İsrâ suresi

İsrâ suresi, 60. ayet

İsrâ suresi, 60. ayet. وَإِذْ قُلْنَا لَكَ إِنَّ رَبَّكَ أَحَاطَ بِٱلنَّاسِ وَمَا جَعَلْنَا ٱلرُّءْيَا ٱلَّتِىٓ أَرَيْنَٰكَ إِلَّا فِتْنَةً لِّلنَّاسِ وَٱلشَّجَرَةَ ٱلْمَلْعُونَةَ فِى ٱلْقُرْءَانِ وَنُخَوِّفُهُمْ فَمَا يَزِيدُهُمْ إِلَّا طُغْيَٰنًا كَبِيرًا

veiẕ ḳulnâ leke inne rabbeke eḥâṭa binnâs. vemâ ce`alne-rru'ye-lletî eraynâke illâ fitnetel linnâsi veşşecerate-lmel`ûnete fi-lḳur'ân. venüḫavvifühüm femâ yezîdühüm illâ ṭugyânen kebîrâ.

Diyanet İşleri

Hani sana, "Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır" demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur'an'da lanetlenmiş bulunan o ağacı da sırf insanları sınamak için vesile yaptık. Biz onları korkutuyoruz. Fakat bu, sadece onların büyük azgınlıklarını (daha da) artırdı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 57–63 · surenin 60. ayeti / 111

Konu "En güzel sözü söyleyin"; mucize göndermemenin sebebi İsrâ 53–60 3

  1. İsrâ 57

    Onların yalvardıkları bu varlıklar, "hangimiz daha yakın olacağız" diye Rablerine vesile ararlar. O'nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur.

  2. İsrâ 58

    Ne kadar memleket varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak edeceğiz, ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. İşte bu, Kitap'ta (Levh-i Mahfuz'da) yazılmış bulunuyor.

  3. İsrâ 59

    Bizi, (Kureyş'in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu. (Nitekim) Semud kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onlar bu yüzden zalim oldular. Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz.

  4. 60

    Hani sana, "Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır" demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur'an'da lanetlenmiş bulunan o ağacı da sırf insanları sınamak için vesile yaptık. Biz onları korkutuyoruz. Fakat bu, sadece onların büyük azgınlıklarını (daha da) artırdı.

  5. İsrâ 61

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik, onlar da saygı ile eğilmişlerdi. Yalnız İblis saygı ile eğilmemiş, "Hiç ben, çamur halinde yarattığın kimse için saygı ile eğilir miyim?" demişti.

  6. İsrâ 62

    Yine demişti ki: "Benden üstün tuttuğun kişi bu mu, söyler misin? Andolsun eğer beni kıyamete kadar ertelersen, onun soyunu, pek azı hariç, (azdırarak) kontrolüm altına alacağım."

  7. İsrâ 63

    Allah, şöyle dedi: "Çekil, git." Onlardan kim sana uyarsa, kuşkusuz cehennem tam bir karşılık olarak hepinizin cezası olacaktır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

60. “Hani sana: Şüphesiz Rabbin insanları” ilim ve kudretiyle “çepeçevre kuşatmıştır, demiştik.” Onların O’ndan başka sığınacakları bir yer ve O’na karşı kendilerini koruyacakları bir barınak da yoktur. Bu da aklı olan kimseler için insanları çepeçevre kuşatmış olan Allah’ın hoşlanmadığı şeyleri terk etme konusunda yeterli bir nedendir. “Sana gösterdiğimiz şeyleri” müfessirlerin çoğunluğuna göre bundan kasıt İsra gecesinde gerçekleşen hadiselerdir “ve Kur’an’da” sözü geçen “lanet edilen ağacı” ki bu, cehennemin dibinde yetişen Zakkûm ağacıdır “biz, insanlara ancak bir imtihan sebebi kıldık.” Yani bu iki husus, insanlar için birer sınanma aracı olmuştu. Bu sebeple kâfirler küfürlerinde daha da ısrar ettiler, kötülüklerini daha bir artırdılar. İmanı zayıf bazı kimseler de Peygamber’in İsrâ gecesi meydana gelen olağanüstü olaylara ve Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya gece vakti gisişine dair anlattıkları sebebiyle imandan vazgeçtiler. Cehennemin dibinde yetişen bir ağacın varlığını haber vermek de bu türden olağanüstü bir haldir. İşte onların yalanlamalarına sebep, bunlar olmuştu. Peki, ya çok daha büyük mucizeleri ve muazzam olağanüstü hadiseleri görecek olsalardı, tutumları ne olurdu? O zaman bu gibi olağanüstü şeyler dolayısıyla kötülükleri daha da artmayacak mıydı? İşte bundan dolayı Allah, onlara merhamet buyurmuş ve bunları onlara göstermemiştir. Buradan anlaşılmaktadır ki Kitap ve Sünnette sonraki dönemlerde ortaya çıkmış büyük hususlardan açıkça söz edilmemiş olması, daha uygun ve daha yerindedir. Çünkü insanların akılları, benzerini görmedikleri işleri kabul etmeyebilir. O vakit bu, bazı mü’minlerin kalplerinde bir şüphe unsuru ve İslâm’a girmemiş olan kimseler için de imana gelmelerine bir engel ve ondan uzaklaştırıcı bir sebep olabilir. Bunun yerine Yüce Allah, ileride olabilecek şeylerin tümünü de kapsayacak şekilde umumi lafızları söz konusu etmiştir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.

