Diyanet İşleri
Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Bakara suresi
Bakara suresi, 81. ayet. بَلَىٰ مَن كَسَبَ سَيِّئَةً وَأَحَٰطَتْ بِهِۦ خَطِيٓـَٔتُهُۥ فَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ
belâ men kesebe seyyietev veeḥâṭat bihî ḫaṭîetühû feülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.
Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitabı tahrif edenler ve "sayılı günler" iddiası Bakara 75–82 3
Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.
Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin yazdıklarından ötürü onların haline! Vay kazandıklarından dolayı onların haline!
Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekatı vereceksiniz" diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç, yüz çevirerek sözünüzden döndünüz.
Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul etmiştiniz. Kendiniz de buna hala şahitlik etmektesiniz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
81. Daha sonra Yüce Allah herkesi içine alan umumi bir hükmü zikretmektedir ki bu hükme İsrailoğulları da, başkaları da dahildir. O hüküm, helak olanların ve kurtulanların vasıflarına dair, kendisinden başka hiçbir hükmün olmadığı, bu konuda ortaya atılan kuruntuları ve iddiaları da geçersiz kılan bir hükümdür. Yüce Allah bu hükmü söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Hayır” yani durum sizin söz konusu ettiğiniz gibi değildir. Sizin bu sözünüzün gerçek bir değeri yoktur, ama “kim bir kötülük işler ve günahı kendisini çepeçevre kuşatırsa” Burada “سيئة / kötülük” kelimesi şart cümlesi içerisinde gelen nekire (belirtisiz) bir isim olduğundan dolayı, hem şirki, hem de şirkten aşağı bütün günahları kapsamına alır. Ancak buradaki kasıt, şirktir. Zira Yüce Allah’ın: “ve günahı kendisini çepeçevre kuşatırsa” buyruğu bunun delilidir. “Günahın çepeçevre kuşatması”ndan kasıt işleyenin, hiçbir çıkış ve kurtuluş bulamayacağı şekilde etrafını kuşatması demektir ki bu da ancak şirk olabilir. Çünkü iman sahibi olan kişiyi hiçbir günah çepeçevre kuşatamaz. “işte onlar cehennem ehlidir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.” Hariciler bu âyeti büyük günah işleyenin kâfir olacağına delil göstermişlerdir. Görüldüğü gibi aslında bu, aleyhlerinde bir delildir. Çünkü âyetin şirk hakkında olduğu açıkça ortadadır. İşte herhangi bir âyeti yahut sahih bir hadisi kendi batıl görüşüne delil gösteren ve batıl peşinde olan her bir kişinin, delil diye gösterdiği o buyrukta aleyhine bir delil bulunması -burada da görüldüğü gibi- kaçınılmaz bir husustur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Durum asla onların zannettiği gibi değildir. Şüphesiz ki Allah, küfür içinde olan ve her taraftan günahlarının kendisini kuşattığı kimselere azap edecektir. Ateşe girmek ve orada kalmak ile onları cezalandıracaktır. Ve orada ebedî kalacaklardır.
Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir…
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kafirlerin velileri ise tağuttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara…
Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
Sonra da zulmedenlere, "Ebedi azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptırılıyorsunuz" denilecektir.
Aynı kök: خطا (22 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş)
Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua…
Aynı kök: خطا (22 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş)
Kim bir hata işler veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur.
Aynı kök: خطا (22 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Hataları (küfür ve isyanları) yüzünden suda boğuldular ve cehenneme sokuldular da kendileri için Allah'tan başka yardımcılar bulamadılar.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hayır! Kim bir kötülük işler de kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa, işte o kişiler ateş halkıdır. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
Aksine, kim kötülük yapar ve suçu onu vebaliyle çepeçevre kuşatırsa, işte onlar ateş halkıdır ve orada kalıcıdırlar.
