Mücâdele suresi

Mücâdele suresi, 4. ayet

Mücâdele suresi, 4. ayet. فَمَن لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ مِن قَبْلِ أَن يَتَمَآسَّا فَمَن لَّمْ يَسْتَطِعْ فَإِطْعَامُ سِتِّينَ مِسْكِينًا ذَٰلِكَ لِتُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَتِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ وَلِلْكَٰفِرِينَ عَذَابٌ أَلِيمٌ

femel lem yecid feṣiyâmü şehrayni mütetâbi`ayni min ḳabli ey yetemâssâ. femel lem yesteṭi` feiṭ`âmü sittîne miskînâ. ẕâlike litü'minû billâhi verasûlih. vetilke ḥudûdü-llâh. velilkâfirîne `aẕâbün elîm.

Diyanet İşleri

Kim (köle azat etme imkanı) bulamazsa, eşine dokunmadan önce ard arda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar, Allah'a ve Resulüne hakkıyla iman edesiniz, diyedir. İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kafirler için elem dolu bir azap vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mücâdele 1–7 · surenin 4. ayeti / 22

Konu Zıhâr ve kefareti Mücâdele 1–4 3

  1. Mücâdele 1

    Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  2. Mücâdele 2

    İçinizden kadınlarına zıhar yapanlar bilsinler ki, o kadınlar onların anaları değildir. Onların anaları ancak, kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar (zıhar yaparlarken) hoş karşılanmayan ve yalan bir söz söylüyorlar. Şüphesiz Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

  3. Mücâdele 3

    Kadınlarından zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce, bir köle azat etmelidirler. İşte bu hüküm ile size öğüt veriliyor. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  4. 4

    Kim (köle azat etme imkanı) bulamazsa, eşine dokunmadan önce ard arda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar, Allah'a ve Resulüne hakkıyla iman edesiniz, diyedir. İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kafirler için elem dolu bir azap vardır.

  5. Mücâdele 5

    Allah'a ve Resulüne düşmanlık edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Oysa biz apaçık ayetler indirdik. Kafirler için alçaltıcı bir azap vardır.

  6. Mücâdele 6

    Allah'ın onları hep birden diriltip yaptıklarını kendilerine haber vereceği günü hatırla. Allah onları sayıp zaptetmiş, onlarsa bunları unutmuşlardır. Allah, her şeye şahittir.

  7. Mücâdele 7

    Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah'ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki altıncıları O olmasın. Bundan daha az, yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onlara yaptıklarını Kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

4. “Bunu” azad edecek bir köle yahut onun bedelini “bulamayan kimse (eşiyle) ilişki kurmadan önce peşpeşe iki ay oruç tutmalıdır.”

“Buna” oruç tutmaya “yetiremeyen kimse de altmış yoksulu doyurmalıdır.” Ya -pek çok müfessirin dediği gibi- kendi ülkesinin temel gıdasından onlara yetecek kadarını verir yahut da -bir başka kesimin dediği üzere- her bir yoksula bir mud buğday yahut da onun dışında fıtır sadakası olarak verilebilen şeylerden yarım sa’ verir.

Size açıklamış olduğumuz “bu (kefaret hükmü) Allah’a ve Rasûlüne iman etmeniz içindir.” Bu da ona ve diğer hükümlere bağlanmanız ve gereğince amel etmeniz ile olur. Allah’ın hükümlerine bağlanıp gereklerince amel etmek de imandandır. Hatta asıl maksat bunlardır. Bunlarla iman artar, kemâle erir ve gelişme gösterir.

"Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır.” Bu sınırlar, yasaklara düşmeyi engeller. O bakımdan bu sınırların aşılmaması ve onlara karşı kusur işlenmemesi gerekir. “Kâfirler için de can yakıcı bir azap vardır.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kim özgürlüğüne kavuşturacağı bir köle bulamazsa zıhar yaptığı eşiyle temas etmeden önce o kimsenin iki ay arka arkaya oruç tutması gerekir. Kim de iki ay arka arkaya oruç tutamazsa, o kimsenin altmış yoksulu doyurması gerekir. Bu hüküm; sizin, Allah'ın bunu emrettiğine iman etmeniz, O'nun emrini yerine getirmeniz ve Rasûlüne tabi olmanız içindir. İşte zikri geçen bu hükümler; Allah'ın, kulları için koymuş olduğu sınırlardır. Sakın o sınırları aşmayın. Allah'ın koymuş olduğu hükümlerini ve sınırlarını inkâr edenler için elem verici bir azap vardır.

