Mâide suresi

Mâide suresi, 55. ayet

Mâide suresi, 55. ayet. إِنَّمَا وَلِيُّكُمُ ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُمْ رَٰكِعُونَ

innemâ veliyyükümü-llâhü verasûlühû velleẕîne âmenü-lleẕîne yüḳîmûne-ṣṣalâte veyü'tûne-zzekâte vehüm râki`ûn.

Diyanet İşleri

Sizin dostunuz ancak Allah'tır, Resulüdür ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekatı veren mü'minlerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 52–58 · surenin 55. ayeti / 120

Konu Dost edinme ve Allah'ın taraftarları Mâide 51–56 3

  1. Mâide 52

    İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, "Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasında koşup durduklarını görürsün. Ama Allah, yakın bir fetih veya katından bir emir getirir ve onlar içlerinde gizledikleri şeye (nifaka) pişman olurlar.

  2. Mâide 53

    (O zaman) iman edenler derler ki: "Sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle Allah'a yemin edenler şunlar mı?" Bunların çabaları boşa çıkmıştır. Böylece ziyan edenler olmuşlardır.

  3. Mâide 54

    Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler. Onlar mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah'ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

  4. 55

    Sizin dostunuz ancak Allah'tır, Resulüdür ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekatı veren mü'minlerdir.

  5. Mâide 56

    Kim Allah'ı, O'nun peygamberini ve inananları dost edinirse, bilsin ki şüphesiz Allah taraftarları galiplerin ta kendileridir.

  6. Mâide 57

    Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kafirleri dost edinmeyin. Eğer mü'minler iseniz Allah'a karşı gelmekten sakının.

  7. Mâide 58

    Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

55. Allah tebâreke ve teâlâ, yahudi, hristiyan ve onların dışında kalan kâfirleri dost edinmeyi yasaklayıp, onları dost edinmenin âkıbet itibari ile apaçık bir hüsran olduğunu söz konusu ettikten sonra, özellikle dost edinilmesi gereken kimseleri haber verip bunun sağlayacağı fayda ve maslahatı söz konusu ederek: “Sizin dostunuz, ancak Allah’tır, Rasulü’dür…” buyurmaktadır. Yüce Allah’ın dost edinilmesi iman ve takvâ ile mümkündür. Mü’min ve takvâ sahibi olan herkes Allah’ın dostudur, velisidir. Allah’ın dostu olan bir kimse aynı zamanda Allah Rasûlünün de dostudur. Allah’ı ve Rasûlünü dost edinen bir kimse, bu dostluğunun tamamlayıcı bir unsuru olarak onları dost edinen kimseleri de dost edinir. Ki bunlar da zahir ve batınları ile imanı gerçekleştiren, namazı şartları ile farzları ile tamamlayıcı unsurları ile dosdoğru kılan ve böylece mabuda ihlâsla bağlanan, insanlara iyilik eden, içlerindeki hak sahibi kimselere mallarından zekâtı gönül hoşnutluğu ile veren müminlerdir. Yüce Allah’ın: “ve boyun eğmiş bir halde” buyruğu, Allah’a zillet ve itaatle boyun eğdikleri halde demektir.

