Diyanet İşleri
Peygamber'e indirileni (Kur'an'ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. "Ey Rabbimiz! İnandık. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenler (Muhammed'in ümmeti) ile beraber yaz" derler.
Mâide suresi
Mâide suresi, 83. ayet. وَإِذَا سَمِعُوا۟ مَآ أُنزِلَ إِلَى ٱلرَّسُولِ تَرَىٰٓ أَعْيُنَهُمْ تَفِيضُ مِنَ ٱلدَّمْعِ مِمَّا عَرَفُوا۟ مِنَ ٱلْحَقِّ يَقُولُونَ رَبَّنَآ ءَامَنَّا فَٱكْتُبْنَا مَعَ ٱلشَّٰهِدِينَ
veiẕâ semi`û mâ ünzile ile-rrasûli terâ a`yünehüm tefîḍu mine-ddem`i mimmâ `arafû mine-lḥaḳḳ. yeḳûlûne rabbenâ âmennâ fektübnâ me`a-şşâhidîn.
Peygamber'e indirileni (Kur'an'ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. "Ey Rabbimiz! İnandık. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenler (Muhammed'in ümmeti) ile beraber yaz" derler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Lânetlenenler ve mü'minlere en yakın olanlar Mâide 78–86 3
Onlardan birçoğunun inkar edenleri dost edindiklerini görürsün. Andolsun ki kendileri için önceden (ahirete) gönderdikleri şey; Allah'ın onlara gazap etmesi ne kötüdür! Onlar azap içinde ebedi kalıcıdırlar.
Eğer Allah'a, Peygamber'e ve ona indirilene (Kur'an'a) inanıyor olsalardı, onları (müşrikleri) dost edinmezlerdi. Fakat onlardan birçoğu fasık kimselerdir.
(Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah'a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine onların iman edenlere sevgi bakımından en yakınının da "Biz hıristiyanlarız" diyenler olduğunu mutlaka görürsün. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır. Onlar büyüklük de taslamazlar.
Peygamber'e indirileni (Kur'an'ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. "Ey Rabbimiz! İnandık. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenler (Muhammed'in ümmeti) ile beraber yaz" derler.
"Rabbimizin, bizi salihler topluluğuyla beraber (cennete) koymasını umarken, Allah'a ve bize gelen gerçeğe ne diye inanmayalım?"
Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükafat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların mükafatıdır.
İnkar edenlere ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
83. Bir diğer sebep de onların: “Peygambere indirileni işittiklerinde” yani Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e indirileni işittiklerinde bunun kalplerini etkilemesi ve bundan dolayı kalplerinin yumuşaması, gözlerinin de -kesin doğru olduğuna inandıkları hakkı işittiklerine uygun olarak- yaşla dolup taşmasıdır. Bundan dolayı onlar, hakka iman etmiş, onu ikrar etmiş ve: “Rabbimiz iman ettik, artık bizi şahit olanlarla beraber yaz” diye dua etmişlerdir. Burada sözü geçen “şahit olanlar” ise Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in ümmetidir. Allah’ın vahdaniyetine, peygamberlerinin risaletine ve getirdiklerinin doğruluğuna şahitlik ettikleri gibi önceki ümmetlerin tasdiklerine ve yalanlamalarına da şahitlik ederler. Bunlar adaletli kimselerdir ve onların şahitlikleri makbuldür. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık. Bütün insanlara karşı şahitler olasınız, bu peygamber de size karşı şahit olsun diye...” (el-Bakara, 2/143)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yumuşak kalpli olanlar: Bunlar -Necâşi ve ashabı gibilerdir-.Şüphesiz içermiş olduğu hakkı bildiklerinden dolayı Kur'an'ın inişi sırasında işittiklerinden dolayı ağlarlar. Çünkü İsa -aleyhisselam-'ın getirdiğini bildikleri için böyle davranırlar ve şöyle derlerdi: Ey Rabbimiz! Resulün Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirdiklerine iman ettik. -Ey Rabbimiz!- Bize Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kıyamet gününde insanların aleyhine şahit olan ümmetiyle beraber olmayı yaz.
