Diyanet İşleri
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.
Mücâdele suresi
Mücâdele suresi, 14. ayet. أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ تَوَلَّوْا۟ قَوْمًا غَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مَّا هُم مِّنكُمْ وَلَا مِنْهُمْ وَيَحْلِفُونَ عَلَى ٱلْكَذِبِ وَهُمْ يَعْلَمُونَ
elem tera ile-lleẕîne tevellev ḳavmen gaḍibe-llâhü `aleyhim. mâ hüm minküm velâ minhüm veyaḥlifûne `ale-lkeẕibi vehüm ya`lemûn.
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gazaba uğrayanları dost edinenler; Allah'ın topluluğu Mücâdele 14–22 3
Ey iman edenler! Size, "Meclislerde yer açın" denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, "Kalkın", denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Ey iman edenler! Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman, baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.
Allah, onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!
Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.
Onların malları da, evlatları da Allah'a karşı kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. Onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 14–15. ayetler için yazılmıştır.
14-15. Yüce Allah, Allah’ın kendilerine gazap ettiği ve en ileri çapta Allah’ın lânetinden pay almış kimselerden olan yahudi, hristiyan ve diğer kâfirleri dost edinen münafıkların durumunun ne kadar kötü olduğunu ve bu münâfıkların mü’minlerden de kâfirlerden de olmadıklarını haber vermektedir. Zira “Onlar ikisi arasında bocalayan kararsız kimselerdir. Ne bunlara, ne de onlara (taraf) olurlar.” (en-Nisâ, 4/143) Bunlar zahiren ve batınen mü’min değildirler. Çünkü onlar, batınen kâfirlerle birliktedirler. Yine zahiren ve batinen kâfirlerle birlikte de değildirler. Çünkü onlar, zahiren mü’minlerle beraberdirler.
İşte Yüce Allah’ın onlar hakkındaki nitelendirmesi bu şekildedir. Ama onlar, yalan yere yemin ederler ve mü’min olduklarını söylerler. Halbuki onlar mü’min değildirler.
15. Bu gibi yalancı, hain ve çok günahkâr kimselerin cezasına gelince Allah, onlara öyle çetin bir azap hazırlamıştır ki bunun ölçüsü tasavvur edilemez ve mahiyeti bilinemez. “Gerçekten onların yaptıkları ne kadar kötüdür!” Çünkü onlar, Allah’ı gazaplandıran, cezalandırılmalarını ve lânete uğramalarını gerektiren işler yaptılar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Küfür ve isyanları sebebi ile Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluk olan Yahudileri dost edinen münafıkları görmedin mi? O münafıklar ne Müminlerden ve ne de Yahudilerdendir. Onlar bu iki grup arasında herhangi birine karar veremez bir durumdadırlar. (Ne tam olarak onlara, ne de tam olarak bunlara meylederler) Müminlerin haberlerini Yahudilere aktardıkları halde kendilerinin Müslümanlar olduklarına dair yemin ederler. Onlar yeminlerinde yalancı olanlardır.
Aynı kök: حلف (13 geçiş)
Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da "Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik" diye Allah'a yemin…
Aynı kök: حلف (13 geçiş)
Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…
Aynı kök: حلف (13 geçiş)
Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutlaka sana uyarlardı. Fakat meşakkatli yol, onlara…
Aynı kök: غضب (24 geçiş)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Aynı kök: غضب (24 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: غضب (24 geçiş)
Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? dipnot 1 Onlar (münafıklar) ne sizdendir ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
Allah'ın gazabına uğrayan bir toplulukla dayanışma içine girenleri görmez misin? Onlar ne sizdendir ne de onlardandır; bir de (utanmadan) bile bile yalan yere yemin ediyorlar.
Allah'ın gazabına uğrayan bir toplum ile dostluk kuranların farkında değil misin? Onlar ne sizdendir (ey müminler) ne de o (hakikati inatla reddede)nlerden. Böylece onlar yalan ve düzmece (değerler) üstüne (onların yalan ve sahte olduklarını) bile bile yemin ederler.
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinen şu kimseleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardandırlar; bunu bildikleri halde yalan üzerine yemin ederler.
Allah'ın kendilerine karşı gazablandığı bir kavmi veli (dost ve müttefik) edinenleri görmedin mi? Onlar, ne sizdendirler, ne onlardan. Kendileri de (açıkça gerçeği) bildikleri halde, yalan üzere yemin ediyorlar.
