Bakara suresi

Bakara suresi, 217. ayet

Bakara suresi, 217. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلشَّهْرِ ٱلْحَرَامِ قِتَالٍ فِيهِ قُلْ قِتَالٌ فِيهِ كَبِيرٌ وَصَدٌّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَكُفْرٌۢ بِهِۦ وَٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَإِخْرَاجُ أَهْلِهِۦ مِنْهُ أَكْبَرُ عِندَ ٱللَّهِ وَٱلْفِتْنَةُ أَكْبَرُ مِنَ ٱلْقَتْلِ وَلَا يَزَالُونَ يُقَٰتِلُونَكُمْ حَتَّىٰ يَرُدُّوكُمْ عَن دِينِكُمْ إِنِ ٱسْتَطَٰعُوا۟ وَمَن يَرْتَدِدْ مِنكُمْ عَن دِينِهِۦ فَيَمُتْ وَهُوَ كَافِرٌ فَأُو۟لَٰٓئِكَ حَبِطَتْ أَعْمَٰلُهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ وَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

yes'elûneke `ani-şşehri-lḥarâmi ḳitâlin fîh. ḳul ḳitâlün fîhi kebîr. veṣaddün `an sebîli-llâhi veküfrum bihî velmescidi-lḥarâmi veiḫrâcü ehlihî minhü ekberu `inde-llâh. velfitnetü ekberu mine-lḳatl. velâ yezâlûne yüḳâtilûneküm ḥattâ yeruddûküm `an dîniküm ini-steṭâ`û. vemey yertedid minküm `an dînihî feyemüt vehüve kâfirun feülâike ḥabiṭat a`mâlühüm fi-ddünyâ vel'âḫirah. veülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

Diyanet İşleri

Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kafir olarak ölürse, öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 214–220 · surenin 217. ayeti / 286

Konu Sorular: infak, savaş, içki ve kumar, yetimler, evlilik Bakara 215–221 3

  1. Bakara 214

    Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler, "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah'ın yardımı pek yakındır.

  2. Bakara 215

    Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir."

  3. Bakara 216

    Savaş, hoşunuza gitmediği halde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

  4. 217

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kafir olarak ölürse, öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.

  5. Bakara 218

    İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler; şüphesiz bunlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  6. Bakara 219

    Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından büyüktür." Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "İhtiyaçtan arta kalanı." Allah, size ayetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.

  7. Bakara 220

    Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer onlara karışıp (birlikte yaşar)sanız (sakıncası yok). (Onlar da) sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncuyu yapıcı olandan ayırır. Allah, dileseydi sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

217. “Sana haram ayı, onda savaşmayı sorarlar” buyruğu ile ilgili olarak cumhur, haram aylarda savaşmanın haram kılınmasının, müşriklerin bulundukları yerde öldürülmesi emri ile nesh edildiği görüşündedir. Bazı müfessirler ise bunun nesh olmadığı görüşündedirler. Çünkü mutlak olan emir, mukayyed olana hamledilir. Bu âyet-i kerime ise mutlak olan savaşma emrinin umumunu kayıtlamaktadır. Çünkü haram ayların meziyetlerinin en büyüğü bu aylarda savaşmanın haram kılınmasıdır. Ancak bu hüküm, yalnızca savaşı başlatmak ile ilgilidir. Savunma kastı ile savaş ise Haram beldede caiz olduğu gibi Haram aylarda da caizdir.

Bu âyet-i kerime Abdullah b. Cahş seriyyesinin başından geçen ve onların Amr bin el-Hadramî’yi öldürüp mallarını almaları dolayısıyla meydana gelen olaylardan ötürü nazil olduğundan ve bu durum denildiğine göre Recep ayında cereyan ettiğinden dolayı müşrikler, müslümanları haram aylarda çarpışmalarından dolayı ayıpladılar. Ancak onlar bu ayıplamalarında haksızdılar. Zira onların öyle çirkin fiilleri vardı ki bunların bir tanesi bile müslümanları ayıplandıkları şeyden çok daha büyüktür. İşte Yüce Allah onlarda bulunan bu çirkinlikleri beyan etmek üzere şöyle buyurmaktadır:

“Ama Allah yolundan alıkoymak” yani müşriklerin Allah’a ve Rasûlü’ne iman etmek isteyen kimselere engel olmaları, Allah’a iman edenleri eziyet ve işkencelere maruz bırakarak dinlerinden döndürmek için çalışmaları, haram aylardaki ve haram beldedeki küfürleri -ki küfür yalnız başına bile kötülük olarak yeter, özellikle de haram aylarda ve haram beldede meydana gelmişse-… “Ahalisini oradan çıkarmak” yani Mescid-i Haram’ın ahalisi olan Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabını oradan çıkarmak… Çünkü bizzat bu ahalisi ona müşriklerden daha bir layıktırlar ve gerçek manada Mescid-i Haram’ın imar edicileri onlardır. Ancak müşrikler onları Mescid-i Haram’dan çıkardılar ve ona ulaşmalarına imkân tanımadılar. Oysa ibadet için bu Beyt’in civarında duran da dışardan gelen de birbirine eşittir. İşte bu işlerin her birisi tek başına bile haram aylarda “katilden daha büyüktür.” Peki ya bütün bu kötü işlerin onlarda bir arada bunmasına ne demeli? Böylelikle onların, mü’minleri ayıplamalarında haksız, ayrıca fasık ve zalim oldukları anlaşılmaktadır.

Daha sonra Yüce Allah onların mü’minlerle savaşı devam ettireceklerini haber vermektedir. Maksatları müslümanların mallarını almak ve onları öldürmek değildir. Asıl maksatları onları dinlerinden döndürmek ve imanlarından sonra kâfir olmalarını sağlamaktır ki böylelikle Cehennem ehli olsunlar diye. Bu hususta bütün güçlerini ortaya koymaktadırlar. Ellerinden geldiği kadar çalışmaktadırlar. Allah ise mutlaka nurunu tamamlayacaktır; kâfirler hoşlanmasa bile.

Bu genel olarak bütün kâfirlerin özelliğidir. Kendilerinin dışındakilerle dinlerinden geri döndürünceye kadar savaşı sürdürürler. Özellikle yahudiler ve Hıristiyanlar… Zira onlar bu iş için cemiyetler kurdular. Misyonerleri dört bir tarafa yaydılar. Doktorlar gönderdiler, okullar yaptılar. Maksatları ise ümmetleri dinlerinden uzaklaştırmak, kendi dinlerine sokmaktır. Ellerinden gelen bütün imkânları ile kendilerinin dışındaki ümmetleri, dinleri hakkında şüphelere düşürmeye gayret ettiler.

