Mâide suresi

Mâide suresi, 29. ayet

Mâide suresi, 29. ayet. إِنِّىٓ أُرِيدُ أَن تَبُوٓأَ بِإِثْمِى وَإِثْمِكَ فَتَكُونَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلنَّارِ وَذَٰلِكَ جَزَٰٓؤُا۟ ٱلظَّٰلِمِينَ

innî ürîdü en tebûe biiŝmî veiŝmike fetekûne min aṣḥâbi-nnâr. veẕâlike cezâu-żżâlimîn.

Diyanet İşleri

"Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 26–32 · surenin 29. ayeti / 120

Konu Âdem'in iki oğlu; bir cana kıymak Mâide 27–34 3

  1. Mâide 26

    Allah, şöyle dedi: "O halde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan çıkmış kavme üzülme."

  2. Mâide 27

    (Ey Muhammed!) Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, "Andolsun seni mutlaka öldüreceğim" demişti. Öteki, "Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder" demişti.

  3. Mâide 28

    "Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım."

  4. 29

    "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır."

  5. Mâide 30

    Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.

  6. Mâide 31

    Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten aciz miyim ben?" dedi. Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.

  7. Mâide 32

    Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitap'ta) şunu yazdık: "Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resullerimiz apaçık deliller (mucize ve ayetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hala) yeryüzünde aşırı gitmektedir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

29. “Ben isterim ki; sen kendi günahını da benim günahımı da yüklenip cehennemliklerden olasın.” Yani eğer ben katil veya maktul olmaktan birisi olacaksam, senin beni öldürmeni tercih ederim. Böylelikle her iki günahı da sen yüklenmiş olursun. “İşte zalimlerin cezası budur” Bu da öldürmenin büyük günahlardan olduğuna ve cehenneme girmeyi gerektiren suçlardan olduğuna delildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Hâbil, Kâbil'in gözünü korkutmak amacıyla senin daha önce işlemiş olduğun günahların ve beni zulmederek öldürmenin günahıyla Allah'ın huzuruna dönmeni istiyorum. Böylece kıyamet gününde cehennem ehlinden olup oraya girenlerden birisi olmanı istiyorum. Bu ceza haddi aşanların cezalandırıldığı bir karşılıktır. Ben ise seni öldürme günahıyla oraya dönenlerden olmak istemiyorum.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنِّىٓ inni ben
  2. أُرِيدُ uridu isterim ki kök: رود
  3. أَن en
  4. تَبُوٓأَ tebu'e sen yüklenip kök: بوا
  5. بِإِثْمِى biismi benim günahımı kök: اثم
  6. وَإِثْمِكَ ve ismike ve kendi günahını kök: اثم
  7. فَتَكُونَ fetekune olasın kök: كون
  8. مِنْ min
  9. أَصْحَـٰبِ eshabi halkından kök: صحب
  10. ٱلنَّارِ ۚ n-nari ateş kök: نور
  11. وَذَٰلِكَ ve zalike ve budur
  12. جَزَٰٓؤُا۟ ceza'u cezası kök: جزي
  13. ٱلظَّـٰلِمِينَ z-zalimine zalimlerin kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Âdem'in İki Oğlu · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    (Ey Muhammed!) Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden…

  • Aynı kıssa: Âdem'in İki Oğlu · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    "Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan…

  • Aynı kıssa: Âdem'in İki Oğlu · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki ben hem benim günahımı dipnot 1 hem de kendi günahını yüklenip senin ateş halkından olmanı istiyorum! Zalimlerin cezası işte budur."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada maksat katil olan kişinin hem "cinayet işlemesi sebebiyle üstlendiği günahı" hem de "başka sebeplerle işlediği diğer günahlarını" üstlenmesi söz konusu edilmektedir. Aksi takdirde Kur'ân'da çeşitli âyetlerde (En‘âm 6:164; İsrâ' 17:15; ‘Ankebût 29:12-13; Fâtır 35:18; Zümer 39:7; Necm 53:38) belirtildiği gibi, hiçbir günah yüklüsü başkasının günah yükünü yüklenemez.

Mustafa İslamoğlu

Dilerim, hem benim günahımı hem de (benden dolayı) kazandığın günahı yüklenir ve böylece cehennemin yolunu tutarsın: Zaten zalimlerin cezası da budur."

Muhammed Esed

(Beni öldürürsen,) dilerim, hem kendi günah(lar)ını, hem de benim günahlarımı(n yükünü) yüklenir ve böylece cehennemin yolunu tutarsın! Çünkü zalimlerin cezası budur.

Ahmed Hulusi

"İsterim ki hem benim suçumun vebalini hem de kendi suçunun vebalini yüklenesin; ateş ehlinden olasın. . . İşte budur zalimlerin cezası!"

Ali Bulaç

"Şüphesiz kendi günahını ve benim günahımı yüklenmeni ve böylelikle ateşin halkından olmanı isterim. Zulmedenlerin cezası budur."

Ali Özek ve heyeti

«Ben istiyorum ki, sen, (beni öldürmenden dolayı) hem benim günahımı hem de kendi günahını yüklenip ateşe atılacaklardan olasın; zalimlerin cezası işte budur.»

