Diyanet İşleri
Allah'ın, peygamberleri toplayıp "siz(den sonra davetiniz)e ne derece uyuldu?" diyeceği, onların da, "Bizim hiçbir bilgimiz yok. Gaybleri hakkıyla bilen ancak sensin" diyecekleri günü hatırlayın.
Mâide suresi
Mâide suresi, 109. ayet. يَوْمَ يَجْمَعُ ٱللَّهُ ٱلرُّسُلَ فَيَقُولُ مَاذَآ أُجِبْتُمْ قَالُوا۟ لَا عِلْمَ لَنَآ إِنَّكَ أَنتَ عَلَّٰمُ ٱلْغُيُوبِ
yevme yecme`u-llâhü-rrusüle feyeḳûlü mâẕâ ücibtüm. ḳâlû lâ `ilme lenâ. inneke ente `allâmü-lguyûb.
Allah'ın, peygamberleri toplayıp "siz(den sonra davetiniz)e ne derece uyuldu?" diyeceği, onların da, "Bizim hiçbir bilgimiz yok. Gaybleri hakkıyla bilen ancak sensin" diyecekleri günü hatırlayın.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kıyamet günü Îsâ'ya sorulan ve gökten inen sofra Mâide 109–120 3
Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde olup da başınıza ölüm musibeti gelirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder. Eğer şüphe ederseniz, onları namazdan sonra alıkorsunuz da Allah adına, "Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa değişmeyiz. Allah için yaptığımız şahitliği gizlemeyiz. Gizlediğimiz takdirde, şüphesiz günahkarlardan oluruz" diye yemin ederler.
(Eğer sonradan) o iki kişinin günaha girdikleri (yalan söyledikleri) anlaşılırsa, o zaman, bu öncelikli şahitlerin zarar verdiği kimselerden olan başka iki adam, onların yerine geçer ve "Allah'a yemin ederiz ki, bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden elbette daha gerçektir. Biz hakkı da çiğneyip geçmedik. Çünkü o takdirde, biz elbette zalimlerden oluruz" diye yemin ederler.
Bu (usul), şahitliği layıkıyla yerine getirmeleri ve yeminlerinden sonra başka yeminlere başvurulacağından endişe etmelerini sağlamak için en uygun çaredir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve dinleyin. Allah, fasık toplumu doğruya iletmez.
Allah'ın, peygamberleri toplayıp "siz(den sonra davetiniz)e ne derece uyuldu?" diyeceği, onların da, "Bizim hiçbir bilgimiz yok. Gaybleri hakkıyla bilen ancak sensin" diyecekleri günü hatırlayın.
O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun. Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i de öğretmiştim. Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkar edenler, "Bu, ancak açık bir büyüdür" demişlerdi.
Hani bir de, "Bana ve Peygamberime iman edin" diye havarilere ilham etmiştim. Onlar da "İman ettik. Bizim müslüman olduğumuza sen de şahit ol" demişlerdi.
Hani havariler de, "Ey Meryem oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" demişlerdi. İsa da, "Eğer mü'minler iseniz, Allah'a karşı gelmekten sakının" demişti.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
109. Yüce Allah Kıyamet gününe ve o gündeki dehşetli hallere dair haber vermekte ve o günde bütün peygamberleri toplayıp onlara: “Size ne cevap verildi?” diye soracağını bildirmektedir. Yani, Ümmetlerinizin size verdiği karşılık ne oldu?, diyecektir. “Onlar da: Bizim hiçbir bilgimiz yok” ey Rabbimiz, bunu bilen ancak sensin, sen bizden daha iyi bilirsin “şüphesiz gaybı en iyi bilen ancak sensin” yani Sen gayb olan hususları da halihazırdaki hususları da bilirsin “diyecekler.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey insanlar! Kıyamet gününde Allah'ın bütün resulleri toplayacağı o günü hatırlayın. Yüce Allah onlara şöyle buyurur: "Sizleri kendilerine göndermiş olduğum ümmetleriniz size ne cevap verdiler?". Onlar da cevabı Allah'a bırakarak şöyle dediler: "Bizim bir bilgimiz yoktur, -Rabbimiz- bunun ilmi sadece sana mahsustur. Şüphesiz sen gaybı en iyi bilensin."
