Mâide suresi

Mâide suresi, 84. ayet

Mâide suresi, 84. ayet. وَمَا لَنَا لَا نُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَمَا جَآءَنَا مِنَ ٱلْحَقِّ وَنَطْمَعُ أَن يُدْخِلَنَا رَبُّنَا مَعَ ٱلْقَوْمِ ٱلصَّٰلِحِينَ

vemâ lenâ lâ nü'minü billâhi vemâ câenâ mine-lḥaḳḳi venaṭme`u ey yüdḫilenâ rabbünâ me`a-lḳavmi-ṣṣâliḥîn.

Diyanet İşleri

"Rabbimizin, bizi salihler topluluğuyla beraber (cennete) koymasını umarken, Allah'a ve bize gelen gerçeğe ne diye inanmayalım?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 81–87 · surenin 84. ayeti / 120

Konu Lânetlenenler ve mü'minlere en yakın olanlar Mâide 78–86 3

  1. Mâide 81

    Eğer Allah'a, Peygamber'e ve ona indirilene (Kur'an'a) inanıyor olsalardı, onları (müşrikleri) dost edinmezlerdi. Fakat onlardan birçoğu fasık kimselerdir.

  2. Mâide 82

    (Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah'a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine onların iman edenlere sevgi bakımından en yakınının da "Biz hıristiyanlarız" diyenler olduğunu mutlaka görürsün. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır. Onlar büyüklük de taslamazlar.

  3. Mâide 83

    Peygamber'e indirileni (Kur'an'ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. "Ey Rabbimiz! İnandık. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenler (Muhammed'in ümmeti) ile beraber yaz" derler.

  4. 84

    "Rabbimizin, bizi salihler topluluğuyla beraber (cennete) koymasını umarken, Allah'a ve bize gelen gerçeğe ne diye inanmayalım?"

  5. Mâide 85

    Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükafat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların mükafatıdır.

  6. Mâide 86

    İnkar edenlere ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.

  7. Mâide 87

    Ey iman edenler! Allah'ın size helal kıldığı iyi ve temiz nimetleri (kendinize) haram etmeyin ve (Allah'ın koyduğu) sınırları aşmayın. Çünkü Allah, haddi aşanları sevmez.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

84. Anlaşıldığı kadarı ile bu Hıristiyanlar iman etmeleri ve bu hususta ellerini çabuk tutmaları dolayısı ile birieri tarafından kınanmış olduklarından şöyle demişlerdir: “Rabbimizden bizi de salihler topluluğu ile birlikte kılmasını ümit edip dururken ne diye Allah’a ve bize gelen hakka iman etmeyelim?” Yani bizi Allah’a iman etmekten alıkoyan nedir ki? Çünkü en ufak bir şüphe ve tereddüdün söz konusu olmadığı hak, Rabbimizden bize gelmiş bulunuyor. Biz iman edip hakka uyacak olursak Allah’ın bizleri salihler ile birlikte cennete sokacağını ümid ederiz. O halde iman etmekten bizi alıkoyan nedir? Durumun böyle olması imana koşmayı, ona sıkı sıkı bağlanmayı ve ondan geri kalmamayı gerektirmiyor mu?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bizimle, Allah'a iman etme, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-e indirilen ve onun bize getirdiği hak ile aramızı hangi şey ayırabilir? Hâlbuki biz, peygamberler ve Allah'a itaat ederek, azabından korkarak onlara tabi olanlarla birlikte cennete girmeyi umut ediyoruz.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَا ve ma ve neden?
  2. لَنَا lena biz
  3. لَا la
  4. نُؤْمِنُ nu'minu inanmayalım kök: امن
  5. بِٱللَّهِ billahi Allah'a kök: اله
  6. وَمَا ve ma ve neden?
  7. جَآءَنَا ca'ena bize gelen kök: جيا
  8. مِنَ mine
  9. ٱلْحَقِّ l-hakki gerçeğe kök: حقق
  10. وَنَطْمَعُ ve netmeu umarken kök: طمع
  11. أَن en
  12. يُدْخِلَنَا yudhilena bizi katmasını kök: دخل
  13. رَبُّنَا rabbuna Rabbimizin kök: ربب
  14. مَعَ mea arasına
  15. ٱلْقَوْمِ l-kavmi toplumlar kök: قوم
  16. ٱلصَّـٰلِحِينَ s-salihine iyi kök: صلح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طمع (12 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    İkisi (cennet ve cehennem) arasında bir sur, A'raf üzerinde de birtakım adamlar vardır. Cennet ve cehennemliklerin hepsini simalarından…

  • Aynı kök: طمع (12 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Onlardan her biri Naim cennetine sokulacağını mı umuyor?

