Bakara suresi

Bakara suresi, 165. ayet

Bakara suresi, 165. ayet. وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَتَّخِذُ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَندَادًا يُحِبُّونَهُمْ كَحُبِّ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَشَدُّ حُبًّا لِّلَّهِ وَلَوْ يَرَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ إِذْ يَرَوْنَ ٱلْعَذَابَ أَنَّ ٱلْقُوَّةَ لِلَّهِ جَمِيعًا وَأَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعَذَابِ

vemine-nnâsi mey yetteḫiẕü min dûni-llâhi endâdey yüḥibbûnehüm keḥubbi-llâh. velleẕîne âmenû eşeddü ḥubbel lillâh. velev yera-lleẕîne żalemû iẕ yeravne-l`aẕâbe enne-lḳuvvete lillâhi cemî`av veenne-llâhe şedîdü-l`aẕâb.

Diyanet İşleri

İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da O'na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severler. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah'ın olduğunu ve Allah'ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 162–168 · surenin 165. ayeti / 286

Konu Yaratılıştaki deliller ve ortak koşanlar Bakara 164–167 3

  1. Bakara 162

    Onlar ebedi olarak lanet içinde kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.

  2. Bakara 163

    Sizin ilahınız bir tek ilahtır. O'ndan başka ilah yoktur. O, Rahman'dır, Rahim'dir.

  3. Bakara 164

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah'ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgarları ve gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır.

  4. 165

    İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da O'na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severler. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah'ın olduğunu ve Allah'ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi!

  5. Bakara 166

    Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.

  6. Bakara 167

    Uyanlar şöyle derler: "Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık." Böylece Allah, onlara işledikleri fiilleri pişmanlık kaynağı olarak gösterir. Onlar ateşten çıkacak da değillerdir.

  7. Bakara 168

    Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 165–167. ayetler için yazılmıştır.

165. Bu âyet-i kerimenin bir önceki âyetle bağlantısı ne kadar da güzeldir! Yüce Allah vahdaniyetini, bunun kat’i delillerini ve her türlü şüpheyi ortadan kaldıran ve kesin bilgiye ulaştıran apaçık belgelerini beyan ettikten sonra, burada da şöyle buyurmaktadır: “İnsanlardan bir kısmı” bunca eksiksiz açıklamaya rağmen bazı yaratılmışları “Allah’ın yanı sıra birtakım ortaklar ediniyorlar…” Yani ibadet, muhabbet, tazim ve itaatte Allah’a denk ve benzer tutuyorlar. Artık delilin ortaya konulmasından ve tevhidin açıklanmasından sonra bu durumda olan bir kimsenin, Allah’a karşı inatlaşan, Allah’a karşı çıkan bir kimse olduğu yahut da Allah’ın âyetleri ve Allah’ın yarattıkları üzerinde tefekkür ve düşünmekten yüz çeviren bir kimse olduğu anlaşılır. O nedenle de böylesinin bu yüz çevirmesinde ve inatlaşmasında en küçük bir mazereti dahi olamaz. Aksine böyleleri hakkında azap hak olmuştur. Allah’la birlikte ortaklar edinen bu kimseler, onları yaratma, rızık verme ve varlıkların işlerini idare etme gibi hususlarda Allah’a eşit görüyor değillerdi. Sadece, ortak edindiklerini ibadette Allah’a eşit kabul ediyor ve kendilerini Allah’a yakınlaştırsınlar diye bu varlıklara ibadet ediyorlardı.

Yüce Allah’ın: “ediniyorlar” buyurmasında Allah’ın hiçbir denginin olmadığına, müşriklerin birtakım yaratılmışları O’na denk tutmalarının ise sadece mücerret bir adlandırma ve anlamsız boş sözlerden ibaret olduğuna delil vardır. Nitekim bir başka yerde de şöyle buyrulmaktadır: “Onlar Allah’a ortak koştular. De ki: Bunların adlarını söyleyin bakalım! Siz yeryüzünde ona bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz; yoksa siz üstünkörü söz mü söylüyorsunuz?” (er-Râd, 13/33); “Onlar ancak sizin ve atalarınızın adlandırdığı ve Allah’ın kendileri hakkında hiçbir delil indirmediği birtakım isimlerden ibarettir. Onlar ancak zanna uyarlar.” (en-Necm, 53/23)

Hiçbir yaratılmış Allah’a denk olamaz; çünkü Allah yaratıcıdır, onun dışındaki varlıklar ise yaratılmıştır. O Rabdir, rızık verendir. Onun dışındakiler ise rızık verilendir. Allah hiçbir şeye muhtaç olmayan zengindir, yaratılmışlar ise O’na muhtaçtır. O her bakımdan kâmildir, eksiklikten münezzehtir. Kullar ise bütün yönleri ile eksiktirler. Fayda da veren, zarar da veren Allah’tır. Yaratılmış varlıkların ise kendiliklerinden fayda ve zarar verme güçleri, herhangi bir şeye sahip olmaları söz konusu değildir. Böylelikle kesin olarak Allah’tan başka ilâhlar ve ortaklar edinenlerin sözlerinin bâtıl olduğu ortaya çıkmaktadır. Ortak edinilen bu varlık ister bir melek, ister bir peygamber, ister salih bir kul, ister bir put, ister başka bir şey olsun fark etmez.

