Tevbe suresi

Tevbe suresi, 40. ayet

Tevbe suresi, 40. ayet. إِلَّا تَنصُرُوهُ فَقَدْ نَصَرَهُ ٱللَّهُ إِذْ أَخْرَجَهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ثَانِىَ ٱثْنَيْنِ إِذْ هُمَا فِى ٱلْغَارِ إِذْ يَقُولُ لِصَٰحِبِهِۦ لَا تَحْزَنْ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَنَا فَأَنزَلَ ٱللَّهُ سَكِينَتَهُۥ عَلَيْهِ وَأَيَّدَهُۥ بِجُنُودٍ لَّمْ تَرَوْهَا وَجَعَلَ كَلِمَةَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلسُّفْلَىٰ وَكَلِمَةُ ٱللَّهِ هِىَ ٱلْعُلْيَا وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

illâ tenṣurûhü feḳad neṣarahü-llâhü iẕ aḫracehü-lleẕîne keferû ŝâniye-ŝneyni iẕ hümâ fi-lgâri iẕ yeḳûlü liṣâḥibihî lâ taḥzen inne-llâhe me`anâ. feenzele-llâhü sekînetehû `aleyhi veeyyedehû bicünûdil lem teravhâ vece`ale kelimete-lleẕîne keferü-ssüflâ. vekelimetü-llâhi hiye-l`ulyâ. vellâhü `azîzün ḥakîm.

Diyanet İşleri

Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkar edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke'den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti. Hani onlar mağarada bulunuyorlardı. Hani o arkadaşına, "Üzülme, çünkü Allah bizimle beraber" diyordu. Allah da onun üzerine güven duygusu ve huzur indirmiş, sizin kendilerini görmediğiniz birtakım ordularla onu desteklemiş, böylece inkar edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise en yücedir. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 37–43 · surenin 40. ayeti / 129
  1. Tevbe 37

    Haram ayları ertelemek, ancak inkarda daha da ileri gitmektir ki bununla inkar edenler saptırılır. Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uygun getirip böylece Allah'ın haram kıldığını helal kılmak için haram ayı bir yıl helal, bir yıl haram sayıyorlar. Onların bu çirkin işleri, kendilerine süslenip güzel gösterildi. Allah, inkarcı toplumu doğru yola iletmez.

  2. Tevbe 38

    Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size "Allah yolunda sefere çıkın" denilince, yere çakılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı seçtiniz? Oysa ahirete göre dünya hayatının yararı, pek az bir şeydir.

  3. Tevbe 39

    Eğer Allah, yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise O'na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  4. 40

    Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkar edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke'den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti. Hani onlar mağarada bulunuyorlardı. Hani o arkadaşına, "Üzülme, çünkü Allah bizimle beraber" diyordu. Allah da onun üzerine güven duygusu ve huzur indirmiş, sizin kendilerini görmediğiniz birtakım ordularla onu desteklemiş, böylece inkar edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise en yücedir. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  5. Tevbe 41

    Gerek yaya olarak, gerek binek üzerinde Allah yolunda sefere çıkın. Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.

  6. Tevbe 42

    Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutlaka sana uyarlardı. Fakat meşakkatli yol, onlara uzak geldi. Gerçi onlar, "Eğer gücümüz yetseydi, elbette sizinle beraber çıkardık" diye Allah'a yemin edeceklerdir. Onlar kendilerini helake sürüklüyorlar. Allah, biliyor ki onlar kesinlikle yalancıdırlar.

  7. Tevbe 43

    Allah, seni affetsin! Doğru söyleyenler sana iyice belli olup, yalancıları bilinceye kadar beklemeden niçin onlara izin verdin?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

40. “Eğer siz ona yardım etmezseniz” Yani eğer siz, Allah’ın Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e yardım etmeyecek olursanız, Allah’ın size bir ihtiyacı yoktur ve O’na hiçbir zarar vermiş olmazsınız. Zira O, Peygamberine en zayıf ve sayıca en az olduğu durumda iken yardım etmiştir. “Hani kâfirler onu iki kişiden biri olarak” Ebu Bekir es-Sıddîk radıyallahu anh ile birlikte “(yurdundan) çıkarmışlardı” onu öldürme kararını verip bunu gerçekleştirmeye çalışarak bu yolda bütün gayretlerini ortaya koymuşlar ve böylece onu Mekke’den çıkmak zorunda bırakmışlardı. “İkisi de mağarada idiler” Yani Mekke’den kaçtıklarında Mekke’nin aşağı tarafındaki Sevr mağarasına sığındılar ve peşlerinde olanlar vazgeçsin diye orada kalmışlardı. İşte Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile Ebû Bekir, düşmanlarının onları takip etmek ve yakalayıp öldürmek kastı ile dört bir tarafa yayılmış oldukları bu son derece zorlu durumda iken Yüce Allah, üzerlerine hiçbir kimsenin hatırına getiremeyeceği türden bir yardım indirmişti.

“O” Peygamber “arkadaşına” son derecede üzülen ve endişelenen Ebu Bekir radıyallahu anh’a: “Üzülme, çünkü Allah” yardım, zafer ve desteği ile “bizimle beraberdir, diyordu. (İşte o zaman) Allah ona sekînetini” kalbini yatıştırıcı huzur, sükûn ve sebatını “indirmiş”; böylece o da tedirgin olan arkadaşına: “Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir” diyerek onu teskin etmiştir, “onu görmediğiniz ordularla” Yüce Allah’ın onun için koruyucu olsunlar diye görevlendirdiği melaike-i kiram ile “desteklemiş ve kâfirlerin sözünü en aşağılara indirmişti” yani düşük ve zelil düşürmüş, eliboş çıkarmıştı. Çünkü kâfirler, Allah Rasûlünü yakalayıp öldüreceklerini zannediyor ve bu maksatlarını gerçekleştireceklerini varsayıyorlardı. Ona karşı kinle dolu idiler. Bu yüzden maksatlarını gerçekleştirmek için de ellerinden gelen her şeyi sonuna kadar yaptılar. Allah ise onları eliboş çevirdi, böylece maksatlarına ulaşamadılar. Hatta amaçladıkları hiçbir şeyi gerçekleştiremediler. Zira Allah düşmanlarına karşı Rasûlünü savunarak ona yardımcı olmuştu. İşte burada sözü edilen yardım budur. Çünkü yardım iki türlüdür:

Birisi, müslümanlar düşmanları üzerine yürüyünce Yüce Allah’ın onların istek ve maksatlarını gerçekleştirmesi sayesinde düşmanlarını yenik düşürmeleri, ele geçirmeleri ve onlara karşı muzaffer olmaları şeklindeki yardımıdır.

