Mücâdele suresi

Mücâdele suresi, 15. ayet

Mücâdele suresi, 15. ayet. أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُمْ عَذَابًا شَدِيدًا إِنَّهُمْ سَآءَ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

e`adde-llâhü lehüm `aẕâben şedîdâ. innehüm sâe mâ kânû ya`melûn.

Diyanet İşleri

Allah, onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mücâdele 12–18 · surenin 15. ayeti / 22

Konu Gazaba uğrayanları dost edinenler; Allah'ın topluluğu Mücâdele 14–22 3

  1. Mücâdele 12

    Ey iman edenler! Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman, baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  2. Mücâdele 13

    Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  3. Mücâdele 14

    Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.

  4. 15

    Allah, onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!

  5. Mücâdele 16

    Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.

  6. Mücâdele 17

    Onların malları da, evlatları da Allah'a karşı kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. Onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  7. Mücâdele 18

    Allah'ın onları hep birden dirilteceği, onların da (kendilerini kurtaracak) bir iş üzerinde olduklarını sanarak size yemin ettikleri gibi Allah'a da yemin edecekleri günü düşün! İyi bilin ki, onlar yalancıların ta kendileridir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 14–15. ayetler için yazılmıştır.

14-15. Yüce Allah, Allah’ın kendilerine gazap ettiği ve en ileri çapta Allah’ın lânetinden pay almış kimselerden olan yahudi, hristiyan ve diğer kâfirleri dost edinen münafıkların durumunun ne kadar kötü olduğunu ve bu münâfıkların mü’minlerden de kâfirlerden de olmadıklarını haber vermektedir. Zira “Onlar ikisi arasında bocalayan kararsız kimselerdir. Ne bunlara, ne de onlara (taraf) olurlar.” (en-Nisâ, 4/143) Bunlar zahiren ve batınen mü’min değildirler. Çünkü onlar, batınen kâfirlerle birliktedirler. Yine zahiren ve batinen kâfirlerle birlikte de değildirler. Çünkü onlar, zahiren mü’minlerle beraberdirler.

İşte Yüce Allah’ın onlar hakkındaki nitelendirmesi bu şekildedir. Ama onlar, yalan yere yemin ederler ve mü’min olduklarını söylerler. Halbuki onlar mü’min değildirler.

15. Bu gibi yalancı, hain ve çok günahkâr kimselerin cezasına gelince Allah, onlara öyle çetin bir azap hazırlamıştır ki bunun ölçüsü tasavvur edilemez ve mahiyeti bilinemez. “Gerçekten onların yaptıkları ne kadar kötüdür!” Çünkü onlar, Allah’ı gazaplandıran, cezalandırılmalarını ve lânete uğramalarını gerektiren işler yaptılar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Münafıkları ateşin en alt tabakasına girdirerek Yüce Allah onlar için ahirette şiddetli bir azap hazırlamıştır. Şüphesiz onlar; dünyada yapmakta oldukları çok kötü küfür amelleri üzerinedirler.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَعَدَّ eadde hazırlamıştır kök: عدد
  2. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  3. لَهُمْ lehum onlar için
  4. عَذَابًۭا azaben bir azab kök: عذب
  5. شَدِيدًا ۖ şediden çetin kök: شدد
  6. إِنَّهُمْ innehum şüphesiz onlar
  7. سَآءَ sa'e ne kötü kök: سوا
  8. مَا ma şeyler
  9. كَانُوا۟ kanu kök: كون
  10. يَعْمَلُونَ yea'melune yapıyorlar kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عدد (57 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Allah, ahirette onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. O halde, ey iman etmiş olan akıl sahipleri, Allah'a karşı gelmekten sakının! Allah, size bir…

  • Aynı kök: عدد (57 geçiş)

    Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

  • Aynı kök: عدد (57 geçiş)

    Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…

  • Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

  • Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da O'na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severler. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

50 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah onlara şiddetli bir azap hazırlamış (olacak)tır. Şüphesiz ki onların yaptıkları çok kötüdür!

Mustafa İslamoğlu

Allah onlara şiddetli bir azab hazırlamıştır; çünkü onlar öteden beri pek berbat bir iş işliyorlar.

Muhammed Esed

Allah onlar için (öteki dünyada) şiddetli bir azap hazırlamıştır. Onların yapageldikleri şey gerçekten çok kötüdür:

Ahmed Hulusi

Allah, onlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır. . . Yapmakta oldukları gerçekten ne kötüdür!

Ali Bulaç

Allah, onlara şiddetli bir azab hazırlamıştır. Doğrusu onların yaptıkları ne kötüdür.

Ali Özek ve heyeti

Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey çok kötüdür!

Ali Rıza Safa

Allah, onlar için, yaman bir ceza hazırlamıştır. Aslında, ne kötü bir şey yapıyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Allah onlar için çok ağır ceza hazırladı. Çünkü yaptıkları çok kötü bir şeydi.

Edip Yüksel

ALLAH onlar için çetin bir ceza hazırlamıştır. Yaptıkları ne kadar da kötüdür.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH onlar için çetin bir ceza hazırlamıştır. Yaptıkları ne kadar da kötüdür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah, onlar için çetin bir azap hazırladı. Gerçekten onlar ne kötü işter yapıyorlar!