Ancak mü’minlere İslâm’ı lütfeden, onlar için bu değerli dinini seçen, onlar lehine dinini tamamlayan Allah’tan umudumuz şudur: O, mü’minlerin dinini en mükemmel şekilde uygulamaları sureti ile onlar üzerindeki nimetini tamamlayacaktır. Nurunu söndürmek isteyen herkesi de yardımsız bırakacaktır. Hile ve tuzaklarına kendilerini düşürecektir. Dinini zafere kavuşturacak, adını yüceltecektir. Şu âyet-i kerime de bu bakımdan -kendilerinden önceki kâfirler hakkında doğruyu dile getirdiği gibi- şimdi hali hazırda mevcut kâfirler hakkında da doğru çıkacaktır, dedikleri gerçekleşecektir: “O kâfirler şüphesiz mallarını Allah yolundan alıkoymak için harcarlar. Yakında da onları harcayacaklar, sonra bu onlara bir yürek acısı olacaktır, sonra da yenilgiye uğrayacaklardır. Kâfir olanlar toplanıp Cehenneme sürüleceklerdir.” (el-Enfal, 8/36)

Daha sonra Yüce Allah, küfrü İslâm’a tercih etmek sureti ile irtidat eden ve kâfir olarak ölene kadar bu halde devam eden kimseler hakkında şöylece haber vermektedir: “İşte böylelerinin bütün amelleri dünyada da âhirette de heder olup gider.” Çünkü bu amellerin kabul edilmesi için gerekli şart olan İslam yoktur. “Onlar ateş ehlidir ve orada ebedi kalacaklardır.” Âyet-i kerime mefhumu ile irtidad ettikten sonra İslâm’a tekrar dönenin önceki amellerinin de geri döneceğine delildir. Aynı şekilde masiyetlerden tevbe eden kimselerin de önceki amelleri tekrar kendilerine döner.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Peygamber! İnsanlar sana haram aylarda zilkade, zilhicce, muharrem ve recep aylarında savaş yapmanın hükmünü soruyorlar. Onlara cevap olarak de ki: “Müşriklerin yapmakta olduğu Allah'ın yolundan alıkoymanın çok çirkin olduğu gibi, bu aylarda savaş yapmakta Allah'ın katında çok büyük ve kınanmış bir suçtur. Aynı şekilde Müminlerin Mescid-i Haram’a girmelerine engel olmak ve Mescid-i Haram’ın ahalisini oradan çıkarmak Allah'ın katında haram aylarda savaş yapmaktan daha da büyüktür.” Onların İçinde bulundukları şirk, savaştan daha büyüktür. Ey Müminler! Müşrikler bunu başarabilecekleri bir yol bulabilseler, sizleri hak olan dininizden batıl olan dinlerine döndürünceye dek savaşıp zulümlerine devam ederler. Sizlerden kim dininden döner ve Allah'a karşı inkâr ile ölürse, bütün salih amelleri batıl olur. O, ahirette cehennem ateşine girerek, orada ebedî olarak kalacaktır.

Kelimeler

57 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَسْـَٔلُونَكَ yeseluneke sana soruyorlar kök: سال
  2. عَنِ ani
  3. ٱلشَّهْرِ ş-şehri ayında kök: شهر
  4. ٱلْحَرَامِ l-harami haram kök: حرم
  5. قِتَالٍۢ kitalin savaşmaktan kök: قتل
  6. فِيهِ ۖ fihi onda
  7. قُلْ kul de ki kök: قول
  8. قِتَالٌۭ kitalun savaş kök: قتل
  9. فِيهِ fihi O (aylar)da
  10. كَبِيرٌۭ ۖ kebirun büyük bir günahtır kök: كبر
  11. وَصَدٌّ vesaddun ve alıkoymak kök: صدد
  12. عَن an -ndan
  13. سَبِيلِ sebili yolu- kök: سبل
  14. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  15. وَكُفْرٌۢ ve kufrun ve inkar etmek kök: كفر
  16. بِهِۦ bihi O'nu
  17. وَٱلْمَسْجِدِ velmescidi ve Mescid-i kök: سجد
  18. ٱلْحَرَامِ l-harami Haram(dan) kök: حرم
  19. وَإِخْرَاجُ ve ihracu sürüp çıkarmak kök: خرج
  20. أَهْلِهِۦ ehlihi halkını kök: اهل
  21. مِنْهُ minhu ondan
  22. أَكْبَرُ ekberu daha büyük (bir günahtır) kök: كبر
  23. عِندَ inde yanında kök: عند
  24. ٱللَّهِ ۚ llahi Allah kök: اله
  25. وَٱلْفِتْنَةُ velfitnetu ve fitne kök: فتن
  26. أَكْبَرُ ekberu daha büyük(bir günah)tır kök: كبر
  27. مِنَ mine -ten
  28. ٱلْقَتْلِ ۗ l-katli öldürmek- kök: قتل
  29. وَلَا ve la
  30. يَزَالُونَ yezalune vazgeçmezler kök: زيل
  31. يُقَـٰتِلُونَكُمْ yukatilunekum sizinle savaşmaktan kök: قتل
  32. حَتَّىٰ hatta kadar
  33. يَرُدُّوكُمْ yeruddukum sizi döndürünceye kök: ردد
  34. عَن an -den
  35. دِينِكُمْ dinikum dininiz- kök: دين
  36. إِنِ ini eğer
  37. ٱسْتَطَـٰعُوا۟ ۚ stetau güçleri yetse kök: طوع
  38. وَمَن ve men ve kim
  39. يَرْتَدِدْ yertedid döner kök: ردد
  40. مِنكُمْ minkum sizden
  41. عَن an -nden
  42. دِينِهِۦ dinihi dini- kök: دين
  43. فَيَمُتْ feyemut ve ölürse kök: موت
  44. وَهُوَ vehuve ve o
  45. كَافِرٌۭ kafirun kafir olarak kök: كفر
  46. فَأُو۟لَـٰٓئِكَ feulaike işte
  47. حَبِطَتْ habitat boşa çıkmıştır kök: حبط
  48. أَعْمَـٰلُهُمْ ea'maluhum onların bütün yaptıkları kök: عمل
  49. فِى fi
  50. ٱلدُّنْيَا d-dunya dünyada (da) kök: دنو
  51. وَٱلْـَٔاخِرَةِ ۖ vel'ahirati ahirette (de) kök: اخر
  52. وَأُو۟لَـٰٓئِكَ ve ulaike ve onlar
  53. أَصْحَـٰبُ eshabu halkıdır kök: صحب
  54. ٱلنَّارِ ۖ n-nari ateş kök: نور
  55. هُمْ hum ve onlar
  56. فِيهَا fiha orada
  57. خَـٰلِدُونَ halidune sürekli kalacaklardır kök: خلد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زيل (10 geçiş) · Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş)

