Müddessir suresi

Müddessir suresi, 44. ayet

Müddessir suresi, 44. ayet. وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ ٱلْمِسْكِينَ

velem nekü nuṭ`imü-lmiskîn.

Diyanet İşleri

"Yoksula yedirmezdik."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Müddessir 41–47 · surenin 44. ayeti / 56

Konu Herkes kazandığına rehindir; suçlulara sorulanlar Müddessir 38–48 3

  1. Müddessir 41–42

    (40-42) Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: "Sizi Sekar'a (cehenneme) ne soktu?"

  2. Müddessir 43

    Onlar şöyle derler: "Biz namaz kılanlardan değildik."

  3. 44

    "Yoksula yedirmezdik."

  4. Müddessir 45

    "Batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık."

  5. Müddessir 46

    "Ceza gününü de yalanlıyorduk."

  6. Müddessir 47

    "Nihayet ölüm bize gelip çattı."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 38–48. ayetler için yazılmıştır.

38. “Her nefis işledikleri” yaptığı şer ve kötü amelleri “karşılığında rehin alınmıştır.” Yaptıkları karşılığında sapasağlam zincire vurulmuştur. Bu zincirler, boyunlarına geçirilmiş olacaktır ve bu yaptıkları sebebi ile de azaba uğratılmaları hak olmuştur.

39. “Ancak amel defterleri sağdan verilenler hariç.” Onlar rehin olarak alınmayacak, aksine onlar zincire vurulmaksızın serbest bırakılacak ve sevineceklerdir.

40. “Onlar, cennetlerdedirler; birbirlerine soru sorarlar.” Yani cennetlerde bütün istediklerini elde etmiş olacaklar. Tam bir rahat ve huzura kavuşacaklardır. Nihâyet birbirlerine soru sormaya koyulacaklar.

41-42. Bu karşılıklı konuşmaları, nihayet günahkarlara dair bazı sorular sormaya kadar gidecek: Acaba onlar nasıl bir durumla karşı karşıyadırlar? Acaba Allah’ın kendilerine vaat ettiklerini bulmuşlar mıdır? Bunun üzerine birbirlerine: Ne dersiniz, onlara yukarıdan bir bakalım mı? diyecek ve onların cehennemin ortasında, azap görmekte olduklarını görecekler ve şöyle diyecekler: “Sizi Sekar’a ne sürükledi?” Yani bu cehenneme sokan sebep nedir? Hangi günahlarınız dolayısı ile siz bu cehennem azabını hak ettiniz?

43-44. “Derler ki: Biz namaz kılanlardan değildik, yoksula da yedirmezdik.” Ne mabuda karşı ihlâs ve ihsan makamındaydık, ne de yarattılmışlarından muhtaç olanlara faydamız vardı.

45. “(Batıla) dalanlarla birlikte biz de dalardık.” Bâtıla dalar ve onunla hakka karşı mücadele verirdik.

46. “Hesap gününü de yalanlardık.” İşte batıla dalmanın sonuçları budur: Hakkı hakikati yalanlamak. En büyük hakikatlerden biri de hesap günüdür.

Hesap günü, amellerin karşılığının verileceği, Yüce Allah’ın mutlak egemenliğinin ve diğer mahlukat hakkındaki adaletli hükmünün ortaya çıkacağı gündür.

47. İşte biz bu batıl yol üzere amelimizi sürdürüp gittik. “Nihâyet ölüm bize (bu haldeyken) gelip çattı.” Kâfir olarak öldükleri için artık hiçbir çareleri kalmadı ve karşılarında umut kapıları büsbütün kapanmış oldu.

48. “Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez” Çünkü şefaatçiler, ancak Allah’ın şefaate mazhar olmasına razı olduğu kimselere şefaat edebilirler. Bunların amellerinden ise Allah asla razı olmamıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

“Ve Allah’ın bize vermiş olduğu yemeklerin bir bölümüyle fakirleri de doyurmuyorduk.''

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَمْ velem ve
  2. نَكُ neku değildik kök: كون
  3. نُطْعِمُ nut'imu yediren kök: طعم
  4. ٱلْمِسْكِينَ l-miskine yoksula kök: سكن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…

  • Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yoksulu doyurmazdık.