“Biz onları” âyetlerle ve mucizelerle “korkutuyoruz. Fakat bu” korkutma “büyük azgınlıklarından başka bir şeylerini artırmıyor.” Bu da kötülükler içli-dışlı olmanın, onları sevmenin, buna karşılık hayırdan nefret edip ona boyun eğmemenin en ileri derecesidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Hani sana : "Muhakkak ki Rabbin bütün insanları güçle kuşatmıştır." demiştik. Hepsi O'nun kabzasındadır/avucundadır. Yüce Allah seni onlardan engelleyip, korumaktadır. Tebliğ etmekle emrolunduğun şeyleri tebliğ et! İsra gecesinde sana gösterdiklerimiz insanlar için ancak bir imtihandan ibarettir. Bu gördüklerini onlara söylediğinde, tasdik mi edecekler yoksa yalanlayacaklar mı? Biz Kur'an'da zikredilen cehennemin dibinde yetişen zakkum ağacını insanlar için sadece bir imtihan kılmıştık. Eğer bu iki mucizeye inanmazlarsa; bu ikisinden başka diğer mucizelere de iman etmeyeceklerdir. Onları gönderdiğimiz mucizelerle korkutuyoruz; fakat bu, onların küfürlerini arttırmak ve ısrarla sapıklığa devam etmelerinden başka bir şeye yaramıyor.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذْ ve iz bir zaman
  2. قُلْنَا kulna demiştik kök: قول
  3. لَكَ leke sana
  4. إِنَّ inne şüphesiz
  5. رَبَّكَ rabbeke Rabbin kök: ربب
  6. أَحَاطَ ehata kuşatmıştır kök: حوط
  7. بِٱلنَّاسِ ۚ bin-nasi insanları kök: نوس
  8. وَمَا ve ma
  9. جَعَلْنَا cealna biz yapmadık kök: جعل
  10. ٱلرُّءْيَا r-ru'ya rü'yayı kök: راي
  11. ٱلَّتِىٓ lleti
  12. أَرَيْنَـٰكَ eraynake sana gösterdiğimiz kök: راي
  13. إِلَّا illa başka bir şey
  14. فِتْنَةًۭ fitneten sınama (aracı) kök: فتن
  15. لِّلنَّاسِ linnasi insanlar için kök: نوس
  16. وَٱلشَّجَرَةَ ve şşecerate ve ağacı kök: شجر
  17. ٱلْمَلْعُونَةَ l-mel'unete la'netlenmiş kök: لعن
  18. فِى fi
  19. ٱلْقُرْءَانِ ۚ l-kurani Kur'an'da kök: قرا
  20. وَنُخَوِّفُهُمْ ve nuhavvifuhum biz onları korkutuyoruz kök: خوف
  21. فَمَا fema fakat
  22. يَزِيدُهُمْ yeziduhum artırmıyor kök: زيد
  23. إِلَّا illa başkasını
  24. طُغْيَـٰنًۭا tugyanen azgınlıklarından kök: طغي
  25. كَبِيرًۭا kebiran daha da fazla kök: كبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لعن (41 geçiş) · Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Aynı kök: زيد (61 geçiş)

    Bir de Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, O'nun iki eli de…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kafirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kafirler…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Firavun ve ileri gelenlerinin kötülük yapmaları korkusu ile kavminin küçük bir bölümünden başkası Musa'ya iman etmedi. Çünkü Firavun, o yerde zorba…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Ayetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, "Ya (bize) bundan başka bir Kur'an getir…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Biz onların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen, onlara karşı bir zorba değilsin. O halde sen, benim uyarımdan korkan kimselere Kur'an ile öğüt ver.