  • Aynı kök: طمع (12 geçiş)

    Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif…

  • Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Bir de; "Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e girmeyecek" dediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz (iddianızı…

  • Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umup dururken Allah'a ve bize gelen gerçeğe niçin iman etmeyecekmişiz ki!" dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette söz konusu edilen keşişler ve rahipler eski inanışları ile birlikte şirk ve inkâr içerikli kabullerini de terk edip hakikate iman etmişlerdi. Bu imanları nedeniyle kendilerini kınayan kavimlerine karşı Yüce Allah'a ve O'nun tarafından gönderilip kendilerine ulaşan gerçeklere iman etmemelerinin söz konusu olamayacağını dile getirmiş ve sonraki nesillere örnek olabilecek yiğitçe bir duruş sergilemişlerdir. Bu kişiler cennete girebilmek için imanın şart olduğunu göstermişler, salih olmanın gerektiğini de imanlarıyla birlikte belirtmişlerdir.

Mustafa İslamoğlu

Neden Allah'a ve bize gönderilen hakikate inanmayalım ki? Zira biz, Rabbimizin bizi erdemliler arasına katmasını dileriz!"

Muhammed Esed

Ve Rabbimizin bizi dürüst ve erdemliler arasına katmasını o kadar şiddetle arzuladığımız halde nasıl Allaha ve bize indirilen hakikate inanmakta zaaf gösterebilirdik?

Ahmed Hulusi

"Rabbimizin bizi, salihler topluluğuna katmasını umarken, ne diye Esma'sıyla hakikatimiz olan Allah'a ve Hak'tan bize gelmiş olana iman etmeyelim!"

Ali Bulaç

"Hem Rabbimizin bizi salihler topluluğuna katmasını umarken ne diye Allah'a ve bize haktan gelene inanmayalım?"

Ali Özek ve heyeti

Hem, Rabbimizin bizi sâlih kişilerle birlikte (Cennet'e) sokmasını dileyip dururken, neden Allah'a ve hak olarak bize gelen şeylere iman etmeyelim?"

Ali Rıza Safa

"Efendimizin, erdemli olanlar arasına bizi de katmasını umut ederken, Allah'a ve bize gelen gerçeğe neden inanmayalım?"

Bayraktar Bayraklı

"Rabbimizin bizi dürüst ve erdemliler arasına katmasını o kadar şiddetle arzuladığımız halde, nasıl Allah'a ve bize indirilen hakikate inanmakta zaaf gösterebilirdik?"

Edip Yüksel

"Efendimizin bizi iyiler arasına katmasını umduğumuz halde neden ALLAH'ı ve bize ulaşan gerçeklere onaylamayalım?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umduğumuz halde neden ALLAH'a ve bize ulaşan gerçeklere inanmıyalım?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rabbimizin bizi iyilerle birlikte bulundurmasını gönülden arzu ederken, biz ne diye Allah'a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım." derler.

Elmalılı Hamdi Yazır

hem biz neye iyman etmiyelim Allaha ve bu bize gelen hakka: bütün emelimiz, Rabbimizin bizi salihin zümresinin maıyyetine koyması iken

Erhan Aktaş

"Ve bize ne oluyor ki, Allah'a ve bize gelen gerçeğe iman etmeyelim: Rabb'imizin bizi iyi kimseler topluluğuna dahil etmesi umut ve beklentisi içinde iken."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ve bize ne oluyor ki, Allah'a ve bize gelen gerçeğe iman etmeyelim: Rabb'imizin bizi iyi kimseler topluluğuna dahil etmesi umut ve beklentisi içinde iken."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve bize ne oluyor ki, Allah'a ve bize gelen gerçeğe iman etmeyelim: Rabb'imizin bizi iyi kimseler topluluğuna dahil etmesi umut ve beklentisi içinde iken.

Gültekin Onan

"Hem rabbimizin bizi salihler topluluğuna katmasını umarken ne diye Tanrı'ya ve bize haktan gelene inanmayalım?"

Hasan Basri Çantay

"Zaten biz, Rabbimizin bizi de saalihler katarına katıb koymasını unutub dururken ne diye Allaha ve bize gelen hakıykata iman etmeyelim?".

İbni Kesir

Hem, Rabbımızın bizi salihler topluluğuyla beraber bulundurmasını umarken niçin Allah'a ve bize gelen hakikate iman etmeyelim.

Mehmet Alagaş

(82-86) Müminlere düşmanlıkta insanların en şiddetlisi olarak yahudileri ve müşrikleri bulursun , yine müminlere sevimlilik bakımından en yakın olarak ta “biz Hristiyanlarız” diyenleri bulursun , bu, onlarda keşişlerin ve ruhbanların olması nedeniyledir, onlar kesinlikle büyüklenmezler, Resule indirilen hakikatten tanıdık oldukları şeyleri işittiklerinde onların gözlerinden yaşlar döküldüğünü görürsün, diyorlar ki, Rabbimiz, iman ettik, bizi şahitlerle beraber yaz , bize ne oluyor ki gerçekten / hakikatten bize indiri lene inanmayalım? Rabbimizin bizi salih topluluklarla birlikte sokacağını kuvvetle umuyoruz. Bu dedikleri dolayısıyla Allah sevaplarını altlarından nehirler akan ve içinde kalıcı olacakları cennetler olarak verdi, bu, güzel davrananların karşılığıdır / cezasıdır , kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise, işte onlar cehennem / cahim halkıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Rabbimizin bizi salih kimselerle birlikte (Cennet'e) sokmasını umarken ne diye Allah’a ve bize gelen hakka iman etmeyelim ki?

