Diyanet İşleri
Musa, "Ey Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebilirim. Artık bizimle, o yoldan çıkmışların arasını ayır" dedi.
Mâide suresi
Mâide suresi, 25. ayet. قَالَ رَبِّ إِنِّى لَآ أَمْلِكُ إِلَّا نَفْسِى وَأَخِى فَٱفْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ ٱلْقَوْمِ ٱلْفَٰسِقِينَ
ḳâle rabbi innî lâ emlikü illâ nefsî veeḫî fefruḳ beynenâ vebeyne-lḳavmi-lfâsiḳîn.
Musa, "Ey Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebilirim. Artık bizimle, o yoldan çıkmışların arasını ayır" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve kutsal toprak Mâide 20–26 3
Dediler ki: "Ey Musa! O (dediğin) topraklarda gayet güçlü, zorba bir millet var. Onlar oradan çıkmadıkça, biz oraya asla giremeyiz. Eğer oradan çıkarlarsa, biz de gireriz."
Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz galiplersiniz. Eğer mü'minler iseniz, yalnızca Allah'a tevekkül edin."
Dediler ki: "Ey Musa! Onlar orada bulundukça, biz oraya asla girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin, onlarla savaşın. Biz burada oturacağız."
Musa, "Ey Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebilirim. Artık bizimle, o yoldan çıkmışların arasını ayır" dedi.
Allah, şöyle dedi: "O halde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan çıkmış kavme üzülme."
(Ey Muhammed!) Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, "Andolsun seni mutlaka öldüreceğim" demişti. Öteki, "Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder" demişti.
"Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
25. Mûsâ aleyhisselam onların kendisine başkaldırdıklarını görünce şöyle dedi: “Ey Rabbim, ben kendimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum.” Yani onlarla savaşmak hususunda bize itaat edilmiyor ve ben bunlar üzerinde zorbalık edecek durumda da değilim. “Artık bizimle o fasıklar topluluğunun arasını ayır.” Hikmetinin gerektirdiği cezayı üzerlerine indirmek sureti ile bizimle onlar arasında hükmünü ver. İşte bu, onların söz ve fiillerinin fasıklığı gerektiren büyük günahlardan olduğuna delildir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa -aleyhisselam- Rabbine şöyle dedi: Ey Rabbim! Kendime ve kardeşim Harun'dan başka hiçbir kimseye gücüm yetmiyor. Ey Rabbim! Senin ve resulünün emrine itaat etmeyenlerle bizim aramızı ayır.
Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Ortak kavram: Fısk
De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve…
Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Fısk
Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle, o zalimlere gökten bir…
Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Fısk
Allah, şöyle dedi: "O halde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan…
Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize…
Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Andolsun biz, "Allah'a kulluk edin" diye (uyarması için) Semud kavmine, kardeşleri Salih'i peygamber olarak göndermiştik. Bir de ne görsün, onlar…
Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Onlar şöyle dediler: "Musa'yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla."
Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Musa) "Rabbim! Ben kendim ve kardeşimden başkasına sahip (hâkim) olamıyorum; bizimle, yoldan çıkmış bu toplumun arasını ayır!" demişti.
(Musa) "Rabbim! Sözüm kendimden ve kardeşimden başkasına geçmiyor. O halde, bizimle şu sapkın halk arasındaki farkı gözet!" diye yalvardı.
(Musa,) "Ey Rabbim! Benim sadece kendime ve kardeşim (Harun)a sözüm geçiyor! O zaman, bizimle bu sapkın halk arasına bir çizgi çek!" diye yalvardı.
(Musa) şöyle dedi: "Rabbim. . . Muhakkak ki ben, sadece kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum. . . Artık bizimle o fasıklar (inancı bozulmuşlar) topluluğunun arasını ayır. "
(Musa:) "Rabbim, gerçekten kendimden ve kardeşimden başkasına malik olamıyorum. Öyleyse bizimle fasıklar topluluğunun arasını Sen ayır." dedi.
Mûsâ: «Rabbim! Ben kendimden ve kardeşimden başkasına hakim olamıyorum; bizimle, bu yoldan çıkmış toplumun arasını ayır» dedi.