Yine kesin olarak kâmil sevgiye ve huzurunda tam bir zilletle boyun eğmeye müstahak olan yalnız Allah’tır. Bundan dolayı Yüce Allah mü’minleri: “İman edenlerin Allah’a olan sevgisi ise çok daha güçlüdür.” diyerek övmektedir. Yani mü’minler ortak edinenlerin ortaklarına duydukları sevgiden çok daha kuvvetli bir sevgi ile Allah’ı severler. Çünkü onlar sevgilerini Allah’a tahsis etmişler. Onlar ise o sevgiye başkalarını ortak etmişlerdir. Ayrıca mü’minler gerçek anlamda sevgiye layık olan, sevilmesi kulun salahının, mutluluğunun ve kurtuluşunun tâ kendisi olan bir zatı sevmişlerdir. Müşrikler ise hiçbir şekilde sevilmeye layık olmayan ve sevilmesi de kulun bedbahtlığının, fesada ermesinin, işlerinin darmadağınık olmasının ve yüzüstü kalmasının sebebi olan varlıkları sevmişlerdir. Bundan dolayı da Yüce Allah böylelerini şu buyruğu ile tehdit etmektedir:

Allah’a ortaklar koşmak, kulların gerçek Rabbinden başkasına boyun eğmek, Allah’ın yolundan alıkoymak ve insanların zararına çalışmak suretiyle “Zulmedenler” Kıyamet gününde gözleri ile ayan beyan “azabı görecekleri vakit (anlayacakları gibi şimdi de) kuvvetin bütünüyle Allah’ın olduğunu ve Allah’ın azabının gerçekten çok şiddetli olduğunu bir bilseler!” Yani azabı göreceklerinde kuvvet ve kudretin bütünü ile Allah’a ait olduğunu, koştukları ortakların ise hiçbir güce sahip olmadıklarını, anlayacaklardır. İşte o gün ortaklarının güçsüz ve aciz olduklarını dünya hayatında iken sandıkları gibi herhangi bir yetkiye sahip olmadıklarını, bu ortakların kendilerini Allah’a yakınlaştıramadığını, Allah’a ulaştıramadıklarını göreceklerdir. Böylelikle zanlarının boş olduğu ortaya çıkacak, çabaları boşa gitmiş olacaktır. Ağır ve çetin azap onlara hak olacak ve ortakları onların azaplarından hiçbir şeyi geri çeviremeyecek, onlara zerre ağırlığı kadar bir faydaları dokunmayacaktır. Tam aksine faydalı olacaklarını sandıkları bu varlıklardan dolayı zarar göreceklerdir.

166-167. “O zaman kendilerine uyulanlar, uyanlardan uzaklaşacaklardır. O azabı görecekler ve aralarındaki bütün bağlar da kopacaktır.” Kendilerine uyulanlar kendilerine uyanlar ile hiçbir ilişkilerinin olmadığını ilan edecek, dünyada iken aralarında bulunan her türlü bağ paramparça olacaktır. Çünkü aradaki bu bağlar Allah’tan başkası içindi ve Allah’ın emrine uygun değildi ve hiçbir aslı olmayan bâtıl ile alakalıydı. Bundan dolayı amelleri darmadağınık ve halleri de perişan olacaktır. Yalan söylemiş olduklarını açıkça anlayacaklar. Fayda vereceğini, sonuç alacaklarını sandıkları amelleri ise aleyhlerine bir hasret ve bir pişmanlığa dönüşmüş olacaktır. Onlar ebediyen, bir daha hiç çıkmamak üzere Cehenneme gireceklerdir. O halde bu hüsrandan öte bir hüsran var mıdır? Buna sebep ise onların bâtıla uymaları, umut bağlanmaması gereken şeye umut bağlamaları, bağlanılmaması gereken yere bağlanmalarıdır. Böylece amellerinin bağlı olduğu şey batıl ve boş olunca amelleri de boşa çıkacaktır. Amelleri boşa çıkınca da umdukları boşa çıktığı için pişmanlık duyacaklar ve umut bağladıkları bu varlıklar kendileri için çok büyük zarara neden olacaktır.

Mutlak Melik ve apaçık hakkın kendisi olan Allah’a bağlanan, amelini yalnız O’nun için ihlâsla yapan ve O’nun faydasını uman kişin durumu ise çok farklıdır. Böylesi hakkı yerli yerine koymuştur. O nedenle amelleri de hak olmuştur. Çünkü amelleri hakka bağlıdır. Bundan dolayı böyle bir kimse amelinin neticesini elde ederek kurtulur. Amelinin karşılığını Rabbinin nezdinde kesintisiz ve eksiksiz olarak bulur. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Kâfir olup Allah’ın yolundan alıkoyanların amellerini (Allah) boşa çıkartır. İman edip salih amel işleyenler ve Muhammed’e indirilene -ki o Rabb’lerinden gelen hakkın tâ kendisidir- iman edenlerin ise (Allah) günahlarını bağışlar ve hallerini ıslah eder. Bu böyledir çünkü kâfir olanlar bâtıla uymuşlardır. İman edenler ise Rablerinden gelen hakka uymuşlardır. İşte Allah insanlara misallerini böyle açıklar.” (Muhammed, 47/1-3)

