Diyanet İşleri
Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.
Mâide suresi
Mâide suresi, 30. ayet. فَطَوَّعَتْ لَهُۥ نَفْسُهُۥ قَتْلَ أَخِيهِ فَقَتَلَهُۥ فَأَصْبَحَ مِنَ ٱلْخَٰسِرِينَ
feṭavve`at lehû nefsühû ḳatle eḫîhi feḳatelehû feaṣbeḥa mine-lḫâsirîn.
Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Âdem'in iki oğlu; bir cana kıymak Mâide 27–34 3
(Ey Muhammed!) Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, "Andolsun seni mutlaka öldüreceğim" demişti. Öteki, "Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder" demişti.
"Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım."
"Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır."
Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.
Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten aciz miyim ben?" dedi. Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.
Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitap'ta) şunu yazdık: "Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resullerimiz apaçık deliller (mucize ve ayetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hala) yeryüzünde aşırı gitmektedir.
Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
30. Anca cani bu sözlerden dolayı cinâyeti işlemekten geri durmadı. Bu azarın ona bir faydası olmadı. Kararını sürdürdü ve sonunda nefsi kendisine kardeşini öldürmeyi kolaylaştırdı. Oysa şeriat ve insan tabiatı cana gereken saygıyı göstermeyi gerektirmektedir. “O da onu öldürdü. Böylece hüsrana uğrayanlardan oldu..” Dünya ve âhiretini kaybedenlerden oldu. Her katilin önünde böyle bir yolu ilk açan kişi o oldu. “Kim kötü bir yol açacak olursa onun vebali ve kıyamet gününe kadar onun ile amel edecek olanların vebali o kimsenin üzerinedir.” İşte bu bakımdan sahih hadiste Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu sabittir: “Bir can öldürüldü mü mutlaka onun kanının (cezasının) yarısı, Adem’in (katil olan) ilk oğlunun boynuna yüklenir. Çünkü öldürme çığrını ilk açan kişi odur.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kâbil'e kendisine kötülüğü emreden ve yaptıran nefsi, kardeşi Hâbil'i zulmederek öldürmesini hoş gösterdi ve sonunda onu öldürdü. Kâbil bu suçu işledikten sonra bunun sebebiyle nefsinin dünyadaki ve ahiretteki nasiplerini eksiltenlerden oldu.
Aynı kıssa: Âdem'in İki Oğlu · Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: صبح (45 geçiş)
Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu…
Aynı kıssa: Âdem'in İki Oğlu · Aynı kıssa: Hz. Âdem
(Ey Muhammed!) Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden…
Aynı kıssa: Âdem'in İki Oğlu · Aynı kıssa: Hz. Âdem
"Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan…
Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
Ey iman edenler! Siz eğer kafir olanlara uyarsanız sizi gerisin geriye (küfre) çevirirler de büsbütün hüsrana uğrarsınız.
Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
"Andolsun, kendiniz gibi bir beşere itaat ederseniz mutlaka ziyana uğrarsınız."
Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
Dediler ki: "Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz."
Aynı kök: صبح (45 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
(O zaman) iman edenler derler ki: "Sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle Allah'a yemin edenler şunlar mı?" Bunların çabaları boşa…
Aynı kök: صبح (45 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
"İşte bu sizin, Rabbiniz hakkında beslediğiniz zannınızdır. O, sizi mahvetti de ziyana uğrayanlardan oldunuz."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonunda nefsi onu, kardeşini öldürmeye itmiş ve onu öldürmüş; bu yüzden de kaybedenlerden olmuştu.
Fakat diğerinin benlik davası, onu kardeşini öldürmeye sevk etti; sonunda onu öldürdü, böylece kaybedenlerden oldu.
Fakat diğerinin ihtirası onu kardeşini öldürmeye sürükledi ve onu öldürdü: Böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.
Nihayet benliğindeki hırs ve haset ona kardeşini öldürmeyi kolaylaştırdı, böylece onu öldürdü. . . Bu yüzden hüsrana uğrayanlardan oldu.
Sonunda nefsi ona kardeşini öldürmeyi (tahrik edip zevkli göstererek) kolaylaştırdı; böylece onu öldürdü, bu yüzden hüsrana uğrayanlardan oldu.
Nihayet (diğer kardeş ise), nefsi, kardeşini öldürmek hususunda ona boyun eğdirmiş ve onu öldürmüş, böylece hüsrana uğrayanlardan olmuştu.
Kardeşini öldürmek için, benliği onu sürükledi. Sonunda onu öldürdü; böylece yitime uğradı.
Nefsi onu, kardeşini öldürmeye itti; o da nefsine uyarak onu öldürdü, ziyana uğrayanlardan oldu.
Egosu onu, kardeşini öldürmeye kışkırttı. Onu öldürdü ve böylece kaybetti.
Egosu onu, kardeşini öldürmeye kışkırttı. Onu öldürdü ve böylece kaybetti.
Bunun üzerine nefsi ona kardeşini öldürmeyi kolay gösterdi de tutup onu öldürdü ve artık hüsrana uğrayanlardan olmuştu.
Bunun üzerine nefsi kendine kardeşini öldürmeyi kolay gösterdi, tuttu onu öldürdü, artık husrana düşenlerden olmuştu
Nefsi dipnot 1 kardeşini isteyerek öldürmesini kolaylaştırdı. O da onu öldürdü. Böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.
Nefsi dipnot 1 kardeşini isteyerek öldürmesini kolaylaştırdı. O da onu öldürdü. Böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.
Nefsi dipnot 1 kardeşini isteyerek öldürmesini kolaylaştırdı. O da onu öldürdü. Böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.