Aynı kök: دمع (2 geçiş) · Aynı kök: فيض (9 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)
Kendilerini bindirip (cepheye) sevk edesin diye sana geldikleri zaman, senin, "Sizi bindirebileceğim bir şey bulamıyorum" dediğin; bu uğurda…
Aynı kök: فيض (9 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)
(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife'ye) akın…
Aynı kök: فيض (9 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
(Ey Muhammed!) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dair Kur'an'dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona…
Aynı kök: فيض (9 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
Yoksa, "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah'tan gelecek olana (cezaya) karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O,…
Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…
Aynı kök: عين (65 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
(Bir kısmı da) "O halde haydi, onu insanların gözü önüne getirin. Belki (bu konuda) şahitlik ederler" dediler.
Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki adil kimseyi şahit tutun. Şahitliği…
Aynı kök: عين (65 geçiş)
Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Elçiye indirileni duydukları zaman, tanıdıkları gerçeklerden dolayı gözlerinden yaşlar boşaldığını görürsün. dipnot 1 Derler ki: "Rabbimiz! İman ettik, bizi (gerçeğe) şahit olanlarla birlikte yaz!
Onlar Peygamber'e indirileni işittiklerinde, ondaki hakikatleri kavradıkları için gözyaşlarının çağladığını görürsün. Derler ki: "Rabbimiz! İnandık biz: o halde bizi de hakka şahit olanlarla birlikte yaz!
Onlar bu elçiye indirileni anlamaya başladıkları zaman gözlerinden yaşlar boşaldığını görürsün, çünkü ondaki hakikatin bir kısmını tanırlar; (ve) "Ey Rabbimiz" derler, "Biz inanıyoruz: öyleyse bizi hakikate şahitlik yapanlar ile bir tut."
Er-Rasul'e (Hz. Rasulullah'a) inzal olunanı işittiklerinde, tanıyıp - bildikleri Hak'tan nazil olmuş bir kısım bilgiden dolayı, gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. . . Derler ki: "Rabbimiz, iman ettik. . . Artık bizi şahitlerle beraber yaz. "
Elçiye indirileni dinlediklerinde hakkı tanıdıklarından dolayı gözlerinin yaşlarla dolup taştığını görürsün. Derler ki: "Rabbimiz inandık; öyleyse bizi şahidlerle birlikte yaz."
Rasûle indirilen (Kur'ân') i duydukları zaman, hakkı öğrenmiş olmalarından dolayı gözlerinden yaşlar boşandığını görürsün. Derler ki: «Rabbimiz! iman ettik, bizi (hakka) şahit olanlarla beraber yaz.»
Elçiye indirileni dinlediklerinde, Gerçek Olanı tanıdıkları için, gözlerinden yaşlar boşaldığını görürsünüz. Derler ki: "Efendimiz; inandık! Artık, bizi, tanıklarla birlikte yaz!"
Peygambere indirileni duydukları zaman gerçeği anlamalarından dolayı gözlerinden yaşlar boşandığını görürsün. Derler ki: "Ey Rabbimiz! İman ettik; bizi şahit olanlarla beraber yaz!"
Elçiye inenleri işittiklerinde, gerçeği tanımalarından ötürü gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Derler ki, "Efendimiz, gerçeği onayladık, bizi tanıklardan say."
Elçiye inenleri işittiklerinde, gerçeği tanımalarından ötürü gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Derler ki, 'Rabbimiz, inandık, bizi tanıklardan say.
Peygambere indirileni dinledikleri zaman onun hak olduğuna aşinalıklarından dolayı gözlerinin yaşlarla dolup boşandığını görürsün. Onlar: "Ey bizim Rabbimiz, inandık iman getirdik, şimdi Sen bizi şahitlik yapanlarla beraber yaz!
Peygambere indirileni dinledikleri zaman da gözlerini görürsün ki aşina çıktıkları haktan yaşlar dolub boşanarak "ya Rabbena derler: inandık iyman getirdik, şimdi sen bizi şehadet getirenlerle beraber yaz"
Resul'e indirileni duydukları zaman, gerçeği anlamalarından dolayı onların gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Derler ki: "Ey Rabb'imiz! İman ettik, öyleyse bizi şahitlerle beraber yaz."
Resul'e indirileni duydukları zaman, gerçeği anlamalarından dolayı onların gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Derler ki: "Ey Rabb'imiz! İman ettik, öyleyse bizi şahitlerle beraber yaz."
Rasul'e indirileni duydukları zaman, gerçeği anlamalarından dolayı onların gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Derler ki: "Ey Rabb'imiz! İman ettik, öyleyse bizi şahitlerle beraber yaz.".