Evet! İşte (böylesine) büyük bir kötülük işleyen ve (bunun) günahıyla çepeçevre kuşatılan kimseler var ya, işte böyleleridir içinde kalmak üzere ateşe mahkum olanlar!
Hayır! Gerçek onların sandığı gibi değil! Kim bir kötülük kazanırsa (düşündükleri veya elleriyle yaptıklarından dolayı) ve de o hatası kendisini (düşünce sistemini) kuşatırsa (hakikatı göremez hale gelirse), işte onlar ateş (yanma) ehlidir sonsuza dek!
Hayır; kim bir kötülük işler de günahı kendisini kuşatırsa, (artık) onlar, ateşin halkıdırlar, orada süresiz kalacaklardır.
Hayır! Kim bir kötülük eder de kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa, işte o kimseler Cehennem ehlidirler. Onlar orada ebedi kalırlar.
Evet, öyle! Kim bir kötülük yapar ve suçu kendisini kuşatırsa, ateşin yoldaşları, işte onlardır. Sürekli orada kalacaklardır.
Hayır! Kim bir kötülük eder de, kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa, işte o kimseler cehennemliklerdir. Onlar orada uzun süreli kalırlar.
Evet, günah işleyip suçu kendisini kuşatan kimseler ateş halkıdır; orada sürekli kalırlar.
Günah işleyip suçu kendisini kuşatan kimseler ateş halkıdır; orada sürekli kalırlar.
Evet kim bir kötülük yapmış da günahı kendisini her taraftan kuşatmış ise, işte öyleleri ateş ehli ve orada süresiz kalacaklardır.
Evet kim bir seyyie kesbetmiş de hatiesi kendini her taraftan kuşatmış ise işte öyleler, ateş ehli, hep onda muhalleddirler
Hayır! Kim bir kötülük yapar da yanlışları kendisini kuşatırsa, onlar Cehennem ehlidir ve onlar, orada kalıcıdırlar.
Hayır! Kim bir kötülük kazanır da yanlışları kendisini kuşatırsa, onlar Cehennem ehlidir ve onlar, orada kalıcıdırlar.
Hayır! Kim kötülük yapar da kötülük kendisini kuşatırsa, onlar Cehennem ehlidir ve onlar, orada kalıcıdırlar.
Kim kötülük işler de günahı kendisini kuşatırsa, artık onlar ateşin halkıdırlar, orada sürekli kalırlar.
Hayır (iş öyle değil). Kim bir kötülük (günah) kazanır da suçu kendisini çepçevre kuşatırsa onlar cehennemin saahibleridirler. Onlar orada, bir daha çıkmamak üzere, kalıcıdırlar.
Hayır, kötülük yapıp da günahı kendisini kuşatan kimseler, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada temelli kalıcıdırlar.
(80-82) Dediler ki Ateş bize sayılı gün dokunacak (her gün her gün ateş yok) Deki Allah’tan bir söz mü aldınız / size söz mü verdi. (Varsa size bir sözü biz de bilelim) Allah ta asla sözünden vazgeçmez , yoksa siz Allah hakkında bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz? Bilakis kim kötülük kazanırsa yanlışları onu çepeçevre kuşatır , işte onlar ateş halkıdır , orada onlar kalıcıdırlar. (Sayılı gün kalmazlar) İman edenler ve Islah edici faaliyetler yapanlar ise işte onlar cennet halkıdırlar onlar da orada kalıcıdırlar. (Sayılı gün kalmazlar)
Hayır! günah işleyip günahı kendisini kuşatmış olan kimseler, cehennemlikler işte onlardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Evet kim bir günah kazanır da suçu kendisini kuşatmış olursa işte onlar, ateş halkıdır, orada sürekli kalacaklardır.
Hayır! Kötülük yapan ve günaha iyice batanlar dipnot 1 o ateşin ahalisidir. Onlar orada ölümsüz olarak kalırlar.[2]
Hayır! Kötülük yapan ve kötülüğe iyice batanlar Cehennem ahalisidirler, dipnot 1 orada ölümsüz olarak kalırlar.