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَمَن femen kimse
  2. لَّمْ lem
  3. يَجِدْ yecid imkan bulamayan kök: وجد
  4. فَصِيَامُ fesiyamu savm etsin kök: صوم
  5. شَهْرَيْنِ şehrayni iki ay kök: شهر
  6. مُتَتَابِعَيْنِ mutetabiayni aralıksız olarak kök: تبع
  7. مِن min
  8. قَبْلِ kabli önce kök: قبل
  9. أَن en
  10. يَتَمَآسَّا ۖ yetemassa temaslarından kök: مسس
  11. فَمَن femen kimse
  12. لَّمْ lem
  13. يَسْتَطِعْ yestetia' (buna) gücü yetmeyen kök: طوع
  14. فَإِطْعَامُ feit'aamu doyurmalıdır kök: طعم
  15. سِتِّينَ sittine altmış kök: ستت
  16. مِسْكِينًۭا ۚ miskinen fakiri kök: سكن
  17. ذَٰلِكَ zalike bunlar
  18. لِتُؤْمِنُوا۟ litu'minu inanmanız içindir kök: امن
  19. بِٱللَّهِ billahi Allah'a kök: اله
  20. وَرَسُولِهِۦ ۚ ve rasulihi ve Elçisine kök: رسل
  21. وَتِلْكَ ve tilke ve bunlar
  22. حُدُودُ hududu sınırlarıdır kök: حدد
  23. ٱللَّهِ ۗ llahi Allah'ın kök: اله
  24. وَلِلْكَـٰفِرِينَ velilkafirine ve kafirler için vardır kök: كفر
  25. عَذَابٌ azabun bir azab kök: عذب
  26. أَلِيمٌ elimun acıklı kök: الم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صوم (14 geçiş) · Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…

  • Aynı kök: صوم (14 geçiş) · Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…

  • Aynı kök: صوم (14 geçiş) · Aynı kök: شهر (21 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü'min köleyi azad…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)

    Sadakalar hususunda gönüllü bağışta bulunan mü'minlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte…

  • Aynı kök: شهر (21 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: ستت (8 geçiş) · Aynı kök: مسس (61 geçiş)

    Andolsun, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde (altı evrede) yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı.

  • Aynı kök: حدد (25 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanlarına de ki: "Siz, güçlü kuvvetli bir kavme karşı teslim oluncaya kadar savaşmaya çağrılacaksınız. Eğer itaat…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Buna imkân) bulamayan(lar), (eşleriyle cinsel olarak) birleşmeden önce art arda iki ay oruç (tutar). (Buna da) gücü yetmeyen, altmış yoksulu doyurmak (zorundadır). Bu (kolaylaştırma), Allah'a ve Elçisine inanmanız nedeniyledir. İşte şu(nlar), Allah'ın (koyduğu) sınırlarıdır. Kâfirler için elem verici bir azap vardır.

Mustafa İslamoğlu

Fakat kim bunu bulamazsa, yine eşler birbirine yaklaşmadan önce peş peşe iki ay oruç tutar; buna güç yetiremeyen kimseye ise altmış yoksulu doyurmak düşer. Bu Allah'a ve Rasulü'ne imanınızın bir gereğidir; ve bunlar Allah'ın çizdiği sınırlardır. İnkar edenler için, acıklı bir azap vardır.

Muhammed Esed

Ancak buna imkanı olmayan, (bunun yerine,) birbirlerine yeniden dokunmadan önce peşpeşe iki ay oruç tutacak ve buna gücü yetmeyen altmış yoksulu doyuracak. Bu, Allah'a ve Elçisi'ne inancınızı isbat etmeniz için (gerekli)dir. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır ve hakikati inkar edenleri (öteki dünyada) şiddetli bir azap beklemektedir.