Elçiye indirileni dinlediklerinde hakkı tanıdıklarından dolayı gözlerinin yaşlarla dolup taştığını görürsün. Derler ki: "Rabbimiz inandık; öyleyse bizi şahidlerle birlikte yaz."
Peygambere indirilen (Kur'an-ı kerim) i dinledikleri vakit da hakkı tanıdıklarından dolayı gözlerinin yaşla dolub taşdığını görürsün onların. (Şöyle) derler: "Ey Rabbimiz, iman etdik. Artık bizi (hakka) şahid olanlarla beraber yaz".
Peygambere indirileni işittiklerinde; hakkı tanıdıklarından dolayı gözleri yaşla dolup taşar da derler ki: Rabbımız; biz, iman ettik, bizi de şahidlerle beraber yaz.
(82-86) Müminlere düşmanlıkta insanların en şiddetlisi olarak yahudileri ve müşrikleri bulursun , yine müminlere sevimlilik bakımından en yakın olarak ta “biz Hristiyanlarız” diyenleri bulursun , bu, onlarda keşişlerin ve ruhbanların olması nedeniyledir, onlar kesinlikle büyüklenmezler, Resule indirilen hakikatten tanıdık oldukları şeyleri işittiklerinde onların gözlerinden yaşlar döküldüğünü görürsün, diyorlar ki, Rabbimiz, iman ettik, bizi şahitlerle beraber yaz , bize ne oluyor ki gerçekten / hakikatten bize indiri lene inanmayalım? Rabbimizin bizi salih topluluklarla birlikte sokacağını kuvvetle umuyoruz. Bu dedikleri dolayısıyla Allah sevaplarını altlarından nehirler akan ve içinde kalıcı olacakları cennetler olarak verdi, bu, güzel davrananların karşılığıdır / cezasıdır , kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise, işte onlar cehennem / cahim halkıdır.
Peygamber’e indirileni (Kur’an’ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. “Ey Rabbimiz! İman ettik. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenler (Muhammed’in ümmeti) ile beraber yaz!” derler.
Elçi'ye indirilen(Kur'an)ı dinledikleri zaman, tanıdıkları gerçekten dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Derler ki: "Rabbimiz, inandık, bizi şahidlerle beraber yaz!"
Bu resule indirileni dinlediklerinde ona inen gerçeği tanımalarından dolayı onların gözlerinden yaşlar boşaldığını görürsün. Derler ki: Rabbimiz! İnanıp güvendik; bizi buna şahit olanlarla birlikte yaz.
Bunlar, o elçiye indirileni işittiklerinde tanıdıkları o gerçeklerden dolayı gözleri yaşarır. Derler ki "Rabbimiz! İnanıp güvendik; bizi şahitler dipnot 1 arasına yaz.
Rasûl’e indirileni işittikleri zaman, onun hak olduğunu anladıklarından ötürü gözlerinin yaşla dolduğunu görürsün, Rabbimiz! İman ettik, bizi de şahitlerle beraber yaz, derler.
Peygamber'e indirileni işittikleri zaman, gerçeği anlamalarından dolayı gözlerinin yaşla dolduğunu görürsün, -Rabbimiz, iman ettik, bizi de şahitlerle beraber yaz! derler.
Resule indirileni dinlediklerinde farkına vardıkları gerçekten dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Şöyle derler: "Ey Rabbimiz, iman ettik. Artık bizi de gerçeğin tanıklarıyla birlikte kaydet."
When they listen to the Quran and to a discourse of practical divinity sent down to the Messenger they are excited to tears which you see overflowing from their eyes at the truth they recognize and they interpret their thoughts in words characterized by an invocatory prayer, thus: "O Allah, our Creator", they say, "we have recognized the truth and our hearts have been impressed with the image of religious and spiritual virtues; Our Creator, incorporate us with those who bear witness to the truth and to the glory of Your system of faith and worship".
and when they listen to what has been sent down to the Messenger, you will see their eyes overflowing with tears because they recognize the Truth [in it]. They say, ‘Our Lord, we believe, so count us amongst the witnesses.
And when they listen to the revelation received by the Messenger, thou wilt see their eyes overflowing with tears, for they recognise the truth: they pray: "Our Lord! we believe; write us down among the witnesses.
