Diyanet İşleri
"Rabbimizin, bizi salihler topluluğuyla beraber (cennete) koymasını umarken, Allah'a ve bize gelen gerçeğe ne diye inanmayalım?"
Mâide suresi
Mâide suresi, 84. ayet. وَمَا لَنَا لَا نُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَمَا جَآءَنَا مِنَ ٱلْحَقِّ وَنَطْمَعُ أَن يُدْخِلَنَا رَبُّنَا مَعَ ٱلْقَوْمِ ٱلصَّٰلِحِينَ
vemâ lenâ lâ nü'minü billâhi vemâ câenâ mine-lḥaḳḳi venaṭme`u ey yüdḫilenâ rabbünâ me`a-lḳavmi-ṣṣâliḥîn.
"Rabbimizin, bizi salihler topluluğuyla beraber (cennete) koymasını umarken, Allah'a ve bize gelen gerçeğe ne diye inanmayalım?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Lânetlenenler ve mü'minlere en yakın olanlar Mâide 78–86 3
Eğer Allah'a, Peygamber'e ve ona indirilene (Kur'an'a) inanıyor olsalardı, onları (müşrikleri) dost edinmezlerdi. Fakat onlardan birçoğu fasık kimselerdir.
(Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah'a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine onların iman edenlere sevgi bakımından en yakınının da "Biz hıristiyanlarız" diyenler olduğunu mutlaka görürsün. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır. Onlar büyüklük de taslamazlar.
Peygamber'e indirileni (Kur'an'ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. "Ey Rabbimiz! İnandık. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenler (Muhammed'in ümmeti) ile beraber yaz" derler.
"Rabbimizin, bizi salihler topluluğuyla beraber (cennete) koymasını umarken, Allah'a ve bize gelen gerçeğe ne diye inanmayalım?"
Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükafat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların mükafatıdır.
İnkar edenlere ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.
Ey iman edenler! Allah'ın size helal kıldığı iyi ve temiz nimetleri (kendinize) haram etmeyin ve (Allah'ın koyduğu) sınırları aşmayın. Çünkü Allah, haddi aşanları sevmez.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
84. Anlaşıldığı kadarı ile bu Hıristiyanlar iman etmeleri ve bu hususta ellerini çabuk tutmaları dolayısı ile birieri tarafından kınanmış olduklarından şöyle demişlerdir: “Rabbimizden bizi de salihler topluluğu ile birlikte kılmasını ümit edip dururken ne diye Allah’a ve bize gelen hakka iman etmeyelim?” Yani bizi Allah’a iman etmekten alıkoyan nedir ki? Çünkü en ufak bir şüphe ve tereddüdün söz konusu olmadığı hak, Rabbimizden bize gelmiş bulunuyor. Biz iman edip hakka uyacak olursak Allah’ın bizleri salihler ile birlikte cennete sokacağını ümid ederiz. O halde iman etmekten bizi alıkoyan nedir? Durumun böyle olması imana koşmayı, ona sıkı sıkı bağlanmayı ve ondan geri kalmamayı gerektirmiyor mu?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bizimle, Allah'a iman etme, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-e indirilen ve onun bize getirdiği hak ile aramızı hangi şey ayırabilir? Hâlbuki biz, peygamberler ve Allah'a itaat ederek, azabından korkarak onlara tabi olanlarla birlikte cennete girmeyi umut ediyoruz.
Aynı kök: طمع (12 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)
İkisi (cennet ve cehennem) arasında bir sur, A'raf üzerinde de birtakım adamlar vardır. Cennet ve cehennemliklerin hepsini simalarından…
Aynı kök: طمع (12 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)
Onlardan her biri Naim cennetine sokulacağını mı umuyor?
Aynı kök: طمع (12 geçiş)
Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif…
Aynı kök: دخل (126 geçiş)
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…
Aynı kök: دخل (126 geçiş)
Bir de; "Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e girmeyecek" dediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz (iddianızı…
Aynı kök: دخل (126 geçiş)
Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse)…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umup dururken Allah'a ve bize gelen gerçeğe niçin iman etmeyecekmişiz ki!" dipnot 1
Neden Allah'a ve bize gönderilen hakikate inanmayalım ki? Zira biz, Rabbimizin bizi erdemliler arasına katmasını dileriz!"
