روح
  15. ٱلْقُدُسِ l-kudusi l-Kudüs kök: قدس
  16. تُكَلِّمُ tukellimu konuşuyordun kök: كلم
  17. ٱلنَّاسَ n-nase insanlarla kök: نوس
  18. فِى fi
  19. ٱلْمَهْدِ l-mehdi beşikte iken kök: مهد
  20. وَكَهْلًۭا ۖ ve kehlen ve yetişkin iken kök: كهل
  21. وَإِذْ ve iz hani
  22. عَلَّمْتُكَ allemtuke sana öğrettim kök: علم
  23. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitabı kök: كتب
  24. وَٱلْحِكْمَةَ velhikmete ve hikmeti kök: حكم
  25. وَٱلتَّوْرَىٰةَ ve ttevrate ve Tevrat'ı
  26. وَٱلْإِنجِيلَ ۖ vel'incile ve İncil'i
  27. وَإِذْ ve iz hani
  28. تَخْلُقُ tehluku yaratıyor kök: خلق
  29. مِنَ mine -dan
  30. ٱلطِّينِ t-tini çamur- kök: طين
  31. كَهَيْـَٔةِ kehey'eti şeklinde bir şey kök: هيا
  32. ٱلطَّيْرِ t-tayri kuş kök: طير
  33. بِإِذْنِى biizni benim iznimle kök: اذن
  34. فَتَنفُخُ fetenfuhu üflüyordun kök: نفخ
  35. فِيهَا fiha içine
  36. فَتَكُونُ fe tekunu oluyordu kök: كون
  37. طَيْرًۢا tayran kuş kök: طير
  38. بِإِذْنِى ۖ biizni benim iznimle kök: اذن
  39. وَتُبْرِئُ ve tubriu ve iyileştiriyordun kök: برا
  40. ٱلْأَكْمَهَ l-ekmehe anadan doğma körü kök: كمه
  41. وَٱلْأَبْرَصَ vel'ebrasa ve alacalıyı kök: برص
  42. بِإِذْنِى ۖ biizni benim iznimle kök: اذن
  43. وَإِذْ ve iz ve hani
  44. تُخْرِجُ tuhricu çıkarıyordun kök: خرج
  45. ٱلْمَوْتَىٰ l-mevta ölüleri kök: موت
  46. بِإِذْنِى ۖ biizni benim iznimle kök: اذن
  47. وَإِذْ ve iz ve hani
  48. كَفَفْتُ kefeftu savmıştım kök: كفف
  49. بَنِىٓ beni oğullarını kök: بني
  50. إِسْرَٰٓءِيلَ israile İsrail
  51. عَنكَ anke senden
  52. إِذْ iz zaman
  53. جِئْتَهُم ci'tehum sen onlara getirdiğin kök: جيا
  54. بِٱلْبَيِّنَـٰتِ bil-beyyinati açık deliller kök: بين
  55. فَقَالَ fekale demişti kök: قول
  56. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  57. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  58. مِنْهُمْ minhum içlerinden
  59. إِنْ in
  60. هَـٰذَآ haza bu
  61. إِلَّا illa başka bir şey değil
  62. سِحْرٌۭ sihrun bir büyüden kök: سحر
  63. مُّبِينٌۭ mubinun apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كمه (2 geçiş) · Aynı kök: برص (2 geçiş) · Aynı kök: هيا (4 geçiş)

    Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): "Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben…

  • Aynı kök: كهل (2 geçiş) · Aynı kök: مهد (16 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Îsâ

    "O, beşikte de, yetişkin çağında da insanlarla konuşacak, salihlerden olacaktır."

  • Aynı kök: قدس (10 geçiş) · Aynı kök: ايد (11 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini…

  • Aynı kök: قدس (10 geçiş) · Aynı kök: ايد (11 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs…

  • Aynı kıssa: Hz. Îsâ · Aynı kök: روح (57 geçiş) · Aynı kök: كلم (75 geçiş)

    Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e…

  • Aynı kök: نفخ (20 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş) · Aynı kök: كلم (75 geçiş)

    Allah, bir de iffetini sapasağlam koruyan ve bizim de kendisine ruhumuzdan üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını doğrulayan İmran kızı…

  • Aynı kök: ايد (11 geçiş) · Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkar edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke'den) çıkardıkları zaman, ona bizzat…

  • Aynı kök: ايد (11 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Îsâ

    Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olun. Nasıl ki Meryem oğlu İsa da havarilere, "Allah'a giden yolda benim yardımcılarım kimdir?" demişti.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah o zaman şöyle diyecektir: "Ey Meryem oğlu İsa! Sana ve annene (verdiğim) nimet(ler)imi hatırla! Hani seni Kutsal Ruh (Cebrail) ile desteklemiştim; sen beşikteyken de yetişkin çağında da insanlarla konuşuyordun. dipnot 1 Sana Kitab'ı (okuyup yazmayı), hikmeti (doğru hüküm verme yeteneğini), Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan bir kuşun benzeri gibi (sûret) yapıyordun da ona üflüyordun; o da benim iznimle hemen bir kuş oluyordu. Benim iznimle körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Benim iznimle ölüleri (hayata) çıkarıyordun. dipnot 2 Hani İsrailoğullarını (seni öldürmekten) engellemiştim. Kendilerine apaçık deliller getirdiğin zaman içlerinden kâfir olanlar "Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir!" demişlerdi. dipnot 3

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:46; Meryem 19:29.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu mesaj Al-i İmrân 3:49. ayetle birlikte okunmalıdır.
  3. metne dön, dipnot 3
    İsrailoğullarından olan inkarcılar Hz. İsa ile ilgili bu sıra dışı olaylara "apaçık büyü" diyerek, imanı değil, mucize türünden olaylara karşı inkarı tercih ettiklerini göstermişlerdir. Esasında hem burada hem de Al-i İmrân 3:49'da ele alınan bu hususların tam olarak nasıl yorumlanması gerektiği konusunda kesin sözler söylemekten kaçındığımızı belirtmeliyiz.

Mustafa İslamoğlu

İşte o zaman Allah diyecek ki: "Ey Meryem oğlu İsa: sana ve annene bahşettiğim nimetimi hatırla! Hani, seni Kutsal Ruh ile desteklemiştim; insanlarla beşikte iken de erişkin iken de konuşuyordun! Hani, Ben sana vahyi ve hikmeti; yani Tevrat ve İncil'i talim ettirmiştim! Hani sen Benim iznimle çamurdan kuş maketi yapıyor, ona üflüyor ve o da Benim iznimle kuş oluveriyordu. Ve nasıl iznimle körleri ve cüzzamlıları iyileştiriyor ve yine iznimle ölüleri ayağa kaldırıyordun! Hani sen İsrailoğullarına hakikatin bütün delilleriyle; yani onlardan nankörlükte ısrar edenler "Bu sihirden başka bir şey değildir" dedikleri zaman, sana zarar vermelerine mani olmuştum!

