Mâide suresi

Mâide suresi, 68. ayet

Mâide suresi, 68. ayet. قُلْ يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ لَسْتُمْ عَلَىٰ شَىْءٍ حَتَّىٰ تُقِيمُوا۟ ٱلتَّوْرَىٰةَ وَٱلْإِنجِيلَ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْكُم مِّن رَّبِّكُمْ وَلَيَزِيدَنَّ كَثِيرًا مِّنْهُم مَّآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ طُغْيَٰنًا وَكُفْرًا فَلَا تَأْسَ عَلَى ٱلْقَوْمِ ٱلْكَٰفِرِينَ

ḳul yâ ehle-lkitâbi lestüm `alâ şey'in ḥattâ tüḳîmü-ttevrâte vel'incîle vemâ ünzile ileyküm mir rabbiküm. veleyezîdenne keŝîram minhüm mâ ünzile ileyke mir rabbike ṭugyânev veküfrâ. felâ te'se `ale-lḳavmi-lkâfirîn.

Diyanet İşleri

De ki: "Ey Kitap ehli! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni (Kur'an'ı) uygulamadıkça hiçbir şey üzere değilsiniz." Andolsun ki sana Rabbinden indirilen bu Kur'an, onlardan çoğunun taşkınlık ve küfrünü artıracaktır. Öyle ise o kafirler toplumu için üzülme.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 65–71 · surenin 68. ayeti / 120

Konu Tebliğ emri; teslîs ve dinde aşırılık Mâide 67–77 3

  1. Mâide 65

    Eğer kitap ehli iman etseler ve Allah'a karşı gelmekten sakınsalardı, muhakkak onların kötülüklerini örterdik ve onları Naim cennetlerine koyardık.

  2. Mâide 66

    Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rableri tarafından kendilerine indirileni (Kur'an'ı) gereğince uygulasalardı, elbette üstlerinden ve ayaklarının altından (bol bol rızık) yiyeceklerdi. Onlardan orta yolu tutan bir zümre vardır. Ama onların birçoğunun yaptığı ne kötüdür!

  3. Mâide 67

    Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O'nun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah, seni insanlardan korur. Şüphesiz Allah, kafirler topluluğunu hidayete erdirmeyecektir.

  4. 68

    De ki: "Ey Kitap ehli! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni (Kur'an'ı) uygulamadıkça hiçbir şey üzere değilsiniz." Andolsun ki sana Rabbinden indirilen bu Kur'an, onlardan çoğunun taşkınlık ve küfrünü artıracaktır. Öyle ise o kafirler toplumu için üzülme.

  5. Mâide 69

    Şüphesiz inananlar (müslümanlar) ile Yahudiler, Sabiiler ve Hıristiyanlardan (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır" (diye hükmedilmiştir.)

  6. Mâide 70

    Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.

  7. Mâide 71

    (Bu yaptıklarında) bir bela olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra yine onlardan çoğu kör ve sağır kesildiler. Allah, onların yaptıklarını hakkıyla görendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

68. Yani Kitap ehline, sapıklıklarını vurgulayarak ve batıl üzere bulunduklarını ilan ederek “de ki”: Siz din namına “hiçbir şey üzere değilsiniz.” Çünkü sizler ne Kur’ân’a ve Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman ettiniz, ne de kendi peygamberinizi ve Kitabınızı tasdik ettiniz. Hiçbir hakka tutunmuyor ve hiçbir temele de dayanmıyorsunuz.

“Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni dosdoğru uygulamadıkça” yani sizi terbiye eden, besleyip büyüten, üzerinize nimetlerini ihsan eden ve size ihsan ettiği en büyük nimet olan Kitab’ı üzerinize indiren Rabbinizden size indirilenleri, Tevrat ve İncil’i uygulamadıkça, onlara gereği gibi iman edip uymadıkça, yerine getirilmesini istedikleri her bir hususa sımsıkı sarılmadıkça hiçbir şey üzere değilsiniz. Çünkü sizin göreviniz, gereği gibi Allah’a şükretmek, Allah’ın hükümlerine sıkı sıkıya bağlanmak, Allah’ın size emanet olarak yüklediği görevleri ve sizden aldığı ahitleri yerine getirmektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul! deki; - Ey Yahudi ve Hristiyanlar! Ta ki Tevrat'ta ve İncil'de bulunan ile amel edene kadar din olarak kabul edilen herhangi bir şeyin üzerinde değilsiniz. Size indirilen ve ancak ona inandığınızda ve onda bulunan (hükümler) ile amel ettiğinizde imanınızın sahih olacağı Kur'an ile amel ediniz. Rabbinden sana indirilen (ayetler), ehlikitabın isyan ve küfür bakımından, bulundukları hasetten dolayı küfürlerine küfür katıp arttırır. Bu itibarla o kâfirlere üzülme! Sana tabi olan Müminler kâfidir ve onlara ihtiyacın yoktur.

