Mücâdele suresi

Mücâdele suresi, 8. ayet

Mücâdele suresi, 8. ayet. أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ نُهُوا۟ عَنِ ٱلنَّجْوَىٰ ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا نُهُوا۟ عَنْهُ وَيَتَنَٰجَوْنَ بِٱلْإِثْمِ وَٱلْعُدْوَٰنِ وَمَعْصِيَتِ ٱلرَّسُولِ وَإِذَا جَآءُوكَ حَيَّوْكَ بِمَا لَمْ يُحَيِّكَ بِهِ ٱللَّهُ وَيَقُولُونَ فِىٓ أَنفُسِهِمْ لَوْلَا يُعَذِّبُنَا ٱللَّهُ بِمَا نَقُولُ حَسْبُهُمْ جَهَنَّمُ يَصْلَوْنَهَا فَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

elem tera ile-lleẕîne nühû `ani-nnecvâ ŝümme ye`ûdûne limâ nühû `anhü veyetenâcevne bil'iŝmi vel`udvâv vema`ṣiyeti-rrasûl. veiẕâ câûke ḥayyevke bimâ lem yüḥayyike bihi-llâhü veyeḳûlûne fî enfüsihim levlâ yü`aẕẕibüne-llâhü bimâ neḳûl. ḥasbühüm cehennem. yaṣlevnehâ. febi'se-lmeṣîr.

Diyanet İşleri

Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde Allah'ın seni selamlamadığı selamla selamlıyorlar. İçlerinden de, "Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!" diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir orası!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mücâdele 5–11 · surenin 8. ayeti / 22

Konu Gizli konuşma âdâbı ve meclislerde yer açmak Mücâdele 8–13 3

  1. Mücâdele 5

    Allah'a ve Resulüne düşmanlık edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Oysa biz apaçık ayetler indirdik. Kafirler için alçaltıcı bir azap vardır.

  2. Mücâdele 6

    Allah'ın onları hep birden diriltip yaptıklarını kendilerine haber vereceği günü hatırla. Allah onları sayıp zaptetmiş, onlarsa bunları unutmuşlardır. Allah, her şeye şahittir.

  3. Mücâdele 7

    Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah'ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki altıncıları O olmasın. Bundan daha az, yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onlara yaptıklarını Kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir.

  4. 8

    Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde Allah'ın seni selamlamadığı selamla selamlıyorlar. İçlerinden de, "Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!" diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir orası!

  5. Mücâdele 9

    Ey iman edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman, günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşmayın. İyilik ve takvayı konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.

  6. Mücâdele 10

    O kötü fısıltılar iman edenleri üzmek için ancak şeytandan kaynaklanmaktadır. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça, mü'minlere hiçbir zarar verebilecek değildir. Öyle ise mü'minler ancak Allah'a tevekkül etsinler.

  7. Mücâdele 11

    Ey iman edenler! Size, "Meclislerde yer açın" denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, "Kalkın", denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 8–9. ayetler için yazılmıştır.

8-9. Fısıldaşma, iki ya da daha çok kişinin kendi aralarında gizlice konuşmalarıdır. Bu hayır için de olabilir, şer için de olabilir. Yüce Allah, mü’minlere iyilik hususunda fısıldaşmalarını emretmektedir. İyilik (البر); her türlü hayır ve itaati ifade eden, Allah’ın ve kulların haklarını yerine getirme anlamına gelen kapsamlı bir isimdir. Takvâ ise burada bütün haram ve günahları terk etmeyi ifade eden kapsamlı bir isimdir.

Mü’min ilâhî emre uyar. Bu yüzden onun ancak kendisini Allah’a yakınlaştıracak ve gazabından uzaklaştıracak şeyleri fısıldaştığını ve konuştuğunu görmek mümkündür.

Günahkâr ise Allah’ın emrini önemsemez. Günah, düşmanlık ve peygambere isyan olan şeyleri fısıldaşır. Nitekim münafıkların Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e karşı takınageldikleri tavırları ve durumları da işte böyledir.

"Onlar yanına geldiklerinde seni, Allah’ın seni selâmlamadığı şekilde selâmlarlar” Yani onlar, sana selâm verdiklerinde edebe aykırı hareket ederler.

"Ve kendi aralarında da: “Hani, söylediklerimiz sebebiyle Allah bize azap etse ya!” derler.” Onlar bu fısıldaşmaları esnasında gizliyi ve açığı bilenin, onların söylediklerini naklettiği bu sözü gizlice söylerler. Bunun anlamı da şudur: Onlar bu işi önemsememektedirler. Kendilerine cezanın çabucak verilmeyişini, söyledikleri sözlerin sakıncalı olmadığına delil görürler.

Yüce Allah ise mühlet vermekle birlikte, ihmal etmediğini açıklamak üzere şöyle buyurmaktadır: “Cehennem onlara yeter! Oraya girip yanacaklar.” Yani her türlü azap ve bedbahtlığı kendisinde toplamış olan cehennem onlara yeter. O, onları kuşatacak, onlar da cehennemde azap göreceklerdir. “O” cehennem “ne kötü bir dönüş yeridir!” Ne kötü bir sondur!

