Bakara suresi

Bakara suresi, 81. ayet

Bakara suresi, 81. ayet. بَلَىٰ مَن كَسَبَ سَيِّئَةً وَأَحَٰطَتْ بِهِۦ خَطِيٓـَٔتُهُۥ فَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

belâ men kesebe seyyietev veeḥâṭat bihî ḫaṭîetühû feülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

Diyanet İşleri

Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 78–84 · surenin 81. ayeti / 286

Konu Kitabı tahrif edenler ve "sayılı günler" iddiası Bakara 75–82 3

  1. Bakara 78

    Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

  2. Bakara 79

    Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin yazdıklarından ötürü onların haline! Vay kazandıklarından dolayı onların haline!

  3. Bakara 80

    Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

  4. 81

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  5. Bakara 82

    İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  6. Bakara 83

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekatı vereceksiniz" diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç, yüz çevirerek sözünüzden döndünüz.

  7. Bakara 84

    Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul etmiştiniz. Kendiniz de buna hala şahitlik etmektesiniz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

81. Daha sonra Yüce Allah herkesi içine alan umumi bir hükmü zikretmektedir ki bu hükme İsrailoğulları da, başkaları da dahildir. O hüküm, helak olanların ve kurtulanların vasıflarına dair, kendisinden başka hiçbir hükmün olmadığı, bu konuda ortaya atılan kuruntuları ve iddiaları da geçersiz kılan bir hükümdür. Yüce Allah bu hükmü söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Hayır” yani durum sizin söz konusu ettiğiniz gibi değildir. Sizin bu sözünüzün gerçek bir değeri yoktur, ama “kim bir kötülük işler ve günahı kendisini çepeçevre kuşatırsa” Burada “سيئة / kötülük” kelimesi şart cümlesi içerisinde gelen nekire (belirtisiz) bir isim olduğundan dolayı, hem şirki, hem de şirkten aşağı bütün günahları kapsamına alır. Ancak buradaki kasıt, şirktir. Zira Yüce Allah’ın: “ve günahı kendisini çepeçevre kuşatırsa” buyruğu bunun delilidir. “Günahın çepeçevre kuşatması”ndan kasıt işleyenin, hiçbir çıkış ve kurtuluş bulamayacağı şekilde etrafını kuşatması demektir ki bu da ancak şirk olabilir. Çünkü iman sahibi olan kişiyi hiçbir günah çepeçevre kuşatamaz. “işte onlar cehennem ehlidir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.” Hariciler bu âyeti büyük günah işleyenin kâfir olacağına delil göstermişlerdir. Görüldüğü gibi aslında bu, aleyhlerinde bir delildir. Çünkü âyetin şirk hakkında olduğu açıkça ortadadır. İşte herhangi bir âyeti yahut sahih bir hadisi kendi batıl görüşüne delil gösteren ve batıl peşinde olan her bir kişinin, delil diye gösterdiği o buyrukta aleyhine bir delil bulunması -burada da görüldüğü gibi- kaçınılmaz bir husustur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Durum asla onların zannettiği gibi değildir. Şüphesiz ki Allah, küfür içinde olan ve her taraftan günahlarının kendisini kuşattığı kimselere azap edecektir. Ateşe girmek ve orada kalmak ile onları cezalandıracaktır. Ve orada ebedî kalacaklardır.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. بَلَىٰ bela evet
  2. مَن men kim
  3. كَسَبَ kesebe kazanır kök: كسب
  4. سَيِّئَةًۭ seyyieten bir günah kök: سوا
  5. وَأَحَـٰطَتْ ve ehatat ve kuşatmış olursa kök: حوط
  6. بِهِۦ bihi kendisini
  7. خَطِيٓـَٔتُهُۥ hatiyetuhu suçu kök: خطا
  8. فَأُو۟لَـٰٓئِكَ feulaike işte onlar
  9. أَصْحَـٰبُ eshabu halkıdır kök: صحب
  10. ٱلنَّارِ ۖ n-nari ateş kök: نور
  11. هُمْ hum onlar
  12. فِيهَا fiha orada
  13. خَـٰلِدُونَ halidune sürekli kalacaklardır kök: خلد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kafirlerin velileri ise tağuttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara…

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Sonra da zulmedenlere, "Ebedi azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptırılıyorsunuz" denilecektir.

  • Aynı kök: خطا (22 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş)

    Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua…

  • Aynı kök: خطا (22 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş)

    Kim bir hata işler veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur.

  • Aynı kök: خطا (22 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Hataları (küfür ve isyanları) yüzünden suda boğuldular ve cehenneme sokuldular da kendileri için Allah'tan başka yardımcılar bulamadılar.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

63 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hayır! Kim bir kötülük işler de kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa, işte o kişiler ateş halkıdır. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

Mustafa İslamoğlu

Aksine, kim kötülük yapar ve suçu onu vebaliyle çepeçevre kuşatırsa, işte onlar ateş halkıdır ve orada kalıcıdırlar.

