Diyanet İşleri
Eğer kitap ehli iman etseler ve Allah'a karşı gelmekten sakınsalardı, muhakkak onların kötülüklerini örterdik ve onları Naim cennetlerine koyardık.
Mâide suresi
Mâide suresi, 65. ayet. وَلَوْ أَنَّ أَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ ءَامَنُوا۟ وَٱتَّقَوْا۟ لَكَفَّرْنَا عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَأَدْخَلْنَٰهُمْ جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ
velev enne ehle-lkitâbi âmenû vetteḳav lekeffernâ `anhüm seyyiâtihim veleedḫalnâhüm cennâti-nne`îm.
Eğer kitap ehli iman etseler ve Allah'a karşı gelmekten sakınsalardı, muhakkak onların kötülüklerini örterdik ve onları Naim cennetlerine koyardık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dini alaya alanlar; "Allah'ın eli bağlıdır" diyenler Mâide 57–66 3
Onlardan çoğunun günahta, düşmanlıkta, haram yemede birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!
Bunları, din adamları ve bilginler günah söz söylemekten ve haram yemekten sakındırsalardı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!
Bir de Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, O'nun iki eli de açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun, sana Rabbinden indirilen (Kur'an) onlardan birçoğunun azgınlık ve küfrünü artıracaktır. Biz onların arasına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. Her ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa, Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışırlar. Allah, bozguncuları sevmez.
Eğer kitap ehli iman etseler ve Allah'a karşı gelmekten sakınsalardı, muhakkak onların kötülüklerini örterdik ve onları Naim cennetlerine koyardık.
Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rableri tarafından kendilerine indirileni (Kur'an'ı) gereğince uygulasalardı, elbette üstlerinden ve ayaklarının altından (bol bol rızık) yiyeceklerdi. Onlardan orta yolu tutan bir zümre vardır. Ama onların birçoğunun yaptığı ne kötüdür!
Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O'nun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah, seni insanlardan korur. Şüphesiz Allah, kafirler topluluğunu hidayete erdirmeyecektir.
De ki: "Ey Kitap ehli! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni (Kur'an'ı) uygulamadıkça hiçbir şey üzere değilsiniz." Andolsun ki sana Rabbinden indirilen bu Kur'an, onlardan çoğunun taşkınlık ve küfrünü artıracaktır. Öyle ise o kafirler toplumu için üzülme.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
65. Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Eğer Kitap ehli iman edip takva sahibi olsalardı, elbette onların kötülüklerini örter ve onları Naim cennetlerine koyardık.” Bu, Allah’ın lütuf ve cömertliğindendir. O, Kitap ehlinin kötü yanlarını, kusurlarını ve batıl sözlerini zikrettikten sonra onları tevbe etmeye çağırmakta, Allah’a, meleklerine, bütün peygamberlerine iman edip masiyetlerden sakınacak olurlarsa, ne olursa olsun günah ve kötülüklerini örtüp bağışlayacağını ve canların çektiği, gözlerin lezzet alacağı her türlü nimetin yer aldığı nimet dolu cennetlerine onları yerleştireceğini haber vermektedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şayet Yahudi ve Hristiyanlar, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiğine iman edip, günahlardan uzak durarak Allah'tan korksalardı, ne kadar çok olursa olsun onların kötülüklerini örter ve kıyamet gününde Naîm cennetlerine sokardı ve içindeki hiç bitmeyen nimetlerden faydalanırlardı.
Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Cennet
Şüphesiz Allah, inanıp salih ameller işleyenleri, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkar edenler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar…
Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Cennet
Onlardan her biri Naim cennetine sokulacağını mı umuyor?
Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Bunun üzerine (Mısır'a dönüp) Yusuf'un yanına girdiklerinde, "Ey güçlü vezir! Bize ve ailemize darlık ve sıkıntı dokundu. Değersiz bir sermaye ile…
Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Nimet
Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla…
Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Nimet
Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip…
Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Cennet
İşte onların mükafatı Rab'leri tarafından bağışlanma ve içinden ırmaklar akan cennetlerdir ki orada ebedi kalacaklardır. (Allah yolunda) çalışanların…
Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Cennet
Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen…
Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Cennet
Rableri onlara, kendi katından bir rahmet, bir hoşnutluk ve kendilerine içinde tükenmez nimetler bulunan cennetler müjdelemektedir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kitap ehli iman edip takvâlı (duyarlı) olsalardı, dipnot 1 elbette onların (geçmiş) kötülüklerini örter ve onları nimeti bol cennetlere koyardık.