Ali Rıza Safa

"Aslında, hem benim suçlarımı hem de kendi suçlarını yüklenmeni; böylece, ateşin yoldaşlarından olmanı istiyorum. Çünkü haksızlık yapanların cezası, işte budur!"

Bayraktar Bayraklı

"Ben isterim ki sen, benim günahımı da, senin günahını da yüklenip ateş halkından olasın! Zalimlerin cezası budur."

Edip Yüksel

"Günahımı günahınla birlikte yüklenerek cehenneme girmeni isterim. Zalimler böyle cezalandırılır."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Günahımı günahınla birlikte yüklenerek cehenneme girmeni isterim. Zalimler böyle cezalandırılır.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ben, hem benim hem de kendinin günahını yüklenip cehennemliklerden olmanı isterim. Zulmedenlerin cezası işte budur!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ben isterim ki sen benim günahımı da kendi günahını da yüklenüb varasın da o ateşe layıklardan olasın, zalimlerin cezası işte budur

Erhan Aktaş

"Dilerim ki, benim günahımla dipnot 1 birlikte kendi günahını da yüklenerek Ateş'e gidenlerden olursun. Çünkü zalimlerin cezası budur."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Beni öldürmenden dolayı kazanacağın günahla.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Dilerim ki, benim günahımla dipnot 1 birlikte kendi günahını da yüklenerek Ateş'e gidenlerden olursun. Çünkü zalimlerin cezası budur."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Beni öldürmenden dolayı kazanacağın günahla.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Dilerim ki, benim günahımla dipnot 1 birlikte kendi günahını da yüklenerek Ateş'e gidenlerden olursun. Çünkü zalimlerin cezası budur.".

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Beni öldürmenden dolayı kazanacağın günahla.

Gültekin Onan

"Kuşkusuz kendi günahını ve benim günahımı yüklenmeni ve böylelikle ateşin halkından olmanı isterim. Zulmedenlerin cezası budur."

Hasan Basri Çantay

"Şübhesiz dilerim ki sen kendi günahınla birlikde benim günahımı da yüklenesin de o ateşin yaranından olasın. İşte zaalimlerin cezası budur".

İbni Kesir

Dilerim ki sen; benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. Zalimlerin cezası da budur.

Mehmet Alagaş

(27-32) Onlara Hz, Adem’in iki oğlunun haberini sesli okuyarak aktar, her ikisi de birer kurban sundukları vakit, o ikisinden birinin kurbanı kabul edilmiş diğerinin ki kabul edilmemişti, seni öldüreceğim dedi, O da muhakkak ki Allah, sakınanlardan kabul eder, eğer bana katletmek için elini uzatırsan, ben sana karşı öldürmek için elimi uzatmam, çünkü ben alemlerin Rabbi Allah’tan kesinlikle korkarım dedi , kesinlikle dilerim ki günahlarına beni öldürme günahını da katarsın ve (haksız yere birini öldürmekten dolayı) cehennem halkından olursun, işte bu zalimlerin cezasıdır. Nefsi onu kardeşini öldürme konusunda galeyana getirdi / kışkırttı ve o da kardeşini öldürdü, hasara uğramış halde sabahladı. Allah, yeri eşen / çukur açan bir kargayı sırf ona kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek amacıyla yarattı, dedi ki o kadar aciz miyim ki ben kardeşimin cesedini gömmekte bir karga kadar dahi olamadım, pişman halde / nedamet getirerek sabahladı. İşte bu nedenden dolayı, İsrail oğullarına şunu yazdık, bir başka kişin karşılığı veya arzda fesat nedeniyle olmaksızın birinin kişiyi öldürmesi tıpkı insanların tümünü öldürmesi gibidir, kim de onları yaşatırsa tüm insanları yaşatmış gibidir, onlara Resullerimiz gerçekten açıklamalarla geldiler, sonra da onlardan çokları bunun ardından arzda savurganlar / israf edenler oldular.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ben, hem benim günahımı hem kendi günahını yüklenerek sonunda cehennemliklerden olmanı isterim, zulmedenlerin cezası işte budur, dedi.

Süleyman Ateş

"Ben isterim ki sen, benim günahımı da, senin günahını da yüklenip ateş halkından olasın! zalimlerin cezası budur."

Süleymaniye Vakfı

İsterim ki sen, hem benim günahımı hem kendi günahını dipnot 1 yüklenesin de o ateşin ahalisinden olasın. Yanlış yapanların cezası işte budur."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Benim günahımı" ifadesi, "beni öldürme günahını" anlamındadır. Yoksa kimse kimsenin günahını üstlenmez (Fatır 35/18).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İsterim ki hem benim günahımı hem de kendi günahını sırtlanasın da cehennem ahalisinden olasın dipnot 1 . Yanlış yapanların cezası işte budur."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Günahkar olduğun için Allah kurbanını kabul etmedi. İsterim ki bana karşı işleyeceğin suçun günahını da üstlenip cehennemliklerden olasın.

Şaban Britch

Ben, hem benim hem de kendi günahını yüklenerek cehennemliklerden olmanı isterim, zulmedenlerin cezası işte budur, dedi.