Aynı kök: جوب (43 geçiş)
Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde,…
Aynı kök: جوب (43 geçiş)
Onlar yaralandıktan sonra Allah'ın ve Peygamberinin davetine uyan kimselerdir. Onlardan güzel davranıp iyilik edenlere ve Allah'a karşı gelmekten…
Aynı kök: جوب (43 geçiş)
Rableri, onlara şu karşılığı verdi: "Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz.…
Aynı kök: غيب (60 geçiş)
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Aynı kök: غيب (60 geçiş)
Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…
Aynı kök: غيب (60 geçiş)
(Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah'ın elçileri toplayıp da "Size ne cevap verildi?" dediği gün dipnot 1 "Bizim hiçbir bilgimiz yok; şüphesiz ki gizlilikleri bilen ancak sensin sen" dipnot 2 demiş (olacaklar)dır. dipnot 3
Allah bütün peygamberleri topladığı gün, onlara "Size ne cevap verildi?" deye soracak. Onlar, "Bizim bir bilgimiz yok, yaratılmışların idrakini aşan her şeyi tümüyle bilen yalnız Sensin!" diyecekler.
Allah'ın bütün peygamberleri toplayıp onlara, "Size ne cevap verildi?" diye soracağı gün onlar, "Bizim bir bilgimiz yok: Yalnız Sensin yaratılmışların idrakini aşan her şeyi tümüyle bilen!" diyecekler.
Allah, Rasulleri cem edeceği süreçte (Onlara sorar): "Size nasıl icabet edildi?", "Hiçbir bilgimiz yok! Kesinlikle gaybları bilen yalnız sensin" derler.
Allah, elçileri toplayacağı gün, şöyle diyecek: "Size verilen cevap nedir?" Onlar da: "Bizim bilgimiz yoktur; şüphesiz görünmeyenleri (gaybleri) bilen Sen'sin Sen."
Allah'ın peygamberleri toplayıp da «Size ne cevap verildi» dediği gün, «Bizim hiçbir bilgimiz yok, şüphesiz gizlilikleri hakkıyla bilen ancak sensin» diyeceklerdir.
Allah, elçileri topladığı gün, şöyle diyecek: "Size, ne yanıt verildi?" "Bizim bilgimiz yok. Kuşkusuz, gizli gerçekleri bilen, yalnızca Sensin, Sen!"
Allah, peygamberleri bir araya getirip de, "Size ne cevap verildi?" dediği gün, "Bizim hiçbir bilgimiz yok; gizlilikleri hakkı ile bilen ancak sensin" diyeceklerdir.
ALLAH elçileri topladığı gün: "Size ne cevap verildi" der. "Bir bilgimiz yok. Gizemleri sen bilirsin" derler. dipnot 1
ALLAH elçileri topladığı gün: 'Size ne cevap verildi,' der. 'Bir bilgimiz yok. Gizemleri sen bilirsin,' derler.
Allah bütün Resulleri toplayacağı o günde: "Size ne cevap verildi." diye soracak. Onlar da: "Bizim bir bilgimiz yok, gizli olanları bilen ancak Sensin Sen!" diyecekler.
O gün ki Allah bütün Resulleri toplayacak da "size ne cevab verildi?" buyuracak; "bizde ilim yok, sensin allamülguyub sen" diyecekler
Allah, Resulleri topladığı gün, "Nasıl karşılandınız der?" "Bizim bir bilgimiz yok, doğrusu gaybleri dipnot 1 bilen ancak Sen'sin." derler.
Allah, resulleri topladığı gün, "Nasıl karşılandınız der?" "Bizim bir bilgimiz yok, doğrusu gaybleri dipnot 1 bilen ancak Sen'sin." derler.
Allah, rasulleri topladığı gün, "Nasıl karşılandınız der?" "Bizim bir bilgimiz yok, doğrusu gayibleri dipnot 1 bilen ancak Sen'sin." derler.