Sonunda nefsi ona kardeşini öldürmeyi kolaylaştırdı; böylece onu öldürdü, bu yüzden hüsrana uğrayanlardan oldu.
Nihayet nefsi, kardeşini öldürmiye (isteyerek) uymuş da onu öldürmüşdü, bu yüzden (maddi, manevi) ziyana uğrayanlardan olmuşdu.
Bunun üzerine kardeşini öldürmekte nefsine uydu ve onu öldürdü de hüsrana uğrayanlardan oldu.
(27-32) Onlara Hz, Adem’in iki oğlunun haberini sesli okuyarak aktar, her ikisi de birer kurban sundukları vakit, o ikisinden birinin kurbanı kabul edilmiş diğerinin ki kabul edilmemişti, seni öldüreceğim dedi, O da muhakkak ki Allah, sakınanlardan kabul eder, eğer bana katletmek için elini uzatırsan, ben sana karşı öldürmek için elimi uzatmam, çünkü ben alemlerin Rabbi Allah’tan kesinlikle korkarım dedi , kesinlikle dilerim ki günahlarına beni öldürme günahını da katarsın ve (haksız yere birini öldürmekten dolayı) cehennem halkından olursun, işte bu zalimlerin cezasıdır. Nefsi onu kardeşini öldürme konusunda galeyana getirdi / kışkırttı ve o da kardeşini öldürdü, hasara uğramış halde sabahladı. Allah, yeri eşen / çukur açan bir kargayı sırf ona kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek amacıyla yarattı, dedi ki o kadar aciz miyim ki ben kardeşimin cesedini gömmekte bir karga kadar dahi olamadım, pişman halde / nedamet getirerek sabahladı. İşte bu nedenden dolayı, İsrail oğullarına şunu yazdık, bir başka kişin karşılığı veya arzda fesat nedeniyle olmaksızın birinin kişiyi öldürmesi tıpkı insanların tümünü öldürmesi gibidir, kim de onları yaşatırsa tüm insanları yaşatmış gibidir, onlara Resullerimiz gerçekten açıklamalarla geldiler, sonra da onlardan çokları bunun ardından arzda savurganlar / israf edenler oldular.
Nefsi ona kardeşini öldürmeyi güzel gösterdi. Ve onu öldürerek hüsrana uğrayanlardan oldu.
Nefsi, onu kardeşini öldürmeye çağırdı, (o da nefsine uyarak) onu öldürdü, ziyana uğrayanlardan oldu.
Sonunda nefsi onu, kardeşini öldürmeye ikna etti, o da öldürdü. Böylece kaybedenlerden oldu.
İçinden bir dürtü onu, kardeşini öldürmeye itti ve öldürdü. Böylece kaybedenlere karıştı gitti.
Nefsi ona kardeşini öldürmeyi güzel gösterdi. Ve onu öldürerek hüsrana uğrayanlardan oldu.
Bunun üzerine kardeşini öldürmek hususunda nefsi ona boyun eğdi. Ve onu öldürerek hüsrana uğrayanlardan oldu.
Nihayet nefsi onu kardeşini öldürmeye ısındırdı, o da onu öldürdü. Böylece hüsrana uğramışlardan oldu.
He succumbed to his evil thought of slaying his brother and he killed him, only to incur the loss of the noble qualities of the soul and be one of those born to be losers.
But his soul prompted him to kill his brother: he killed him and became one of the losers.
The (selfish) soul of the other led him to the murder of his brother: he murdered him, and became (himself) one of the lost ones.
At last his evil soul drove him to the murder of his brother, and he killed him, whereby he himself became one of the losers.
So his lower self persuaded him to kill his brother, and he killed him and became one of the lost.
So the Nafs (self) of the other (latter one) encouraged him and made fair-seeming to him the murder of his brother; he murdered him and became one of the losers.
So his soul prompted him to kill his brother, and he killed him, and thus became one of the losers.
But (the baser instincts of) his mind prompted him (whose offering was not accepted) to kill his brother (whose offering was accepted), so he killed him, wherefore he became one of the losers.
Then his soul prompted him to slay his brother, and he slew him, and became one of the losers.
[Even after this warning, ] He followed his vain desire and killed his brother and became a looser.
But his soul allowed him to slay his brother, and he slew him, and in the morning he was of those who lose.
So he found it in himself to kill his brother, and he killed him. He thus became one of the losers.
But his soul suffered him to slay his brother, and he slew him; wherefore he became of the number of those who perish.
But the other's soul compelled him to slay his brother, and so he slew him, and became one of the losers.
Then his self persuaded him to the killing of his brother, so he killed him, then he became among the losers.
But (the other's) mind imposed on him the killing of his brother, so he slew him and became one of the losers.
Then the other was induced by his passion to murder his brother, and he killed him, and became one of the damned.
But the other's passion drove him to slaying his brother; and he slew him: and thus he became one of the lost.
Still, the other convinced himself to kill his own brother, so he killed him—becoming a loser.
So he found it in himself to kill his brother; so he killed him. He thus became one of the losers.
His ego provoked him into killing his brother. He killed him, and ended up with the losers.
And his soul permitted to him the murder of his brother, so he killed him and became among the losers.
And his soul allowed him the killing of his brother; and he killed him, and became of the losers.
His ego led him into killing his brother. He killed him and became a loser.
The (selfish) soul of the other (brother) led him to the murder of his brother: (For) he murdered him, and became (himself) one of the lost ones.
His self, however, prompted him to kill his brother, so he killed him and became one of the losers.
So he found it in himself to kill his brother; so he killed him. He thus became one of the losers.