  • Aynı kök: حوط (28 geçiş) · Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Onlardan "Bana izin ver, beni fitneye (isyana) sevk etme" diyen de vardır. Bilesiniz ki onlar (böyle diyerek) fitnenin ta içine düştüler. Şüphesiz ki…

  • Aynı kök: حوط (28 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur.…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Eğer onlar da sizin içinizde (sefere) çıksalardı, size bozgunculuktan başka bir katkıları olmayacak ve sizi fitneye düşürmek için aranızda…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani sana şöyle demiştik: "Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır. Sana (isra esnasında) gösterdiğimiz o rüyayı ve Kur'an'da lanetlenmiş (zakkum) ağacını, dipnot 1 ancak insanları sınamak için meydana getirmiştik. Biz onları (insanları) korkutuyoruz; (bu durum) onların sadece büyük azgınlığını artırıyor."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada sözü edilen "lanetlenmiş ağaç" ile kastedilen Sâffât 37:62, Duhân 44:43-44 ve Vâkı‘a 56:52'de belirtildiği gibi durumunu bilemediğimiz "zakkum ağacı"dır. Zakkum ağacıyla ilgili bilgi için bkz. Sâffât 37:62, dipnot 3.

Mustafa İslamoğlu

Hani (Ey Muhammed), Biz sana demiştik ki: "(Tasalanma), senin rabbin insanları çepeçevre kuşatmıştır! Sana gösterdiğimiz o (malum) müşahedeyi ise, başka değil, insanlar için yalnızca bir imtihan aracı yaptık; tıpkı Kur'an'da geçen lanetlenmiş ağaçta olduğu gibi... İşte, onları (bu tür imtihanlarla) korkuratarak uyarıyoruz, ne var ki (bu) onların sadece küstahça azgınlaşıp böbürlenmelerini artırıyor!"

Muhammed Esed

Hani, sana (ey Peygamber,) "Rabbin (sınırsız kudret ve ilmiyle) insanları kuşatmıştır; bu sana gösterdiğimiz görüntü de, Kuran'da lanetlenen (cehennem) ağacı da insanlar için yalnızca bir sınama olacaktır. Şimdi (cehennemden bahsederek) insanlara korku veren bir uyarıda bulunuyoruz, ama (hakkı inkara niyetli oldukları sürece) bu (uyarı) onların sadece büyüklük taslayarak küstahça azgınlık, taşkınlık yapmalarını artırıyor" demiştik.

Ahmed Hulusi

Hani sana: "Muhakkak ki Rabbin insanları (BinNas = insanların hakikati olarak) ihata etmiştir" dedik. . . Sende oluşturduğumuz o görüşü (mirac'da yaşadığını) ve Kuran'daki mel'un şecereyi (uzaklaştırılmış ağaç - beden yaşamını) de insanlar için yalnızca bir fitne (sınav objesi) kıldık! Biz onları korkutuyoruz. . . Fakat (bu), onların büyük taşkınlıklarından başka bir şeyi arttırmıyor. Not: (Yasak ağaca dokunmak, Üflenen ruh = Esma {El Veliyy} açığa çıkışı = şuur varlık olarak kayıtsız şekilde yaşayan Adem'in, bedenini {Havva} kendisi olarak kabullenmesi; cennet boyutunu Esma kuvveleriyle yaşarken, kendini beden vehmederek, bu kuvvelerden uzak düşmesi, beden kayıtlarıyla arzda - bedende yaşamak zorunda kalması. A. H. )

Ali Bulaç

Hani biz sana: "Muhakkak Rabbin insanları çepeçevre kuşatmıştır" demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı insanları denemek için yaptık, Kur'an'da lanetlenmiş ağacı da. Biz onları korkutuyoruz. Fakat (bu) onlarda büyük bir azgınlıktan başka bir şey arttırmıyor.

Ali Özek ve heyeti

Hani sana: Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır, demiştik. Sana gösterdiğimiz o görüntüleri ve Kur' an'da lânetlenen ağacı, ancak insanları sınamak için meydana getirdik. Biz onları korkuturuz da, bu onlara, büyük bir azgınlıktan başka bir şey sağlamaz.

Ali Rıza Safa

"Kuşkusuz, Efendin, insanları kuşatmıştır!" dediğimizde, sana gösterdiğimiz düşü de Kur'an'da lanetlenmiş ağacı da insanlar için bir sınama yaptık. Onları korkutuyoruz; yine de azgınlıklarının büyümesinden başka bir şey artırmıyor. dipnot 216

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 216
    Kur'an çevirilerinin çoğunluğunda "Rüya" olarak çevrilen "Er ru'ya" sözcüğü, kimi Kur'an çevirilerinde, "Rüya gibi görüntüler" veya "Görüntüler" veya "Manzaralar" olarak çevrilmiş ve bu surenin ilk ayetinde bildirilen gece yürüyüşüne yönelik olduğu biçiminde yorumlanmıştır. Lanetlenmiş ağaç ise 37:62-64, 44:43-45 ve 56:52 ayetlerinde bildirilen cehennemdeki zakkum ağacı olarak yorumlanmıştır.