Yüce Allah’ın: “Sizin dostunuz, ancak Allah’tır, Rasulü’dür ve iman etmiş olanlardır” buyruğundaki “ancak” anlamını veren hasr edatı yalnızca sözü geçen kimseleri dost edinmenin, onların dışında kalanları ise dost edinmekten uzak kalmanın gerektiğine delildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kâfirlerden olan Yahudiler, Hristiyanlar ve diğerleri sizin veliniz ve yardımcınız değildirler. Doğrusu sizin veliniz ve yardımcınız ancak Allah, resulü, namazı tam olarak kılanlar, Allah'a karşı boyun eğerek tevazuyla mallarının zekâtını veren Müminlerdir.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّمَا innema ancak
  2. وَلِيُّكُمُ veliyyukumu sizin veliniz kök: ولي
  3. ٱللَّهُ llahu Allah(tır) kök: اله
  4. وَرَسُولُهُۥ ve rasuluhu ve Elçisi(dir) kök: رسل
  5. وَٱلَّذِينَ vellezine
  6. ءَامَنُوا۟ amenu ve mü'minlerdir kök: امن
  7. ٱلَّذِينَ ellezine öyle ki
  8. يُقِيمُونَ yukimune ayakta tutan kök: قوم
  9. ٱلصَّلَوٰةَ s-salate salatı kök: صلو
  10. وَيُؤْتُونَ ve yu'tune ve veren kök: اتي
  11. ٱلزَّكَوٰةَ z-zekate zekatlarını kök: زكو
  12. وَهُمْ ve hum ve onlar
  13. رَٰكِعُونَ rakiune rüku'a varan kök: ركع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ركع (13 geçiş) · Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)

    Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: ركع (13 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kök: ركع (13 geçiş)

    "Ey Meryem! Rabbine divan dur. Secde et ve (O'nun huzurunda) rüku edenlerle beraber rüku et" demişlerdi.

  • Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

  • Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Yalnızca Allah, O'nun Elçi'si ve inananlardır sizin müttefikiniz. O inananlar ki, namazı hakkını vererek kılarlar, zekatı gönülden gelerek verirler; çünkü onlar Allah'a boyun eğerler.

Muhammed Esed

Unutmayın ki sizin yardımcılarınız sadece Allah ve Elçisi ve imana erenler olacaktır; (yani) namazlarında devamlı ve dikkatli olanlar, arındırıcı (mali) yükümlülüklerini yerine getirenler ve (Allahın karşısında) boyun eğenler:

Ahmed Hulusi

Sizin Veliyy'niz sadece Allah'tır, "HU"nun Rasulüdür ve (şu) iman edenlerdir ki, onlar salatı ikame ederler ve rüku halinde zekatı verirler.

Ali Bulaç

Sizin dostunuz (veliniz), ancak Allah, O'nun elçisi, rüku' ediciler olarak namaz kılan ve zekatı veren mü'minlerdir.

Ali Özek ve heyeti

Sizin asıl dostunuz (veliniz) ancak Allah'tır, Rasûlüdür, iman edenlerdir. Onlar ki Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler.

Ali Rıza Safa

Sizin dostunuz, yalnızca Allah, O'nun elçisi ve inananlardır. Onlar, namazlarında sürekli olanlar, zekatı verenler ve eğilenlerdir.

Bayraktar Bayraklı

Sizin dostunuz, ancak Allah'tır, peygamberdir ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılıp zekatı veren, iman edenlerdir.

Edip Yüksel

Gerçek dostlarınız, ALLAH, elçisi ve salatı gözetip alçak gönüllü olarak zekatı veren müminlerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gerçek dostlarınız, ALLAH, elçisi ve namazı gözetip alçak gönüllü olarak zekatı veren müminlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sizin dostunuz önce Allah, sonra peygamberi, sonra namaza devam eden ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek zekat veren mü'minlerdir,

Elmalılı Hamdi Yazır

Sizin veliniz evvel Allah, sonra Resulü, sonra o iyman etmiş olanlardır ki namaza devam ederler ve rüku' halinde zekat verirler