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah onlar için şiddetli bir azab hazırladı, hakikat onlar ne fena işler yapıyorlar

Erhan Aktaş

Allah, onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. Onlar, çok kötü şeyler yapıyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. Onlar, çok kötü şeyler yapıyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. Onlar, çok kötü şeyler yapıyorlar.

Gültekin Onan

Tanrı, onlara şiddetli bir azab hazırlamıştır. Doğrusu onların yaptıkları ne kötüdür.

Hasan Basri Çantay

Allah onlar için çetin bir azab hazırladı. Hakıykat onların yapmakda oldukları (işler) ne kötüdür!

İbni Kesir

Allah; onlara şiddetli bir azab hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür.

Mehmet Alagaş

(14-20) Allah’ın öfkelendiği / gazap ettiği kavme meyledenleri / yüzlerini onlara çevirenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler / ne mümindirler ne de onlardandırlar / ne de gazap edilmiş kavimdendirler, bildikleri halde yalan yere yemin ediyorlar. Allah onlar için şiddetli bir azap hazırladı, muhakkak ki onların yaptıkları ne kötüdür, yeminlerini kalkan yaptılar / siper yaptılar Allah’ın yolundan alıkoydular, artık onlara aşağılatıcı bir azap vardır, malları, çocukları Allah’tan gelecek olana karşı onlara, asla hiçbir fayda vermez, işte onlar cehennem halkıdır, onlar orada kalıcıdırlar. O gün, Allah onları tekrar toplu şekilde diriltir , size yemin ettikleri gibi O’na da / Allah’a da yemin ederler , (yemin ederek) bir şey yaptıklarını değerlendirirler / hesap ederler. (O kadar da yemin ettik) Onlara dikkat edin! kesinlikle onlar yalancıdırlar, şeytan onları ele geçirmiştir. Allah’ı hatırlamayı / anmayı da unutturmuştur, işte onlar şeytanın taraftarıdırlar. Dikkat edin! Şeytanın taraftarları, onlar hasara / hüsrana uğramışlardır. Allah’a ve Resulüne karşı di renenler / keskinleşenler işte onlar aşağılıkların içindedirler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, onlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır. Yapmakta oldukları şey ne kötüdür.

Süleyman Ateş

Allah onlar için çetin bir azab hazırlamıştır. Onlar ne kötü işler yapıyorlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, onlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır. Onlar, gerçekten ne kötü işler yapıyorlar!

Şaban Britch

Allah, onlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır. Yapmakta oldukları şey ne kötüdür.

Şaban Piriş

Allah, onlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır. Yapmakta oldukları şey ne kötüdür.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, onlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır. Ne kötüdür onların yapmakta oldukları!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah has prepared for them a condign punishment, evil indeed is what their minds habituated them to do.

Abdul Haleem

God has prepared a severe torment for them: what they do is truly evil.

Abdullah Yusuf Ali

Allah has prepared for them a severe Penalty: evil indeed are their deeds.

Abul A'la Maududi

Allah has prepared for them a grievous chastisement. Indeed, evil are the acts in which they are engaged.

Aisha Bewley

Allah has prepared a terrible punishment for them. How evil is what they have been doing!

Al-Hilali & Khan

Allâh has prepared for them a severe torment. Evil indeed is that which they used to do.

Ali Quli Qarai

Allah has prepared a severe punishment for them. Evil indeed is what they used to do.

Amatul Rahman Omar

Allâh has in store for them a severe punishment. Evil indeed are the deeds they used to do.

Arthur John Arberry

God has made ready for them a chastisement terrible; surely they -- evil are the things they have been doing.

Bijan Moeinian

God will punish them severely. Surely what they do is evil.

E. Henry Palmer

for them God has prepared severe torment; verily, evil is it they have done!

Edip-Layth

God has prepared for them a severe retribution. Miserable indeed is what they used to do.

George Sale

God hath prepared for them a grievous punishment; for it is evil which they do.

Hamid S. Aziz

Allah has prepared for them a severe punishment; surely what they do is evil.

Mahmoud Ghali

Allah has prepared for them a strict torment; surely (they should know) how odious is whatever they were doing.

Marmaduke Pickthall

Allah hath prepared for them a dreadful doom. Evil indeed is that which they are wont to do.

Mohamed Ahmed - Samira

God has reserved a severe punishment for them. Evil indeed are the things they do!

Muhammad Asad

God has readied for them suffering severe [in the life to come]. Behold, evil indeed is what they are wont to do:

Mustafa Khattab

Allah has prepared for them a severe punishment. Evil indeed is what they do.

Progressive Muslims

God has prepared for them a severe retribution. Miserable indeed is what they used to do.

Rashad Khalifa

GOD has prepared for them a severe retribution. Miserable indeed is what they used to do.

Sahih International

Allah has prepared for them a severe punishment. Indeed, it was evil that they were doing.

Sam Gerrans

God has prepared for them a severe punishment; evil is what they did.

Shabbir Ahmed

Allah has readied for them a severe suffering. Behold, very disruptive is their behavior indeed.

Syed Vickar Ahamed

Allah has prepared for them a severe Penalty: Evil indeed are their deeds.

Taqi Usmani

Allah has prepared a severe punishment for them. Indeed, evil is what they have been doing.

The Monotheist Group

God has prepared for them a severe retribution. Miserable indeed is what they used to do.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mücâdele suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mücâdele suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mücâdele suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