    Onlar, inkar edenler ve sizi Mescid-i Haram'ı ziyaretten ve (ibadet amacıyla) bekletilen kurbanlıkları yerlerine ulaşmaktan alıkoyanlardır. Eğer,…

  • Aynı kök: شهر (21 geçiş) · Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…

  • Aynı kök: شهر (21 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş)

    Şüphesiz Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu,…

  • Aynı kök: حبط (16 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş)

    Allah'a ortak koşanların, inkarlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah'ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün…

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    İnkar edenler ile Allah'ın yolundan ve içinde, yerli, misafir bütün insanları eşit kıldığımız Mescid-i Haram'dan alıkoyanlar (azabı hak etmişlerdir.)…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sana haram ay(lar)ı, dipnot 1 yani onda savaşmayı soruyorlar. De ki: "Onda savaşmak büyük (bir günah)tır. (İnsanları) Allah yolundan çevirmek, O'nu ve Mescid-i Haram'ın (saygınlığını) inkâr etmek ve (Mekke'nin müslüman) halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük (günah)tır. Fitne (zulüm ve işkence), öldürmekten daha şiddetli (bir kötülük)tür. dipnot 2 Güçleri yeterse onlar, dininizden döndürünceye kadar size karşı savaşa devam ederler. Sizden kim dininden döner dipnot 3 ve kâfir olarak ölürse, dipnot 4 onların işleri dünyada da ahirette de silinir (boşa gider). Onlar ateş halkıdır ve orada ebedî kalıcıdır."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İçinde savaş yapılmaması için saygın kabul edilen haram aylar Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu cümle Bakara 2:191'de de geçmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesajlar: Mâide 5:54; Muhammed 47:38. Bu ayetlere göre, [mürted] yani dinden dönen kişi öldürülemez. Dinden dönenlere dünyada uygulanacak herhangi bir cezadan söz edilmemektedir. Zaten müfessirlerimiz de bu ayetin izahlarında dinden dönenlere yönelik herhangi bir ölüm cezasının uygulanacağından söz etmemişlerdir. Muhammed 47:38'de de dinden yüz çevirenlerin öldürülmesinden değil, yerlerine başkalarının değiştirileceğinden söz edilmektedir. En‘âm 6:89, 133, İbrâhîm 14:19 ve Fâtır 35:16 gibi ayetlerde de verilmek istenen mesaj bu şekildedir. Konuyla ilgili bilinmesi gereken ayetlerden birisi ise Tevbe 9:66'dır: "(Boşuna) özür dilemeyin! (Çünkü) siz iman ettikten sonra elbette kâfir oldunuz. Sizden (tevbe eden) bir grubu bağışlasak bile suçlu olduklarından dolayı bir gruba da azap edeceğiz."
  4. metne dön, dipnot 4
    Benzer mesajlar: Bakara 2:161-162, 217; Al-i İmrân 3:86; Nisâ 4:137, 168; Muhammed 47:34.

Mustafa İslamoğlu

Sana saldırmazlık ayında savaşmanın hükmünü soruyorlar. De ki: "O ayda savaşmak büyük bir hatadır. Fakat Allah'ın yolundan insanları çevirmek, O'nu ve Mescid-i Haram'ın hürmetini inkar etmek, oranın sakinlerini oradan sürüp çıkarmak Allah katında daha büyük bir cürümdür. Fakat inanca yönelik baskı ve zulüm, adam öldürmekten daha beterdir." Eğer düşmanlarınızın gücü yeterse, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmayı sürdürürler. Sizden her kim dininden döner ve kafir olduğu halde ölürse, onun bütün yapıp-ettiği ameller dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Onlar ateşe mahkumdurlar, onlar orada kalıcıdırlar.

Muhammed Esed

Sana saldırmazlık örfünün geçerli ayda savaşmanın hükmünü soruyorlar. De ki: "O ayda savaşmak çirkin bir şeydir; ancak insanları Allah yolundan çevirmek, O'nu inkar etmek ve Mescid-i Haram(a girmekten onları men etmek) ve halkını oradan sürmek, (bütün bunlar) Allah katında daha da kötüdür, çünkü zulüm ve baskı öldürmekten daha korkunçtur." (Düşmanlarınız) güçleri yeterse, inancınızdan döndürünceye kadar sizinle savaşmaktan vazgeçmeyeceklerdir. Ama sizden biri imanından döner ve hakikati inkar eden biri olarak ölürse, böyle birinin yapıp ettikleri bu dünyada da, öteki dünyada da boşa gidecektir; işte böyleleri içinde yaşayıp kalacakları ateşe mahkum kimselerdir.

Ahmed Hulusi

Sana, savaşmanın haram olduğu ay içinde savaşmayı soruyorlar. O ayda savaşmak büyük iştir! Ne var ki Allah yolundan (insanları) alıkoymak, hakikatini inkar ve Mescid-i Haram'a nankörlük edip, halkı oraya girmekten yasaklamak, ehlini oradan sürmek, Allah indinde çok daha büyük iştir! Fitne, öldürmekten de büyük iştir! Onlar güç yetirebilseler, sizi inancınızdan döndürene kadar sizinle savaşırlar. Sizden, kim din anlayışından döner ve hakikati inkar üzere ölürse, dünyada ve sonsuz gelecek sürecinde, tüm yaptığı iyi işler boşa gider. İşte onlar ateş (yanma) ehlidirler ve sonsuza dek orada kalırlar.

Ali Bulaç

Sana haram olan ayı, onda savaşmayı sorarlar. De ki: "Onda savaşmak büyük (bir günahtır). Ancak Allah katında, Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'a engel olmak ve halkını oradan çıkarmak daha büyük (bir günahtır). Fitne, katilden beterdir. Eğer güç yetirirlerse, sizi dininizden geri çevirinceye kadar sizinle savaşmayı sürdürürler; sizden kim dininden geri döner ve kafir olarak ölürse, artık onların bütün işledikleri (amelleri) dünyada da, ahirette de boşa çıkmıştır ve onlar ateşin halkıdır, onda süresiz kalacaklardır.