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
Allah'ın öfkesine uğrayan bir toplumu dost edindiklerini görmüyor musun? Oysa onlar, ne sizdendir ne de onlardan. Bilmelerine karşın, yalan yere yemin ediyorlar.
Allah'ın öfke duyduğu bir toplumu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendir ne de onlardandır. Bile bile yalan yere yemin ederler.
ALLAH'ın kendilerine kızgın olduğu bir topluluğu dost edinenlere dikkat etmedin mi? Onlar ne sizdendir ne de onlardandır. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler!
ALLAH'ın kendilerine kızgın olduğu bir topluluğu dost edinenlere dikkat etmedin mi? Onlar ne sizdendir ne de onlardandır. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler!
Allah'ın gazap etmiş olduğu bir topluğa yardakçılık edenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler ne de onlardandırlar ve bile bile yalan yere yemin ederler.
Bakmaz mısın şunlara ki Allahın gadab etmiş olduğu bir kavma yardaklık etmektedirler, onlar ne sizdendirler ne onlardan ve bilip dururken yalan yere yemin ederler
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir halka dönenleri dipnot 1 görüyor musun? Aslında onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir halka dönenleri dipnot 1 görüyor musun? Aslında onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğa dönenleri dipnot 1 görüyor musun? Aslında onlar, ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
Tanrı'nın kendilerine karşı gazablandığı bir kavmi veli (dost ve müttefik) edinenleri görmedin mi? Onlar, ne sizdendirler, ne onlardan. Kendileri de (açıkça gerçeği) bildikleri halde, yalan üzere yemin ediyorlar.
Allahın, kendilerine gazab etdiği bir kavmi dost edinenleri görmedin mi? Bunlar sizden de değildir, onlardan da değildir. Kendileri de bilib dururlarken, onlar yalan yere yemin ederler.
Bakmaz mısın onlara ki, Allah'ın, kendilerine gazab ettiği bir kavmi dost edinmişlerdir? Onlar; ne sizdendir, ne de onlardan. Ve bile bile yalan yere yemin etmektedirler.
(14-20) Allah’ın öfkelendiği / gazap ettiği kavme meyledenleri / yüzlerini onlara çevirenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler / ne mümindirler ne de onlardandırlar / ne de gazap edilmiş kavimdendirler, bildikleri halde yalan yere yemin ediyorlar. Allah onlar için şiddetli bir azap hazırladı, muhakkak ki onların yaptıkları ne kötüdür, yeminlerini kalkan yaptılar / siper yaptılar Allah’ın yolundan alıkoydular, artık onlara aşağılatıcı bir azap vardır, malları, çocukları Allah’tan gelecek olana karşı onlara, asla hiçbir fayda vermez, işte onlar cehennem halkıdır, onlar orada kalıcıdırlar. O gün, Allah onları tekrar toplu şekilde diriltir , size yemin ettikleri gibi O’na da / Allah’a da yemin ederler , (yemin ederek) bir şey yaptıklarını değerlendirirler / hesap ederler. (O kadar da yemin ettik) Onlara dikkat edin! kesinlikle onlar yalancıdırlar, şeytan onları ele geçirmiştir. Allah’ı hatırlamayı / anmayı da unutturmuştur, işte onlar şeytanın taraftarıdırlar. Dikkat edin! Şeytanın taraftarları, onlar hasara / hüsrana uğramışlardır. Allah’a ve Resulüne karşı di renenler / keskinleşenler işte onlar aşağılıkların içindedirler.
Allah’ın gazap ettiği bir toplumu dost edinenleri gördün mü? Onlar sizden değil, onlardan da değil. Bile bile yalan yere yemin ediyorlar.
Allah'ın kendilerine gazab ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
Sen, Allah'ın gazabına uğrayan bir toplulukla (Yahudilerle dipnot 1 ) işbirliği yapanları (münafıkları) görmedin mi? Onlar, ne sizdendir ne de onlardan dipnot 2 . Onlar, bile bile yalan yere yemin ederler dipnot 3 .
Sen, Allah'ın gazabına uğrayan bir toplulukla iş birliği yapanları görmüyor musun? Bunlar, ne sizdendir ne de onlardan. Bunlar, bile bile yeminlerini yalanlarına alet ederler.
