Diyanet İşleri
Ancak ahiret mutluluğuna eren kimseler başka.
Müddessir suresi
Müddessir suresi, 39. ayet. إِلَّآ أَصْحَٰبَ ٱلْيَمِينِ
illâ aṣḥâbe-lyemîn.
Ancak ahiret mutluluğuna eren kimseler başka.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Herkes kazandığına rehindir; suçlulara sorulanlar Müddessir 38–48 3
(32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
Herkes kazandığına karşılık bir rehindir.
Ancak ahiret mutluluğuna eren kimseler başka.
(40-42) Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: "Sizi Sekar'a (cehenneme) ne soktu?"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 38–48. ayetler için yazılmıştır.
38. “Her nefis işledikleri” yaptığı şer ve kötü amelleri “karşılığında rehin alınmıştır.” Yaptıkları karşılığında sapasağlam zincire vurulmuştur. Bu zincirler, boyunlarına geçirilmiş olacaktır ve bu yaptıkları sebebi ile de azaba uğratılmaları hak olmuştur.
39. “Ancak amel defterleri sağdan verilenler hariç.” Onlar rehin olarak alınmayacak, aksine onlar zincire vurulmaksızın serbest bırakılacak ve sevineceklerdir.
40. “Onlar, cennetlerdedirler; birbirlerine soru sorarlar.” Yani cennetlerde bütün istediklerini elde etmiş olacaklar. Tam bir rahat ve huzura kavuşacaklardır. Nihâyet birbirlerine soru sormaya koyulacaklar.
41-42. Bu karşılıklı konuşmaları, nihayet günahkarlara dair bazı sorular sormaya kadar gidecek: Acaba onlar nasıl bir durumla karşı karşıyadırlar? Acaba Allah’ın kendilerine vaat ettiklerini bulmuşlar mıdır? Bunun üzerine birbirlerine: Ne dersiniz, onlara yukarıdan bir bakalım mı? diyecek ve onların cehennemin ortasında, azap görmekte olduklarını görecekler ve şöyle diyecekler: “Sizi Sekar’a ne sürükledi?” Yani bu cehenneme sokan sebep nedir? Hangi günahlarınız dolayısı ile siz bu cehennem azabını hak ettiniz?
43-44. “Derler ki: Biz namaz kılanlardan değildik, yoksula da yedirmezdik.” Ne mabuda karşı ihlâs ve ihsan makamındaydık, ne de yarattılmışlarından muhtaç olanlara faydamız vardı.
45. “(Batıla) dalanlarla birlikte biz de dalardık.” Bâtıla dalar ve onunla hakka karşı mücadele verirdik.
46. “Hesap gününü de yalanlardık.” İşte batıla dalmanın sonuçları budur: Hakkı hakikati yalanlamak. En büyük hakikatlerden biri de hesap günüdür.
Hesap günü, amellerin karşılığının verileceği, Yüce Allah’ın mutlak egemenliğinin ve diğer mahlukat hakkındaki adaletli hükmünün ortaya çıkacağı gündür.
47. İşte biz bu batıl yol üzere amelimizi sürdürüp gittik. “Nihâyet ölüm bize (bu haldeyken) gelip çattı.” Kâfir olarak öldükleri için artık hiçbir çareleri kalmadı ve karşılarında umut kapıları büsbütün kapanmış oldu.
48. “Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez” Çünkü şefaatçiler, ancak Allah’ın şefaate mazhar olmasına razı olduğu kimselere şefaat edebilirler. Bunların amellerinden ise Allah asla razı olmamıştır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ancak Müminler böyle değildirler. Doğrusu onlar günahlarından ötürü sorumlu tutulmayacak, bilakis sahip oldukları salih ameller sebebiyle o günahları bağışlanacaktır.
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki…
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir!
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir!
