Fetih suresi

Fetih suresi, 16. ayet

Fetih suresi, 16. ayet. قُل لِّلْمُخَلَّفِينَ مِنَ ٱلْأَعْرَابِ سَتُدْعَوْنَ إِلَىٰ قَوْمٍ أُو۟لِى بَأْسٍ شَدِيدٍ تُقَٰتِلُونَهُمْ أَوْ يُسْلِمُونَ فَإِن تُطِيعُوا۟ يُؤْتِكُمُ ٱللَّهُ أَجْرًا حَسَنًا وَإِن تَتَوَلَّوْا۟ كَمَا تَوَلَّيْتُم مِّن قَبْلُ يُعَذِّبْكُمْ عَذَابًا أَلِيمًا

ḳul lilmüḫallefîne mine-l'a`râbi setüd`avne ilâ ḳavmin ülî be'sin şedîdin tüḳâtilûnehüm ev yüslimûn. fein tüṭî`û yü'tikümü-llâhü ecran ḥasenâ. vein tetevellev kemâ tevelleytüm min ḳablü yü`aẕẕibküm `aẕâben elîmâ.

Diyanet İşleri

Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanlarına de ki: "Siz, güçlü kuvvetli bir kavme karşı teslim oluncaya kadar savaşmaya çağrılacaksınız. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükafat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönerseniz, Allah sizi elem dolu bir azaba uğratır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fetih 13–19 · surenin 16. ayeti / 29
  1. Fetih 13

    Kim Allah'a ve Peygambere inanmazsa bilsin ki, şüphesiz biz, inkarcılar için alevli bir ateş hazırladık.

  2. Fetih 14

    Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine ceza verir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  3. Fetih 15

    Savaştan geri bırakılanlar, siz ganimetleri almaya giderken, "Bırakın biz de sizinle gelelim" diyeceklerdir. Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: "Siz bizimle asla gelmeyeceksiniz. Allah, önceden böyle buyurmuştur." Onlar, "Bizi kıskanıyorsunuz" diyeceklerdir. Hayır, onlar pek az anlarlar.

  4. 16

    Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanlarına de ki: "Siz, güçlü kuvvetli bir kavme karşı teslim oluncaya kadar savaşmaya çağrılacaksınız. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükafat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönerseniz, Allah sizi elem dolu bir azaba uğratır."

  5. Fetih 17

    Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir.) Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse, onu elem dolu bir azaba uğratır.

  6. Fetih 18–19

    (18-19) Şüphesiz Allah, ağaç altında sana biat ederlerken inananlardan hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih ve elde edecekleri birçok ganimetler nasip etmiştir. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

16. Yüce Allah, seferden geri kalan bedevî Arapların Allah yolunda cihaddan geri kalmakla birlikte mazeret olmayacak şeyleri mazeret gösterdiklerini ve eğer herhangi bir savaş ve güçlü bir kavimle karşılaşmak söz konusu olmayacak ise mü’minlerle birlikte savaşa çıkmayı istediklerini, hatta sadece ganimet maksadı ile böyle bir talepte bulunduklarını zikrettikten sonra onları sınamak üzere şöyle buyurmaktadır:

“Geri bırakılan Bedevî Araplara de ki: Yakında çok güçlü bir kavme karşı” Allah Rasûlü yahut onun yerine geçen râşid halifeler veya imamlar (İslâm devlet başkanları) tarafından savaşmak üzere “çağrılacaksınız ve onlarla savaşacaksınız yahut da onlar teslim/Müslüman olacaklardır.” Sözü geçen bu kavim, İranlılar, Bizanslılar, onların yolunda gidenler ve onlara benzeyen kimselerdir. Bunlarla ya savaşılacak veya onlar kendiliklerinden teslim olacaklardır.

Vakıa da bu olmuştur. Müslümanlar bu kavimlerle savaşmaları ve çarpışmaları esnasında eğer onların güç ve kuvvetleri yerinde bulunuyor idiyse onlar cizye vermeyi kabullenmediler; aksine ya İslâm’a girdiler yahut da sahip bulundukları inancı sürdürmek üzere çarpışma yoluna gittiler. Müslümanlar onlara ağır yaralar verdirdikten sonra ise silahı bıraktılar ve güçsüz düştüler. Baş eğmek zorunda kalıp sonunda ya İslâm’a girmek yahut da cizye vermekle karşı karşıya kaldılar.