Bu buyruklarda sözü edilen kimseler ya iman ettiklerini açıklamakla birlikte Allah Rasûlü’ne bu şekilde hitap eden ve hayır murad ettikleri izlenimi verip bu hususta yalan söyleyen bir grup münafıktır yahut da Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e selâm verdiklerinde: “es-Sâmu aleyke ya Muhammed/Ölüm sana olsun, ey Muhammed” diye selam veren Kitap ehlinden birtakım kimselerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Bir Mümini gördüklerinde aralarında gizlice fısıldaşarak konuşan Yahudileri görmedin mi? Allah, gizlice fısıldaşmayı onlara yasak etmiştir. Onlar ise Allah'ın kendilerine yapmalarını yasakladığı şeyi yapmaya geri dönmüşlerdir. Onlar, günah olan hususlarda Müminlerin gıybetini yapmışlar ve Peygambere karşı gelerek sınırı aşmışlardır. -Ey Peygamber!- Onlar sana gelip de seni selamladıklarında, Allah'ın selamlamadığı sözlerle selamlıyorlar. Onlar selamlarında sana; "Es-sâmu aleyke" deyip bu sözleriyle ölümü (yani ölümün senin üzerine olmasını) kastediyorlar. Bunu, bu söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bize azap etmesi gerekmezdi diyerek seni yalanlamak için söylerler. "Şayet O, yani Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- iddia ettiği şeyde doğru/sadık olsaydı söylediklerimiz sebebi ile Allah bize azap ederdi." demektedirler. Bu söylediklerine ceza olarak cehennem onlara yeter. Onlar, onun ateşine sunulacaklardır. Onların vardıkları yer, ne kötü varış yeridir.

Kelimeler

38 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَلَمْ elem
  2. تَرَ tera görmedin mi? kök: راي
  3. إِلَى ila
  4. ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri
  5. نُهُوا۟ nuhu menedilen(ler) kök: نهي
  6. عَنِ ani -tan
  7. ٱلنَّجْوَىٰ n-necva gizli gizli konuşmak- kök: نجو
  8. ثُمَّ summe sonra yine
  9. يَعُودُونَ yeudune dönüyorlar kök: عود
  10. لِمَا lima şeye
  11. نُهُوا۟ nuhu menedildikleri kök: نهي
  12. عَنْهُ anhu ondan
  13. وَيَتَنَـٰجَوْنَ ve yetenacevne ve gizli gizli konuşuyorlar kök: نجو
  14. بِٱلْإِثْمِ bil-ismi günah hususunda kök: اثم
  15. وَٱلْعُدْوَٰنِ vel'udvani ve düşmanlık kök: عدو
  16. وَمَعْصِيَتِ ve mea'siyeti ve isyan kök: عصي
  17. ٱلرَّسُولِ r-rasuli Elçiye kök: رسل
  18. وَإِذَا ve iza ve zaman
  19. جَآءُوكَ ca'uke sana geldikleri kök: جيا
  20. حَيَّوْكَ hayyevke seni selamlıyorlar kök: حيي
  21. بِمَا bima bir tarzda
  22. لَمْ lem
  23. يُحَيِّكَ yuhayyike selamlamadığı kök: حيي
  24. بِهِ bihi onu
  25. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  26. وَيَقُولُونَ ve yekulune ve diyorlar kök: قول
  27. فِىٓ fi içlerinde
  28. أَنفُسِهِمْ enfusihim kendi kök: نفس
  29. لَوْلَا levla değil miydi?
  30. يُعَذِّبُنَا yuazzibuna bize azab etmeli kök: عذب
  31. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  32. بِمَا bima ötürü
  33. نَقُولُ ۚ nekulu dediğimizden kök: قول
  34. حَسْبُهُمْ hasbuhum onlara yeter kök: حسب
  35. جَهَنَّمُ cehennemu cehennem
  36. يَصْلَوْنَهَا ۖ yeslevneha oraya gireceklerdir kök: صلي
  37. فَبِئْسَ fe bi'se ne kötü kök: باس
  38. ٱلْمَصِيرُ l-mesiru gidilecek yerdir kök: صير

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عصي (32 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş)

    Ey iman edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman, günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşmayın. İyilik ve takvayı konuşun ve huzuruna…

  • Aynı kök: صير (29 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş)

    İnkar edenlerin (Allah'ı) yeryüzünde aciz bırakacaklarını sanma! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir o!

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş)

    Onlar kendilerine hatırlatılanı unutunca, biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık. Zulmedenleri yoldan çıkmaları sebebiyle, şiddetli bir…

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş)

    Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Yoksa onların sırlarını ve gizli konuşmalarını duymadığımızı mı sanıyorlar? Hayır öyle değil, yanlarındaki elçilerimiz (melekler) yazmaktadırlar.

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)

    Bunları, din adamları ve bilginler günah söz söylemekten ve haram yemekten sakındırsalardı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Onlardan çoğunun günahta, düşmanlıkta, haram yemede birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Sizden önceki nesillerden aklı başında kimseler (insanları) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan alıkoysalardı ya! Ancak içlerinden kendilerini…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

56 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Gizli konuşmaktan engellendikten sonra yine o yasaklananı yapmaya kalkışarak günah, düşmanlık ve Elçi'ye isyan konusunda gizlice konuşanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selamlamadığı şekilde selamlıyorlar. Kendi içlerinden de "Bu söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bize azap etmesi gerekmez miydi?" diyorlar. Onlara cehennem yeter. Oraya gireceklerdir. Ne kötü varış yeridir (orası)!

