Diyanet İşleri
Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır.
Mâide suresi
Mâide suresi, 58. ayet. وَإِذَا نَادَيْتُمْ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ ٱتَّخَذُوهَا هُزُوًا وَلَعِبًا ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لَّا يَعْقِلُونَ
veiẕâ nâdeytüm ile-ṣṣalâti-tteḫaẕûhâ hüzüvev vele`ibâ. ẕâlike biennehüm ḳavmül lâ ya`ḳilûn.
Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dini alaya alanlar; "Allah'ın eli bağlıdır" diyenler Mâide 57–66 3
Sizin dostunuz ancak Allah'tır, Resulüdür ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekatı veren mü'minlerdir.
Kim Allah'ı, O'nun peygamberini ve inananları dost edinirse, bilsin ki şüphesiz Allah taraftarları galiplerin ta kendileridir.
Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kafirleri dost edinmeyin. Eğer mü'minler iseniz Allah'a karşı gelmekten sakının.
Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır.
De ki: "Ey kitap ehli! Sadece Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilmiş olan (ilahi kitap)lara inandığımızdan ve çoğunuzun da fasıklar olmasından ötürü bizden hoşlanmıyorsunuz."
De ki: "Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah'ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. İşte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır."
(Yanınıza) küfürle girip yine (yanınızdan) küfürle çıktıkları halde, size geldiklerinde "İnandık" dediler. Allah, onların saklamakta oldukları şeyi daha iyi bilir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 57–58. ayetler için yazılmıştır.
57-58. Yüce Allah, bu buyrukları ile mü’min kullarına, yahudi ve hristiyanların oluşturduğu Kitap ehlini ve diğer kâfirleri dost edinip onları sevmeyi, onları dost ve yardımcı edinmeyi, mü’minlerin sırlarını onlara açıklamayı, İslâm’a ve müslümanlara zarar verecek şekilde işlerine yardımcı olmayı yasaklamaktadır. Zira onların sahip oldukları iman, böylelerini dost edinmeyi terk etmeyi gerektirmekte ve böylelerine düşmanlık etmeye teşvik etmektedir. Diğer taraftan Allah’ın emirlerini yerine getirmek ve O’nun yasaklarından sakınmaktan ibaret olan Allah’tan korkup sakınma emri (takvâ) da böylelerine düşmanlık beslemeyi gerektirir.
Müşriklerin, kâfirlerin ve müslümanlara muhalif hareketlerde bulunanların durumları da böyledir. Bunlar da müslümanların dini olan İslâm’a dil uzatmakta, onu alaya almakta, eğlence ve oyun edinmektedirler. O dini küçümsemekte ve hakir görmektedirler. Özellikle de müslümanların en belirgin amelleri ve en değerli ibadetleri olan namaza karşı böyle bir tutum sergilemektedirler. Müslümanlar, namaz için seslendiklerinde namazı alaya alırlar, onunla eğlenirler. Bu, akılsızlıklarından ve büyük cahilliklerinden kaynaklanmaktadır. Yoksa gerçekten akılları bulunsaydı itaatle namaza koşarlar, namazın, nefislerin sahip olacağı bütün erdemlerin en büyüğü olduğunu bilirlerdi.
Şimdi ey mü’minler, kâfirlerin durumunu, size ve dininize olan aşırı düşmanlıklarını bildiğinize göre, bütün bunlara rağmen onlara düşmanlık beslemeyen biri olursa bu, İslâm’ın o kimse için ucuz bir değer olduğuna, İslâm’a dil uzatana yahut küfür ve sapıklıkla ona karşı çıkana aldırış etmediğine, böyle bir kimsenin mertlik ve insanlık namına hiçbir şeye sahip olmadığına delildir. Böyle olan bir kimse hem kendisinin dosdoğru bir dine sahip olduğunu, hak din üzere olduğunu, onun dışındaki dinlerin ise batıl olduğunu iddia edip hem de bu dini alay ve eğlenceye alan, o din ile o dine mensup kimseler ile alay eden cahil ve ahmak kimseleri dost edinmeye nasıl razı olabilir? Bu gibi ifadeler asgarî bir anlayış seviyesine sahip olan herkes tarafından kolaylıkla anlaşılacağı gibi, böylelerine karşı düşmanlık beslemeye bir teşvik mahiyetindedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İnsanları Allah'a yaklaştıran en büyük taat/ibadet olan namaza çağırdığınız zaman onu alaya alıp eğlenirler. Bu, onların akıllarını kullanmayan kimseler olduklarından, Allah'ın insanlara yapılmasını meşru kıldığı ibadetinin ve şeriatının manasını anlamamalarından dolayıdır.
Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden…
Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah'ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha…
Aynı kök: لعب (20 geçiş) · Aynı kök: هزا (34 geçiş)
Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kafirleri dost edinmeyin. Eğer mü'minler…
Aynı kök: لعب (20 geçiş) · Aynı kök: هزا (34 geçiş)
Şayet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, "Biz sadece lafa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk", derler. De ki: "Allah'la, O'nun ayetleriyle…
Aynı kök: لعب (20 geçiş) · Aynı kök: عقل (49 geçiş)
Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hala akıllanmayacak…
Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Aynı kök: ندو (53 geçiş)
İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…
Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Aynı kök: ندو (53 geçiş)
(Ey Muhammed!) Odaların arkasından sana bağıranların çoğu aklı ermeyen kimselerdir.
Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Salât'a dipnot 1 (ibadete) çağırdığınız zaman onu alay ve oyun edinirler. Bu (davranış), onların düşünmeyen bir toplum olmalarındandır.
Onları salat'a çağırdığınız zaman, onu hafife alırlar ve oyun ederler. Bu, onların kafalarını kullanmayan bir topluluk olduğunu göstermektedir.
Onları namaza çağırdığınızda onu küçümserler ve alaya alırlar- Çünkü onlar akıllarını kullanmayan bir topluluktur.
Salat için ezan okuduğunuzda, ezanı alay ve eğlence edindiler. . . Bu, onların aklını kullanamayan bir güruh olmalarından ötürüdür.
Onlar, siz birbirinizi namaza çağırdığınızda onu alay ve oyun (konusu) edinirler. Bu, gerçekten onların akıl erdirmeyen bir topluluk olmalarındandır.
Namaza çağırdığınız zaman, onu alay konusu ve oyuncak ediniyorlar. Bu, onların, akıllarını kullanmayan kimseler olmalarındandır.
Namaz için çağrı yaptığınızda, onu, oyun ve eğlence edinirler. Aklını kullanmayan bir toplum oldukları için böyledir.
Namaza çağrıldığınız zaman onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu davranış, onların düşünmeyen bir toplum olmalarındandır.
Salata çağırdığınızda onunla alay edip eğlendiler. Düşünmeyen bir topluluktur onlar.
Namaza çağırdığınızda onunla alay edip eğlendiler. Düşünmeyen bir topluluktur onlar.
Namaz için ezan okuduğunuz zaman, onu bir eğlence ve oyun yerine koyuyorlar. İşte bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır.
Namaza ezan okuduğunuz zaman onu bir eğlence ve oyun yerine koyuyorlar, bu işte onların akılları ermez bir güruh olmalarından
Salata dipnot 1 çağrıldığınız zaman, onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu, onların kesinlikle aklını kullanmayan bir topluluk olmalarındandır.
Salata dipnot 1 çağrıldığınız zaman, onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu, onların kesinlikle aklını kullanmayan bir topluluk olmalarındandır.
Salata dipnot 1 çağrıldığınız zaman, onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu, onların kesinlikle aklını kullanmayan bir toplum olmalarındandır.
Onlar, siz birbirinizi namaza çağırdığınızda onu alay ve oyun (konusu) edinirler. Bu gerçekten onların akletmeyen bir topluluk olmalarındandır.
(Ezanla) birbirinizi namaza çağırdığınız zaman (onu) bir eğlence ve bir oyun (mevzuu) edinirler. Bu, kendilerinin hakıykaten akıllarını kullanmaz bir günuh olmalarındandır.
Birbirinizi namaza çağırdığınızda; onu alay ve eğlenceye alırlar. Bu, onların gerçekten kabul edemez bir topluluk olmalarındandır.
(57-62) Ey iman edenler, sizden önce kitap verilenler içinden dininizi, eğlence ve oyun haline getirenleri ve kafirleri dost edinmeyin, eğer iman edenler iseniz, Allah’tan sakının. Siz namaza seslendiğinizde, onu eğlence ve oyun haline getiriyorlar, bu onların akletmeyen bir topluluk olmalarındandır. De ki ey kitap ehli, bizden Allah’a iman ettiğimiz, bize indirilene ve bizden önce indirilene iman ettiğimiz için mi nefret ediyorsunuz? Muhakkak ki sizin çoğunuz yoldan çıkmış kimselerdir. De ki Allah katında ceza olarak bundan daha fena / daha şer bir şeyi size haber vereyim mi? Allah’ın lanet ettiği ve gazap ettiği kimsedir, onlardan maymunlar, domuzlar ve Tağuta tapanlar oluşturmuştur, mekân olarak ta onlar fena yerdedirler ve yolun orta noktasından sapmışlardır. Si ze geldiklerinde iman ettik derler, kesinlikle aranıza kafir olarak girerler ve o halde de ayrılırlar, onların neyi ağızlarında sakladıklarını en iyi Allah bilir , onların çoğunun günah, kötülük haram yeme / rüşvet yeme üzerine yarış ettiklerini görürsün, yapıyor oldukları şey ne kötüdür.