Ahmed Hulusi

Kim (azat edilecek bir köleye imkan) bulamazsa, o takdirde (karısı ile) ilişki kurmalarından önce birbirini izleyen iki (kameri) ay oruç tutmalıdır! Kim (bu kefaret orucuna) muktedir olamazsa, altmış yoksulu doyurmalıdır. . . Bu (hükümler), Esma'sıyla hakikatiniz olan Allah'a ve Rasulüne imanı yaşamanız içindir; bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır! Hakikat bilgisini inkar edenler için feci bir azap vardır.

Ali Bulaç

Ancak buna (imkan) bulamayanlar (için de) birbirleriyle temas etmeden önce, kesintisiz iki ay oruç (yüklenmiştir); buna güç yetiremeyenler altmış yoksulu doyursun. Bu (kolaylık), Allah'a ve O'nun Resulü'ne iman etmeniz dolayısıyladır. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kafirler içinse acı bir azab vardır.

Ali Özek ve heyeti

(Buna imkân) bulamayan kimse, hanımıyla temas etmeden önce ardarda iki ay oruç tutar. Buna da gücü yetmeyen, altmış fakiri doyurur. Bu (hafifletme), Allah'a ve Rasûlüne inanmanızdan dolayıdır. Bunlar Allah'ın hükümleridir. Kâfirler için acı bir azap vardır.

Ali Rıza Safa

Yine de bulamayan kişi, birbirine dokunmadan önce, iki ay aralıksız oruç tutmalıdır. Fakat buna da gücü yetmeyen, altmış yoksulu doyurmalıdır. Allah'a ve O'nun elçisine inanmanız için böyledir. İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Nankörlük edenler için acı bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Köle azad etmeye imkan bulamayan kişi, hanımıyla cinsel ilişkide bulunmadan önce kesintisiz iki ay oruç tutsun. Buna da gücü yetmezse, altmış fakiri doyursun. Bu hafifletme, Allah'a ve Peygamber'ine inanmanızdan dolayıdır. Bunlar Allah'ın hükümleridir. Kafirler için acı bir azap vardır.

Edip Yüksel

Azad edecek bir köle bulamayan, cinsel ilişkiden önce üst üste iki ay boyunca oruç tutmalı. Buna güç yetiremeyen ise altmış yoksulu doyurmalı. ALLAH'ı ve elçisini onaylamalısınız. Bunlar, ALLAH'ın belirlediği sınırdır. İnkarcılar acı bir azaba mahkûm olmuşlardır. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Ayetin başındaki ifadenin "femen lem yecid" (kim bulamazsa) biçiminde olması, bir önceki ayette salıverilmesi emredilen kölelerin müslümanlara ait olmadığı anlaşılıyor. Öyle olmasaydı, söz konusu ifadenin "kimin (kölesi) yoksa" veya "kim (köleye) sahip değilse" biçiminde olması gerekirdi. Kölelik, Kuran tarafından en büyük günah ve zulüm olarak yasaklanır. * Bak: 3:79; 4:3, 25, 92; 5:89; 8:67; 24:32-33; 58:3-4; 90:13; 2:286; 12:39-42; 79:24.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Azad edecek bir köle bulamıyan, cinsel ilişkiden önce üst üste iki ay boyunca oruç tutmalı. Buna güç yetiremiyen ise altmış yoksulu doyurmalı. ALLAH'a ve elçisine inanmalısınız. Bunlar, ALLAH'ın belirlediği sınırdır. İnkarcılar acı bir azaba mahkum olmuşlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ona gücü yetmeyen de karısıyla ilişki de bulunmadan önce iki ay sırasıyla oruç tutsun; ona da gücü yetmeyen altmış yoksul doyursun! Bunlar, Allah'a ve peygamberine inanasınız diyedir ve bunlar Allah'ın çizdiği sınırlardır. Kafirler için ise acı bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ona gücü yetmiyen de ikisi temas etmezden evvel sırasiyle iki ay oruc tutsun, ona da güç yetiremiyen altmış yoksul doyursun, bunlar Allah ve Resulüne iyman edesiniz diyedir ve bunlar Allahın çizdiği hududdur, kafirler için ise elim bir azab vardır.