Muhammed Esed

Evet! İşte (böylesine) büyük bir kötülük işleyen ve (bunun) günahıyla çepeçevre kuşatılan kimseler var ya, işte böyleleridir içinde kalmak üzere ateşe mahkum olanlar!

Ahmed Hulusi

Hayır! Gerçek onların sandığı gibi değil! Kim bir kötülük kazanırsa (düşündükleri veya elleriyle yaptıklarından dolayı) ve de o hatası kendisini (düşünce sistemini) kuşatırsa (hakikatı göremez hale gelirse), işte onlar ateş (yanma) ehlidir sonsuza dek!

Ali Bulaç

Hayır; kim bir kötülük işler de günahı kendisini kuşatırsa, (artık) onlar, ateşin halkıdırlar, orada süresiz kalacaklardır.

Ali Özek ve heyeti

Hayır! Kim bir kötülük eder de kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa, işte o kimseler Cehennem ehlidirler. Onlar orada ebedi kalırlar.

Ali Rıza Safa

Evet, öyle! Kim bir kötülük yapar ve suçu kendisini kuşatırsa, ateşin yoldaşları, işte onlardır. Sürekli orada kalacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

Hayır! Kim bir kötülük eder de, kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa, işte o kimseler cehennemliklerdir. Onlar orada uzun süreli kalırlar.

Edip Yüksel

Evet, günah işleyip suçu kendisini kuşatan kimseler ateş halkıdır; orada sürekli kalırlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Günah işleyip suçu kendisini kuşatan kimseler ateş halkıdır; orada sürekli kalırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Evet kim bir kötülük yapmış da günahı kendisini her taraftan kuşatmış ise, işte öyleleri ateş ehli ve orada süresiz kalacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Evet kim bir seyyie kesbetmiş de hatiesi kendini her taraftan kuşatmış ise işte öyleler, ateş ehli, hep onda muhalleddirler

Erhan Aktaş

Hayır! Kim bir kötülük yapar da yanlışları kendisini kuşatırsa, onlar Cehennem ehlidir ve onlar, orada kalıcıdırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hayır! Kim bir kötülük kazanır da yanlışları kendisini kuşatırsa, onlar Cehennem ehlidir ve onlar, orada kalıcıdırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hayır! Kim kötülük yapar da kötülük kendisini kuşatırsa, onlar Cehennem ehlidir ve onlar, orada kalıcıdırlar.

Gültekin Onan

Kim kötülük işler de günahı kendisini kuşatırsa, artık onlar ateşin halkıdırlar, orada sürekli kalırlar.

Hasan Basri Çantay

Hayır (iş öyle değil). Kim bir kötülük (günah) kazanır da suçu kendisini çepçevre kuşatırsa onlar cehennemin saahibleridirler. Onlar orada, bir daha çıkmamak üzere, kalıcıdırlar.

İbni Kesir

Hayır, kötülük yapıp da günahı kendisini kuşatan kimseler, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada temelli kalıcıdırlar.

Mehmet Alagaş

(80-82) Dediler ki Ateş bize sayılı gün dokunacak (her gün her gün ateş yok) Deki Allah’tan bir söz mü aldınız / size söz mü verdi. (Varsa size bir sözü biz de bilelim) Allah ta asla sözünden vazgeçmez , yoksa siz Allah hakkında bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz? Bilakis kim kötülük kazanırsa yanlışları onu çepeçevre kuşatır , işte onlar ateş halkıdır , orada onlar kalıcıdırlar. (Sayılı gün kalmazlar) İman edenler ve Islah edici faaliyetler yapanlar ise işte onlar cennet halkıdırlar onlar da orada kalıcıdırlar. (Sayılı gün kalmazlar)

Rowwad Tercüme Merkezi

Hayır! günah işleyip günahı kendisini kuşatmış olan kimseler, cehennemlikler işte onlardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Süleyman Ateş

Evet kim bir günah kazanır da suçu kendisini kuşatmış olursa işte onlar, ateş halkıdır, orada sürekli kalacaklardır.

Süleymaniye Vakfı

Hayır! Kötülük yapan ve günaha iyice batanlar dipnot 1 o ateşin ahalisidir. Onlar orada ölümsüz olarak kalırlar.[2]

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Günaha batanlar iki türlüdür, biri şirk günahına batanlardır. Her kafir, aynı zamanda müşrik olduğu için (Al-i İmran 3/151) bunlar ölmeden önce tevbe etmemişlerse cehennemden çıkamazlar (Nisa 4/48, 116). Diğeri de şirk dışındaki günahları batanlardır. Bunların günahları sevaplarından fazla ise cehenneme giderler (A'raf 7/9, Meryem 19/71-72, 86-87, Müminun 23/103-104, Karia 101/8-11). Cezalarını çektikten sonra cennetteki yakınlarının yanına yerleştirilirler (Tur 52/21). Şirkten uzak kalan ve büyük günahlardan kaçınan (Nisa 4/31, Necm 53/31-32) veya günah işledikten sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler (Furkan 25/68-71) ile sevapları günahlarından fazla olanlar doğrudan cennete gider, cehennemin hışırtısını bile duymazlar (Enbiya 21/101-102).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hayır! Kötülük yapan ve kötülüğe iyice batanlar Cehennem ahalisidirler, dipnot 1 orada ölümsüz olarak kalırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kötülüğe iyice batmak, tevbe etmeden yani hatasından tam dönmeden ölmektir. Yoksa tevbe kapısı, ölünceye kadar açıktır (Zümer 39/53).