Bayraktar Bayraklı

Hani sana,"Rabbin, insanları kuşatmıştır" demiştik. Sana gösterdiğimiz görüntüyü ve Kur'an'da lanetlenen ağacı sadece insanları sınamak için meydana getirdik. Biz onları korkutuyoruz da, bu onlara büyük bir azgınlıktan başka bir şey sağlamıyor.

Edip Yüksel

Efendinin insanları kuşatmış olduğunu sana bildirmiştik. Fakat sana gösterdiğimiz görüntü ile ve Kuran'da lanetlenen ağaçla sadece insanları denedik. Biz onları uyarırız, ancak bu, onların azgınlığına büyük bir katkıda bulunmaktan başka sonuç vermiyor. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Kuran'ı anlamak için Muhammed peygamberin seyahatine değiniliyor olabilir (17:1 ve 53:1-18). * Cehennem ateşi içinde biten Zakkum ağacına değiniliyor (37:62-66). * "Cehennem ateşi" ifadesini mecazi olarak anlamak istemeyenler, "ateşin içinde ağaç mı yetişir?" diyerek inkarlarında fanatikleştiler. Tanrı, ikiyüzlülere ve inkar etmek isteyenlere özellikle bahane verir (2:26; 3:7; 17:82; 74:31).

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rabbinin insanları kuşatmış olduğunu sana bildirmiştik. Fakat sana gösterdiğimiz görüntü ile ve Kuran'da lanetlenen ağaçla adece insanları denedik. Biz onları uyarırız, ancak bu, onların azgınlığına büyük bir katkıda bulunmaktan başka sonuç vermiyor.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Unutma ki, vaktiyle sana: "Bil ki Rabbin o insanları kuşatmıştır." dedik. Sana gösterdiğimiz (Mirac) temaşasını ve Ku'ran'da lanetlenmiş ağacı sadece insanlara bir imtihan için yapmışızdır. Biz onları tehdit ediyoruz; ama bu onlara büyük bir taşkınlığı artırmaktan başka netice vermiyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve unutma ki vaktiyle sana haberin olsun ki, dedik: rabbın o insanları ihata etmiştir, o sana gösterdiğimiz temaşayı ve Kur'anda la'net edilen ağacı da sırf insanlara bir imtihan için yapmışızdır, biz onları tehdid ediyoruz, o onlara büyük bir tuğyan artırmaktan başka netice vermiyor

Erhan Aktaş

Hani bir zaman sana: "Rabb'in insanları kuşatmıştır." demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyeti dipnot 1 ve Kur'an'da lanet edilen ağacı, dipnot 2 sadece insanlar için fitne dipnot 3 kıldık. Biz onları uyarıyoruz. Fakat bu onların aşırı azgınlıklarını daha da artırmaktan başka bir şeye yaramıyor.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Rüyayı/Açık görüntüyü. Bu görüntünün, bu surenin birinci ayetinde yer alan görüntü olduğu hususunda ittifak derecesinde görüş birliği bulunmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kelimesi kelimesine, "Eş'şecere." Şecere kelime anlamı olarak ağaç, yön değiştirme ve kargaşa çıkarma anlamına gelmektedir. Ayette, ağaç kelimesi, dünya nimetlerine gereğinden fazla yönelme, yaradılışı bozacak düzeyde dünyaya tutkuyla bağlanma, mal biriktirme, mülk edinme tutkusu ve kargaşa çıkarma anlamında mecaz olarak kullanılmıştır (4:65, 17:60). Ağaç, Sümerlerde de gücün ve çokluğun simgesiydi.
  3. metne dön, dipnot 3
    Sınav.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani bir zaman sana: "Rabb'in insanları kuşatmıştır." demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyeti dipnot 1 ve Kur'an'da lanet edilen ağacı dipnot 2 , sadece insanlar için fitne dipnot 3 kıldık. Biz onları uyarıyoruz. Fakat bu onların aşırı azgınlıklarını daha da artırmaktan başka bir şeye yaramıyor.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Rüyayı/Açık görüntüyü. Bu görüntünün, bu surenin birinci ayetinde yer alan görüntü olduğu hususunda ittifak derecesinde görüş birliği bulunmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Eş'şecere" sözcüğü ağaç demektir. Ancak bu sözcük mecaz olarak Kur'an'ın kimi ayetlerinde dünya nimetlerine gereğinden fazla yönelme, yaradılışı bozacak düzeyde dünyaya tutkuyla bağlanma, kargaşa çıkarma anlamlarında kullanılmıştır. (4:65; 7:19.) Bu ayette de ağaç ile kast edilen şey mal mülk biriktirme tutkusudur. Zira ağaç gücün ve çokluğun simgesidir. Yoksa Kur'an'ın bilinen anlamıyla herhangi bir ağacı lanetlemiş olması düşünülemez.
  3. metne dön, dipnot 3
    Sınav.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani bir zaman sana: "Rabb'in insanları kuşatmıştır." demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyeti dipnot 1 ve Kur'an'da lanet edilen ağacı dipnot 2 , sadece insanlar için fitne dipnot 3 kıldık. Biz onları uyarıyoruz. Fakat bu onların aşırı azgınlıklarını daha da artırmaktan başka bir şeye yaramıyor.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Rüyayı/Açık görüntüyü. Bu görüntünün, bu surenin birinci ayetinde yer alan görüntü olduğu hususunda ittifak derecesinde görüş birliği bulunmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Ağaç (şecer)" sözcüğü, 7/A'raf, 19'da ve daha birçok ayette bilinen anlamı ile ağaç değil, "hiçbir kural tanımaksızın, yığınlarla mal, mülk biriktirmek" anlamında mecaz bir ifadedir. Yoksa Kur'an'ın bilinen anlamıyla herhangi bir ağacı lanetlemiş olması düşünülemez.
  3. metne dön, dipnot 3
    Sınav.