Erhan Aktaş

Kim bulamazsa, dipnot 1 ilişkiye girmeden önce, aralıksız olarak iki ay oruç tutmalıdır. Oruç tutmaya gücü yetmeyenler, altmış yoksulu doyurmalıdır. Allah'a ve Resul'üne iman etmenizin gereği olarak böyle yapın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kafirler için çok acıklı bir azap vardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Özgürlüğüne kavuşmak isteyen bir köleyi özgür bırakmaya gücü olmayanlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kim bulamazsa dipnot 1 , ilişkiye girmeden önce, aralıksız olarak iki ay oruç tutmalıdır. Oruç tutmaya gücü yetmeyenler, altmış yoksulu doyurmalıdır. Allah'a ve Resul'üne inanmanızın gereği olarak böyle yapın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kafirler için çok acıklı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Özgür bırakacak kölesi olmayanlar. Köle özgür bırakmaya gücü olmayanlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kim bulamazsa dipnot 1 , ilişkiye girmeden önce, aralıksız olarak iki ay oruç tutmalıdır. Oruç tutmaya gücü yetmeyenler, altmış yoksulu doyurmalıdır. Allah'a ve Rasul'üne inanmanızın gereği olarak böyle yapın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Gerçeği yalanlayan nankörler için çok acıklı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Özgür bırakacak kölesi olmayanlar. Köle özgür bırakmaya gücü olmayanlar.

Gültekin Onan

Ancak buna (imkan) bulamayanlar (için de) birbirleriyle temas etmeden önce kesintisiz iki ay oruç (yüklenmiştir); buna güç yetiremeyenler altmış yoksulu doyursun. Bu (kolaylık), Tanrı'ya ve O'nun Resulüne inanmanız dolayısıyladır. Bunlar, Tanrı'nın sınırlarıdır. Kafirler içinse acı bir azab vardır.

Hasan Basri Çantay

Fakat kim (bunu) bulamazsa, (yine) birbiriyle temas etmezden evvel, faasılasız iki ay oruç (tutsun). Buna da güc yetiremezse altmış yoksul (doyursun). (Keffaretdeki) bu (hafifletme) Allaha ve peygamberine iman (da sebat) etmekde olduğunuz içindir. Bu (hükümler) Allahın (ta'yin etdiği) hadlerdir. (Bunları kabul etmeyen) kafirler için ise elem verici azab vardır.

İbni Kesir

Kim de bulamazsa; temas etmezden önce birbiri peşinden iki ay oruç tutmalıdır. Buna da gücü yetmeyen altmış yoksulu doyurur. Bu; Allah'a ve peygamberine iman etmekte olduğunuz içindir. Bunlar, Allah'ın hudududur. Ve kafirler için elim bir azab vardır.

Mehmet Alagaş

(1-6) Allah, seninle kocası hakkında tartışan ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözlerini kesin olarak işitti , Allah karşılıklı ikinizin konuşmasını işitiyordu , Allah işitendir görendir. Sizden kadınlarını zihar yapanlar kişiler, o kadınlar sizin anneleriniz değildir. (Sen bana anamın sırtı gibisin artık eşim gibi değilsin demek zihardır) Onların anneleri ancak onları doğuran kadınlardır. Tanınmayan / belirsiz ve asılsız sözü / sahte sözü söylüyorlar , muhakkak ki Allah affedicidir bağışlayandır. (Eğer böyle bi r şey yaptınız ise vazgeçip af dileyin) Kadınlarından zihar yapıp ta söylediklerini geri iade edecek olan kişiler, onlarla temasa geçmeden önce köle azat etmeliler, (affın bir bedeli var) işte size edilen öğüt / vaaz budur, Allah, yaptığınız şeylerden haberi olandır, köle bulamayan kimse, onlarla temasa geçmeden önce, birbirini takip eden iki ay oruç tutmalıdır, buna da gücü yetmeyen kişi, altmış adet yoksunu / miskini / artık kazanma gücü kalmamış insanı doyursun. Bu, Allah’a ve Resulüne iman etmenizin gereğidir , işte bu Allah’ın sınırıdır / hudududur, yok sayanlar için / kafirler için acıtıcı bir azap vardır. Allah’a ve Resulüne karşı çıkanlar / sınırı aşanlar, kendilerinden öncekilerin bastırıldıkları gibi bastırılacaklardır / sindirileceklerdir. Biz kesinlikle apaçık ayetler indirdik , Kafirler için aşağılayıcı / onur kırıcı bir azap vardır. O gün Allah, onların hepsini tekrar diriltir , yaptıkları onlara haber verilir , onlar unutsa da Allah tek tek yaptıklarını sayar, Allah her şeye şahittir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kim (bu imkânı) bulamazsa, yine birbirleriyle temas etmeden önce peş peşe oruç tutmalıdır. Buna gücü yetmeyenin de altmış yoksulu doyurması gerekir. İşte bu, Allah'a ve Rasûlüne iman etmeniz içindir. İşte bunlar, Allah’ın sınırlarıdır. Kâfirler için acı bir azap vardır.