Diğeri ise güçlü olan düşman, zayıf haldeki müslümana zarar vermek istediği zaman Allah’ın o zayıf kimsenin düşmanını ondan uzaklaştırıp bertaraf etmesi, onu savunup koruması şeklindeki yardımıdır. Belki böyle bir yardım, iki yardım türünün daha üstün ve faydalı olanıdır. İşte iki kişinin ikincisi olarak kâfirler tarafından yurdundan çıkartılan Allah Rasûlü’ne Allah’ın gönderdiği yardım da bu türdendir.

“En yüce olansa, ancak Allah’ın sözüdür” Allah’ın kaderî sözleri de dinî sözleri de her zaman için diğer sözlerin üstündedir. Yüce Allah’ın şu buyrukları da bu sözler arasında yer alır: “Mü’minlere yardım etmek, üzerimize bir haktır.” (er-Rum, 30/47); “Muhakkak biz Peygamberlerimize ve mü’minlere hem dünya hayatında hem de şahitlerin şahitlik yapacakları günde mutlaka yardım ederiz.” (el-Mumin, 40/51); “Muhakkak galip olanlar, elbette bizim ordumuzdur.” (es-Saffat, 37/173) O halde Allah’ın dini, apaçık belgeler, göz kamaştırıcı mucizeler ve zafere kavuşturan gücü ile diğer bütün dinlerden üstündür.

“Allah Azizdir” kimse onu yenik düşüremez ve O’ndan kaçan kimse O’ndan kurtulamaz. “Hakimdir” her şeyi yerli yerince koyar. Bazen de kendi taraftarlarına yardımını, ilâhi hikmetin gerektirdiği bir başka vakte erteleyebilir.

Bu âyet-i kerimede Ebû Bekr es-Sıddîk’ın bu ümmet arasında başka hiçbir kimseye nasip olmayan bir özelliğinden kaynaklanan fazileti dile getirilmektedir. Bu ise oldukça üstün bir makamı ve son derece güzel bir arkadaşlığı elde etme özelliğidir. Bütün müslümanlar bu âyet-i kerimede kastedilen kişinin, o olduğunda icma etmişlerdir. Bundan dolayı da Ebû Bekr radıyallahu anh’ın Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in sahabisi olduğunu inkâr eden kimsenin kâfir olduğunu kabul etmişlerdir. Çünkü bunu inkâr eden bir kimse, Kur’an-ı Kerim’in açıkça ifade etmiş olduğu bir gerçeği inkâr etmiş olur.

Yine bu âyet-i kerime ilahî sekînetin faziletini ve bu sekînetin Yüce Allah’ın, kalplerin ne yapacağını bilemediği sıkıntılı ve korku dolu zamanlarda Allah’ın kulu üzerindeki nimetlerini tamamlayıcı unsurlarından biri olduğunu ifade etmekte, yine bu sekînete kulun, Rabbini tanıyıp O’nun hak olan vaadine güveni, imanı ve cesareti oranında mazhar olacağını göstermektedir.

Yine âyet-i kerime Yüce Allah’ın sıddıklık derecesindeki has kullarının da bazen üzüleceklerine delildir. Bununla birlikte evla olan, kulun, üzüntü halinde bunu gidermek için çalışması ve gayret etmesidir. Çünkü üzüntü, kalbi zayıflatır ve kararlılık gücünü azaltır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Müminler!- Eğer sizler Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e yardım etmez ve onun Allah yolunda cihat çağrısına icabet etmezseniz, Allah ona yardım etmiştir. Hani, müşrikler onu ve beraberinde olan Ebu Bekir -radıyallahu anh-'ı yanlarında üçüncü bir kimse yokken iki kişiden biri olarak çıkarmışlardı. O ikisi mağaradaydı. Onları arayan kâfirlerden saklanıyorlardı. Ebu Bekir -radıyallahu anh-, müşriklerin Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i yakalamalarından korktuğunda, Rasûlullah -sallallahu aleyhive sellem-, arkadaşı Ebu Bekir'e: "Üzülme! Çünkü Yüce Allah yardımı ve desteği ile bizimle beraberdir." diyordu. Bunun üzerine Allah, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kalbine sükûnet/huzur vermiş ve onu meleklerden oluşan görmediğiniz ordularını indirerek desteklemişti. Allah, böylece müşriklerin sözünü alçaltmış ve İslam'ı yücelterek Allah'ın kelimesini üstün kılmıştır. Allah Teâlâ, zatında üstünlüğü ve mülkü ile yücedir. İşleri çekip çevirmesinde, takdirinde ve dininde hikmet sahibidir.