Muhammed Esed

İşte o zaman Allah şöyle diyecek: "Ey İsa, ey Meryem oğlu! Hatırla sana ve annene bağışladığım nimetleri, seni nasıl Kutsal Ruh ile güçlendirerek insanlarla beşikte iken ve yetişkin bir adam olarak konuşmanı sağladığımı; ve nasıl sana Tevratı ve İncili ihtiva eden vahiy ve hikmeti öğrettiğimi; nasıl Benim iznimle çamurdan, (sana uyanların) kaderini şekillendirdiğini ve sonra bunun Benim iznimle (onların) kaderi olabilmesi için ona üflediğini; ve nasıl iznimle körleri ve cüzamlıları iyileştirdiğini ve ölüyü ayağa kaldırdığını; sen İsrailoğullarına hakikatin bütün kanıtları ile geldiğinde ve onlardan hakikati inkara şartlanmış olanların, "Bu aldatmacadan başka bir şey değildir!" dedikleri zaman onların sana zarar vermelerine nasıl mani olduğumu.

Ahmed Hulusi

Hani Allah şöyle dedi: "Ey Meryemoğlu İsa! Senin ve annenin üzerindeki nimetimi an. . . Hani seni, varlığında açığa çıkan Ruh-ül Kuds kuvvesi ile teyit etmiştim. . . Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. . . Hani sana Kitabı, Hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i talim etmiştim (bunlardaki ilmi, bilincinde açığa çıkarmıştım). . . Hani Bi-izni (iznimle) balçıktan kuş şeklinde yaratıyor, onun içinde nefhediyordun da Bi-izni (iznimle) bir kuş oluyordu! Anadan doğma köre ve cüzzamlıya benim iznimle şifa veriyordun. . . Hani ölüleri benim iznimle hayata çıkarıyordun. . . Hani İsrailoğullarını senden engellemiştim! Hani sen kendilerine delillerle gelmiştin de, onlardan hakikat bilgisini inkar edenler şöyle demişti: 'Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değil!'"

Ali Bulaç

Allah şöyle diyecek: "Ey Meryemoğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. İznimle çamurdan kuş biçiminde (bir şeyi) oluşturuyordun da (yine) iznimle ona üfürdüğünde bir kuş oluveriyordu. Doğuştan kör olanı, alacalıyı iznimle iyileştiriyordun, (yine) benim iznimle ölüleri (hayata) çıkarıyordun. İsrailoğullarına apaçık belgelerle geldiğinde onlardan inkara sapanlar, "Şüphesiz bu apaçık bir sihirdir" demişlerdi (de) İsrailoğullarını senden geri püskürtmüştüm."

Ali Özek ve heyeti

Allah o zaman şöyle diyecek: «Ey Meryem Oğlu İsâ! Sana ve annene (verdiğim) nimetimi hatırla! Hani seni mukaddes rûh (Cebrail) ile desteklemiştim; (bu sayede) sen beşikte iken de yetişkin çağında da insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı (okuyup yazmayı), hikmeti, Tevrat ve İncil'i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan, kuş şeklinde bir şey yapıyordun da ona üflüyordun, hemen benim iznimle o bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle anadan doğma körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Ölüleri benim iznimle (hayata) çıkarıyordun. Hani İsrailoğullarını (seni öldürmekten) engellemiştim; kendilerine apaçık deliller (mucizeler) getirdiğin zaman içlerinden inkâr edenler, «Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değildir» demişlerdi.

Ali Rıza Safa

Allah, şöyle demişti: "Ey Meryem Oğlu İsa! Sana ve annene olan nimetimi hatırla; Kutsal Ruh ile seni güçlendirmiştim. Hem beşikteyken hem de yetişkinliğinde insanlarla konuşuyordun. Sana, hem Kitap'ı hem bilgeliği hem de Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. Benim iznimle, çamurdan kuş biçiminde bir şey yapıyordun; ona üflediğinde de Benim iznimle kuş oluyordu. Benim iznimle, doğuştan körleri ve cüzzamlıları iyileştiriyordun. Benim iznimle, ölüleri çıkarıyordun. Açık kanıtlarla onlara geldiğinde, İsrailoğullarını, senden uzaklaştırmıştım!" Onların nankörlük edenleri, şöyle dediler: "Aslında, apaçık bir büyüden başka bir şey değil bu!" dipnot 110

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 110
    İsa peygamberin insanları iyileştirmesi ve ölülere yeniden yaşam vermesi, İncil ayetlerinde, şöyle yazılıdır:
    Matta 9:35 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Matta 9:35

    İsa bütün kent ve köyleri dolaşarak havralarda öğretiyor, göksel egemenliğin Müjdesini duyuruyor, her hastalığı, her illeti iyileştiriyordu.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ; "İsa, tüm kent ve köyleri dolaşarak havralarda öğretiyor, göksel egemenliğin müjdesini duyuruyor; her türlü hastalığı ve güçsüzlüğü iyileştiriyordu."
    Luka 8:52-55 — Yeni Ahit, Luka; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Luka 8:52

    Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, “Ağlamayın” dedi, “Kız ölmedi, uyuyor.”

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ; "Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa: ‘Ağlamayın! Kız ölmedi; uyuyor.' dedi. Kızın öldüğünü bildikleri için İsa'yla alay ettiler. O ise kızın elini tutarak ‘Kızım, kalk!' diye seslendi. Ruhu yeniden bedenine dönen kız hemen ayağa kalktı."

Bayraktar Bayraklı

Allah o zaman şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Sana ve annene verdiğim nimetimi hatırla! Hani seni mukaddes ruh/Cebrail ile desteklemiştim; bu sayede sen beşikte iken yetişkin çağdaki insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı okuyup yazmayı, hikmeti, Tevrat ve İncil'i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yapıyordun da ona üflüyordun, hemen benim iznimle o bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle anadan doğma körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Ölüleri benim iznimle hayata getiriyordun. Hani İsrailoğulları'nı seni öldürmekten engellemiştim; kendilerine apaçık deliller, mucizeler getirdiğin zaman, içlerinden inkar edenler, 'Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir' demişlerdi."