“Eğer” bu gibi kimselerle savaşmak üzere sizi çağıranlara “itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükafat verir.” Bu da Allah ve Rasûlünün, Allah yolunda cihada karşı verileceğini belirttiği mükâfattır.

“Şâyet daha önce” Allah Rasûlünün sizleri kendisi ile savaşmaya çağırdığı kimselerle savaşmaktan “yüz çevirdiğiniz gibi yüz çevirirseniz, size can yakıcı bir azapla azap eder.”

Bu âyet-i kerime, güçlü kimselere karşı cihada davet eden Râşid Halifelerin faziletlerine ve bu hususta onlara itaat etmenin gerekliliğine delildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Bedevilerden seninle beraber Mekke'ye sefer etmekten geri kalanları imtihan ederek onlara de ki: "Çok güçlü bir kavme karşı savaşmak için çağrılacaksınız. Ya onlarla Allah yolunda savaşacaksınız ya da onlar savaşmadan İslam'a girip Müslüman olacaklar. Eğer sizi davet ettiği şey olan savaş hususunda Allah'a itaat ederseniz; Allah size güzel bir mükâfat verir ki, o da cennettir. Eğer daha önce Mekke'ye onunla (peygamberle) birlikte sefer etmek hususunda yüz çevirip geri döndüğünüz gibi dönerseniz; o zaman Allah sizi, acı verici bir azapla azaplandırır."

Kelimeler

28 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُل kul de ki kök: قول
  2. لِّلْمُخَلَّفِينَ lilmuhallefine geride kalanlara kök: خلف
  3. مِنَ mine dan
  4. ٱلْأَعْرَابِ l-ea'rabi Araplar- kök: عرب
  5. سَتُدْعَوْنَ setud'avne siz yakında da'vet edileceksiniz kök: دعو
  6. إِلَىٰ ila karşı
  7. قَوْمٍ kavmin bir kavme kök: قوم
  8. أُو۟لِى uli sahibi kök: اول
  9. بَأْسٍۢ be'sin güç kök: باس
  10. شَدِيدٍۢ şedidin çok kuvvetli kök: شدد
  11. تُقَـٰتِلُونَهُمْ tukatilunehum onlarla savaşırsınız kök: قتل
  12. أَوْ ev yahut
  13. يُسْلِمُونَ ۖ yuslimune (onlar) müslüman olurlar kök: سلم
  14. فَإِن fein eğer
  15. تُطِيعُوا۟ tutiu ita'at ederseniz kök: طوع
  16. يُؤْتِكُمُ yu'tikumu size verir kök: اتي
  17. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  18. أَجْرًا ecran bir mükafat kök: اجر
  19. حَسَنًۭا ۖ hasenen güzel kök: حسن
  20. وَإِن vein ve eğer
  21. تَتَوَلَّوْا۟ tetevellev dönerseniz kök: ولي
  22. كَمَا kema gibi
  23. تَوَلَّيْتُم tevelleytum döndüğünüz kök: ولي
  24. مِّن min
  25. قَبْلُ kablu önceden kök: قبل
  26. يُعَذِّبْكُمْ yuazzibkum size azabeder kök: عذب
  27. عَذَابًا azaben bir azapla kök: عذب
  28. أَلِيمًۭا elimen acıklı kök: الم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş)

    Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah'ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü…

  • Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    (2-4) (Allah onu), katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, salih ameller işleyen mü'minleri, içlerinde ebedi olarak…

  • Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben…

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Bedeviler "İman ettik" dediler. De ki: "İman etmediniz. (Öyle ise, "iman ettik" demeyin.) "Fakat boyun eğdik" deyin. Henüz iman kalplerinize girmedi.…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Allah'a ve Resulüne iman edin ve sizi üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı maldan, (Allah yolunda) harcayın. İçinizden iman edip de (Allah yolunda)…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    İş bitirilince şeytan da diyecek ki: "Şüphesiz Allah, size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz verdim ama yalancı çıktım. Zaten benim sizi…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    (Ey inananlar!) Peygamberin (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. İçinizden biribirini siper ederek sıvışıp gidenleri…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Göçebelerden (Hudeybiye'den) geride kalmış olanlara de ki: "Siz ileride çok güçlü bir kavme karşı (savaşmaya) çağrılacaksınız. Onlarla ya savaşacaksınız ya da teslim olacaklar. İtaat ederseniz, Allah size güzel bir ödül verecektir. Önceden döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız size elem verici bir şekilde azap eder. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah Hudeybiye'ye katılmayıp Hayber ganimetlerine koşuşturmak için izin isteyen göçebe Arapların samimiyetlerini denemek üzere ellerine bir fırsatın geçeceğini Hz. Muhammed'e bildirmektedir. Burada işaret edilen "güçlü kavim"den kastın Müseyleme'nin kavmi Benî Hanîfe olabileceği gibi, çok daha sonraki dönemleri içerecek şekilde Rûm veya Fars ya da Havâzin ve Sakîf kabileleri de olabileceği rivayet edilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Geride kalan şu bedevilere de ki: "Gelecekte ezici gücü olan toplum(lar)la mücadeleye çağrılacaksınız; onlarla (sonuna dek) savaşacaksanız ya da onlar teslim olacaklar. İşte siz eğer bu çağrıya uyarsanız, Allah size güzel bir karşılık verecek; yok eğer şimdi yaptığınız gibi geri durursanız, O sizi umduğunuzdan mahrum bırakarak terkedilmişliğin şiddetli acısını tattıracaktır.

Muhammed Esed

Arkada kalan bu bedevilere de ki: "Yakında çok güçlü bir topluma karşı (savaşmaya) çağrılacaksınız, onlarla (siz ölünceye) yahut onlar teslim oluncaya kadar savaşacaksınız. Ve sonra, (bu çağrıya) uyarsanız Allah size güzel bir mükafat ihsan edecek ama şimdi olduğu gibi (yine) vazgeçerseniz sizi şiddetli bir cezaya çarptıracaktır".

Ahmed Hulusi

Bedevilerden o geri bırakılanlara de ki: "Siz son derece güçlü, cengaver bir toplulukla savaşa davet olunacaksınız. . . Onlarla savaşırsınız yahut onlar İslam olurlar. Eğer itaat ederseniz Allah size güzel bir ecir verir. . . Fakat daha önce yüz çevirdiğiniz gibi gene döneklik yaparsanız, sizi feci bir azap ile azaplandırır. "

Ali Bulaç

Bedevilerden geride bırakılanlara de ki: "Siz yakında zorlu savaşçı olan bir kavme çağrılacaksınız; onlarla (ya) savaşırsınız ya da (onlar) müslüman olurlar. Bu durumda eğer itaat ederseniz, Allah, size güzel bir ecir verir; eğer bundan önce sırt çevirdiğiniz gibi (yine) sırt çevirirseniz, sizi acı bir azab ile azablandırır."

Ali Özek ve heyeti

Bedevîlerden (seferden) geri kalmış olanlara de ki: Siz yakında çok kuvvetli bir kavme karşı savaşmaya çağırılacaksınız. Onlarla, teslim oluncaya kadar savaşacaksınız. Eğer emre itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız sizi acıklı bir azaba uğratır.

Ali Rıza Safa

Geride kalan Araplara, şunu söyle: "Çok güçlü bir topluma karşı çağırılacaksınız. Onlar teslim olana dek, onlarla savaşacaksınız. Artık, boyun eğerseniz, Allah, size güzel bir ödül verecektir. Ama daha önce döndüğünüz gibi dönerseniz, acı bir cezayla sizi cezalandıracaktır!"

Bayraktar Bayraklı

Bedevilerden savaştan geri kalanlara de ki: "Yakında çok güçlü bir topluma karşı savaşmaya çağırılacaksınız. Ya onlarla savaşacaksınız ya da onlar teslim olacaklar. Eğer emre itaat ederseniz, Allah size güzel bir ödül verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız, sizi acıklı bir azaba uğratır."