Gültekin Onan

Hani biz sana: "Muhakkak rabbin insanları çepeçevre kuşatmıştır" demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı insanları denemek için yaptık, Kuran'da lanetlenmiş ağacı da. Biz onları korkutuyoruz. Fakat (bu) onlarda büyük bir azgınlıktan başka bir şey arttırmıyor.

Hasan Basri Çantay

Sana: "Şübhesiz Rabbin insanları çepçevre kuşatmışdır" demişdik, hatırla. (Geceleyin) sana gösterdiğimiz o temaşayı ve Kur'anda la'net edilen ağacı biz (başka değil) ancak insanlara bir fitne (ve imtihan) yapdık. Biz onları korkutuyoruz. Fakat bu, onlarda büyük bir taşkınlıkdan başka bir şey artırmıyor.

İbni Kesir

Hani sana demiştik ki: Rabbın gerçekten insanları kuşatmıştır. Sonra göstermiş olduğumuz rüyayı sadece insanlar için bir imtihan kıldık. Kur'an'da lanetlenmiş olan ağacı da. Biz onları korkutuyoruz ama bu, onlara büyük bir azgınlık vermekten başka bir şeyi artırmıyor.

Mehmet Alagaş

(56-60) Hiçbir memleket / karye yoktur ki biz onu kıyamet gününden önce helak etmeyelim yahut şedit bir azap ile azap etmeyelim. Bu kitapta yazılı / satırlı idi. Bizlere, ayet göndermekten men eden şey evvelkilerin onları yalanlamasıdır. Semud kavmine görebildikleri deveyi verdik onlar da ona zulmettiler, biz ayetlerimizi ancak korkutmak için göndeririz, Vaktin birinde biz sana Rabbin insanları kuşatmıştır demiştik. Sana gösterdiğimiz rüyayı ve kuranda ki lanetli ağacı insanlar için sınama yaptık, biz onları korkuttukça bu onların sadece taşkınlıklarını büyük bir şekilde artırıyor.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hani sana: "Muhakkak Rabbin insanları çepeçevre kuşatmıştır" demiştik. Sana gösterdiğimiz rüyayı ve Kur'an'da lanetlenmiş ağacı ancak insanlar için bir imtihan kıldık. Biz onları korkutuyoruz ama bu onlarda büyük bir azgınlıktan başka bir şeyi artırmıyor.

Süleyman Ateş

Bir zaman sana: "Rabbin insanları kuşatmıştır, (suçluları cezalandırmak üzeredir)" demiştik. Sana gösterdiğimiz rü'yayı ve Kur'an'da la'netlenmiş ağacı, insanları(n imanını) sınama (aracı) yaptık. Biz onları (çeşitli biçimlerde) korkutuyoruz. Fakat korkutmamız onların azgınlıklarını daha da artırmaktan başka bir katkı yapmıyor.