İşte o vakit bâtıl önderlerin peşinden gidenler dünya hayatına geri döndürülerek Allah’a ortak koşmayı terk etmek ve ameli Allah için ihlâsla yapmaya yönelmek suretiyle uydukları önderlerden uzaklaşmayı temenni edeceklerdir. Ancak iş işten geçmiş olacaktır. Çünkü o vakit, mühlet verilecek ve süre tanınacak bir vakit değildir. Buna rağmen onlar bu temennilerinde de yalancıdırlar. Zira eğer dünyaya geri döndürülecek olsalar yine kendilerine yasak kılınmış şeylere tekrar dönerler. Onların bu sözleri, uydukları kimseler kendilerinden uzaklaştıklarında öfke ve kızgınlıkla söyledikleri bir sözden ve kuruntudan ibaret bir temenniden öte bir şey değildir. Zira günah onların günahıdır. Kötülüklerde kendisine uyulanların başı İblistir. Bununla beraber o kendilerine uyanlara şöyle diyecektir: “İş olup bitince şeytan da der ki: Doğrusu Allah’ın size verdiği söz gerçekti, ben de size vaadde bulunmuştum ama size verdiğim sözde durmadım. Zaten benim sizin üzerinizde hiçbir nüfuzum da yoktu. Yalnız ben sizi çağırdım, siz de çağrımı kabul ettiniz, o halde beni kınamayın, bilakis kendinizi kınayın.” (İbrahim, 14/22).

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu açık ayetlerle beraber insanlardan bazıları, Allah'ın dışında ilahlar edinerek, onları Allah Teâlâ’ya denk tutarlar. Onları, Allah'ı sevdikleri gibi severler. İman edenlerin Allah'a olan sevgileri ise, bu kimselerin ilahlarına olan sevgilerinden çok daha güçlüdür. Çünkü onlar hiçbir şeyi Allah'a denk tutmazlar ve O'nu rahatlıkta da, darlıkta da severler. Fakat onlar, ilahlarını sadece rahatlıkta severler. Darlık zamanında ise sadece Allah'a dua ederler. O zalimler, şirk ve işledikleri günahlarla ahirette azabı gördükleri zaman, kendi hallerini bir görselerdi, bütün gücün tek sahibinin Allah olduğunu ve kendisine isyan edenlere karşı azabının çok şiddetli olduğunu bilirlerdi. Bunu bir bilselerdi O'na hiç bir şeyi ortak koşmazlardı.

Kelimeler

31 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمِنَ ve mine -dan
  2. ٱلنَّاسِ n-nasi İnsanlar- kök: نوس
  3. مَن men kimi
  4. يَتَّخِذُ yettehizu tutar kök: اخذ
  5. مِن min
  6. دُونِ duni başka kök: دون
  7. ٱللَّهِ llahi Allah'tan kök: اله
  8. أَندَادًۭا endaden eşler kök: ندد
  9. يُحِبُّونَهُمْ yuhibbunehum onları severler kök: حبب
  10. كَحُبِّ kehubbi sever gibi kök: حبب
  11. ٱللَّهِ ۖ llahi Allah'ı kök: اله
  12. وَٱلَّذِينَ vellezine (kimseler)
  13. ءَامَنُوٓا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  14. أَشَدُّ eşeddu en çok kök: شدد
  15. حُبًّۭا hubben severler kök: حبب
  16. لِّلَّهِ ۗ lillahi Allah'ı kök: اله
  17. وَلَوْ velev keşke
  18. يَرَى yera görselerdi kök: راي
  19. ٱلَّذِينَ ellezine (kimseler)
  20. ظَلَمُوٓا۟ zelemu zulmedenler kök: ظلم
  21. إِذْ iz zaman
  22. يَرَوْنَ yeravne gördükleri kök: راي
  23. ٱلْعَذَابَ l-azabe azabı kök: عذب
  24. أَنَّ enne gerçekten
  25. ٱلْقُوَّةَ l-kuvvete kuvvetin kök: قوي
  26. لِلَّهِ lillahi Allah'a aittir kök: اله
  27. جَمِيعًۭا cemian bütünüyle kök: جمع
  28. وَأَنَّ ve enne ve gerçekten
  29. ٱللَّهَ llahe Allah'ın kök: اله
  30. شَدِيدُ şedidu şiddetlidir kök: شدد
  31. ٱلْعَذَابِ l-azabi azabı kök: عذب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Şüphesiz Karun, Musa'nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Hiç şüphesiz o, mal sevgisi sebebiyle çok katıdır.

  • Aynı kök: ندد (6 geçiş)

    O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…

  • Aynı kök: ندد (6 geçiş)

    Allah'ın yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: "Bir süre daha faydalanın. Çünkü varışınız ateşedir."