Edip Yüksel

Araplardan geri kalanlara De ki: "Siz çok güçlü bir topluluğa karşı çağrılacaksınız. Onlar teslim olana kadar onlarla savaşacaksınız. İtaat ederseniz ALLAH size güzel bir ödül verir. Daha önce yüz çevirdiğiniz gibi yüz çevirirseniz sizi acı bir azap ile cezalandırır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Araplardan geri kalanlara de ki, 'Siz çok güçlü bir topluluğa karşı çağrılacaksınız. Onlar teslim olana kadar onlarla savaşacaksınız. İtaat ederseniz ALLAH size güzel bir ödül verir. Daha önce yüz çevirdiğiniz gibi yüz çevirirseniz sizi acı bir azap ile cezalandırır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O (savaştan) geri bırakılan bedevilere de ki: "Siz, ileride çok zorlu savaşçı bir toplulukla savaşmaya çağrılacaksınız. Onlarla savaşırsınız, yahut müslüman olurlar. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükafat verir ve eğer bundan önce yaptığınız gibi aksine giderseniz sizi acı bir azaba çarptınr.

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki o geri bırakılan a'rabilere: siz ileride şiddetli harb ehli bir kavme çağırılacaksınız, onlara muharebe edersiniz yahud müsliman olurlar. Eğer itaat ederseniz o vakıt Allah size güzel bir ecir verir ve eğer bundan evvel yaptığınız gibi aksine giderseniz sizi elim bir azab ile ta'zib eyler

Erhan Aktaş

Bedevi Araplardan, dipnot 1 geride kalmayı tercih edenlere de ki: "Yakında çok güçlü bir halkla savaşmaya çağrılacaksınız ya onlarla savaşırsınız ya da onlar teslim olurlar. Bundan sonra, eğer bu çağrıya uyarsanız Allah size en iyi karşılığı verir. Ama daha önce yan çizdiğiniz gibi yine yan çizecek olursanız, size acıklı bir azapla, azap eder."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Göçebe/bedevi Araplar'dan bazıları.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bedevi Araplardan dipnot 1 , geride kalmayı tercih edenlere de ki: "Yakında çok güçlü bir halkla savaşmaya çağrılacaksınız, ya onlarla savaşırsınız ya da onlar teslim olurlar. Bundan sonra, eğer bu çağrıya uyarsanız Allah size en iyi karşılığı verir. Ama daha önce yan çizdiğiniz gibi yine yan çizecek olursanız, size acıklı bir azapla, azap eder."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Göçebe/bedevi Araplardan bazıları.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Araplardan dipnot 1 , geride kalmayı tercih edenlere de ki: "Yakında çok güçlü bir halkla savaşmaya çağrılacaksınız, ya onlarla savaşırsınız ya da onlar teslim olurlar. Bundan sonra, eğer bu çağrıya uyarsanız Allah size en iyi karşılığı verir. Ama daha önce yan çizdiğiniz gibi yine yan çizecek olursanız, size acıklı bir azapla, azap eder."

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Göçebe/bedevi Araplar.

Gültekin Onan

Bedevilerden geride bırakılanlara de ki: "Siz yakında zorlu savaşçı olan bir kavme çağrılacaksınız; onlarla (ya) savaşırsınız ya da (onlar) müslüman olurlar. Bu durumda eğer itaat ederseniz, Tanrı, size güzel bir ecir verir; eğer bundan önce sırt çevirdiğiniz gibi (yine) sırt çevirirseniz, sizi acı bir azab ile azablandırır."

Hasan Basri Çantay

Bedevilerden o geri bırakılanlara de ki: "Siz yakında çetin bir harb ehli olan bir kavme, siz kendileriyle muhaarebe etmek, yahut (muhaarebesiz) onlar (ın) müslüman ol (malarını sağla) mak üzere da'vet olunacaksınız. Binaen'aleyh (onlarla döğüşmek hususunda) itaat ederseniz Allah size güzel bir mükafat verir, eğer evvelce döndüğünüz gibi dönerseniz sizi elem verici bir azab ile azablandırır."