Süleymaniye Vakfı

Bir gün sana: "Rabbin insanları çepeçevre kuşatmıştır." demiştik. dipnot 1 Sana gösterdiğimiz o şeyi insanlar için sadece fitne / imtihan sebebi kıldık. dipnot 2 Kur'an'daki lanetli ağacı da öyle. dipnot 3 Biz onları korkutuyoruz; ama bu, onlardaki büyük taşkınlığı artırmaktan başka bir işe yaramıyor.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet, İsra olayının yani Nebimizin bir gece, Mescid-i Haram'dan alınıp Sidret'ül-Münteha'nın yanındaki en büyük ayetleri göstermek için en uzak mescit olan el-Mescid'ul- aksa'ya götürülmesinin (İsra 17/1, Necm 53/13-18) bir mucize değil, insanlar için bir fitne sebebi olduğunu bildirmektedir. "Fitne", altını içindeki yabancı maddelerden ayırmak için ateşe sokmaktır (Müfredat). Kur'an'da bu kelime imtihan (A'raf 7/155), aldatma (A'raf 7/27), cehennem azabı (Zariyat 51/10-14) ve savaş (Bakara 2/216) anlamlarında kullanılmıştır
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu ağaç, Zakkum ağacıdır (Saffat 37/62-70, Duhan 44/43-46, Vakıa 56/51-52).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün sana: "Rabbin şu insanları çepeçevre kuşattı" demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüya dipnot 1 da sırf insanları ayrıştırmak dipnot 2 içindir. Kur'an'a koyduğumuz lanetli ağaç dipnot 3 da öyledir. Biz onları korkutuyoruz ama bu, onların azgınlıklarını iyice artırmaktan başka bir işe yaramıyor.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Fetih suresinde geçen rüya; Fetih 48/27. İsra Mekke'de Fetih Suresi Medine'de inmiştir. Mekke'de inen ayetin Medine'de inen ayete işaret etmesi garip karşılanmamalıdır. Allah Teala şöyle buyurur: Böylece onu Arapça kümeler halinde indirdik ve içlerinde tehditleri türlü şekillerde tekrarladık; belki çekinirler veya bu onlar için bir bilgi (zikir) ortaya çıkarır. Gerçek hakimiyet elinde olan Allah yücedir. Vahyedilmesi tamamlanmayan bir küme ile ilgili olarak acele etme ve "Rabbim! bilgimi artır" de.  (Taha 20/113-114) Mekke'de inmeye başlayan bir anlam kümesi Medine'de tamamlanabilir. Bu da ayetler arasında öncelik ve sonralık diye bir sıralamaya gerek olmadığını gösterir. Eğer ona gerek olsaydı Allah Teala bunu Kur'an'ın metnine koyardı. Surelerin başındaki Mekki ve Medeni nitelemesi insanlar tarafından yapılmıştır. Anlam kümesi diye tercüme ettiğimiz kelime Kur'an'dır. قرآن (Kur'an) Arapçada toplama ve toplanma anlamına gelir (Mekayis).  قَرَأتُ الشيء قرآنا sözü, bir şeyi topladım ve birini diğerine ekledim, demektir. قرأت الكتاب قراءة وقرآنا Kitabı okudum, sözü de öyledir. Çünkü okumak, kelimeleri birbirine eklemekle olur. Allah'ın son kitabına Kur'an adının vermesi, indirdiği bütün ayetleri bir araya toplaması sebebiyledir. Bu ayetler, o Kitabın içindeki anlam kümelerine de Kur'an dendiğini gösterir. Yoksa Kur'an ile hüküm vermek için Nebimizin 23 yıl beklemesi gerekirdi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Fitne, altını ateşe sokarak iyisini kötüsünden ayırmaktır. (Müfredat)
  3. metne dön, dipnot 3
    Zakkum ağacı. Saffet 37/62-70; Duhan 44/43-46.

Şaban Britch

Sana “Rabbin tüm insanları çepeçevre kuşatmıştır” demiştik. Sana gösterdiğimiz rüyayı da ve Kur’an’da lanetlenmiş ağacı da insanlar için bir fitne/imtihan yaptık. Onları korkutuyoruz, ancak bu onların büyük taşkınlıklarından başka bir şeyini artırmıyor.

Şaban Piriş

Sana "Rabbin tüm insanları çepeçevre kuşatmıştır" demiştik. Sana gösterdiğimiz rüyayı da ve Kur'an'da lanetlenmiş ağacı da insanlar için bir imtihan yaptık. Onları korkutuyoruz, ancak bu onların büyük taşkınlıklarından başka bir şeyini artırmıyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani, sana: "Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır." demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da Kur'an'da lanetlenmiş bulunan o ağacı/soyu da insanları sınamak dışında bir sebeple göndermedik. Biz onları korkutuyoruz ama bu onların kudurganlığını artırmaktan başka bir katkı sağlamıyor.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And for once We told you O Muhammad that Allah, your Creator, surrounds all people on all sides -therefore declare Allah's message and do not be afraid ever-. We only made you see the vision of glory We presented to you in your night journey through the spiritual world to test the inclination of the people and their spiritual and moral attributes. The same purpose was also served by the accursed tree growing in the bottom of Hell to feed the sinners. We purposed that the infidels be moved with a mingled feeling of dread and veneration toward Allah and realize the evil consequence of disobeying and denying Him. But on the contrary, it only makes them sink deeper under the vexations of their minds, run riot and transgress the goal.

Abdul Haleem

[Prophet], We have told you that your Lord knows all about human beings. The vision We showed you was only a test for people, as was the cursed tree [mentioned] in the Quran. We warn them, but this only increases their insolence.