Mustafa İslamoğlu

(Ey Peygamber!) Gizli görüşmeden men edilen, sonra da men edildikleri şeye tekrar dönenleri görmedin mi? İşte onlar günah, düşmanlık ve Rasul'e isyan hususunda gizli kapaklı işler çeviriyorlar. Ne zaman sana gelseler, Allah'ın seni selamlamadığı biçimde seni selamlıyorlar ve kendi aralarında "Hadi bakalım, Allah sözlerimizden dolayı bizi cezalandırsa ya!" diyorlar. Cehenneme kadar yolları var! Oraya dikilecekler! O ne kötü son duraktır.

Muhammed Esed

(Ve sen ey Muhammed!) gizli konuşmalar (yoluyla dolap çevirmek)ten men edilen, ama men edildikleri şeye (tekrar) başvurmaktan kaçınmayanların ve kötülükte bulunmaya, saldırganlığa ve Elçi'ye karşı gelmeye niyetlenerek fesatlık kuranların farkında değil misin? Bu (insan)lar, sana ne zaman yaklaşsalar Allah'ın asla hoş görmeyeceği tarzda seni selamlarlar ve birbirlerine: "Allah neden söylediklerimizden dolayı bizi cezalandırmıyor?" derler. Cehennemdir onların payına düşecek olan, onlar işte oraya girecekler; o, ne kötü bir duraktır!

Ahmed Hulusi

Görmedin mi şu kimseleri ki, fısıldaşmaktan (ikiyüzlülükten) yasaklandıkları halde tekrar yasaklandıkları şeye döndüler. Kötülük, düşmanlık ve Rasule isyan konusunda fısıldaşıyorlar. . . (Yahudiler) sana geldiklerinde, Allah'ın seni selamlamadığı şeyle selamlıyorlar; içlerinde ise: "Dediğimiz yanlış olsaydı Allah bize azap verirdi" derler. . . Cehennem yeter onlara! Ona maruz kalacaklar. . . Ne kötü dönüş yeridir o! (Not: Yahudiler, fonetik yakınlık dolayısıyla, ağız - dil çabukluğu da yaparak "es Selam'u aleyke" yerine "es Samu aleyke" derlerdi ki anlamı "sana ölüm olsun" demektir. . . Münafıkların bu tür selamlarına Hz. Rasulullah sadece "Aleyküm" der, o bedduayı üzerine almadığını ifade için "VE aleyküm" demezdi! Hz. Rasulullah'a bu tür hitap eden Yahudilere, Hz. Ayşe "aleykümüs Sam ve laanekümüllah ve ğadibe aleyküm" yani "ölüm size olsun, Allah size lanet ve gazap etsin" deyince Hz. Rasulullah: "Ya Ayşe. . . Allah gereğinden fazla söyleyeni sevmez" buyurarak; aksiyona, aksiyon ölçüsünü aşan reaksiyondan engelledi. )

Ali Bulaç

'Gizli toplantıların fısıldaşmalarından' (kulis) men edilip sonra men edildikleri şeye dönenleri; günah, düşmanlık ve Peygamber'e isyanı (aralarında) fısıldaşanları görmüyor musun? Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selamlamadığı biçimde selamlıyorlar. Ve kendi kendilerine: "Söylediklerimiz dolayısıyla Allah bize azab etse ya!" derler. Onlara cehennem yeter; oraya gireceklerdir. Artık o, ne kötü bir gidiş yeridir.

Ali Özek ve heyeti

Gizli konuşmaktan menedildikten sonra yine o yasaklananı yapmaya kalkışarak günah, düşmanlık ve Peygamber'e karşı gelmek hususunda gizlice konuşanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman seni, Allah'ın selamlamadığı bir şekilde selamlıyorlar. Kendi içlerinden de: "Bu söylediklerimiz yüzünden Allah’ın bize azap etmesi gerekmez miydi?" derler. Cehennem onlara yeter. Oraya gireceklerdir. Ne kötü dönüş yeridir orası!

Ali Rıza Safa

Gizli konuşmalardan yasaklandıktan sonra, yasaklandıkları şeye dönenlerin; suç işlemek, düşmanlık ve elçiye karşı gelmeyi gizlice konuştuklarını görmüyor musun? Sana geldiklerinde, Allah'ın seni selamlamadığı biçimde seni selamlıyorlar. dipnot 505 Oysa kendi aralarında; "Allah, söylediklerimizden dolayı bizi cezalandırsa ya?" diyorlar. Cehennem onlara yeter; oraya yaslanırlar. Sonunda, ne kötü bir varış yeridir.

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 505
    İkiyüzlüler, Muhammed peygamberi överek ve abartılı biçimde selamlayarak onu aldatmak için uğraşmışlardır. Bu övgülerin ve selamların aslında içten olmadığı, bu ayetle birlikte 63:1,2 ayetlerinde Muhammed peygambere ve tüm inananlara bildirilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Gizli konuşmaktan yasaklandıktan sonra o yasaklananı yapmaya kalkışarak günah, düşmanlık ve Peygambere karşı gelmek hususunda gizlice toplananları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selamlamadığı bir şekilde selamlıyorlar. İçlerinden de, "Söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bizi cezalandırması gerekmez miydi?" diyorlar. Cehennem onlara yeter. Oraya gireceklerdir. Orası ne kötü varış yeridir!