Kelimeler

30 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. يَـٰٓأَهْلَ ya ehle ehli kök: اهل
  3. ٱلْكِتَـٰبِ l-kitabi Kitap kök: كتب
  4. لَسْتُمْ lestum siz değilsiniz kök: ليس
  5. عَلَىٰ ala üzerinde
  6. شَىْءٍ şey'in bir şey (esas) kök: شيا
  7. حَتَّىٰ hatta kadar
  8. تُقِيمُوا۟ tukimu uygulayıncaya kök: قوم
  9. ٱلتَّوْرَىٰةَ t-tevrate Tevrat'ı
  10. وَٱلْإِنجِيلَ vel'incile ve İncil'i
  11. وَمَآ ve ma ve şeyi
  12. أُنزِلَ unzile indirilen kök: نزل
  13. إِلَيْكُم ileykum size
  14. مِّن min -den
  15. رَّبِّكُمْ ۗ rabbikum Rabbi'niz- kök: ربب
  16. وَلَيَزِيدَنَّ veleyezidenne ve artıracaktır kök: زيد
  17. كَثِيرًۭا kesiran çoğunun kök: كثر
  18. مِّنْهُم minhum onlardan
  19. مَّآ ma şey
  20. أُنزِلَ unzile indirilen kök: نزل
  21. إِلَيْكَ ileyke sana
  22. مِن min -den
  23. رَّبِّكَ rabbike Rabbin- kök: ربب
  24. طُغْيَـٰنًۭا tugyanen azgınlık kök: طغي
  25. وَكُفْرًۭا ۖ ve kufran ve inkarını kök: كفر
  26. فَلَا fela
  27. تَأْسَ te'se sen üzülme kök: اسو
  28. عَلَى ala için
  29. ٱلْقَوْمِ l-kavmi toplumu kök: قوم
  30. ٱلْكَـٰفِرِينَ l-kafirine o kafirler kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Aynı kök: زيد (61 geçiş)

    Bir de Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, O'nun iki eli de…

  • Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Aynı kök: زيد (61 geçiş)

    Hani sana, "Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır" demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur'an'da lanetlenmiş bulunan o ağacı da sırf…

  • Aynı kök: اسو (7 geçiş)

    Allah, şöyle dedi: "O halde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan…

  • Aynı kök: اسو (7 geçiş)

    (Şu'ayb) onlardan yüz çevirdi ve dedi ki: "Ey kavmim! Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini ulaştırdım. Size nasihat de ettim. Şimdi ben,…

  • Aynı kök: اسو (7 geçiş)

    Andolsun, Allah'ın Resulünde sizin için; Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah'ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Yüklerini açıp zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. "Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte ödediğimiz bedeller de bize geri…

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    "Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar…

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah'ın ayetlerini okuyan bir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Ey Kitap ehli! Siz Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni (Kur'an'ı) uygulayıncaya kadar (doğru) bir şey üzerinde değilsiniz. dipnot 1 Şüphesiz ki sana Rabbinden indirilen (mesajlar), çoğunun azgınlığını ve küfrünü artıracaktır. Kâfirler topluluğuna üzülme!"

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tevrat'ı, İncîl'i ve Rablerinden kendilerine indirileni yani önceki mesajları veya son vahiy olan Kur'an'ı uygulamadıkları sürece hiçbir esas üzere olmayacaklarını bildirmektedir.

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Ey önceki vahyin mensupları! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirilenleri tam uygulamadıkça siz hiçbir şey değilsiniz! Öte yandan, elbette Rabbinden sana indirilenler onlardan bir çoğunun küstahça taşkınlığını ve inkarını artıracaktır: Artık kafir bir toplum için üzülme!