Kelimeler

43 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِلَّا illa eğer
  2. تَنصُرُوهُ tensuruhu siz ona yardım etmezseniz kök: نصر
  3. فَقَدْ fekad iyi bilin ki
  4. نَصَرَهُ nesarahu ona yardım etmişti kök: نصر
  5. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  6. إِذْ iz hani
  7. أَخْرَجَهُ ehracehu çıkardıklarında kök: خرج
  8. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  9. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  10. ثَانِىَ saniye ikincisiydi kök: ثني
  11. ٱثْنَيْنِ sneyni iki kişiden kök: ثني
  12. إِذْ iz iken
  13. هُمَا huma ikisi
  14. فِى fi
  15. ٱلْغَارِ l-gari mağarada kök: غور
  16. إِذْ iz hani
  17. يَقُولُ yekulu diyordu kök: قول
  18. لِصَـٰحِبِهِۦ lisahibihi arkadaşına kök: صحب
  19. لَا la
  20. تَحْزَنْ tehzen üzülme kök: حزن
  21. إِنَّ inne şüphesiz
  22. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  23. مَعَنَا ۖ meana bizimle beraberdir
  24. فَأَنزَلَ feenzele (İşte o zaman) indirdi kök: نزل
  25. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  26. سَكِينَتَهُۥ sekinetehu sekinesini kök: سكن
  27. عَلَيْهِ aleyhi onun üzerine
  28. وَأَيَّدَهُۥ ve eyyedehu ve onu destekledi kök: ايد
  29. بِجُنُودٍۢ bicunudin askerlerle kök: جند
  30. لَّمْ lem
  31. تَرَوْهَا teravha sizin görmediğiniz kök: راي
  32. وَجَعَلَ ve ceale ve kıldı kök: جعل
  33. كَلِمَةَ kelimete sözünü kök: كلم
  34. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin
  35. كَفَرُوا۟ keferu inanmayan(ların) kök: كفر
  36. ٱلسُّفْلَىٰ ۗ s-sufla alçak kök: سفل
  37. وَكَلِمَةُ vekelimetu ve sözü ise kök: كلم
  38. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  39. هِىَ hiye o
  40. ٱلْعُلْيَا ۗ l-ulya yüce olandır kök: علو
  41. وَٱللَّهُ vallahu ve Allah kök: اله
  42. عَزِيزٌ azizun daima üstündür kök: عزز
  43. حَكِيمٌ hakimun hüküm ve hikmet sahibidir kök: حكم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Hicret — Mekke'den Medine'ye

    Hani kafirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke'den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu.…

  • Aynı olay: Hicret — Mekke'den Medine'ye

    Kur'an'ı sana farz kılan Allah, şüphesiz seni dönülecek bir yere döndürecektir. De ki: "Rabbim hidayetle geleni ve apaçık bir sapıklık içinde olanı…

  • Aynı kök: غور (4 geçiş) · Aynı olay: Tebük Seferi

    Eğer sığınacak bir yer veya (gizlenecek) mağaralar yahut girilecek bir delik bulsalardı, hemen koşarak oraya kaçarlardı.

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Yardım ve zafer ancak mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi…

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yoksa yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz Allah, mutlak güç…

  • Aynı kök: جند (29 geçiş) · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Sonra Allah, Resulü ile mü'minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkar edenlere…

  • Aynı kök: جند (29 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    (2-3) Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Siz ona (Tebük'te) dipnot 1 yardım etmezseniz (bu önemli değil); kâfir olanlar onu, iki kişinin ikincisi olarak (Mekke'den) çıkardıklarında elbette Allah ona yardım etmişti. Hani onlar mağaradaydı da (Elçi), arkadaşına "Üzülme, şüphesiz ki Allah bizimledir." diyordu. dipnot 2 (Bunun üzerine) Allah ona güven duygusu indirmiş, onu sizin görmediğiniz bir ordu ile desteklemişti. dipnot 3 Kâfir olanların sözünü alçaltmıştı. Allah'ın sözü gerçek yüce olandır. dipnot 4 Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Surenin 38. ayetinden itibaren sonuna kadarki bölüm çok büyük oranda Tebük Gazvesi ile ilişkilidir. Tebük Gazvesi'nin bir saldırı olmadığı ve hristiyanların müslümanlara saldırı hazırlığına karşılık düzenlendiğinin tarihi bir gerçeklik olduğunu ifade etmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Peygamberlerin teslimiyetini içeren benzer mesajlar: Şu‘arâ 26:62; ‘Ankebût 29:26; Sâffât 37:99.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesajlar: Tevbe 9:26; Ahzâb 33:9.
  4. metne dön, dipnot 4
    En yüce söz en yücenin sözüdür ki o da Yüce Allah'ın kelamı olan Kur'an'dır. Demek ki sesi değil, sözü yükseltmek gerekir.

Mustafa İslamoğlu

Eğer ona destek vermezseniz, unutmayın ki ona Allah yardım edecektir: inkarda direnenler onu sürüp çıkardıkları zaman (Muhammed sadece) iki kişiden biriydi. Hani o ikisi mağaradayken, o arkadaşına "Tasalanma, Allah bizimle beraberdir!" demişti de, bunun üzerine Allah ona katından bir sükunet indirmiş ve onu sizin göremediğiniz güçlerle takviye etmişti: böylece inkarda ısrar edenlerin davasını alçalttı, Allah'ın davasıysa en yüce olma konumunu korudu; çünkü Allah'tı her işinde mükemmel olan, her hükmünde üstün hikmetler bulunan.

Muhammed Esed

Eğer siz Elçiye yardım etmezseniz, o zaman (bilin ki) ona (yine) Allah (yardım edecektir, tıpkı,) o hakkı inkara şartlanmış olan kimseler onu yurdundan sürüp çıkardıkları zaman yardım etti(ği gibi); (ki o gün) (o yalnızca) iki kişiden biriydi: ve bu iki kişi (saklandıkları) mağaradayken Elçi arkadaşına: "Üzülme" dedi, "Allah bizimle beraberdir". Ve derken Allah ona katından bir sükunet/bir güven duygusu bahşetti, onu sizin göremeyeceğiniz güçlerle destekledi ve (böylece,) hakkı inkara şartlanmış olanların davasını bütünüyle yere düşürdü, Allahın davası ise (böylece her zamanki gibi) üstün ve yüce kaldı: çünkü Allah, kudretçe en üstün, hüküm ve hikmetçe en uludur.

Ahmed Hulusi

Gerçekten Allah O'na yardım etmiştir, siz O'na yardım etmeseniz de! Hani hakikat bilgisini inkar edenler O'nu (yurdundan) çıkmak zorunda bıraktıklarında; O, ikinin ikincisi (iki kişiden biri) idi! Hani onlar (Hz. Rasulullah ve Hz. Ebu Bekr) mağarada idiler. . . Hani arkadaşına: "Mahzun olma, muhakkak ki Allah bizimle beraberdir (maiyet sırrına işaret ediyordu)" diyordu. . . Allah, sekinetini (güven duygusuyla oluşan sakinlik) O'nun üzerine inzal etmiş ve O'nu görmediğiniz ordularla desteklemişti. Hakikat bilgisini inkar edenlerin sözlerini süfla (en aşağı) kılmıştı. . . Allah sözü, işte ulyadır (en üstün)! Allah Aziyz'dir, Hakiym'dir.