Edip Yüksel

Gizli toplantılar yapmaktan menedildikleri halde hala menedildikleri işte ısrar edenler dikkatini çekmedi mi? Onlar günah işlemek, düşmanlıkta bulunmak ve elçiye itaatsizlik etmek amacıyla kulis yapıyorlar. Sana geldiklerinde, ALLAH'ın seni selamlamadığı bir biçimde selamlıyorlar. Kendi aralarında, "Söylediklerimizden ötürü ALLAH bizi cezalandırsa ya!" derler. Cehennem onlara yeter. Orada yanarlar; ne kötü bir duraktır orası.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gizli toplantılar yapmaktan menedildikleri halde hala menedildikleri işte israr edenler dikkatini çekmedi mi? Onlar günah işlemek, düşmanlıkta bulunmak ve elçiye itaatsizlik etmek amacıyla kulis yapıyorlar. Sana geldiklerinde, ALLAH'ın seni selamlamadığı bir biçimde selamlıyorlar. Kendi aralarında, 'Söylediklerimizden ötürü ALLAH bizi cezalandırsa ya!' derler. Cehennem onlara yeter. Orada yanarlar; ne kötü bir duraktır orası.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bakmaz mısın şunlara ki, gizli konuşmaktan yasaklandılar da sonra dönüp yasaklandıkları şeyi yapıyorlar; günah, düşmanlık ve peygambere karşı gelme hususunda fısıldaşıyorlar. Yanına geldikleri zaman da seni Allah'ın sağlıklamadığı (selamlamadığı) bir tarzda sağlıklıyorlar ve kendi içlerinden de: "Allah, bize söylediklerimiz yüzünden azap etse ya!" diyorlar. Cehennem onlara yeter, ona yaslanacaklardır. Artık o ne kötü akibettir!

Elmalılı Hamdi Yazır

Bakmaz mısın şunlara: Gizli konuşmadan nehyedildiler de sonra dönüp nehyolundukları şeyi yapıyorlar, günah, udvan ve Peygambere ısyan fısıldaşıyorlar, yanına geldiklerinde de seni Allahın sağlıklamadığı bir suretle sağlıklıyorlar, kendi içlerinde de Allah bizi söylediklerimizle ta'zib etse ya! Diyorlar, Cehennem onlara yeter, ona yaslanacaklar, artık o, ne fena akıbettir

Erhan Aktaş

Gizlilik içinde konuşmaktan dipnot 1 yasaklandıkları halde, bu yasağa uymayarak günah, düşmanlık ve Resul'e karşı gelmek amacıyla gizlilik içinde bir araya gelenlerden haberin var mı? Sana geldikleri zaman, Allah'ın seni selamlamadığı şeyle seni selamlarlar. dipnot 2 Kendi aralarında da: "Söylediğimiz şeylerden dolayı Allah bize azap etse ya! dipnot 3 " diyorlar. Onlara Cehennem yeter. Ona yaslanacaklar. Orası ne kötü varış yeridir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aralarında kötü niyetle, kötülük yapmak düşüncesiyle.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kitap Ehli ve Münafıklar "Es-selamu aleyk." (Üzerine selam olsun) yerine, (üzerine ölüm olsun) anlamında "Es-sammu aleyk." diye selam veriyorlardı. Samm; zehir, zıkkım, ölüm anlamına gelmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    "Gerçekten Nebi olsaydı, söylediklerimizden dolayı Allah'ın bizi cezalandırması gerekmez miydi?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gizlilik içinde konuşmaktan dipnot 1 yasaklandıkları halde, bu yasağa uymayarak günah, düşmanlık ve Resul'e karşı gelmek amacıyla gizlilik içinde bir araya gelenlerden haberin var mı? Sana geldikleri zaman, Allah'ın seni selamlamadığı şeyle seni selamlarlar. dipnot 2 Kendi aralarında da: "Söylediğimiz şeylerden dolayı Allah bize azap etse ya!" dipnot 3 diyorlar. Onlara Cehennem yeter. Ona yaslanacaklar. Orası ne kötü varış yeridir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aralarında kötü niyetle, kötülük yapmak düşüncesiyle.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ehli Kitap ve münafıklar "Es-selamu aleyk." (Üzerine selam olsun) yerine, (üzerine ölüm olsun) anlamında "Es-sammu aleyk." diye selam veriyorlardı. Samm; zehir, zıkkım, ölüm anlamına gelmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    "Gerçekten nebi olsaydı, söylediklerimizden dolayı Allah'ın bizi cezalandırması gerekmez miydi?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gizlilik içinde konuşmaktan dipnot 1 yasaklandıkları halde, bu yasağa uymayarak günah, düşmanlık ve Rasul'e karşı gelmek amacıyla gizlilik içinde bir araya gelenlerden haberin var mı? Sana geldikleri zaman, Allah'ın seni selamlamadığı şeyle seni selamlarlar. dipnot 2 Kendi aralarında da: "Söylediğimiz şeylerden dolayı Allah bize azap etse ya!" dipnot 3 diyorlar. Onlara Cehennem yeter. Ona yaslanacaklar. Orası ne kötü varış yeridir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aralarında kötü niyetle.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ehli Kitap ve münafıklar "Es-selamu aleyk." (Üzerine selam olsun) yerine, (üzerine ölüm olsun) anlamında "Es-sammu aleyk." diye selam veriyorlardı. Samm; zehir, zıkkım, ölüm anlamına gelmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    "Gerçekten nebi olsaydı, söylediklerimizden dolayı Allah'ın bizi cezalandırması gerekmez miydi?"