Dedi ki: "Efendim! Aslında, kendim ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Yoldan çıkmış bu toplumla, artık aramızı ayır!"
Musa, "Rabbim! Ben kendimden ve kardeşimden başkasına hakim olamıyorum; bizimle bu yoldan çıkmış toplumun arasını ayır" diye yalvardı.
O da bunun üzerine: "Efendim, ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum. Bizimle yoldan çıkmış bu topluluğun arasını ayır" dedi.
O da bunun üzerine: 'Rabbim, ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum. Bizimle yoldan çıkmış bu topluluğun arasını ayır,' dedi.
Musa: "Ey Rabbim, görüyorsun, ben kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum; artık bizimle o doğru yoldan çıkmış topluluğun arasını ayır!" dedi.
Dedi: Yarab, görüyorsun ben nefsimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum, artık bizimle o fasıkler kavminin arasını ayır
(Musa) "Ey Rabb'im! Kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. O halde bizimle fasık halkın arasını ayır." dedi.
Dedi: "Ey Rabb'im! Kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. O halde bizimle fasık dipnot 1 halkın arasını ayır."
Dedi: "Ey Rabb'im! Kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. O halde bizimle fasık dipnot 1 toplumun arasını ayır.".
(Musa:) "Rabbim, gerçekten kendimden ve kardeşimden başkasına malik olamıyorum. Öyleyse bizimle fasıklar kavminin arasını sen ayır" dedi.
(Musa) "Yarab, ben kendimle kardeşimden başkasına malik olmuyorum. Artık bizim aramızla o faasıklar güruhunun arasını sen ayır" dedi.
Demişti ki: Rabbım; ben, ancak kendime ve kardeşime sahibim. Artık bizimle fasıklar güruhunun arasını ayır.
(20-26) Musa kavmime dedi ki Ey kavmin, Allah’ın üzerinizde ki nimetlerini hatırlayın, sizin içinizden Resuller yaptı, sizi egemen olanlar / melikler yaptı, alemlerde kimseye verilmemiş olan şeyler size verdi. (İçlerinden resul ve melikler çıkarmanın dışındaki diğer nimetleri; firavundan kurtuldular, denizi onlara yardı, menn ve selva verdi, taştan içilebilir on iki pınardan akan su çıkardı, bulutları onlara gölge etti, alemlere üstün kıldı,) Ey kavmim Allah’ın size yazdığı / farz kıldığı kutsal arza / yere girin, (Filistin, Eriha, Şam, Ürdün) ardınız üzere geri dönmeyin, hasara uğrayanlara dönüşürsünüz. Dediler ki ey Musa muhakkak ki orada zor kullanan / cebbar bir kavim var, oradan onlar çıkana değin oraya girmeyeceğiz, eğer ki onlar oradan çıkarlar, kesinlikle hemen gireriz. (Amelika kavmi) Allah’ın üzerlerinde nimeti olan iki adam dedi ki (Kalib ve Yuşa b. Nun) onların üzerine belirli bir kapıdan girin, oraya girdiğiniz zaman muhakkak ki siz galipsiniz (siz yeter ki şehre girin, ödlek onlar) eğer iman ediyorsanız , Allah’ı vekil tayin edin. Dediler ki ey Musa kesinlikle biz onlar orada kalmaya devam ettikleri sürece ebediyyen oraya girmeyiz, git, sen ve Rabbin her ikiniz savaşın biz işte burada oturup kalacağız. Musa da Ey Rabbim dedi, ben kendim ve kardeşim dışında birine egemen olamıyorum, yoldan çıkmış kavimle bizim aramızı ayır, Allah dedi ki muhakkak ki onlara / İsrail oğullarına kırk sene orası haram edildi. Yer yüzünde sersem vaziyette gezinsinler, yoldan çıkmış kavim için de ümitsizliğe düşme / tasalanma / ye’se düşme.
Mûsâ: Rabbim! Ben kendimden ve kardeşimden başkasına güç yetiremiyorum. Artık bizimle bu fasık toplumun arasını ayır, dedi.