Ali Bulaç

Siz O'na (peygambere) yardım etmezseniz, Allah O'na yardım etmiştir. Hani kafirler ikiden biri olarak O'nu (Mekke'den) çıkarmışlardı; ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: "Hüzne kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir." Böylece Allah O'na 'huzur ve güvenlik duygusunu' indirmişti, O'nu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, inkar edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını) alçaltmıştı. Oysa Allah'ın kelimesi, yüce olandır. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Özek ve heyeti

Eğer siz ona (Rasûlullah'a) yardım etmezseniz (bu önemli değil); ona Allah yardım etmiştir: Hani, kâfirler onu, iki kişiden biri olarak (Ebu Bekir ile birlikte Mekke'den) çıkarmışlardı; hani onlar mağaradaydı; o, arkadaşına: Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir, diyordu. Bunun üzerine Allah ona (sükûnet sağlayan) emniyetini indirdi, onu sizin görmediğiniz bir ordu ile destekledi ve kâfir olanların sözünü alçalttı. Allah’ın sözü ise zaten yücedir. Çünkü Allah üstündür, hikmet sahibidir.

Ali Rıza Safa

Siz, Ona yardım etmezseniz, Allah, Ona yardım etmişti. Nankörlük edenler, ikiden biri olarak Onu çıkarmışlardı. İkisi mağaradayken, arkadaşına, şöyle demişti: "Üzülme; Allah, kesinlikle bizimle birliktedir!" Böylece, Allah, Onun üzerine bir dinginlik indirmiş, sizin görmediğiniz ordularla Onu desteklemiş ve nankörlük edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah'ın Sözü çok yücedir. Çünkü Allah, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

Bayraktar Bayraklı

Eğer siz Peygambere yardım etmezseniz, iyi biliniz ki, Allah ona yardım etmişti: Hani iki kişiden biri olduğu halde, inkar edenler kendisini Mekke'den çıkardıkları sırada ikisi mağarada iken arkadaşına, "Üzülme, Allah bizimle beraberdir!" diyordu. Bunun üzerine Allah, ona güven duygusunu indirmiş ve kendisini sizin görmediğiniz ordularla desteklemişti de inanmayanların sözünü alçaltmıştı. Yüce olan yalnızca Allah'ın sözüdür. Allah daima üstündür, işlerini yerli yerinde yapandır.

Edip Yüksel

Siz ona yardım etmezseniz, ALLAH ona yardım etmişti. (Örneğin) kafirler onu, ikinin ikincisi olarak çıkarmışlardı. Hani ikisi mağarada iken, arkadaşına, "Üzülme, ALLAH bizimle beraberdir" diyordu... ALLAH ona huzur ve güven indirdi; görmediğiniz ordularla destekleyerek inkarcıların sözünü alçalttı. Yüce olan, yalnızca ALLAH'ın sözüdür. ALLAH Üstündür, Bilgedir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Siz ona yardım etmezseniz, ALLAH ona yardım etmişti. (Örneğin) kafirler onu, ikinin ikincisi olarak çıkarmışlardı. Hani ikisi mağarada iken, arkadaşına, 'Üzülme, ALLAH bizimle beraberdir,' diyordu... ALLAH ona huzur ve güven indirdi; görmediğiniz ordularla destekleyerek inkarcıların sözünü alçalttı. Yüce olan, yalnızca ALLAH'ın sözüdür. ALLAH Üstündür, Bilgedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer siz ona yardım etmezseniz, biliyorsunuz ya, o küfredenler onu çıkardıkları sırada mağarada bulunan ikinin biri iken Allah ona yardım etmişti ki, o, arkadaşına: "Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir!" diyordu. Bunun üzerine Allah ona manevi güç ve huzur verdi, onu görmediğiniz ordularla destekledi ve küfredenlerin kelimesini en alçak etti. Allah'ın kelimesi ise en üstün olandır. Allah, güçlüdür, hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer siz ona yardım etmezseniz biliyorsunuz a Allah ona yardım etti: o küfr edenler onu çıkardığı sıra ikinin biri iken, ikisi ğardeler iken, ki o lahzada arkadaşına "mahzun olma çünkü Allah bizimle beraber diyordu, derken Allah onun üzerine sekinetini indirdi. Onu da görmediğiniz ordularla te'yid buyurdu da öyle yaptı ki o küfredenlerin kelimesini en alçak etti, Allahın kelimesi ise en yüksek o, öyle ya Allah bir aziz hakimdir

Erhan Aktaş

Eğer siz ona yardım etmezseniz, iyi bilin ki Allah ona yardım etmişti. Hani Kafirler dipnot 1 onu çıkardıklarında iki kişiden ikincisiydi. İkisi mağaradayken, o, arkadaşına: "Üzülme, kuşkusuz Allah bizimle beraberdir." demişti. Bunun üzerine Allah, üzerlerine dinginlik ve güven indirmişti. Onu, sizin görmediğiniz güçlerle desteklemişti. dipnot 2 Ve küfredenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise en yüce olandır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 9:17. ayetin 1. dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayette açıkça "onu, sizin görmediğiniz güçlerle desteklemişti" denmektedir, dolayısı ile "örümceklerin mağara kapısına ağ ördüğü, güvercinlerin de yuva yaptıkları" şeklindeki anlatının Kur'an'da yeri yoktur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer siz ona yardım etmezseniz, iyi bilin ki Allah ona yardım etmişti. Hani Kafirler dipnot 1 onu çıkardıklarında dipnot 2 iki kişiden ikincisiydi. İkisi mağaradayken, o, arkadaşına: "Üzülme, kuşkusuz Allah bizimle beraberdir." demişti. dipnot 3 Bunun üzerine Allah, üzerlerine dinginlik ve güven indirmişti. Onu, sizin görmediğiniz güçlerle desteklemişti. Ve küfredenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise en yüce olandır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mekke'den.
  3. metne dön, dipnot 3
    Ayette açıkça "onu, sizin görmediğiniz güçlerle desteklemişti" denmektedir, dolayısı ile "örümceklerin mağara kapısına ağ ördüğü, güvercinlerin de yuva yaptıkları" şeklindeki anlatı uydurmadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer siz ona yardım etmezseniz, iyi bilin ki Allah ona yardım etmişti. Hani gerçeği yalanlayan nankörler onu çıkardıklarında dipnot 1 iki kişiden ikincisiydi. İkisi mağaradayken, o, arkadaşına: "Üzülme, kuşkusuz Allah bizimle beraberdir." demişti. Bunun üzerine Allah, üzerlerine dinginlik ve güven indirmişti. Onu, sizin görmediğiniz güçlerle desteklemişti. Ve küfredenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise en yüce olandır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mekke'den.