Muhammed Esed

De ki: "Ey Kitab-ı Mukaddesin takipçileri! Siz, Tevrata, İncile ve Rabbiniz tarafından size indirilen her şeye (tam olarak) uymadıkça inançlarınızı sağlam bir temele oturtmuş olmazsınız! Fakat (ey Peygamber,) Rabbin tarafından sana indirilenler, onların çoğunu kibirli küstahlıklarında ve inkarcılıkta daha inatçı yapacaktır. Ama hakikati inkar eden insanlara üzülme:

Ahmed Hulusi

De ki: "Ey önceden kendilerine hakikat bilgisi gelmiş olanlar! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size inzal olunanı ikame etmedikçe (bilfiil yaşamadıkça), bir şey üzere değilsiniz!" Andolsun ki, Rabbinden sana inzal olunan, onlardan çoğunun inkarını ve taşkınlığını arttırır. . . O halde inkarcılar topluluğuna üzülme!

Ali Bulaç

De ki: "Ey Kitap Ehli, Tevrat'ı, İncil'i ve size Rabbinizden indirileni ayakta tutmadıkça hiç bir şey üzerinde değilsiniz." Andolsun, Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun tuğyanlarını ve inkarlarını arttıracaktır. Sen de kafirler topluluğuna karşı üzüntüye kapılma.

Ali Özek ve heyeti

De ki: "Ey kitap ehli! Siz, Tevrât'ı, İncîl'i ve Rabbinizden size indirilenleri dosdoğru tutup hakkıyla tatbik etmedikçe, herhangi bir şey üzerinde olmuş olamazsınız." Rabbinden sana indirilen (âyet) ler, isyan ve küfür yönünden, onlardan çoğunu şüphesiz azdırıyor. Bu itibarla, kâfir kimseler için hüzünlenme.

Ali Rıza Safa

De ki: "Ey kitap halkı! Tevrat'ı, İncil'i ve Efendinizden indirileni uygulamadıkça, hiçbir şey üzerinde değilsiniz!" Efendinden sana indirilen, onların çoğunun azgınlığını ve nankörlüğünü artırır. Nankörlük eden toplum için, artık üzülme.

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Ey kitap ehli! Siz Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni hakkıyla uygulamadıkça bir şey üzerinde değilsinizdir." Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun inkar ve azgınlığını elbette arttıracaktır. Kafirler topluluğuna üzülme!

Edip Yüksel

De, "Kitaplılar! Tevrat'ı, İncil'i ve Efendinizden size indirileni uygulamadıkça hiçbir dayanağınız olmaz." Efendinden sana indirilenler, onların çoğunun azgınlık ve inkarını arttırır. İnkarcı toplum için kendini üzme.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De, 'Kitaplılar! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni uygulamadıkça hiç bir dayanağınız olmaz.' Rabbinden sana indirilenler, onların çoğunun azgınlık ve inkarını arttırır. İnkarcı toplum için kendini üzme.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Ey kitap verilenler, siz Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni uygulamadıkça hiçbir şey değilsiniz." Andolsun ki, Rabbinden sana indirilen -bu Kur'an-, onlardan birçoğunun azgınlığını ve küfrünü artıracaktır. O halde kafirlere acıyacağın tutmasın!

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: Ey Ehli kitab! Siz Tevratı ve İncili ve daha size rabbınızdan indirileni tutub icra etmedikçe hiç bir şey değilsiniz, Celalim hakkı için sana rabbından indirilen -bu Kur'an- onlardan bir çoğunun tuğyanını ve küfrünü artıracak, o halde kafirlere acıyacağın tutmasın

Erhan Aktaş

De ki: "Ey Kitap Ehli! Tevrat'ı ve İncil'i ve Rabb'inizden size indirileni gereğince uygulamadığınız sürece inancınızı sağlam bir temele oturtmuş olmazsınız." Elbette Rabb'inden sana indirilmekte olan şey, onlardan çoğunun azgınlığını ve küfrünü artırır. O halde Kafir halka üzülme.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Ey Kitap ehli! Tevrat'ı ve İncil'i ve Rabb'inizden size indirileni gereğince uygulamadığınız sürece inancınızı sağlam bir temele oturtmuş olmazsınız." Elbette Rabb'inden sana indirilmekte olan şey, onlardan çoğunun azgınlığını ve küfrünü artırır. O halde gerçeği yalanlayan nankör halka üzülme.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Ey Kitap ehli! Tevrat'ı ve İncil'i ve Rabb'inizden size indirileni gereğince uygulamadığınız sürece inancınızı sağlam bir temele oturtmuş olmazsınız." Yemin olsun ki, Rabb'inden sana indirilmekte olan şey, onlardan çoğunun azgınlığını ve küfrünü elbette artırır. O halde gerçeği yalanlayan nankörlere üzülme.