Edip Yüksel

ALLAH diyecek ki: Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene bağışladığım nimetimi hatırla. Seni Kutsal Ruh ile desteklemiştim; böylece beşikteyken de yetişkin iken de halkla konuşuyordun. Sana kitabı, bilgeliği, Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim. İznimle balçıktan kuş heykeli yaratıyordun ve ona üfleyince de iznimle kuş oluveriyordu. Körü ve cüzzamlıyı iznimle iyileştiriyordun. Yine benim iznimle ölüleri diriltiyordun. İsrail oğullarına apaçık kanıtlar götürmene rağmen, içlerindeki inkarcılar, "Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değil" demişlerdi de seni onlardan kurtarmıştım.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH diyecek ki: Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene bağışladığım nimetimi hatırla. Seni Kutsal Ruh ile desteklemiştim; böylece beşikteyken de yetişkin iken de halkla konuşuyordun. Sana kitabı, bilgeliği, Tevratı ve İncili öğretmiştim. İznimle balçıktan kuş heykeli yaratıyordun ve ona üfleyince de iznimle kuş oluveriyordu. Körü ve cüzzamlıyı iznimle iyileştiriyordun. Yine benim iznimle ölüleri diriltiyordun. İsrail oğullarına apaçık kanıtlar götürmene rağmen, içlerindeki inkarcılar, 'Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değil,' demişlerdi de seni onlardan kurtarmıştım.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah o günde şöyle buyuracak: "Ey Meryem oğlu İsa, sana ve anana olan nimetimi düşün; hani seni Cebrail ile destekledim, insanlarla hem beşikte hem de yetişkin iken konuşuyordun; sana yazı yazmayı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. Hani Benim iznimle çamurdan kuş biçiminde birşey yapıyordun, içine üflüyordun da Benim iznim ile bir kuş oluveriyordu; anadan doğma körü ve abraşlıyı Benim iznimle iyi ediyordun; hani ölüleri Benim iznimle diriltiyordun ve hani İsrailoğullarına açık delillerle geldiğinde, onlardan inkar edenler: "Bu apaçık bir büyüden başka birşey değildir." demişlerdi de, seni onlardan kurtarmıştım.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah buyurduğu vakıt: ya Isa ibni Meryem sana ve validene olan ni'metimi düşün, hani seni ruhulkudüs ile müeyyed kıldım, nasa kelam söyleyordun hem beşikte hem yetişkin iken ve hani sana kitabet, hikmet, Tevrat ve İncil öğrettim ve hani benim iznimle çamurdan kuş biçimi gibi taslayordun, içine üfleyordun da benim iznimle bir kuş oluveriyordu, hem anadan doğma a'mayı ve abraşi benim iznimle iyi ediyordun ve hani ölüleri benim iznimle hayata çıkarıyordun ve hani senden Beni İsraili def' etmiştim, o vakıt ki onlara o açık mu'cizeleri getirmiştin de içlerinden kafirlik edenler şöyle demişti: bu apaçık bir sihirden başka bir şey değil.