İbni Kesir

Bedevilerden geride bırakılanlara de ki: Siz, yakında zorlu savaşçı olan bir kavme çağrılacaksınız. Onlarla savaşırsınız veya onlar müslüman olurlar. Şayet itaat ederseniz; Allah size güzel bir ecir verir. Ama daha önce döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız; sizi, elim bir azabla azablandırır.

Mehmet Alagaş

(15-16) Geride kalanlar yine ilerde ganimetleri almaya gittiğiniz zaman da (Hayber ganimetleri) diyecekler ki, bırakın bizi de sizi takip edelim / size uyalım, Allah’ın kelimelerini / kelamını yer değiştirmek isterler. (Uymak, tâ bi olmak , ganimeti içerecekse biz varız diyorlar, ganimeti olmayan hudeybiye de bu şansı kaçırdınız ) De ki asla bize tabi olmayacaksınız, Allah önceden bu şekilde dedi, onlar da bize haset ediyorsunuz / bizi kıskanıyorsunuz diyecekler, bilakis onlar, azı hariç, kavrayamıyorlar / fevkinde değiller. Bedevilerden / Araplardan geride kalanlara deki, ileride çetin ve şiddetli bir kavim için çağrılacaksınız, onlarla savaşırsınız yahut teslim olurlar (Tebük seferi , mürted müs eyleme, iran, roma olabilir deniliyor) eğer itaat ederseniz Allah size güzel bir ödül verir, eğer tıpkı önceki gibi yine yüz çevirirseniz size acıtıcı bir azapla azap edilir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bedevilerden (seferden) geri kalanlara de ki: "Çok güçlü bir kavme karşı savaşmak için çağrılacaksınız ya da onlar Müslüman olacaklar. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükâfat verir. Eğer daha önce yüz çevirdiğiniz gibi yüz çevirirseniz, sizi acı bir azapla cezalandırır."

Süleyman Ateş

O geride kalan göçebe Araplara de ki: "Siz yakında çok kuvvetli bir kavme karşı savaşmaya davet edileceksiniz, onlarla (ya) dövüşürsünüz, yahut (onlar) müslüman olurlar. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükafat verir; (yok) eğer önceden döndüğünüz gibi yine dönerseniz, size acı bir şekilde azab eder.

Süleymaniye Vakfı

Taşralı Araplardan geride kalanlara de ki: "Siz yakında savaş gücü yüksek bir topluluğa karşı çağrılacaksınız. Ya onlarla savaşırsınız ya da onlar barış girişiminde bulunurlar dipnot 1 . Bu çağrıya içten boyun eğerseniz Allah size güzel bir ödül verir. Daha önce yüz çevirdiğiniz gibi dipnot 2 yine yüz çevirirseniz sizi acıklı bir azaba uğratır dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu münafıklar Hendek savaşında, savaş meydanından çekilmiş ve müşriklerin önünü açmışlardı (Ahzab 33/12-17).
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çöl araplarından dipnot 1 o geride bırakılanlara de ki "Savaşma gücü üstün bir topluluğa karşı çağrılacaksınız. Onlarla savaşacaksınız veya (savaşmanıza gerek kalmadan)teslim de olabilirler. Bu emre(sefer çağrısına) uyarsanız Allah size güzel bir ödül verir. Daha önce yüz çevirdiğiniz gibi yine yüz çevirirseniz, sizi acıklı bir azaba uğratır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bedevilerden.

Şaban Britch

Bedevilerden (seferden) geri kalanlara de ki: Çok güçlü bir kavme karşı savaşmak için çağrılacaksınız ya da onlar teslim olacaklar. Eğer itaat ederseniz Allah size güzel bir mükâfat verir. Eğer daha önce yüz çevirdiğiniz gibi yüz çevirirseniz, sizi acı bir azapla cezalandırır.

Şaban Piriş

Bedevilerden (seferden) geri kalanlara de ki: -Çok güçlü bir kavme karşı savaşmak için çağrılacaksınız, ya da onlar teslim olacaklar. Eğer itaat ederseniz Allah size güzel bir ödül verir. Eğer daha önce yüz çevirdiğiniz gibi yüz çevirirseniz, sizi acı bir azapla cezalandırır.