Ve Rabbimizin bizi dürüst ve erdemliler arasına katmasını o kadar şiddetle arzuladığımız halde nasıl Allaha ve bize indirilen hakikate inanmakta zaaf gösterebilirdik?
"Rabbimizin bizi, salihler topluluğuna katmasını umarken, ne diye Esma'sıyla hakikatimiz olan Allah'a ve Hak'tan bize gelmiş olana iman etmeyelim!"
"Hem Rabbimizin bizi salihler topluluğuna katmasını umarken ne diye Allah'a ve bize haktan gelene inanmayalım?"
Hem, Rabbimizin bizi sâlih kişilerle birlikte (Cennet'e) sokmasını dileyip dururken, neden Allah'a ve hak olarak bize gelen şeylere iman etmeyelim?"
"Efendimizin, erdemli olanlar arasına bizi de katmasını umut ederken, Allah'a ve bize gelen gerçeğe neden inanmayalım?"
"Rabbimizin bizi dürüst ve erdemliler arasına katmasını o kadar şiddetle arzuladığımız halde, nasıl Allah'a ve bize indirilen hakikate inanmakta zaaf gösterebilirdik?"
"Efendimizin bizi iyiler arasına katmasını umduğumuz halde neden ALLAH'ı ve bize ulaşan gerçeklere onaylamayalım?"
'Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umduğumuz halde neden ALLAH'a ve bize ulaşan gerçeklere inanmıyalım?'
Rabbimizin bizi iyilerle birlikte bulundurmasını gönülden arzu ederken, biz ne diye Allah'a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım." derler.
hem biz neye iyman etmiyelim Allaha ve bu bize gelen hakka: bütün emelimiz, Rabbimizin bizi salihin zümresinin maıyyetine koyması iken
"Ve bize ne oluyor ki, Allah'a ve bize gelen gerçeğe iman etmeyelim: Rabb'imizin bizi iyi kimseler topluluğuna dahil etmesi umut ve beklentisi içinde iken."
"Ve bize ne oluyor ki, Allah'a ve bize gelen gerçeğe iman etmeyelim: Rabb'imizin bizi iyi kimseler topluluğuna dahil etmesi umut ve beklentisi içinde iken."
Ve bize ne oluyor ki, Allah'a ve bize gelen gerçeğe iman etmeyelim: Rabb'imizin bizi iyi kimseler topluluğuna dahil etmesi umut ve beklentisi içinde iken.
"Hem rabbimizin bizi salihler topluluğuna katmasını umarken ne diye Tanrı'ya ve bize haktan gelene inanmayalım?"
"Zaten biz, Rabbimizin bizi de saalihler katarına katıb koymasını unutub dururken ne diye Allaha ve bize gelen hakıykata iman etmeyelim?".
Hem, Rabbımızın bizi salihler topluluğuyla beraber bulundurmasını umarken niçin Allah'a ve bize gelen hakikate iman etmeyelim.
(82-86) Müminlere düşmanlıkta insanların en şiddetlisi olarak yahudileri ve müşrikleri bulursun , yine müminlere sevimlilik bakımından en yakın olarak ta “biz Hristiyanlarız” diyenleri bulursun , bu, onlarda keşişlerin ve ruhbanların olması nedeniyledir, onlar kesinlikle büyüklenmezler, Resule indirilen hakikatten tanıdık oldukları şeyleri işittiklerinde onların gözlerinden yaşlar döküldüğünü görürsün, diyorlar ki, Rabbimiz, iman ettik, bizi şahitlerle beraber yaz , bize ne oluyor ki gerçekten / hakikatten bize indiri lene inanmayalım? Rabbimizin bizi salih topluluklarla birlikte sokacağını kuvvetle umuyoruz. Bu dedikleri dolayısıyla Allah sevaplarını altlarından nehirler akan ve içinde kalıcı olacakları cennetler olarak verdi, bu, güzel davrananların karşılığıdır / cezasıdır , kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise, işte onlar cehennem / cahim halkıdır.
Rabbimizin bizi salih kimselerle birlikte (Cennet'e) sokmasını umarken ne diye Allah’a ve bize gelen hakka iman etmeyelim ki?
"Biz, Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umarken neden Allah'a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım?"