Şaban Piriş

Ben, hem benim hem de kendi günahını yüklenerek cehennemliklerden olmanı isterim, zulmedenlerin cezası budur, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

"Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da senin günahını da yüklenip ateş halkından olasın. İşte budur zalimlerin cezası!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"In fact", he added, "I wish you would bear the consequences of my iniquities and of your wrongs and be an inmate of Hell, for this is the reward of those, wrongful of actions".

Abdul Haleem

and I would rather you were burdened with my sins as well as yours and became an inhabitant of the Fire: such is the evildoers’ reward.’

Abdullah Yusuf Ali

"For me, I intend to let thee draw on thyself my sin as well as thine, for thou wilt be among the companions of the fire, and that is the reward of those who do wrong."

Abul A'la Maududi

I would desire that you be laden with my sin and with your sin, dipnot 1 and thus become among the inmates of the Fire. That indeed is the right recompense of the wrong-doers.'

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The righteous son of Adam told his brother that rather than both of them becoming sinners by trying to kill each other, he would prefer to see the entire sin fall on the lot of the one who was intent on the murder - the sin of the aggressor's attempt to murder, as well as the sin of any injury that might be inflicted on him in self-defence.

Aisha Bewley

I want you to take on both my wrongdoing and your wrongdoing and so become one of the Companions of the Fire. That is the repayment of the wrongdoers.’

Al-Hilali & Khan

"Verily, I intend to let you draw my sin on yourself as well as yours, then you will be one of the dwellers of the Fire; and that is the recompense of the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers)."

Ali Quli Qarai

I desire that you earn [the burden of] my sin and your sin, to become one of the inmates of the Fire, and such is the requital of the wrongdoers. ’

Amatul Rahman Omar

`I would rather like you to bear (the burden of) the sin (committed) against me (- the sin of the murder), and (that of) your own sin (committed previously due to which your offering was not accepted), and thus you would become of the fellows of the Fire. ' Such indeed is the recompense of the wrongdoers.

Arthur John Arberry

I desire that thou shouldest be laden with my sin and thy sin, and so become an inhabitant of the Fire; that is the recompense of the evildoers. '

Bijan Moeinian

"I prefer that you bear the consequence of your own sin [of killing me] as well as my sin [any possible harming you in defense] rather than end up in the Hell which is the punishment of unjust people. "

E. Henry Palmer

verily, I wish that thou mayest draw upon thee my sin and thy sin, and be of the fellows of the Fire, for that is the reward of the unjust. '

Edip-Layth

"I want you to have both my sin as well as your own sin, and you will then be among the dwellers of the fire. Such is the reward of the wicked."

George Sale

I choose that thou shouldest bear my iniquity and thine own iniquity; and that thou become a companion of hell fire; for that is the reward of the unjust.

Hamid S. Aziz

"Verily, I would rather that you draw upon yourself my sin and yours, and become of the fellows of the Fire, for that is the reward of the evil-doer (or unjust). "

Mahmoud Ghali

Surely I would (like) that you would incur (upon yourself) my vice and your vice, (and) so you become one of the companions (i. e. inhabitants) of the Fire, and that is the recompense of the unjust."

Marmaduke Pickthall

Lo! I would rather thou shouldst bear the punishment of the sin against me and thine own sin and become one of the owners of the fire. That is the reward of evil-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

I would rather you suffered the punishment for sinning against me, and for your own sin, and became an inmate of Hell. And that is the requital for the unjust."

Muhammad Asad

I am willing, indeed, for thee to bear [the burden of] all the sins ever done by me as well as of the sin done by thee: [but] then thou wouldst be destined for the fire, since that is the requital of evildoers!"

Mustafa Khattab

I want to let you bear your sin against me along with your other sins, then you will be one of those destined to the Fire. And that is the reward of the wrongdoers."

Progressive Muslims

"I want you to have both my sin as well as your own sin, and you will then be among the dwellers of the Fire. Such is the reward of the wicked."

Rashad Khalifa

"I want you, not me, to bear my sin and your sin, then you end up with the dwellers of Hell. Such is the requital for the transgressors."

Sahih International

Indeed I want you to obtain [thereby] my sin and your sin so you will be among the companions of the Fire. And that is the recompense of wrongdoers."

Sam Gerrans

“I wish thee to bear my sin and thy sin, and to become of the companions of the Fire; and that is the reward of the wrongdoers.”

Shabbir Ahmed

"I would rather have you carry two sins. First, of slaying me, and second, of slaying the person inside you, and be among the dwellers of the Fire. That is the reward for the wrongdoers."

Syed Vickar Ahamed

"As for me, I intend to let you take upon yourself my sin as well as yours, for you will be among the Companions of the Fire, and that is the reward of those who do wrong. "

Taqi Usmani

I would rather let you bear my sin and your sin, and then become one of the people of the Fire. That is the punishment of the unjust."

The Monotheist Group

"I want you to have both my sin and your own sin, and you will then be among the dwellers of the Fire. Such is the recompense of the wicked."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 29. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 29. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 29. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