Gültekin Onan

Siz O'na (peygambere) yardım etmezseniz Tanrı O'na yardım etmiştir. Hani küfredenler ikiden biri olarak O'nu (Mekke'den) çıkarmışlardı; ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: "Hüzne kapılma, elbette Tanrı bizimle beraberdir." Böylece Tanrı O'na 'huzur ve güvenlik duygusunu' indirmişti, O'nu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, küfredenlerin de davasını / çağrısını alçaltmıştı. Oysa Tanrı'nın kelimesi yüce olandır. Tanrı üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hasan Basri Çantay

Eğer siz ona (Resulüme) yardım etmezseniz (hatırlayın o demleri ki) kafirler onu (Mekkeden) çıkardıkları (hicretine sebeb oldukları) zaman bizzat Allah ona yardım etmişdi. (Yine de O, nusretini esirgemez. O demler öyle demlerdi ki Resulüllah ancak) ikinin ikincisinden ibaretdi (Hakdan başka mededkar! yokdu. O zaman onlar ("Sevr" dağının tepesindeki) mağaradaydılar. Peygamber, o vakit arkadaşına (Ebu Bekir-is Sıddıyka): "Tasalanma. Allah, hiç şübhe yok, bizimle beraberdir" diyordu. Allah o (arkadaşı) nın üzerine (kalbine) sekinetini (kuvve-i ma'neviyyesini) indirmiş, onu (Habibini) görmediğiniz (ma'nevi) ordularla te'yid etmiş, kafirlerin kelimesini (küfürlerini) alçaltmışdı. Allahın kelimesi (tevhid kelimesi) ise, o çok yücedir. Allah mutlak gaalibdir, yegane hüküm ve hikmet saahibidir.

İbni Kesir

Eğer siz ona yardım etmezseniz; doğrusu Allah, ona yardım etmişti. Hani kafirler onu çıkarmışlardı da, o ikinin ikinicisydi. Hani onlar mağarada idiler ve hani o, arkadaşına; üzülme, Allah bizimledir, diyordu. Bunun üzerine Allah, ona sekinetini indirmişti, onu sizin görmediğiniz ordularla desteklemişti. Ve küfretmiş olanların sözünü alçaltmıştı. Allah'ın kelimesi ise en yüce olandır. Allah; Aziz'dir, Hakim'dir.

Mehmet Alagaş

(38-52) Ey iman edenler Allah yolunda fırlayın çıkın denildiğinde size ne oldu da arza çakılıp kaldınız, ahirete nazaran dünya hayatına mı razı geldiniz? / o mu hoşunuza gitti? Dünya hayatının geçim malzemeleri / metası, sonraki hayatınkinden / ahiretten daha azdı r, eğer fırlayıp çıkmazsanız, acıtıcı bir azapla size azap eder, sizden başka bir toplulukla sizi yer değiştirir / mübadele eder. O’na / Resulüne herhangi bir zarar veremezsiniz, Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Eğer O’na / Resulüne yardım etmezseniz, (Tebuk savaşı konusunda) kesin olan şu ki Allah O’na, kafirlerden ayrılıp hicret ettiğinde, mağara içindeki iki kişiden biri olduğu vakitte yardım et mişti. (Sevr mağarasındaki Resulullah ile arkadaşı Ebu Bekir) O vakit arkadaşına diyordu ki hüzünlenme / mahzun olma, Allah bizimle, ardından Allah’ta sakinliğini / sükûnetini onlar üzere indirdi ve O’nu / Resulünü görünmez ordular ile destekledi, kafirlerin kelimesini en aşağı olan yaptı (Pantolonun suflesi gibi) Allah’ın kelimesini ise işte onu da en yüce yaptı, Allah saygıdeğerdir, gerekçeli son kararı verir. Hafif, ağır tüm malzeme ve cihazlarınızla fırlayın, Allah yolunda mallarınızla kendinizle gayret gösterin / ceht gösterin / cihat edin, eğer bilirseniz ki bu sizin için iyidir / hayırlıdır. Şayet yakın bir fayda teklifi, kolay sefer sunulsa idi sana hemen tabi olurlardı, fakat, onlara bu, oldukça uzak ve meşakkatli / zorluklarla dolu bir iş olarak geldi, (Bizans’a bağlı Gassanilerle Tebuk seferi h.9 m 630) eğer gücümüz yetse idi, sizinle olurduk diye Allah’a yemin dahi ederler, onlar kendilerini helak ettiler, Allah biliyor ki onlar yalancıdırlar. Allah seni affetsin onlardan sadıklar ile yalancılar sana be lli olacağı zamana kadar beklemeyip niçin onlara iz in verdin? Allah’a ve ahiret gününe iman edenler malları ve kendileri ile cihat etmek konusunda senden izin istemezler, Allah sakınanları bilir. Senden izin isteyenler ise kesinlikle, Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyenlerdir, kalpleri kuşkuya düştü onlar kuşku içinde tereddüt eder dururlar. (Gitmesem mi acaba? ikilemi) Şayet çıkmayı dileselerdi, onun için belli bir hazırlık hazırlarlardı, (O yönde iradesi olanın hazırlanması da olur) fakat, Allah onların bu yaptıklarından hoşlanmadı ve onları sabitledi, onlara oturanlarla beraber oturun denildi. Şayet çıksalardı, sizin rahatsızlığınızı artırırlardı veya rahats ız olmanız için koşuştururlardı, sizi fitneye / sınamaya düşürürlerdi, sizin içinizde onları işitecek tipler de var, Allah zalimleri bilir. Onlar önceden de fitne çıkarmak istemişlerdi, senin işlerini ters düz etmişlerdi, ta ki sana gerçek geldi ve ta ki onlar hoşlanmasalar da Allah’ın işi / emri gün yüzüne çıktı. Onlardan bir kısmı, bize izin ver, bizi deneme / sınama diyor, dikkat edin böyle diyerek onlar yine bir sınamanın içindedirler, cehennem kesinlikle kafirleri kuşatmıştır. Sana bir güzellik dokunsa ondan kötü etkilenirler, sana musibet isabet ederse, daha önce biz işlerimizi ayarlamıştık derler, sevinerekten dönüp giderler, deki Allah’ın yazdığı dışında hiçbir şey bizlere isabet etmez / nasip olmaz, O bizim dostumuzdur, müminler Allah’ı vekil tayin ederler. De ki bize iki güzel şeyden birinin (Şehit veya Gazi olmak) gerçekleşmesini mi bekliyorsunuz? Biz de size Allah’ın yanındaki azabının yahut bizim elimizle bir azabın isabet etmesini bekliyoruz. O halde gözetleyin / gözlemleyin bizde sizlerle bera ber gözetliyoruz / hep beraber bekleyelim görelim.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer siz ona (Rasûlullah'a) yardım etmezseniz, ona Allah yardım etmiştir. Hani, kâfirler onu iki kişiden biri olarak (Ebu Bekir ile birlikte Mekke'den) çıkarmışlardı. O ikisi mağaradaydı. O, arkadaşına: "Üzülme! Çünkü Allah bizimle beraberdir." diyordu. Allah, O’na sükûnet/huzur vermiş ve onu görmediğiniz ordularla desteklemiştir. Kâfirlerin sözünü alçaltmıştır. Allah'ın kelimesi ise, o en yücedir. Allah Aziz'dir, Hakîm'dir.