  • Aynı kök: ندد (6 geçiş)

    Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, "Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah'ı…

  • Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar etmişler, Allah da kendilerini günahları…

  • Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    (Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İnsanlardan bazıları, Allah'ın peşi sıra ortaklar edinir de onları Allah'ı sever gibi severler. dipnot 1 İman edenlerin Allah'a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır. dipnot 2 Keşke zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kudretin yalnızca Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu (önceden) gör(üp anlayabil)selerdi!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah muhatapların inançtaki şirkine değinmektedir. Kâinatın yaratılışı ve idaresinde tek olan Allah inanç noktasında da muhatapları tarafından tekliğinin kabul edilmesini istemekte, şirke düşenleri eleştirmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Tevbe 9:23-24; Mücâdele 58:22; Mümtehine 60:1.

Mustafa İslamoğlu

Fakat insanlar içerisinde Allah'tan başka birtakım varlıkları Allah'a eşdeğer rakip güçler olarak görüp, onları Allah'ı sever gibi sevenler de var. Oysa ki iman edenler en çok Allah'ı severler. Kendi kendine kötülük edenler, azaba uğratıldıkları zaman görecekleri gibi, keşke tüm kudretin sadece Allah'a ait olduğunu ve azabı en çetin olanın yalnızca Allah olduğunu görseler!

Muhammed Esed

Ama hala Allah'a rakip gördükleri varlıklara inanmayı tercih eden ve onları (yalnızca) Allah'a özgü (olması gereken) bir sevgi ile seven insanlar var: Halbuki imana ermiş olanlar, Allah'ı başka her şeyden daha çok severler. Zulüm yapmaya şartlanmış olanlar, (Kıyamet Günü) azaba uğratıldıkları zaman görecekleri gibi, bütün kudretin yalnızca Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın cezalandırmada ne çetin olduğunu da keşke görselerdi!

Ahmed Hulusi

İnsanlardan kimi de Allah dununda tapındıkları varlıklar edinip, onları Allah Allah sevgisiyle (Allah'mışçasına) severler! İman edenler ise sevdiklerinin yalnızca Allah olduğunun şuurundadırlar (gayrına varlık vermezler). O (hakikati inkar ederek nefslerine) zulmedenler, bu yüzden azaba düşeceklerini gördüklerinde, alemlerden açığa çıkan kuvvetin yalnızca Allah'a ait olduğunu fark ederler, ama iş işten geçmiştir; keşke bunu önceden görebilselerdi. . . Allah Şediyd ül Azab'dır (yapılan yanlışta ısrar edenlere sonucunu şiddetle yaşatandır)!

Ali Bulaç

İnsanlar içinde, Allah'tan başkasını 'eş ve ortak' tutanlar vardır ki, onlar (bunları), Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerin ise Allah'a olan sevgileri daha güçlüdür. O zulmedenler, azaba uğrayacakları zaman, muhakkak bütün kuvvetin tümüyle Allah'ın olduğunu ve Allah'ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi.

Ali Özek ve heyeti

İnsanlar içinde bir takım kimseler de vardır ki, Allah'tan başkasını O'na ortak edinip, onları, Allah'ı sever gibi severler; gerçi iman edenlerin Allah'a olan sevgileri çok daha kuvvetlidir. Fakat o zulmedenler, azâbı görürken, bütün kuvvetin Allah'a mahsus ve Allah'ın şiddetli azâp sahibi olduğunu bir bilseler..

Ali Rıza Safa

Yine de insanlar arasında, Allah'a ortaklar koşanlar; Allah'a özgü bir sevgiyle onları sevenler vardır. Oysa inananlar, her şeyden daha çok Allah'ı severler. Haksızlık yapanlar, cezayı gördüklerinde, tüm güçlerin Allah'a özgü olduğunu ve Allah'ın cezasının çok yaman olduğunu anlayacaklarını keşke bilselerdi!

Bayraktar Bayraklı

Bazı insanlar, Allah'tan başkalarını O'na denk tanrılar edinirler;onları Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah'a olan sevgileri çok daha fazladır. Keşke zalimler, azabı gördüklerinde anlayacakları gibi, bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve O'nun azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi.

Edip Yüksel

ALLAH'tan başkasını tanrı edinen ve ALLAH'ı sever gibi onları seven kimseler var. Gerçeği onaylayanlar ise en çok ALLAH'ı sever. O zulmedenler, azabı gördükleri zaman tüm gücün ALLAH'a ait ve ALLAH'ın azabının çetin olduğunu anlayacaklarını bir bilselerdi! dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * İsa, Meryem, Muhammed, Ali ve Tanrı dostları, kendilerini çeşitli yollarla putlaştıran kişileri Diriliş Gününde reddedeceklerdir. * Ayrıca bak 16:86; 46:5-6; 25:30 ve Matta İncili 7:21-23.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'tan başkasını tanrı edinen ve ALLAH'ı sever gibi onları seven kimseler var. İnananlar ise en çok ALLAH'ı sever. O zulmedenler, azabı gördükleri zaman tüm gücün ALLAH'a ait ve ALLAH'ın azabının çetin olduğunu anlayacaklarını bir bilselerdi!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnsanlardan kimi de Allah'tan beride O'na karşı bir takım denkler ediniyorlar ve onları Allah'ı sever gibi seviyorlar. İman edenler ise Allah için sevgice daha kuvvetlidirler. Haksızlık edenler azabı, görecekleri vakit bütün kuvvetin gerçekten Allah'ın olduğunu ve Allah'ın gerçekten çok çetin azabı olduğunu görseler...