Tanrı, elçileri toplayacağı gün şöyle diyecek: "Size verilen cevap nedir?" Onlar da: "Bizim bilgimiz yoktur; şüphesiz gaybleri bilen sensin, sen" derler.
O günde ki Allah bütün peygamberleri toplayıb da: "Size verilen o cevab nedir?" diyecek, onlar da: "Bizim hiç bir bilgimiz yok. Şübhesiz ğaybları hakkıyle bilen Sensin Sen" diyeceklerdir.
Allah, Rasulleri topladığı gün şöyle buyurur; Size ne cevab verildi? Onlar da: Bizim bir bildiğimiz yoktur, doğrusu gaybları bilen Sensin Sen, derler.
(109-110) Allah resulleri bir araya getirdiği gün der ki size ne cevap verildi? Derler ki, bir bilgimiz yok, muhakkak ki sen gaybleri / bize gizlenmiş olanları en iyi bilensin, O vakit Allah Ey Meryem oğlu İsa senin ve annenin / validenin üzerindeki nimetlerimi hatırlayıp söyle dedi, seni kutsal ruh ile desteklemedik mi? Beşikteyken ve yetişkinken insanlarla konuştun, bir vakit te sana kitabı, gerekçeleri / hikmeti, Tevrat’ı, ve İncil’i öğrettim, bir vakit te iznimle balçıktan kuş görünümünde bir şey yaratıyordun, o nun içine üflüyordun, o da iznimle uçan kuş oluyordu, anadan doğma körü, vücudunda beyazlıklar olan alacayı iznimle iyi ediyordun, iznimle ölüleri dışarı çıkarıyordun, İsrail oğullarını senden savmıştım, onlara açıklamalarla gelmiştin, onlardan kafir olanlar dediler ki, bu ancak ve ancak apaçık bir büyüdür / s ihirdir / etkileme sanatıdır.
Allah peygamberleri toplayacağı gün: “Size ne cevap verildi?” buyuracak, onlar da: “Bizim hiçbir bilgimiz yok. Şüphesiz gaybları çok iyi bilen ancak sensin.” diyecekler.
Allah, Elçileri toplayacağı gün: "Size ne cevap verildi?" der. "Bizim bilgimiz yok, derler, gizlileri bilen yalnız sensin, sen!"
Allah, elçilerini topladığı günde onlara "Size ne cevap verildi?" diye soracak, onlar da "Bizim bu konuda bir bilgimiz yok. Bütün gaybı /her şeyin iç yüzünü dipnot 1 bilen sensin!" diyeceklerdir.
Allah, elçilerini bir araya toplayacağı gün onlara: "Nasıl karşılandınız?" diye soracak, onlar da "Bizde bir bilgi olmaz; bütün gaybı (her şeyin içyüzünü) dipnot 1 sen bilirsin" diyeceklerdir.
Allah peygamberlerini topladığı gün: "Size ne cevap verildi?" der. Onlar da derler ki: Bizim bir bilgimiz yoktur, gaybları en iyi bilen sadece sensin!
Bir gün Allah, Resulleri bir araya getirir ve Onlara: -Size ne cevap verildi der. Onlar da derler ki: -Bizim bir bilgimiz yoktur, gaybları en iyi bilen sadece sensin!
Allah, resulleri bir araya getireceği gün şöyle der: "Size ne cevap verildi?" Şöyle derler: "Hiçbir bilgimiz yok. Gaybları en iyi biçimde bilen sensin, sen!"
One day shall Allah gather the Messengers and ask them, thus: "What response did you get from the people to whom you were sent and how did it accord with their deeds!" And they shall say: "Glory be to You, but You are the Omniscient of all the unknown and of all the invisible and of all private thoughts and feelings".
On the Day when God assembles all the messengers and asks, ‘What response did you receive?’ they will say, ‘We do not have that knowledge: You alone know things that cannot be seen.’
One day will Allah gather the messengers together, and ask: "What was the response ye received (from men to your teaching)?" They will say: "We have no knowledge: it is Thou Who knowest in full all that is hidden."