Ali Özek ve heyeti

Sana haram ayı, yani onda savaşmayı soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak büyük bir günahtır. (İnsanları) Allah yolundan çevirmek, Allah’ı inkâr etmek, Mescid-i Harâm'ın ziyaretine mâni olmak ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük günahtır. Fitne, (bir kimseyi) öldürmekten daha kötüdür. Onlar eğer güçleri yeterse, sizi dininizden döndürünceye kadar size karşı savaşa devam ederler. Sizden kim, dininden döner ve kâfir olarak ölürse, işte dünya ve âhiretteki amelleri boşa gitmiş olanlar bunlardır; Cehennem ashâbı olanlar da bunlardır ve bunlar orada daimîdirler.

Ali Rıza Safa

Sana, kutsal ay ve onda savaşmak hakkında soruyorlar; şunu söyle: "Onda savaşmak, büyük bir suçtur. Fakat Allah'ın yolundan alıkoymak, O'na ve Kutsal Yakarış Evi'ne nankörlük etmek ve halkını oradan çıkarmak daha büyüktür. Ezinç vermek, öldürmekten büyüktür!" Güçleri yetecek olsa, sizi dininizden döndürünceye değin sizinle savaşırlar. Aranızdan kim dininden döner ve nankör olarak ölürse, yaptıkları her şey, dünyada ve sonsuz yaşamda artık boşa gitmiştir. Ateşin yoldaşları, işte onlardır. Sürekli orada kalacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

Sana haram ayda/savaşın yasak olduğu ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaşmak büyük bir günahtır. İnsanları Allah'ın yolundan çevirmek, Allah'ı inkar etmek, Mescid-i Haram'ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük bir suçtur. Fitne de, adam öldürmekten daha büyük bir günahtır." Eğer onların güçleri yeterse, sizi dininizden döndürünceye kadar size karşı savaşa devam ederler. Sizden de kim dininden döner ve kafir olarak ölürse, onların yaptıkları işler dünyada da ahirette de boşa gider. Onlar cehennemliktir ve orada süreli kalırlar.

Edip Yüksel

Sana, Sınırlanmış Ayda savaşmak konusunu da soruyorlar. De ki: "Onda savaş büyük bir günahtır. Fakat ALLAH'ın yolundan çevirmek, O'na ve Sınırlanmış Mescid'e nankörlük etmek ve halkını oradan çıkarmak ALLAH yanında daha büyük bir günahtır. Çünkü kargaşa ve zulüm, öldürmekten daha büyük bir suçtur." Güçleri yetse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşırlar. Sizden kim dininden döner ve inkarcı olarak ölürse, tüm yaptıkları dünyada ve ahirette boşa çıkar. Onlar ateş halkıdır ve orada sürekli kalıcıdırlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sana, Kutsal Ayda savaşmak konusunu da soruyorlar. De ki: 'Onda savaş büyük bir günahtır. Fakat ALLAH'ın yolundan çevirmek, O'na ve Kutsal Mescid'e nankörlük etmek ve halkını oradan çıkarmak ALLAH yanında daha büyük bir günahtır. Çünkü baskı ve zulüm, öldürmekten daha büyük bir suçtur.' Güçleri yetse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşırlar. Sizden kim dininden döner ve inkarcı olarak ölürse, tüm yaptıkları dünyada ve ahirette boşa çıkar. Onlar ateş halkıdır ve orada sürekli kalıcıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sana haram ay ve onda savaşma hakkında soru yöneltiyorlar. De ki: "Onda savaş, büyük bir günahtır. Allah yolundan engellemek, O'nu inkar etmek, Mescid-i Haram'a gidişi engellemek ve halkını oradan çıkarmak ise, Allah katında daha büyük bir günahtır. Fitne ise, adam öldürmekten daha büyük bir kötülüktür. Onlar güçleri yeterse, sizi dininizden döndürmek için sizinle savaşı sürdürürler, sizden her kim de dininden döner ve kafir olarak ölürse, bunların yaptığı bütün iyi işler dünya ve ahirette boşa gitmiştir ve artık onlar cehennemliktirler, hep orada sonsuza kadar kalacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

sana hurmetli aydan ve onda kıtalden soruyorlar; deki onda bir kıtal büyük bir günahtır, maamafih Allah yolundan bir meni' ve ona bir küfür ve Mescidiharamdan meni' ve ehlini ondan çıkarmak Allah yanında daha büyük ve fitne katilden daha büyüktür, onlar güçleri yeterse sizi dininizden döndürmek için sizinle muharebe etmekten bir zaman geri durmazlar, sizden de her kim dininden döner ve kafir olarak can verirse artık onların bütün amelleri Dünya ve Ahıret heder olmuştur ve artık onlar eshabı nardırlar, hep orada muhalled kalırlar

Erhan Aktaş

Sana, Haram ayını dipnot 1 ve onda savaşmanın durumunu soruyorlar. De ki: "O ayda savaşmak, büyük (günahtır.) " Ancak, Allah'ın yolundan alıkoymak, onu ve Mescid-i Haram'ı küfretmek dipnot 2 onun halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük (günahtır.) Zira fitne, dipnot 3 öldürmekten daha kötüdür. Onlar, eğer güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar, sizinle savaşmaktan vazgeçmezler. Sizden kim, dininden döner ve Kafir olarak ölürse işte onların dünyada da ahirette de yaptıkları boşa gitmiş olur. İşte onlar, ateşin ehlidir. Ve orada sürekli kalacaklardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları.
  2. metne dön, dipnot 2
    İnkar etmek. Reddetmek. Görmezden gelmek. Yok saymak.
  3. metne dön, dipnot 3
    Baskı ve zulüm.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sana, haram ayını dipnot 1 ve onda savaşmanın durumunu soruyorlar. De ki: "O ayda savaşmak, büyük (günahtır.) " Ancak, Allah'ın yolundan alıkoymak, onu ve Mescid-i Haram'ı küfretmek dipnot 2 onun halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük (günahtır.) Zira fitne dipnot 3 , öldürmekten daha kötüdür. Onlar, eğer güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar, sizinle savaşmaktan vazgeçmezler. Sizden kim, dininden döner ve kafir olarak ölürse işte onların dünyada da ahirette de yaptıkları boşa gitmiş olur. İşte onlar, ateşin ehlidir. Ve orada sürekli kalacaklardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Baskı ve zulüm.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana, haram ayda savaşmanın durumunu soruyorlar. De ki: "O ayda savaşmak, büyük bir günahtır.". Ancak, Allah'ın yolundan alıkoymak, onu küfretmek dipnot 1 , Mescid-i Haram'a gitmeyi engellemek, onun halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük günahtır. Zira fitne dipnot 2 , öldürmekten daha kötüdür. Onlar, eğer güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar, sizinle savaşmak isterler. Sizden kim, dininden döner ve kafir olarak ölürse dünyada da ahirette de yaptıkları boşa gitmiş olur. İşte onlar, ateşin ehlidir. Ve orada sürekli kalacaklardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    O gerçeğin üzerini örtmek.
  2. metne dön, dipnot 2
    Zulüm ve baskı.