Elmalılı Hamdi Yazır

İnsanlardan kimi de Allahdan beride bir takım sınarlar ediniyorlar da onları Allah sever gibi seviyorlar, iman edenler ise Allah için sevgice daha kuvvetlidirler, görselerdi o zulmu edenler: azabı görecekleri vakit hakikaten kuvvet bütün kuvvet Allahındır ve hakikaten Allah çok şedid azablıdır

Erhan Aktaş

Bazı insanlar, Allah'ın yanı sıra başka varlıkları O'na denk tutarlar ve onları Allah'ı sevdiği gibi severler. İman Edenlerin, Allah'ı sevmeleri ise her türlü sevgiden daha üstündür. Zulmedenler, azabı gördükleri zaman kuvvetin bütünüyle Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu keşke daha önceden anlayabilselerdi! dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Görmek ile kast edilen şey: Anlamak, idrak etmek, bilmek, gerçeği kavramak, ayırdına varmak ve dikkate almaktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnsanlardan, Allah'ın yanı sıra başka varlıkları O'na denk tutan ve onları Allah'ı sevdiği gibi sevenler vardır. İman edenlerin Allah'ı sevmeleri ise her türlü sevgiden daha üstündür. Keşke zulmedenler, azabı gördükleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu daha önceden anlayabilselerdi!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsanlar arasında, Allah'tan başka varlıkları O'na denk tutan ve onları, Allah'ı sevdiği gibi sevenler vardır. İman edenlerin Allah'ı sevmeleri ise her türlü sevgiden daha üstündür. Keşke, zulmedenler, azabı gördükleri zaman, bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu daha önceden anlayabilselerdi!

Gültekin Onan

İnsanlar içinde Tanrı'dan başkasını 'eş ve ortak' tutanlar vardır ki onlar (bunları) Tanrı'yı sever gibi severler. İnananların ise Tanrı'ya olan sevgileri daha güçlüdür. O zulmedenler, azaba uğrayacakları zaman, muhakkak bütün kuvvetin tümüyle Tanrı'nın olduğunu ve Tanrı'nın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi.

Hasan Basri Çantay

İnsanlar içinde Allahdan gayrisini (Ona) emsal edinen adamlar da vardır ki onlara Allaha olan sevgi gibi muhabbet beslerler. İman edenlerin Allaha sevgisi ise (her şeyden) sağlamdır. (Allaha eş tutarak nefislerine) zulmedenler azabı görecekleri zaman bütün kuvvet (ve kudret) in hakıykaten Allahın olduğunu ve Allahın hakıykaten pek çetin azablı bulunduğunu (gözleriyle görür gibi) bilselerdi...

İbni Kesir

İnsanlardan kimi de Allah'dan başkasını O'na emsal edinir, Allah'ı sever gibi onları severler. İman edenlerin, Allah sevgisi ise, daha fazladır. Zulmedenler azabı görecekleri zaman; bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın pek çetin azabı bulunduğunu keşki bilselerdi.

Mehmet Alagaş

(164-167) Semaların ve arzın yaratılmasında, gecenin gündüzün karşıt olarak gidip gelmesinde, geminin denizde insanların faydasına akmasında, Allah’ın gökten su ile indirdiklerinde, onunla arzı öldükten sonra tekrar diriltmesinde, Onda / Arzda her yaratığı dağıtıp y aymasında, rüzgârı dolaştırmasında, semalar ve arz arasında bulutları emre amade kılmasında, akleden kavim için göstergeler / ayetler vardır. (Yıldırım yerin elektro kimyasal ihtiyaçlarını karşılar) İnsanlardan birileri Allah dışında denkler / putlar edini r, Allah’ı sever gibi onları sever ler, i man edenlerin Allah’ı sevmeleri ise en şiddetli sevgidir. Keşke zalimler, şiddetli azabı gördüklerindeki hallerini ve kuvvetin tamamının Allah’a ait olduğunu bir görebilselerdi, Muhakkak ki Allah şiddetli azabı olandır. (Adalet denkleştirmek) Tabi olunan kimseler, kendilerine tabi olanlarla alakalarını kestikleri / kurtuldukları zaman, azabı görürler, onlarla / tabi olanlarla tüm bağlantılar kesilmiştir , t abi olanlar diyecekler ki keşke bir kere daha olsa da / tekrarı olsa da onların bizlerden kurtuldukları gibi bizde onlardan kurtulsaydık , işte böyle Allah , onlara amellerini gösterir , tükenmişlik / pişmanlık onların üzerinedir, onlar ateşten çıkarılmazlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

İnsanların bir kısmı da, Allah'tan başkalarını O'na denk tutarak, onları, Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah'a olan sevgileri ise (onlarınkinden) daha fazladır. Keşke o zalimler, azapla yüz yüze geldiklerinde anlayacakları gibi bütün gücün yalnızca Allah'ın olduğunu ve Allah'ın azabının çok çetin olduğunu bir bilselerdi.

Süleyman Ateş

İnsanlardan kimi, Allah'tan başka eşler tutar, Allah'ı sever gibi onları severler. İnananlar ise en çok Allah'ı severler. Zulmedenler, azabı gördükleri zaman bütün kuvvetin Allah'a aid olduğunu ve Allah'ın azabının çetin olduğunu anlayacaklarını keşke bilselerdi!