Gültekin Onan

De ki: "Ey kitap ehli, Tevrat'ı, İncil'i ve size rabbinizden indirileni ayakta tutmadıkça hiç birşey üzerinde değilsiniz." Andolsun, rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun tuğyanlarını ve küfürlerini arttıracaktır. Sen de kafirler kavmine karşı üzüntüye kapılma.

Hasan Basri Çantay

De ki: "Ey ehl-i kitab, Tevratı (n), İncili (n) ve Rabbinizden size indirilen (Kur'anı Kerim) i (n hükümlerini) dosdoğru tatbıyk ve icra edilinceye kadar siz hiç bir şey (hiç bir kanaat) üzerinde değilsinizdir". Andolsun, sana Rabbinden indirilen (bu Kur'an) onlardan bir çoğunun taşkınlığını ve gavurluğunu artıracakdır. O halde, o kafirler güruhuna karşı gam yeme.

İbni Kesir

De ki: Ey Ehl-i Kitab; Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbınızdan size indirileni dosdoğru tatbik etmedikçe; hiç bir şey üzerinde değilsiniz. Andolsun ki; Rabbından sana indirilen; onlardan çoğunun azgınlık ve küfrünü artıracaktır. Öyleyse o kafirler güruhu için tasalanma.

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: Ey Ehl-i Kitap, Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni gereğince uygulamadıkça hiçbir şey/din üzerine olamazsınız. Andolsun ki Rabbinden sana indirilen (Kur’an) onlardan çoğunun azgınlık ve küfrünü arttırır. O halde kâfirler toplumu için üzülme!

Süleyman Ateş

De ki: Ey Kitap ehli, siz Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbi'nizden size indirileni uygulamadıkça bir esas üzerinde değilsiniz. (Ey Muhammed), Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun azgınlık ve inkarını artıracaktır. Sen o kafirler toplumu için üzülme!

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Ey ehlikitap /kitaplarında uzman olanlar! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirilmiş olanı (Kur'an'ı) tam olarak uygulamadıkça bir temeliniz olmaz." Rabbinden sana indirilen (Kur'an), onlardan çoğunun azgınlığını ve kafirliğini artıracaktır. O kafirler topluluğu için dertlenme.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Ey Ehl-i Kitap dipnot 1 , Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirilmiş olanı tam olarak yerine getirmedikçe temelsiz kalırsınız." Rabbinden sana indirilen (Kur'an), onlardan çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttıracaktır. Artık o kafirler topluluğuna üzülme.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kitaplarında uzman olan kişiler

Şaban Britch

De ki: Ey kitap ehli, Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni gereğince uygulamadıkça hiçbir şey/din üzerine olamazsınız. Andolsun ki Rabbinden sana indirilen (Kur’an) onlardan çoğunun azgınlık ve küfrünü arttırır. O halde kâfirler toplumu için üzülme.

Şaban Piriş

De ki: -Ey kitap ehli, Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni gereğince uygulamadıkça bir temeliniz yoktur. Andolsun ki Rabbinden sana indirilen (Kur'an) onlardan çoğunun azgınlık ve küfrünü arttırır. O halde kafirler için üzülme.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Ey Ehlikitap! Siz, Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni tam uygulamadıkça hiçbir şey değilsiniz." Rabbinden sana indirilen, onlardan birçoğunun küfür ve azlığını elbette artıracaktır. Küfre batan topluluk için tasalanma artık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: O you Ahl AL-Kitab, you bend on a system of faith not standing upon the vantage ground of truth until you comply with the precepts of AL-Tawrah and AL-Injil and all that has been sent down to you from Allah, your Creator. But the more Allah bestows on you O Muhammad of His bounty, the more do many of them err for infirmity of purpose and display their transgressive infirmities of themselves and sink deeper in infidelity under the vexations of their minds. Therefore, do not grieve over those who are infidels indeed.

Abdul Haleem

Say, ‘People of the Book, you have no true basis [for your religion] unless you uphold the Torah, the Gospel, and that which has been sent down to you from your Lord,’ but what has been sent down to you [Prophet] from your Lord is sure to increase many of them in their insolence and defiance: do not worry about those who defy [God].

Abdullah Yusuf Ali

Say: "O People of the Book! ye have no ground to stand upon unless ye stand fast by the Law, the Gospel, and all the revelation that has come to you from your Lord." It is the revelation that cometh to thee from thy Lord, that increaseth in most of them their obstinate rebellion and blasphemy. But sorrow thou not over (these) people without Faith.