Süleyman Ateş

Eğer siz o(Hak elçisi)ne yardım etmezseniz, iyi bilin ki, Allah ona yardım etmişti: Hani yalnız iki kişiden biri olduğu halde, inkar edenler kendisini (Mekke'den) çıkardıkları sırada ikisi mağarada iken arkadaşına "Üzülme, Allah bizimle beraberdir!" diyordu. (İşte o zaman) Allah (ona yardım etti) onun üzerine sekine(huzur ve güven duygu)sunu indirdi ve onu, sizin görmediğiniz askerlerle destekledi; inanmayanların sözünü alçattı. Yüce olan, yalnız Allah'ın sözüdür. Allah daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleymaniye Vakfı

Siz Muhammed'e yardım etmezseniz bilin ki Allah ona yardımını yapmıştır. Hani bir gün kafirler onu, iki kişiden biri olarak dipnot 1 (Mekke'den) çıkmak zorunda bıraktıklarında mağarada arkadaşına o şöyle diyordu: "Üzülme; şüphesiz Allah bizimle beraberdir." Allah da ona iç huzuru vermiş, görmediğiniz ordularla onu desteklemiş ve kafirlerin sözünü boşa çıkarmıştır. En yüce söz Allah'ın sözüdür dipnot 2 . Daima üstün olan ve bütün kararları doğru olan Allah'tır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Diğeri Ebu Bekir (r.a.)'dir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Enfal 8/30, kafirlerin Muhammed aleyhisselama kurdukları planın boşa çıkarıldığını bildirmektedir. Saffat 37/171-173, Mücadele 58/21'e göre de Allah elçilerini kurtarma sözü vermiş ve sözünü daima tutmuştur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ona yardım etmezseniz etmeyin; Allah yardımını yapmaktadır. Hani bir gün, kafirler onu, arkadaşıyla birlikte Mekke'den çıkmak zorunda bırakmışlardı da mağarada arkadaşına şöyle demişti: "Üzülme; Allah bizimle beraberdir." Allah da onları rahatlatmış, görmediğiniz ordularla desteklemiş ve kafirlerin sözünü yere düşürmüştü. Zaten yüce olan söz, Allah'ın sözüdür. Üstün olan ve doğru kararlar veren Allah'tır.

Şaban Britch

Eğer siz ona (Rasûlullah'a) yardım etmezseniz ona Allah yardım etmiştir. Hani, kâfirler onu iki kişiden biri olarak (Ebu Bekir ile birlikte Mekke'den) çıkarmışlardı. O ikisi mağaradaydı. O, arkadaşına: "Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir" diyordu. Allah, O’na sükûnet/huzur vermiş ve O’nu görmediğiniz ordularla desteklemiştir. Kâfirlerin sözünü alçaltmıştır. Allah'ın kelimesi ise, o en yüksektir. Allah Aziz'dir Hakim'dir.