Mustafa İslamoğlu

hem de yoksulları doyurmazdık;

Muhammed Esed

ne de yoksulları doyururduk;

Ahmed Hulusi

"Yoksulu doyurmazdık. "

Ali Bulaç

"Yoksula yedirmezdik."

Ali Özek ve heyeti

yoksulu doyurmuyorduk,

Ali Rıza Safa

"Yoksulu doyurmazdık!"

Bayraktar Bayraklı

- Onlar da şöyle cevap vereceklerdir: "İnanıp kulluk edenlerden değildik. Yoksulları doyurmuyorduk. Batıla dalanlarla birlikte dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Sonunda ölüm bize geldi çattı."

Edip Yüksel

"Yoksula da yedirmezdik."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Yoksula da yedirmezdik.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

fakirlere yemek yedirmezdik,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve fukaraya yemek yedirmezdik

Erhan Aktaş

"Miskine yediren değildik."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Miskine yediren değildik."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Miskine yediren değildik."

Gültekin Onan

"Yoksula yedirmezdik."

Hasan Basri Çantay

"Yoksula yedirmezdik",

İbni Kesir

Yoksulu doyurmazdık,

Mehmet Alagaş

(43-56) Bizler namazı / salahı kılmazdık, çalışma gücü olmayanları / miskini yedirmezdik, dalanlarla / kapılanlarla beraber bizler de dalar giderdik, bizler din gününü / hesaplaşma gününü yalanlardık. Ta ki yakın olan bizi alıncaya / ölüm bizi alıncaya değin yalanladık. Onlara şefaatçilerin şefaati de fayda vermez. Hatırlatmadan yüz çeviriyorlar. Aslandan kaçan ürkmüş eşek gibiler. Hatta her birine (kişiye özel) açıklama içeren / şerh edilmiş sayfalar verilm esini istiyorlar . ( Oysa k itap sıklıkla genele hitaplı) Hayır, hayır diğer hayattan / ahiretten korkmuyorlar. Yoo, hayır, hayır O, Onu hatırlamak isteyen kişiye bir hatırlatmadır. Allah ancak isterse , onlar hatırlarlar. O /Allah sakınma / takva ehlidir, bağışlama / mağfiret ehlidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Yoksulları da doyurmazdık.''

Süleyman Ateş

"Yoksula da yedirmezdik."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Yoksulları doyurmazdık.

Şaban Britch

Miskinleri/fakirleri doyurmuyorduk.

Şaban Piriş

Düşkünleri doyurmuyorduk.

Yaşar Nuri Öztürk

"Yoksulu yedirip doyurmuyorduk."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

" Nor did we feed the indigent nor to benevolence did we submit".

Abdul Haleem

we did not feed the poor;

Abdullah Yusuf Ali

"Nor were we of those who fed the indigent;

Abul A'la Maududi

and we did not feed the poor, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This shows how grave a sin it is in Islam to see a hungry man and fail to feed him even if one can, for this has been particularly mentioned as one of the causes of going to Hell.

Aisha Bewley

and we did not feed the poor.

Al-Hilali & Khan

"Nor we used to feed Al-Miskîn (the poor);

Ali Quli Qarai

Nor did we feed the poor.

Amatul Rahman Omar

`Nor did we feed the poor.

Arthur John Arberry

we fed not the needy,

Bijan Moeinian

"We did not feed the poor people"

E. Henry Palmer

we didn't feed the poor;

Edip-Layth

"We did not feed the poor."

George Sale

neither did we feed the poor;

Hamid S. Aziz

"And we used not to feed the poor;

Mahmoud Ghali

And we did not feed the indigent,

Marmaduke Pickthall

Nor did we feed the wretched.

Mohamed Ahmed - Samira

And did not feed the needy,

Muhammad Asad

and neither did we feed the needy;

Mustafa Khattab

nor did we feed the poor.

Progressive Muslims

"And we did not feed the poor person. "

Rashad Khalifa

"We did not feed the poor.

Sahih International

Nor did we used to feed the poor.

Sam Gerrans

“And we fed not the needy.

Shabbir Ahmed

"Neither did we feed the hungry, nor did we take part in helping those who had lost their jobs, those whose businesses had stalled, and those whose hard-earned income was insufficient to meet their basic needs. "

Syed Vickar Ahamed

"Nor were we from those who fed the poor;

Taqi Usmani

and we did not give food to the needy,

The Monotheist Group

"And we did not feed the poor person."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 44. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 44. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 44. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