Süleyman Ateş

Buna imkan bulamayan, temaslarından önce aralıksız olarak iki ay oruç tutmalıdır. Buna da gücü yetmeyen, altmış fakiri doyurmalıdır. Allah'a ve Elçisine inanmanız (onların sözlerini doğrulamanız) için bu hükümler konmuştur. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır (bu sınırları tanımayan) kafirler için acı bir azab vardır.

Süleymaniye Vakfı

Onu bulamayan kişi, eşiyle ilişkiye girmeden önce peş peşe iki ay oruç tutmalıdır. Buna gücü yetmeyen altmış çaresizi doyurmalıdır. İşte bu (çözüm), Allah'a ve elçisine /kitabına güvenmeniz içindir dipnot 1 . Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Kafirler / bunları görmezlikten gelenler için acıklı bir azap vardır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kadın, kocası ile ilgili şikayette bulunmuş ama Allah'ın elçisi, kendisine vahiy gelmeden hüküm vermediği için (Taha 20/114) susmuş ve konuyla ilgili ayetin inmesini beklemiştir. Daha sonra inen bu ayetlerle problem çözülmüştür. Ayetteki, "Bu çözüm, Allah'a ve resulüne güvenmeniz içindir" ifadesi, Kur'an'ın bütün sorunları çözdüğünü ve her konuda ona güvenilmesi gerektiğini göstermektedir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Esir bulamayan kişi, karısına dokunmadan önce peş peşe iki ay oruç tutmalıdır. Buna gücü yetmeyen altmış çaresizi doyursun. İşte bu, Allah'a ve elçisine inanıp güvendiğinizi göstermeniz içindir. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır; bunları görmezden gelenlere (kafirlere) acıklı bir azap vardır.

Şaban Britch

Kim, bunu bulamazsa, karısına temas etmeden önce iki ay peş peşe oruç tutmalıdır. Buna gücü yetmeyenin de altmış yoksulu doyurması gerekir. İşte bu Allah'a ve Rasûlüne imân etmeniz içindir. İşte bunlar, Allah’ın sınırlarıdır. Kâfirler için acı bir azap vardır.

Şaban Piriş

Kim, bunu bulamazsa, karısına yaklaşmadan önce iki ay peş peşe oruç tutmalıdır. Buna gücü yetmeyenin de altmış yoksulu doyurması gerekir. Bu, Allah'a ve Peygamberine inanmanız sebebiyledir. İşte bu, Allah'ın kanunlarıdır. Bunu inkar edenler için acı bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Özgürlüğe kavuşturma imkanını bulamayan, ilişkiye girmelerinden önce, aralıksız iki ay oruç tutacaktır. Buna da gücü yetmeyen, altmış yoksulu doyuracaktır. Bütün bunlar Allah'a ve resulüne inanasınız diyedir. Ve işte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Küfre sapanlara korkunç bir azap vardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And he, who does not have the means to do so, will have to fast by way a penitence for two successive months (dawn to sunset) before touching his wife, and if he is unable to fast, he may feed sixty indigent persons with desire and intention of amendment and repentance; this is to make you believe in Allah and His Messenger with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues. These are the limitations imposed by Allah; and those who deny Him shall be destined to suffer a condign punishment.

Abdul Haleem

but anyone who does not have the means should fast continuously for two months before they touch each other, and anyone unable to do this should feed sixty needy people. This is so that you may [truly] have faith in God and His Messenger. These are the bounds set by God: grievous torment awaits those who ignore them.