Erhan Aktaş

Allah, "Ey Meryem Oğlu İsa! Senin ve annenin üzerinde olan nimetimi hatırla." Hani seni Kudus'un Ruhu dipnot 1 ile desteklemiştim, insanlarla beşikte dipnot 2 ve yetişkinlikte konuşuyordun. Ve hani sana Kitap'ı, Hikmet'i, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. Ve hani Ben'im iznimle dipnot 3 çamurdan kuş şeklinde bir şey tasarlıyordun ve ona üflüyordun, Ben'im iznimle hemen kuş oluyordu; kör olarak doğanı ve abrası dipnot 4 Ben'im iznimle iyileştiriyordun. Hani Ben'im iznimle ölüleri dipnot 5 çıkarıyordun. Hani İsrailoğullarını senden uzaklaştırdım. Hani onlara apaçık beyyinelerle dipnot 6 geldiğinde, onlardan Kafir olanlar, "Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir." dediler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın Ruhu ile. Ruhu'l Kudus, "Ruh" ve "Kudus" kelimelerinden bir araya gelmiş belirtili isim tamlamasıdır; "Kudusun Ruhu" demektir. Sıfat tamlaması olarak, "Kutsal Ruh" diye anlam verilmesi doğru değildir. Kur'an'da dört yerde geçmektedir. Ruhu'l Kudus" tamlaması, "Allah'ın ruhu, Allah'ın vahyi, Allah'tan gelen bilgi anlamlarına gelmektedir. Ruh Kelimesi; Kur'an'da, Kelime anlamı olan, "can", "vücuda hayat veren cevher" anlamının yanı sıra "insanın ve toplumların hayatını diri, sağlıklı kılan vahiy" anlamında da kullanılmaktadır. Kur'an'da geçen Ruhu'l-Kudus ifadesi "Vahiy, Allah'tan gelen temiz, sağlam bilgiler" demektir." Ruhu'l Kudus ifadesinin geçtiği ayetler: 2: 87, 253; 5:110; 59:23.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hz. İsa'nın beşikte konuşması gerçektir. Bunu başka türlü açıklamak ayete açıkça muhalefettir. 19: 21. ayette de denildiği gibi bu olay bir mucizedir. Hz. İsa'nın beşikte iken konuştuğunu hiçbir yoruma gerek kalmayacak açıklıkta başka ayetler de bildirmektedir 3:46: "O, beşikte de yetişkinliğinde de insanlarla konuşacak. O, salihlerden olacaktır." Ve 19:29, 30, 31. ayetler.
  3. metne dön, dipnot 3
    "Allah'ın izni ile", terkibi, "Allah'ın belirlediği ilke ve kurallara göre," Allah'ın bilgisine göre ve bilgisi gereği anlamlarına gelmektedir.
  4. metne dön, dipnot 4
    Alacalıyı.
  5. metne dön, dipnot 5
    Dirilterek çıkarıyordun.
  6. metne dön, dipnot 6
    Kanıt içeren açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, "Ey Meryem oğlu İsa! Senin ve annenin üzerinde olan nimetimi hatırla." Hani seni Kudus'un Ruhu dipnot 1 ile desteklemiştim, insanlarla beşikte dipnot 2 ve yetişkinlikte konuşuyordun. Ve hani sana Kitap'ı, Hikmet'i, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. Ve hani Ben'im iznimle dipnot 3 çamurdan kuş şeklinde bir şey tasarlıyordun ve ona üflüyordun, Ben'im iznimle hemen kuş oluyordu; kör olarak doğanı ve abrası dipnot 4 Ben'im iznimle iyileştiriyordun. Hani Ben'im iznimle ölüleri dipnot 5 çıkarıyordun. Hani İsrailoğulları'nı senden uzaklaştırdım. Hani onlara apaçık beyyinelerle dipnot 6 geldiğinde, onlardan Kafir olanlar, "Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ruhu'l Kudus, "Ruh" ve "Kudus" sözcüklerinden oluşan belirtili isim tamlamasıdır; "Kudusun Ruhu" demektir. Sıfat tamlaması olarak, "Kutsal Ruh" diye anlam verilmesi doğru değildir. Kur'an'da dört yerde geçmektedir. Ruhu'l Kudus" tamlaması, "Allah'ın ruhu, Allah'ın vahyi, Allah'tan gelen bilgi anlamına gelmektedir. Ruh sözcüğü; Kur'an'da, sözcük anlamı olan, "can", "vücuda hayat veren cevher" anlamının yanı sıra, "insanı ve toplumları yaşamlarında diri, sağlıklı kılan vahiy" anlamında da kullanılmaktadır. Kur'an'da geçen Ruhu'l-Kudus ifadeleri, "Vahiy, Allah'tan gelen temiz, sağlam bilgiler" demektir." Ruhu'l Kudus ifadelerinin geçtiği ayetler: 2:87, 253; 5:110; 16:102;
  2. metne dön, dipnot 2
    Hz. İsa'nın beşikte konuşması gerçektir. Bunu başka türlü açıklamak ayete açıkça muhalefettir. 19:
  3. metne dön, dipnot 3
    ayette de denildiği gibi bu olay bir mucizedir. Hz. İsa'nın beşikte iken konuştuğunu hiçbir yoruma gerek kalmayacak açıklıkta başka ayetler de bildirmektedir: 3:46: "O, beşikte de yetişkinliğinde de insanlarla konuşacak. O, salihlerden olacaktır." Ve 19:29, 30,
  4. metne dön, dipnot 4
    ayetler.
  5. metne dön, dipnot 5
    "Allah'ın izni ile", terkibi, "Allah'ın belirlediği ilke ve kurallara göre, " Allah'ın bilgisine göre ve bilgisi gereği anlamlarına gelmektedir.
  6. metne dön, dipnot 6
    Alacalıyı.
  7. metne dön, dipnot 7
    Dirilterek çıkarıyordun.
  8. metne dön, dipnot 8
    Kanıt içeren açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, "Ey Meryem oğlu İsa! Senin ve annenin üzerinde olan nimetimi hatırla." diyecek. Hani seni Kudus'un Ruhu dipnot 1 ile güçlendirdik ki insanlarla beşikte dipnot 2 ve yetişkinlikte konuşuyordun. Ve hani sana Kitap'ı ve Hikmet'i ve Tevrat'ı ve İncil'i öğrettik. Ve hani Ben'im iznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yaratıyordun ve ona üflüyordun, Ben'im iznimle hemen kuş oluyordu; kör olarak doğanı ve abrası dipnot 3 Ben'im iznimle iyileştiriyordun. Hani Ben'im iznimle ölüleri dipnot 4 çıkarıyordun. Hani İsrailoğulları'nı senden uzaklaştırdım. Hani onlara apaçık beyyinelerle dipnot 5 geldiğinde, onlardan kafir olanlar, "Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ruh ve Kudus sözcüklerinden oluşan belirtili isim tamlamasıdır. "Kudus'un Ruhu" demektir. "Kutsal Ruh" olarak, sıfat tamlaması şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. İsim tamlaması olarak; Allah'ın Ruhu, Allah'ın vahyi, Allah'tan gelen bilgi anlamına gelmektedir. Ruh sözcüğü; "can", "vücuda hayat veren cevher" demektir. Bu anlamından hareketle, isim tamlaması olarak vahiy sözcüğünün yerine kullanılmıştır. Kur'an'da dört yerde geçen Ruhu'l Kudus isim tamlamasındaki Kudus, Allah; ruh sözcüğü ise, "insana ve topluma hayat veren; düzen vererek onları canlı ve diri tutan, sağlıklı kılan ruh/can" anlamındadır. Bu nedenle çevirilerde, Ruhu'l Kudus'a, "Cebrail" anlamı verilmesi doğru değildir. Ayrıca, 16/Nahl, 102. ayette yer alan "nezzele" fiiline "indirdi" anlamı vermek, gramer olarak yanlıştır. Zira "indirdi" olabilmesi için, sözcüğün, nezzele değil "enzele" olması gerekirdi. Ayette yer alan "nezzelehu Ruhu'l Kudus" ifadesinin anlamı, "Ona birçok vahiy/Ruhu'l Kudus indi." demektir. Ruhu'l Kudus'u, yani vahyi, Allah'ın indirdiği 16/Nahl, 101. ayette açıkça belirtilmektedir. Ruhun, vahiy anlamında kullanıldığına örnek ayet: "O, dereceleri yükseltendir, arşın sahibidir. O, buluşma günü hakkında insanları uyarmak için Kendi buyruğundan olan "ruhu/vahyi" kullarından dilediğine ulaştırır." (40/Mü'min, 15). Ruhu'l Kudus ifadelerinin geçtiği ayetler: 2/Bakara, 87, 253; 5/Maide, 110; 16/Nahl, 102.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hz. İsa'nın beşikte konuşması gerçektir. Bunu başka türlü açıklamak ayete açıkça muhaleffettir. 19/Meryem, 21. ayette de denildiği gibi bu olay bir mucizedir. Hz. İsa'nın beşikte iken konuştuğunu hiçbir yoruma gerek kalmayacak açıklıkta başka ayetler de bildirmektedir: 3/Al-i İmran, 46: "O, beşikte de, yetişkinliğinde de insanlarla konuşacak. O, salihlerden olacaktır." Ve 19/Meryem, 29, 30, 31. ayetler.
  3. metne dön, dipnot 3
    Alacalıyı.
  4. metne dön, dipnot 4
    Dirilterek çıkarıyordun.
  5. metne dön, dipnot 5
    Kanıt içeren, açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi.

Gültekin Onan

Tanrı şöyle diyecek "Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim; beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. İznimle çamurdan kuş biçiminde (bir şeyi) oluşturuyordun da iznimle ona üfürdüğünde bir kuş oluveriyordu. Doğuştan kör olanı ve alacalıyı iznimle iyileştiriyordun. (Yine) Benim iznimle ölüleri (hayata) çıkarıyordun. İsrail oğullarına apaçık belgelerle geldiğinde onlardan küfredenler "Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değil" demişlerdi (de) İsrailoğullarını senden geri püskürtmüştüm.

Hasan Basri Çantay

Allah o zaman şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa, hem senin üzerindeki, hem ananın üzerindeki (bunca) ni'metimi hatırla. Hani ben seni Cebrail ile desteklemişdim. Beşikde iken de, yetişgin iken de sen insanlara söz söylüyordun. Hani sana kitabı (yazı yazmayı), hikmeti, Tevratı, İncili öğretmişdim. Hani benim iznimle çamırdan bir kuş suretinin benzerini tasarlıyordun, içine üfürüyordun da benim iznimle bir kuş oluveriyordu. Hem anadan doğma körü, abraşı da yine benim iznimle iyi ediyordun. Hani ölüleri benim iznimle (hayaata) çıkarıyordun, hani İsrail oğulları (nın elini) senden çekmişdim (de seni öldürememişlerdi). Kendilerine apaçık mu'cizeler getirdiğin zaman da içlerinden o küfredenler: "Bu, aşikar bir büyüden başkası değildir" demişdi.