Gerçek şu ki, günah işleyip günahı kendisini kuşatmış olan kimseler, cehennemlikler işte onlardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Gerçek şu ki, günah işleyip günahı kendisini kuşatmış olan kimseler, cehennemlikler işte onlardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
İş onların sandığı gibi değil. Kötülük ve çirkinlik kazanan, suçu kendisini kuşatmış olan kişiler, ateşin dostudurlar. Sürekli kalacaklardır orada.
Truly you people take liberties to impudently assume Allah. Indeed, the inequitable have guilt residing in their intention, and wrongful actions beset them on all sides, their punishment shall be commensurate with their deeds, and such persons are the inmates of Hell wherein they shall last forever,
Truly those who do evil and are surrounded by their sins will be the inhabitants of the Fire, there to remain,
Nay, those who seek gain in evil, and are girt round by their sins,- they are companions of the Fire: Therein shall they abide (For ever).
Those who earn evil and are encompassed by their sinfulness are the people of the Fire, and there will they abide;
No indeed! Those who accumulate bad actions and are surrounded by their mistakes, such people are the Companions of the Fire, remaining in it timelessly, for ever;
Yes! Whosoever earns evil and his sin has surrounded him, they are dwellers of the Fire (i.e. Hell); they will dwell therein forever.
Certainly whoever commits misdeeds and is besieged by his iniquity —such shall be the inmates of the Fire, and they shall remain in it [forever].
The truth is that, those who do evil and who are encompassed by their sins, are the inmates of the Fire and therein they shall abide for long.
Not so; whoso earns evil, and is encompassed by his transgression -- those are the inhabitants of the Fire; there they shall dwell forever.
Indeed the one who commits sins and is surrounded by wrongdoings will find himself in the Hell and has to stay there forever.
Yea! whoso gains an evil gain, and is encompassed by his sins, those are the fellows of the Fire, and they shall dwell therein for aye!
Indeed, whoever gains a bad deed and his mistakes surround him; those are the people of the fire, there they abide eternally.
Verily who so doth evil, and is encompassed by his iniquity, they shall be the companions of hell fire, they shall remain therein for ever:
Nay, whoever gains an evil gain, and is encompassed by his sins, those are the fellows of the Fire, and they shall dwell therein for ever.
Yes indeed, whoever has earned an odious deed and his offense(s) have encompassed him, then those are therein the companions ( (i. e. inhabitants) of the Fire; they are therein eternally (abiding).
Nay, but whosoever hath done evil and his sin surroundeth him; such are rightful owners of the Fire; they will abide therein.
Why, they who have earned the wages of sin and are enclosed in error, are people of Hell, where they will abide for ever.
Yea! Those who earn evil and by their sinfulness are engulfed - they are destined for the fire. therein to abide;
But no! Those who commit evil and are engrossed in sin will be the residents of the Fire. They will be there forever.
Indeed, whoever gains a sin, and is surrounded by his mistakes; those are the people of the Fire, in it they abide eternally.
Indeed, those who earn sins and become surrounded by their evil work will be the dwellers of Hell; they abide in it forever.
Yes, whoever earns evil and his sin has encompassed him - those are the companions of the Fire; they will abide therein eternally.
Verily, whoso earns evil, and his offences have encompassed him: those are the companions of the Fire; therein they abide eternally.
Nay, but whoever keeps disrupting the lives of others, and his faults upon faults surround him - such are destined for the Fire, therein to abide.
Yes! Those who search for gain in evil, and are held round by their sins, they are companions of the Fire: They shall live in there (for ever).
Why not? Those who commit evil and are besieged by their sins, those are people of the Fire - there they shall live forever.
Indeed, whoever gains a sin, and is surrounded by his mistakes; those are the people of the Fire, in it they will abide.