Abdullah Yusuf Ali

And if any has not (the wherewithal), he should fast for two months consecutively before they touch each other. But if any is unable to do so, he should feed sixty indigent ones, this, that ye may show your faith in Allah and His Messenger. Those are limits (set by) Allah. For those who reject (Him), there is a grievous Penalty.

Abul A'la Maududi

And he who does not find a slave (to free), shall fast for two months consecutively before they may touch each other; and he who is unable to do so shall feed sixty needy people. dipnot 1 All this is in order that you may truly believe in Allah and His Messenger. dipnot 2 These are the bounds set by Allah; and a grievous chastisement awaits the unbelievers. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is the divine commandment in respect of zihar. The following are the details of the law that the jurists of Islam have derived from the words of this verse, the judgments of the Messenger (peace be upon him) of Allah and the general principles of Islam.
  2. metne dön, dipnot 2
    (1) This law of zahir abrogates the Arabian custom of ignorance according to which the marriage contract stood annulled and the woman became permanently forbidden to the husband. Likewise, this law annuls all those laws and customs which regard zihar as a meaningless custom, which is of no legal effect, and permit man to continue having marital relations with his wife as usual even after having compared her to his mother and other prohibited relations. For in the sight of Islam the sanctity of the mother and other prohibited relations is not such an ordinary thing that a man may even think of the comparison between them and his wife, not to speak of uttering it with the tongue. Between the two extremes the position adopted by the Islamic law in this regard is based on three principles:
  3. metne dön, dipnot 3
    (a) That the marriage contract is not annulled by zihar, but the woman continues to be the husband’s wife as usual,

Aisha Bewley

Anyone who cannot find the means must fast for two consecutive months before the two of them may touch one another again. And anyone who is unable to do that must feed sixty poor people. That is to affirm your iman in Allah and His Messenger. These are Allah’s limits. The kafirun will have a painful punishment.

Al-Hilali & Khan

And he who finds not (the money for freeing a slave) must fast two successive months before they both touch each other. And he who is unable to do so, should feed sixty Miskîns (poor). That is in order that you may have perfect Faith in Allâh and His Messenger. These are the limits set by Allâh. And for disbelievers, there is a painful torment.

Ali Quli Qarai

He who can not afford [to free a slave] shall fast for two successive months before they may touch each other. If he cannot [do so], he shall feed sixty needy persons. This, that you may have faith in Allah and His Apostle. These are Allah’s bounds, and there is a painful punishment for the faithless.

Amatul Rahman Omar

He that cannot afford (a slave to be set free) shall then (observe) fasts for two consecutive months before he and his wife touch each other (for conjugal relationship). But he who has not even the strength (to fast for that time) shall feed sixty poor people. This has been so (ordained) that you may have faith in Allâh and really submit before Him and His Messenger. These are the limits (enjoining you to give up foul practices and injustice to women) prescribed by Allâh. And the deniers of these shall receive grievous punishment.

Arthur John Arberry

But whosoever finds not the means, then let him fast two successive months, before the two of them touch one another. And if any man is not able to, then let him feed sixty poor persons -- that, that you may believe in God and His Messenger. Those are God's bounds; and for the unbelievers there awaits yet a painful chastisement.

Bijan Moeinian

If such a man is not wealthy enough to free a slave, he should fast two consecutive months. If he is not physically fit to do so, he has to feed sixty needy ones. This is to increase your faith in God. The unbelievers who do not obey the laws of your Lord, will certainly deserve His punishment.

E. Henry Palmer

But he who finds not (the means):- then a fast for two months consecutively, before they touch each other; and he who cannot endure that:- then the feeding of sixty poor folk. That is that ye may believe in God and His Apostle; and these are the bounds of God; and for the misbelievers is grievous woe!

Edip-Layth

If he cannot find anyone, then he shall fast two consecutive months before any sexual contact between them. If he cannot, then he shall feed sixty poor people. That is so you would acknowledge God and His messenger. These are the limits set by God. Those who do not appreciate have incurred a painful retribution.

George Sale

And whoso findeth not a captive to redeem, shall observe a fast of two consecutive months, before they touch one another. And whoso shall not be able to fast that time, shall feed threescore poor men, This is ordained you, that ye may believe in God and his apostle. These are the statutes of God: And for the unbelievers is prepared a grievous torment.