İbni Kesir

Hani Allah; Ey Meryem oğlu İsa; senin ve ananın üzerindeki nimetimi hatırla, demişti. Hani seni, Ruh'ül-Kudüs ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlar la konuşuyordun. Hani sana; kitabı, hikmeti Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim. Hani sen; Benim iznimle çamurdan kuş gibi bir şey yapıyordun da içine üflüyordun ve Benim iznimle kuş oluyordu. Hani sen; anadan doğma körü ve abraşı Benim iznimle iyi ediyordun. Hani; ölüleri Benim iznimle diriltiyordun. Ve hani, İsrailoğullarını senden çekmiştim, kendilerine apaçık ayetler getirdiğin zaman içlerinden küfredenler; bu apaçık bir büyüdür, demişti.

Mehmet Alagaş

(109-110) Allah resulleri bir araya getirdiği gün der ki size ne cevap verildi? Derler ki, bir bilgimiz yok, muhakkak ki sen gaybleri / bize gizlenmiş olanları en iyi bilensin, O vakit Allah Ey Meryem oğlu İsa senin ve annenin / validenin üzerindeki nimetlerimi hatırlayıp söyle dedi, seni kutsal ruh ile desteklemedik mi? Beşikteyken ve yetişkinken insanlarla konuştun, bir vakit te sana kitabı, gerekçeleri / hikmeti, Tevrat’ı, ve İncil’i öğrettim, bir vakit te iznimle balçıktan kuş görünümünde bir şey yaratıyordun, o nun içine üflüyordun, o da iznimle uçan kuş oluyordu, anadan doğma körü, vücudunda beyazlıklar olan alacayı iznimle iyi ediyordun, iznimle ölüleri dışarı çıkarıyordun, İsrail oğullarını senden savmıştım, onlara açıklamalarla gelmiştin, onlardan kafir olanlar dediler ki, bu ancak ve ancak apaçık bir büyüdür / s ihirdir / etkileme sanatıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah o zaman şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsâ, senin üzerindeki ve annenin üzerindeki nimetimi hatırla. Hani ben, seni Rûhu’l-Kudüs (Cebrâil) ile desteklemiştim. Beşikteyken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Hani sana kitabı (yazıyı), hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i de öğretmiştim. Hani benim iznimle çamurdan bir kuş suretine benzer bir şeyi yapıyordun; ona üfürüyordun da iznimle (canlı) bir kuş oluveriyordu. Anadan doğma körü, abrası (alaca hastalığına yakalanmışı) da yine benim iznimle iyi ediyordun. Yine benim iznimle ölüleri (kabirlerinden diri olarak) çıkartıyordun. Ve hani İsrailoğulları'nı kendilerine apaçık mucizelerle geldiğin zamanda senden (zarar vermelerini engelleyerek) çekmiştim de içlerinden kâfir olanları; “Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir” demişlerdi.

Süleyman Ateş

Allah demişti ki: "Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan ni'metimi hatırla, hani seni Ruhu'l-Kudüs ile desteklemiştim; beşikte ve yetişkin iken insanlarla konuşuyordun; sana Kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. Benim iznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yaratıyor, içine üflüyordun, benim iznimle kuş oluyordu; anadan doğma körü ve alacalıyı benim iznimle iyileştiriyordun; benim iznimle ölüleri (diriltip kabirlerden) çıkarıyordun ve İsrail oğullarını da senden savmıştım; hani sen onlara açık deliller getirdiğin zaman, içlerinden inkar edenler: "Bu açık bir büyüden başka bir şey değil!" demişti.

Süleymaniye Vakfı

O gün Allah (İsa'ya) şöyle diyecek: "Meryem oğlu İsa! Sana ve annene olan nimetimi hatırla! Hani seni Kutsal Ruh'la /Cebrail ile desteklemiştim; beşikteyken de yetişkinken de insanlarla konuşuyordun dipnot 1 . Sana kitabı ve hikmeti dipnot 2 , Tevrat'ı ve İncil'i dipnot 3 öğretmiştim. İznimle balçıktan kuş şeklinde bir şey yaratır dipnot 4 , sonra ona üflerdin de yine iznimle kuş olurdu. Anadan doğma körleri ve alaca hastalarını iznimle iyileştirirdin. Yine iznimle ölüyü (mezardan diri olarak) çıkartırdın dipnot 5 . İsrailoğullarına açık mucizelerle geldiğinde onlardan kafirlik edenler 'Bu apaçık bir sihir!' demişlerdi de onları senden Ben engellemiştim.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah, her nebi gibi (Al-i İmran 3/81-82, Nisa 4/113), İsa aleyhisselama da kitabı ve hikmeti öğretmiştir (Al-i İmran 3/48).
  3. metne dön, dipnot 3
    Tevrat ve İncil, tıpkı Kur'an gibi içinde hikmeti barındıran kitaplardır. Bu sebeple bunlar, kitap ve hikmetin atf-ı tefsiridirler.
  4. metne dön, dipnot 4
    Yaratma iki türlüdür. Birincisi, maddesi ve benzeri olmayan bir şeyi yoktan var etmektir. Onu Allah'tan başkası yapamaz. (En'am 6/101). İkincisi, bir şeyden bir başka şey üretmektir. Bu tür yaratmayı insanlar da yapabilir. İsa aleyhisselamın yaptığı ikincisidir.
  5. metne dön, dipnot 5
  6. metne dön, dipnot 6

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün Allah, şöyle diyecektir: "Meryem oğlu İsa! Senin ve annenin üstünde olan iyiliklerimi hatırla. Hani seni Kutsal Ruh'la desteklemiştim; hem beşikte hem de yetişkin iken insanlara konuşma yapıyordun. Bir de sana yazmayı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim. İznimle topraktan kuş şeklinde bir şey yaratır, sonra ona üflerdin de yine iznimle kuş oluverirdi. Anadan doğma körü ve abraşı iznimle tamamen iyileştirirdin. Yine iznimle mezardan ölüyü (diri olarak) çıkartırdın. Seni İsrail oğullarından da kurtarmıştım; çünkü onlara açık mucizelerle geldiğin halde onların görmezlikten gelenleri: "Bu açık bir büyüdür" demişlerdi."