Allah’ın gazap ettiği bir toplumu dost edinenleri gördün mü? Onlar, sizden değil, onlardan da değil. Bile bile yalan yere yemin ediyorlar.
Allah'ın gazap ettiği bir toplumu dost edinenleri gördün mü? Onlar, sizden değil, onlardan da değil. Bile bile yalan yere yemin ediyorlar.
Allah'ın kendilerine öfkelendiği bir kavmi dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilip durdukları halde yalana yemin ediyorlar.
Do you see how these hypocrites made a friendly intimacy with a people who incurred the righteous indignation of Allah. They neither really belong to you nor to them and they take an oath profanely and they know they are lying.
Have you not seen [Prophet] those who give their loyalty to people with whom God is angry? They are neither with you nor with them, and knowingly swear to lies.
Turnest thou not thy attention to those who turn (in friendship) to such as have the Wrath of Allah upon them? They are neither of you nor of them, and they swear to falsehood knowingly.
Do you not see those who took for friends a people whom Allah is wroth with? dipnot 1 They neither belong to you nor you to them. dipnot 2 They swear to a falsehood, and they do so knowingly. dipnot 3
Do you not see those who have turned to people with whom Allah is angry? They belong neither to you nor to them. And they swear to falsehood and do so knowingly.
Have you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) not seen those (hypocrites) who take as friends a people upon whom is the Wrath of Allâh (i.e. Jews)? They are neither of you (Muslims) nor of them (Jews), and they swear to a lie while they know.
Have you not regarded those who befriend a people at whom Allah is wrathful? They neither belong to you, nor to them, and they swear false oaths [that they are with you] and they know.
Have you not seen those (hypocrites) who befriend a people who have incurred the displeasure of Allâh? Such people belong neither to you nor to them and they swear to falsehood, and that (they do it) knowingly.
Hast thou not regarded those who have taken for friends a people against whom God is wrathful? They belong neither to you nor to them; and they swear upon falsehood, and that wittingly.
Have you noticed those who befriended people with whom God is angry? They have ended up belonging not to their camp not to yours. They falsely swear of being a true Muslim.
Dost thou not look at those who take for patrons a people God is wrath with? they are neither of you nor of them, and they swear to you a lie the while they know;
Have you noted those who befriended people with whom God is angry? They are now neither from you nor from them. They deliberately swear to lies while they know!
Hath thou not observed those who have taken for their friends a people against whom God is incensed? They are neither of you, nor of them: And they swear to a lie knowingly.
Have you not seen those who befriend a people with whom Allah is wroth? They are neither of you nor of them, and they swear to falsehood knowingly.
Have you not regarded (the ones) who have taken for patrons a people with whom Allah is angry? In no way are they either of you or of them; and they swear to a lie, (while) they know it.
Hast thou not seen those who take for friends a folk with whom Allah is wroth? They are neither of you nor of them, and they swear a false oath knowingly.
Have you not seen those who have taken a people who have roused the wrath of God, as friends? They are neither of you nor of them, and swear to a lie, and knowingly.
ART THOU NOT aware of those who would be friends with people whom God has condemned? They are neither of you [O believers] nor of those [who utterly reject the truth]: and so they swear to a falsehood the while they know [it to be false].
Have you not seen those ˹hypocrites˺ who ally themselves with a people with whom Allah is displeased? They are neither with you nor with them. And they swear to lies knowingly.
Have you noted those who befriended people with whom God is angry They are now neither from you nor from them. And they deliberately swear to lies while they know!
Have you noted those who befriended people with whom GOD is angry? They neither belong with you, nor with them. They deliberately swear lies!
Have you not considered those who make allies of a people with whom Allah has become angry? They are neither of you nor of them, and they swear to untruth while they know [they are lying].
Hast thou not considered those who take as allies a people with whom God is wroth? They are neither of you nor of them; and they swear to lies, and they know.
Have you not seen those who befriend a people whom Allah disapproves? They are neither of you nor of them, and they knowingly swear on falsehood.
Do you not turn your attention to those who seek (friendship) of such (people) that have the anger of Allah upon them? They are neither of you nor of them, and they swear to falsehood knowingly.
Have you not seen those who have friendship with a people with whom Allah is angry. They are neither of you nor of them. They swear false oaths while they know.
Have you noted those who befriended people with whom God is angry? They are now neither from you nor from them. And they deliberately swear to lies while they know!