Süleymaniye Vakfı

İnsanlardan kimileri, Allah'a benzer nitelikler yükleyip onu sever gibi sevdikleri varlıkları dipnot 1 Allah ile aralarına koyarlar. dipnot 2 İnanıp güvenenlerin Allah'a olan sevgisi çok daha güçlüdür. dipnot 3 Bu yanlışı yapanlar keşke şunu anlasalar: Azabı görecekleri gün, bütün güç Allah'ın elindedir ve Allah'ın cezalandırması çetindir. dipnot 4

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Endad için bkz. Bakara 2/22'nin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Müşrik, Allah'ın varlığını ve birliğini kabul eder ama kendini Allah'a daha çok yaklaştırsın diye araya aracılar koyarak onlara kayıtsız şartsız boyun eğer (Zümer 39/3). Böylece onları da ilah yapmış olur.
  3. metne dön, dipnot 3
    "Daha güçlü" anlamına gelen eşed (أَشَدُّ) kelimesinin kökü olan şedd (شد), güçlü bağ anlamındadır (Müfredat). Mümin, araya bir aracı koymayıp doğrudan ona bağlandığı için onun Allah ile olan bağı çok güçlüdür. Müşrik ise araya aracı koyarak Allah'a daha çok yaklaşmayı beklerken ondan uzaklaşır. Böylece Allah ile bağını zayıflatır ve aracının kulu-kölesi olur.
  4. metne dön, dipnot 4
    "Çetin", ayetteki "şedid (شديد)"in karşılığıdır. Şedid, 'güçlü bağla bağlı' anlamındadır (Müfredat). Allah, cezayı, işlenen suça bağlamış (En'am 6/160) ve şöyle demiştir: "Bir kötülüğün cezası, ona denk bir kötülüktür." (Şura 42/40) size kim saldırırsa ona, size yaptığı saldırıya denk bir saldırı ile karşılık verin (Bakara 2/194) Buna göre cezanın, işlenen suça denk olması gerekir bu da ancak suçun iki katı ile olur. Birincisi ile verdiği zarar giderilir, ikincisi ile de o zarara denk bir zarara sokulur.. Bu ceza prensibi, cehennemde de uygulanır (A'raf 7/38, Furkan 25/68-69).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kimi insanlar, Allah'tan önce, Allah'a benzer nitelikler vererek, O'nunla aralarına koyduklarını ilah edinir ve dipnot 1 onları, Allah'ı sever gibi dipnot 2 severler. İnanıp güvenenlerin Allah sevgisi çok güçlüdür dipnot 3 . Bu yanlışı yapanlar, bütün gücün Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının, (işledikleri suçla) bağlantısını dipnot 4 , o azabı gördüklerinde anlayacakları gibi keşke şimdiden anlasalar!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İttehaze  fiili iki mef'ul alır. Ayet doğru anlaşılsın diye ikinci mef'ul olan ilah, açıkça yazılmıştır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Müşrik Allah'ı sever ama O'nu uzakta gördüğü için önceliği kendini Allah'a ulaştıracağına inandığı aracılara verir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Arap dilinde şedd = الشد, güçlü bağ (= العقد القوي) anlamındadır. (Müfredat) Mümin, araya bir aracı koyamayacağı için Allah ile bağı çok gülüdür. Müşrikin inancıyla kıyaslanamayacağı için buradaki eşeddu =أَشَدُّ'ye sıfat-ı müşebbehe, yani değişmez özellik belirten sıfat anlamı verilmiştir.
  4. metne dön, dipnot 4
    Ayette geçen şedid, sıkı bağ kuran veya sıkıca bağlı demektir. Allah Teala, verdiği ödül veya ceza ile kulun fiilleri arasında sıkı bir bağ kurmuş ve şöyle demiştir: "Kim bir iyilikle gelirse ona, on katı verilir. Kim de kötülükle gelirse sadece bir katı ile cezalandırılır. Kimseye haksızlık yapılmaz." (En'am 6/160) Bu gibi ayetler çok olduğu için bize göre kelimeye verilecek doğru anlam "sıkı bağ kuran" veya "sıkıca bağlı"dır

Şaban Britch

İnsanlardan kimi, Allah’tan başka eşler tutarlar. Allah’ı sever gibi onları severler. İman edenlerin ise, Allah sevgisi her şeyden üstündür. O zalimler, azabı görecekleri zaman, bütün kuvvetin Allah’a mahsus olduğunu ve Allah’ın da şiddetli azap sahibi olduğunu bir bilseler...

Şaban Piriş

İnsanlardan kimi, Allah'tan başka eşler tutarlar. Allah'ı sever gibi onları severler. İman edenlerin ise, Allah sevgisi her şeyden üstündür. O zalimler, azabı görecekleri zaman, bütün kuvvetin Allah'a mahsus olduğunu ve Allah'ın da şiddetli azap sahibi olduğunu bir bilseler...