Gültekin Onan

Sana haram olan ayı, onda savaşmayı sorarlar. De ki: "Onda savaşmak büyük (bir günahtır). Ancak Tanrı katında, Tanrı'nın yolundan alıkoymak, ona küfretmek, Mescid-i Haram'a engel olmak ve ehlini oradan çıkarmak daha büyük (bir günahtır). Fitne katilden beterdir. Eğer güç yetirirlerse, sizi dininizden geri çevirinceye kadar sizinle savaşmayı sürdürürler; sizden kim dininden geri döner (irtidat) ve kafir olarak ölürse, artık onların bütün işledikleri dünyada da ahirette de boşa çıkmıştır ve onlar ateşin halkıdır, onda süresiz kalacaklardır.

Hasan Basri Çantay

Sana haram olan o ayı, ondaki muhaarebeyi sorarlar. De ki: "Onda (o ayda) muhaarebe etmek büyük (günah) dır, (insanları) Allah yolundan men' etmek, onu inkar etmek, (ziyaretçilerin) Mescid-i haraama gitmelerine mani' olmak, Onun halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük (günah) dır. Fitne katilden de beterdir. Kafirler, güçleri yetse, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmalarında devam edeceklerdir. İçinizden kim dininden döner de o, kafir olarak ölürse onların (o gibilerin) yaptığı (iyi) işler dünyada da, ahiretde de boşa gitmişdir. Onlar o ateşin (cehennemin) arkadaşlarıdır. Onlar orada (bir daha çıkmamak üzere) ebedi kalıcıdırlar.

İbni Kesir

Sana haram aydan ve onda savaştan soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak; büyük bir günahtır. Fakat insanları Allah yolundan alıkoymak ve O'nu inkar etmek, Mescid-i Haram'a gitmelerine engel olmak, onun ehlini oradan çıkarmak Allah katında daha büyük günahtır. Fitne, katilden de beterdir. Kafirlerin güçleri yetse, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşa devam ederler. Sizden her kim dininden dönerde kafir olarak ölürse; onların yaptığı ameller dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Ve onlar, cehennem ehlidirler. Orada temelli kalacaklardır.

Mehmet Alagaş

(216-218) Zorlansanız da / hoşunuza gitmese de size savaş yazıldı , olur ki zorlandığınız şey , işte o, sizin için hayırlıdır ve olur ki sevdiğiniz şey, işte o da sizin için fenadır / şerdir, Allah bilir siz bilmezsiniz. Sana haram ay içinde savaşmayı soruyorlar, onda savaşmak büyüktür / günahtır. Ancak, Allah yolundan men etmek / o yolu kapatmak Onu yok saymak ve mescidi haramdan men etmek ve onun halkını oradan çıkarmak ta Allah katında daha da büyüktür / daha da büyük günahtır , Böyle bir şeyle sınanma / fitne savaştan daha büyüktür. (Ya dinden dönersiniz ya da Mescidi harama giremezsiniz fitnesi savaştan daha büyüktür. Savaş daha önemsizdir) Kapasiteleri yeterli gelse / güçleri yetse sizi dininizden döndürünceye değin sizinle savaşı bitirmezler, sizden kim de dininden dönerse ve kafir olarak ölürse işte onların amelleri dünyada da ahirette de boşa gitmiştir, işte onlar ateş halkıdırlar, orada kalıcıdırlar. İman edenler ve hicret edenler ve Allah yolunda çabalayanlar / cihat edenler işte onlar Allah’ın rahmetini umarlar, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sana haram ayı onda savaşmayı soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak büyük suçtur, Allah yolundan alıkoymak, onu inkâr etmek, Mescid-i Haram’a (girmeye) engel olmak ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyük suçtur. Fitne (çıkarmak)/şirk ise, öldürmekten daha büyüktür. Güçleri yeterse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden dönüp, kâfir olarak ölürse, işte onlar, amelleri dünyada ve ahirette boşa gidenlerdir. İşte onlar ateş ehlidir. Orada ebedi kalacaklardır.

Süleyman Ateş

Sana haram ayında savaşmaktan soruyorlar. De ki: "Onda savaş, büyük bir günahtır. Fakat Allah yoluna engel olmak, Allah'a ve Mescid-i Haram'a karşı nankörlük etmek, halkını ondan (Mekke'den) sürüp çıkarmak, Allah yanında daha büyük bir günahtır. Fitne (baskı yapmak, adam) öldürmekten daha büyük(bir günah)tır". Onlar yapabilseler sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner ve kafir olarak ölürse, işte onların bütün yaptıkları dünyada da, ahirette de boşa çıkmıştır ve onlar, ateş halkıdır, orada sürekli kalacaklardır.

Süleymaniye Vakfı

Sana haram aylarını, dipnot 1 o aylarda savaş yapmayı soruyorlar. De ki: O aylarda savaş büyük günahtır. Ama (insanları) Allah'ın yolundan engellemek, Allah'ı ve Mescid-i Haram'ı görmezlikte direnmek ve halkını oradan (Mekke'den) çıkarmak Allah katında daha büyük günahtır. O fitne (savaş ateşi) adam öldürmekten beterdir. dipnot 2 Güçleri yetse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşı sürdürürler. Sizden kim dininden döner ve kafir olarak ölürse yaptıkları şeyler dünyada da ahirette de boşa gider. dipnot 3 Onlar cehennem ahalisidir, orada ölümsüz olarak kalacaklardır. dipnot 4

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3
    Kafir olarak ölenlerin geride bıraktıkları eserlerin olumlu etkileri kendilerine bir fayda sağlamaz (Yasin 36/12).
  4. metne dön, dipnot 4

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana haram ayını, dipnot 1 o ayda yapılan savaşı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük suçtur. Ama Allah'ın yolundan engellemek, o yolu ve Mescid-i Haram'ın kutsallığını görmezlikten gelmek ve halkını oradan (Mekke'den) çıkarmak, Allah katında daha büyük suçtur. O fitne (savaş ateşi) dipnot 2 adam öldürmekten beterdir. Güçleri yetse, dininizden çevirinceye kadar sizinle savaşırlar. Sizden, kim, dininden döner ve kafir olarak ölürse, yaptıkları şeyler dünyada da ahirette de boşa gider. Onlar cehennem ahalisidir, orada ölümsüz olarak kalacaklardır."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bunlar; Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Burada fitne, savaş anlamındadır. (Bakara 2/102 ayetin dipnotuna bkz.)

