Diyanet İşleri
Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.
Maûn suresi
Maûn suresi, 7. ayet. وَيَمْنَعُونَ ٱلْمَاعُونَ
veyemne`ûne-lmâ`ûn.
Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 6–7. ayetler için yazılmıştır.
6. Bundan dolayıdır ki Yüce Allah, burada yerilen kimseleri gafletlerine ilave olarak riyakârlık, katı kalplilik ve merhametsizlikle nitelendirerek şöyle buyurmaktadır: “Üstelik riya/gösteriş yaparlar” yani amelleri insanlara gösteriş olsun diye işlerler.
7. “İyiliğe de engel olurlar.” Yani normalde karşılık beklenmeden verilen ve verilmesinden ötürü de hiçbir zararın söz konusu olmadığı kap-kacak, kova, balta ve buna benzer eşyaları bile ödünç yahut bağış olarak vermeyi engellerler. Bunlar, aşırı hırs ve cimriliklerinden, mala düşkünlüklerin dolayı bu tür küçük iyilikleri bile engellediklerine göre miktarı daha çok olan iyiliklerde nasıl davranırlar, vaın siz hesap edin!?
Bu sûrede yetim ve yoksula yemek yedirmek teşvik edilmektedir.
Ayrıca namaza gereken önemin verilmesi, onun gerekli şekilde muhafaza edilmesi ve hem namazda hem de diğer amellerde ihlâslı olmak da teşvik edilmektedir.
İyilik yapılmasına, kap-kacak, kova, kitap ve buna benzer ufak tefek ve kıymetli olmayan eşyaların ödünç veya karşılıksız olarak verilmesi de teşvik edilmektedir. Çünkü Yüce Allah, bu işi yapmayanları yermektedir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.
Mâûn Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yardım etmenin hiçbir zararı olmadığı basit işlerde dahi başkalarına yardım etmekten geri dururlar.
Aynı kök: منع (17 geçiş)
Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse)…
Aynı kök: منع (17 geçiş)
Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, "Biz sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet…
Aynı kök: منع (17 geçiş)
Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(En ufak) yardıma (bile) engel olurlar.
ama en küçük yardımı bile esirgerler.
ve üstelik onlar, (insanlara) en ufak bir yardımı bile reddederler!
Hayrı da engellerler!
Ve 'ufacık bir yardımı (veya zekatı) da' engellemektedirler.
hayra da mâni olurlar.
Kamu Haklarına da engel olurlar. dipnot 621
Hayra da mani olurlar.
Ve yardımı da engellerler.
Ve yardımı da engellerler.
Ve yardımlığı sakınır (zekatı yemezler).
Ve yardımlığı sakınır (zekatı vermezler)
Ve küçük, basit, sıradan yardımı bile esirgerler.
Ve küçük, basit, sıradan yardımı bile esirgerler.
Ve küçük, basit, sıradan yardımı bile esirgerler.
Ve 'ufacık bir yardımı (veya zekatı) da' engellemektedirler.
Zekatı da men'ederler onlar.
Ve zekatı da men'ederler.
(1-7) Dini yalanlayanı gör dün mü? B u öyle biri ki çalışanı ölmüş olanı / yetimi itip kaka r. Çalışma gücü olmayanı / miskini doyurmaya teşvik etmez / şevk etmez. Yazıklar olsun / namaz kılanlara ki onlar namazlarını unutmuş haldedirler / sehiv içindedirler. Onlar ki görünme derdindedirler / gösteriştedirler. Maddi yardımlaşmayı engellerler /men ederler.
Hem de mâûnu da vermeyip, engellerler.
En ufak bir yardımı esirgerler.
Onlar, ufak tefek şeyleri bile (başkalarından) esirgerler. dipnot 1
Küçük yardımlara bile engel olan kimselerdir.
Ufak tefek (ödünç vermeye) bile engel olanlara…
Ufak tefek yardıma bile engel olanlara..
Ve onlar, kamu hakkına/yardıma/zekata/iyiliğe engel olurlar.
Their malevolence prevents benevolence and proves an occasion of so much discontent.
and forbid common kindnesses.
But refuse (to supply) (even) neighbourly needs.
and deny people the articles of common necessity. dipnot 1
and deny help to others.
And prevent Al-Mâ‘ûn (small kindnesses like salt, sugar, water).
but deny aid.
And who withhold (legal) alms and other acts of kindness (starting from the Zakât to the lowest form of lending ordinary things of utility like a needle or a piece of thread to a neighbour).
and refuse charity.
The hypocrites may spend a lot of money to be known as charitable people, but they refuse to engage in small kindnesses (say Hi to the doorman, smile to their low level employees, buy a burger to the hungry man in the street, etc. etc. etc.)
and withhold necessaries.
They refuse aid.
and deny necessaries to the needy.
Yet withhold small kindnesses (or necessaries).
And (refuse and) prevent (small) kindnesses.
Yet refuse small kindnesses!
And withhold things of common use (from others).
and, withal, deny all assistance [to their fellow-men]!
and refuse to give ˹even the simplest˺ aid.[1]
And they deter from helping others.
And they forbid charity.
And withhold [simple] assistance.
And refuse small things!
And, with all this, they put dams before the Spring of Sustenance. ('Ma'n' = Running water. 'Mu'in' = Source of sustenance with plenty of fresh water springs. (23:50)).
But refuse (to offer even) the neighborly needs.
and refuse (to give even) small gifts.
And they withhold from any assistance.