Abul A'la Maududi

Say to them: 'People of the Book! You have no solid ground to stand on unless you establish the Torah and the Gospel and all that had been revealed to you from your Lord. dipnot 1 Indeed the message revealed to you from your Lord will aggravate insurgence and unbelief in many of them. dipnot 2 So do not grieve for those who disbelieve.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    By 'establishing the Torah and the Gospel' is meant observing them honestly and making them the law of life. It should be noted here that the Scriptures which comprise the Bible consist of two kinds of writings. One was composed by the Jewish and Christian authors themselves. The second consists of those portions which have been recorded as either the injunctions of God or as the utterances of Moses, Jesus and other Prophets. Such portions are those in which it has been categorically stated that God said so and so, or that a particular Prophet said so and so. If we were to exclude the portions belonging to the first category and carefully study those belonging to the second we would notice that their teachings are not perceptibly different from those of the Qur'an. It is true that the second category has not altogether escaped the tamperings of translators, scribes and exegetes, and the errors of oral transmitters. Nevertheless, one cannot help feeling that the teachings embodied in the second category call man to the same pure monotheism as the Qur'an, that they propound those very beliefs propounded by the Qur'an and that they direct man to the same way of life as that to which the Qur'an seeks to direct him. Hence, had the Jews and the Christians adhered to the teaching attributed in their Scriptures to God and the Prophets they would certainly have become a truth-loving and truth-oriented group of people and would have been able to see in the Qur'an that very light which illuminates the earlier divine Scriptures. There would then have been no question of their abandoning their religion in order to follow the Prophet (peace be on him). To follow him would have caused neither break nor discontinuity; they would simply have gone one stage further along the same road.
  2. metne dön, dipnot 2
    Instead of reflecting on this seriously and dispassionately, they were seized by a fit of intransigence which intensified their opposition.

Aisha Bewley

Say: ‘People of the Book! you have nothing to stand on until you implement the Torah and the Gospel and what has been sent down to you from your Lord. ’ What has been sent down to you from your Lord increases many of them in insolence and kufr. So do not waste your grief on the people of the kafirun.

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) "O people of the Scripture (Jews and Christians)! You have nothing (as regards guidance) till you act according to the Taurât (Torah), the Injeel (Gospel), and what has (now) been sent down to you from your Lord (the Qur’ân)." Verily, that which has been sent down to you (Muhammad صلى الله عليه وسلم) from your Lord increases in most of them (their) obstinate rebellion and disbelief. So be not sorrowful over the people who disbelieve.

Ali Quli Qarai

Say, ‘O People of the Book! You do not stand on anything until you observe the Torah and the Evangel and what was sent down to you from your Lord. ’ Surely many of them will be increased by what has been sent down to you from your Lord in rebellion and unfaith. So do not grieve for the faithless lot.

Amatul Rahman Omar

Say, `O People of the Scripture! you stand no where unless you observe the Torah and the Evangel and that (- Qur'ân) which has (now) been revealed to you from your Lord. ' And certainly that which has been revealed to you from your Lord will increase many of them in ordinate rebellion and disbelief; so do not grieve for the disbelieving people.

Arthur John Arberry

Say: 'People of the Book, you do not stand on anything, until you perform the Torah and the Gospel, and what was sent down to you from your Lord. ' And what has been sent down to thee from thy Lord will surely increase many of them in insolence and unbelief; so grieve not for the people of the unbelievers.

Bijan Moeinian

Say: "O people of the Scriptures, your only way to success is to follow the [original] Torah, the Gospel and the other Books which God has sent to you [which, by the way, are the same teachings that you will find in Qur’an and, therefore, there will not be any question of “changing" your religion but instead following it in the most proper manner. ]” However, these revelations (Qur’an) will instead increase the rebellion and the disbelief of many of them [as they do not keep an open mind.] It is not, therefore, worth it for you to feel sorry for the disbelievers [as they have made a conscious choice.]

E. Henry Palmer

Say, 'O people of the Book! ye rest on naught until ye stand fast by the law and the gospel, and what is revealed to you from your Lord. ' But what has been revealed to thee from thy Lord will of a surety increase many of them in rebellion and misbelief, vex not thyself then for a people who misbelieve.

Edip-Layth

Say, "O people of the book, you are not upon anything until you uphold the Torah and the Injeel and what was sent down to you from your Lord." For many of them, what was sent down to you from your Lord will only increase them in transgression and rejection. So do not feel sorry for the ingrates.

George Sale

Say, O ye who have received the scriptures, ye are not grounded on any thing, until ye observe the law and the gospel, and that which hath been sent down unto you from your Lord. That which hath been sent down unto thee from thy Lord shall surely increase the transgression and infidelity of many of them: But be not thou solicitous for the unbelieving people.