Şaban Piriş

O'na yardım etmezseniz, bilin ki kafirler O'nu Mekke'den çıkardıklarında mağarada bulunan iki kişiden biri olarak Allah O'na yardım etmişti. Arkadaşına: -Üzülme, Allah bizimle beraberdir, diyordu. Allah, O'na güven vermiş ve O'nu görmediğiniz askerlerle desteklemiştir. Kafirlerin sözünü alçaltmıştır. Allah sözü en yücedir. Allah güçlüdür, hakimdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer siz ona yardım etmezseniz bilin ki, Allah ona zaten yardım etmişti. Hani küfredenler onu iki kişinin ikincisi olarak yurdundan çıkardıklarında, mağarada bulundukları bir sırada arkadaşına şöyle diyordu: "Tasalanma, Allah bizimle." Bunun üzerine Allah ona sükunet indirmiş ve kendisini sizin görmediğiniz ordularla desteklemişti de küfre sapanların sözünü sefil kılıp alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise yüce olanın ta kendisidir. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

If you do not afford him help and assist him in the accomplishment of Allah's purpose, you must realize that Allah graced him with triumph over his enemies -Quraish- who plotted for his life. Prompted by Allah and actuated by divine influence he left home with no one but his companion* to whom he was his second. In the cave** where they both hid, He said to his companion: Rest assured and do not grieve; we are not two but three; Allah is in our presence There and then did Allah inspire peace and tranquility as well as just confidence to the heart and mind of His Messenger and the thoughts were conveyed to one another, and He upheld him and supported him with an invisible array of angels. There, did Allah make what the infidels had forged in their breasts to what their tongues have vented fail to accord. Thus, was what they declared in words debased and the Word of Allah, supreme and dominant, is as always at the top; Allah is Azizun (Almighty) and Hakimun.

Abdul Haleem

Even if you do not help the Prophet, God helped him when the disbelievers drove him out: when the two of them were in the cave, he [Muhammad] said to his companion, ‘Do not worry, God is with us,’ and God sent His calm down to him, aided him with forces invisible to you, and brought down the disbelievers’ plan. God’s plan is higher: God is almighty and wise.

Abdullah Yusuf Ali

If ye help not (your leader), (it is no matter): for Allah did indeed help him, when the Unbelievers drove him out: he had no more than one companion; they two were in the cave, and he said to his companion, "Have no fear, for Allah is with us": then Allah sent down His peace upon him, and strengthened him with forces which ye saw not, and humbled to the depths the word of the Unbelievers. But the word of Allah is exalted to the heights: for Allah is Exalted in might, Wise.

Abul A'la Maududi

[9:40] It will matter little if you do not help the Prophet, for Allah surely helped him when the unbelievers drove him out of his home and he was but one of the two when they were in the cave, and when he said to his companion: "Do not grieve. Allah is with us." Then Allah caused His tranquillity to descend upon him, and supported him with hosts you did not see, He humbled the word of the unbelievers. As for Allah's Word, it is inherently uppermost. Allah is All-Powerful, All-Wise.

Aisha Bewley

If you do not help him, Allah did help him when the kuffar drove him out and there were two of them in the Cave. * He said to his companion, ‘Do not be despondent, Allah is with us.’ Then Allah sent down His serenity upon him and reinforced him with troops you could not see. He made the word of the kuffar undermost. It is the word of Allah which is uppermost. Allah is Almighty, All-Wise.

Al-Hilali & Khan

If you help him (Muhammad صلى الله عليه وسلم) not (it does not matter), for Allâh did indeed help him when the disbelievers drove him out, the second of the two; when they (Muhammad صلى الله عليه وسلم and Abu Bakr رضي الله عنه) were in the cave, he (صلى الله عليه وسلم) said to his companion (Abu Bakr رضي الله عنه): "Be not sad (or afraid), surely Allâh is with us." Then Allâh sent down His Sakînah (calmness, tranquillity, peace) upon him, and strengthened him with forces (angels) which you saw not, and made the word of those who disbelieved the lowermost, while the Word of Allâh that became the uppermost; and Allâh is All-Mighty, All-Wise.

Ali Quli Qarai

If you do not help him, then Allah has already helped him when the faithless expelled him, as one of two [refugees], when the two of them were in the cave, he said to his companion, ‘Do not grieve; Allah is indeed with us. ’ Then Allah sent down His composure upon him, and strengthened him with hosts you did not see, and He made the word of the faithless the lowest; and the word of Allah is the highest; and Allah is all-mighty, all-wise.

Amatul Rahman Omar

If you do not help him (- the Prophet), then (know) Allâh has already helped him when those who disbelieved turned him out (from Makkah with only one companion); he being the second of the two when they were both in the cave (of Thaur); and when he said to his companion (- Abû Bakr), `Grieve not (about me). Surely, Allâh is with us.' Then Allâh sent down His Shechinah (- peace and tranquility) upon him, and helped him with troops which were not visible to you, and He humbled the word of those who disbelieved to the lowest, and it is the word of Allâh alone which is the supermost (and so prevails). Allâh is All-Mighty, All-Wise.

Arthur John Arberry

If you do not help him, yet God has helped him already, when the unbelievers drove him forth the second of two, when the two were in the Cave, when he said to his companion, 'Sorrow not; surely God is with us. ' Then God sent down on him His Shechina, and confirmed him with legions you did not see; and He made the word of the unbelievers the lowest; and God's word is the uppermost; God is All-mighty, All-wise.

Bijan Moeinian

It is not important at all, if you do not help your prophet. God [suffices him as He] helped him before when the disbelievers made him to emigrate [from Mecca to Medina.] The prophet then told to his companion [while they were hiding from their persecutors, taking refuge] in the cave: "Do not be afraid. God is with us." Then God gave him peace of mind and sent an invisible army and made the words of the disbelievers worthless. God’s word is the supreme word as He is Almighty and the Most Wise.

E. Henry Palmer

Unless ye help him - and God did help him, when those who misbelieved drove him forth the second of two. When they twain were in the cave; when he said to his comrade, 'Grieve not, verily, God is with us;' and God sent down His shechina upon him, and aided him with hosts ye could not see, and made the word of those who misbelieved inferior, and the word of God superior; for God is mighty and wise.

Edip-Layth

If you do not help him, then God has helped him. When those who rejected expelled him, he was one of only two, and when both were in the cave, he said to his friend: "Do not grieve, for God is with us." So God sent down tranquility over him and He supported him with soldiers that you did not see, and He made the word of those who rejected be the lowest, and God's word be the highest. God is Noble, Wise.

George Sale

If ye assist not the prophet, verily God will assist him, as he assisted him formerly, when the unbelievers drove him out of Mecca, the second of two: When they were both in the cave; when he said unto his companion, be not grieved, for God is with us. And God sent down his security upon him, and strenghtened him with armies of angels, whom ye saw not. And He made the word of those who believed not, to be abased, and the word of God was exalted; for God is mighty and wise.