Namaza çağırdığınızda, onu alaya ve eğlenceye alırlar. Bu, onların akletmeyen bir toplum olmasındandır.
Namaza çağırıldığınız zaman onu eğlence ve oyun yerine koydular. Düşüncesiz bir topluluk oldukları için böyle yaptılar.
Namaz için çağrı yaptığınızda /ezan okuduğunuzda onlar namazı hafife alıp eğlenirler. Bu, onların, aklını kullanmayan bir topluluk olmalarından dolayıdır.
Birbirinizi namaza çağırdığınız zaman onu hafife alıp oyun edinirler. Bu, onların, aklını kullanmayan bir topluluk olmaları sebebiyledir.
Namaza çağırdığınızda, onu alaya ve eğlenceye alırlar. Bu, onların akletmeyen bir toplum olmasındandır.
Namaza çağırdığınızda, onu alaya ve eğlenceye alırlar. Bu, onların akletmeyen bir toplum olmasındandır.
Namaza çağırdığınızda onu oyun ve eğlence edindiler. Böyle yaptılar; çünkü onlar akıllarını işletmeyen bir topluluktur.
And when you call to prayer, they mockingly mimic and deride the act of worship and amuse themselves with what they hear and see. This is because they are a people who lack the faculty of comprehending intellectually.
When you make the call to prayer, they ridicule it and make fun of it: this is because they are people who do not reason.
When ye proclaim your call to prayer they take it (but) as mockery and sport; that is because they are a people without understanding.
And when you call for Prayer, they take it for a mockery and sport. dipnot 1 That is because they are a people who do not understand. dipnot 2
When you call to salat they make a mockery and a game of it. That is because they are people who do not use their intellect.
And when you proclaim the call for As-Salât [call for the prayer (Adhân)], they take it (but) as a mockery and fun; that is because they are a people who understand not.[1]
When you call to prayer, they take it in derision and play. That is because they are a people who do not apply reason.
And when you call (the people) to Prayer, they take it lightly and consider it worthless. They do so because they are a people who do not understand.
and when you call to prayer, take it in mockery and as a sport; that is because they are a people who have no understanding.
The latter make a fun of it when you invite the Believers to worship with your chant. This is because they are not capable of understanding.
Nor those who, when ye call to prayer, take it for a jest and a sport; that is because they are a people who do not understand.
If you call to the contact prayer, they take it as fun and games. That is because they are a people who do not reason.
nor those who, when ye call to prayer, make a laughing-stock and a jest of it, this they do, because they are people who do not understand.
Nor those who, when you call to prayer, take it for a jest and a sport; that is because they are a people without understanding.
And when you call out to prayer, they take it to themselves in mockery and as a plaything; that is they are a people who do not consider.
And when ye call to prayer they take it for a jest and sport. That is because they are a folk who understand not.
(Nor make friends with) those who, when you call (the faithful) to prayer, make mock of it and jest, because they do not understand.
for, when you call to prayer, they mock at it and make a jest of it-simply because they are people who do not use their reason.
When you call to prayer, they mock it in amusement. This is because they are a people without understanding.
And if you call to the contact-method, they take it as fun and games. That is because they are a people who do not understand.
When you call to the Contact Prayers (Salat), they mock and ridicule it. This is because they are people who do not understand.
And when you call to prayer, they take it in ridicule and amusement. That is because they are a people who do not use reason.
And when you call to the duty they take it in mockery and fun, for it is that they are people who do not reason!
When you call to prayer, they mock at it and make a jest of it, simply because they are a people who do not use reason. (They know not that the call with its clearest Mission Statement is unique in the world and speaks volumes of the conviction behind it).
And when you recite your call to prayer they take it as a joke without (any) seriousness that is because they are a people without understanding.
When you call for Salāh, they take it in jest and fun. That is because they are a people who do not understand
And if you call to the contact prayer, they take it for mockery and play. That is because they are a people who do not comprehend.