Yaşar Nuri Öztürk

Bedevilerden, geri bırakılmış olanlara de ki: "Siz yakında çok zorlu savaş veren bir kavimle çarpışmaya çağrılacaksınız. Ya onlarla çarpışırsınız, yahut onlar Müslüman olurlar. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir ödül verecektir. Yok eğer önceden döndüğünüz gibi yüz çevirirseniz, Allah sizi acıklı bir azapla cezalandırır."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say O Muhammad to those stay-at-home Arabs: "You will be called upon to make your march for a land whose people face danger with boldness, firmness and courage and they exercise powerful and vehement opposition, and you are expected to war against them unless they, of their own free will, submit and surrender their very selves to Allah". "And if you comply with Allah's command, He will requite you graciously, but if you should change your minds and turn back as you did before, He shall afflict you with a condign punishment".

Abdul Haleem

Tell the desert Arabs who stayed behind, ‘You will be called to face a people of great might in war and to fight them, unless they surrender: if you obey, God will reward you well, but if you turn away, as you have done before, He will punish you heavily-

Abdullah Yusuf Ali

Say to the desert Arabs who lagged behind: "Ye shall be summoned (to fight) against a people given to vehement war: then shall ye fight, or they shall submit. Then if ye show obedience, Allah will grant you a goodly reward, but if ye turn back as ye did before, He will punish you with a grievous Penalty."

Abul A'la Maududi

Say to the bedouins who were left behind: "You will be called against those who possess great might and be asked to fight against them unless they surrender. dipnot 1 If you obey (the command to fight), Allah will bestow upon you a goodly reward. But if you turn away, as you turned away before, He shall inflict upon you a grievous chastisement."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The words au-yuslimuna in the original can have two meanings and both are implied: (1) That they should accept Islam. (2) That they should submit to the Islamic rule.

Aisha Bewley

Say to the Arabs who remained behind: ‘You will be called up against a people who possess great force whom you must fight unless they submit. If you obey, Allah will give you an excellent reward. But if you turn your backs as you did before, He will punish you with a painful punishment.’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) to the bedouins who lagged behind: "You shall be called to fight against a people given to great warfare, then you shall fight them, or they shall surrender. Then if you obey, Allâh will give you a fair reward; but if you turn away as you did turn away before, He will punish you with a painful torment."

Ali Quli Qarai

Say to the Bedouins who were left to stay behind, ‘You will be called against a people of a great might: they will embrace Islam, or you will fight them. So if you obey, Allah will give you a good reward; but if you turn away like you turned away before, He will punish you with a painful punishment.’

Amatul Rahman Omar

(Prophet!) say to those of the desert Arabs who (contrived to be) left behind, `You shall soon be called upon (to take up arms) against a people (- the Byzantine and the Persians) who are fighters of mighty valour. Then you shall fight until they submit. Allâh will grant you a goodly reward if you obey. But if you turn your backs, as you did before, He will punish you, a woeful punishment.'

Arthur John Arberry

Say to the Bedouins who were left behind: 'You shall be called against a people possessed of great might' to fight them, or they surrender. If you obey, God will give you a goodly wage; but if you turn your backs, as you turned your backs before, He will chastise you with a painful chastisement.'

Bijan Moeinian

Tell those who did not join you that: "Pretty soon God will give you the opportunity to fight with a mighty people until they submit. [This will be your last chance.] If you join (this dangerous fight), God will give you a good reward. If you turn your back (as you did before), God will severely punish you.

E. Henry Palmer

Say to those desert Arabs who were left behind, 'Ye shall be called out against a people endowed with vehement valour, and shall fight them or they shall become Muslims. And if ye obey, God will give you a good hire; but if ye turn your backs, as ye turned your backs before, He will torment you with grievous woe!'

Edip-Layth

Say to those Arabs who lagged behind: "You will be called on to fight a people who are very powerful in warfare, unless they peacefully surrender. Then if you obey, God will grant you a good reward, but if you turn away as you turned away before, He will punish you with a painful retribution."