Hamid S. Aziz

But whoever has not the means, let him fast for two successive months before they touch each other. And as for him who is unable to do so, let him feed sixty needy ones. This is in order that you may have faith in Allah and His Messenger. These are the limits imposed by Allah, and the disbelievers shall have a painful punishment.

Mahmoud Ghali

Yet whoever does not find (a neck), then let him fast two months (Literally: there should be fasting of two months) following each other even before the two of them touch one another. So for him who is unable (to do so), then feeding sixty indigent persons is (incumbent on him). That (is so) that you may believe in Allah and His Messenger. And such are the bounds of Allah, and for the disbelievers is a painful torment.

Marmaduke Pickthall

And he who findeth not (the wherewithal), let him fast for two successive months before they touch one another; and for him who is unable to do so (the penance is) the feeding of sixty needy ones. This, that ye may put trust in Allah and His messenger. Such are the limits (imposed by Allah); and for disbelievers is a painful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

If one does not have the means (of doing so) then he should fast for two months continuously before he has physical contact; but any one who is unable to do so, should feed sixty needy persons. This (is enjoined) so that you may be faithful to God and His Apostle. These are the limits set by God. As for the unbelievers, there is painful punishment for them.

Muhammad Asad

However, he who does not have the wherewithal shall fast [instead] for two consecutive months before the couple may touch one another again; and he who is unable to do it shall feed sixty needy ones: this, so that you might prove your faith in God and His Apostle. Now these are the bounds set by God; and grievous suffering [in the life to come] awaits all who deny the truth.

Mustafa Khattab

But if the husband cannot afford this, let him then fast two consecutive months before the couple touch each other. But if he is unable ˹to fast˺, then let him feed sixty poor people. This is to re-affirm your faith in Allah and His Messenger. These are the limits set by Allah. And the disbelievers will suffer a painful punishment.

Progressive Muslims

If he cannot find any, then he shall fast two consecutive months before any sexual contact between them. If he cannot, then he shall feed sixty poor people. That is so you would believe in God and His messenger. And these are the limits set by God. The disbelievers have incurred a painful retribution.

Rashad Khalifa

If you cannot find a slave to free, you shall fast two consecutive months before resuming sexual relations. If you cannot fast, then you shall feed sixty poor people. You shall believe in GOD and His messenger. These are GOD's laws. The disbelievers have incurred a painful retribution.

Sahih International

And he who does not find [a slave] - then a fast for two months consecutively before they touch one another; and he who is unable - then the feeding of sixty poor persons. That is for you to believe [completely] in Allah and His Messenger; and those are the limits [set by] Allah. And for the disbelievers is a painful punishment.

Sam Gerrans

And whoso has not the means: — a fast of two months consecutively before they touch one another. And whoso is not able: — the feeding of sixty needy persons. That is that you might believe in God and His messenger. And those are the limits of God; and for the false claimers of guidance is a painful punishment.

Shabbir Ahmed

However, he who does not have the means thereof, let him resort to Abstinence (as in the month of Ramadan) for two consecutive months before the couple may 'touch' each other. And if he is unable to do that either, he should arrange the feeding of sixty needy ones. This is so that you might be true to your faith in Allah and His Messenger. Now these are the bounds ordained by Allah. And for the deniers of the Divine Commands is a painful doom.

Syed Vickar Ahamed

And if any (man) does not have (the means to free a slave), he should fast for two successive months (every day) continuously before they touch each other. And if anyone is unable to do so, he should feed sixty persons in need. This is (commanded to be) so, that you may show your faith in Allah and His Messenger. And these are the limits (set by) Allah. For those who disbelieve (in Him), there is a painful penalty.

Taqi Usmani

But whoever does not find (a slave) has to fast for two consecutive months before the two (spouses) touch one another. Then the one who is not able to do so has to feed sixty indigent persons. This is (laid down) so that you believe in Allah and His Messenger. These are the limits set by Allah; and for the disbelievers there is a painful punishment.

The Monotheist Group

If he cannot find any, then he shall fast two consecutive months before any sexual contact between them. If he cannot, then he shall feed sixty poor people. That is so you would believe in God and His messenger. And these are the boundaries set by God. The disbelievers have incurred a painful retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mücâdele suresi, 4. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mücâdele suresi, 4. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mücâdele suresi, 4. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