Süleyman Ateş

"Biz, Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umarken neden Allah'a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım?"

Süleymaniye Vakfı

Rabbimizin bizi iyiler topluluğuna katmasını beklerken ne diye biz Allah'a ve bize gelen bu gerçeğe inanıp güvenmeyelim ki!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbimizin bizi iyiler topluluğuna katmasını beklerken, Allah'a ve bize gelen bu gerçeğe biz neden güvenmeyelim."

Şaban Britch

Rabbimizin bizi salih kimselerle birlikte (cennete) sokmasını umarken ne diye Allah’a ve bize gelen gerçeklere iman etmeyelim ki?

Şaban Piriş

-Rabbimizin bizi salih toplumla birlikte (cennete) girdirmesini beklerken ne diye Allah'a ve bize gelen gerçeklere iman etmeyelim ki?

Yaşar Nuri Öztürk

"Rabbimizin bizi barışseverler arasına koymasını umup dururken, Allah'a ve Hak'tan bize gelene neden inanmayacakmışız?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And why do we not recognize Allah", they add, "with all our hearts and give credence, to the truth we have received, when we hope that Allah would incorporate us with those whose deeds are imprinted with wisdom and piety!"

Abdul Haleem

Why should we not believe in God and in the Truth that has come down to us, when we long for our Lord to include us in the company of the righteous?’

Abdullah Yusuf Ali

"What cause can we have not to believe in Allah and the truth which has come to us, seeing that we long for our Lord to admit us to the company of the righteous?"

Abul A'la Maududi

And why should we not believe in Allah and the Truth which has come down to us when we do fervently desire that our Lord include us among the righteous?'

Aisha Bewley

How could we not have iman in Allah, and the truth that has come to us, when we long for our Lord to include us among the righteous?’

Al-Hilali & Khan

"And why should we not believe in Allâh and in that which has come to us of the truth (Islâmic Monotheism)? And we wish that our Lord will admit us (in Paradise on the Day of Resurrection) along with the righteous people (Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم and his Companions رضي الله عنهم)."

Ali Quli Qarai

Why should we not believe in Allah and the truth that has come to us, eager as we are that our Lord should admit us among the righteous people?’

Amatul Rahman Omar

(They add, ) `What excuse do we have to disbelieve in Allâh and (in) the truth that has come to us while we earnestly desire that our Lord should count us with the righteous people?'

Arthur John Arberry

Why should we not believe in God and the truth that has come to us, and be eager that our Lord should admit us with the righteous people?'

Bijan Moeinian

They are the one who say: "Why should we not believe in God and accept the truth that has come to us, when we are looking forward that God consider us among the righteous ones?"

E. Henry Palmer

Why should we not believe in God and the truth that is given to us, nor desire that our Lord should make us enter with the upright people?'

Edip-Layth

"Why shouldn't we acknowledge God and what has come to us of the truth? We yearn that our Lord admits us with the righteous people."

George Sale

And why should we not believe in Allah and in the truth which has come to us, while we earnestly wish that our Lord should include us among the righteous people?'

Hamid S. Aziz

Why should we not believe in Allah and the Truth that is given to us, nor desire that our Lord should make us enter the company of the righteous?"

Mahmoud Ghali

And what is it with us that we do not believe in Allah and what has come to us of the Truth! And we long for our Lord to cause us to enter with the righteous people. "

Marmaduke Pickthall

How should we not believe in Allah and that which hath come unto us of the Truth. And (how should we not) hope that our Lord will bring us in along with righteous folk?

Mohamed Ahmed - Samira

And why should we not believe in God and what has come down to us of the truth? And we hope to be admitted by our Lord among those who are upright and do good?"

Muhammad Asad

And how could we fail to believe in God and in whatever truth has come unto us, when we so fervently desire that our Sustainer count us among the righteous?"

Mustafa Khattab

Why should we not believe in Allah and the truth that has come to us? And we long for our Lord to include us in the company of the righteous."

Progressive Muslims

"And why shouldn't we believe in God and what has come to us of the truth And we yearn that our Lord admits us with the righteous people. "

Rashad Khalifa

"Why should we not believe in GOD, and in the truth that has come to us, and hope that our Lord may admit us with the righteous people?"

Sahih International

And why should we not believe in Allah and what has come to us of the truth? And we aspire that our Lord will admit us [to Paradise] with the righteous people. "

Sam Gerrans

“And why should we not believe in God and what has come to us of the truth, and hope that our Lord will make us enter with the righteous people?”

Shabbir Ahmed

"Why should we not believe in Allah and that which has come to us of the Truth when we so fervently desire that Our Sustainer count us among the righteous?"

Syed Vickar Ahamed

"What cause can we have not to believe in Allah and the truth which has come to us, seeing that we lovingly want for our Lord to admit us to the company of the righteous?"

Taqi Usmani

What excuse do we have if we do not believe in Allah and in the truth that has come to us, while we hope that our Lord will admit us to the company of the righteous people?"

The Monotheist Group

"And why should we not believe in God and what has come to us of the truth? And we yearn that our Lord admits us with the righteous people."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 84. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 84. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 84. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