Hamid S. Aziz

Say, "O people of the Book! You have no ground to stand on till you stand fast by the Torah and the Gospel, and what is revealed to you from your Lord. " But what has been revealed to you from your Lord will of a surety increase many of them in rebellion and disbelief. Vex not thyself then for a people who disbelieve.

Mahmoud Ghali

Say, "O Population of the Book, you are up to nothing until you keep up the Tawrah and the Injil and whatever has been sent to you from your Lord. " And indeed what has been sent down to you (The prophet Muhammad) from your Lord will definitely increase many of them in ordinance and disbelief, so do not feel sad for the disbelieving people.

Marmaduke Pickthall

Say O People of the Scripture! Ye have naught (of guidance) till ye observe the Torah and the Gospel and that which was revealed unto you from your Lord. That which is revealed unto thee (Muhammad) from thy Lord is certain to increase the contumacy and disbelief of many of them. But grieve not for the disbelieving folk.

Mohamed Ahmed - Samira

Say to them: "O people of the Book, you have no ground (for argument) until you follow the Torah and the Gospel and what has been revealed to you by your Lord. " But what has been revealed to you by your Lord will surely increase rebellion and unbelief in many; so do not grieve for those who do not believe.

Muhammad Asad

Say: "O followers of the Bible! You have no valid ground for your beliefs -unless you [truly] observe the Torah and the Gospel, and all that has been bestowed from on high upon you by your Sustainer!" Yet all that has been bestowed from on high upon thee [O Prophet] by thy Sustainer is bound to make many of them yet more stubborn in their overweening arrogance and in their denial of the truth. But sorrow not over people who deny the truth:

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "O People of the Book! You have nothing to stand on unless you observe the Torah, the Gospel, and what has been revealed to you from your Lord." And your Lord’s revelation to you ˹O Prophet˺ will only cause many of them to increase in wickedness and disbelief. So do not grieve for the people who disbelieve.

Progressive Muslims

Say: "O people of the Scripture, you are not upon anything until you uphold the Torah and the Injeel and what was sent down to you from your Lord. " And for many of them, what was sent down to you from your Lord will only increase them in transgression and rejection. So do not feel sorry for the rejecting people.

Rashad Khalifa

Say, "O people of the scripture, you have no basis until you uphold the Torah, and the Gospel, and what is sent down to you herein from your Lord." For sure, these revelations from your Lord will cause many of them to plunge deeper into transgression and disbelief. Therefore, do not feel sorry for the disbelieving people.

Sahih International

Say, "O People of the Scripture, you are [standing] on nothing until you uphold [the law of] the Torah, the Gospel, and what has been revealed to you from your Lord. " And that which has been revealed to you from your Lord will surely increase many of them in transgression and disbelief. So do not grieve over the disbelieving people.

Sam Gerrans

Say thou: “O doctors of the Law: you have nothing to stand upon until you uphold the Torah and the Gospel and what was sent down to you from your Lord.” And there increases many of them in inordinacy and denial what was sent down to thee from thy Lord; so grieve thou not over the people of the false claimers of guidance.

Shabbir Ahmed

Say, "O People of the Scripture! You have no valid ground for your beliefs unless you uphold the Torah and the Gospel and all that has been revealed to you from your Lord. " (The Truth in them has been incorporated into the Final Revelation). Yet all that has been revealed to you (O Prophet), by your Lord is bound to make many of them more stubborn in their arrogance and denial of the Truth. But grieve not for the disbelieving folk.

Syed Vickar Ahamed

Say: "O People of the Book! You have no ground to stand on unless you truly stand by the Torah, the Gospel, and all of the Message that has come to you from your Lord. " It is the (same) Message that comes to you from your Lord, that increases in most of them their long lasting revolt and lies (meant against Allah). But you do not feel sorry for these people without Faith.

Taqi Usmani

Say, "O people of the Book, you have nothing to stand on, unless you uphold the Torah and the Injīl and what has been sent down to you from your Lord." What has been sent down to you from your Lord will certainly make many of them more persistent in rebellion and disbelief. So, do not grieve over the disbelieving people.

The Monotheist Group

Say: "O people of the Book, you are not upon anything until you uphold the Torah and the Gospel and what was sent down to you from your Lord." And for many of them, what was sent down to you from your Lord will only increase them in transgression and rejection. So do not feel sorry for the rejecting people.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 68. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 68. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 68. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