Rabbimizin bizi iyiler topluluğuna katmasını beklerken ne diye biz Allah'a ve bize gelen bu gerçeğe inanıp güvenmeyelim ki!"
Rabbimizin bizi iyiler topluluğuna katmasını beklerken, Allah'a ve bize gelen bu gerçeğe biz neden güvenmeyelim."
Rabbimizin bizi salih kimselerle birlikte (cennete) sokmasını umarken ne diye Allah’a ve bize gelen gerçeklere iman etmeyelim ki?
-Rabbimizin bizi salih toplumla birlikte (cennete) girdirmesini beklerken ne diye Allah'a ve bize gelen gerçeklere iman etmeyelim ki?
"Rabbimizin bizi barışseverler arasına koymasını umup dururken, Allah'a ve Hak'tan bize gelene neden inanmayacakmışız?"
"And why do we not recognize Allah", they add, "with all our hearts and give credence, to the truth we have received, when we hope that Allah would incorporate us with those whose deeds are imprinted with wisdom and piety!"
Why should we not believe in God and in the Truth that has come down to us, when we long for our Lord to include us in the company of the righteous?’
"What cause can we have not to believe in Allah and the truth which has come to us, seeing that we long for our Lord to admit us to the company of the righteous?"
And why should we not believe in Allah and the Truth which has come down to us when we do fervently desire that our Lord include us among the righteous?'
How could we not have iman in Allah, and the truth that has come to us, when we long for our Lord to include us among the righteous?’
"And why should we not believe in Allâh and in that which has come to us of the truth (Islâmic Monotheism)? And we wish that our Lord will admit us (in Paradise on the Day of Resurrection) along with the righteous people (Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم and his Companions رضي الله عنهم)."
Why should we not believe in Allah and the truth that has come to us, eager as we are that our Lord should admit us among the righteous people?’
(They add, ) `What excuse do we have to disbelieve in Allâh and (in) the truth that has come to us while we earnestly desire that our Lord should count us with the righteous people?'
Why should we not believe in God and the truth that has come to us, and be eager that our Lord should admit us with the righteous people?'
They are the one who say: "Why should we not believe in God and accept the truth that has come to us, when we are looking forward that God consider us among the righteous ones?"
Why should we not believe in God and the truth that is given to us, nor desire that our Lord should make us enter with the upright people?'
"Why shouldn't we acknowledge God and what has come to us of the truth? We yearn that our Lord admits us with the righteous people."
And why should we not believe in Allah and in the truth which has come to us, while we earnestly wish that our Lord should include us among the righteous people?'
Why should we not believe in Allah and the Truth that is given to us, nor desire that our Lord should make us enter the company of the righteous?"
And what is it with us that we do not believe in Allah and what has come to us of the Truth! And we long for our Lord to cause us to enter with the righteous people. "
How should we not believe in Allah and that which hath come unto us of the Truth. And (how should we not) hope that our Lord will bring us in along with righteous folk?
And why should we not believe in God and what has come down to us of the truth? And we hope to be admitted by our Lord among those who are upright and do good?"
And how could we fail to believe in God and in whatever truth has come unto us, when we so fervently desire that our Sustainer count us among the righteous?"
Why should we not believe in Allah and the truth that has come to us? And we long for our Lord to include us in the company of the righteous."
"And why shouldn't we believe in God and what has come to us of the truth And we yearn that our Lord admits us with the righteous people. "
"Why should we not believe in GOD, and in the truth that has come to us, and hope that our Lord may admit us with the righteous people?"
And why should we not believe in Allah and what has come to us of the truth? And we aspire that our Lord will admit us [to Paradise] with the righteous people. "
“And why should we not believe in God and what has come to us of the truth, and hope that our Lord will make us enter with the righteous people?”
"Why should we not believe in Allah and that which has come to us of the Truth when we so fervently desire that Our Sustainer count us among the righteous?"
"What cause can we have not to believe in Allah and the truth which has come to us, seeing that we lovingly want for our Lord to admit us to the company of the righteous?"
What excuse do we have if we do not believe in Allah and in the truth that has come to us, while we hope that our Lord will admit us to the company of the righteous people?"
"And why should we not believe in God and what has come to us of the truth? And we yearn that our Lord admits us with the righteous people."