Abdullah Yusuf Ali

Behold! We told thee that thy Lord doth encompass mankind round about: We granted the vision which We showed thee, but as a trial for men,- as also the Cursed Tree (mentioned) in the Qur'an: We put terror (and warning) into them, but it only increases their inordinate transgression!

Abul A'la Maududi

And recall when We said to you, (O Muhammad), that your Lord encompasses these people; dipnot 1 and that We have made that vision that We have shown you, dipnot 2 and the tree accursed in the Qur'an, dipnot 3 but as a trial for people. We go about warning them, but each warning leads them to greater transgression.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, at the very beginning of your Prophethood, when the disbelievers of the Quraish had started opposition to your message, We declared that We are encircling them. They might try their best to obstruct your message, but they will inevitably fail in this and your mission will succeed regardless of opposition. Can’t they see that this declaration has come out true as a miracle, for their opposition has failed to hinder your message, and they have not been able to do any harm to you at all. This was a clear sign of the fact that the mission of the Prophet (peace be upon him) was being supported by the Almighty God. As regards to the declaration that Allah is encircling the disbelievers and helping the mission of the Prophet, it occurs in several Surahs of the first stage of Prophethood at Makkah. For instance, in (Ayats 17-20 of Surah Al-Burooj), Allah says: These disbelievers do not learn a lesson from the stories of the people of the Pharaoh and Thamud but are rejecting the message here as Allah is encircling them on all sides.
  2. metne dön, dipnot 2
    This refers to Miraj (Ascension) for here word ruya does not mean "seeing things in a dream" but seeing things actually with physical eyes. It is quite obvious that if it had been a mere dream and the Prophet (peace be upon him) had presented it as a dream to the disbelievers, there was no reason why it should have become a trial for them. Everyday people see strange dreams and relate them to the people but these dreams never become such a curious thing as to make people scoff at the dreamer and accuse him of making a false claim or of being a mad person.
  3. metne dön, dipnot 3
    This cursed tree, Az-zaqqum which has been mentioned in (Ayat 43-44 of Surah Ad-Dukhan), grows at the bottom of Hell and its dwellers shall have to eat from it. This has been called a cursed tree because it is not given to people to eat as a mercy from Allah but as a symbol of His curse so that the accursed people should eat it and get more sore, for this will, so to speak, burn in their bellies like the boiling water.

Aisha Bewley

When We said to you, ‘Surely your Lord encompasses the people with His knowledge. ’ We only appointed the vision We showed you and the Accursed Tree in the Qur’an as a trial and temptation for the people. We frighten them, but it only increases them in their excessive insolence.

Al-Hilali & Khan

And (remember) when We told you: "Verily! Your Lord has encompassed mankind (i.e. they are in His Grip)." And We made not the vision which we showed you (O Muhammad as an actual eye-witness and not as a dream on the night of Al-Isrâ’[1]) but a trial for mankind, and (likewise) the accursed tree (Zaqqûm, mentioned) in the Qur’ân. We warn and make them afraid but it only increases them in naught save great disbelief, oppression and disobedience to Allâh.

Ali Quli Qarai

When We said to you, ‘Indeed your Lord comprehends all mankind,’ We did not appoint the vision that We showed you except as a test for the people and the tree cursed in the Qur’ān. We deter them, but it only increases them in great rebellion.

Amatul Rahman Omar

And (Prophet! recall the time) when We said to you, `Surely, your Lord has encompassed all people (for destruction) and has power over them (still they remained indifferent). ' We made the vision which We showed you (being carried to Jerusalem from Makkah by night) and also the tree (- evil word; see 14:26) disapproved of in the Qur'ân, a means of distinction between the good and the bad for the people. (Despite the fact that) We have been warning them (by sending Our signs), this (warning from Us) only leads them to unrestrained inordinacy.

Arthur John Arberry

And when We said to thee, 'Surely thy Lord encompasses men,' and We made the vision that We showed thee and the tree cursed in the Koran to be only a trial for men; and We frighten them, but it only increases them in great insolence.

Bijan Moeinian

As I told you before: "Your Lord is in control and that people can only go so far. " What I showed you now (reference to Mohammad’s out of body experience and his visiting the Lord’s Kingdom), as well as the nasty tree (of Zuquum) which is mentioned in Qur’an, are just a trial for the people (to test their degree of belief.) Thus I am giving them warning upon warning; unfortunately, their reaction to each warning is an increased rebellion.

E. Henry Palmer

And when we said to thee, 'Verily, thy Lord encompasses men!' and we made the vision which we showed thee only a cause of sedition unto men, and the cursed tree as well; for we will frighten them, but it will only increase them in great rebellion.