And when they hear what has been revealed to the Messenger you see that their eyes overflow with tears because of the Truth that they recognize and they say: 'Our Lord! We do believe; write us down, therefore, with those who bear witness (to the Truth).
When they listen to what has been sent down to the Messenger, you see their eyes overflowing with tears because of what they recognise of the truth. They say, ‘Our Lord, we have iman! So write us down among the witnesses.
And when they (who call themselves Christians) listen to what has been sent down to the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم), you see their eyes overflowing with tears because of the truth they have recognised. They say: "Our Lord! We believe; so write us down among the witnesses.
When they hear what has been revealed to the Apostle, you see their eyes fill with tears because of the truth that they recognize. They say, ‘Our Lord, we believe; so write us down among the witnesses.
And when they hear that (Divine Message) which has been revealed to this perfect Messenger you will find their eyes over flow with tears because of the truth they have recognised. They say, `Our Lord! we believe, so count us among the witnesses (to the truth).'
and when they hear what has been sent down to the Messenger, thou seest their eyes overflow with tears because of the truth they recognize. They say, 'Our Lord, we believe; so do Thou write us down among the witnesses.
When the latter hear what is revealed to the Prophet (Mohammad), you will see tear in their eyes as they recognize the words of God (which are the same they are accustomed to recite. ) they will then say: "Lord, we believe. Please consider us among those who bear witness [to your greatness.]"
And when they hear what has been revealed to the prophet, you will see their eyes gush with tears at what they recognise as truth therein; and they will say, 'O our Lord! we believe, so write us down amongst the witnesses.
If they hear what was sent down to the messenger you see their eyes flooding with tears, for what they have known as the truth, they say, "Our Lord, we acknowledge, so record us with the witnesses."
And when they hear what has been revealed to this Messenger, thou seest their eyes overflow with tears, because of the truth which they have recognized. They say, 'Our Lord, we believe, so write us down among the witnesses;
And when they hear what has been revealed to the Messenger, you will see their eyes overflow with tears at what they recognize as Truth; and they will say, "O our Lord! We believe, so record us amongst the witnesses.
And when they hear what has been sent down to the Messenger, you see their eyes overflow with tears for what they recognize of the Truth. They say, "Our Lord, we believe; so write us down among the witnesses.
When they listen to that which hath been revealed unto the messengers, thou seest their eyes overflow with tears because of their recognition of the Truth. They say: Our Lord, we believe. Inscribe us as among the witnesses.
For when they listen to what has been revealed to this Apostle, you can see their eyes brim over with tears at the truth which they recognise, and say: "O Lord, we believe; put us down among those who bear witness (to the truth).
For, when they come to understand what has been bestowed from on high upon this Apostle, thou canst see their eyes overflow with tears, because they recognize something of its truth; [and] they say: "O our Sustainer! We do believe; make us one, then, with all who bear witness to the truth.
When they listen to what has been revealed to the Messenger, you see their eyes overflowing with tears for recognizing the truth. They say, "Our Lord! We believe, so count us among the witnesses.
And if they hear what was sent down to the messenger you see their eyes flooding with tears, for what they have known as the truth, they Say: "Our Lord, we believe, so record us with the witnesses. "
When they hear what was revealed to the messenger, you see their eyes flooding with tears as they recognize the truth therein, and they say, "Our Lord, we have believed, so count us among the witnesses.
And when they hear what has been revealed to the Messenger, you see their eyes overflowing with tears because of what they have recognized of the truth. They say, "Our Lord, we have believed, so register us among the witnesses.
And when they listen to what has been sent down to the Messenger, thou seest their eyes overflow with tears because of what they recognise of the truth. They say: “Our Lord: we believe, so write Thou us down among the witnesses;
When they listen to what has been revealed to the Messenger, you (O Prophet) see their eyes overflow with tears because of their recognition of the Truth. They say, "Our Lord! We accept it, so count us among the witnesses."
And when they listen to the Message received by the Messenger (Muhammad), you will see their eyes overflowing with tears, because they recognize (and see) the truth: They pray: "Our Lord! We believe; Write us down among the witnesses.
When they hear what has been sent down to the Messenger, you will see their eyes overflowing with tears because of the truth they have recognized. They say, "Our Lord, we have come to believe. So, record us along with those who bear witness.
And if they hear what was sent down to the messenger you see their eyes flooding with tears, for what they have known as the truth, they say: "Our Lord, we believe, so record us with the witnesses."