Şaban Britch

Allah der ki: Ey Meryemoğlu İsa, sana ve annene verdiğim nimetimi hatırla! Hani seni Rûhu’l Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikteyken de yetişkinken de insanlarla konuşuyordun. Sana, kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil’i öğretmiştim. Benim iznim ile çamurdan kuş şeklinde bir şey yapmış, sonra da ona üflemiştin de, o da benim iznim ile kuş oluvermişti. Yine benim iznim ile körü ve (cildi) alacalı olan (hastaları) iyileştiriyor, iznimle ölüleri (kabirlerinden diri olarak) çıkarıyordun. İsrailoğulları'nın elini senin üzerinden çekmiştim. Onlara apaçık delilleri getirdiğinde, Onlardan kâfir olanlar: Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir, demişlerdi.

Şaban Piriş

Allah der ki: -Ey Meryemoğlu İsa, sana ve annene verdiğim nimetimi hatırla! Hani seni Ruhu'l Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikteyken de yetişkinken de insanlarla konuşuyordun. Sana, Kitabı, hikmeti, Tevratı ve İncil'i öğretmiştim. Benim iznim ile çamurdan kuş şeklinde bir şey yapmış, sonra da ona üflemiştin de, o da benim iznim ile kuş oluvermişti. Yine benim iznim ile körü ve alacalıyı iyileştiriyor, iznimle ölüleri diriltiyordun. İsrailoğullarının elini senin üzerinden çekmiştim. Onlara belgeleri getirdiğinde, Onlardan inkarcı olanlar: -Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir, demişlerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani, Allah şöyle demişti: "Ey Meryem'in oğlu İsa! Senin ve annenin üzerindeki nimetimi hatırla. Seni Ruhulkudüs'le desteklemiştim, beşikte iken ve erginlik çağında insanlarla konuşuyordun. Sana Kitap'ı, hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan kuş görünümünde bir şey yaratıyor, içine üflüyordun da o benim iznimle kuş oluyordu. Doğuştan körü, abraşı benim iznimle iyileştiriyordun. Benim iznimle ölüleri çıkarıyordun. İsrailoğullarını senden uzak tutmuştum. Hani, sen onlara açık-seçik ayetleri getirdiğinde, küfre sapanları şöyle deyivermişti: "Açık bir büyüden başka bir şey değil bu."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then shall Allah address ‘Isa, the son of Maryam, thus: "Do you remember O ‘Isa My divine favour and the efficacious grace I conferred on you and on your mother; how I supported you and gave you countenance by the Holy Spirit Jibril that you spoke to people while in the cradle and in manhood. And I taught you the Book and wisdom, AL-Tawrah and AL-Injil and made you present your people with an outward and visible sign of an inward and spiritual grace featured in the power I imparted to you to create from clay the figure of a bird and inspirit it and it came to be a living bird by My command and made you restore the sight of the congenitally blind and heal the leper by My command, and with My delegated authority raise the dead by My command. And do you remember how I held back Bani Isra‘il from their intended hostile course of action against you when you presented them with divine clear and plain revelations and signs guiding out of darkness and superstitions of later times and out of want of spiritual and intellectual sight into intellectual illumination and enlightenment, but the infidels among them said: This is nothing but sheer sorcery assumed by him!"

Abdul Haleem

Then God will say, ‘Jesus, son of Mary! Remember My favour to you and to your mother: how I strengthened you with the holy spirit, so that you spoke to people in your infancy and as a grown man; how I taught you the Scripture and wisdom, the Torah and the Gospel; how, by My leave, you fashioned the shape of a bird out of clay, breathed into it, and it became, by My leave, a bird; how, by My leave, you healed the blind person and the leper; how, by My leave, you brought the dead back to life; how I restrained the Children of Israel from [harming] you when you brought them clear signs, and those of them who disbelieved said, "This is clearly nothing but sorcery";

Abdullah Yusuf Ali

Then will Allah say: "O Jesus the son of Mary! Recount My favour to thee and to thy mother. Behold! I strengthened thee with the holy spirit, so that thou didst speak to the people in childhood and in maturity. Behold! I taught thee the Book and Wisdom, the Law and the Gospel and behold! thou makest out of clay, as it were, the figure of a bird, by My leave, and thou breathest into it and it becometh a bird by My leave, and thou healest those born blind, and the lepers, by My leave. And behold! thou bringest forth the dead by My leave. And behold! I did restrain the Children of Israel from (violence to) thee when thou didst show them the clear Signs, and the unbelievers among them said: 'This is nothing but evident magic.'

Abul A'la Maududi

Imagine, then, when Allah will say: dipnot 1 'Jesus, son of Mary, recall My favour upon you and your mother, and when I strengthened you with the spirit of holiness so that you talked to men in the cradle and also when you became of age; and when I taught you the Book and Wisdom, and the Torah and the Gospel; and when, by My leave, you fashioned from clay the likeness of a bird and you breathed into it, and by My leave it became a bird; you healed, by My leave, the blind from birth and the leprous; and when, by My leave, you caused the dead to come to life. dipnot 2 And recall when I restrained the Israelites from you when you came to them with clear proofs whereupon those of them who disbelieved said: "This is nothing but clear magic."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The initial question would be addressed to all Prophets as such. Then each of them would be called upon to bear witness separately, as stated in several places in the Qur'an. In this connection the question that will be addressed to Jesus is specifically mentioned here.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, with God's command Jesus brought people to life from the state of death.

Aisha Bewley

Remember when Allah will say, ‘‘Isa, son of Maryam, remember My blessing to you and to your mother when I reinforced you with the Purest Ruh so that you could speak to people in the cradle and when you were fully grown; and when I taught you the Book and Wisdom, and the Torah and the Injil; and when you created a bird-shape out of clay by My permission, and then breathed into it and it became a bird by My permission; and healed the blind and the leper by My permission; and when you brought forth the dead by My permission; and when I held back the tribe of Israel from you, when you brought them the Clear Signs and those of them who were kafir said, "This is nothing but downright magic";

Al-Hilali & Khan

(Remember) when Allâh will say (on the Day of Resurrection). "O ‘Îsâ (Jesus), son of Maryam (Mary)! Remember My Favour to you and to your mother when I supported you with Rûh-ul-Qudus [Jibrîl (Gabriel)] so that you spoke to the people in the cradle[1] and in maturity; and when I taught you writing, Al-Hikmah (the power of understanding), the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel); and when you made out of the clay a figure like that of a bird, by My Permission, and you breathed into it, and it became a bird by My Permission, and you healed those born blind, and the lepers by My Permission, and when you brought forth the dead by My Permission; and when I restrained the Children of Israel from you (when they resolved to kill you) as you came unto them with clear proofs, and the disbelievers among them said: ‘This is nothing but evident magic.’"