Eğer önceki vahyin mensupları iman etmiş ve sorumluluk bilinciyle hareket etmiş olsalardı, kesinlikle onların kötülüklerini örter ve kendilerini sonsuz nimetler diyarı cennetlere koyardık.
Eğer Kitab-ı Mukaddesin izleyicileri (gerçek) inanca ve Allaha karşı sorumluluk bilincine ulaşmış olsalardı, Biz gerçekten onların (geçmiş) kötülüklerini siler ve onları nimet bahçelerine sokardık;
Eğer, önceden kendilerine hakikat bilgisi gelmiş olup (bunu değerlendiremeyenler), iman edip, (şirkten) korunsaydı, elbette onların kötülüklerini siler ve onları Naim cennetlerine koyardık.
Eğer, Kitap Ehli iman edip sakınsalardı, elbette onların kötülüklerini örter ve onları 'nimetlerle donatılmış' cennetlere sokardık.
Eğer ehli kitap iman edip (kötülüklerden) sakınsalardı, herhalde (geçmiş) kötülüklerini örter ve onları nimeti bol cennetlere sokardık.
Kitap halkı inansaydı ve sorumluluk bilinci taşısalardı, kesinlikle kötülüklerini örter ve nimet cennetlerine yerleştirirdik.
Eğer kitap ehli iman edip kötülüklerden sakınsalardı, elbette kötülüklerini örter ve onları naim cennetlerine koyardık.
Kitap halkı gerçeği onaylayıp erdemli davransa günahlarını örterek onları bol nimetli bahçelere yerleştirirdik.
Kitap halkı inanıp erdemli davransa günahlarını örterek onları bol nimetli bahçelere yerleştirirdik.
Eğer kitap verilenler iman edip Allah'tan korksalardı, şüphesiz onların kötülüklerini örter ve onları nimeti bol cennetlere koyardık.
Eğer ehli kitab iyman etselerdi Allah'tan korksalardı şübhesiz kabahatlerini kefaretler ve kendilerini na'ım cennetlerine koyardık
Eğer Kitap Ehli de iman edip takva sahibi olsaydı, kötülüklerini örter, dipnot 1 nimet dolu Cennetlere koyardık.
Eğer Kitap Ehli de inanıp takva sahibi olsaydı, kötülüklerini örter dipnot 1 , nimet dolu Cennetlere koyardık.
Eğer Kitap Ehli de inanıp takva sahibi olsaydı, kötülüklerini örter, nimet dolu Cennetlere koyardık.
Eğer kitap ehli inanıp sakınsaydı, elbette onların kötülüklerini örter (kefferna) ve onları 'nimetlerle donatılmış' cennetlere sokardık.
Eğer ehl-i kitab iman edip de (fesadcılıkdan, bozğunculukdan) sakınalardı onların kötülüklerini her halde örter ve onları her halde ni'meti bol cennetlere sokardık.
Eğer Ehl-i Kitab, iman edip de sakınsalardı; kötülüklerini örterdik ve onları Naim cennetlerine koyardık.
(65-66) Şayet kitap halkı, iman etse ve sakınsaydı, kesinlikle onların günahlarını (devamlılık içeren günahlar , seyyie) örtbas ederdik, onları naîm cennetlerine sokardık, şayet Tevrat’ı, İncil’i ve Rablerinden kendilerine ne indirildiyse onu, ayakta tutabilselerdi, üstlerinden ve ayaklarının altlarından yerlerdi, onlardan orta yolu tutan bir toplum var, onların çoğunluğu ise ne kötü amel ediyorlar. Ey Resul, sana Rabbinden indirileni bildir, eğer ki yapmazsan, O’nun mesajlarını bildirmemiş olursun, Allah seni insanlardan koruyacaktır, muhakkak ki Allah, kafir topluluğa rehberlik etmez / onları yola iletmez. Deki Ey kitap ha lkı, Tevrat’ı, İncil’i ve size Rabbinizden ne indirildiyse onu ayağa kaldırmadığınız sürece herhangi bir şey üzre değilsiniz, Rabbinden sana indirilen ise onların çoklarının taşkınlığını ve küfrünü artıracaktır / ziyadeleştirecektir, kafir topluluk için tasalanma.
Eğer Ehl-i Kitap, iman edip Allah’tan sakınsaydı/ takvalı olsaydı, onların kötülüklerini örter ve onları Naîm Cennetleri'ne sokardık.
Eğer Kitap ehli inanıp (Allah'ın azabından) korunsalardı, onların kötülüklerinden geçerdik ve onları ni'meti bol cennetlere sokardık.
Ehlikitap /kitaplarında uzman olanlar inanıp güvenseler ve yanlışlardan sakınsalardı, elbette onların kötü işlerini örter ve onları nimetlerle dolu cennetlere sokardık dipnot 1 .