Şaban Britch

Sana hürmetli ayda yapılan savaşı soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak büyük suçtur, Allah yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram’a (girmeye) engel olmak ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyük suçtur. Fitne (çıkarmak)/şirk ise, öldürmekten daha büyüktür. Güçleri yeterse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden dönüp, kâfir olarak ölürse işte onlar, amelleri dünyada ve ahirette boşa gidenlerdir. İşte onlar ateş ehlidir. Orada ebedi kalacaklardır.

Şaban Piriş

Sana hürmetli ayda yapılan savaşı soruyorlar, de ki: -O ayda savaşmak büyük suçtur, Allah yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'a (girmeye) engel olmak ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyük suçtur. Fitne (çıkarmak) ise, öldürmekten daha büyüktür. Güçleri yeterse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden dönüp, kafir olarak ölürse işte onlar, amelleri dünyada ve ahirette boşa gidenlerdir. İşte onlar ateş ehlidir. Orada ebedi kalacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Sana haram ayı, onda savaşmayı soruyorlar, De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Ama Allah yolundan alıkoymak, O'na ve Mescid-i Haram'a nankörlük etmek, ora halkını oradan sürüp çıkarmak, Allah katında daha büyük bir günahtır." Fitne/baskı ve bozgunculuk, cana kıymaktan daha büyük bir kötülüktür. Eğer güçleri yetse sizi dininizden çevirinceye kadar sizinle savaşmayı sürdürürler. İçinizden kim irtidad edip dininden dönerse kafir olarak ölür. Böylelerinin amelleri dünyada da ahırette de boşa gitmiştir. Ateş ehlidir onlar. Sürekli kalacaklardır orada.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They call upon you, O Muhammad, for information and a reply relative to the question of fighting during the Sacred Month. Say to them: "Fighting during the Sacred Month is a grave offence and obstruction to Allah’s spirit of truth guiding people into all truth and an emphatic denial of the Sacred Mosque and the month's sanctity. And expulsion of Allah’s devotees from whence is a major offence to Allah and persecution for creed or opinion is worse than murder. The idolaters will continue to fight you until they succeed in forcing you to renounce your religion if they can. And he who turns renegade among you and dies captivated in disbelief and such persons shall be inherent losers; their hope shall be disappointed and their deeds shall be worthless here and Hereafter; it is these who shall be claimed by Hell and therein shall they remain forever".

Abdul Haleem

They ask you [Prophet] about fighting in the prohibited month. Say, ‘Fighting in that month is a great offence, but to bar others from God’s path, to disbelieve in Him, prevent access to the Sacred Mosque, and expel its people, are still greater offences in God’s eyes: persecution is worse than killing.’ They will not stop fighting you [believers] until they make you revoke your faith, if they can. If any of you revoke your faith and die as disbelievers, your deeds will come to nothing in this world and the Hereafter, and you will be inhabitants of the Fire, there to remain.

Abdullah Yusuf Ali

They ask thee concerning fighting in the Prohibited Month. Say: "Fighting therein is a grave (offence); but graver is it in the sight of Allah to prevent access to the path of Allah, to deny Him, to prevent access to the Sacred Mosque, and drive out its members." Tumult and oppression are worse than slaughter. Nor will they cease fighting you until they turn you back from your faith if they can. And if any of you Turn back from their faith and die in unbelief, their works will bear no fruit in this life and in the Hereafter; they will be companions of the Fire and will abide therein.

Abul A'la Maududi

People ask you about fighting in the holy month. Say: "Fighting in it is an awesome sin, but barring people from the Way of Allah, disbelieving in Him, and denying entry into the Holy Mosque and expelling its inmates from it dipnot 1 are more awesome acts in the sight of Allah; and persecution is even more heinous than killing." They will not cease fighting against you till they turn you from your religion if they can. dipnot 2 (So remember well) that whoever from amongst you turns away from his religion and dies in the state of unbelief their work will go to waste in this world and in the Next. They are destined for the Fire and it is there that they will abide.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This relates to a certain incident. In Rajab 2 A. H. the Prophet sent an expedition of eight persons to Nakhlah (which lies between Makka and Ta'if). He directed them to follow the movements of the Quraysh and gather information about their plans, but not to engage in fighting. On their way they came across a trade caravan belonging to the Quraysh and ambushed it. They killed one person and captured the rest along with their belongings and took them to Madina. They did this at a time when the month of Rajah was approaching its end and Sha'ban was about to begin. It was, therefore, doubtful whether the attack was actually carried out in one of the sacred months, that is, Rajab, or not. But the Quraysh, and the Jews who were secretly in league with them, as well as the hypocrites made great play of this and used it as a weapon in their propaganda campaign against the Muslims. (For this expedition see Ibn Hisham, Sirah. vol. 1, pp. 601 ff; Ibn Ishaq, Life of Muhammad, tr. A. Guillaume. pp. 286 ff.) They pointed out the contradiction between the claims of the Muslims to true religion on the one hand, and their not hesitating to shed blood in a sacred month on the other. This verse aims to answer these objections. The essence of what is said here is that fighting during the sacred months is without doubt an evil act. It points out that those people who had continually subjected their kith and kin to untold wrong for thirteen years merely because they believed in the One God were not competent to make such an objection. Not only had the Muslims been driven from their homes, they had had the way to the Holy Mosque closed to them, a bar which had not been imposed by anyone during the course of some two thousand years. With this record of mischief and misconduct it was not for them to raise such an outcry at a minor ambush, and especially so when the incident had taken place without the approval of the Prophet. The whole incident was in fact no more than an irresponsible act on the part of some members of the Islamic community.It should be remembered that when on their return those people went, with captives and booty, to visit the Prophet, he expressly pointed out to them that he had not permitted them to fight. Not only that, he declined to receive the public exchequer's share of their booty, which indicated that their booty was considered unlawful. The Muslims, in general, also severely reproached the people responsible for the incident, and in fact nobody in Madina applauded what they had done.
  2. metne dön, dipnot 2
    A few simple-hearted Muslims, whose minds were seized by a mistaken concept of righteousness and pacifism, were influenced by the above objections which had been raised by the polytheists of Makka and the Jews. In this verse the believers are being asked not to entertain the hope that they might clear the air and promote understanding and goodwill by adopting an over-lenient stance towards their opponents. The objections of the latter were not motivated by the desire to find out the Truth; their true purpose was nothing but vilification. What particularly irked the adversaries of the Muslims was that they believed in a religion of their own and were inviting the whole world to accept it. Hence, as long as the Muslims continued to believe in Islam and as long as their opponents remained stubborn in their disbelief, the existing chasm between the two groups was bound to remain. Moreover, the enemies whom they confronted were not to be considered ordinary enemies. Those who wanted to deprive a person of his belongings or land were in fact enemies of a relatively much less dangerous kind than those who sought to turn him away from his faith; while the former sought to harm his worldly interests, the latter were bent upon hurling him into the eternal torment in the Hereafter.