Ali Quli Qarai

When Allah will say, O Jesus son of Mary, remember My blessing upon you and upon your mother, when I strengthened you with the Holy Spirit, so you would speak to the people in the cradle and in adulthood, and when I taught you the Book and wisdom, the Torah and the Evangel, and when you would create from clay the form of a bird, with My leave, and you would breathe into it and it would become a bird, with My leave; and you would heal the blind and the leper, with My leave, and you would raise the dead, with My leave; and when I held off [the evil of] the Children of Israel from you when you brought them manifest proofs, whereat the faithless among them said, ‘This is nothing but plain magic. ’

Amatul Rahman Omar

(Again imagine) when Allâh said, `O Jesus, son of Mary! remember My blessing upon you and upon your mother, how I strengthened you with the holy revelation. You spoke to the people *(when you were) in the cradle and when of old age, and how I taught you the Scripture and the wisdom and the Torah and the Evangel, and how you determined from clay the likeness of a bird by My leave, then you breathed into it (a new spirit) then it became a soaring being by My leave, and by My leave you absolved the blind, the leprous, and by My leave you raised the (spiritually or nearly) dead to life, and how I warded off the Children of Israel from (putting) you (to death). It was the time when you came to them with clear arguments, but those among them who disbelieved had said, "This is naught but a hoax cutting (us) off (from the nation)".'

Arthur John Arberry

When God said, 'Jesus Son of Mary, remember My blessing upon thee and upon thy mother, when I confirmed thee with the Holy Spirit, to speak to men in the cradle, and of age; and when I taught thee the Book, the Wisdom, the Torah, the Gospel; and when thou createst out of clay, by My leave, as the likeness of a bird, and thou breathest into it, and it is a bird, by My leave; and thou healest the blind and the leper by My leave, and thou bringest the dead forth by My leave; and when restrained from thee the Children of Israel when thou camest unto them with the clear signs, and the unbelievers among them said, "This is nothing but sorcery manifest. "

Bijan Moeinian

Then the Lord will [turn to Jesus and] say: "O Jesus, son of Mary, remember how I showered you and your mother with my blessings: I ordered Holy Spirit to help you; then you relayed my message to the people from the time you were in the cradle till your old age. . I gave you the wisdom and taught you the Book, the Torah and the Gospel. I turned a statue of a bird that you made of clay into a real bird. I gave you the power to heal the born-blind and the lepers and brought the dead person back to life. I also protected you against those Jews who mocked at you saying: “These are [not the miracles of the Lord and that they are] nothing but cheap magic."

E. Henry Palmer

When God said, 'O Jesus, son of Mary! remember my favours towards thee and towards thy mother, when I aided thee with the Holy Ghost, till thou didst speak to men in the cradle and when grown up. ' And when I taught thee the Book and wisdom and the law and the gospel; when thou didst create of clay, as it were, the likeness of a bird, by my power, and didst blow thereon, it became a bird; and thou didst heal the blind from birth, and the leprous by my permission; and when thou didst bring forth the dead by my permission; and when I did ward off the children of Israel from thee, when thou didst come to them with manifest signs, and those who misbelieved amongst them said, "This is naught but obvious magic."

Edip-Layth

God said, "O Jesus son of Mary, recall My blessings upon you and your mother that I supported you with the Holy Spirit; you spoke to the people in the cradle and in old age; and I taught you the book and the wisdom, and the Torah, and the Injeel; and you would create from clay the shape of a bird, then blow into it and it becomes a bird by My leave; and you heal the blind and the leper by My leave; and you brought out the dead by My leave. I have restrained the Children of Israel from you, that you came to them with proofs; but those who rejected amongst them said, "This is an obvious magic!""

George Sale

When Allah will say, 'O Jesus son of Mary, remember My favour upon thee and upon thy mother; When I strengthened thee with the spirit of holiness so that thou didst speak to the people in the cradle and when of middle age; and when I taught thee the Book and the wisdom and the Torah and the Gospel; and when thou didst fashion a creation out of clay, in the likeness of a bird, by My command; then thou didst breathe into it a new spirit and it became a soaring being by My command; and thou didst heal the night-blind and the leprous by My command; and when thou didst raise the dead by My command; and when I restrained the Children of Israel from putting thee to death when thou didst come to them with clear Signs; and those who disbelieved from among them said, 'This is nothing but clear deception. '

Hamid S. Aziz

Then Allah will say, "O Jesus, son of Mary! Remember My favours towards you and towards your mother, when I aided you with the Holy Ghost, so that you did speak to men in childhood and in maturity. Behold, I taught you the Book and Wisdom, and the Torah and the Gospel; and behold, you did create of clay, as it were, the likeness of a bird, by My power, and did blow thereon, and it became a bird by My power; and you did heal the blind from birth, and the lepers by My permission; and when you did bring forth the dead by My permission; and behold, I did restrain the children of Israel from (violence to) you, when you did come to them with manifest signs, and yet those who disbelieved amongst them said, 'This is naught but obvious magic.'

Mahmoud Ghali

As Allah said, "O Isa son of Maryam, (Jesus son of Mary) remember My favor upon you, and upon your (female) parent as I aided you with the Spirit of Holiness, Also called the Holy Spirit, i. e., the Angel Jibrîl) (so that) you speak to mankind in the cradle and in maturity; and as I taught you the Book, and (the) Wisdom and the Tawrah, (The Book revealed to Mûsa "Moses") and the Injil; (The Book revealed to Isa "Jesus") and as you create out of clay as the semblance of a bird, by My permission, so you blow into it, then it is a bird, by My permission; and you heal him who was born blind and the leper by My permission; and as you bring the dead out, by My permission; and as I restrained the Seeds (Or: sons) of Israel) from you as you came to them with the supreme evidences; then the ones who disbelieved among them said, "Decidedly this is nothing except evident sorcery."