George Sale

Say unto the Arabs of the desert who were left behind, ye shall be called forth against a mighty and a warlike nation: Ye shall fight against them, or they shall profess Islam. If ye obey, God will give you a glorious reward: But if ye turn back, as ye turned back heretofore, He will chastise you with a grievous chastisement.

Hamid S. Aziz

Say to those of the dwellers of the desert who were left behind: "You shall soon be invited to fight against a people possessing mighty prowess; you will fight against them or they will submit; then if you obey, Allah will grant you a good reward; and if you turn back as you turned back before, He will punish you with a painful doom. "

Mahmoud Ghali

Say to the Arabs (of the desert) who were left behind, "You will soon be called against a people endowed with strict violence to fight them, or they surrender. So, in case you obey, Allah will bring you a fair reward, and in case you turn away, as you did turn away earlier, He will torment you with a painful torment."

Marmaduke Pickthall

Say unto those of the wandering Arabs who were left behind: Ye will be called against a folk of mighty prowess, to fight them until they surrender; and if ye obey, Allah will give you a fair reward; but if ye turn away as ye did turn away before, He will punish you with a painful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

Say to the desert Arabs who had stayed behind: "You will be called against a formidable people. You will fight them till they surrender. If you obey, then He will give you a good reward; but if you turn back, as you had done before, He will punish you with a grievous affliction."

Muhammad Asad

Say unto those bedouin who stayed behind: "In time you will be called upon [to fight] against people of great prowess in war: you will have to fight against them [until you die] or they surrender. And then, if you heed [that call], God will bestow on you a goodly reward; but if you turn away as you turned away this time, He will chastise you with grievous chastisement."

Mustafa Khattab

Say to nomadic Arabs, who stayed behind, "You will be called ˹to fight˺ against a people of great might,[1] who you will fight unless they submit. If you then obey, Allah will grant you a fine reward. But if you turn away as you did before, He will inflict upon you a painful punishment."

Progressive Muslims

Say to those Nomads who lagged behind: "You will be called on to fight a people who are very powerful in warfare, unless they surrender. Then if you obey, God will grant you a good reward, but if you turn away as you turned away before, He will punish you with a painful retribution."

Rashad Khalifa

Say to the sedentary Arabs who stay behind, "You will be invited to face powerful people and to fight them, unless they submit. If you obey, GOD will reward you with a generous recompense. But if you turn away again, as you did in the past, He will requite you with a painful retribution."

Sahih International

Say to those who remained behind of the bedouins, "You will be called to [face] a people of great military might; you may fight them, or they will submit. So if you obey, Allah will give you a good reward; but if you turn away as you turned away before, He will punish you with a painful punishment."

Sam Gerrans

Say thou to those who were left behind of the desert Arabs: “You will be called against a people possessed of strong might — to fight them, or they submit. If you obey, God will give you a goodly reward; but if you turn away as you turned away before, He will punish you with a painful punishment.”

Shabbir Ahmed

Say to these desert Arabs who had stayed behind, "Soon you will be called against a people mighty in warfare, to fight them until they surrender. And if you obey, Allah will give you a beautiful reward. But if you turn away, as you did turn away before, He will punish you with a painful suffering."

Syed Vickar Ahamed

Say to the desert Arabs (Bedouins) who fell behind: "You shall be called (to fight) against a people given to violent (and angry) war: Then shall you fight, or they shall surrender. Then if you shall show obedience, Allah will grant you a fair reward, but if you turn back as you did before, He will punish you with a painful penalty."

Taqi Usmani

Say to those of the Bedouins who remained behind, "You will be called against a people possessed of strong fighting power; you will have to fight them until they submit. So if you obey, Allah will give you a good reward, and if you turn away, as you had turned away earlier, He will punish you with a painful punishment.

The Monotheist Group

Say to those Nomads who lagged behind: "You will be called on to fight a people who are very powerful in warfare, unless they surrender. Then if you obey, God will grant you a good reward, but if you turn away as you turned away before, He will punish you with a painful retribution."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 16. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 16. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 16. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