Hamid S. Aziz

If you do not help him (Muhammad), Allah will. (Remember) Allah did help him when those who disbelieved drove him forth, along with another (Abu Bakr). When the two were in the cave, he said to his comrade, "Fear not, verily, Allah is with us." (We are not merely two, He is the powerful third) Then Allah sent down His shechina (peace, reassurance) upon him, and aided him with hosts you could not see, and humbled the word of those who disbelieved, and exalted the word of Allah. Allah is Mighty and Wise.

Mahmoud Ghali

In case ever you do not vindicate him, (The prophet) yet Allah readily vindicated him, as the ones who disbelieved drove him out the second of two, as the two were in the cavern, as he said to his companion, "Grieve not; surely Allah is with us. "Then Allah sent down His serenity on him and aided him with hosts you did not see; and He made the word of the ones who disbelieved the basest; and the Word of Allah is that (which) is The Uppermost; and Allah is Ever-Mighty, Ever-Wise..

Marmaduke Pickthall

If ye help him not, still Allah helped him when those who disbelieve drove him forth, the second of two; when they two were in the cave, when he said unto his comrade: Grieve not. Lo! Allah is with us. Then Allah caused His peace of reassurance to descend upon him and supported him with hosts ye cannot see, and made the word of those who disbelieved the nethermost, while Allah's Word it was that became the uppermost. Allah is Mighty, Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

If you do not help (the Prophet, remember) God had helped him when the infidels had forced him to leave (and he was) one of two. When both of them were in the cave, he said to his companion: "Do not grieve, for God is with us." Then God sent divine peace on him, and invisible armies for his help, and made the unbelievers' purpose abject. Most exalted is God's word, for God is all-mighty and all-wise.

Muhammad Asad

If you do not succour the Apostle, then [know that God will do so -just as] God succoured him at the time when those who were bent on denying the truth drove him away, [and he was but] one of two: when these two were [hiding] in the cave, [and] the Apostle said to his companion, "Grieve not: verily, God is with us. " And thereupon God bestowed upon him from on high His (gift of] inner peace, and brought utterly low the cause of those who were bent on denying the truth, whereas the cause of God remained supreme: for God is almighty, wise.

Mustafa Khattab

˹It does not matter˺ if you ˹believers˺ do not support him, for Allah did in fact support him when the disbelievers drove him out ˹of Mecca˺ and he was only one of two. While they both were in the cave, he reassured his companion,[1] "Do not worry; Allah is certainly with us." So Allah sent down His serenity upon the Prophet, supported him with forces you ˹believers˺ did not see, and made the word of the disbelievers lowest, while the Word of Allah is supreme. And Allah is Almighty, All-Wise.

Progressive Muslims

If you do not help him, then God has helped him. When those who rejected expelled him, he was one of only two, and when they were in the cave, he said to his friend: "Do not grieve, for God is with us." So God sent down calmness over him and He supported him with soldiers that you did not see, and He made the word of those who rejected be the lowest, and God's word be the highest. God is Noble, Wise.

Rashad Khalifa

If you fail to support him (the messenger), GOD has already supported him. Thus, when the disbelievers chased him, and he was one of two in the cave, he said to his friend, "Do not worry; GOD is with us." GOD then sent down contentment and security upon him, and supported him with invisible soldiers. He made the word of the disbelievers lowly. GOD's word reigns supreme. GOD is Almighty, Most Wise.

Sahih International

If you do not aid the Prophet - Allah has already aided him when those who disbelieved had driven him out [of Makkah] as one of two, when they were in the cave and he said to his companion, "Do not grieve; indeed Allah is with us. " And Allah sent down his tranquillity upon him and supported him with angels you did not see and made the word of those who disbelieved the lowest, while the word of Allah - that is the highest. And Allah is Exalted in Might and Wise.

Sam Gerrans

Save you help him. And God helped him when those who ignore warning turned him out, the second of two, when they were in the cave, when he said to his companion: “Grieve thou not; God is with us.” Then God sent down His tranquillity upon him, and strengthened him with forces you did not see, and made the word of those who ignore warning the lowest; and the word of God, it is the uppermost; and God is exalted in might and wise.

Shabbir Ahmed

If you do not help the Messenger, Allah will help him, as always. When the disbelievers drove him out of his home, they were just two men. They had to seek refuge in a cave. The Messenger said to his companion, "Grieve not. Surely, Allah is with us." Then Allah sent His reassuring peace upon him, and supported him with invisible forces of faith and courage (9:26). He made the word of the disbelievers utterly low. Allah's Word remains Supreme, for Allah is Mighty, Wise.

Syed Vickar Ahamed

If you do not help (the Prophet, it is unimportant): Because Allah truly did help him, when the disbelievers drove him out (from Makkah): He (the Prophet) had only one companion (Abu Bakr): The two of them were in the Cave (of Thaur), and he said to his companion, "Do not fear, because Allah is with us:" Then Allah sent down His peace (and calm) upon him, and strengthened him with forces that you did not see, and made the word (to take the Prophet’s life) of the disbelievers completely false. But Allah’s Word is glorified to the highest: And Allah is Exalted in Strength (Aziz), All Wise (Hakeem).

Taqi Usmani

If you do not help him, (it makes no difference to the Prophet, because) Allah has already helped him when the disbelievers expelled him, and he was the second of the two, when they were in the cave, and he was saying to his companion, "Do not grieve. Allah is surely with us."So, Allah caused His tranquility to descend on him,and supported him with troops that you did not see, and rendered the word of the disbelievers humiliated. And the word of Allah is the uppermost. Allah is Mighty, Wise.

The Monotheist Group

If you do not help him, then God has helped him. When those who rejected expelled him, he was one of only two, and when they were in the cave, he said to his friend: "Do not grieve, for God is with us." So God sent down His tranquility over him and He supported him with soldiers that you did not see, and He made the word of those who rejected be the lowest, and the word of God be the highest. God is Noble, Wise.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 40. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 40. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 40. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