Aisha Bewley

They will ask you about the Sacred Month and fighting in it. Say, ‘Fighting in it is a serious matter; but barring access to the Way of Allah and rejecting Him and barring access to the Masjid al-Haram and expelling its people from it are far more serious in the sight of Allah. Fitna is worse than killing.’ They will not stop fighting you until they make you revert from your deen, if they are able. As for any of you who revert from their deen and die kafir, their actions will come to nothing in this world and the Next World. They are the Companions of the Fire, remaining in it timelessly, for ever.

Al-Hilali & Khan

They ask you concerning fighting in the Sacred Months (i.e. 1st, 7th, 11th and 12th months of the Islâmic calendar). Say "Fighting therein is a great (transgression) but a greater (transgression)[1] with Allâh is to prevent mankind from following the Way of Allâh, to disbelieve in Him, to prevent access to Al-Masjid-Al-Harâm (at Makkah), and to drive out its inhabitants, and Al-Fitnah[2] is worse than killing. And they will never cease fighting you until they turn you back from your religion (Islâmic Monotheism) if they can. And whosoever of you turns back from his religion and dies as a disbeliever, then his deeds will be lost in this life and in the Hereafter, and they will be the dwellers of the Fire. They will abide therein forever."

Ali Quli Qarai

They ask you concerning warfare in the holy month. Say, ‘It is an outrageous thing to fight in it, but to keep [people] from Allah’s way, and to be unfaithful to Him, and [to keep people from] the Holy Mosque, and to expel its people from it are more outrageous with Allah. And faithlessness is graver than killing. And they will not cease fighting you until they turn you away from your religion, if they can. And whoever of you turns away from his religion and dies faithless —they are the ones whose works have failed in this world and the Hereafter. They shall be the inmates of the Fire, and they shall remain in it [forever].

Amatul Rahman Omar

They ask you with regard to fighting in the Sacred Month. Say, `Fighting in it is (a) grave (offence). But to bar (people) from Allâh's cause and disbelief in Him and (to hinder people from) the Holy Mosque and to turn out its people therefrom is still grave in the sight of Allâh, and persecution is all the more grave an offence than killing.' And they will not cease to fight you until they turn you back from your faith if they can. And whoso from amongst you turns back from his faith, and dies while he is a disbeliever, it is they, then, whose deeds go in vain in this world and the Hereafter; and it is they who are the fellows of the Fire and therein they shall abide for long.

Arthur John Arberry

They will question thee concerning the holy month, and fighting in it. Say: 'Fighting in it is a heinous thing, but to bar from God's way, and disbelief in Him, and the Holy Mosque, and to expel its people from it -- that is more heinous in God's sight; and persecution is more heinous than slaying.' They will not cease to fight with you, till they turn you from your religion, if they are able; and whosoever of you turns from his religion, and dies disbelieving -- their works have failed in this world and the next; those are the inhabitants of the Fire; therein they shall dwell forever.

Bijan Moeinian

People ask you about fighting in the Sacred Months [during which the Arabs were supposed to perform their religious rituals such as the pilgrimage to Mecca in peace. ] Say: "Fighting during these months is a great sin. However, turning the believers from the path of God, disbelieving the Lord, not respecting the holiness of Masjid-Al-Haram (the oldest place of worshipping God) and driving people out from it are far greater sins. As a matter of fact persecution/ oppression is worse than murder. Rest assured that The disbelievers will not stop fighting you till you join them in disbelief and whoever chooses the disbelief and die as a disbeliever, has nullified all his good deeds and will end up living in Hellfire forever.

E. Henry Palmer

They will ask thee of the sacred month, - of fighting therein. Say, 'Fighting therein is a great sin; but turning folks off God's way, and misbelief in Him and in the Sacred Mosque, and turning His people out therefrom, is a greater in God's sight; and sedition is a greater sin than slaughter.' They will not cease from fighting you until they turn you from your religion if they can; but whosoever of you is turned from his religion and dies while still a misbeliever; these are those whose works are vain in this world and the next; they are the fellows of the Fire, and they shall dwell therein for aye.

Edip-Layth

They ask you about fighting in the restricted month. Say, "Fighting in it is great offense," yet repelling from the path of God and not appreciating Him and the Restricted Temple, driving its inhabitants out is far greater with God. Persecution is worse than being killed." They still will fight you until they turn you back from your system if they are able. Whoever of you turns back from his system, and dies as ingrates, then these have nullified their work in this life and the next; these are the people of the fire; there they will abide eternally!

George Sale

They will ask thee concerning the sacred month, whether they may war therein: Answer, to war therein is grievous; but to obstruct the way of God, and infidelity towards him, and to keep men from the holy temple, and to drive out his people from thence, is more grievous in the sight of God, and the temptation to idolatry is more grievous than to kill in the sacred months. They will not cease to war against you, until they turn you from your religion, if they be able: But whoever among you shall turn back from his religion, and die an infidel, their works shall be vain in this world, and the next; they shall be the companions of hell fire, they shall remain therein for ever.

Hamid S. Aziz

They will ask you about warfare in the Sacred Month. Say, "Fighting therein is a great sin; but turning people away from Allah's way, and disbelief in Him and in the Sacred Mosque, and to expel His people out there from, is a greater sin in the sight of Allah; and persecution is a greater sin than slaughter." They will not cease from fighting you until they turn you from your religion if they can; but whoever of you is turned from his religion and dies while still a disbeliever; these are those whose works are vain in this life and the Hereafter; they are the Fellows of the Fire, and they shall dwell therein.

Mahmoud Ghali

They ask you concerning the Inviolable month, (and) fighting in it. Say, "Fighting in it is great (transgression); and barring from the way of Allah, and disbelief in Him and the Inviolable Mosque, and driving its population out of it, is greater (transgression) in the Reckoning of Allah; and temptation is greater than killing." And they will not cease fighting against you till they make you turn back from your religion, in case they are able to do so. And whoever of you turn back from his religion, and so dies and he is a disbeliever, then those are the ones whose deeds have been frustrated in the present (life) (Literally: the lowly "life", i.e., the life of this world) and the Hereafter; and those are the companions (i.e., inhabitants) of the Fire; they are therein eternally (abiding).