Erhan Aktaş

Sizin veliniz; ancak Allah, O'nun Resul'ü ve "salatı ikame edip ruku halinde zekat yapan dipnot 1 " Mü'minlerdir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümleye, kimi çevirilerde, "namaz kılan, zekat veren ve ruku eden" şeklinde verilen anlam doğru değildir. Ayette, kelime anlamı itibariyle "salatı ikame edip ruku halinde zekat yapan" demek olan bu terkip; şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmek, O'na kulluk etmek ve bunu, Allah'a bağlılığı ortaya koyarak, buyruklarına içtenlikle teslim olarak; arınmış, temizlenmiş bir benlikle yapmak demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sizin veliniz; ancak Allah, O'nun Resulü ve "salatı ikame edip ruku halinde zekat yapan" dipnot 1 mü'minlerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümleye, literal/lafzi olarak diğer çevirilerde, "namaz kılan, zekat veren ve ruku eden" şeklinde verilen anlam doğru değildir. Oysaki ayette, sözcük anlamı itibariyle "salatı ikame edip ruku halinde zekat yapan" demek olan bu terkip; Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmek, O'na kulluk etmek ve bunu, Allah'a bağlılığı ortaya koyarak, buyruklarına içtenlikle teslim olarak; arınmış, temizlenmiş bir benlikle yapmak demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sizin veliniz dipnot 1 ; ancak Allah, O'nun Rasul'ü ve "salatı ikame edip ruku halinde zekat veren" dipnot 2 mü'minlerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan, "veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" dost, dostlar olarak çeviriye konu edilmektedir. Oysaki bu sözcükler, etik anlamda dostluğu değil; siyasi bağlamda, yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu cümleye, literal/lafız olarak diğer çevirilerde, ‘namaz kılan, zekat veren ve ruku eden" şeklinde yanlış anlam verilmektedir. Oysaki ayette, sözcük anlamı itibariyle ‘salatı ikame edip ruku halinde zekat veren' demek olan bu terkip; Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmek, O'na kulluk etmek ve bunu, Allah'a bağlılığı ortaya koyarak, buyruklarına içtenlikle teslim olarak; arınmış, temizlenmiş bir benlikle yapmak demektir.

Gültekin Onan

Sizin dostunuz (veliniz) ancak Tanrı, O'nun elçisi, rüku ediciler olarak namaz kılan ve zekatı veren inananlardır.

Hasan Basri Çantay

Sizin yariniz ancak Allahdır, Onun peygamberidir, Allahın emirlerine boyun eğici olarak namazı dosdoğru kılan, zekatı veren o mü minlerdir.

İbni Kesir

Sizin dostunuz yalnız Allah, O'nun Rasulü ve namaz kılan, zekat veren, rüku edenlerdir.

Mehmet Alagaş

(55-56) Sizin dostlarınız Allah’tır, Resulüdür ve iman edenlerdir, ki onlar namazı kalkar kılarlar, zekâtı verirler, onlar rükû edenlerdir. Her kim Allah’ı Resulünü ve iman edenleri dost edinirse muhakkak ki Allah’ın taraftarları, yeneceklerdir / galip geleceklerdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sizin veliniz/yardımcınız ancak Allah’tır, Rasûlüdür ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekâtı veren Müminlerdir.

Süleyman Ateş

Sizin veliniz, ancak Allah, Elçisi ve namazlarını kılan, zekatlarını veren, rüku'a varan mü'minlerdir.

Süleymaniye Vakfı

Sizin veliniz /en yakınınız sadece Allah, resulü, namazını özenle ve sürekli kılan, Allah'a boyun eğerek zekatını veren müminlerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizin yakın dostunuz (veliniz) sadece Allah ve Elçisidir; bir de namazını tam kılan ve saygıyla zekatını veren müminlerdir.

Şaban Britch

Sizin veliniz/yardımcınız ancak Allah, O’nun Peygamberi, namaz kılan, boyun eğerek zekat veren müminlerdir.

Şaban Piriş

Sizin veliniz ancak Allah, O'nun Peygamberi, namaz kılan, boyun eğerek zekat veren müminlerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Sizin gönül dostunuz Allah'tır, O'nun resulüdür, bir de rüku eder bir halde namazı kılıp zekatı vererek iman edenlerdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Indeed the only tutelary guardian you have O Muslims is Allah and the only tutelary friends you have are His Messenger and those whose hearts have been touched with the divine hand, who engage in the act of worship, give Zakat and kneel to Allah in adoration.

Abdul Haleem

Your true allies are God, His Messenger, and the believers- those who keep up the prayer, pay the prescribed alms, and bow down in worship.