Yaşar Nuri Öztürk

İnsanlar içinde öyleleri vardır ki, Allah dışında bazılarını Allah'a eş tutarlar da onları Allah'ı sevmiş gibi severler. İman sahipleri ise Allah'a sevgide çok kararlı ve taşkındırlar. Zulme saplananlar, azabı gördüklerinde tüm kuvvetin Allah'ta bulunduğunu, Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu fark edeceklerini anlayabilseler!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Yet among people are those who equal with Allah deities haunting their imagination and regard them with the same affection and devotion dutiful only to Allah. But those whose hearts have been touched with the divine hand maintain Allah in the inmost affection of their hearts and reverence Him with true and affectionate devotion and consider Him the principle of their existence, the heart of their purpose and their Ultimate end. And if only the wrongful of actions could visualize the torture awaiting them, they would realize that to Allah belongs all power, and that Omnipotence is asserted as His own; He punishes severely.

Abdul Haleem

Even so, there are some who choose to worship others besides God as rivals to Him, loving them with the love due to God, but the believers have greater love for God. If only the idolaters could see- as they will see when they face the torment- that all power belongs to God, and that God punishes severely.

Abdullah Yusuf Ali

Yet there are men who take (for worship) others besides Allah, as equal (with Allah): They love them as they should love Allah. But those of Faith are overflowing in their love for Allah. If only the unrighteous could see, behold, they would see the penalty: that to Allah belongs all power, and Allah will strongly enforce the penalty.

Abul A'la Maududi

Yet there are some who take others as equals to Allah dipnot 1 and love them as Allah alone should be loved; but those who (truly) believe, they love Allah more than all else. dipnot 2 If only the wrong-doers were to perceive now – as they will perceive when they will see the chastisement – that all power belongs to Allah alone, and that Allah is severe in chastisement!

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    There are certain attributes which belong exclusively to God. Moreover, there are certain duties that man owes to God by virtue of His being his Lord. The indictment of the Qur'an is that the people in question ascribe to others than God the attributes which are exclusively His and likewise consider others to be the rightful claimants of certain rights over man which belong only to God. To be Lord of the entire complex of causal relationships found in the universe, to dispense the needs and requirements of people, to deliver them from distress and affliction, to heed complaints and respond to lamentations and prayers, and having full knowledge of all that is apparent as well as all that is hidden, are the exclusive attributes of God. Furthermore, there are certain rights which God alone may claim: that His creatures should recognize Him alone as their Sovereign, prostrate themselves before Him alone in recognition of their bondage to Him, turn to Him alone for the fulfilment of their prayers, call Him alone for help and succour, place their trust is none save Him, centre their hopes and expectations only in His Munificence, and fear Him alone both in public and in private. In the same way, being the only Absolute Sovereign of the universe, it befits none save God to lay down what is permitted and what is prohibited for His subjects, to prescribe their rights and duties, to command them what to do and what not to do, to direct them as to how the energy and resources bestowed on them, by God, should be expended. Again, it is God alone Who can ask His subjects to acknowledge His sovereignty, to accept His commands as the source of law, to consider Him alone to be the Lord entitled to command men, to consider His commands supreme, and to turn to Him alone for correct guidance. Whoever either ascribes to any being other than God any of the aforementioned attributes or recognizes the claim of anyone save God to be entitled to any of the above-mentioned rights over His creatures is in fact setting up that being as a rival to God, and placing him on the same plane as God. By the same token, any individual or institution claiming to possess any of the exclusive attributes and rights of God (as mentioned above), is in fact claiming a position parallel and equal to that of God even though the claim to godhead may not have been categorically spelled out.
  2. metne dön, dipnot 2
    True faith requires that a man should give absolute priority to seeking God's good pleasure and should hold nothing too dear to sacrifice for the sake of God.

Aisha Bewley

Some people set up equals to Allah, loving them as they should love Allah. But those who have iman have greater love for Allah. If only you could see those who do wrong at the time when they see the punishment, and that truly all strength belongs to Allah, and that Allah is severe in punishment.

Al-Hilali & Khan

And of mankind are some who take (for worship) others besides Allâh as rivals[1] (to Allâh). They love them as they love Allâh. But those who believe, love Allâh more (than anything else). If only, those who do wrong could see, when they will see the torment, that all power belongs to Allâh and that Allâh is Severe in punishment.

Ali Quli Qarai

Among the people are those who set up compeers besides Allah, loving them as if loving Allah —but the faithful have a more ardent love for Allah— though the wrongdoers will see, when they sight the punishment, that power, altogether, belongs to Allah, and that Allah is severe in punishment.

Amatul Rahman Omar

(Inspite of all these evidences in support of the unity of God) there are some people who take to themselves compeers as opposed to Allâh. They love them as they should love Allâh. But those who believe are stauncher in (their) love for Allâh. And if only those who committed this wrong could but see (the time) when they shall see the punishment, (they would realize) that the complete power only belongs to Allâh and that Allâh is Severe at inflicting the punishment.

Arthur John Arberry

Yet there be men who take to themselves compeers apart from God, loving them as God is loved; but those that believe love God more ardently. O if the evildoers might see, when they see the chastisement, that the power altogether belongs to God, and that God is terrible in chastisement,

Bijan Moeinian

[In spite of all these clear signs, ] There are people who worship [things, beings and concepts] lower than God and adore them the way only God should be adored. The believers, on the contrary, worship God wholeheartedly. May the disbelievers wake up before facing their punishment in the Day of Judgment and realize that the ultimate power and authority belongs to the Lord and that God is sever in punishment.