Gültekin Onan

'Gizli toplantıların fısıldaşmalarından' (kulis) men edilip sonra men edildikleri şeye dönenleri; günah, düşmanlık ve Peygambere isyanı (aralarında) fısıldaşanları görmüyor musun? Onlar sana geldikleri zaman seni Tanrı'nın selamladığı biçimde selamlıyorlar. Ve kendi kendilerine: "Söylediklerimiz dolayısıyla Tanrı bize azab etse ya" derler. Onlara cehennem yeter; oraya gireceklerdir. Artık o, ne kötü bir gidiş yeridir.

Hasan Basri Çantay

Fısıltı (ile konuşmak) dan men'edilib de sonra men'edildikleri (o haale) dönmekde ve günahı, düşmanlığı ve peygambere ısyaanı fısıldaşmakda olanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman seni Allahın selamlamadığı bir şeyle selamlarlar. Kendi aralarında da "Allah bizi söyleye geldiğimiz yüzünden azablandırmalı değil miydi?" derler. Onlara cehennem yeter. Oraya girecekler, işte o, ne kötü dönüş yeridir!

İbni Kesir

Gizli gizli konuşmaktan men'edildikleri halde, men'edildikleri şeyi yapmaya kalkışanlarla günah işlemek, düşmanlık etmek ve Peygambere karşı gelmek konusunda gizlice konuşanları görmedin mi? Sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selamladığı bir şeyle selamlarlar. Kendi aralarında da: Söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bize azab etmesi gerekmez miydi? derler. Onlara cehennem yeter. Oraya gireceklerdir. Ne kötü dönüş yeridir.

Mehmet Alagaş

(7-10) Muhakkak ki Allah’ın göklerde ve yerde ne varsa bildiğini görmedin mi? Üç kişi her neyi fısıldaşıyor olursa / neyi gizli konuşuyorlarsa O, onların dördüncüsüdür, hayır beş kişi iseler, O, onların altıncısıdır, bundan daha az ve de daha fazla olsalar bile ve her nerede olsalar dahi, O, onlarla beraberdir , sonra onlara yaptıkları kıyamet günü haber veri lir, muhakkak ki Allah her şeyi bilendir. Fısıldaşmaları / gizli konuşmaları yasak edildiği halde tekrar yasaklandıkları şeye geri dönenleri görmedin mi? Kötülük ve düşmanlık ve Resule karşı ayaklanma / başkaldırı üzerine fısıldaşıyorlar, sana geldiklerinde ise sana, Allah’ın seni selamlamadığı şekilde selam veriyorlar (Güya biz anlamıyoruz) kendilerince diyorlar ki; bu dediğimiz nedeniyle Allah bize azap etsin ya? Onlara cehennem yeterlidir , oraya salınacaklar, ne kötü bir varış yeridir. Ey iman edenler, siz fısıldaştığınızda, kötülük, düşmanlık ve Resule karşı ayaklanma / başkaldırı üzerine fısıldaşmayın, dürüstlük ve sakınma üzerine fısıldaşın, Onunla bir araya getirileceğiniz Allah’tan sakınınız. Muhakkak ki fısıldaşma şeytandandır, iman edenlerin üzülmesi içindir , Allah’ın izni hariç müminlere herhangi bir zarar verecek değildir, Müminler Allah’ı vekil tayin etsinler / Allah’a tevekkül etsinler. 11,12,13, EY İMAN EDENLER MECLİS ADAPLARINA UYUN RESULLE ÖZEL BİR GÖRÜŞME ÖNCESİNDE SADAKA VERİN) Ey iman edenler; meclislerde yer açın denildiğinde hemen yer verin ki Allah’ta size yer açsın. Kalkın gidin denildiğinde de kalkın gidin ki Allah ta sizden, iman edenlerin ve ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Ey iman edenler; Resulle gizlilik içeren bir konuşma istediğiniz de elinizle sadaka / bağlılık göstergesi sunun, bu sizin için hayırlıdır ve daha temizdir. (Hayatta da “biraz özel görüşebilir miyiz” teklifi geldiğinde sadaka ödenmesi vurgulanmalıdır) Eğer sadaka bulamaz iseniz muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Ellerinizle gizli konuşma sadakasını sunmaya kıyamadınız mı? Madem yapamadınız, Allah sizin vazgeçmenizi kabul etti , artık namazınızı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resulüne uyun / itaat edin, Allah yaptıklarınızdan haberi olandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gizlice konuşmaktan men edilip de, men edildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve Peygambere isyanı (aralarında) fısıldaşmakta olanları görmedin mi? Sana geldiklerinde Allah’ın seni selamlamadığı selamla selamlıyorlar. İçlerinden de; “Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!” diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir orası!

Süleyman Ateş

Görmedin mi şu adamları ki gizli gizli konuşmaktan menedildikleri halde yine o menedildikleri işe dönüyorlar; günah, düşmanlık, Elçiye isyan hususunda gizli gizli konuşuyorlar. Sana geldikleri zaman seni, Allah'ın selamlamadığı bir tarzda selamlıyorlar ve kendi içlerinde de: "Bu dediğimizden ötürü Allah bize azab etse ya" diyorlar. Cehennem onlara yeter. Oraya gireceklerdir, ne kötü gidilecek yerdir orası!