Abdullah Yusuf Ali

Your (real) friends are (no less than) Allah, His Messenger, and the (fellowship of) believers,- those who establish regular prayers and regular charity, and they bow down humbly (in worship).

Abul A'la Maududi

Only Allah, His Messenger, and those who believe and who establish Prayer, pay Zakah, and bow (before Allah) are your allies.

Aisha Bewley

Your friend is only Allah and His Messenger and those who have iman: those who establish salat and pay zakat, and bow.

Al-Hilali & Khan

Verily, your Walî (Protector or Helper) is none other than Allâh, His Messenger, and the believers, - those who perform As-Salât (Iqâmat-as-Salât), and give Zakât, and they are Râki‘ûn [1] (those who bow down or submit themselves with obedience to Allâh in prayer).

Ali Quli Qarai

Your guardian is only Allah, His Apostle, and the faithful who maintain the prayer and give the zakāt while bowing down.

Amatul Rahman Omar

Your real ally is only Allâh, and His Messenger, and those who believe, who observe Prayer and present the Zakât, and they bow down (in obedience to Allâh).

Arthur John Arberry

Your friend is only God, and His Messenger, and the believers who perform the prayer and pay the alms, and bow them down.

Bijan Moeinian

Your real friends/ allies are God, His Prophet and the believers (who worship the Lord on regular basis, engage in charity and bow down before God. )

E. Henry Palmer

God only is your patron, and His Apostle and those who believe, who are steadfast in prayer and give alms, bowing down.

Edip-Layth

Your ally is God, His messenger and those who acknowledge, who hold the contact prayer, and contribute towards betterment, and they are kneeling.

George Sale

Verily your protector is God, and his apostle, and those who believe, who observe the stated times of prayer, and give alms, and who bow down to worship.

Hamid S. Aziz

Only Allah is your friend, and His Messenger and those who believe, who are steadfast in prayer and give alms, bowing down (in prayer).

Mahmoud Ghali

Surely your Ever-Patronizing Patron is only Allah; and His Messenger, and the ones who have believed-who keep up the prayer and bring the Zakat, (i. e., pay the poor-dues) and are bowing down (to Allah) - (are also your patrons).

Marmaduke Pickthall

Your guardian can be only Allah; and His messenger and those who believe, who establish worship and pay the poordue, and bow down (in prayer).

Mohamed Ahmed - Samira

Your only friends are God and His Messenger, and those who believe and are steadfast in devotion, who pay the zakat and bow in homage (before God).

Muhammad Asad

Behold, your only helper shall be God, and His Apostle, and those who have attained to faith - those that are constant in prayer, and render the purifying dues, and bow down [before God]:

Mustafa Khattab

Your only guardians are Allah, His Messenger, and fellow believers—who establish prayer and pay alms-tax with humility.

Progressive Muslims

For your supporter is God and His messenger and those who believe, who hold the contact-method, and contribute towards betterment, and they are kneeling.

Rashad Khalifa

Your real allies are GOD and His messenger, and the believers who observe the Contact Prayers (Salat), and give the obligatory charity (Zakat), and they bow down.

Sahih International

Your ally is none but Allah and [therefore] His Messenger and those who have believed - those who establish prayer and give zakah, and they bow [in worship].

Sam Gerrans

Your ally is but God and His messenger, and those who heed warning — those who uphold the duty, and render the purity; and they are lowly —

Shabbir Ahmed

Your real friends and protectors are Allah, His Messenger and those believers who establish the Divine System, set up the equitable Economic Order and humble themselves before Allah's Commands.

Syed Vickar Ahamed

Your (real) protector (and helper) is Allah, His Prophet (Muhammad), and the (company of) believers— Those who perform regular prayer and (give) regular charity and they bow down humbly (in prayer to Allah).

Taqi Usmani

Your only friend is Allah, then His Messenger and those who believe, who establish Salāh and pay Zakāh and bow before Allah.

The Monotheist Group

For your supporter are God and His messenger and those who believe; they hold the contact prayer and contribute towards purification, and they kneel.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 55. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 55. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 55. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