Bakara suresi

Bakara suresi, 82. ayet

Bakara suresi, 82. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

velleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti ülâike aṣḥâbü-lcenneh. hüm fîhâ ḫâlidûn.

Diyanet İşleri

İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 79–85 · surenin 82. ayeti / 286

Konu Kitabı tahrif edenler ve "sayılı günler" iddiası Bakara 75–82 3

  1. Bakara 79

    Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin yazdıklarından ötürü onların haline! Vay kazandıklarından dolayı onların haline!

  2. Bakara 80

    Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

  3. Bakara 81

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  4. 82

    İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  5. Bakara 83

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekatı vereceksiniz" diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç, yüz çevirerek sözünüzden döndünüz.

  6. Bakara 84

    Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul etmiştiniz. Kendiniz de buna hala şahitlik etmektesiniz.

  7. Bakara 85

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab'ın (Tevrat'ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

82. Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve Âhiret Gününe “iman edip salih ameller işleyenlere gelince...” Amellerin salih olması ancak iki şartın bulunması ile mümkündür: Allah rızası için ihlâsla yapılmış olmaları ve Allah Rasûlü’nün Sünnetine tâbî olarak yapılmaları. Bu iki âyetin özü şudur: Kurtuluşa erenler ve umdukları mükâfaatı elde edecek olanlar iman ve salih amel işleyenlerdir. Helâk olacak ve Cehennem halkından olacaklar ise Allah’a şirk koşan, O’nu inkar edenlerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'a ve resulüne iman eden ve salih amel işleyen kimselerin sevabı Allah'ın katındadır. Bu sevap, cennete girmek ve orada daimî kalmaktır. Orada ebedî kalacaklarıdır.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِينَ vellezine kimseler
  2. ءَامَنُوا۟ amenu inanan kök: امن
  3. وَعَمِلُوا۟ ve amilu ve yapanlar kök: عمل
  4. ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ s-salihati yararlı işler kök: صلح
  5. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte onlar da
  6. أَصْحَـٰبُ eshabu halkıdır kök: صحب
  7. ٱلْجَنَّةِ ۖ l-cenneti cennet kök: جنن
  8. هُمْ hum onlar
  9. فِيهَا fiha orada
  10. خَـٰلِدُونَ halidune sürekli kalacaklardır kök: خلد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Cennetlikler cehennemliklere, "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va'dettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler.…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    İkisi (cennet ve cehennem) arasında bir sur, A'raf üzerinde de birtakım adamlar vardır. Cennet ve cehennemliklerin hepsini simalarından…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Cehennemlikler de cennetliklere, "Ne olur, sudan veya Allah'ın size verdiği rızıktan biraz da bizim üzerimize akıtın" diye çağrışırlar. Onlar,…

  • Ortak kavram: Cennet

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Ortak kavram: Cennet

    Bir de; "Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e girmeyecek" dediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz (iddianızı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

64 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İman edip iyi işler yapanlara gelince onlar cennet halkıdır. Onlar da orada ebedî kalacaklardır.

Mustafa İslamoğlu

İman eden ve ıslah edici iyilikler işleyen kimseler: İşte onlar cennet halkıdır ve onlar da orada kalıcıdırlar.

Muhammed Esed

İmana ermiş olup doğru ve yararlı işler yapanlara gelince, sürekli içinde kalmak üzere cenneti hak edenler de işte bunlardır.

Ahmed Hulusi

Onlar ki iman ederler ve salaha erdirici fiiller ortaya koyarlar, işte onlar cennet ehlidir ve sonsuza dek orada kalırlar.

Ali Bulaç

İman edip salih amellerde bulunanlar ise cennet halkıdırlar, orada süresiz kalacaklardır.

Ali Özek ve heyeti

İman edip salih amel işleyenler ise onlar da cennet ehlidirler. Onlar orada ebedi kalırlar.

Ali Rıza Safa

İnanmış olarak erdemli edimler yapanlar ise cennetin yoldaşlarıdır. Sürekli orada kalacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

İman edip yararlı iş yapanlara gelince, onlar da cennetliklerdir. Onlar orada süreli kalırlar.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayıp erdemli bir hayat sürenler ise bahçe halkıdır; onlar da orada sürekli kalırlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnanıp erdemli bir hayat sürenler ise cennet halkıdır; onlar da orada sürekli kalırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İman edip iyi ameller işleyenler, işte öyleleri de cennet ehli ve orada süresiz kalacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

iman edip salih salih ameller işleyenler, öyleler de işte cennet ehli hep onda muhalledler

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İman edip, salihatı yapanlar dipnot 1 Cennet ehlidirler. Ve onlar orada kalıcıdırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kötülüğe karşı mücadele edenler. Bozuk ve kötü olan şeyi düzeltmeye çalışanlar, düzeltici olanlar, yapıcı olanlar, iyi olanlar, düzeltmeye teşvik edenler, iyiye yönlendirenler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İman edip, salihatı yapanlar dipnot 1 Cennet ehlidirler. Ve onlar orada kalıcıdırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bozuk olan şeyi düzeltenler, düzelticilik yapanlar, yapıcı olanlar, düzeltmeye teşvik edenler.