Süleymaniye Vakfı

(Belli konularda) gizli konuşmaktan yasaklanan dipnot 1 sonra yasaklandıkları şeye dönüp günah işleme, düşmanlık etme ve elçiye karşı gelme konularında aralarında gizli gizli konuşanları görmedin mi dipnot 2 ? Onlar, yanına geldiklerinde Allah'ın senin için kullanmadığı kelimelerle sana (güya) iyilik dileğinde bulunurlar. Kendi aralarında da şöyle derler: "Söylediğimiz bu sözden dolayı Allah bize azap etse ya!" Cehennem onlara yeter! Onlar oraya girip kalacaklardır. Ne kötü hale gelmektir o dipnot 3 !

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir sonraki ayette bu yasakların müminlere konduğu açıkça ifade edildiği için yasakları, gizli gizli çiğneyen kişilerin önce mümin sonra kafir olan ve bu kafirliklerini gizleyen münafıklar olduğu anlaşılmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yasaklanmasına rağmen, yasağı çiğneyerek günah işleme, düşmanlık etme ve elçiye karşı gelme konularında, aralarında gizlice konuşmaya devam edenleri hiç görmedin mi? Onlar, yanına geldiklerinde Allah'ın selamlamadığı bir selamla seni selamlar dipnot 1 ve birbirlerine şöyle derler: "Söyleyip durduğumuz bu sözler yüzünden Allah bize azap etse ya!" Onların hakkından Cehennem gelir. Onlar oraya gireceklerdir. Ne kötü hale gelmektir o.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    ..

Şaban Britch

Gizli konuşmaktan yasaklanıp da sonra yine de yasaklandıkları şeye dönenleri görmez misin? Günah, düşmanlık ve Rasûle isyan hususunda gizlice fısıldaşıyorlar. Senin yanına geldiklerinde seni Allah’ın selamlamadığı bir şekilde selamlıyorlar. Kendi içlerinden de: Bu söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bize azap etmesi gerekmez miydi? Onlara Cehennem yeter. Oraya atılacaklar. Ne kötü dönüş yeri!

Şaban Piriş

Gizli toplantıları yasaklanıp da sonra yine de yasaklandıkları şeye dönenleri görmez misin? Günah, düşmanlık ve peygambere isyan hususunda gizlice fısıldaşıyorlar. Senin yanına geldiklerinde seni Allah'ın selamlamadığı bir şekilde selamlıyorlar. Kendi kendilerine de: -Bu söylediklerimiz sebebiyle Allah'ın bizi cezalandırması gerekmez miydi? diyorlar. Onlara Cehennem yeter. Oraya atılacaklar. Ne kötü bir yer!

Yaşar Nuri Öztürk

Görmedin mi şu fısıldaşmaktan yasaklananları ki, biraz sonra, yasaklanmış oldukları şeye dönüyorlar ve günah, düşmanlık, peygambere isyan konusunda fısıldaşıyorlar. Sana geldiklerinde, seni Allah'ın selamlamadığı biçimde selamlıyorlar. Kendi içlerinde ise şöyle diyorlar: "Söylediğimiz şey yüzünden Allah bize azap etse ya!" Cehennem yeter onlara. Girecekler oraya. Ne kötü dönüş yeridir o!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Do you see O Muhammad how those who were forbidden secret counsels turn their minds back to what they have been forbidden to do? They convey their thoughts reciprocally in talk uttered below their breath, reticent about their intentions of secretly promoting the evil forged in their bosoms that their tongues must vent. They encourage aggression upon others and disobedience to the Messenger. When they come to you they greet you with expressions of ill-will unlike that with which Allah greets you, and they suggest secretly to their minds: "if he is truly a Messenger of Allah would Allah not punish us on his behalf?" Hell awaits them to be put to the torture, and how evil is the destination!

Abdul Haleem

Have you not seen how those who have been forbidden to hold secret conversations go back afterwards and hold them, and conspire with one another in what is sinful, hostile, and disobedient to the Messenger? When they come to you they greet you with words God has never used to greet you, and say inwardly, ‘Why does God not punish us for what we say?’ Hell will be punishment enough for them: they will burn there- an evil destination.

Abdullah Yusuf Ali

Turnest thou not thy sight towards those who were forbidden secret counsels yet revert to that which they were forbidden (to do)? And they hold secret counsels among themselves for iniquity and hostility, and disobedience to the Messenger. And when they come to thee, they salute thee, not as Allah salutes thee, (but in crooked ways): And they say to themselves, "Why does not Allah punish us for our words?" Enough for them is Hell: In it will they burn, and evil is that destination!

Abul A'la Maududi

Have you not seen those who were forbidden to whisper and yet they engaged in what they had been forbidden? dipnot 1 They secretly converse among themselves concerning sin and transgression and disobedience to the Messenger. And when they come to you, they greet you in a manner that Allah does not greet you, dipnot 2 and say to themselves: "Why does Allah not chastise us for these utterances of ours?" dipnot 3 Hell it is that shall suffice them, and in it will they burn. How woeful is their destination!