Eğer Ehl-i Kitap dipnot 1 inanıp güvense ve kendilerini (büyük günahlardan) korusalardı , günahlarını dipnot 2 bağışlar, onları nimetlerle dolu cennetlere sokardık.
Kitap ehli; iman edip, Allah’tan sakınsalardı/ takvalı olsalardı, onların kötülüklerini örter ve onları Naîm Cennetlerine sokardık.
Kitap ehli; iman edip, Allah'tan korksalardı, kötülüklerini örter ve onları nimet cennetlerine koyardık.
Eğer Ehlikitap, iman edip korunsaydı, onların kötülüklerini mutlaka örter ve kendilerini bol nimetli cennetlere mutlaka sokardık.
Had Ahl al-Kitab conformed to Allah’s will and acknowledged the mission of His Messenger and -the Quran- sent down to him, and entertained the profound reverence dutiful to Allah, We would have dropped the charges against them and cancelled their misfortunes and admitted them to the gardens of bliss and beatitude.
If only the People of the Book would believe and be mindful of God, We would take away their sins and bring them into the Gardens of Delight.
If only the People of the Book had believed and been righteous, We should indeed have blotted out their iniquities and admitted them to gardens of bliss.
Had the People of the Book only believed and been God-fearing, We should surely have effaced from them their evil deeds, and caused them to enter Gardens of Bliss.
If only the People of the Book had had iman and taqwa, We would have erased their evil deeds from them and admitted them into Gardens of Delight.
And if only the people of the Scripture (Jews and Christians) had believed (in Muhammad صلى الله عليه وسلم) and warded off evil (sin, ascribing partners to Allâh) and had become Al-Muttaqûn (the pious - See V.2:2) We would indeed have expiated from them their sins and admitted them to Gardens of pleasure (in Paradise).
Had the People of the Book believed and been Godwary, We would surely have absolved them of their misdeeds and admitted them into gardens of bliss.
And if the people of the Scripture had only believed and guarded against evil, We would surely have absolved them of their sins and We would surely make them enter Gardens of bliss.
But had the People of the Book believed and been godfearing, We would have acquitted them of their evil deeds, and admitted them to Gardens of Bliss.
If [instead of this unreasonable rebellion] the people of the Scriptures believe in and respect Me, I will cover their sins and admit them into the gardens of Paradise.
But did the people of the Book believe and fear, we would cover their offences, and we would make them enter into gardens of pleasure;
If the people of the book only would have acknowledged and been aware, We would have cancelled for them their sins and admitted them to gardens of paradise.
More, if they who have received the scriptures believe, and fear God, We will surely expiate their sins from them, and We will lead them into gardens of pleasure;
But if only the people of the Book would believe and fear (avoid evil), We would remit their offences, and We would make them enter into Gardens of Delight.
And if the Population of the Book (O: Family of the Book, i. e., the Jews and Christians) had believed and been pious, We would indeed have expiated for them their odious deeds and would indeed have caused them to enter the Gardens of Bliss.
If only the People of the Scripture would believe and ward off (evil), surely We should remit their sins from them and surely We should bring them into Gardens of Delight.
If the people of the Book had believed and feared, We would surely have absolved them of their sins, and admitted them to gardens of delight.
If the followers of the Bible would but attain to [true] faith and God-consciousness, We should indeed efface their [previous] bad deeds, and indeed bring them into gardens of bliss;
Had the People of the Book only been faithful and mindful ˹of Allah˺, We would have certainly absolved them of their sins and admitted them into the Gardens of Bliss.
And if the people of the Scripture only would have believed and been aware, We would have cancelled for them their sins and admitted them to gardens of Paradise.
If only the people of the scripture believe and lead a righteous life, we will then remit their sins, and admit them into gardens of bliss.
And if only the People of the Scripture had believed and feared Allah, We would have removed from them their misdeeds and admitted them to Gardens of Pleasure.
And had the doctors of the Law believed and been in prudent fear, We would have removed their evil deeds from them and made them enter the Gardens of Bliss.
If the People of the Scripture would believe in the Qur'an and be mindful of the Divine Laws, We would remit their sins from them and admit them into the Gardens of Bliss.
If the people of the Book had only believed and been righteous, We should indeed have removed their sin and admitted them to Gardens of Happiness.
If the People of the Book had believed and feared Allah, We would have written off their evil deeds and would have surely admitted them to the Gardens of Bliss.
And if the people of the Book only had believed and been aware, We would have cancelled for them their sins and admitted them to gardens of bliss.