The Day dipnot 1 when Allah will gather together the Messengers dipnot 2 and say: 'What answer were you given?' They will reply: 'We have no real knowledge of it. dipnot 3 You alone fully know all that lies beyond the reach of human perception.
On the day Allah gathers the Messengers together and says, ‘What response did you receive?’ they will say, ‘We do not know. You are the Knower of unseen things.’
On the Day when Allâh will gather the Messengers together and say to them: "What was the response you received (from men to your teaching)?" They will say: "We have no knowledge, verily, only You are the All-Knower of all that is hidden (or unseen)."
The day Allah will gather the apostles and say, ‘What was the response to you?’ They will say, ‘We have no knowledge. Indeed You are knower of all that is Unseen.’
(Imagine) the day when Allâh will gather together all the Messengers and asks, `What response did you receive?' They will say, `We have no real knowledge (about the minds of the people), surely it is You alone Who have true and perfect knowledge of all things unseen. '
The day when God shall gather the Messengers, and say, 'What answer were you given?' They shall say, 'We have no knowledge; Thou art the Knower of the things unseen.
The Day will come when God will ask His Prophets: "What kind of response did you receive?" They will reply: “We do not know [what was in the heart of the believers]; only You have the full knowledge of all secrets. ”
On the day when God shall assemble the apostles and shall say, 'How were ye answered?' they will say, 'We have no knowledge; verily, thou art He who knoweth the unseen. '
The day God will gather the messengers and He will say, "What was the response you received?"; they said, "We have no knowledge, you are the Knower of all the unseen."
Think of the day when Allah will assemble the Messengers and say, 'What was the reply made to you?' They will say, 'We have no knowledge, it is only Thou Who art the Knower of hidden things.
On the day when Allah will assemble the Messengers and say, "What was your response from mankind. " they will say, "We have no knowledge; verily, Thou art He who knows in full the hidden."
The Day when Allah will gather the Messengers, so He will say, "What answer were you given?" They will say, "We have no knowledge; surely You, Ever You, are The Superb Knower of the (Things) Unseen. "
In the day when Allah gathereth together the messengers, and saith: What was your response (from mankind)? they say: We have no knowledge. Lo! Thou, only Thou art the Knower of Things Hidden,
The day God will gather the apostles and ask: "What answer was made to you?" They will say: "We know not. You alone know the secrets unknown."
ON THE DAY when God shall assemble all the apostles and shall ask, "What response did you receive?" -they will answer, "We have no knowledge; verily, it is Thou alone who fully knowest all the things that are beyond the reach of a created being's perception. "
˹Consider˺ the Day Allah will gather the messengers and say, "What response did you receive?" They will reply, “We have no knowledge ˹compared to You˺! You ˹alone˺ are indeed the Knower of all unseen.”
The Day God will gather the messengers and He will Say: "What was the response you received"; they said: "We have no knowledge, you are the Knower of all the unseen. "
The day will come when GOD will summon the messengers and ask them, "How was the response to you?" They will say, "We have no knowledge. You are the Knower of all secrets."
[Be warned of] the Day when Allah will assemble the messengers and say, "What was the response you received?" They will say, "We have no knowledge. Indeed, it is You who is Knower of the unseen"
The day God gathers the messengers, He will say: “What was the response to you?” They will say: “We have no knowledge; Thou art the Knower of the Unseen Realms.”
On the Day when Allah will assemble all Messengers and ask them, "What was the long term response to your teachings?" They will say, "We have no knowledge. You, only You are the Knower of the Unseen."
On the Day, when Allah will gather the messengers together, and asks them: "What was the response you received (from men to your teaching)?" They will say: "We have no knowledge: (It is) only You are All Knowing of all that is Hidden (Aalim-Al-Ghaib). "
(Be mindful of) the day when Allah will assemble the messengers and will say to them, "How were you responded to?" They will say, “We have no knowledge. Surely You alone have the full knowledge of all that is unseen.”
The Day God will gather the messengers and He will say: "What was the response you received?" They said: "We have no knowledge, you are the Knower of all the unseen."