Aynı kök: صحب (97 geçiş)
İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…
Aynı kök: صحب (97 geçiş)
İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sağın halkı dipnot 1 hariç.
ancak iyiler müstesna.
yalnız dürüstlüğü ve erdemli olmayı başaranlar hariç;
Ashab-ı Yemin hariç!
Ancak Ashab-ı Yemin (sağ ehli) hariç.
ancak sağdakiler başka.
Sözü yerine getirenlerin yoldaşları başkadır.
- Ancak sağdakiler hariçtir. Onlar cennetlerde olacak ve suçlulara soracaklardır. "Sizi Sekar'a sürükleyen nedir?"
Ancak sağ tarafta olanlar hariç;
Ancak sağ tarafta olanlar hariç;
ancak sağın adamları,
Ancak ashab-ı yemin
Ancak "Ashabı Yemin dipnot 1 " hariç.
Ancak "ashabı yemin" dipnot 1 hariç.
Ancak "ashabı yemin" dipnot 1 hariç.
Ancak Ashab-ı Yemin (sağ ehli) hariç.
Ancak sağcılar böyle değil.
Ancak sağcılar müstesna.
(27-42) Sekar nedir? İdrak edebildin mi? Ne geriye atık kalır ne de bırakır. Beşerleri / derilileri kavurur. Onun üzerinde on dokuz vardır. Biz ateşin sahiplerini / görevlileri ni meleklerden yaptık , Onların sayılarını / adetlerini de kafirler için sınayıp ayrıştırma / fitne yaptık ki kitap verilenler yakinen inansın, iman edenlerin de imanı artsın / ziyadeleşsin, kitap verilenler ve iman edenler kuşkuya / raybeye düşmesinler, kalpleri hastalıklılar ve kafirler de Allah bu örnekle / misalle dileği / muradı nedir? desinler, böylelikle Allah kimi isterse saptırır, kimi isterse yola sokar / hidayet eder, Rabbinin ordularını ancak O bilir. (19 meleği hallederiz diyenler içindir) O, ancak derili için / beşer için bir hatırlatmadır. Hayır, hayır Aya, arkasını dönüp çekip giden geceye, ağaran / aydınlanan sabaha andolsun ki O, büyük bir şeydir. Sizden sunum / takdim veya ertelenme / tehir isteyen beşer için uyarıdır. Her nefis / nefesli / soluklu kazandığının tutsağıdır / rehinidir, Yemin sahipleri / Sağ’ın halkları hariç (onlar sekarda değildirler) onlar, cennetlerdedirler, suçlulara / mücrimlere sizi sekara sokan nedir? diye sorarlar / sual ederler.
Ancak Ashab-ı Yemin (sağ ehli) başkadır.
Yalnız sağın adamları (Kitapları sağdan verilenler) hariç.
Defteri sağdan verilenler hariç dipnot 1 .
Doğrulardan yana olanlar hali başkadır dipnot 1 .
Ancak sağdakiler başka.
Sadece sağ yandakiler
Uğur ve bereket yaranı müstesna.
Except those destined to hold he position on the right.
but the Companions of the Right will stay
Except the Companions of the Right Hand.
save the People of the Right Hand
except for the companions of the Right.
Except those on the Right, (i.e. the pious true believers of Islâmic Monotheism).
except the People of the Right Hand.
Different, however, is the case of the blessed ones.
save the Companions of the Right;
As to the righteous people, while in Paradise,…
except the fellows of the right:
Except for the people of the right.
Except the companions of the right hand;
Except the people of the right hand,
Except the companions of the Right.
Save those who will stand on the right hand.
Except those of the right hand
save those who shall have attained to righteousness:
except the people of the right,
Except for the people of the right.
Except for those on the right.
Except the companions of the right,
Save the companions of the right: —
Except those who have succeeded for being upright. ('Yameen' = A metaphor for righteousness and success. They have actualized their "Selves" by doing good to others).
Except the companions of the right hand,
except the People of the Right, (i.e. those who will be given their Book of Deeds in their right hands)
Except for the people of the right.