Marmaduke Pickthall

They question thee (O Muhammad) with regard to warfare in the sacred month. Say: Warfare therein is a great (transgression), but to turn (men) from the way of Allah, and to disbelieve in Him and in the Inviolable Place of Worship, and to expel His people thence, is a greater with Allah; for persecution is worse than killing. And they will not cease from fighting against you till they have made you renegades from your religion, if they can. And whoso becometh a renegade and dieth in his disbelief: such are they whose works have fallen both in the world and the Hereafter. Such are rightful owners of the Fire: they will abide therein.

Mohamed Ahmed - Samira

They ask you of war in the holy month. Tell them: "To fight in that month is a great sin. But a greater sin in the eyes of God is to hinder people from the way of God, and not to believe in Him, and to bar access to the Holy Mosque and turn people out of its precincts; and oppression is worse than killing. They will always seek war against you till they turn you away from your faith, if they can. But those of you who turn back on their faith and die disbelieving will have wasted their deeds in this world and the next. They are inmates of Hell, and shall there abide for ever.

Muhammad Asad

They will ask thee about fighting in the sacred month. Say: "Fighting in it is an awesome thing (grave transgression); but turning men away from the path of God and denying Him, and [turning them away from] the Inviolable House of Worship and expelling its people there from - [all this] is yet more awesome (greater transgression) in the sight of God, since oppression is more awesome (greater transgression) than killing." [Your enemies] will not cease to fight against you till they have turned you away from your faith, if they can. But if any of you should turn away from his faith and die as a denier of the truth - these it is whose works will go for nought in this world and in the life to come; and these it is who are destined for the fire, therein to abide.

Mustafa Khattab

They[1] ask you ˹O Prophet˺ about fighting in the sacred months.[2] Say, "Fighting during these months is a great sin. But hindering ˹others˺ from the Path of Allah, rejecting Him, and expelling the worshippers from the Sacred Mosque is ˹a˺ greater ˹sin˺ in the sight of Allah. For persecution[3] is far worse than killing. And they will not stop fighting you until they turn you away from your faith—if they can. And whoever among you renounces their own faith and dies a disbeliever, their deeds will become void in this life and in the Hereafter. It is they who will be the residents of the Fire. They will be there forever."[4]

Progressive Muslims

They ask you about the restricted month: "Is there fighting in it" Say: "Much fighting is in it, and to repel from the path of God and to disbelieve in Him, and at the Restricted Temple, to drive its inhabitants out is far greater with God, and persecution is worse than being killed. " And they still will fight you until they turn you back from your system if they are able. And whoever of you turns back from his system, and he dies while disbelieving, then these have nullified their work in this life and the next; these are the people of the Fire, in it they will abide eternally!

Rashad Khalifa

They ask you about the Sacred Months and fighting therein: say, "Fighting therein is a sacrilege. However, repelling from the path of GOD and disbelieving in Him and in the sanctity of the Sacred Masjid, and evicting its people, are greater sacrileges in the sight of GOD. Oppression is worse than murder." They will always fight you to revert you from your religion, if they can. Those among you who revert from their religion, and die as disbelievers, have nullified their works in this life and the Hereafter. These are the dwellers of Hell, wherein they abide forever.

Sahih International

They ask you about the sacred month - about fighting therein. Say, "Fighting therein is great [sin], but averting [people] from the way of Allah and disbelief in Him and [preventing access to] al-Masjid al-îaram and the expulsion of its people therefrom are greater [evil] in the sight of Allah. And fitnah is greater than killing." And they will continue to fight you until they turn you back from your religion if they are able. And whoever of you reverts from his religion [to disbelief] and dies while he is a disbeliever - for those, their deeds have become worthless in this world and the Hereafter, and those are the companions of the Fire, they will abide therein eternally.

Sam Gerrans

They ask thee about the inviolable month, fighting therein; say thou: “Fighting therein is grave, but turning away from the path of God, and denial of Him and the inviolable place of worship, and the expulsion of its people therefrom is graver in the sight of God; and means of denial is worse than killing.” And they will not cease to fight you until they turn you from your doctrine, if they are able; and whoso among you turns from his doctrine, and dies a false claimer of guidance: those, their works are vain in the World and in the Hereafter; and those are the companions of the Fire; therein they abide eternally.

Shabbir Ahmed

During active warfare, mankind should agree upon one month of peacetime. This would serve as a cooling off period. They ask you about the Sacred Months and fighting therein. Say, "Fighting in the Sacred Months is a grave offense (2:194). However, repelling from the Path of Allah, rejecting His Command and the sanctity of the Sacred Masjid, and evicting its people, are greater offenses in the Sight of Allah. Persecution is a greater crime than killing." They will not cease from fighting against you till they revert you from your religion, if they can. Those among you who revert from their religion, and die as disbelievers, have nullified their works in this life and their rewards in the Hereafter. These are the companions of Fire; they will abide therein.

Syed Vickar Ahamed

They ask you (O Prophet), concerning fighting in the Sacred Months (Muharam, Rajab, Zul-Quadah and Zul-Hajjah): Say: "Fighting in there is a serious (offense): But in the sight of Allah it is more serious to prevent access to the Path of Allah, to deny Him, to prevent access to the Sacred Mosque, and to drive out its Members. " Persecution and injustice are worse than killing. And they will not stop fighting you until they turn you back from your faith, if they can. And if any of you turn away from their Faith and die in unbelief, their works will bear no fruit in this life and the Hereafter; They will be companions of Fire and will abide in there.

Taqi Usmani

They ask you about the Sacred Month, that is, about fighting in it. Say, "Fighting in it is something grave, but it is much more grave, in the sight of Allah, to prevent (people) from the path of Allah, to disbelieve in Him, and in Al-Masjid-ul-Harām, and to expel its people from there, and Fitnah (to create disorder) is more grave than killing." They will go on fighting you until they turn you away from your faith if they could, while whoever of you turns away from his faith and dies an infidel, such people are those whose deeds will go to waste in this world and in the Hereafter, and they are people of the Fire. They shall be there forever

The Monotheist Group

They ask you about the restricted month: "Is there fighting in it?" Say: "Much fighting is in it, and to repel from the path of God and to disbelieve in it, and the Restricted Temple, to drive its inhabitants out from it is far greater with God, and persecution is worse than being killed." And they still will fight you until they turn you back from your system if they are able. And whoever of you turns back from his system, and he dies while disbelieving, then these have nullified their works in this world and the next; these are the people of the Fire, in it they will abide!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 217. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 217. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 217. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