Marmaduke Pickthall

When Allah saith: O Jesus, son of Mary! Remember My favour unto thee and unto thy mother; how I strengthened thee with the holy Spirit, so that thou spakest unto mankind in the cradle as in maturity; and how I taught thee the Scripture and Wisdom and the Torah and the Gospel; and how thou didst shape of clay as it were the likeness of a bird by My permission, and didst blow upon it and it was a bird by My permission, and thou didst heal him who was born blind and the leper by My permission; and how thou didst raise the dead by My permission; and how I restrained the Children of Israel from (harming) thee when thou camest unto them with clear proofs, and those of them who disbelieved exclaimed: This is naught else than mere magic;

Mohamed Ahmed - Samira

And when God will say: "O Jesus, son of Mary, remember the favours I bestowed on you and your mother, and reinforced you with divine grace that you spoke to men when in the cradle, and when in the prime of life; when I taught you the law and the judgement and the Torah and the Gospel; when you formed the state of your people's destiny out of mire and you breathed (a new spirit) into it, and they rose by My leave; when you healed the blind by My leave, and the leper ; when you put life into the dead by My will; and when I held back the children of Israel from you when you brought to them My signs, and the disbelievers among them said: "Surely these are nothing but pure magic. "

Muhammad Asad

Lo! God will say: "O Jesus, son of Mary! Remember the blessings which I bestowed upon thee and thy mother-how I strengthened thee with holy inspiration, so that thou couldst speak unto men in thy cradle, and as a grown man; and how I imparted unto thee revelation and wisdom, including the Torah and the Gospel; and how by My leave thou didst create out of clay, as it were, the shape of [thy followers'] destiny, and then didst breathe into it, so that it might become, by My leave, [their] destiny; and how thou didst heal the blind and the leper by My leave, and how thou didst raise the dead by My leave; and how I prevented the children of Israel from harming thee when thou camest unto them with all evidence of the truth, and [when] those of them who were bent on denying the truth were saying, `This is clearly nothing but deception!"'

Mustafa Khattab

And ˹on Judgment Day˺ Allah will say, "O Jesus, son of Mary! Remember My favour upon you and your mother: how I supported you with the holy spirit[1] so you spoke to people in ˹your˺ infancy and adulthood. How I taught you writing, wisdom, the Torah, and the Gospel. How you moulded a bird from clay—by My Will—and breathed into it and it became a ˹real˺ bird—by My Will. How you healed the blind and the lepers—by My Will. How you brought the dead to life—by My Will. How I prevented the Children of Israel from harming you when you came to them with clear proofs and the disbelievers among them said, “This is nothing but pure magic."

Progressive Muslims

God said: "O Jesus son of Mary, recall My blessings upon you and your mother that I supported you with the Holy Spirit; you spoke to the people in the cradle and in old age; and I taught you the Scripture and the wisdom, and the Torah, and the Injeel; and you would create from clay the shape of a bird, then blow into it and it becomes a bird by My leave; and you heal the blind and the leaper by My leave; and you brought out the dead by My leave. And I have restrained the Children of Israel from you, that you came to them with proofs; but those who rejected amongst them said: "This is clearly magic!""

Rashad Khalifa

GOD will say, "O Jesus, son of Mary, remember My blessings upon you and your mother. I supported you with the Holy Spirit, to enable you to speak to the people from the crib, as well as an adult. I taught you the scripture, wisdom, the Torah, and the Gospel. Recall that you created from clay the shape of a bird by My leave, then blew into it, and it became a live bird by My leave. You healed the blind and the leprous by My leave, and revived the dead by My leave. Recall that I protected you from the Children of Israel who wanted to hurt you, despite the profound miracles you had shown them. The disbelievers among them said, 'This is obviously magic.'

Sahih International

[The Day] when Allah will say, "O Jesus, Son of Mary, remember My favor upon you and upon your mother when I supported you with the Pure Spirit and you spoke to the people in the cradle and in maturity; and [remember] when I taught you writing and wisdom and the Torah and the Gospel; and when you designed from clay [what was] like the form of a bird with My permission, then you breathed into it, and it became a bird with My permission; and you healed the blind and the leper with My permission; and when you brought forth the dead with My permission; and when I restrained the Children of Israel from [killing] you when you came to them with clear proofs and those who disbelieved among them said, "This is not but obvious magic. "

Sam Gerrans

(When God will say: “O Jesus, son of Mary: remember thou My favour to thee and to thy mother: when I strengthened thee with the Spirit of Holiness, thou speaking to men in the cradle and in maturity; and when I taught thee the Writ and wisdom, and the Torah and the Gospel; and when thou didst create of clay the likeness of a bird by My leave, and blewest into it and it became a bird by My leave, and thou didst heal the blind and the leper by My leave; and when thou broughtest forth the dead by My leave; and when I restrained the children of Israel from thee when thou camest to them with clear signs”; then those who ignored warning among them said: “This is only obvious sorcery”;

Shabbir Ahmed

When Allah will say, "O Jesus, son of Mary! Recall My blessings upon you and your mother. I strengthened you with Sacred Revelation, enabled you to speak eloquently to the people while still in childhood, and also at a later age (3:45). I gave you revelation and wisdom including the Torah and the Gospel. Recall that you told them that you would raise them from dust up into the heights of glory by My leave (7:176). You made people see the Truth otherwise given to blind following by My leave. You healed the wounds of inequity on people by My leave, and you gave a new meaning to life to those who were otherwise no better than dead by My leave (3:48), (3:111), (6:123). Recall, how I prevented the Children of Israel from harming you when you came to them with all evidence of the truth (4:157). And those who were bent upon denying the truth said, "This is nothing but clear deception."

Syed Vickar Ahamed

Then will Allah say (on the Day of Judgment): "O Isa (Jesus) the son of Maryam (Mary)! Remember My favor to you and to your mother; Look! I strengthened you with the Holy Spirit (Gabriel) so that you did speak to the people in childhood and in maturity. Look! I taught you the Book and Wisdom, the Torah and the Gospel, and when you made out of clay, as it were, the figure of a bird, by My leave, and you breathed into it, and it became a bird, by My leave, and you healed those (who were) born blind, and the lepers, by My leave. And when you brought forth the dead, by My leave; And when I did restrain the Children of Israel from (harming) you; When you did show them the Clear Signs, and the disbelievers among them said: ‘This is nothing but clear magic.’

Taqi Usmani

(Call to mind the time) when Allah will say, "O ‘Īsā, son of Maryam, remember My blessing upon you and upon your mother; when I supported you with the Holy Spirit. You spoke to people while you were still in the cradle and when you grew to middle age. I taught you the Book and the Wisdom, the Torah and the Injīl. You created from clay something in the shape of a bird, then you blew on it, and it became a bird by My leave. You cured those born blind and lepers by My leave.You raised the dead by My leave. I kept the children of Isrā’īl away from you when you came to them with clear signs, and the disbelievers among them said, “This is nothing but a clear magic."

The Monotheist Group

God said: "O Jesus, son of Mary, recall My blessings upon you and your mother, that I supported you with the Holy Spirit; you spoke to the people in the cradle and middle-age; and I taught you the Book and the wisdom, and the Torah, and the Gospel; and you would create from clay the shape of a bird, then blow into it and it becomes a bird with My permission; and you would heal the blind and the leaper with My permission; and you would bring out the dead with My permission. And I have restrained the Children of Israel from you, that you came to them with proofs; but those who rejected among them said: 'This is clearly magic!'"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 110. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 110. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 110. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