E. Henry Palmer

Yet are there some amongst mankind who take to themselves peers other than God; they love them as they should love God while those who believe love God more. O that those who are unjust could only see, when they see the torment, that power is altogether God's! Verily, God is keen to torment.

Edip-Layth

Among the people are some who take other than God as equals to Him, they love them as they love God; but those who acknowledge love God more strongly; and when those who were wicked see the retribution, they will see that all power belongs to God, and that God is severe in retribution.

George Sale

Yet some men take idols beside God, and love them as with the love due to God; but the true believers are more fervent in love towards God. Oh that they who act unjustly did perceive, when they behold their punishment, that all power belongeth unto God, and that he is severe in punishing!

Hamid S. Aziz

Yet are there some amongst mankind who take to themselves (for worship) peers other than Allah; they love them as they should love Allah. But those who have faith are overflowing with love for Allah. O that those who are unjust could only see, they would see the Penalty (or Consequence) that all power belongs to Allah, and He will strongly enforce the Penalty,

Mahmoud Ghali

And of mankind are (some) who take to themselves, apart from Allah, (false) compeers. They love them as with the love (due) to Allah; and (the ones) who have believed have stronger (fervor in the) love towards Allah. And if the ones who have done injustice might see, as they see the torment, that the power altogether (belongs) to Allah, and that Allah is strict in torment.

Marmaduke Pickthall

Yet of mankind are some who take unto themselves (objects of worship which they set as) rivals to Allah, loving them with a love like (that which is the due) of Allah (only) - those who believe are stauncher in their love for Allah - Oh, that those who do evil had but known, (on the day) when they behold the doom, that power belongeth wholly to Allah, and that Allah is severe in punishment!

Mohamed Ahmed - Samira

Creation of the heavens and the earth, alternation of night and day, and sailing of ships across the ocean with what is useful to man, and the rain that God sends from the sky enlivening the earth that was dead, and the scattering of beasts of all kinds upon it, and the changing of the winds, and the clouds which remain obedient between earth and sky, are surely signs for the wise.

Muhammad Asad

And yet there are people who choose to believe in beings that allegedly rival God, loving them as [only] God should be loved: whereas those who have attained to faith love God more than all else. If they who are bent on evildoing could but see - as see they will when they are made to suffer [on Resurrection Day] -that all might belongs to God alone, and that God is severe in [meting out] punishment!

Mustafa Khattab

Still there are some who take others as Allah’s equal—they love them as they should love Allah—but the ˹true˺ believers love Allah even more. If only the wrongdoers could see the ˹horrible˺ punishment ˹awaiting them˺, they would certainly realize that all power belongs to Allah and that Allah is indeed severe in punishment.

Progressive Muslims

And from among the people are some who take other than God as equals to Him, they love them as they love God; but those who believe love God more strongly; and when those who were wicked see the retribution, they will see that all power belongs to God, and that God is severe in retribution.

Rashad Khalifa

Yet, some people set up idols to rival GOD, and love them as if they are GOD. Those who believe love GOD the most. If only the transgressors could see themselves when they see the retribution! They will realize then that all power belongs to GOD alone, and that GOD's retribution is awesome.

Sahih International

And [yet], among the people are those who take other than Allah as equals [to Him]. They love them as they [should] love Allah. But those who believe are stronger in love for Allah . And if only they who have wronged would consider [that] when they see the punishment, [they will be certain] that all power belongs to Allah and that Allah is severe in punishment.

Sam Gerrans

And among men is he who takes as equals other than God, loving them with a love like the love for God. But those who heed warning are stronger in love for God. And had those who do wrong seen when they will see the punishment — that power belongs to God altogether, and that God is the Severe in Punishment —

Shabbir Ahmed

Yet, among mankind are those who consider idols and saints to possess the Attributes of Power and Control like Allah does, and revere them as only God should be revered. But the true believers revere Allah more than all else. (7:3). Oh, that those who relegate the Truth could but see, as see they will when they are made to suffer! They will realize that all Power belongs to Allah alone and that Allah is Awesome in punishing. (Reverence or love of Allah, in the Qur'an, invariably denotes obeying His Commands).

Syed Vickar Ahamed

And yet there are men who take (for worship) others besides Allah as equal (with Allah): They love them as they should love Allah. But those of Faith are overflowing in their love for Allah. If only the unrighteous could see; Look! Then they would see the Penalty: That to Allah belongs all power, and Allah will strongly enforce the Penalty.

Taqi Usmani

Among the people there are some who set up co-gods beside Allah whom they love like the love due to Allah. But those who believe are most firm in their love for Allah. Would that the unjust people could perceive - when they see the torment (i.e. any calamity in this world) - that all power belongs to Allah alone, and that Allah is severe in punishment!

The Monotheist Group

And from among the people are some who take other than God as equals to Him, they love them as they love God; but those who believe love God more strongly; and when those who were wicked see the retribution, they will see that all power belongs to God, and that God is severe in retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 165. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 165. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 165. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