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This shows that before the revelation of this verse the Prophet (peace be upon him) had forbidden the people this practice. Yet when they did not desist, Allah directly sent down this verse containing His warning and wrath for such people.
  2. metne dön, dipnot 2
    This was the common practice of the Jews and the hypocrites. According to several traditions, some Jews came before the Prophet (peace be upon him) and said: Assam alaika ya abul-Qasim. That is, they pronounced as-sam alaika in such a manner as to give the impression that they had said as-salam alaika (peace be on you), which is the Islamic way of greeting. But actually they had said sam, instead of salam, which means death. In response the Prophet said: wa-alaikum. Aishah retorted: May death visit you and the curse of Allah. The Prophet warned her, saying: Aishah, Allah does not like abusive language. She submitted: Didn’t you hear, O Messenger of Allah what they said. The Prophet (peace be upon him) replied: And didn’t you hear what reply I gave? I said: And the same upon you. (Bukhari, Muslim, Ibn Jarir, Ibn Abi Hatim). Abdullah bin Abbas has stated that both the Jews and the hypocrites had adopted this very way of greeting. (Ibn Jarir).
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, they regarded it as a proof of the Prophet’s (peace be upon him) not being a Messenger. They thought that if he had been a true Messenger, they would be punished by a torment as soon as they greeted him in that way. Since there was no torment while they were greeting him day and night like that, he was not a Messenger of Allah.

Aisha Bewley

Do you not see those who were forbidden to confer together secretly returning to the very thing they were forbidden to do, and conferring together secretly in wrongdoing and enmity and disobedience to the Messenger? And when they come to you they greet you with words Allah has never used in greeting you, and say to themselves ‘Why does Allah not punish us for what we say?’ Hell will be enough for them! They will roast in it. What an evil destination!

Al-Hilali & Khan

Have you not seen those who were forbidden to hold secret counsels, and afterwards returned to that which they had been forbidden, and conspired together for sin and wrong doing and disobedience to the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم). And when they come to you, they greet you with a greeting wherewith Allâh greets you not, and say within themselves: "Why should Allâh punish us not for what we say?" Hell will be sufficient for them; they will burn therein. And worst indeed is that destination!

Ali Quli Qarai

Have you not regarded those who were forbidden from secret talks but again resumed what they had been forbidden from, and hold secret talks [imbued] with sin and transgression and disobedience to the Apostle? And when they come to you they greet you with that with which Allah never greeted you, and they say to themselves, ‘Why does not Allah punish us for what we say?!’ Let hell suffice them: they shall enter it; and it is an evil destination!

Amatul Rahman Omar

Have you not seen those who were forbidden (to hold) secret counsels and yet repeatedly returned to what they were forbidden to do, and they conferred together secretly (encouraging) sin, transgression and disobedience to the Messenger? When they come to you they greet you (with words) with which Allâh has not greeted you, but they say one to another, `Why does Allâh not cause us to suffer for what we say (hypocritically). ' Sufficient for them is Gehenna (to reckon with them satisfactorily). They shall enter it. What an evil resort!

Arthur John Arberry

Hast thou not regarded those who were forbidden to converse secretly together, then they return to that they were forbidden, and they converse secretly together in sin and enmity, and in disobedience to the Messenger? Then, when they come to thee, they greet thee with a greeting God never greeted thee withal; and they say within themselves, 'Why does God not chastise us for what we say?' Sufficient for them shall be Gehenna, at which they, shall be roasted -- an evil homecoming!

Bijan Moeinian

In spite of the fact that you (Mohammad) forbade them of secret gathering/ whispering, the hypocrites practice their secret meetings and brag about their sins and disobedience of the prophet of God. When they come to you, they greet you in such a way that even God (who loves you so much) has not greeted you. They jokingly say among themselves: "How come God does not punish us for this?" Hell is an enough punishment for them. They will be used as its fuel. What a terrible place to end up in.

E. Henry Palmer

Dost thou not look at those who were prohibited from privy talk, and then returned to that they were forbidden? and they too discourse together with sin and enmity and rebellion against the Apostle; and when they come to thee they greet thee with what God greets thee not; and they say in themselves, Why does not God torment us for what we say? Hell is enough for them! they shall broil therein, and an ill journey shall it be!

Edip-Layth

Have you noted those who were forbidden from holding meetings in secret, but then insist on it? They meet secretly to commit sin, transgression, and disobedience of the messenger. When they come to you, they greet you with a greeting other than what God greets you with. They say inside themselves: "Why does God not punish us for our utterances?" Hell will be sufficient for them, wherein they burn; what a miserable destiny.

George Sale

Hast thou not observed those who have been forbidden to use clandestine discourse, but afterwards return to what they have been forbidden, and discourse privily among themselves of wickedness, and enmity, and disobedience towards the apostle? And when they come unto thee, they salute thee with that form of salutation wherewith God doth not salute thee: And they say among themselves, by way of derision, would not God punish us for what we say, if this man were a prophet? Hell shall be their sufficient punishment: They shall go down into the same to be burned; and an unhappy journey shall it be!

Hamid S. Aziz

Have you not seen those who are forbidden secret counsels, then they return to what they are forbidden, and they hold secret counsels for sin and revolt and disobedience to the Messenger, and when they come to you they greet you with a greeting with which Allah does not greet you, and they say in themselves, "Why does not Allah punish us for what we say?" Hell is enough for them; they shall enter it, and evil is the resort.