Şaban Britch

Gerçek şu ki, günah işleyip günahı kendisini kuşatmış olan kimseler, cehennemlikler işte onlardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Şaban Piriş

Gerçek şu ki, günah işleyip günahı kendisini kuşatmış olan kimseler, cehennemlikler işte onlardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

İş onların sandığı gibi değil. Kötülük ve çirkinlik kazanan, suçu kendisini kuşatmış olan kişiler, ateşin dostudurlar. Sürekli kalacaklardır orada.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Truly you people take liberties to impudently assume Allah. Indeed, the inequitable have guilt residing in their intention, and wrongful actions beset them on all sides, their punishment shall be commensurate with their deeds, and such persons are the inmates of Hell wherein they shall last forever,

Abdul Haleem

Truly those who do evil and are surrounded by their sins will be the inhabitants of the Fire, there to remain,

Abdullah Yusuf Ali

Nay, those who seek gain in evil, and are girt round by their sins,- they are companions of the Fire: Therein shall they abide (For ever).

Abul A'la Maududi

Those who earn evil and are encompassed by their sinfulness are the people of the Fire, and there will they abide;

Aisha Bewley

No indeed! Those who accumulate bad actions and are surrounded by their mistakes, such people are the Companions of the Fire, remaining in it timelessly, for ever;

Al-Hilali & Khan

Yes! Whosoever earns evil and his sin has surrounded him, they are dwellers of the Fire (i.e. Hell); they will dwell therein forever.

Ali Quli Qarai

Certainly whoever commits misdeeds and is besieged by his iniquity —such shall be the inmates of the Fire, and they shall remain in it [forever].

Amatul Rahman Omar

The truth is that, those who do evil and who are encompassed by their sins, are the inmates of the Fire and therein they shall abide for long.

Arthur John Arberry

Not so; whoso earns evil, and is encompassed by his transgression -- those are the inhabitants of the Fire; there they shall dwell forever.

Bijan Moeinian

Indeed the one who commits sins and is surrounded by wrongdoings will find himself in the Hell and has to stay there forever.

E. Henry Palmer

Yea! whoso gains an evil gain, and is encompassed by his sins, those are the fellows of the Fire, and they shall dwell therein for aye!

Edip-Layth

Indeed, whoever gains a bad deed and his mistakes surround him; those are the people of the fire, there they abide eternally.

George Sale

Verily who so doth evil, and is encompassed by his iniquity, they shall be the companions of hell fire, they shall remain therein for ever:

Hamid S. Aziz

Nay, whoever gains an evil gain, and is encompassed by his sins, those are the fellows of the Fire, and they shall dwell therein for ever.

Mahmoud Ghali

Yes indeed, whoever has earned an odious deed and his offense(s) have encompassed him, then those are therein the companions ( (i. e. inhabitants) of the Fire; they are therein eternally (abiding).

Marmaduke Pickthall

Nay, but whosoever hath done evil and his sin surroundeth him; such are rightful owners of the Fire; they will abide therein.

Mohamed Ahmed - Samira

Why, they who have earned the wages of sin and are enclosed in error, are people of Hell, where they will abide for ever.

Muhammad Asad

Yea! Those who earn evil and by their sinfulness are engulfed - they are destined for the fire. therein to abide;

Mustafa Khattab

But no! Those who commit evil and are engrossed in sin will be the residents of the Fire. They will be there forever.

Progressive Muslims

Indeed, whoever gains a sin, and is surrounded by his mistakes; those are the people of the Fire, in it they abide eternally.

Rashad Khalifa

Indeed, those who earn sins and become surrounded by their evil work will be the dwellers of Hell; they abide in it forever.

Sahih International

Yes, whoever earns evil and his sin has encompassed him - those are the companions of the Fire; they will abide therein eternally.

Sam Gerrans

Verily, whoso earns evil, and his offences have encompassed him: those are the companions of the Fire; therein they abide eternally.

Shabbir Ahmed

Nay, but whoever keeps disrupting the lives of others, and his faults upon faults surround him - such are destined for the Fire, therein to abide.

Syed Vickar Ahamed

Yes! Those who search for gain in evil, and are held round by their sins, they are companions of the Fire: They shall live in there (for ever).

Taqi Usmani

Why not? Those who commit evil and are besieged by their sins, those are people of the Fire - there they shall live forever.

The Monotheist Group

Indeed, whoever gains a sin, and is surrounded by his mistakes; those are the people of the Fire, in it they will abide.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 81. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 81. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 81. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