Edip-Layth

We had said to you: "Your Lord has encompassed the people." We did not make the vision that We showed you except as a test for the people, and the tree that was cursed in the Quran. We alert them, but it only increases their transgression.

George Sale

Remember when We said unto thee, verily thy Lord encompasseth men by his knowledge and power. We have appointed the vision which We shewed thee, and also the tree cursed in the Koran, only for an occasion of dispute unto men, and to strike them with terror; but it shall cause them to transgress only the more enormously.

Hamid S. Aziz

And when We said to you, "Verily, your Lord encompasses mankind!" and We granted the Vision which We showed you only as a trial unto men - and also the Cursed Tree (mentioned) in the Quran (See 44:43-49, 37:62-65); for We put warning (or fright) into them, but it only increase them in gross rebellion.

Mahmoud Ghali

And as We said to you, "Surely your Lord has encompassed mankind. " And in no way did We make the vision that We showed you except as a temptation to mankind, and (likewise) (we made) the Tree cursed in the Qur'an; and We frighten them, yet in no way does it increase them except in great in ordinance (Literally: tyranny).

Marmaduke Pickthall

And (it was a warning) when we told thee: Lo! thy Lord encompasseth mankind, and We appointed the sight which We showed thee as an ordeal for mankind, and (likewise) the Accursed Tree in the Qur'an. We warn them, but it increaseth them in naught save gross impiety.

Mohamed Ahmed - Samira

When We said to you: "Verily your Lord circumscribes mankind, " and showed you the vision and the accursed tree of the Qur'an, it was as a bone of contention for men. Thus do We (instil) fear in them; but they only transgress the more.

Muhammad Asad

And lo! We said unto thee, [O Prophet:] "Behold, thy Sustainer encompasses all mankind [within His knowledge and might]: and so We have ordained that the vision which We have shown thee -as also the tree [of hell,] cursed in this Qur'an - shall be but a trial for men. Now [by Our mentioning hell] We convey a warning to them: but [if they are bent on denying the truth,] this [warning] only increases their gross, overweening arrogance."

Mustafa Khattab

And ˹remember, O  Prophet˺ when We told you, "Certainly your Lord encompasses the people." And We have made what We brought you to see[1] as well as the cursed tree ˹mentioned˺ in the Quran[2] only as a test for the people. We keep warning them, but it only increases them greatly in defiance.

Progressive Muslims

And when We said to you: "Your Lord has encompassed mankind. " And We did not make the vision that We showed you except as a test for mankind, and tree that was cursed in the Quran. And We are making them fearful, but it only increases their transgression.

Rashad Khalifa

We informed you that your Lord fully controls the people, and we rendered the vision that we showed you a test for the people, and the tree that is accursed in the Quran. We showed them solid proofs to instill reverence in them, but this only augmented their defiance.,

Sahih International

And [remember, O Muúammad], when We told you, "Indeed, your Lord has encompassed the people. " And We did not make the sight which We showed you except as a trial for the people, as was the accursed tree [mentioned] in the Qur'an. And We threaten them, but it increases them not except in great transgression.

Sam Gerrans

And when We said to thee: “Thy Lord encompasses mankind[...],” and We made the vision which We showed thee only a means of denial for mankind, and also the accursed tree in the Qur’an. And We put them in dread, but it increases them not save in great inordinacy.

Shabbir Ahmed

And, We said to you (O Prophet), "Behold, your Lord encompasses all mankind, so We have given you the Vision. " (Through this Final Message, We have given you the VISION that they shall all become One Community again). Those who hinder this Plan will end up eating the bitter and pungent Tree of Division that is mentioned in the Qur'an (7:19), (14:26), (15:39), (17:60), (37:65), (38:82), (44:44). This Vision and the Tree of Division shall be a test for them. Now We have conveyed a warning to them, yet, for a time it shall increase them in great rebellion. (But mankind shall win their lost Paradise (2:35)).

Syed Vickar Ahamed

And (remember) when We told you that your Lord surrounds mankind around: And We gave the Vision which We showed you, only as a trial for men— As also the cursed tree in the Quran: (Mentioned as tree of Zaqqum in verses 37. 62—65; 44.43—46; And 55.52.) We put fear (and warning) into them, but it only increases their excessive evil in nothing but their vast disbelief, injustices and disobedience!

Taqi Usmani

(Remember) when We said to you that your Lord encompasses all humans. And We did not make the vision We showed to you, but a test for the people - and the tree cursed in the Qur’ān as well. And We warn them, yet it adds nothing to them but enormous rebellion.

The Monotheist Group

And when We said to you: "Your Lord has encompassed the people." And We did not make the vision that We showed you except as a test for the people, and the tree that was cursed in the Qur'an. And We are making them fearful, but it only increases their transgression.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 60. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 60. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 60. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