Mahmoud Ghali

Have you not regarded (the ones) who were forbidden private (i. e., clandestine) conference? Thereafter they go back to what they were forbidden, and they confer privately together in vice and hostility, and in disobedience to the Messenger. And when they come to you, (The Prophet) they greet you with a greeting Allah has not greeted you with; and they say within themselves, "Had (your warning been true Allah would torment us for what we say!" Enough reckoning for them will be Hell, at which they will be to roast. Miserable then is the Destiny!.

Marmaduke Pickthall

Hast thou not observed those who were forbidden conspiracy and afterward returned to that which they had been forbidden, and (now) conspire together for crime and wrongdoing and disobedience toward the messenger? And when they come unto thee they greet thee with a greeting wherewith Allah greeteth thee not, and say within themselves: Why should Allah punish us for what we say? Hell will suffice them; they will feel the heat thereof - a hapless journey's end!

Mohamed Ahmed - Samira

Have you not considered those who were forbidden to conspire, but reverted after a time to what was forbidden them, and conspired evil, rebellion and disobedience to the Prophet? Yet when they come to you they greet you with a greeting even God does not greet you with; and say to themselves, "Why doesn't God punish us for what we say?" Hell is sufficient for them, in which they will be burnt: And what an evil consequence!

Muhammad Asad

Art thou not aware of such as have been forbidden [to intrigue through] secret confabulations, and yet [always] revert to that which they have been forbidden, and conspire with one another with a view to sinful doings, and aggressive conduct, and disobedience to the Apostle? Now whenever such [people] approach thee, [O Muhammad,] they salute thee with a greeting which God has never countenanced; and they say to themselves, "Why does not God chastise us for what we are saying?" Hell shall be their allotted portion: they shall [indeed] enter it - and how vile a journey’s end!

Mustafa Khattab

Have you not seen those who were forbidden from secret talks, yet they ˹always˺ return to what they were forbidden from, conspiring in sin, aggression, and disobedience to the Messenger? And when they come to you ˹O Prophet˺, they greet you not as Allah greets you,[1] and say to one another, "Why does Allah not punish us for what we say?" Hell is enough for them—they will burn in it. And what an evil destination!

Progressive Muslims

Have you noted those who were enjoined from holding meetings in secret, but then they insist on it They meet secretly to commit sin, transgression, and disobedience of the messenger. When they come to you, they greet you with a greeting other than that which God greets you with. They say inside themselves: "Why does God not punish us for our utterances" Hell will be sufficient for them, wherein they burn; what a miserable destiny.

Rashad Khalifa

Have you noted those who were enjoined from conspiring secretly, then insist on conspiring? They conspire to commit sin, transgression, and disobedience of the messenger. When they come to you, they greet you with a greeting other than that decreed by GOD. They say inside themselves, "GOD will not punish us for our utterances." Their only requital is Gehenna, wherein they burn; what a miserable destiny.

Sahih International

Have you not considered those who were forbidden from private conversation, then they return to that which they were forbidden and converse among themselves about sin and aggression and disobedience to the Messenger? And when they come to you, they greet you with that [word] by which Allah does not greet you and say among themselves, "Why does Allah not punish us for what we say?" Sufficient for them is Hell, which they will [enter to] burn, and wretched is the destination.

Sam Gerrans

Hast thou not considered those who were forbidden private conversation then return to what they were forbidden and converse confidentially in sin and enmity and disobedience to the Messenger? And when they come to thee, they greet thee with a greeting wherewith God never greeted thee; and they say within themselves: “Oh, that God but punished us for what we say!” Sufficient for them is Gehenna: they will burn therein; and evil is the journey’s end!

Shabbir Ahmed

Have you not noticed those who were forbidden to conspire in secret meetings, and yet they revert to what they were forbidden, and continue to conspire together - for hampering progress, creating wedges of dissension in the society, and disobedience of the Messenger? And when they come to you (O Messenger), they greet you not in the way that Allah greets you - And say to themselves, "Why does not Allah punish us for what we say?" Sufficient for them is Hell (in both lives) wherein they burn. And how miserable that destination is!

Syed Vickar Ahamed

Do you not see those who were advised against secret discussions: Yet (they) go back to that which they were asked not to do, and they hold secret discussions among themselves for injustice and hostility, and disobedience to the Messenger. And when they come to you, they greet and salute you, not as Allah salutes you, (but in crooked ways): And they say to themselves: "Why does Allah not punish us for our words?" Enough for them is Hell: In it they burn, and evil is that place to go!

Taqi Usmani

Did you not see those who were forbidden from holding secret talks; then they do again what they were forbidden to do? They whisper for sinful act and wrongdoing and disobedience of the prophet, and when they come to you, they greet you the way Allah does not greet you, and say to themselves, "Why does Allah not punish us for what we say?" Enough for them is Jahannam (Hell); they will enter it, and it is an evil end.

The Monotheist Group

Have you noted those who were prohibited from holding meetings in secret, but then they go back to what they have been prohibited from? They meet secretly to commit sin, transgression, and disobedience of the messenger. When they come to you, they greet you with a greeting other than that which God greets you with. They say inside themselves: "Why does God not punish us for our utterances?" Hell will be sufficient for them, wherein they burn; what a miserable destiny.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mücâdele suresi, 8. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mücâdele suresi, 8. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mücâdele suresi, 8. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