(Musa), "Ya Rabbi, dedi, ben kendimden ve kardeşimden başkasına malik değilim. Bizimle, o yoldan çıkmış toplumun arasını ayır."
Musa dedi ki: "Rabbim! Benim kendimden ve kardeşimden başkasına gücüm yetmiyor. Bizi, yoldan çıkmış bu topluluktan ayır!"
Musa dedi ki "Ey Rabbim, benim gücüm sadece kendime ve kardeşime yeter. Artık bizimle o yoldan çıkmış topluluğunun arasını ayır."
Musa: Rabbim, ben, kendimden ve kardeşimden başkasına güç yetiremiyorum. Artık bizimle bu fasık toplumun arasını ayır, dedi.
Musa: -Rabbim, ben, kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Artık bizimle bu fasık toplumun arasını ayır, dedi.
Şöyle yakardı Musa: "Rabbim! Nefsimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Artık sapıklar topluluğu ile bizim aramızı ayır."
There and then prayed Mussa: "O Allah, my Creator", he said: "I have no jurisdiction over any but myself and my brother, we leave them to You to judge between us and those wrongful of actions and to ordain what You will".
He said, ‘Lord, I have authority over no one except myself and my brother: judge between the two of us and these disobedient people.’
He said: "O my Lord! I have power only over myself and my brother: so separate us from this rebellious people!"
Thereupon Moses said: 'My Lord! I have control over none but my own self and my brother; so distinguish between us and the transgressing people.'
He said, ‘My Lord, I have no control over anyone but myself and my brother, so make a clear distinction between us and this deviant people. ’
He [Mûsâ (Moses)] said: "O my Lord! I have power only over myself and my brother, so separate us from the people who are the Fâsiqûn (rebellious and disobedient to Allâh)!"
He said, ‘My Lord! I have no power over [anyone] except myself and my brother, so part us from the transgressing lot. ’
(Moses) said, `My Lord! surely, I have no control but on myself and my brother (Aaron), therefore bring about separation between us and these disobedient people. '
He said, 'O my Lord, I rule no one except myself and my brother. So do Thou divide between us and the people of the ungodly.'
Moses cried: "Lord, I am only responsible for myself and my brother (Aaron. ) Please do not count me among these rotten people."
Said he, 'My Lord, verily, I can control only myself and my brother; therefore part us from these sinful people. '
He said, "My Lord, I do not control except myself and my brother, so separate between us and between the wicked people."
Moses said, O Lord, surely I am not master of any except my self, and my brother; therefore make a distinction between us and the ungodly people.
Said he, "My Lord, verily, I can control only myself and my brother; therefore, part (distinguish) us from this rebellious people. "
He said, "Lord! Surely I possess (no authority) on anyone except myself and my brother. So distinguish between us (Literally: part between us and "between") and the immoral people.
He said: My Lord! I have control of none but myself and my brother, so distinguish between us and the wrong-doing folk.
Said (Moses): "O Lord, I have control over none but myself and my brother; so distinguish between us and these, the wicked people. "
Prayed [Moses]: "O my Sustainer! Of none am I master but of myself and my brother [Aaron]: draw Thou, then, a dividing-line between us and these iniquitous folk!"
Moses pleaded, "My Lord! I have no control over anyone except myself and my brother. So set us apart from the rebellious people."
He said: "My Lord, I do not posses except myself and my brother, so separate between us and between the wicked people. "
He said, "My Lord, I can only control myself and my brother. So, allow us to part company with the wicked people."
[Moses] said, "My Lord, indeed I do not possess except myself and my brother, so part us from the defiantly disobedient people. "
Said he: “My Lord, I have no power save over myself and my brother; so make Thou a division between us and the perfidious people.”
Moses said, "My Lord! I have power only over myself and my brother, allow us to part ways from those who keep drifting away from the Commands. "
He said: "O my Lord! I have power only over myself and my brother: So separate us from this defiant people!"
He said, "O my Lord, I have no control except over myself and my brother. So, make a distinction between us and the sinning people."
He said: "My Lord, I do not possess except myself and my brother, so separate between us and between the wicked people."