Gültekin Onan

İnanıp salih amel işleyenler ise cennet halkıdır (ashabülcennet); onlar da orada sürekli kalırlar.

Hasan Basri Çantay

İman edib güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar (a gelince) onlar da cennetin arkadaşlarıdırlar. Onlar orada muhalleddirler (ebedi kalacaklardır).

İbni Kesir

İman edip, salih ameller işleyenler; işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada temelli kalıcıdırlar.

Mehmet Alagaş

(80-82) Dediler ki Ateş bize sayılı gün dokunacak (her gün her gün ateş yok) Deki Allah’tan bir söz mü aldınız / size söz mü verdi. (Varsa size bir sözü biz de bilelim) Allah ta asla sözünden vazgeçmez , yoksa siz Allah hakkında bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz? Bilakis kim kötülük kazanırsa yanlışları onu çepeçevre kuşatır , işte onlar ateş halkıdır , orada onlar kalıcıdırlar. (Sayılı gün kalmazlar) İman edenler ve Islah edici faaliyetler yapanlar ise işte onlar cennet halkıdırlar onlar da orada kalıcıdırlar. (Sayılı gün kalmazlar)

Rowwad Tercüme Merkezi

İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

Süleyman Ateş

İnanıp yararlı işler yapanlara gelince, onlar da cennet halkıdır, orada sürekli kalacaklardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'a inanıp güvenen ve iyi işler yapanlar da Cennet ahalisidir. Onlar da orada ölümsüz olarak kalırlar.

Şaban Britch

İman edip doğruları yapanlara gelince işte onlar cennetliklerdir. Onlar da orada ebedidirler.

Şaban Piriş

İman edip doğruları yapanlara gelince işte onlar cennetliklerdir. Onlar da orada ebedidirler.

Yaşar Nuri Öztürk

İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar ise cennetin dostudurlar. Onlar da orada sürekli kalacaklardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Whereas the faithful, of wise and pious deeds, shall rejoice beyond a common joy; they shall be welcomed into gardens of bliss and surpassing beauty wherein they will have passed through nature to Eternity.

Abdul Haleem

while those who believe and do good deeds will be the inhabitants of the Garden, there to remain.

Abdullah Yusuf Ali

But those who have faith and work righteousness, they are companions of the Garden: Therein shall they abide (For ever).

Abul A'la Maududi

those who believe and do righteous deeds are the people of the Garden, and there will they abide.

Aisha Bewley

whereas those who have iman and do right actions, such people are the Companions of the Garden, remaining in it timelessly, for ever.

Al-Hilali & Khan

And those who believe (in the Oneness of Allâh تعالى - Islâmic Monotheism) and do righteous good deeds, they are dwellers of Paradise, they will dwell therein forever. (See V. 2:257)

Ali Quli Qarai

And those who have faith and do righteous deeds, —they shall be the inhabitants of paradise; they shall remain in it [forever].

Amatul Rahman Omar

But those who believe and do deeds of righteousness, it is they who are the owners of Paradise, therein they shall abide forever.

Arthur John Arberry

And those that believe, and do deeds of righteousness -- those are the inhabitants of Paradise; there they shall dwell forever. '

Bijan Moeinian

Those who believe and do good deeds, will end up in the heaven and live there forever.

E. Henry Palmer

But such as act aright, those are the fellows of Paradise, and they shall dwell therein for aye!

Edip-Layth

Those who acknowledge and promote reforms, they are the people of paradise, in it they abide eternally.

George Sale

But they who believe and do good works, they shall be the companions of paradise, they shall continue therein for ever.

Hamid S. Aziz

But such as act aright, those are the fellows of Paradise, and they shall dwell therein for ever.

Mahmoud Ghali

And the ones who have believed and done deeds of righteousness, those are the companions of the Garden; they are therein eternally (abiding).

Marmaduke Pickthall

And those who believe and do good works: such are rightful owners of the Garden. They will abide therein.

Mohamed Ahmed - Samira

But those who believe and do good deeds are people of Paradise, and shall live there forever.

Muhammad Asad

whereas those who attain to faith and do righteous deeds -they are destined for paradise, therein to abide.

Mustafa Khattab

And those who believe and do good will be the residents of Paradise. They will be there forever.

Progressive Muslims

And those who believe and do good work, they are the people of Paradise, in it they abide eternally.

Rashad Khalifa

As for those who believe, and lead a righteous life, they will be the dwellers of Paradise; they abide in it forever.

Sahih International

But they who believe and do righteous deeds - those are the companions of Paradise; they will abide therein eternally.

Sam Gerrans

And those who heed warning and do righteous deeds: those are the companions of the Garden; therein they abide eternally.

Shabbir Ahmed

And those who choose to be graced with belief, and help others - they are destined for the Paradise, therein to abide.

Syed Vickar Ahamed

And those who have faith and work the right deeds they are companions of the Garden: They shall live in there (for ever).

Taqi Usmani

As for those who believe, and do good deeds, they are the people of Paradise - there they will live forever.

The Monotheist Group

And those who believe and do good works, they are the people of the Paradise, in it they will abide.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 82. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 82. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 82. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